FORUM SUPERMEYDAN  
Web Tasarım Estetik Estetik prefabrik key ödemeleri Alışveriş

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > GİRİŞ > Haberler

Sinop'a nükleer santral kuruluyor.

GİRİŞ katogorisi Haberler forumu içinde "Sinop'a nükleer santral kuruluyor." başlıklı konu görüntüleniyor, "Alıntı: cevap ´isimli üyeden Alıntı tv izleyerek ve gazete okuyarak düşünenler......? kendi düşünenler.. yani kendi aklıyla düşünen birisi....! komiksin seninle konuşmayı öğrenmek zor......ben öğrenemem o yüzden konuşmayalım.. öğrenmeye ilk adımdan ..."

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 28-06-2008, 02:10 PM   #11
Aktif Uye
 
carpediemcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İNADINA YAŞAMAKK...
 
Üyelik tarihi: May 2007
Nerden: ank
Mesajlar: 1.514
Cinsiyet:
Rep Gücü: 349 Rep: 34672
carpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyorcarpediemcan çok gurur duyuyor
Cevap: Sinop'a ölüm santrali kuruluyor.

Alıntı:
cevap´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
tv izleyerek ve gazete okuyarak düşünenler......?

kendi düşünenler.. yani kendi aklıyla düşünen birisi....!

komiksin seninle konuşmayı öğrenmek zor......ben öğrenemem o yüzden konuşmayalım..
öğrenmeye ilk adımdan başlamak lazım aferin.sormak istediğin bir şey olursa sor çekinme..
carpediemcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Herşey Yarı Fiyatına..
Alt 28-06-2008, 04:15 PM   #12
Yeni Kayıt
 
Masaj - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Spa Masajı - Selülit Masajı
 
Üyelik tarihi: May 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 39
Cinsiyet:
Rep Gücü: 1 Rep: 28
Masaj is on a distinguished road
Masaj - MSN üzeri Mesaj gönder
Cevap: Sinop'a ölüm santrali kuruluyor.

Alıntı:
carpediemcan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bencede mantıklı olalım bir sürü doğa harikasını bozmak lazım diilimi ???senin mantığın için.....bunun gerçekleşmesi için bir sürü alan ve çeşit var bilgi sahibi olda konuş...
Bilgi sahibi olmadığınızı bu kadar belli etmeyiniz lütfen...
Bu iş için çok büyük bütçeler ayrılmış, profesyoneller araştırma yapmış siz burda iki rep alacaksınız diye tanımadığınız insanlara SEN'li BEN'li konuşmanız ve saldırmanız yersiz..
__________________
I dont know what i want but i want it now
Masaj isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 28-06-2008, 05:39 PM   #13
Yeni Uye
 
gzm28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NORMALLER TEHLİKELİDİR!!!
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 90
Blog Mesajları: 9
Cinsiyet:
Rep Gücü: 63 Rep: 6260
gzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyor
Cevap: Sinop'a ölüm santrali kuruluyor.

bence saharay haklısın nerede dogal bı guzellık varsa onu bozacak en olmadık seyı oraya yapıyolar...
__________________
NE DENLİ YÜKSELİRSEK, UÇMAK BİLMEYENLERE O DENLİ KÜÇÜK GÖRÜNÜRÜZ.
gzm28 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 28-06-2008, 05:48 PM   #14
Yeni Uye
 
çerkeş18 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 212
Cinsiyet:
Rep Gücü: 10 Rep: 878
çerkeş18 gözlemlemek için görkemli biriçerkeş18 gözlemlemek için görkemli biriçerkeş18 gözlemlemek için görkemli biriçerkeş18 gözlemlemek için görkemli biriçerkeş18 gözlemlemek için görkemli biriçerkeş18 gözlemlemek için görkemli biriçerkeş18 gözlemlemek için görkemli biri
Cevap: Sinop'a ölüm santrali kuruluyor.

Alıntı:
gzm28´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bence saharay haklısın nerede dogal bı guzellık varsa onu bozacak en olmadık seyı oraya yapıyolar...
Bayanlar şu doğal güzelliklere fazla takıntılılar galiba
çoçuk yapma doğal güzelliğin bozulur.
nükleer santral olmaz doğal güzellik bozulur
sinopta iş sahası kalmadı düşünen yok şişecam nato üstü havaalanı kapanırken gık çıkmadı akşama kadar başında oturduğumuz bilgisayarda daha fazla radyasyon var düşünen yok ileride kimyamız bozulacak
çerkeş18 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 28-06-2008, 06:03 PM   #15
Yeni Uye
 
gzm28 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NORMALLER TEHLİKELİDİR!!!
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 90
Blog Mesajları: 9
Cinsiyet:
Rep Gücü: 63 Rep: 6260
gzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyorgzm28 çok gurur duyuyor
Cevap: Sinop'a ölüm santrali kuruluyor.

bunun bayan olmakla ne ılgısı var simdi????
__________________
NE DENLİ YÜKSELİRSEK, UÇMAK BİLMEYENLERE O DENLİ KÜÇÜK GÖRÜNÜRÜZ.
gzm28 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 28-06-2008, 11:46 PM   #16
Super Aktif
 
SAHARAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Silginiz kaleminizden önce bitiyorsa yanlışınız çok demektir.J. Jenkins
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: Okyanus
Mesajlar: 2.875
Cinsiyet:
Rep Gücü: 368 Rep: 36588
SAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyorSAHARAY çok gurur duyuyor
Cevap: Sinop'a ölüm santrali kuruluyor.

Alıntı:
Nükleer santralin adresi Sinop

Hükümet, nükleer enerji santralinin Sinop’ta inşa edilmesine karar verdi. Sinop’ta, 3 adet reaktörün yer aldığı nükleer ada kurulacak.



NTV-MSNBC VE AJANSLAR

ANKARA - Nükleer santralin Sinop’a yapılması kararlaştırıldı. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Okay Çakıroğlu, nükleer santral konusunda 8 yer önerdiklerini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yerler içinde bulunan Sinop’u ilan ettiğini söyledi. TBMM KİT Komisyonu’nda konuşan TAEK Başkanı Çakıroğlu, nükleer santralin nereye yapılacağı konusunda Türkiye genelinde ayrıntılı teknik incelemelerde bulunduklarını anlatarak, deniz suyu sıcaklığından, iklim, rüzgar ve havanın durgunluğuna kadar 43 kritere göre 7 yer belirlediklerini ifade etti.


Çakıroğlu, nükleer santral yapılacak yerde bir de teknoloji merkezinin kurulmasının öngörüldüğünü, Sinop’un bu açıdan da uygun olacağını vurguladı.

CHP Yozgat Milletvekili Emin Koç’un Sinop dışında nereleri önerdiklerini sorması üzerine Çakıroğlu, Eskişehir’deki Sarıyer Barajı’nın kenarındaki göl alanını, Konya’da birkaç yer, Trakya’da da Kırklareli’nde bir yer önerildiğini belirtti.

Bunlar içerisinde de Sinop’tan sonra ikinci olarak öne çıkan yerin Sarıyer Barajı kenarındaki göl alanı olduğunu anlatan Çakıroğlu, bu yerin 8-9 tonluk reaktörlerin taşınmasının göz önüne alınması sonucunda tercih edilmediğini söyledi.

HANGİ ALTERNATİFLER VARDI?

Nükleer santral için alternatif bölgeler şunlardı:
Beyşehir-Seydişehir
Nallıhan-Beypazarı
Akçakoca-Ereğli
Mersin-Akkuyu
Kırklareli-İğneada
Kırıkkale-Nevşehir

ÇEVRECİLER ŞAŞIRMADI
Türkiye’nin ilk nükleer santralinin Sinop’a kurulması kararı çevrecileri şaşırtmadı. “Sinop Nükleer Karşıtı Platformu” kararın ardından, nükleer santral karşıtı çalışmalarına ağırlık vereceğini duyurdu.

Sinop’a nükleer santral kurulmasına karşı oluşturulan “Sinop Nükleer Karşıtı Platformu” üyesi Hale Özen kararın kendileri açısından sürpriz olmadığını söyledi.

Bu nedenle daha önce nükleer santral karşıtı etkinliklere başladıklarını anlatan Özen, “Zaten böyle bir kararı bekliyorduk. Çalışmalarımız bundan sonra daha yoğun olacak” dedi.

NTV canlı yayınında, ilk nükleer santralin Sinop’a kurulması kararını değerlendiren Çevre ve Orman Bakanı Pepe ise yeni kuşak nükleer santrallerin güvenlik katsayılarının son derece yüksek olduğunu belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa ve Japonya gibi nükleer enerjiye sahip ülkelerde bugüne kadar santral kaynaklı çevre sorunu yaşanmadığına dikkat çeken Pepe, gerekli çalışmaların ardından, bakanlığının Sinop’la ilgili kararını açıklayacağını kaydetti.


NTV
Sinop'taki 54 sivil toplum örgütünün birlikteliğinde oluşturulan Nükleer Karşıtı Platform tarafından 03 Mart 2007 tarihinde basın açıklaması yapıldı.

Nükleer Karşıtı Platform Bürosu önünde yapılan basın açıklamasında; AKP Sinop Milletvekili Mustafa Öztürk'ün İl Danışma Meclisi'ndeki konuşmasında söylediği “Sinop'a da bu devşirme gruplar geliyorlar. Burada nümayiş ve miting yapıp gidiyorlar. Yani siz kimin, nerenin lobisisiniz, kimin adına bunları yapıyorsunuz, doğalgaz üreten ülkelerin lobiliğini mi yapıyorsunuz" sözlerine sert tepki gösterdiler.

Platform adına açıklama yapan Av. Yalçın Oğuz, ''Nükleer karşıtları kimsenin lobisi değil Sinop'un gerçek sahipleridir. Son günlerde nükleerci sayın milletvekilleriyiz coştular. Bu halk kimsenin lobisi değil, tertemiz duygularla kendi yaşam hakkını elinden almak isteyenlere, dünyanın eşsiz doğa harikası ilini nükleer çöplük yaptırmamak için mücadele ediyor''diye-konuştu. Topluluk aşağıdaki basın açıklamasının ardından dağıldı.

Sayın Basın Mensupları
Son günlerde nükleerci sayın milletvekilleriyiz coştular. Bu coşku içinde herhalde aynaya baktıklarında kendilerdi gördükleri için, karşılarındaki herkesi aynada gördükleri kendileri ile karıştırdıklarından, karşılarındaki herkesi suçlamaya başladılar.

Bir sayın milletvekili 27/02/2007 tarihli Sinop ta mahalli basında Nükleerin ne kadar faydalı bir şey olduğunu anlattıktan sonra Burada nükleer santrale karşı çıkan siz Sinopluları “devşirme gruplar diye niteleyerek Devşirme guruplar geliyorlar burada nümayiş ve miting yapıyorlar, siz kimin adına bunu yapıyorsunuz, siz nerenin lobisisiniz, Doğalgaz üreten ülkelerin lobiliğini mi? yapıyorsunuz diyor.

Sayın milletvekillerine şunu belirtelim ki burada nükleere karşı çıkanlar devşirme değil, Sinop`un gerçek sahipleridir. Bu halk kimsenin lobisi değil, tertemiz duygularla kendi yaşam hakkını elinden almak isteyenlere, Dünyanın eşsiz doğa harikası ilini nükleer çöplüğü yaptırmamaya, atalarında babalarında tertemiz aldıkları bu kenti kendisinden sonraki kuşaklara lanetlenmiş kent olarak bırakmamak için mücadele veren Sinoplulardır. Bu halk yakında önüne gelecek sandıkta size devşirme olup olmadığını gösterecek ve size gereken dersi verecektir. İnsanları buraya toplayan Sinop sevgisidir, vatan sevgisidir. Bu öyle bir sevgi ve öyle bir inançtır ki, evinde kendisinin çoluğunun çocuğunun nafakasından kestiği birkaç liralarla mücadelesine devam etmektedir. Analar çocuklarının, torunlarının gelecek kuşakların haklarını koruyabilmek için kendi elleriyle pişirdikleri bazı yiyecekleri satarak elde ettikleri paralarla bu mücadeleyi sürdürmektedir. Sinop`u ve Türkiye’yi bu nükleer belasından kurtarmak için şu ofisin kapısında yazılı siyasi parti Sendika, Sivil toplum kuruşları ve derneklerin küçük katkıları ile mücadeleye devam etmektedir. Sayın milletvekili siz bu sevgiyi bu inancı anlayamazsınız. Çok kısa bir zamanda milyonlarca dolar harcayarak bir partiyi hemen kurabilecek imkanı bulanlar, İstanbul’daki belediyedeki yolsuzlukların hesabını vermemek için sorumluları hükümete ve meclise taşıyanlar, her gün gazetelerde okuduğumuz ALİDİBO soygunlarının hesabını veremeyenler, Sinop ilinde kendi il başkanını yolsuzluklarla ve sizi bu kişiye yardım etmekle suçlayan diğer milletvekili arkadaşınızın bu iddialarını araştıramayan ama nükleer için her şeyi unutup kol kola gezenler danışmanı olduğu başbakanı için Amerika’da buna dokunacağınıza bilmem nereye atacağınıza kullanın demeyi içine sindirebilen zihniyetin buradaki mücadeleyi anlamasını beklemek mümkün değildir.

Doğalgaz üreten devletlerle uzun müzakereler yapan, onlarla pazarlıklar yapan, burada toplanan bizler değil sizin hükümetinizdir. Bu doğalgazın Türkiye’ye dağıtımını yapmak üzere yandaşlarına şirket kurdurup dağıtımı bu şirkete verdirenler bizler değil sizlersiniz.

Nükleer santrallerin kurulması sırasında rüşvet verme sabıkası olan dünyada nükleer lobilerin, onların sahibi olduğu şirketlerin olduğunu bilmeyen var mıdır? Kanada`nın AECL şirketinin 1960`lı yıllardan bu yana geri kalmış ülkelere nükleer santral satmak için rüşvetler verdiğini bilmeyenler var mıdır? Aynı şirketin Güney Kore Elektrik Enerjisi kurumuna (KEPCO) rüşvetler verdiğini bu rüşvetten dolayı Kore şirketi başkanının 18 aya mahkum olduğunu bilmeyen var mıdır? Aynı şirketin Arjantin’de, Romanya’da rüşvetler dağıttığını, bu şirketin ortağı İtalyan şirketi Ansoldo`nun İtalyan başbakanı Betine Crax `i rüşvet verdiğini duymayan var mıdır? Bu hakikatler karşısında bir yıl önce Sinop`a nükleer santral kurmak ihanettir derken bugün nükleer santral kurulması için can atanlara bir şeyler sorarsak haksızlık mı etmiş oluruz?

Sayın milletvekili konuşmasında herkes bilmeden konuşuyor, ahkam kesiyor diyor. Sanki kendisi atom alimi gibi yanlı ve yanlış bilgileri nasıl verebiliyor. Şimdi Sayın vekile daha birkaç gün önce 24/02/2007 tarihinde internetten aldığımız ve dünyanın en önemli nükleer fizikçilerinden olan KANADALI MİGUEL DESCHENES sözlerini aktaralım: Enerji seçeneklerinin en kötüsü nükleerdir. Kendinden emin, kostümlü, saçı başı düzgün tacirler her yerde nükleer santrallerin insanlığın geleceğine ışık tuttuğunu yineliyorlar.

Saçmalık! Nükleer sanayi muhtemelen insanlık tarihinin en sinsi ve pis icadıdır. Tüccarların şimdiden olayları dramatize ettiğimi, hatta sersem bir Anti nükleer Aktivist olduğumu söylediklerini duyar gibi oluyorum. Bu tüccarların sizlere nükleerin gerçek sorunlarından hiçbir zaman bahsetmedikleri konusunda dikkatinizi çekmek isterim. Bunlar gerçekleri tartışmayı engelleyerek para kazanan uzmandır. Nükleer elektrik enerjisi üretim sürecinin tamamında Radyoaktif atıklar üretir. Radyoaktivite gözle görülmez, kulakla duyulmaz, kokusuzdur, renksizdir. Sonuç olarak pek çok kişi için Radyoaktivitenin taşıdığı büyük tehlikeleri içgüdüsel olarak değerlendirmek çok zordur. Radyoaktivite yanlış bir güvenlik izlenimi vermeye yatkındır. Son derece zararlı ve nasıl başa çıkacağımızı bilemediğimiz, yok edilmesi neredeyse olanaksız radyoaktif atıkları getirir. Uranyum madenleri çıkarıldıkları alanları kirletir. Nükleer santrallerin havaya, suya ve toprağa bazı radyoaktif maddeler salması kaçınılmazdır. Nükleer kaza riski her zaman mevcuttur. Sicili çok kötü atıklar üretir. Nükleer atıklar biyolojik olarak parçalanamaz, kimyasal olarak da dönüştürülemez. 2007 yılı itibariyle hala bu atıklardan akıllı ve etkin şekilde kurtulmayı sağlayacak bir bilgi ve teknoloji mevcut değildir. Yani atıklar en azından yüz milyonlarca yıl çok yüksek oranda toksit olmaya devam edecektir. Nükleer Teknolojinin insan geleceğini ipotek altına aldığı zaman süresi o kadar uzun ki, bunun ne ifade ettiğinin düşünmek güç. Kaçıncı kuşaktan torunlarımız bu kadar uzun süre kirliliğe yol açan bu zehirli armağandan nasibini almaya devam edecektir.

İşte Sayın Milletvekilleri bir bilenin söyledikleri bunlar. Bu Fizikçinin Nükleer Tüccarları için yaptığı tarifler biraz da sizlere de uymuyor mu? Yoksa sizler de bu nükleer tacirlerinden misiniz?

Dünyada mevcut santraller için verdiğiniz bilgiler de tamamen yanlış. Geçen basın toplantısında sorduk, yine soruyoruz: Dünya 2000 yıllara kadar 4500 Santral yapmayı planladığı halde neden 443 taneden fazlasını yapmadılar. 2006 yılına kadar 68’i Avrupa, 23’ü ABD, 7’si Kanada, 12’si Japonya’da olmak üzere 110 reaktörü neden kapattılar? Almanya ve İsveç yeni santraller yapılmasını yasakladılar. Almanya neden 2022 yılına kadar, İsveç neden 2012 yılına kadar tüm nükleer santrallerini kapatma kararı aldılar? Avusturya 1979 yılında yaptığı tek santrali neden hiç çalıştırmadan kapattı? Belçika neden 2 Aralık 2002 tarihinde elektriğin %50 üreten tüm nükleer santrallerini kapatma kararı aldı? İspanya neden 55 adet Santral planlamışken 9 adet yaptıktan sonra 2006 yılı itibariyle nükleer santral yapmaktan vazgeçti ve 1 adet santralini kapatarak işe başladı? ABD 30 yıldan beri neden bir tek nükleer çivisi çakmayarak diğer enerji kaynaklarına döndü. Avrupa’da bir adet şu anda halkın %52 kabul oyu ile Finlandiya’da santral yapılmasından başka, Avrupa’da yeni yapılan tek bir santral gösterebilir misiniz? Siz de halkın oyuna başvurmayı düşünür müsünüz?

Bütün Sigorta şirketleri her şeyi Sigorta ederken neden nükleerden doğacak zararları sigorta etmediklerini açıklayabilir misiniz?

23 Mart 2006 yılında Merkezi Ankara’da bulunan Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Nükleer enerjiyi Türkiye’nin elektrik gereksinimleri kapsamında masaya yatırdı. Toplantı sonrasında yayınlanan ve Türkiye Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdürlüğü Enerji Bakanlığı, ve Çevre Bakanlığının da Dünya Enerji Konseyi Milli Komitesi üyeleri olarak imza attıkları bildiride bugünkü teknolojinin güvenlik sisteminin gelişmemiş olması, yüksek miktarda atık çıkarması ve ekonomik olmaması nedeni ile bugünkü Nükleer teknoloji ile 2030 yılına kadar hiçbir yerde nükleer santral yapılmaması gerektiği ancak o tarihten sonra eğer yeni teknoloji gelişirse düşünülmesini belirttiği, 2030 yılına kadar hiçbir Elektrik tesisi açılmasa dahi Türkiye’nin Enerji sıkıntısı çekmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen, kendi hükümet üyelerinizin de imzasına rağmen neden alelacele bir nükleer santral kurma gayretine düştünüz. Yoksa Kanadalı Fizikçinin yukarıda bahsettiğimiz yazısında ismi geçen Nükleer tacirleri sizleri de mi etkilediler ? Yoksa nükleer rüşveti vermekten sabıkalı şirketlerden sizin mahalleden geçenler mi oldu ?
Sayın vekile göre Türkiye elektriksiz kalacakmış. Bunlar milleti kandırmak istedikleri zaman uydurdukları senaryolardır. Yukarıda bahsettiğimiz 23 Mart 2006 tarihli bakanlıklarımızın da imza attığı raporla yalanlanıyor. Nükleer Santral yapmak gündeme geldiğinde elektrik sıkıntısı adet haline gelmiştir. Geçen yıl Ege Bölgesinde 15 ilde elektrik kesilerek bu senaryo yeniden oynanmak istendi. Ancak bu kesilmenin elektrik yokluğundan değil, sizlerin yok pahasına peşkeş çektiğiniz Elektrik dağıtım şirketlerinin bilerek şartel indirmesinden ileri geldiği anlaşılmadı. Bu millet sizin oyunlarınızı yutmayacaktır. Çünkü bu millet sizin zannettiğiniz gibi aptal değildir.
Sizler ne yaparsanız yapın, kimin safında, kimin lobisinde olursanız olun biz mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Sizin bu santrali yapmaya gücünüz ve ömrünüz yetmeyecektir.

Saygılarımızla;

Mustafa KAVAK (Sinop)
__________________
Kusurlarını, yüzüne karşı söyleyen insandan çekinme!Çekineceğin insan,kusurlarına rağmen seni yüzüne karşı metheden insandır.
SAHARAY isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 29-06-2008, 01:41 PM   #17
SUPER MODERATOR
Altın Üye (haziran 2008)
 
Y.E.K. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
GÜCÜ DOĞURAN; DÜŞÜNCEDİR
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: MATRİKS'den
Yaş: 34
Mesajlar: 919
Cinsiyet:
Rep Gücü: 243 Rep: 24183
Y.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyorY.E.K. çok gurur duyuyor
Bilgili bilgisiz tartışmacılarına

NÜKLEER ENERJİ NEDİR?
Ağır radyoaktif (Uranyum gibi) atomların bir nötronun çarpması ile daha küçük atomlara bölünmesi (fisyon - parçalanma - bölünme - bozunma) veya hafif radyoaktif atomların birleşerek daha ağır atomları oluşturması (füzyon - birleşme – bir araya gelme) sonucu çok büyük bir miktarda enerji açığa çıkar. Bu enerjiye nükleer enerji denir. Nükleer reaktörlerde fisyon reaksiyonu ile edilen enerji elektriğe çevrilir. Güneşteki reaksiyonlar ise füzyon reaksiyonudur. Bu reaksiyonun yarattığı sıcaklık fisyon reaksiyonundakinden çok daha fazladır (birkaç milyon derece santigrad). Bu yüzden bu sıcaklığı kontrol edebilecek bir füzyon reaktörü henüz kurulamamıştır.

Atom, Fisyon, Füzyon, Zincirleme Tepkime (Reaksiyon) Nedir?

 Atom

Bir elementin kimyasal özelliklerini taşıyan en küçük parçasına atom denir. Evrende bilinen bütün maddeler pozitif yüklü bir çekirdek ve etrafında dönen negatif yüklü elektronlardan oluşan yaklaşık 100 farklı atomdan meydana gelmektedirler. Atomun çekirdeği ise nükleon olarak adlandırılan ve elektronlara göre yaklaşık 2000 kat daha ağır olan, artı yüklü proton ve yüksüz nötronlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla bu üç parçacık, etrafımızdaki sonsuz çeşitlilikteki maddenin temel yapı taşlarıdır. Şu andaki bilgilerimize göre elektronlar, kendilerini oluşturan alt parçacıklar olmadığından temel parçacık olarak kabul edilirler. Nükleonlar ise, elektronun "-1" yüklü olduğu varsayıldığında, "+2/3" veya "-1/3" elektrik yükünde olan quark adı verilen üç alt parçacıktan oluşmuşlardır.

Molekül: Doğada atomlar genellikle daha kararlı enerji seviyelerinde bulunmak amacıyla yörüngelerinde bulunan elektronları başka atomlarla paylaşırlar. Atomların bir araya gelmesi ile moleküller oluşur. Bir elementte aynı cins atomlar tek olarak veya moleküller halinde bir aradadır.
Kimyasal Tepkime: İki veya daha fazla sayıda madde bir araya geldiğinde, moleküllerdeki atomların aralarında yeniden düzenlenmesine kimyasal tepkime denir. Bu sırada elektronların paylaşılması da değişir. Kimyasal tepkimelerin bir özelliği, ilgili atomların çekirdeklerinde bulunan parçacık sayısının tepkime sırasında değişmemesidir.
Çekirdek Tepkimesi: Kimyasal reaksiyonların aksine atomların çekirdeklerinde bulunan parçacıkların kendi aralarında veya dışarıdan gelen bir etki sonucunda değişimleri sonucunda çekirdek tepkimeleri oluşur. Çekirdek tepkimesi sonucunda eğer proton sayısı değişiyor ise farklı bir elemente ait bir atom oluşmuş olur.



 Fisyon (Çekirdek Parçalanması) :










Fisyon bir nötronun, uranyum gibi ağır bir element atomunun çekirdeğine çarparak yutulması, bunun sonucunda bu atomun kararsız hale gelerek daha küçük iki veya daha fazla farklı çekirdeğe bölünmesi reaksiyonudur. Dolayısıyla Fisyon, bir çekirdek tepkimesidir. Parçalanma sonucunda ortaya çıkan atomlara fisyon ürünleri denir. Bunların bazıları radyoaktiftir. Bir nötron yutulması ile başlayan fisyon tepkimesi sonucunda, büyük miktarda enerji ile birlikte, birden fazla nötron ortaya çıkar. Çekirdek tepkimeleri sonucunda açığa çıkan enerji, kimyasal tepkimelere göre yaklaşık bir milyon kat düzeyinde daha fazladır.

 Zincirleme Reaksiyon:

Fisyon sonucunda ortaya çıkan nötronların, ortamda bulunan diğer fisyon yapabilen atom çekirdekleri tarafından yutularak, onları da aynı reaksiyona sokması ve bunun ardışık olarak tekrarlanmasıdır. Kontrolsüz bir zincirleme reaksiyon, anlık bir süre içinde çok büyük bir enerjinin ortaya çıkmasına neden olur. Atom bombasının patlaması bu şekildedir. Nükleer santrallerde ise zincirleme reaksiyon kontrollü bir şekilde yapılır. Bu kontrolün kaybedilerek nükleer yakıtın bir bomba haline dönüşmesi fiziksel olarak olanaksızdır.
 Füzyon (Çekirdek Birleşmesi):
Hafif radyoaktif atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır atom çekirdeklerini meydana getirmesi olayıdır. Füzyon tepkimesinde ortaya çıkan sıcaklık çok daha büyüktür. Güneşteki tepkimeler bu gruba girer.
Bir füzyon reaksiyonundan öngörülen enerjinin elde edilmesi için;
• reaksiyon düşük sıcaklıkta oluşmalı
• yüksek enerji açığa çıkmalı
• büyük bir tesir kesitine sahip olmalıdır
• tepkimeye girecek olan maddeler kolayca bulunabilmelidir
• plazmanın yeniden ısıtılması için yüklü parçacıklar elde edilmeli
• farklı etkileşmeleri önlemek için enerjisi yüksek olan nötronlar açığa çıkmamalıdır



Zincirleme Reaksiyon
İLK NÜKLEER TEPKİMEYİ KİM BULDU?

Einstein, 1905 yılında E=mc2 formülü ile fisyon sonucu açığa çıkabilecek enerji konusunda öngörüde bulunmuştu. Daha sonra 1930 yılında bu öngörü deneysel olarak Otto Hahn, Lise Meitner ve diğerleri tarafından doğrulandı. Dünyadaki insan yapısı ilk nükleer reaktör 1942 yılında Enrico Fermi’nin yürüttüğü bir proje sonucunda Amerika Birleşik Devletleri' nin Chicago, Illinois kentinde kuruldu.
Ancak, dünyadaki ilk nükleer reaktörün ortaya çıkışı milyonlarca yıl öncesine dayanmaktadır. Afrika'da Oklo, Gabon’daki bir uranyum madeninde, yeraltı sularının da maden içinde bulunması nedeniyle doğal bir nükleer reaktör oluştuğu ve binlerce yıl ısı ürettiği son yıllarda ortaya çıkarılmıştır.
Her iki reaktör de fisyonu kullanarak ısı üretmiş fakat hiçbiri elektrik üretmemiştir.
Elektrik üreten ilk ticari nükleer güç santralı Shippingport, Pennsylvania'da (ABD) kurulmuş ve 1957'de işletmeye girmiştir. Fisyon kullanılarak üretilen ilk elektrik ise, Aralık 1951'de Arco, Idaho’daki Deneysel Üretken Reaktöründe elde edilmiştir.
NÜKLEER ENERJİNİN DÜNYADAKİ DURUMU NEDİR?
İşletmede olan santrallerin sayısı: 443 adet
İşletmede olan santrallerin net gücü: 369,552 MW(e)
Üretilen enerji: 2544 TW saat
Nükleer enerjinin toplam enerjiye oranı: %16
İnşa halindeki santrallerin sayısı: 35 adet
İnşa halindeki santralerin net gücü: 27.743 MW(e),
İşletme deneyimi:10586 reaktör-yıl

 Bazı Ülkelerin Elektrik Üretiminde Nükleer Enerjinin Payı:
Fransa: %77, Belçika: %58, Slovak Cumhuriyeti: %53, Ukrayna: %46, İsveç: %44, Macaristan: %39, G. Kore: %39, İsviçre: %36, Japonya: %34, Almanya: %31, Finlandiya: %31, İspanya: %27, İngiltere: %23, ABD: %20, Çek Cumhuriyeti: %20, Rusya Federasyonu: %15, Kanada: %13, Arjantin: %8, Güney Afrika Cumhuriyeti: %7, Hindistan: %4.



NÜKLEER ENERJİDEN ELEKTRİK ÜRETİMİ

Nükleer reaktörler nükleer enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren sistemlerdir. Temel olarak fisyon sonucu açığa çıkan nükleer enerji nükleer yakıt ve diğer malzemeler içerisinde ısı enerjisine dönüşür. Bu ısı enerjisi bir soğutucu vasıtasıyla çekilerek bazı sistemlerde doğrudan bazı sistemlerde ise ısı enerjisini başka bir taşıyıcı ortama aktararak türbin sisteminde kinetik enerjiye ve daha sonra da jeneratör sisteminde elektrik enerjisine dönüştürülür. Malzemelerin çok çeşitli fiziksel, kimyasal ve nükleer özellikleri sebebiyle pek çok değişik nükleer reaktör tasarımı mevcuttur. Aşağıdaki şekilde bir Basınçlı Su Reaktörünün basit şeması verilmiştir. Bu tasarımda reaktör kalbindeki yakıtlardan ısı enerjisi basınç altında tutularak kaynaması engellenen su ile çekilmektedir. Çekilen ısı enerjisi buhar üreteçlerinde ikinci devredeki suya aktarılmakta böylece üretilen buhar ile türbin-jeneratör sistemi döndürülerek elektrik enerjisi üretilmektedir.

NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ













1. Reaktör kalbi
2. Kontrol çubuğu
3. Reaktör basınç kabı
4. Basınçlandırıcı
5. Buhar üreteci
6.Birincil soğutma su pompası
7. Reaktör korunak binası
8. Türbin
9. Jeneratör - Elektrik üreteci
10. Yoğunlaştırıcı
11. Besleme suyu pompası
12. Besleme suyu ısıtıcısı

Bir nükleer santraldeki sistemler konvansiyonel güç santralleri ile aynı mantıkla çalışırlar. Isı enerjisinin üretildiği kısımda elde edilen buharın türbin-jeneratörü döndürerek elektrik üretilmesi felsefesi, temel olarak nükleer santrallerde da aynıdır. Nükleer santraller ısı üretmek için nükleer reaksiyonu kullandıkları ve bunun sonucunda çevreye salınmaması gereken radyoaktif maddeler ürettikleri için, bazı ek sistemler kullanırlar. Örneğin, birçok nükleer santralde nükleer yakıtı barındıran yakıt tüpleri arasından ısınarak geçen su, doğrudan türbine gönderilmeyip, türbin için buhar üretilen ikinci bir çevrimi ısıtmak için kullanılır. Bununla ilgili sistemlere Birincil (Soğutma) Sistem(i) adı verilir.
İkincil sistem ise birincil soğutma sistemindeki ısıyı alarak türbin-jeneratörü döndürmek için gerekli olan buharın üretilmesi için kullanılan sistemdir. Her iki sistem de kapalı birer döngü oluşturmuşlardır.
Soğutma sistemi ise ikincil sistem içinde yer alan yoğunlaştırıcıyı soğutmak için kullanılır. Bu sistemde sıcaklığı yoğunlaştırıcıya göre daha az olan, deniz, göl veya ırmaklardaki su kullanılır. Suyun bolca bulunmadığı yörelerde ise bu sistemin içinde soğutma kulelerinden faydalanılır.
Nükleer santraller, birincil sistemlerindeki farklılıklara göre değişik şekillerde adlandırılırlar. Şekilde görülen sistem, tipik bir "basınçlı su reaktörü"ne aittir. Dünyadaki 400 den fazla sayıda nükleer santralin yaklaşık olarak yarısı "basınçlı su reaktörü"dür. Basınçlı su reaktörlerinin de, birincil sistem yaklaşık 150 atmosferlik bir basınç altında tutularak, içinde bulunan suyun yüksek sıcaklıklara kaynamadan çıkarılması sağlanmıştır.
Buna ek olarak "kaynar sulu", "basınçlı ağır sulu" reaktörler de en çok kullanılan nükleer santral tipleridir.

ELEKTRİK NASIL ÜRETİLİR?
Elektrik, bakır gibi iletken bir telin manyetik bir alan içinde hareket ettirilmesi ile üretilir. Elektrik jeneratörü, bir mıknatıs içinde dönen sarılı iletken tellerin bulunduğu, ve bu tellerin mıknatıs içinde dönmesiyle elektrik akımı üreten bir makinedir. Evlerimizde, işyerlerimizde, endüstride gereksinim duyduğumuz büyük miktardaki elektrik enerjisini elde etmek için, elektrik jeneratörlerini döndürecek büyük güç santrallerine ihtiyaç duyarız.
Çoğu güç santrali, jeneratörü döndürmek için ısı üretiminde bulunurlar. Fosil yakıtlı santraller ısı üretimi için doğal gaz, kömür ve petrol yakarlar. Nükleer santraller da uranyum yakıtını parçalayarak ısı üretirler. Ancak bütün bu değişik tip santraller ürettikleri ısıyı, suyu buhar haline dönüştürmek için kullanırlar.
Oluşan buhar ise elektrik jeneratörüne bağlı olan türbine verilir. Su buharı, türbin şaftı üzerinde bulunan binlerce kanatçık üzerinden geçerken daha önce üretilen ısıdan almış olduğu enerjiyi kullanarak, türbin şaftını döndürür.
İşte bu dönme, jeneratörün elektrik üretmek için gereksinim duyduğu mekanik harekettir. Jeneratörde oluşan elektrik ise iletim hatları denilen iletken teller ile kullanılacağı yere gönderilir.
Türbinden çıkan, enerjisi diğer bir deyişle,basınç ve sıcaklığı azalmış buhar ise yoğunlaştırıcı (kondenser) denilen bölümde soğutulup su haline dönüştürüldükten sonra, tekrar kullanılmak üzere santralin ısı üretilen bölümüne geri gönderilir. Yoğunlaştırıcıda soğutma işini sağlayabilmek için deniz, göl veya ırmaklarda bulunan su kullanılır. Su kaynaklarından uzak bölgelerde ise santralin hemen yanında bulunan ve uzaktan bakıldığı zaman geniş dev bacalara benzeyen soğutma kuleleri kullanılır. Bu kulelerin üzerinde görülen beyaz duman ise su buharıdır.
NÜKLEER SANTRALLERDE GÜVENLİK NASIL SAĞLANIR?

Nükleer santrallerde, nükleer maddelerin çevreye bırakılmamasını ve aynı zamanda nükleer reaksiyon sonucunda oluşan ısının her durumda reaktörden alınmasını garantiye alacak şekilde birçok güvenlik önlemi alınmıştır. Nükleer maddelerin dışarıya salınmaması için kademeli koruma önlemleri, oluşan ısının alınması için ise yine kademeli ve yedekli sistem ve bileşenler bulunmaktadır.
Nükleer yakıt, seramik formunda, yaklaşık 1 cm çap ve yüksekliğinde silindirik parçaların arka arkaya dizilmesiyle yine silindirik biçimde kapalı sızdırmaz tüpler içindedir. Bu tüplerin binlercesinin, aralarından soğutucu suyun geçmesine izin verecek şekilde bir araya getirilmesi ile de reaktör kalbi oluşturulmuştur. Bu kalp ise paslanmaz çelikten yapılan bir basınç kabının içinde bulunur (Basınçlı veya Kaynar Sulu reaktörlerde). Basınç kabı ve buna bağlı sistemler ise reaktör korunak binası adı verilen betondan yapılmış kubbemsi yapının içinde bulunurlar. Dolayısıyla, yakıt içinde bulunan radyoaktif maddelerin dışarıya salınmalarını, seramik yakıt, yakıt tüpü, basınç kabı, çelik gömlek ve beton korunak binası, kademeli olarak engellemiş olurlar.



Bugüne kadar çevreye zarar verebilecek özellikte 3 nükleer santral kazası olmuştur:
1. 1957 yılında İskoçya'da meydana gelen Windscale kazası; bu kazada reaktörün civarına bir miktar radyasyon yayılmakla beraber ölümle veya akut radyasyon hastalığıyla sonuçlanan bir olay meydana gelmemiştir.
2. 1979 yılında ABD'de meydana gelen Three Mile Island kazası; normal bir işletim arızası, ekipman kaybı ve operatör hatası ile kazaya dönüşmüş, ancak kısmi reaktör kalbi ergimesi meydana gelmesine rağmen reaktörü çevreleyen beton koruyucu kabuğun sayesinde çevreye ciddi bir radyasyon sızıntısı olmamıştır.
3. 1986 yılında Ukrayna'da meydana gelen Çernobil kazası; bu kaza insan ölümüne neden olmuş tek ticari nükleer santral kazasıdır. Kazanın nedenleri; operatörlerin güvenlik mevzuatına aykırı olarak santralde deney yapmaları sonucunda reaktördeki ani güç artışı ve santral tasarımında derinliğine güvenlik prensibine aykırı olarak, reaktörü çevrelemesi gereken bir beton koruyucu kabuğun bulunmaması olarak özetlenebilir.
ÇERNOBİL NÜKLEER REAKTÖRÜ KAZASI
Ukrayna’daki Çernobil nükleer güç santralindeki kaza, reaktör güvenliği ile ilgili bir test sırasında gerçekleşmişti. Yapılan test, bu tür reaktörlerin kararlı çalışamadığı çok düşük güç seviyesindeydi ve bu seviyede reaktörün güvenlik sistemlerinin devreye girmemesi için, sorumlu operatörler, normalde yapmamaları gerektiği halde acil durum kapama sistemini devre dışı bırakmışlardı. Deney sırasında kalp içi sıcaklıklar güvenli seviyenin üstüne çıktığında ise reaktörü kapatacak ve soğutma sağlayacak sistemler devre dışındaydı. Bu affedilmez hata, buhar basıncının artmasına ve bu yüzden oluşan buhar patlamasıyla birlikte çatının çökmesine yol açtı. Böylece, reaktör içindeki sıcak grafit doğrudan atmosferle temas eder hale geldi. Havada bulunan oksijenle reaksiyona giren grafitin yanmasıyla reaktör kalbi bütünlüğünü kaybetti ve bu tür Rus reaktörlerinde (RMBK-1000) koruma kabuğunun da olmaması nedeniyle, radyoaktif maddeler dışarı salındı.


26. Nisan 1986, saat 01:23’de olan bu kazanın etkileri çok büyük oldu. Dünyadaki, çoğunluğu 25 yıldan fazla işletme deneyimine sahip 400’den fazla nükleer reaktör içinde, çevredeki halk için ciddi olumsuz sonuçlara yol açan ilk kazaydı. 35 kişi kaza nedeniyle hayatını kaybetti. Uzun dönemde de binlerce kişi üzerinde olumsuz etkileri görülmeye devam etmekte.
Nükleer enerji çevre dostu bir teknolojidir.
1. Nükleer santralların güvenlik değerlendirmesi bağımsız lisanslama kuruluşları tarafından son derece tutucu varsayımlara göre yapılmaktadır. Ayrıca bu santrallar işletmede oldukları sürede sürekli denetim altındadır. Bu nedenle nükleer santralların çevre ve insana zarar verebilecek şekilde kaza yapma riski, günümüzde kullandığımız diğer teknolojik ürünlere göre, yok denecek kadar azdır. Bir nükleer santralın çevresinde yaşayan insanlara yüklediği yıllık doz doğal radyasyonun çok altındadır.
2. CO2 emisyonuna neden olmaz. Dünyada kurulu bulunan nükleer santraller yılda 2300 milyon ton CO2 emisyonuna engel olmaktadır.
3. SO2 emisyonuna neden olmaz. Dünyada kurulu bulunan nükleer santraller yılda 42 milyon ton SO2 emisyonuna engel olmaktadır.
4. NOx emisyonuna neden olmaz. Dünyada kurulu nükleer santraller yılda 9 milyon ton NOx emisyonuna engel olmaktadır.
5. Atık kül üretimine neden olmaz. Dünyada kurulu bulunan nükleer santraller yılda 210 milyon ton kül üretimine engel olmaktadır.
(Gönülçelen.net'te Yalnızlık adlı üyenin Kimya Başlığındaki Yazısından Alınmıştır)
Bilgili bilgisiz diye kimse kimseyi boş yere kırmasın.İnternet bu farkları ayrımları kapattı.En cahilimiz bile İnternetten her türlü bilgiyi alabilirken bu olanlar da nedir?Bu forumda yazanların atom veya kimya mühendisi mi olması lazım yoksa
Y.E.K. isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
atom, nukleer, santral, sinop

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Amasra’ya termik santral carpediemcan Haberler 2 28-06-2008 02:01 AM
Kapımızdaki Tehlike nükleer santral Bay X Fizik 15 08-06-2008 05:11 PM
Enerji kaynaklarında çeşitlilik ve çevre hakkında bilgiler Go[rk]eM Çevre 1 18-03-2008 01:05 AM
Nükleer Enerji ve önemi doğangüneş Fizik 6 10-12-2007 11:37 PM
Nükleer Silah Yarışının Tarihçesi doğangüneş Tarih 0 27-06-2007 12:33 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:42 AM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!


Telif haklarını ihlal eden hertürlü materyal supermeydan.net de yayınlanamaz ve dağıtılamaz.Site içeriğini Kaynak göstermek şartıyla kullanmanız serbesttir.
Okur konuları ve yorumları kişilerin kendi görüşleridir.SuperMeydan.Net konu ve yorum içeriklerini benimsememektedir

Search Engine Friendly URLs by vBSEO