haber buydu ::
'''
Ay'dan gelen görüntülerin tarihiyle ilgili bir araştırma yapan Avustralyalı bilim adamı John Sarkassian, NASA'ya başvurarak kasetleri izlemek istediğini söyledi. Ancak tüm aramalara rağmen kasetler bulunamadı. Hiç kimse kasetlerin yerini bilmiyordu.
Bu olay bilim dünyasını ayağa kaldırdı. Bilim adamları şimdi büyük bir engelle karşı karşıya olduklarına inanıyorlar. Orijinal görüntüler, manyetik bantlara kaydedildiği için bozulma riskleri çok yüksek ve bir an önce bulunup dijital disklere kaydedilmeleri gerekiyor. Yoksa, gelecek nesiller, insanlık için büyük adımları sadece bozuk televizyon görüntülerinden izleyebilecek.

Komplo teorisyenlerine göre aya hiç gidilmedi, tüm görüntüler bir stüdyoda çekildi. ABD, SSCB ile bir uzay yarışına girişmiş, rakip uzaya insan göndererek öne geçmişti. NASA da buna karşılık, Ay'a gittik yalanını uydurdu. İşte komplo teorisyenlerinin iddiaları: 70 kilo olan Neil Armstrong, yüzeyde derin izler bırakırken, 1 tonluk uzay aracı neden hiçbir iz bırakmıyor?
Astronot gölgede kalmasına rağmen nasıl bu kadar net ve parlak görülüyor? Güneş gibi çok uzak bir ışık kaynağından bu kadar güçlü bir ışık gelip de taşların bu şekilde gölge yapmasına neden olamaz. Ama stüdyodaki spotlar yapabilir
;;; --------------0----------------
Geçen senelerde stratejik ortağımız hiçbir şekilde bu filimleri bulamadı, bir zamanlar
bizim bazı dergiler, abartmıştı, neyi mi ??

'1- ' ayda ezan sesi duydum ''diyen Neil armstrong u,

Mantıken hava nın olmadığı yerde ses duyulmaz,, o zamanlar abartıyla yazılan Bu yazı unutuldu, o dergiler Dergiler ,o gazeteler her zaman gerçeği yazmaz demekki,

nasa nın aya çıkmadığı büyük bir gerçek olarak çıkıyor, bu sadece sansasyonel bir olay,

Ayda ezan sesi duyan adam ?? bu bir düşünce sömürüsü için yapılmış o zamanda , bu da yalan olduğu bariz bir şekilde ortada,,, aya hiç gitmemiş bir adam ayda ezan sesi duydum demesi

2- diğeri de kaptan custeau med cezir ve cebeli tarık suyunun karışmaması dolayısıyla cuseau nun musluman olması yalanı,
bizimkiler şişirdi, adamlar bizim akdenizdeki batıklardaki hazineleri aldılar,müslüman oldu diye her kolaylığı sağladık.
en büyü tarihi eser kaçakçısıydı, belgel yaparak bunu aklıyordu. şimdi kendi eserlerimizi devlet kanalıyla geri almaya çalışıyoruz, fransa da custeau nun mezarına bir bakıversin şişirenler, müslüman olmuş mu belli olur. ama oglu da öldü o paraları yiyemedi, herşey devlete kaldı.
dünya döndüğü sürece toplum sömürüsünden köşeyi dönenler olacak,
bence kişiyi aldatmak yalancılıktır, bir toplumu kandırmak ancak politkadır