![]() |
| | |||||||
Supermeydan Arşiv katogorisi Secim 2007 forumu içinde "Sol Bir Araya Gelmelimi" başlıklı konu görüntüleniyor, "Şu sıralar seçimlern yaklaştığı ve hatta erken seçim söylentilerinin ayyuka çıktığı şu sıralarda Solda birlik çağrısı var?sol partilerin ittifak kuracağı ve ülkeyi yeniden refaha taşıyacaklarını iddaa edenlerde var?Sizce yıllardır sol ..."
| Anketimiz: Sol İttifak Yapmalımı? | |||
| Sol Yeniden Bir Araya Gelsin? | | 8 | 36,36% |
| Sol Bir Araya Gelmesin? | | 7 | 31,82% |
| Kararsızım? | | 7 | 31,82% |
| Katılımcı sayısı: 22. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor | |||
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Banned Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: İSTANBUL Yaş: 24
Mesajlar: 2.745
Blog Mesajları: 1
Cinsiyet: Rep Gücü: 0 Rep: 32864 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Sol Bir Araya Gelmelimi Şu sıralar seçimlern yaklaştığı ve hatta erken seçim söylentilerinin ayyuka çıktığı şu sıralarda Solda birlik çağrısı var?sol partilerin ittifak kuracağı ve ülkeyi yeniden refaha taşıyacaklarını iddaa edenlerde var?Sizce yıllardır sol arasında süren küskünlük bitirilip yeniden eski günlere dönüpte Solda Birlik Yapılmalımı?Yapılırsa ülkeye faydasımı olur yoksa zararımı olur?Görüşlerinizi dile getirmenizi bekliyorum? |
| |
| Herşey Yarı Fiyatına.. |
| | #2 |
| Banned Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: İSTANBUL Yaş: 24
Mesajlar: 2.745
Blog Mesajları: 1
Cinsiyet: Rep Gücü: 0 Rep: 32864 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | İçi Boşaltılmıs Bir Kavram Solculuk Kavramlar o kadar aslından gerçeğinden saptırılmış-çarpıtılmış ki, iyi nedir-kötü nedir, güzel nedir-çirkin nedir, doğru nedir-yanlış nedir, karma karışık edilmiş. Yani ortalık toz duman bürünmüş, tabir yerindeyse AT İZİ, İT İZİNE KARIŞMIŞTIR. Kurt hep puslu havayı sever ya, bu ortamlardan meden umanlar da elbette bu kavram kargaşasından faydalanmışlardır. TÜRKİYEDE SOLCULUK; Bazı terimler, tanımlamak istedikleri olayı, nesneyi, olguyu ya da akımı açıkça tanımlamaktan çok, karıştırırlar. Türkiye'de, 'solculuk', böyle terimlerden biridir. 'Solcu' terimi, yaygın olarak 1960'tan sonra, özellikle de Türkiye İşçi Partisi'nin 1961'de kuruluşundan sonra komünistleri, sosyalistleri, sosyal demokratları, Kemalistlerin bir bölümünü kapsayan terim olarak kullanılmaya başladı. Bir yandan, 'komünistim, sosyalistim' demeyi göze alamayanlar için kolaylık sağlıyordu, diğer yandan da temel bazı sorunlarda ortak görüşlere sahip olan bir grup aydını adlandırıyor; onlar arasındaki kimi görüş ayrılıklarını örtüyordu. Örneğin 'kalkınma' sorununda devletçiliği benimsemek, askeri, siyasi, diplomatik bakımdan Amerika'dan bağımsızlığı savunmak, sanat ve edebiyatta halkçı-gerçekçi, kültürel bakımdan Batıcı-Aydınlanmacı olmak, solcu olmanın ölçütleri gibiydi. Siyasal bakımdan işçi sınıfının örgütlenmesi ve toplumsal hareketin öncü gücü olarak düşünülmesi, sermaye ve emek arasında net, kesin ayrım gözetmek ve emekten yana açık tavır koymak, işçi sınıfının iktidarını hedeflemek 'solculuğu' tanımlamak için o kadar önemli görülmüyor, bunların sözü edilmiyordu. Bu yalnızca, 'sol' içindeki çok önemli olmayan ayrım noktalarından biri olarak görülebiliyordu. 'Elbette sosyalistim, ama proletarya diktatörlüğüne karşıyım!', 'elbette sosyalistim, ama millî özel teşebbüsse karşı değilim!', 'benim için sosyalizm, İsveç sosyalizmidir!' diyenlerin hepsi 'solcu' sayılıyordu. 'Proletarya devrimini' savunanlar da, 'parlamenter rejim dışındaki bütün yollara gayrimeşrudur' diyenler de, ya da enternasyonalistlerle - milliyetçiler de, 'sol' ortak kavramının altında toplanabiliyordu. Terimin kapsamı bunca geniş tutulunca, tanımlanmasında kullanılan ölçütler de genelleşiyor, kapsadığı varsayılan grupların görüşlerinin ortak ve genel özelliklerini berraklaştırma uğruna darlaştırıyordu. Tanım öğeleri azaldıkça terimin kapsamı genişliyordu. Örneğin Mete Tunçay, 'Türkiye'de Sol Akımlar - I' adlı eserinin 'Giriş' bölümünde, terimin 'ideolojik içeriği'ni, şöyle özetliyordu: 'Solun çıkış noktası, insan, insanın akıl gücü, insan doğasının değiştirilebilirliği ve insanın eylem yoluyla kendini geliştirebileceği, yetkinleştirebileceği inancıdır. Bunun için solculuk, her insanın eşit özgürlüğe hakkı olduğunu ileri sürer.' (BDS yayınları, 1991, s.18) Görülebileceği gibi, 'sol'un tanımı, bu içeriğiyle Aydınlanma'nın ve Fransız Devrimi'nin temel felsefi önermelerine kadar indirgenmiştir. Kuşkusuz bu öğeler, aynı zamanda herhangi bir ülkenin komünistleriyle, sosyal demokratlarını olduğu kadar, liberalleri, hümanistleri de özdeşleştirebilir. Öyleyse, 'solcu' terimi, bir bakıma kapsadığı kavramları temel özellikleri bakımından belirsizleştirirken, kimi ikincil özellikleri öne çıkarmaktadır. Birbirlerinden farklılıkların esas olarak sınıf mücadelesi ölçütünde bulacak bu grupları açıklayıcı olmayan bir genelleme içinde eritmesi, terimin siyasal bakımdan da işlevsiz olmasına yol açmaktadır. Ayrıca, temel olmayan özellikler bakımından yapılan genellemeler, terimin kapsamı içinde görülebilenlere, üstlenmedikleri siyasal işlevler de yükleyebilmektedir. Bu yüzden, asla bir araya gelemeyecek olan siyasal görüşler, sınıf tavırları, 'birleşebilir', 'birleşmesi gerekli' akımlar gibi algılanabilmektedir. Her ideoloji, toplumsal örgütlenme ve sınıf mücadelesinin hedefleri içinde oynadığı rol bakımından anlamlıdır. Bu hedefler, tutumlar söz konusu edilmeksizin, 'sol' kavramının kendisinin birleştirici olabileceğini düşünmek yanıltıcıdır. İDEOLOJİ, SİYASETİN İÇİNDE AÇIKLIK KAZANIR İşçi sınıfı ideolojisine, bilimsel sosyalizme özgü olarak, Türkçe'de 'dünya görüşü' biçiminde oldukça yerinde bir karşılık bulunmaktadır. Bu terim, burjuva, feodal ideolojiler için, bilimsel sosyalizmde olduğu kadar yerinde bir içerik bulmamaktadır Bilimsel sosyalizm dışındaki ideolojiler, bilimsel olmamak, geleneklerden, alışkanlıklardan, mülk sahibi sınıfların siyasetlerinden izler taşımak gibi özellikleri dolayısıyla iç tutarlılıktan yoksundur; hayatın bütün alanlarını aynı ilkelere göre kavramak endişesi taşımazlar, açıklayıcı değillerdir. Daha çok, hitap ettiği grubu, topluluğu bilinçten farklı duygu, inanç, gelenek gibi bağlarla bir arada tutmaya hizmet ederler. Dünyayı açıklamaktan çok, onu bulanık bir biçimde ve 'tersine çevrilmiş' haliyle yansıtırlar. Bundan dolayı da, her siyaset içinde farklı görünümler kazanırlar. Burjuva siyaset, burjuva ideolojiyi de eğip bükerek, gündelik çıkarlara uygun hale getirmeye çalışır. Burjuvazinin ideolojisi, tarih boyunca da köklü değişiklikler göstermiş, burjuvazinin değişen karakterine uygun olarak değişik içerikler kazanmıştır. Buna karşılık işçi sınıfının bilimsel ideolojisi, bütün zamanlar boyunca temel karakteristiklerini dünya çapında korumuş, iktidar uğruna mücadelenin bir bileşeni olmuştur. Ülkeden ülkeye kimi tarihsel-kültürel özellikler dolayısıyla farklı renkler kazanmış olsa da, esas olarak dünya işçi sınıfının tek bir bilimsel ideolojisi olmuştur. Bu özelliği kazandıran, işçi sınıfının ulusal, bölgesel etkilerle değişmeyen temel nitelikleridir. KAPİTALİS SİSTEMİN FİNANS KURUMLARINDAN, DÜNYA BANKASININ YÖNETİMİNDEN GELEN, KEMAL DERVİŞ BİLE "SOLCU" OLURSA!!! Bu kısa özet, ideolojilerin kesin bir sınıfsal nitelik taşıdığını gösteriyor. Bu noktada, 'sol'u, bir ideoloji olarak tanımlamak, ama onun hangi sınıfın ideolojisi olduğunu belirsiz bırakmak doğru olmaz. Sınıf niteliği netleştikçe, 'sol'un yukarıda değindiğimiz kapsamı daralacak, genel ve soyut nitelikler ekseninde yapay olarak özdeşleştirilmiş siyasi akımlar arasındaki temel farklılıklar görülecektir. Türkiye'de 'sol'un tanımının genellikle sınıf ölçütünü dışarıda bıraktığı görülebilir. 'İlericilik', 'insancılık', 'değişime inanmak' gibi özellikler, açıkça emek ve sermaye arasındaki ayrımdan söz etmeksizin ve hangi sınıfın hangi yöndeki ilericiliği, hangi insan, hangi değişim gibi soruları yine sınıf açısından tanımlamaksızın açıklayıcı olamazlar. Günümüzde genellikle 'ilericilik', 'çember sakallı, örümcek kafalılara karşı olmak, başörtüsü takan öğrencileri üniversiteye sokmamak' biçiminde anlaşılmakta, ama bu terim çürümüş kapitalizmi savunup savunmamayı kapalı tutmaktadır. Hem kapitalizmden yana, hem de 'ilerici' olmak mümkün değilken, sırf dinsel gericiliğe karşı olduğu için en koyu kapitalizm savunucuları 'ilerici' gibi görünebilmektedir. Başörtüsüne savaş açanlar, üniversitelerdeki bilim düşmanlığına, YÖK gericiliğine gözlerini kapamaktadır. Ya da, örneğin küreselleşmeyi savunmak, 'değişime inanmak'la süslenirken, özelleştirmeye, tekelleşmeye karşı çıkanlar 'tutucu' olarak adlandırabilmektedir. Günümüzde emperyalizmin propagandacılığını yapanların en çok kullandıkları sözcükler bunlardır. Kendilerini bu kavramlarla reklam etmekte, işçi sınıfına ve emekçilere yönelik her saldırı, 'radikal, devrimci' olarak övülebilmektedir. Örneğin Kemal Derviş, IMF programlarının uygulanmasındaki güçlükleri soran gazetecilere 'devrim sancısız olmaz!' diyebilmektedir. Aynı zat, 'kalbim soldadır' da demiştir. Kemal Derviş'in anladığı 'sol' hiç kuşkusuz, yukarıda sayılan değerleri de kapsamaktadır. Çerçevesi bunlarla çizilmiş bir 'sol'un, onu kapsamadığı gerçekten söylenemez. SOLUN' BİRLİĞİ YERİNE SINIFIN BİRLİĞİ 'Solcu' çevrelerin inanmaya ihtiyaç duydukları 'solun birliği' efsanesi, işte bu gerçekler üzerine kurulmuştur. Aslında hepsini toplasanız 100 bin kişi etmeyecek olan bu 'bilinçli solcular', kendi aralarında defalarca birlik arayışına girmişler, her defasında yine bu temel gerçekler yüzünden, eskisinden daha kötü bir biçimde bölünmüşlerdir. 'Sol' teriminin aldatıcı özdeşlik görüntüsü, asla bir araya gelemeyecek olan siyasal görüşlerin, sınıf tavırlarının, 'birleşebilir', 'birleşmesi gerekir' akımlar gibi algılanmasına yol açmaktadır. Birleşememek ise, yine 'sol'un hastalığı gibi görünmektedir. Aslında bu 'solun' hastalığı değildir. Her biri farklı ideolojik ve siyasal yönelişleri, farklı sınıf kimliklerini ifade eden fakat 'solcu' oldukları için aynıymış gibi algılanan bu grupların, partilerin, kişilerin birliği ya imkansızdır, ya da geçicidir. Türkiye'de bu yolda harcanan zaman ve enerji, boşa gitmiştir, bundan sonra da aynı sonuca ulaşacaktır. Her şeyden önce, 'solun birliği' nesnel-toplumsal gerçekler açısından bir ham hayaldir. Bu, farklı sınıf ve tabakaların aynı ideoloji ve siyasette birleşmesini istemek anl***** gelmektedir, ki bilimsel değildir. Diğer yandan, 'solun birliği' uğruna mücadele, Türkiye'de daima işçi ve emekçilerle birlik gerekliliğinin önüne geçmiştir. 'Solcular', sanki birbirleriyle birleşmeden hiçbir iş yapamazlarmış gibi bu sorunu daima gündemlerinde tutmuşlardır. Bu da aslında, kendine güvensizliğin, halk kitleleri karşısında ürküntüye kapılmanın bir ifadesidir. Bugün açıkça anlaşılması gereken nokta, işçi ve emekçilerin birliğinin sağlanmasının, bütün bu boş uğraşlardan daha önemli olduğudur. İŞÇİ VE EMEKÇİLER, SAĞCI - SOLCU, DOĞULU - BATILI, ALEVİ - SÜNNİ, TÜRK - KÜRT, LAİK - ANTİ-LAİK ŞEKLİNDE, SAÇMA VE SUNİ BÖLÜNMELER İLE BİRBİRİNDEN YALITILMIŞ, BİRBİRLERİNE KARŞITLAŞTIRILMIŞ VE ÇATIŞTIRILMIŞLARDIR. İşçi sınıfı ve emekçiler, çok uzun zamanlardan günümüze, din, mezhep, siyasi görüş, milliyet, bölge, meslek grubu gibi ölçütlerle bölünmüş ve birbirlerine düşman edilmeye çalışılmıştır. Aynı sınıftan olduklarını, her işçinin bir diğerinin 'sınıf kardeşi' olduğunu anlayabilmesi için, Türkiye XIX. yüzyıl kapitalizminde yaşayan işçilerden daha geri durumda bırakılmıştır. Kuşkusuz bunda kapitalizmin kendisine özgü gelişme koşullarının da etkisi vardır. Ancak egemen sınıf politikaları ve propagandaları da, işçiler ve emekçi halk arasında ciddi duvarlar örmeyi başarmıştır. Farklı siyasal partilere oy veren, farklı mezhepten, milliyetten, farklı bölgelerden olan işçiler, tek ve aynı hak ve çıkarların peşinde kavga verdiklerini fark edebilecekleri koşullardan uzak tutulmuşlar, sendikalar özellikle bu ayrılıkları kışkırtacak biçimde örgütlenmişlerdir. Sınıfın birliğinin sağlanması mücadelesi, önümüzde son derece önemli bir mücadele alanı olarak durmaktadır. Bu yüzden, bir tek 'gerici' işçiyi sınıfın birliği davasına kazanmaya çalışmak, on 'ilerici solcuyu' sınıfa kazanmaktan daha önemlidir. Henüz içinden geçmekte olduğumuz çetin ekonomik-siyasal koşullarda bile, işçilerin ve emekçilerin mücadelesi gerçek bir birliğin çok uzağındadır. Aynı işkolundaki işçilerin mücadelesi bile, bölgesel farklıkların engeline takılabilmektedir. Emek Platformu Programı'nın bu bakımdan taşıdığı önem, kendi birliklerine kafayı takmış 'solcular' tarafından anlaşılamamıştır. Sınıfın birliği hedefini, "ideolojik netlik olmadan birlik nasıl olabilir, bir MHP'li işçiyle biz nasıl bir araya gelebiliriz" gibi sığ itirazlarla karşılamalarında da, kendisini gösteren şey 'ideolojik solculuk'tur. Oysa işçi sınıfının bilimsel ideolojisiyle donanmış bir bilinçte bu türden karışıklıklar yaşanmaz. Siyasi iktidar hedefini sınıfsal içeriğiyle birlikte tanımlayıp kavramış bir sosyalist için, sınıf içindeki farklı siyasal eğilimlerin ortak çıkar kavgasına engel olamayacağı ve işte bunun asıl değişimin kaynağı olduğu açıktır. İşçi–emekçi sınıfının iktidarını ve sınıfsız-sömürüsüz toplumu amaçladığını ileri süren her siyasi akımın, ilk yapması gereken şey, Türkiye'ye özgü 'solculuk'tan kurtulmak olmalıdır. SOLCULARIN BİRLİĞİ, NASIL BİR BİRLİK OLUR: Farklı ideolojik ve siyasal görüşlere sahip, öyleyse temelde farklı sınıf çıkarlarını temsil eden grupların bir araya gelerek işçi sınıfı gibi mütecanis bir sınıfın çıkarları adına konuşması olanağı zaten yoktu. Bu, sınıfın ve halkın değil, 'solcuların birliği' idi, bu yüzden de, 'sol' teriminin içinde taşıdığı aldatıcı birlik görüntüsünün kurbanı oldu. Türkiye'de artık bu tipte 'solculuk' tarihinin son demlerini yaşıyor. Belirsiz ideolojik ilkeler ekseninde yapay birlikler oluşturmak, sosyal demokratlar bakımından da yolun sonunu bulmak üzeredir. Çünkü artık, insanseverlik, ilericilik, laiklik, demokratlık, halkçılık, 'değişime inanmak', 'özgürlükçülük' gibi kavramların hepsi, çok açık olarak işçi-emekçi hareketiyle tanımlanmak, bu açıdan sorgulanmak zorundadır. Bu temelde anlam bulmayan, bununla tamamlanmış bir siyaset içinde somutlanmadan bu kavramların bir anlamı olamaz, kimseyi de etrafında gerçekten birleştiremez. 'İdeolojik solculuk', kapalı devre siyaset, kapalı devre demokrasi, kapalı devre mücadele demektir. Sınıfın büyük gücünü harekete geçirmeyi düşünmekten bile korkan bu 'solculuk', burjuva ideologların dediği gibi modası geçmiş bir akım halini almaktadır. Sadece 'fikirler üreten', 'her şeyin doğrusunu, haklısını bilen' ama bu fikirlere, doğrulara, haklılığa hayat verecek toplumsal güçle, işçi ve emekçilerle hiçbir ilişkisi olmayan 'solculuğun', egemen sınıflar tarafından ciddiye alınması beklenemez. ASIL OLAN EMEKÇİ SINIFIN BİRLİĞİDİR: Bugün Kapitalis sistemin küresel sömürü düzenini kurarak,azgelişmiş ülkeleri ve emekçi halkları sömürü savaşına karşı, dünden daha yakıcı bir zaruriyet olarak, sınıfın birliğinin sağlanması mücadelesi, önümüzde son derece önemli bir mücadele alanı olarak durmaktadır. Bugün sağlanması gereken bir tek birlik en geniş kesimleri ile emekçilerin birliğidir. Birlik konusunda açıkça anlaşılması gereken nokta, dil-din-mezhep-ırk-renk vb.gibi hiç bir suni-yapmacık ayrıma tabi tutmadan, aynı haksızlıklara, eşitsizliklere, yoksulluğa, işsizliğe ve sömürüye maruz kalan,aynı kaderi paylaşan, toplumun en geniş kitlelerin, tüm ezilenlerin ve alt gelir gruplarının, (işçilerin, işsizlerin, memurların, çiftçilerin, köylülerin, küçük esnafın, küçük üreticinin)emekçi kitlelerin birliğinin sağlanmasıdır. Bu gerçekten hareketle, toplumun tüm katmanlarından tüm işçi ve emekçilerin birliğinin sağlanmasının, "solcuların birliği" gibi bütün bu boş uğraşlardan daha önemli olduğu aşikardır. ŞUNU UNUTMAYALIMKİ SOL ÜLKEMİZDE HALKINA HİÇ BİR ZAMAN SAHİP ÇIKMADI?ŞU ANDA ÜLKEDEKİ İDEOLOJİK ANLAYIŞD BUNUN BİR ÖRNEĞİDİR?SOL GENEL ANLAMI BÜTÜNLÜK .KARDEŞLİK VE PAYLAŞMAK ANL***** GELİYOR AMA BİZİM ÜLKEMİZDE HEP YILLARDIR SÖMÜRÜLEN BİR KAVRAM OLMAKTAN ÖTEYE GİDEMEDİ?ŞUNU BİR KEREE DAHA HATIRLATMAKTA FAYDA VAR EĞER SOL BUGÜN HALKA SAHİP ÇIKSAYDI BURALARDA OLMAZDI? BU HALK İHANETİ HİÇ BİR ZAMAN SEVMEDİ SEVMEYECEKTE?bunlar tamamen benim görüşüm ama bazı arkadaşlarımız kızabilir fakat gerçekler bundan ibaret?burda amacım kimseyi tekil olarak itham etmek değil bende bunun bilincinde olarak genel olarak bir üslup kullandım?umarım bu yazdıklarım kimseyi rencide etmez bizler herkesin görüşlerine yer vermek isteriz bu konuya sizlerinde yorumlarınızı ve tavsiyelerinizi bekliyorum? |
| |
| | #3 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Nov 2005 Nerden: Kocaeli/Istanbul
Mesajlar: 556
Cinsiyet: Rep Gücü: 5 Rep: 143 ![]() ![]() | Cevap: Sol Bir Araya Gelmelimi Güzel bi yazı çalışması ve anket sorusu oluşmuş... Fakat kendi düşüncelerimize yer verirsek daha güzel olabilir... Sol Türkiye'de bir araya gelemez gelsede menfaatleri doğrultusunda bir araya gelebilir. Aynı şekilde Sağ bölümde... Göründüğü üzre şuan Günümüz Türkiye'sinde Solda iyi bir lider diyebileceğimiz bir insan yok. İnş ilerleyen dönemlerde iyi bir SOl görüşlü lider ortaya çıkabilir... Sol bölüm şuan artık gereksiz olaylar ile gündemi şişirmekle meşgül o bakımdan bir yere gelemeyeceklerdir bu mantıkları ile... Bana göre şuan Türkiye'de Siyaset Kısırlaşmış durumda Çünkü Herkes birbirine Boş Cümleler ile hakaret ediyor ve hiç bir Lider Ülkenin menfaatlerini düşünmüyor hepsi kendi cebine girecek paranın hesabını yapıyorlar... İnşallah iyi bir lider çıkacaktır.
__________________ Yazilan Mesajlardan Memnunsaniz Terazi'ye ( Belki Kullanici Gaza Gelip Daha Yararli Bilgiler Yazar... Konu Cerrah tarafından (26-03-2007 Saat 02:50 PM ) değiştirilmiştir. |
| |
| | #4 |
| Yeni Kayıt ![]() Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 2
Cinsiyet: Rep Gücü: 2 Rep: 10 ![]() | Cevap: Sol Bir Araya Gelmelimi SOL NE İŞE YARAR SOL ELDEN BİLİYORUZ:eek: :confused: :cool: :eek: :smile: :rolley:wink: es: :wink: |
| |
| | #5 | |
| SITE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Nov 2005 Nerden: Samsun/TURKEY Yaş: 33
Mesajlar: 6.143
Blog Mesajları: 25
Cinsiyet: Rep Gücü: 423 Rep: 41307 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Sol Bir Araya Gelmelimi Alıntı:
Forum Kurallarını okumanızı tavsiye ediyorum
__________________ İlerlediğiniz yolda hiç zorlukla karşılaşmıyorsanız, Bilinki o yol asla sizi doğruya ulaştırmaz... | |
| |
| | #6 |
| Super Aktif ![]() | Cevap: Sol Bir Araya Gelmelimi Solun bir araya gelme ihtimali yok gibi desem yeridir. Ne zaman birleşmeye kalksalar yok sen lider olacaksın yok ben olacağım tartışpmasına giriliyor ( aynısı sağ içinde geçerli ) Keşke birleşebilseler de mesela solda bir de sağda çok güçlü iki parti olsa. Bu seçimlerde zaten görünen o ki sağ partiler çok daha kuvvetliler. Solun birleşmesine devam etmek gerekirse şu an Türkiye'de DTP hariç toplam sol oyun oranı % 25'ler ile % 30 lar arasında ve maalesef bu oy potansiyeli için iyi bir lider eksikliği yaşanıyor. Ben sol görüşlü olmasamda birleşsin diyorum ama ümidim de yok |
| |
| | #7 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2007 Yaş: 37
Mesajlar: 495
Cinsiyet: Rep Gücü: 87 Rep: 8586 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Sol Bir Araya Gelmelimi Türkiye'deki mevcut olan dengesizliklerin giderilmesi, haksızlıkların ortadan kalkması, din ve vicdan hürriyeti noktasında somut adım atılması istikametinde olumlu olacaksa, elbetteki birleşmesi ülkemiz açısından çok iyi olur. Ancak... Ben kendi penceremden baktığım zaman şunu görüyorum; Koltuk ve benlik ön planda, ülkemizin problemleri ikinci planda olduğu sürece kendimizi kandırmayalım. |
| |
| | #8 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1.192
Cinsiyet: Rep Gücü: 140 Rep: 13723 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Sol Bir Araya Gelmelimi sol bir araya gelsinmi şimdi desemki aslanlar bir araya gelsin tabi hekesin hoşuna gider fakat akbabalar bir araya gelsin desem herkes sen nedemek istiyorsun diye benden alıntı yapar buda demek oluyorki ismi ne olursa olsun kim nereye giderse gitsin amaçları bu ülkeye ve bu ülkenin değerlerine hizmet olacaksa bir araya gelsinler isterim hatta sağcısı ,solcusu veya hak yolcusu hepsi bir araya gelsinler arkadaş bu insanlar bu ülkenin insanları hizmet bekliyor der saygılar sunarım |
| |
| | #9 |
| Yeni Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 71
Cinsiyet: Rep Gücü: 2 Rep: 92 ![]() | Cevap: Sol Bir Araya Gelmelimi solun birleşmesi iyi bir temenni buraya yazan sağduyulu arkadaşların(sağ görüşlü olsa bile) solun birleşmesinin ülkemizin adına iyi olduğunu düşündüklerini görüyorum. ancak alfa9 un başta belirttiği gibi solun içler acısı durumu yalnızca örgütsel olarak bölünme değil. siyasetsizlik, temel değerlerden temelli tavizler, dinamizmini ayakta tutan kadroların tasfiyesi ve solun temel olarak kendini devrimci diye ifade etmesine rağmen birçoğunun bırakın devrimci açılım ve atılımları mevzilerini bile koruyamayacak kadar aciz olması bence solun gerçek sorunlarıdır. kendini sol diye ifade eden bir grup ulusların kendi kaderini tayin hakkına saplanarak kürt hareketinin kuyrukçuluğuna saplanmış barzanici amerikancı planın parçası olmuş, bir diğeri özgürlükçü sosyalistleriz diyerek 1 mayıs alanında savaşma seviş diye slogan atacak kadar yılışıklaşmış. biri yurtseverlikle milliyetçiliği karıştırarak milliyetçiliği bırak kafatasçı olmuş. ve doğru teoriler üretme yeteneğini kaybetmeyen ama iyice marjinalleşmiş gruplarda orda burda polisle çatışmaktan başka birşeye akılları çalışmaz olmuş. peki sol nerede? yurtseverlik, enternasyonalizm, emeğin kazanımları, bağımsızlıkçı öğrenciler sahi nerede? bu durumda sol birleşse ne olur. birkaç toplantı yapılır kafa göz kırılır. yıllarca sürecek dedikodular başlar. ve seçimlerde aday listeleri milletin başını ağrıtır. bence çözüm solun birleşmesi değil. tek bir siyasi öznenin solun gerçek değerlerine sahip çıkarak yapacağı atılımlar solu da solcuyuda etrafında toplamaya yeter. çözüm şu beş yıl içerisinde kendini gösterecek. ve bahsettiğim siyasi öznenin ne olduğu herkesçe görülecektir. çünkü zaman herkesi sıkıştırıyor. birşeyler yapmazsak ne ülkemiz kalacak ne ortadoğu nede dünya... solun birliği yerine sınıfın birliği... |
| |
| | #10 |
| Yeni Kayıt ![]() Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2
Cinsiyet: Rep Gücü: 2 Rep: 10 ![]() | Cevap: Sol Bir Araya Gelmelimi Bu saatten sonra soldan bi sol olmaz kendine bile yararı olmaz artık |
| |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| İki Kadın bir araya gelirse | KopiLL | Kadınlar Kulübü | 8 | 15-06-2007 10:45 PM |
| | |