![]() |
| | |||||||
GİRİŞ katogorisi Haberler forumu içinde "3 stratejik kaza ve 3 bilimsel sır" başlıklı konu görüntüleniyor, "Türkiye'nin geleceğini değiştirecek çok önemli projelerde görev alan bilim adamlarını, peş peşe gelen her biri diğerinden şüpheli olaylarda kaybettik TARİH: 14 Temmuz 2004 YER: Çanakkale-Gelibolu OLAY: TUBİTAK'ta görevli 3 bilim ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| SITE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Nov 2005 Nerden: Samsun/TURKEY Yaş: 33
Mesajlar: 6.050
Blog Mesajları: 25
Cinsiyet: Rep Gücü: 407 Rep: 39735 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | 3 stratejik kaza ve 3 bilimsel sır Türkiye'nin geleceğini değiştirecek çok önemli projelerde görev alan bilim adamlarını, peş peşe gelen her biri diğerinden şüpheli olaylarda kaybettik TARİH: 14 Temmuz 2004 YER: Çanakkale-Gelibolu OLAY: TUBİTAK'ta görevli 3 bilim adamı, traktörle çarpışan mibibüste can verdi. MİNİBÜS, karanlıkta ışıklarını yakmadan giden saman yüklü traktöre arkadan çarptıktan sonra, savruldu ve karşı şeritte son sürat gelen bir mercedes ile çarpıştı. Hurdaya dönen araçtan Ercan Kuruoğlu (31), Mustafa Aktekin (54) ve Yücel Kenter'in (32) parçalanmış cesedi çıkarıldı. KRİPTO CİHAZINI DENEDİLER TUBİTAK'ta 'güvenlik konusunda stratejik araştırma' yapan bu üç isim, Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen bir askeri cihazın, Çanakkale'de yapılan denemesinden dönüyordu. Cihaz, gizli bilgilerin güvenli şekilde korunması için geliştirilmişti. TARİH: 2006 - 2007 YER: Ankara OLAY: ASELSAN'da görevli 3 genç mühendis esrarengiz şekilde canlarına kıydı. MAKİNA Mühendisi Hüseyin Başbilen (30), 7 Ağustos 2006'da Pursaklar yolunda aracının içinde bileği ve boğazı kesilmiş, Elektrik Mühendisi Ünsem Ünal (30), 17 Ocak 2007'de Eymür Gölü kıyısında başından vurulmuş halde ölü bulundu. DOST-DÜŞMAN AYRILACAKTI Elektrik Mühendisi Evrim Yançeken (26), Batıkent'teki oturduğu binanın 6. katından atladı. ASELSAN'da, savaş uçaklarının dost-düşman ayrımını yapan sisteminin millileştirilmesi üzerinde çalışan 3 mühendisin ölümü kayda intihar olarak geçti. TARİH: 30 Kasım 2007 YER: Isparta-Keçiborlu OLAY: Boğaziçi ve Doğuş üniversitelerinden 6 bilim adamı, düşen uçakta öldü. ATLASJET'in Türbetepe'ye kuyruğunu çarparak parçalanan uçağındaki 57 kişi arasındaki Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Engin Arık, Doğuş Üniversitesi'nden Prof. Şenel Boyda ve Doç. İskender Hikmet ile 3 genç asistanları dikkat çekiciydi. PETROLE ALTERNATİF ENERJİ Hepsi fizikçiydi, Prof. Arık, nükleer enerjinin temelini oluşturan parçacık fiziği konusunda dünya çapında bir isimdi. Ve en önemlisi Türkiye'de bol bulunan toryumu, petrole alternatif enerji kayanağı olarak gösteriyordu. 3 olay 3 sır! Isparta uçağına binen bilimadamlarının ölümü akıllara Aselsan'daki 3 mühendisin sır intiharlarını ve TÜBİTAK'ta stratejik çalışmalar yapan kişilerin ölümlü kazasını getirdi Isparta'da düşen Atlasjet uçağıyla ilgili ilk resmi raporda hemen her şeyin normal çıkması, farklı senaryoları yeniden kamuoyu gündemine taşıdı. 57 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili tek sorunun 'rotadan sapma' olduğu belirtildi. İçinde çok önemli projelerde görev yapan bilim adamlarının bulunduğu uçağın sır dolu düşüşü, akla daha önce yine stratejik projelerde çalışan mühendis ve uzmanların ölümünü hatırlattı. Her biri önemli projelerde görev yapan Aselsan ve TÜBİTAK'taki bilim insanları da kayıtlarda 'kaza' ve 'intihar' olarak yer alan çeşitli olaylarla aramızdan ayrılmış; ardında cevapsız sorular kalmıştı. Aynı sorular, uçak kazasıyla ilgili ilk resmi raporun ardından bugün yine soruluyor: STRATEJİK ÇALIŞMALAR İlk olay 14 Temmuz 2004'te yaşandı. Gelibolu yakınlarında yaşanan bir kazada, Yücel Kenter (32) ve Ercan Kuruoğlu (31) hayatını kaybetti. Ağır yaralı Mustafa Aktekin (54) ise hastanede yaşamını yitirdi. Görünürde, hemen her gün görülen trafik kazalarından biri olarak olay kayıtlara geçti. Ancak, hayatını kaybedenlerin kimlikleri ortaya çıktığında binbir türlü senaryolar tartışıldı. Zira ölenlerden, Devlet eski Bakanı Ramazan Mirzaoğlu'nun damadı Ercan Kuruoğlu ile Mustafa Aktekin, 'ulusal güvenlikle ilgili stratejik çalışmalar yapan' iki isimdi. Yüzbaşı Kenter de, TÜBİTAK'ın, Kara Kuvvetleri ile ortak yürüttüğü bir projede görevliydi. Üç isim, TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen askeri bir cihazı denemek için Çanakkale'ye gitmişler ve dönüyorlardı. Cihaz, gizlilik dereceli bilgilerin korunması konusunda üretilmişti. İNTİHARLAR ZİNCİRİ ASELSAN'da da 3 sır intihar yaşandı. İlki 7 Ağustos 2006 günü meydana geldi. ODTÜ mezunu Makina Mühendisi Hüseyin Başbilen (30), Pursaklar yolunda otomobilinde bileği ve boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Başbilen'in 'Elveda' başlıklı mektup bırakarak intihar ettiği öne sürüldü. İkinci isim, yine ODTÜ mezunu olan ve ASELSAN'da bir süre çalıştıktan sonra görevinden ayrılan ve Miteks adlı savunma şirketinde görev yapan Elektrik Mühendisi Ünsem Ünal'dı (30). 17 Ocak 2007 günü Ünal, Eymür Gölü kenarında ölü bulundu. Kafasından tek kurşun almıştı. Olay, intihar olarak kayıtlara geçti. Üçüncü olay ise, 26 Ocak 2007 günü Batıkent'te oturduğu binanın 6. katından atladığı belirtilen yine ODTÜ mezunu Elektrik Mühendisi Evrim Yançeken'di (26). ASELSAN'da görev yapan Yançeken'in psikolojik sorunları olduğu ve intihar mektubu yazdığı belirtildi. Ve son olay... 30 Kasım günü Atlasjet'in uçağı düştü. Uçakta ölen bilim adamları, yine farklı senaryoları gündeme getirdi. Bir yanda incelemeler sonucu ortaya çıkan resmi belgeler, diğer yanda bitmek bilmeyen iddialar. Kamuoyu, olaylar hakkında inceleme ve davaların sonucunu bekliyor. (Güneş)
__________________ İlerlediğiniz yolda hiç zorlukla karşılaşmıyorsanız, Bilinki o yol asla sizi doğruya ulaştırmaz... |
| | |
| Herşey Yarı Fiyatına.. |
| | #2 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Aug 2007 Nerden: adana-ankara
Mesajlar: 2.597
Blog Mesajları: 2
Cinsiyet: Rep Gücü: 353 Rep: 34956 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: 3 stratejik kaza ve 3 bilimsel sır Geçenlerde Hulki Cevizoğlu'nun "Ceviz Kabuğu" programında çok güzel bir soru soruldu fakat kimse ısrarla cevaplamak istemedi.Soru şu idi; Düşen uçak bir ABD yapımı o yüzden kara kutu incelenmek için ABD ye gönderildi.İki yıl önce Adana-Irak seferini yaparken düşen uçak ise bir Rus yapımı neden karakutusu Rusyaya değilde ABD ye gönderildi.Ve neden sağ kurtulan tek kişi birdenbire şu anda hiç bir şey hatırlamıyor.Aslında bir çoğu bu sorunun cevabını tıpkı bizler gibi biliyorlardı fakat......... |
| | |
| | #3 |
| Banned | Cevap: 3 stratejik kaza ve 3 bilimsel sır bnece bu acık ack bı sabotajdır artık kım tarafınbdan yapıldıgıda apacfık bellıdır |
| | |
| | #4 |
| Banned | Cevap: 3 stratejik kaza ve 3 bilimsel sır Atlasjet uçağının Isparta’da düşerek 57 kişinin ölmesi bir şeyi göstermiştir: Türkiye tehdit altındadır. Türkiye tarihinin en büyük tehditlerinden biriyle karşı karşıyadır. Piyasacılık ve gericiliğin buluştuğu yerde kitle halinde ölüm olasılığı yüksektir. Hava taşımacılığına piyasa kurallarının egemen olması demek, kabaca, parası olanın uçak kiralayıp bilet satarak para kazanması demektir. Ucuz taşıyıp rakiplerine göre çok kazanmak için bakımdan, personelden, uçuş güvenliğinden kısılmaktadır. Piyasa böyle gerektirmektedir! Konunun gündeme gelmesi için onlarca insanın ölümü beklenmemiştir aslında. Türk Hava Yollarında örgütlü Hava-İş sendikası daha önceleri, kötü çalışma koşulları, yorgunluk ve uçuş güvenliği arasındaki ilişkilerin altını çizdiğinde, THY ve Atlasjet yönetimleri sendika hakkında suç duyurusunda bulunup dava açmışlardı! Kazanmak için ucuz hizmet vereceksin. Bunun için de maliyetleri düşüreceksin. Nasıl mı? Örneğin personeli çok çalıştırarak! Bu yolla kazaya davetiye çıkıyormuş; ne önemi var! Olmadı, işin içinden “pilotaj hatası” diye çıkmaya çalışırsın… Personele verilen değer son kazada uçuş ekibinden bir kişinin adının, ancak birkaç saat sonra açıklanabilmesiyle gözler önüne serildi! Madem işleyiş piyasaya teslim edilmişti ve öte taraftan devlet de küçültülecekti… O halde küçülen devlet de bu alanda denetimden kısmalıydı. Son kaza vesilesiyle ülkenin tek denetleyici kurumu olan Türk Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde sadece 125 kişinin çalıştığı açıklanmıştır. Bu sayı İngiltere’de 11 bin, Almanya’da 9 bin, Güney Kıbrıs’ta 900’dür! Bu sayıların piyasaya teslim olunduktan sonra düştüğünü söyleyemeyiz. Ama piyasaya teslimiyet, artık sağlıklı bir denetim mekanizmasının kurulması umutlarını gömmüş bulunmaktadır. Kaza vesilesiyle, işlerin yönetim ve denetiminin nasıl kadrolara emanet edildiği de görülmüştür: Karşımızda AKP’nin imam kadroları vardır. Bunlar açıklama yapamamakta, basın toplantısı düzenleyememekte, uçağın kara kutularını getirip, kamuoyunun eline oyuncak tutuşturur gibi masanın üstüne koyarak durumu kurtaracaklarını sanmaktadırlar. Bunların elinden sağlıklı, güvenli işleyişler kurmak değil, sadece ve sadece tasfiyecilik gelir. Kamunun tekelinde olması gereken, asla piyasanın kâr ilkesine terk edilemeyecek alanlarda yetki alan bu kadrolar, sadece devleti değil insan hayatını da tasfiye etmektedirler. Türkiye semalarında işte bu nedenlerle kaza rekorları kırılmaktadır. Uygun ray döşenmeden gazına basılan hızlı tren aynı mantık yüzünden katliama dönüşmüştü. TCDD’nin gaza basmasının nedeni demiryollarının bir süre içinde özelleştirilecek olmasıydı. Piyasacılığın ve gericiliğin üst üste bindirildiği İstanbul denizlerinde de kaza sayısının arttığı görülmektedir. Karayollarını zaten geçelim; Türkiye şiddetli bir savaşta yaşanacak kayıplardan daha fazla insanını düzenli olarak karayollarına gömmektedir. Hal böyleyken, Isparta uçağının düşmesiyle yine ortaya serilen komplo teorilerine bizim ülkemizde zerre kadar ihtiyaç yoktur. Tersine komplo teorileri suçun ve sorumluluğun gerçek kaynaklarını örtmeye hizmet etmektedir. Türkiye’de kitle halinde insanların ölmesi için kimsenin komplo kurmasına gerek yoktur. Piyasa ve gericilik bu işi zaten halletmektedir! Piyasa, kârı her şeyin önüne koyar. Piyasacılık “her şeyin başı kâr” demektir. Bu mantıkla yapılan işlerin daha verimli ve daha kaliteli olduğu, sermaye düzeninin büyük yalanıdır. Bu büyük yalan insanlığa edilmiş en ağır hakarettir. İnsanların iyisini, doğrusunu, sağlıklısını, dayanışma duygularına dayanarak, toplumun çıkarı için yapmak istemeyecekleri, yapamayacaklarını iddia etmektedir bu yaklaşım. Her şeyin, hatta insan hayatının bile önüne kârı yerleştiren piyasa, bir de gericiler tarafından sevk ve idare edildiğinde ortaya tam bir kepazelik çıkmakta, kitle kıyımı kaçınılmaz hale gelmektedir. Çünkü bu gericiler, piyasaya secde ederek beceriksizlik ve cehaletlerini örtmektedirler. İnsan hayatını, yolculuk güvenliğini para için tasfiye eden piyasanın hak ettiği devletleştirmeden başka bir şey değildir. |
| | |
| | #5 |
| Uye Grubu ![]() Üyelik tarihi: Mar 2007 Nerden: Sinop
Mesajlar: 1.673
Blog Mesajları: 19
Cinsiyet: Rep Gücü: 93 Rep: 9011 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: 3 stratejik kaza ve 3 bilimsel sır ASELSAN'ın 6 ayda ölen 3 mühendisten biri olan Başbilen'de onlarca kesik olmasına rağmen kan izi bulunmadı. Adli Tıp'ta 7 uzman intihar, 3'ü cinayet raporu verdi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin teknoloji geliştirme üssü ASELSAN'da silah sistemlerinde çalışırken 7 Ağustos 2006'da Ankara'daki Pursaklar-Ayancık Yolu'nda aracının içinde başı ve boğazı kesilmiş halde bulunan 31 yaşındaki mühendis Hüseyin Başbilen'in sır ölümü ile ilgili inceleme tamamlandı. Saatini ve alyansını çıkarıp otomobilin göğüs konsoluna bırakan Başbilen'in yanında intihar notu dışında bir de 3 cm. açık bir falçata bulunmuştu. Ölüm raporunda Başbilen'in vücudunda bulunan kesiklerden birinin boynun sol tarafında başlayan 20 santimetrelik, diğerinin ise el bileğinde 8 santimetrelik yara olarak kayda geçti. Ölümünde bu yaralara bağlı "damar açmaya" sonucu oluşan dış kanama sonucu gerçekleştiği ifade edildi. ELDE KAN İZİ YOK Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu'ndaki 10 uzmanın hazırladığı raporda; boyunda 'tereddüt kesikleri' olmakla birlikte, ölümün 'kişinin kendisi tarafından yapılmasının mümkün olduğu' yönündeki görüş oy çokluğuyla kabul edildi. 7 uzman 'intihar' raporu verse de 3 uzman "Cinayet' diyerek rapora şerh koydurdu. Olayın cinayet olduğunu söyleyen uzmanlar, intiharda görülen tereddüt kesiklerinin olmasının önemli olduğunu ancak bunun ortada cinayet yoktur kesinliğini belirtmediğini kaydetti. Muhalif uzmanlar tıbben Başbilen'in kendini keserken ellerine kan sıçramış olması gerektiğine dikkat çekti. 3 uzman "kişinin olay yerinde bulunuş şeklinin otopsi raporunda tarif edilen kesik tarzındaki yaraların nitelikleri ile oluşturdukları harabiyete göre kendisi tarafından yapılmasının mümkün olmadığını" da vurguladı. 2 ÖLÜME DE İNTİHAR Ölü bulunan iki kişiden ÖDTÜ mezunu Elektrik Mühendisi Halim Ünsem Ünal. ASELSAN'da bir süre çalıştıktan sonra görevinden ayrılan mühendis Ünal, 17 Ocak 2007 tarihinde, Eymür Gölü kenarında ölü bulundu. Kafasından aldığı tek kurşunla öldüğü belirlenen Ünal'ın intihar ettiği açıklandı. ODTÜ mezunu Elektrik Mühendisi Evrim Yançeken'in 26 Ocak 2007'de Batıkent'teki oturduğu binanın 6. katından atlayarak intihar ettiği ileri sürüldü. Evrim Yançeken, olay yerinde hayatını kaybetti. Yançeken'in psikolojik sorunları olduğu ve intihar mektubu yazdığı ifade edildi. Sabah |
| | |
| | #6 |
| Uye Grubu ![]() Üyelik tarihi: Mar 2007 Nerden: Sinop
Mesajlar: 1.673
Blog Mesajları: 19
Cinsiyet: Rep Gücü: 93 Rep: 9011 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | cinayet ile ilgili sürpriz iddia Öldürülen mühendisin avukatı: "Şüpheli isimler belirledik." Aselsan'da, birçok önemli proje yürüten ODTÜ mezunu makine mühendisi Hüseyin Başbilen'in, 7 Ağustos 2006 tarihinde aracının içinde ölü bulunmasıyla ilgili başlayan soruşturma devam ediyor. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda görevli 10 bilirkişinin hazırladığı ölüm raporunda, 7 kişinin olaya "intihar" demesine rağmen 3 bilirkişinin olayı "cinayet" olarak nitelendirmesi, soruşturmaya yeni bir boyut kazandırdı. Gelinen süreçle ilgili Hürriyet'e ilginç açıklamalarda bulunan Başbilen Ailesi'nin avukatı Birgül Güven, "Kamu adına yürütülen soruşturmada üç bilirkişinin şerh vermesi, Başbilen'in öldürüldüğü şüphelerini daha da artırmıştır. Artık yargının bu olayı bir dava haline getirip tüm detayları incelemesi gerekmektedir" dedi. Mühendis Başbilen'in ölü bulunduğu gün yanında taşıdığı çantada, brifing için hazırladığı çok önemli proje dosyalarının bulunduğunu belirlediklerini söyleyen Güven şöyle konuştu: PROJE DOSYASI KAYIP "Başbilen'in ölü bulunduğu araç içinden çıkan çantasında, projelere ait dosyaların olmadığı tespit edildi. İş yerinde ve evinde yapılan aramalarda da dosyalara ulaşılamadı. Mühendisin, babası Vehbi Başbilen'e dahi göstermediği ve 'bunlar çok gizli porojeler' dediği dosyaların bir anda ortadan kaybolması düşündürücü." ŞÜPHELİ İSİMLER BELİRLEDİK Raporda bulunan üç şerhe rağmen soruşturmaya takipsizlik verilmesi halinde AİHM'e kadar gideceklerini belirten avukat Güven şöyle devam etti: "Başbilen'in ölümüne takipsizlik kararı verilir ve olay yeniden intihar olarak nitelendirilirse, aile adına bireysel dava açacağız ve şikayetçi olacağız. Olayın cinayet olduğu yönünde şüphelerimiz var. Ayrıca cinayetle ilgili bazı şüpheli isimler de belirledik. Öncelikli talebimiz davanın açılması ve Başbilen'in geçmişe yönelik tüm telefon kayıtları ile iş yerindeki bilgisayarının incelenmesidir." Hürriyet |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Mesnevi | KANUNİ | Tasavvuf | 59 | 19-01-2008 12:45 AM |
| Fidye, kaza ve keffaret nedir? | EMRE | islam (Müslümanlık) | 6 | 24-09-2007 08:41 PM |
| Orucu bozan ve bozmayan durumlar | pandura | islam (Müslümanlık) | 0 | 08-09-2007 05:25 PM |
| Türkiye en stratejik madenin üzerinde | YukseLL | Haberler | 0 | 10-06-2007 08:24 PM |
| Teknoloji nedir? | doğangüneş | Teknoloji | 0 | 08-06-2007 08:52 PM |
| | |