![]() |
| | |||||||
Kültür, Sanat katogorisi Belgeseller forumu içinde "“4857”" başlıklı konu görüntüleniyor, "“4857” Belgeselinin ilk gösterimi 12 Haziran Perşembe günü 21.30’da Beyoğlu Sineması’nda. Ekim 2007’de ard arda gelişen işçi ölümlerinin ertesinde, DİSK/Limter-İş Sendikası’nın çağrısı ile, çağrıya olumlu cevap veren TMMOB İstanbul İl ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| SUPER MODERATOR Altın Üye (mayıs 2008) ![]() Üyelik tarihi: Aug 2007 Nerden: adana-ankara
Mesajlar: 1.953
Cinsiyet: Rep Gücü: 188 Rep: 18536 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | “4857” “4857” Belgeselinin ilk gösterimi 12 Haziran Perşembe günü 21.30’da Beyoğlu Sineması’nda. Ekim 2007’de ard arda gelişen işçi ölümlerinin ertesinde, DİSK/Limter-İş Sendikası’nın çağrısı ile, çağrıya olumlu cevap veren TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul Tabip Odası, İşçi Sağlığı Enstitüsü ve akademisyenlerden oluşturulan Tuzla Tersaneler Bölgesi İzleme ve İnceleme Komisyonu’nun rapor çalışmaları da başlamıştı. Komisyon üyelerinin, o dönemde tersenelere giriş izni alamadıkları için çeper bölgelerde, işçi kahvehanelerinde, evlerde, çalışan mühendis ve doktorlarla Oda ofislerinde gerçekleştirdikleri mülakatları yakından takip ederek işe girişen Petra Holzer, Ethem Özgüven, Selçuk Erzurumlu ve Ömer Öztürk’den oluşan belgesel ekibi, Ekim’den beri Tuzla’ya vuran, kaçan, Tuzla’da oluşan pekçok farklı olaya şahit oldular. Hiçbir ulusal veya uluslararası kurumdan destek almadan yapılmış ve kolektif bir emek ürünü olan bu bağımsız belgesel, Tuzla’daki ölümlerle gündeme gelen yaşamı görünür hale getiriyor. Sürecin tüm muhatap ve müdahillerine, ulaşabildiği ölçüde yer veriyor, fakat onların deneyimlerini “üst üste koymuyor”. “4857”, kaynak ışığından, raspa tozlarından, eş ağıtlarından, inatçı direniş sloganlarından, soğukkanlı açıklamalardan örülü kendi müziğini buluyor. “Tuzla’da 4857 no’lu yasa uygulansın” talebinin, hayatlarına dokunduğu insanları görüyor, gösteriyor. Belgesel’in sinopsisi “Tuzla Mezarlığı, Tersaneler Bölgesi’ni kuşbakışı görür. Mezarlığın olduğu tepeden aşağı doğru inmeye başlayın. İşte solda geniş askeriye arazisi. Yemyeşil ve insandan arındırılmış. Sonra bıçakla kesilmişçesine betonarme apartmanlar başlar. Tuzla Havzası’nda çalışan işçilerin evleri, sabah yediden itibaren “dışarıda”, tersanelerde, deri sanayide, yan sanayide çalışanlar tarafından boşaltılır. Aile evlerinin arasına, ailelerin özlemi ve yataklarla doldurulmuş bekâr odaları karışır. Tepe aşağı devam edin, geminin ufacık parçalarını üreten atölyeler, E5 İçmeler Köprüsü’nün dinmeyen gürültüsü, dört yol ağzındaki hiç boşalmayan amele pazarı, banliyö treninin sesi. İçmeler İstasyonu’nu geçin, işte neredeyse Türkiye’nin bütün tersaneleriyle bezeli Aydınlı Koyu. Kırksekiz ayrı kapıdan her gün geçen işçiler, yüz insan boyu vinçler, saclar, onları birleştiren hız ve terdir. Tersanelerin zaman birimi yere düşen izmarit, endişesi ölüm ve geçim, umudu ve derdi, hepimizin umudu ve derdidir. Tuzla Mezarlığı, Tersaneler Bölgesi’nin kuşbakışı görür. sendika org...
__________________ |
| | |
| Sponsored Links |
| | |