![]() |
| | |||||||
GİRİŞ katogorisi Haberler forumu içinde "Bush'un pis işlerinin gerçek boyutu ortaya çıkarılmalı" başlıklı konu görüntüleniyor, "Bush'un pis işlerinin gerçek boyutu ortaya çıkarılmalı Amerikan halkı, Bush ekibinin tutuklulara işkence yapılmasına izin veren ve buna yasal kılıf uyduran kararına dair gerçeği öğrenmeli. Bush'un pis işlerinin gerçek boyutu ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.233
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 368 Rep: 35829 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Bush'un pis işlerinin gerçek boyutu ortaya çıkarılmalı Amerikan halkı, Bush ekibinin tutuklulara işkence yapılmasına izin veren ve buna yasal kılıf uyduran kararına dair gerçeği öğrenmeli. Bush'un pis işlerinin gerçek boyutu ortaya çıkarılmazsa insan haklarına verdiği hasar da onarılamaz Amerikalıların ABD askerlerinin ve istihbarat ajanlarının tutuklulara işkence yaptığını öğrenmesinden bu yana ortada rahatsız edici bir soru duruyor: ABD hukukunu, uluslararası antlaşmaları, Cenevre Sözleşmeleri'ni ve temel ahlakı görmezden gelen bu karar hangi üst makama kadar uzanıyordu? Geçenlerde cevabı öğrendik: Sahada görevli en yüksek düzeydeki bazı yetkililer (Başkan Bush'un da açık bilgisi ve desteği dahilinde) tutuklulara işkence yapılmasını onaylamakla kalmayıp sert sorguların planlanmasına da katılmış ve emirlere uyanları adaletten koruyacak yasal bir yapının kurulmasına da yardım etmişti. Uzun zamandır Adalet Bakanlığı'nın işkenceden geçen insanlara Orwellyan hayır dualarını göndermek için hukuka işkence yaptığını ve dönemin savunma bakanı Rumsfeld'in tutuklulara kötü muamele yollarını gösteren bir listeyi onayladığını biliyoruz. Fakat ABC News ve Associated Press'in son haberleri başkanın o dönemdeki bütün üst düzey ulusal güvenlik danışmanlarının sorgulama politikasının oluşturulmasına katıldığını söylüyor: Başkan Yardımcısı Cheney, Rumsfeld, ulusal güvenlik danışmanı Rice, dışişleri bakanı Powell, adalet bakanı Ashcroft ve CIA şefi Tenet. Bu yetkililerin Irak işgalinin sonrasını planlayacak zamanı veya öngörüsü, ya da Usame bin Ladin'e yönelik avı tamamlayacak azmi yoktu. Fakat Beyaz Saray'daki onlarca toplantıda tutuklulara yönelik uygar ulusların işkence addettiği kötü muameleyi örgütleyip sorumlularına yasal koruma sağlamayı becerdiler. Bush bu ay ABC'ye bu toplantıları bildiğini ve sonuçlarına onay verdiğini söyledi. Yönetimin tutuklulara yönelik politikalarının hikâyesini takip edenler şok olmamıştır belki. Adalet Bakanlığı'nın Bush'un hukuka uyması gerekmedi iddiasıyla işkenceyi yeniden tarif eden ve tutuklulara kötü muamele edenleri yargıdan muaf tutan bir yasal çerçeve öneren bilgi notlarını okuyoruz. Bu gizli mesaiye yönetimin en üst düzeylerinde hasredilen zaman ve enerjinin miktarı, Bush ve ekibinin Amerikan yaşam tarzını korumak adına hukuku hangi yollardan zedelediğine, çarpıttığına ve ihlal ettiğine dair gerçekleri ne kadar bildiğini hatırlatıyor bize. Soracak sorularımız var: Özellikle de Bush'un ulusal güvenlik danışmanıyken alınan bu felaket kararlardan dolayı suçlanmaktan yakasını sıyırmayı beceren Rice'ın ve deneyimli bir subay olarak bu tür sorgulama yöntemlerinin pek bir işe yaramadığını ve esir Amerikalıları daha da fazla tehlikeye attığını bilmesi gereken Powell'ın rolünü sormak istiyoruz. İtiraz ettiler mi veya Amerika'nın dünya karşısındaki konumu açısından yol açabileceği vahim sonuçlar konusunda uyarıda bulundular mı? Bunu yapan kimse oldu mu? Bush, pis işlerinin boyutunu ve derinliğini ortaya çıkarmak yönündeki her çabayı bertaraf veya inkâr etti. Kongre Bush'un 11 Eylül sonrasında onay verdiği yasadışı dinlemenin boyutunu da muhtemelen örtecek ve giderek azalan umutlarla, Bush ekibinin Irak işgali öncesinde bir türlü bulunamayan (ama var olduğu iddia edilen) kitle imha silahları hakkında aslında ne bildiğine dair çok önceleri söz verilen raporu bekliyoruz hâlâ. Görünen o ki, cevap için yeni bir Kongre'yi ve yeni bir başkanı beklemek zorundayız. İdeal olan hem gerçeklerin açıklanması hem de hesap sorulmasıdır. Kamuoyu en azından gerçeği tam olarak bilmeli. Bazıları buna geriye dönük bir dikkat dağıtma çabası diyecektir, fakat Amerikalıların hasarı onarabilmesi ve bunların bir daha yaşanmamasını sağlayabilmesi ancak, Bush'un sekiz yıl boyunca hukukun üstünlüğünü hiçe sayıp sivil hakları ve insan haklarını ihlal edecek şekilde neler yaptığının bilinmesinden geçiyor. (Başyazı, 20 Nisan 2008) kaynak
__________________ Her Hakkım Saklıdır® |l|lllll|lll||ll||lll| 569076912008 SÜPERMEYDAN DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN www.aktifbir.com |
| | |
| Sponsored Links |
| | #2 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 1.470
Cinsiyet: Rep Gücü: 75 Rep: 7287 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Bush'un pis işlerinin gerçek boyutu ortaya çıkarılmalı Bu konuda ki görüşe katılmamak mümkünmü de arkadaşlar nedense benim alıma hep " kuşa bak" fıkrası gelir. ABD de, Türkiye de, AB ülkelerinde benzer konular basın dahil tüm örgütlerce izlenebilir çözülür veya çözülmez o ayrı bir konu ben başka bir boyuta dikkat çekmek istiyorum. Dünyamızda birde Rusya, Çin, İran, Kolombiya vs ile Afrikadan büyük ülkelerin yönetimlerinin yaptıkları var ki bizi (veya beni) doğrudan öncelikle Rusya, Çin millet olarak ilgilendiriyor, diğerleride insan olarak ilgilendiriyor. Kimileri bu ülkelerdeki işkence hafif suç, yok etme, soy kırım, hatta türk olmanın, müslüman olmanın suç sayıldığını görmemezlikten geliyorlar ama bizlerin ruhu bile duymuyor, çünki kuşa bak diyenler, bakmamamız gereken yerler olduğunuda tarif etmiyorlar mı. Oralarda yapılan zulüm, yanlış veya soy kırım insanlık suçu sayılmıyormu? Neden? Aklıma birde zaman zaman bizim sol söylemcilerin şu sözü takılır " Amerikan uşağı" yahu uşak olmak aşağılık birşey, kendi milletinden birine bunu yakıştırmak hoş değil de sanki amerikanın uşağı olunca kötü ama başkasının uşağı olmaya dünden razıymış havasını sezdirmeleri ve aklımıza getirdikleri " o taraf"a hiç toz kondurmamaları yok mu?, anlam veremiyorum gidiyor. Ben onlar kadar ABD ve AB karşıtıyım ama onlar benim kadar "o taraf" karşıtı olamıyorlar bir türlü. İçlerine nasıl sinerse onuda anlamam hani. İyi forumlar. |
| | |
| | |