mustadaf´isimli üyeden Alıntı
sevgili kardeşim,
yorumlarınızı takib etmeye gayret ediyorum.pekçok noktada meseleye yaklaşımınız da şahsen bu fakir tarafıundan hoşnudlukla karşılanıyor.bu ülkenin birlik,beraberlik ve huzurunun mayasının ne olduğu konusunda ortak adres gösterdiğimize de inanıyorum.
10 yıl kadar doğuda eğitimci olarak çalıştım.hem de terörün en acımasız olduğu zaman diliminde.orada gördüklerimiz ve duyduıklarımız,ilk zamanlarda bizlerin zihinlerini darmadağın etmişse de,batıya geldikten sonra gördüklerimiz ve duyduklarımızlla,aslında önce görüp duduklarımızın tamamen gerçek olduğunu bize öğretti.
100 yıllık geçmişi olan gizli bir yapılanmanın,daha doğrusu Sultan Abdulhamidin tahtından alaşağı edilmesiyle kendini gösteren bu zihniyetin,gün geçtikçe kendini daha da güçlendirdiğini ve bugün geldiğimiz noktada ülkede barış,huzur ve kardeşliği imha için her fırsatı değerlendirdiğini görüyoruz.
Dün Ermeni,Rum ve batıl kafalı bir intikam ekibince yönlendirilen bu tür yapılanmaların bugün,etnik kökeni farkedilmeden bu ülke halkına düşman ve onların gözyaşları ve kanları üzerine medeniyet ve saltanat kurmak izteyen zümrelerce aynı görevi devam ettirdiğine şahid oluyoruz.
bugün güneydoğuda dünyanın bütün istihbarat birimlerinin üs kurduğunu bilmeyen yoktur.
keza geçmişten günümüze taşınan bir intikam duygusunun yokedilemediğiniş de bilmeyen yoktur.Daha açık bir ifadeyle söyleyeyim,Şeyh Said kıyamıyla kendini gösteren bir başkaldırıyı hain ve ırkçı bir isyan olarak görüp,ardından istiklal mahkemelerinin kurulduğunu ve buralarda binlerce insanın gereklşi tahkikat ve soruşturma yapılmadan idam sehpalarında sallandırıldığını da bilmeyen yok gibidir.Tarihe not olarak düşülen "sanığın id***** ve şahidlerin bilahare dinlenmesine"hükmünün defalarca verildiğini de herkes bilmektedir.
Özellikle tek parti döneminde genelde tüm türkiye,özelde bölge insanının çektiği sıkıntılar ve yönetici erk tarafından gördüğü muamele içler acısıdır.Topyekün red ve imhaya dönüşecek kadar sadistleşen bir yaklaşım,zamanla bölge insanının kanlarının kaynamasına,tepkilerini daha sesli olarak göstermelerine zemin hazırlamıştır.
Karanlıktan beslenen şer odaklarının beklediği de budur.Bir infial ve kaos ortamının oluşması ve ülkede bir iç karışıklığının zarurete dönüşmesidir.
Bazı gerçekleri burada dile getirmenin sıkıntı vereceğinin farkındayım.
Netice itibariyle inkarcı ve redçi politikalr,ülkemizdeki farklı etnik gruplar arasındaki husumetinde tek amilidir.
Bölge insanına karşı peşin fikirli yaklaşım,kardeşiliği dinamitleyen bir yaklaşımdır.Etki tepkiyi doğurmuştur.Bu tepkiyi ranta dönüştürme çabasını da bir kısım maşa ögütler çok iyi kullanabilmektedir.
Geçmşişte Sakaryada,Altınovada yaşanan olaylar,bu açıdan bakıldığında karanlıktan medet umanların istediği olaylardır.
En son yaşadığım bir olayı anlatarak sözlerimi bitireyim:
Aynı yurtta kalan iki genç kavga ediyorlar.Sebebi de birisinin kürdçe türkü söylemesi.Diğeri vay sen bana sövüyorsun,burası ... diyerek saldırıyor.Kavga dışarıya taşıyor.Başedemeyeceğini anlayan çocuk arkadaşlarını çağırıyor.İlgi çekmek vehaklılığını isbat etmek için bayrağı yere attı çiğnedi diyor..
O gün tüm sokaklarda eylem vardı.Bayrağını alan koşmuştu.Çocuk linç edilmekten son anda polislerce bir dersaneye kaçırılarak kurtuldu.
Birisi bir yere bir ateş atıyor.
Körüğünü alan oraya koşuyor,
Sormuyor,soramıyor,sorgulayamıyor,
Diyeceksiniz ki tüm olaylar böyle mi,
Elbette değil,
Bu ülkede gözü olan,
Damarlarına düşmanlık işlemiş olanlar her devirde vardı,bu devirde de var.ve azımsanmayacak kadar da çok.
Onların varolması,onların şahsında bir ulusun yok edilmesini gerektirmiyor.
Mesleye buradan bakmak gerektiğini düşünüyorum.
Bu ülkeyi kargaşa ve kaos ort***** götürmeye çalışanlara karşı uyanık olmalıyız.
Birliğimizi,kardeşliğimizi kimse bozamamalı.
Hepimiz insanız nihayetinde!
Biz de yaşamak için gelmişiz.
Başkaları gibi. |