![]() |
| |||||||
| Benim Sayfam (Günlük) Size özel kişisel sayfanızı oluşturup düşüncelerinizi özgürce ifade edebilir,kendinize günlük oluşturabilirsiniz |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #171 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 778
Rep Gücü: 42 Rep: 4123 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası AŞK ANLATILMAZ YAŞANIR seni tanımasaydım tüm türkiye tanıyacaktı beni sana aşık olmasam kim tutacaktıki beni en güzelini çekecektim filmlerin aşkı anlatacaktım herkese oysa şu halime bak en sancılısını yaşıyorum aşkın, zamanın yorgun düşüp durduğu yerde. şimdi deli diyorlar bana arkamı dönünce, sırtıma fırlatılan gülüşlerden anlıyorum sonuncu olduğumu hayat denen yarışta ben son kulvardada geçerdim hepsini ama… aşk anlatılmazmış meğer filmlerde. aşkı bir kızın elinden tutmak bir kuytu köşede öpmek en güzel çiçekleri derip onun yumuşaçık ellerine vermek mektuplar yazıp kokulu kalemle zarfın üstüne kalpler çizmek saatlerce gözünün içine bakmak sanırdım eskiden… şimdiyse yaşıyorum ben aşkı tüm damarlarımı yakıp geçiyor aldığım her nefes oluyor ritmine uyuyor kalbim her atışta bakışlarımda bir derinlik var şimdi herşeyde seni görüyorum ellerim titriyor adını yazarken dilimde dolanıyor şimdi adının geçtiği her cümle uykular çoktan bıraktı gitti beni gecelerse şimdi zindan ben böyle bilmezdim aşkı bu kadar acıtacağını bilsem oynamazdım ben bu oyunu söker atarım şimdi bu kalbi ağlıyorum işte akıp git ne olur gözyaşlarımla rüzgar alıp gitsin seni uzaklara. hayat kısa derler, inanma ben aşık olalı yüzyıllar oldu yolun yarısındasın daha dediler yalan dostum, yalan ben çok gittim geldim bu yolları bir son adımı atmaya korktum yoksa bu kalbi söküp atacaktım döndüm yine başa yürüyorum işte.. yürüyorum.. yürüyorum yürünmesi gereken yerlere hani uzaklarda varolduğu söylenen kimsenin gitmeyi göze alamadığı yerlere gidilmesi zor yolların vardığı yerlere masallarda anlatılan kaf dağından öteye simurgun ülkesine, kaybettiğim umutlarıma yürüyorum işte bilinmeze. gözlerinin içine değil baktığın yerlere bakıyorum haytın anlamını arıyorum, baktığın yerlerde seni anlamaya çalışıyorum düşüncelerini okumaya çalışıyorum beni yakan bakışların arkasına gizledin kendini biliyorum ama bir tek fotoğrafına bakıp anlaşılmıyorki tüm bunlar eski hatalarını unuttum sana aşık olduğum günden beri boş bulundum o gün besbelli yoksa ben aşık olacak adammıydım hiç hesapta yoktun sen tüm türkiye tanıyacaktı halbuki beni albümde sararmış gitmiş bir fotoğrafta gömülecek bir adammıydım ben nasıl anlatıyım sana bilmem ki seni seviyorum demek yetmez seni seviyorum demekle anlatılıyorsa sevmek unut gitsin sevmiyorum ben seni tarif edilemeyen, anlatılmayan aşk nasıl ifade edilirki kelimelerle bir bulsam nasıl anlatılacağını gelip dayanacağım kapına ansızın ahhh…ah.. birde bilsem şu dünyada hangi kapı senin. postacılara sordum bilmiyorlarki adresini seni anlatıyorum şimdi bir güvercine sana söyleyemediklerimi yazıyorum bir bir bir beyaz güvercin gelip ellerine konarsa bir mektup var demekki benden sana kahretsin, giden kaçıncı güvercin halâ bir haber yok senden komşuları dolaşıyorum hergün “bana bir mektup gelecekti yanlışlıkla size gelmesin” yazdığım senaryoları yakıyorum şimdi bir bir içinde sen yoksun diye. seni anlattığım senaryolarıda yakıyorum bir bir kıskanıyorum seni anlasana yazılmıyorsun ki kalemle kağıtlara yazılacak olsan severmiydim sanıyorsun kız seni. anlatamayınca sevdiğine duygularını çalmalı mesela şairlerin şiirlerini okumalı sevdiğine insan, ben yazdım bunu diye şairler değilmi zaten seviyorum deyince, insanı mecnun ilan eden yada sen leylesın diyen her sevgili leyle ile mecnunsa düşünmek lazım uzun uzun neden ayrılıyor sevenler bir ayda bir ömür değilmiydi sevda şiirlerde çalmak lazım bu şairlerin şiirlerini yakmak lazım onları mum alevinde en acısı bu onlar için nede olsa şiirleri evlatları değilmi onların eskiyince renkleri uçar gider filmlerin o niyetle izledim ben, siyah-beyaz filmeleri solmamalı aslında filmlerin renkleri boyadan çalmamalı aslında yönetmen, senaristin hikayesini rengarenk boyarken yönetmeli insan hayatını uzun metrajlı olmak zorunda değilki her hayat kısa metrajlı filmede sığdırmalı insan kendini toplamalı insan sevapları ne kadar çıkarmalı bazende beyninde biriken düşüncelerin çürüklerini bazende bölmeli kalbini, paylaşmalı çarpmalı duvardan duvara günahlarını ben anlatmayı başaramadım şiirle aşkı bir kaç rakamla mezar taşları bile anlatmışken hayatı. matematikle anlatmayı denemeli birde aşkı ayrılıklar beşin karekökü mesela yada böl dörde yaşadığın yılları ilbahar-yaz, sonbahar-kış eşittir ölüm. en basiti aşk dostum bir seve kalp bir seven kalp daha eşittir aşk. yazdıkça uzuyor cümleler yani kirletiyorum bembeyaz bir sayfayı beynimdeki tüm zehirli düşünceyle durun okumayın gerisini zehirliyorum sizide istemeden gelmesin istiyorum şiirlerin sonu belkide anlatıveririm sanıyorum şu karanlık harflerle tüm çıplaklığıyla aşkı aşk anlatılmazmış meğer cesaretin varsayaşarsın herşeyi fırtınalarla yoldaş olursun yağmurlarla birlikte düşersin dünyaya yeni açmış bir çiçeğin tam üstüne damlalara bölünür yüreğin, bir damlası kırmızı yaprağına bir damlası dikenine, bir gülün yorulursan, korkarsan, bıkarsan yada terkedilirsen ansızın söker atarsın yerinden bu kalbi ama sakın bana aşkı anlatmaya kalkma çok dinledim, çok söyledim yani denedim yazdım sayfalarca, kır gitsin kalemleri sadece yaşanırmış bir ömür aşık olmak anlatılmazmış meğer Alıntı |
| | |
| | #172 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 778
Rep Gücü: 42 Rep: 4123 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Bir Mavi Çalarım Düşünden Yaprak hışırtısına gebe kalmış bekleyişlerde Kimbilir kaç öfke düşürür dalından sevda… Ira bir aşk basarken gözlerine Bir poyraz aşinalığına yürür gece Susar kanlıcada heybeti gülüşün Emanetlerde kızıl sayrı tutuşların Çığlığına saklı bensiz söylemlerinde Bir mavi çalınır düşlerden Yel ardı gülüşmelerde suskun bir gece Niyetlerinde fısıldamada öyküler ‘Si’ den ‘mi’ ye düşerken matemi gecenin Silinir efsunlu beklemler nihayetlerde Sonrası usullar bakışı çıkmaz sokaklar Üleşir sancıyı paydaş erenler Bir mikrofon çığlığında ağlar söz Ve de bis yapar gönül nem kaldılarda Sus paylarındayken yalnız bir öfke Büküntü içselinde dolaşır derbeder ömrüm İhtimal aşk döner Süzülür gölgenden ruh Ey sevgili! Son mavi de çalınırken düşünden Çöz bakışlarını üstümden… Işın ERGÜNEY |
| | |
| | #173 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 778
Rep Gücü: 42 Rep: 4123 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Yapayalnız 1) Ölseydim de bu hayattan kurtulsaydım Demekten bıktım Artık kapım çalınsa de kurtulsam Bu gafletli hayattan Bu anlamsızlığını her geçen gün katlayan Hayattan Demekten bıktığım Hayattan kurtulsaydım. Şu yalancı hayatta Kimleri tanımadık ki kimlerle dost arkadaş olmadık ki Neler yaşamadık ki bu anlamsız hayatta Ölümlerden döndük Uçurumlardan kurtulduk ve nice acılar çektik Yaşadığımız mutluluklar arasında Her şeye inat yaşadık yaşatıldık Sayısızca Her şeyin bir sayısı varken Sayıları sildik sayıları unuttuk Yaşadıklarımızın bir sayısı yokken Her şeyi bir kağıda yazsak İki kent arasındaki mesafe kadar olur belki Unutulmadık unutmadık yaşadıklarımızı 2) Ve artık Unutulduk bir kenarda Unutulduk yapayalnız bir odada Unutulmayı seçti Ve her geçen gün yabancı biri oluveriyoruz Her yüz bir anlam ifade etmiyor Her günün bir anlamı yok Yapayalnız bir odadayım Açık hava cezaevi gibi Her gün dört kez sayım veriyorum Buradayım kaçmadım bu hayattan diye Sanki bir şey ifade ediyormuş da Her gün dört defa mevcudiyetimi İspat ediyorum Yüreksiz kağıtlara Aptal kalemlerle Mevcudiyetimi İspat ediyorum Mevcudiyeti tartışılacak mekanlarda Vasıfsız beyinlere Tutarsız kişiliklere Mevcudiyetimizi Kanıtlıyoruz günde dört kez… AHMET DOĞRU |
| | |
| | #174 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 778
Rep Gücü: 42 Rep: 4123 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Yine Sen Geldin Aklıma Yine sen geldin aklıma Bir kor düştü solyanıma Sensizlik taaketti bu canıma Gel artık bas beni bağrına Seni görmediğim zaman Hasretine dayanmıyor bu can Düşünüyorum seni her an Sensiz olmuyor, ayrılık çok zor inan Sen de sevsen beni Sevindirsen seni seven, şu garibi Bitirsen zalim hasreti Yıksan kalbinin önündeki aşılmaz duvarı Harun Bozkurt |
| | |
| | #175 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 778
Rep Gücü: 42 Rep: 4123 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Bu Gözler Seni Arar Hasretin sonunda çekilmez oldu Özleminden gözlerimyaşla doldu Seni görmeyeli uzun zaman oldu Gel artık bu gözler seni arar oldu Gelip yanıma severmisin beni Yoksa hayır ben sevmem seni Deyip uçuruma yuvarlarmısın beni Cevabı sende bu soruya hayır deme Hayır dersen bu can çok acır Bu yaralı kalbim sensiz kalır Senin hasretinle yanar kor olur Üzme artık beni ne olur. Harun Bozkurt |
| | |
| | #176 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 778
Rep Gücü: 42 Rep: 4123 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Bitir Artık Hasreti Çok Yoruldum Hasretin deryasında kayboldum Sabahlara kadar ağlayıp kahroldum Ayrılığın ateşinde yanıp kavruldum Bitir artık hasreti çok yoruldum Aşkınla yanıp mecnuna döndüm Kerem gibi hep ardından koştum Ferhat gibi, yılmadım sana ulaşmaya çalıştım Bitir artık hasreti çok yoruldum Sensiz bu hayatta çok yalnızım Yaşamak için sana muhtacım Beni sevmen tek ihtiyacım Bitir artık hasreti çok yoruldum Senin kara gözlerinin tutsağıyım Sona ersin hasret aşkına kanayım Sana ölümüne sevdalıyım Bitir artık hasreti çok yoruldum Yarabbim bu ayrılık ne zaman sona erecek İçimdeki bu sızı ne zaman dinecek Yarim ne zaman bana dönecek Bitsin artık bu hasret çok yoruldum 21-03-2008 Harun Bozkurt |
| | |
| | #177 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 778
Rep Gücü: 42 Rep: 4123 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Bir Vatan Düşünün Bağımsızlık derin sevdadır bizde Savaşmışız her dem dağda denizde Bir vatan düşünün hep içimizde Gönüldeki canan gibi sevmişiz Bize nasip olmuş en mahir devlet Dünya görmemiş hiç, böyle bir kudret Biz ki içi dışı temiz bir millet Yuvasız canlara yuva, evmişiz Atalar dünyayı dize getirmiş Şer nerde, işini orda bitirmiş Tüm söyleyeceği iki satırmış En keskin kalemle, sözle dövmüşüz Gün gelmiş zalimin hali görülmüş Yüreği yandıkça merhem sürülmüş Sinesine şevkat kat kat örülmüş İyiliğe hayra her an tavmışız Yaşarken neleri görmüş bu millet Bir çileymiş başlı başına zillet Vatanı sarmış mı her koldan illet İman gücümüzle aşkla kovmuşuz Şerife Bacısı, Koca Seyyidi Vatanın en mümtaz iki yiğidi Biri kahramanı biri şehidi Dünyadaki iki büyük devmişiz Ülkem banisiyse O Ulu Önder: Gelmemiş böylesi,benzeri; ender Ay yıldız bayrağı astığı gönder Bizi yücelttikçe,`O`nu övmüşüz Engin Namlı |
| | |
| | #178 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 778
Rep Gücü: 42 Rep: 4123 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Rüyanın En Güzeli Gül denizinde yüzsem rüyamda Gül diyârina ulassam Gül bahçelerinde dolaşsam Gül kokuları kaplasa rûhumu Bir an karşımda bulsam Âlemlere rahmet Güllerin Sevgi dolu gönüllerin efendisini... En güzel güllerden bir gül koparip dalından Uzatsam, Efendimize (s.a.v.)'e Buyur yâ Resûlallah! Desem ...Ve gül'ü tuttuğu an Dondurulsa rüyam, uyanmasam Tâ ki, sevenlerinin O na kavuşacağı güne kadar Ne güzel olur! ALINTI |
| | |
| | #179 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 778
Rep Gücü: 42 Rep: 4123 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Türkiyem Dünyaya doğduğum,o demden beri, Gönlüne kurduğum köşktüm Türkiyem, Neşe kaynağımın,en muteberi, Sazında sözünde meşktim Türkiyem. Toz,duman içine,karıştığım gün, Bitmezdi çocukça,gönlümde düğün, Kimi gün neşeli,kimi gün üzgün, Efkârına bağlı ek`tim Türkiyem. Büyüyen bedenken,gönül alçaldı, Körpe gençliğimi seneler çaldı, Elde avuçta hep yarınlar kaldı, Gönlünde vadesiz tektim Türkiyem. Araştırdım; tek tek her bir yanını, Sokaktan caddeye,er meydanını, Gezerek gördüm her tür insanını, Sevilen sevdiren aşktım Türkiyem. Köyümde rençperdim,kentte müstahdem, Çalındım çırpındım durmadan, her dem, Ne ünvan istedim ne de bir kıdem, Kendi derdim,kendim çektim Türkiyem. Dağını taşını; bir gül kırmadan, Cepheden cepheye koştum durmadan, Neler olup bitti gün ağarmadan, Zalimler tahtını yıktım Türkiyem. Sana yanlış yapan her zaman kuldu, Pervasızca,kemce davranan oldu, Yok yoktu sinende her dertten boldu, Hepsini yerlere çaktım Türkiyem. Tüm değerlerinle güzel Türkiyem; Seni sonsuza dek yaşatmak gayem, Uğruna öldüğüm kanlı sermayem. Toprağına kanlar döktüm Türkiyem. ENGİN NAMLI |
| | |
| | |