![]() |
| |||||||
| Benim Sayfam (Günlük) Size özel kişisel sayfanızı oluşturup düşüncelerinizi özgürce ifade edebilir,kendinize günlük oluşturabilirsiniz |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() İlk şiirimi 14 yaşımda yazmıştım ve onları başka şiirler takip etti. Kendime güzel bir hatıra defteri alıp şiirlerimi ona geçirmiştim. O defter benim için çok kıymetliydi ve benim için manevi değeri çok fazlaydı. Bir gün o kadar emek verip yazdığım şiirlerimin bulunduğu hatıra defterim annemin öfkesine kurban gitti. ![]() O günden beri kendime ait bir defter yada ona benzer bir şey edinmedim. Benim sayfam ( günlük )bölümünü kim düşündüyse gerçekten çok güzel bir bölüm olmuş. Bu bölümü hazırlayan hangi yönetici yada moderator arkadaş ise onu tebrik ediyorum. Ben de kendi emeğim şiir ve hikayelerimi yada çok beğendiğim Şiir ve hikayeleri bu sayfada sizlerle paylaşmak istiyorum. Çok beğendiğim resimleride buraya koyacağım. Bu gizemli dünyada her türlü konuyu bulabileceksiniz. Benim gizemli dünyamın kapıları tüm üye arkadaşlara sonuna kadar açıktır. İsteyen girip gezebilir ve yorum yazmak istediği bir konu olursa yazabilir. Hadi bakalım farklı bir yolculuğa ne dersiniz? :) SAHARAY
__________________ Saharay'ın Paylaşımları Konu SAHARAY tarafından (06-05-2008 Saat 07:43 PM ) değiştirilmiştir.. |
| | |
| | #2 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Saharay'ın Gizemli Dünyası [url=http://imageshack.us] [/Uçurumlardan Atamadığım Kalbime İnsanların ne kadar kötü olduğunu görmek beni hiç şaşırtmıyor, fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce hayretler içinde kalıyorum. (Goethe) Yaşam yanıbaşımdan akıp gidiyor ve ben bir türlü yetişemiyorum. Yüreğimde buruk bir acıyla bakakalıyorum ardından. Anılardan kırıntılar var hatırımda, anlamsız ucuz zamanlara dair. Oysa anlamı olan bir şeyler arıyorum geçmişimde... Anlamı olan bir şeyler girsin istiyorum hayatıma... Hayatın bir yerinde bir fotoğrafa girmeye zorluyorum kendimi. Ama hep kenarda kalıyorum. Ben mi seçiyorum orayı hep? Yoksa onlar mı bana uygun görüyor, kestiremiyorum? Hep orada, yalanın, üçkağıdın, ikiyüzlülüğün, yalakacılığın olmadığı yerde kalıyorum. Hep kenarı uygun görüyorlar bana. Ortaları yalancılar, yağcılar, onursuzlar, üçkağıtçılar kapıyor... Gözlerime bakıpta asıl utanması gerekenler utanmıyor ey hayat, ben utanıyorum onların yerine, utanmazlıklarından ruhum daralıyor, yüreğim inciniyor. Bazen çevremden, her şeyden kaçıp kurtulmak istiyorum. Hayatın bu kirli sahnesinde insanın iğrençliği tiksindiriyor beni. Biliyorum ben iyi bir oyuncu değilim, kıvıramıyorum, kavrayamıyorum senaryoyu. Hayat yalancıyı,onursuzu, kıvıranı seviyor neylersin. Oyunun içinde aşağılık rolünü iyi oynayanı seviyor. Yüreğiyle değil, beyniyle oynayanı seviyor. Aldatmanın aldatılmaktan daha makbule geçtiği bir zamandayız ey hayat, bu yüzden hep aldatıldım... Oyunun adını bulmaya çalışıyorum, anlamaya çabalıyorum senaryosunu. Sevdiklerimin gözlerine bakıyorum, sevmediklerimin. Beni seviyor görünenlerin gözlerine bakıyorum, sevmeyenlerin. (Keşfettiklerim) bulduklarım, anladıklarım ürkütüyor beni. Ürküyorum hayattan ve hayatın rölünü iyi oynayan utanmaz haytalardan... Çevremdekilere bakıyorum mertlik, dürüstlük denen kavramlar çoğuna yakışmıyor. Küçücük çıkarlar uğruna böyle ucuz duygusuz yaşayabiliyorlar. Bazen baban, kardeşin bile ucuz çıkarlar için seni satabiliyor... Olsun, ilk kez yaşamıyorum hayal kırıklığını, ilk kez yaşamıyorum ihaneti. Çocukluğumdan biliyorum ki, uzak dağbaşlarında yaralara merhem yerine tütün basarak ayakta durabiliyor çobanlar... Ey yüksek uçurumlardan atamadığım kalbim, kanayan ve hiç kapanmayan bir yaraydı bıraktığın ömrüme. Bu yüzden acıyıp dururyor yüreğim, ömrümün susuz kalmış çiçeklerine... Uzlaşmasız kopuyor ilişkiler, parçalanan bulutlar gibi dumanlanıyor gözlerim. Anılar üşüşüyor belleğime, hüzünleniyorum, efkarlanıyorum, üzülüyorum... Ne çok kırıldım, ne çok şey yaşadım hayatın bu kirli sahnesinde. Sancılarla örülmüş bir ömürden geliyorum ey hayat, acılarla örülmüş bir ömürden... Kırgınlıklar kolay iyileşmeyen yaralardır biliyorum... Kalbime batan hançerin sapını tutan el önemli değil artık! Nasılsa en büyük darbeyi insan yakınlarından yer. Bir gün akşam olur elbet biter ömür, sızılar kalır geride. Bir de yüreğimde şiir kırıkları. Anladım ki, iki kere iki dört etmiyor her zaman. ah! kalbim ah! duyarlı yanım ortak oynanan bir oyunmu hayat? herkesin kendisini oynadığı yalnız bir tragedyayım ben maskesiz, seyircisiz her gece uykuya yatmış bir dağ gibi kederli kirpiklerini sulara dökmüş bir çiçeğim silahsızım kuşları vurulmuş bir gökyüzünde bir kar çölü ıssızlığıyım, durgun bir gölün sessisliği her gece bir ateşdağına tırmanıyorum bir kahır dağına hiç bir yol çıkmıyor umuda kalbimi iki buzdağının arasına koyup uyuyorum bir başka bahara açmak için çiçeklerimi Nuri Can .................................................. .................................................. ............. Haksızlığa sapıp bütün insanların seninle beraber olmasını sağlamaktansa, adaletle hareket edip tek başına kalmak daha iyidir. (Mahatma Gandi) ![]()
__________________ Saharay'ın Paylaşımları |
| | |
| | #3 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Saharay'ın Gizemli Dünyası
__________________ Saharay'ın Paylaşımları |
| | |
| | #4 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Saharay'ın Gizemli Dünyası GİTMEK Bu günlerde herkes gitmek istiyor Küçük bir sahil kasabasina Bir baska ülkeye, daglara, uzaklara... Hayatindan memnun olan yok. Kiminle konussam ayni sey... Herseyi, herkesi birakip gitme istegi. Öyle "yanina almak istedigi üç sey" falan yok. Bir kendisi Bu yeter zaten. Herseyi, herkesi götürdün demektir.. Keske kendini birakip gidebilse insan. Ama olmuyor. Hani kendimizden raziyiz diyelim, öteki de olmuyor. Yani herseyi yüzüstü birakmak göze alinmiyor. Böyle gidiyoruz iste. Bir yanimiz "kalk gidelim", öbür yanimiz "otur" diyor. "Otur" diyen kazaniyor. O yan kalabalik zira... is, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, Güvende olma dugusu... En kötüsü aliskanlik Aliskanligin verdigi rahatlik, Monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor. Kaliyoruz... Kus olup uçmak isterken, agaç olup kök saliyoruz. Evlenmeler... Bir çocuk daha dogurmalar... Borçlara girmeler... isi büyütmeler... Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor. Misal ben... Kapidaki Rex'i birakip gidemiyorum. Degil busehirden gitmek, iki sokak öteye tasinamiyorum. Alip götürsem gelmez ki... Bütün sokagim köpegim oldugunun farkinda Herkes onu o herkesi seviyor. Hangi birimizle gitsin? "Sirtinda yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardir; Evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin Kendi imalatimiz küfeler. Ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada. Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazim. Barik ufak kaçislar yapabilsek. Var tabi yapanlar, ama az Sadece kaymak tabakasi Hepmiz kaçabilsek... Bütçe, zama, keyif... Denk olsa. Gün içinde mesela... Küçücük gitmeler yapabilsek. Ne mümkün Sabah 9, aksam 18 Sonra baska mecburiyetler Sikisip kaldik. Sirf yeme, içme, barinmanin bedeli Bu kadar agir olmamali. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karsiligi, bir ömür yani. Ne saçma... Bahar midir bizi bu hale getiren? Galiba. Ben her bahar asik olmam ama Her bahar gitmek isterim. Gittigim olmadi hiç. Ama olsun... istemek de güzel. Can Yücel
__________________ Saharay'ın Paylaşımları |
| | |
| | #5 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Saharay'ın Gizemli Dünyası [url=http://imageshack.us] [/Seyduna ile Sirena'nın Hikayesi Uzak bir anadolu kasabasında geçiyor bu olay. Ailesi Sirena'yı kendinden yaşça büyük biriyle nişanlamıştı. Yüzü gülmeyen, gözleri solgun bakan sirenanın içinde fırtınalar kopuyordu. Ama derdini kimseye anlatamıyordu. Baba ataydı baba sözünün çiğnendiği ne zaman görülmüştü ki? Peki ya ben diye düşündü. Benim hiç mi hakkım yok kendim için bir şeyler istemeye ve yapmaya? Babam mutlu annem mutlu nişanlım demeye bile dilim varmıyor o adam mutlu peki ya ben? Düğünün olmasına 5 ay gibi bir zaman vardı. Sirena ne yapacağını bilemez bir halde bir çıkış yolu arıyordu kendine. Nişanlandığı adamı her gördüğünde kaçmak istiyordu çok uzaklara gitmek ve o adamın yüzünü bir daha görmemek. Daha 20 yaşında bir gencecik kızdı. Nişanlısı olacak adam nerdeyse babasıyla yaşıt gibi bir şeydi. O adamın karısı olacağı düşüncesi beynini kemirip duruyordu. Bir gün evlerinin karşısında bulunan okula yeni bir öğretmen tayin edildiğini duydu. Kasabada herkes bunu konuşuyordu.Kasabaya her yeni gelen insan herkeste merak uyandırırdı. Bir kaç gün sonra okulun önünden geçerken birden donakaldı. Karşısında bir çift yeşil göz ona bakıyordu. Yüreğinde bir şeyler kıpırdadı. İçi içine sığmıyordu. Kim bu diye düşünürken bir el uzandı ona doğru. -Merhaba ben Seyduna bu okula yeni tayin oldum. Sirena sadece bakıyordu konuşamıyordu. - Ben, ben Sirena hoşgeldiniz. hayırlı olsun diyebildi.Sonra koşar adımlarla eve doğru ilerledi. Gece olduğunda Sirena yeni öğretmeni düşünmekten uyuyamadı. Uzun boylu yeşil gözlü ne hoş bir bir adamdı diye düşünmeden edemedi. Hele de o bakışları sanki o gözlerde yolunu kaybetmişti bir an için. Hiç uyumadan sabah oldu. Hemen pencereye koştu. Okulun kapısı evlerinden çok iyi görünüyordu. Perdenin arkasında seydunanın gelmesini beklemeye başladı. Az sonra beklediği okulun kapısında belirdi. Ona bakarken içinin ona doğru aktığını hissetti. Bu duygu neydi anlayamıyordu. Daha önce hiç böyle olmamıştı. Hiç bir erkeğe böyle hayranlık duymamıştı. Böyle şeyler hissetmek yakışıkalmaz diye öğretilmişti Sirena'ya. Bir kadın sadece evlendikten sonra kocasını sevmek zorundaydı. Bekarken sevmekde neymiş diyordu annesi her zaman. Sirena okulun kapanış saatini sabırsızlıkla bekleme başladı. Hazırlandı onunla yeniden karşılaşabilmek için dışarı çıktı. Okulun önünden geçti fakat o ortalarda yoktu. Tam ilerlerken peşinden biri seslendi. -Sirena beni mi bekliyordun? Sirena kızardı,bozardı ne diyeceğini bilemedi.Kalbi yerinden çıkacaktı sanki. - Yok beklemiyordum başka işim var oraya gidiyordum dedi.Seyduna: -Sirena hiç iyi yalan söyleyemiyorsun, diyerek gülümsedi. Biraz konuşalımmı seninle ne dersin? Bu soruyu duyunca birden ürperdi aklına babasının söyledikleri geldi.Nişanlı olduğu gerçeğini bir kenara bırakması imkansızdı. Seyduna'ya cevap vermeden koşar adımlarla oradan uzaklaştı. Sirena her an Seyduna'yı düşünmeden edemiyordu artık. Bazen bakışları dalıp gidiyor.Gözleri nemleniyordu. Yemek yiyemiyordu. gülemiyordu. Düğün tarihi gün geçtikçe yakınlaşıyordu. Artık seyduna'yla karşılaşmaması gerekiyordu. Onu gördüğünde dünyayı unutuyordu. Bu duygu sirenayı esir almıştı. Ne yapacağını bilemez bir halde köşeye sıkıştığını hissediyordu. Bir gün annesi onu uzak bir akrabasına bir şey almaya yolladı. Yolda giderken yine o sesi duydu. -Sirena neden benden kaçıyorsun? Seninle konuşmamız lazım,dedi Seyduna. Sirena: -Ne söyleyeceksen söyle işim var gitmem gerekiyor dedi. -Sirena inat etme gel bir yerde konuşalım sana söyleyecek önemli şeylerim var dedi. Birbirlerinin gözlerine bakmaktan kendilerini alamıyorlardı. Sirena: -Ben nişanlıyım Seyduna eğer seninle konuştuğumu gören olursa yok ederler beni;dedi. Seyduna: -Çok kısa sürecek söz veriyorum dedi. Issız bir yere gittiler.Seyduna anlatmaya başladı: -Sirena seni ilk gördüğüm andan beri aklım başımdan gitti. Gözlerine ilk baktığım andan beri bir an olsun aklımdan çıkmadın. O günden beri ben kendimde değilim. Biraz araştırdım ve senin nişanlı olduğunuda öğrendim. Ama bu duygularıma engel olmuyor. Ben sadece sana bir tek soru soracağım. Nişanlını seviyormusun Sirena? Sirenanın gözleri doldu ve Seyduna'nın yeşil gözlerine bakarak. -Hayır sevmiyorum ailem benim rızam olmadan verdi beni. Seyduna: -Bunu tahmin etmiştim, dedi. Şimdi asıl soracağım soruya geleyim. Sana elimi uzatsam elimi tutup benimle gelirmisin Sirena ben nereye gidersem benimle gelirmisin? Sonra uzandı ve Sirena'nın elini tuttu. Sirena şaşırdı ilk defa bir erkeğin elini hissediyordu. Ne kadar sıcak ve yumuşak elleri vardı. İçinde bir şeyler eridi sanki. Seyduna'nın elini tutup giderse neler olacağını biliyordu. Döndü ve Seyduna'ya: -Bizim buralarda nişanlı kızın başkasıyla kaçmasının cezası ölümdür bunu biliyormusun dedi.Seyduna: -Eve biliyorum ama ahhh Sirena ben sana aşık oldum ölümün ne önemi var ki bu duygunun yanında, Hiç bir şey umurumda değil seninle buralardan çekip gideceğiz dedi. Onlar konuşurlerken o sırada oradan geçmekte olan babasının arkadaşı onları elele konuşurken gördü. Sirena hiçbirşeyden habersiz yaşadığı güzel anın tadına varmaya çalışıyordu. Seyduna'yla gidecekleri günü kararlaştırdılar. Sirena daha sonra işlerini halledip eve döndü. Evin kapısından girdiği an yüzünde babasının tokadı patladı. Neye uğrağını şaşırdı.Babası: Demek bunuda yapacaktın bize diye bağırıyordu. Bir yandan Sirenaya tekmeler savuruyordu. Sirena eziliyordu aşkı için acı çekiyordu. Yüreğindeki eşsiz duygunun bedelini biliyordu. Ama ne çare ki yürek söz dinlemiyordu. İsyan etti ve bağırmaya başladı: -Baba, babam sadece dinle beni. Ben başkasını seviyorum. Çok seviyorum babam. Senin yaşında bir adamla ben evlenmek istemiyorum!!! Zaten o insana bir duygum falan da yok. Bırak olmasın bu düğün işi vazgeçelim baba diyerek ağlamaya başladı.Babası: -Nişanlın ve ailesiyle bir araya gelip karar vereceğiz. O zamana kadar odaya kitleyeceğim seni dedi. Sirena çaresiz odaya girdi ve babasının kapıyı kitlemesinden sonra sürekli gözyaşı döktü. Bir an Seyduna'yı düşündü onun elinin sıcaklığını elinde yeniden hissetti. Gece oldu ses seda yoktu evlerinde. Belliki başka yerde toplanmışlardı. Sabah erken saatde odanın kapısı açıldı. Babası kolundan tuttu sürükleyerek evden dışarı çıkardı. Sirena: -Babam nereye gidiyoruz söyle bana,diyerek gözyaşlarına boğuldu. Aradan kısa bir süre geçti. Sirena babasının onu nereye getirdiğini anlamıştı sonunda. Mezarlığa doğru sürüklüyordu babası. Seyduna okula girmek üzereyken olanları gördü ve sirena'yla babasının peşine takıldı. Mezarlığa vardıklarında nişanlısı ve ailesi orda bekliyorlardı. Kocaman bir çukur kazılmıştı. Gece bunun hazırlığını yapmışlardı demek ki! Seyduna gözlerine inanamadı. Bir ağacın arkasından olan biteni izliyordu. Babası sirenaya dönerek: -Senin cezana karar verdik diri diri gömüleceksin ve yaptığının bedelini ödeyeceksin, dedi. Seyduna dayanamadı ve ortaya çıkarak: -Beni de onunla bir gömeceksiniz ortada bir bedel varsa ödenir diyerek Sirena'ya yaklaştı. Sirena'nın ellerini sımsıkı tutarak sadece sevgiyle gözlerine baktı. Gözleri doldu: -Varmı öyle tek başına gitmek! Anlaştığımız gibi beraber gideceğiz buralardan dedi. Sirena bütün acısını o an unuttu onunda gözleri doldu. Gözleriyle konuşuyorlardı sanki. Sirena'nın nişanlısının elinde bir tüfek vardı.Onlara doğrultarak: -Hadi yeter artık inin mezara diye bağırmaya başladı. Seyduna Sirena'ya yaklaşarak: -Korkma oldu mu ben yanındayım hiç ayrılmayacağız dedi. Aslında bize ne büyük iyilik yaptıklarının farkında değiller. Bizi ölüme beraber yollayarak bize iyilik ediyorlar diyerek Sirena'yı alnından öptü. Sonra yavaşça Seyduna mezara indi. Daha sonra elini Sirena'ya uzattı onuda aldı yanına. Sirenayı yavaşça yere boylu boyunca yatırdı.Sonra da kendi uzandı onun yanına. Kollarıyla sımsıkı sardı sevdiği kadını ve ikiside yanlarının üzerine döndüler.Bacaklarıyla Sirena'yı iyice kavrayarak sanki sadece kemikleriyle değil ruhlarıyla da birbirlerine geçtiler. Gözleri birbirlerine kitlenmiş gibi bakıyordu. Üzerlerine topraklar yağmaya başladı. İkiside hiç konuşmuyordu. Sadece nefes alıp verişlerini duyuyorlardı.Gitgide nefes almaları zorlaştı. İlk önce Sirena'nın soluğu kesildi. Seyduna bunu hisettiği an gözünden toprağa bir kaç damla gözyaşı aktı. Artık o da bıraktı kendini son bir çabayla daha sıkı sarıldı Sirena'sına. Seyduna'nın da soluğu kesildi. Toprak sarmaladı aşık iki bedeni... Yıllar sonra tesadüfen açılan bir mezardan Seyduna ile Sirena'nın birbirlerine sımsıkı sarılmış bedenleri çıktı.İlk mezara nasıl sarılıp yattılarsa kemikleri o şekilde duran iki aşık beden... SAHARAY
__________________ Saharay'ın Paylaşımları |
| | |
| | #6 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Saharay'ın Gizemli Dünyası ![]() BİR KEZ GÖNÜL YIKTIN İSE Bir kez gönül yıktınısa Bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi Elin yüzün yumaz değil Bir gönülü yaptınısa Er eteğin tuttunusa Bir kez hayır ettinise Binde bir ise az değil Yol odur ki doğru vara Göz odur ki Hakk'ı göre Er odur alçakta dura Yüceden bakan göz değil Erden sana nazar ola İçin dışın pür nur ola Belî kurtulmuştan ola Şol kişi kim gammaz değil Doğru yola gittin ise Er eteğin tuttunusa Bir hayır dua ettinise Birine bindir az değil Yunus bu sözleri çatar Sanki balı yağa katar Halka meta'ların satar Yükü gevherdir tuz değil YUNUS EMRE __________________
__________________ Saharay'ın Paylaşımları |
| | |
| | #7 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Saharay'ın Gizemli Dünyası ![]() Veda Kadın bunları düşünerek dışarda yağan yağmura aldırmadan, kendini sokağa attı. Yüreğinde son açılan yaradan hala kan damlıyordu. Aslında bu ilk değildi daha önceleride ruhunda derin yaralar açılmıştı. Ama son yarası öldürücü olmuştu. Diğer yaraları nasır bağlamışken son yarası hala kanamaya devam ediyordu. Bir yanında umutları diğer yanında hayalleri yağmur damlaları gözyaşlarıyla birbirine karışıyordu. Nereye gittiğini bilmeden saatlerce yürüdü ve masmavi denizin kenarında buldu kendini. Gözleri dolu dolu maviliklerde kayboldu. Bir yanında hayalleri diğer yanında umutları,yüreğinde kanayan yarasıyla denize doğru yürümeye başladı. Gözyaşları yanağından inci taneleri gibi yuvarlanıyordu. İlk önce umutları yavaş yavaş suya gömüldü daha sonra hayalleri. Bir kaç adım daha attı ve masmavi denizin içinde kaybolup gitti. İşte bunları düşünürken bir yandan da suya gömülüyordu.Birden çırpınmaya başladı.Ölümle yaşam arasında ince bir çizgide geziniyordu. Güneşin suya vuran ışıltısı suyun altını bile aydınlatıyordu. Son bir gayretle suyun yüzüne çıkmaya çalıştı.Gücü tükeniyordu ve zaman daralıyordu.Bir kere sudan başını çıkardı ve masmavi gökyüzüne son bir kez daha baktı. Sonra bir daha çıkamadı denizin derinliklerinden.... O güzel kadından geriye sadece bu şiir kaldı. Veda ediyordu göz yaşlarıyla denize sızıyordu duygular dalga kıranda öksüz martı ağlıyordu dayanamadı gök yüzü kadın ağladı sağnak sağnak son kez bakar gibiydi gökyüzüne siyah perçemli inci tanesi gözleriyle sonra bir adım attı ölüme sonra hayata bir adım ama ayrılık deplasmanında yenikti o hep kayıverdi geceden denizi ateş bastı ondan sonra o limanda hiç bir martı hiç bir zaman kahkaha atmadı... ''ben balıkların yalancısıyım'' SAHARAY
__________________ Saharay'ın Paylaşımları |
| | |
| | #8 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Saharay'ın Gizemli Dünyası ![]() İçimdeki Kadın Hani sevmek kıyamamaktı sevdiğine, Yüreğime ektiğin rengarenk sevgi çiçekleri, Tek tek soluyor kelimelerinin saplandığı yerde, Hani aşk gözlerden akan gözyaşlarına kıyamamaktı, Gözlerimden akan yaşlar zehir misali dökülüyor yüreğime İçimde sakladığım gerçek benliğim isyanlarda, Ellerinden tutup içimden söküp aldığın gerçek benliğimde, Önce öptüğün sonra yeniden kanattığın, Yaralarımdan kan damlıyor yine, Artık gerçek benliğimle vedalaşma zamanı, İçimdeki gerçek benliğim can çekişmekte, Ruh yorgun, yürek yaralı, gerçek benliğim suskun, Dil sustu, sevgi çiçeklerimin boynu bükük kaldı, Sessizce ağlıyor umutlarım, içimdeki kadının ölümüne… Saharay
__________________ Saharay'ın Paylaşımları Konu SAHARAY tarafından (06-05-2008 Saat 07:23 PM ) değiştirilmiştir.. |
| | |
| | #9 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Saharay'ın Gizemli Dünyası
__________________ Saharay'ın Paylaşımları |
| | |
| | #10 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 710
Cinsiyet: Rep Gücü: 50 Rep: 4997 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Saharay'ın Gizemli Dünyası
__________________ Saharay'ın Paylaşımları |
| | |
| | |