![]() |
| | |||||||
GİRİŞ katogorisi Haberler forumu içinde "Türbanla ilgili yasa iptal edilebilir" başlıklı konu görüntüleniyor, "Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı tartışmalara yön verecek nitelikte. İşte o gerekçe.. Anayasa Mahkemesi’nin referandumla ilgili kararı, dosyalara sadece “şeklen” bakılmadığını ortaya koydu. Karar, Anayasa Mahkemesi’nin türbanla ilgili yasayı, içerik yönünden ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| SITE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Nov 2005 Nerden: Samsun/TURKEY Yaş: 33
Mesajlar: 5.681
Blog Mesajları: 21
Cinsiyet: Rep Gücü: 335 Rep: 32711 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı tartışmalara yön verecek nitelikte. İşte o gerekçe.. Anayasa Mahkemesi’nin referandumla ilgili kararı, dosyalara sadece “şeklen” bakılmadığını ortaya koydu. Karar, Anayasa Mahkemesi’nin türbanla ilgili yasayı, içerik yönünden iptal edebileceği anl***** da geliyor.. Üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasını amaçlayan Anayasa değişikliğine ilişkin tartışmalar sürerken, Anayasa Mahkemesi bu tartışmalara da ışık tutacak önemli bir kararın gerekçesini yayınladı. Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesini öngören ve referanduma sunulan düzenlemenin, gümrük kapılarında oylama başladıktan sonra değiştirilmesi üzerine açılan iptal davasını reddeden Anayasa Mahkemesi, gerekçeli kararında, çok önemli bir cümle daha ekleyerek, hukuka karşı ağır bir aykırılık durumunda şekil denetiminin sınırlarının tartışılabileceğinin işaretini vermiş oldu. Gerekçeli kararın bu bölümünde şu ifadeler kullanıldı: İŞTE O GEREKÇE “...Anayasa’nın 148’inci maddesinde, Anayasa değişikliklerine ilişkin yasaların esas yönünden denetimine yer verilmediği gibi, bunların biçim yönünden denetimleri de, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı ile sınırlı tutulmuştur. Yaptırımı iptal olarak belirlenmiş bu hususlar dışında, denetim olanağı bulunmayan tali kurucu iktidar iradesinin hukuksal geçerliliği üzerinden daha ileri bir tartışma yapmak için iptal nedenlerinden daha ağır bir hukuka aykırılığın varlığı zorunludur...” Söz konusu kararda “iptal” yönünde oy kullanan Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt’ün karşı oy gerekçesinde, Anayasa değişikliklerinin şekil denetimi konusunda kapsamlı yorumlara yer verildi. Şekil denetiminin sadece aritmetik bir işlemden ibaret olmadığını savunan Paksüt, bu denetimin, aralarında laikliğin de bulunduğu Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilkelerine uygunluğu yönünü de kapsayacağını belirtti. AYKIRI OLAMAZ Paksüt, yasama işlemlerinin Anayasa’ya ve evrensel kurallara aykırı olamayacağını ve bu yetkinin ancak Anayasa’nın ilkeleri çerçevesinde kullanılabileceğini vurguladı. Anayasal kurallara aykırı olarak yapılan değişiklik işleminin geçersiz ve yok hükmünde olduğunu kaydeden Paksüt, böyle bir durumda teklif yeter sayısı ve karar yeter sayısının varlığından söz edilemeyeceğini belirtti. Hukukçular ne dedi? Haberin devamı...
__________________ İlerlediğiniz yolda hiç zorlukla karşılaşmıyorsanız, Bilinki o yol asla sizi doğruya ulaştırmaz... |
| | |
| Sponsored Links |
| | #2 |
| Yeni Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 208
Cinsiyet: Rep Gücü: 9 Rep: 726 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türbanla ilgili yasa iptal edilebilir CHP'ye gerekçeli karar ŞOKU Anayasa Mahkemesi, 21 Ekim tarihinde yapılan referandumu düzenleyen anayasa paketinin iptal talebiyle CHP tarafından açılan davanın gerçekli kararını açıkladı. Anayasa Mahkemesi’nin 11. cumhurbaşkanlığı ile ilgili anayasa değişikliğinin iptaline ilişkin gerekçeli kararı, CHP'nin türban düzenlemesinin iptaline ilişkin hazırlığına da peşin yanıt niteliğinde. Yüksek Mahkeme: Anayasa değişikliğini esastan inceleyemeyiz CHP, Köşk'ün onaylaması halinde 411 vekilin oyuyla kabul edilen değişiklikleri 'esastan incelenmek üzere' Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğini açıkladı. Anayasa hukukçuları, Yüksek Mahkeme'nin sadece şekil yönünden inceleme yapabileceğini belirterek iptalin söz konusu olmayacağı noktasında hemfikir. CHP ve bazı hukukçular ise değişikliğin esastan görüşülebileceğini savunuyor. Kafalardaki soru işaretlerini gideren karar Anayasa Mahkemesi'nden geldi. Yüksek Mahkeme, 11. cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili anayasa değişikliğinin iptaline ilişkin gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, Yüksek Mahkeme'nin anayasa değişikliklerini esas yönünden denetleyemeyeceği vurgulandı. Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkilerinin, anayasa değişikliklerinde, "teklif ve oylama çoğunluğu ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlı tutulduğu belirtildi" denildi. Kara-rın başörtüsüyle ilgili anayasa değişikliğine emsal olması bekleniyor. 21 Ekim'deki halkoylamasını düzenleyen anayasa paketinin iptali talebiyle açılan davanın karar gerekçesi, 'Anayasa Mahkemesi'nin 10 ve 42. maddelerde yapılan değişikliği esas yönünden inceleyip iptal edeceği' şeklindeki yorumları geçersiz kılıyor. CHP ve DSP'nin başörtüsüyle ilgili değişikliği Yüksek Mahkeme'ye götürmesi durumunda bu karar emsal teşkil edecek. Yüksek Mahkeme, halkoylamasıyla ilgili 5697 sayılı kanunun iptali ve yürürlüğünün durdurulması taleplerini 27 Kasım'da oyçokluğuyla reddetmişti. CHP ve DSP'nin açtığı davanın reddine ilişkin kararının gerekçesi dün Resmi Gazete'de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararın gerekçesinde, davanın Anayasa'nın 148. maddesine göre şekil yönünden incelendiği kaydedildi. Halkoylamasıyla ilgili anayasa değişikliğinin, 'anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılmayı' düzenleyen 175. maddesindeki usullere göre yapıldığı ifade edildi. Kararda şöyle denildi: "TBMM'nin hukuksal tasarrufları, Anayasa'daki ayrık durumlar dışında, Anayasa Mahkemesi'nin denetimine tabidir. Anayasa Mahkemesi'nin, anayasa değişikliklerini şekil bakımından denetleme yetkisi, Anayasa'nın 148. maddesinin 2. fıkrasında referanduma sunulan-sunulmayan ve yürürlüğe giren-girmeyen yönünden herhangi bir ayrıma tabi tutulamaz. Nitekim Anayasa Mahkemesi, halkoyuna sunulduğundan dolayı henüz yürürlüğe girmediği halde, istem üzerine 5678 sayılı Anayasa Değişiklikleri Hakkında Kanun'un Anayasa'ya uygunluğunu denetlemiştir. Anayasa Mahkemesi'nin denetleyebildiği yasama tasarrufları üzerinde değişiklik yapma yetkisinin evleviyetle TBMM'ye ait olduğunda kuşku bulunmamaktadır." Anayasa'da olmayan kural 'var' sayılamaz Anayasa değişikliğinin 'yok sayılması' talebiyle ilgili ise Yüksek Mahkeme'nin anayasa değişikliklerinde yalnızca şekil denetimi yapabileceği vurgulandı. 'Anayasa'nın norm (kural) olarak tanımadığı bir tasarrufu, norm olarak var kabul etmenin imkânsız olduğu' belirtilen kararda, "Anayasa bir normun varlığını, bu normu ortaya çıkaran belirli bir iradenin varlığına bağladığı durumlarda, bu iradenin yokluğunun normun yokluğu anl***** geleceği açıktır." denildi. Gerekçede şu ifadelere yer verildi: "Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkilerini belirleyen Anayasa'nın 148. maddesinde, anayasa değişikliklerine ilişkin yasaların esas yönünden denetimine yer verilmediği gibi, bunların biçim yönünden denetimleri de teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlı tutulmuştur. Yaptırımı iptal olarak belirlenmiş bu hususlar dışında denetim imkanı bulunmayan tali kurucu iktidar iradesinin hukuksal geçerliliği üzerinde daha ileri bir tartışma yapmak için iptal nedenlerinden daha ağır bir hukuka aykırılığın varlığı zorunludur." Ayrıca, TBMM üye tamsayısının üçte birinden fazla sayıda, 277 milletvekilinin yazılı teklifi üzerine başlatılan anayasa değişikliği sürecinde, teklifin maddeleri ve tümünün Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğundan fazla oyla kabul edildiği ve Anayasa'nın şekil şartlarına uygun olduğu belirtildi. Cumhurbaşkanı'nın iradesiyle halkoyuna sunulan 5678 sayılı yasa ile 5697 sayılı yasada yapılan değişikliğin, yine Cumhurbaşkanı'nın iradesiyle yürürlüğe girdiği, değişen yasanın ise Yüksek Seçim Kurulu (YSK)'nun gözetim ve denetiminde gerçekleşen halkoylaması sonucunda kabul edilerek yürürlüğe girdiği ifade edildi. Karara, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Alifeyyaz Paksüt ve üye Mehmet Erten muhalefet etmişti. Üyeler karşı oy gerekçesinde, halkoylamasına ilişkin yasama işlemlerinin, Anayasa'ya ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olamayacağını savundu. Muhalif kalan üyeler, TBMM'nin halkoylaması süreci başladığı halde yasada tekrar değişiklik yaparak sürece müdahale ettiğini savundu. alıntı:samanyoluhaber.com |
| | |
| | |