![]() |
| | |||||||
SUPERMEYDAN ÖZEL katogorisi Benim Sayfam (Günlük) forumu içinde "Güzin Abla Sayfası" başlıklı konu görüntüleniyor, "Bir agacin kökleri ne kadar kuvvetliyse ve ne kadar topraga sarildiysa eger, agac da o kadar güclü ve sebatli olur! Firtinalar kopsa bile agac sarsilmaz! Sonbaharlarda yapraklar yere düsse bile, ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #141 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 684
Rep Gücü: 43 Rep: 4200 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Bir agacin kökleri ne kadar kuvvetliyse ve ne kadar topraga sarildiysa eger, agac da o kadar güclü ve sebatli olur! Firtinalar kopsa bile agac sarsilmaz! Sonbaharlarda yapraklar yere düsse bile, ilk baharin baslamasi ile agac yesillenir yine! Yapraklarin yere düsmesi bir eksilme olarak görülür bazen, ama aslinda bir yenileme, bir degisim, olarak görülmeli! Hayatta da öyle degilmidir, neler yasanir, neler görülür, nelerle karsilasilir, kimler gelir, gelenlerden kimler kalir?! Bazen en cok deger verdigin kisiler gider! Karlar kislar sadece bir iki agaci etkilemez onun disinda herseyi etkiler! Durmadan bir degisim icinde yasanir! Insan bazi seyleri elde etmek icin, bazi seylerden vazgecmek zorunda kalir! Ne sevgiler büyütür insan icinde! Kimi zaman sevgisine karsilik bulur, kimi zaman yalnizlikla bogusur! Hayat kim icin kolayki? Herkese!!! farkli sekillerde sunuyor zorluklarini!... Sen,.... T umlari gönlüme ekerken, köklerinin bu kadar kuvvetli ve saglam olacagini düsünmezdim!Öyle bir Sevgi ile büyümüski bu agac gönlümde, kökleri topraktan ayiramadim! Siddetle esen rüzgarlarin gücü bile sadece bir kac dali kirmaya yetti! Onlarin acisi da cogu zaman hemen geci verdi!... Sen,.. Bir kirilmis ayna gibisin! Kirilmis parcalari zorlukla birlestirdigim! Bana verdigin acilar her aynaya bakisimda yüzüme vursa bile, kendime engel olamayip yinede her zaman baktigim!... Sen,... O kadar büyük bir yer kaplamisin ki kalbimde, kimse onun büyüklügüne herhangi bir sekilde yaklasamadi! Dokunulmayan derinliklere saklanmis bir sarki gibisin! Yalniz kaldigimda, kendi kendime mirildadigim...Hic kimse farkina varip ayni sarkiyi söylemesin diye, bana soruldugunda sözlerini ve melodisini unuttugum bir sarki, dedigim... Gurur, Korku ve Kararsizlik!... Zaman zaman, en cok istedigim seylere engel oldu! Ben elimi kolumu sana dogru uzatirken, kollarim hep boslugu sardi! Bir adim sana attayim derken, sana ulasmak icin, kosmam gerektigini anladim! Kostum, yoruldum, ama yetisemedim! Ben daha yorgunlugumu üstümden atmadan, sen bana elini uzattin! Bu sefer ise ben, seninde kollarinin boslugu sarmasini istedim! Kactim, saklandim! Bir rüya olmasindan korktum! Gercek oldugunu anladigimda, kendime kizdim, sinirlendim! Bir rüya olsaydida ve uyanmak aci olsa bile, o rüya cok sürmeze bile görmeye degmezmiydi?!?! Bizim bir noktada bulusamamiz senin nasil hissettigini bilemememden doguyordu! Aslinda sende neler hissettiklerini bilmiyordun... Kimi zaman hic kimsenin yakin olmadigi kadar yakin oluyordun bana, kimi zamanda aramizda ucurumlar olusuyordu! Sonunda karanligin icinde kaybolup gittin, ardinda biraktiklarinin farkinda olmadan! Sen herseyi cözmeden kacmayi tercih ettin! Sana giden köPage Ranküyü yikmadan! Ben ise bu köPage Rankünün üstünde kali verdim...Ne geriye nede ileri gidebildim... Sevgi&Ask! Bu duyguyu sende tanidim, ve bu duyguyla beraber olgunlastim, büyüdüm! Simdi geriye baktigimda ve bir kac yil öncesini düsündügümde, hic bir seyin icimde eksilmedigini anliyorum. Sadece düsüncelerim degisti, beklemekten vazgectim! Gelsen belki yine dayanamaz kalbim, akar tüm duygularim sevginin seline, ve düsünmeden ve ayni sevgiyle dönerim, ama tutuklu degilim artik sana! Tutuklu olmam sevgimin ispati degildi, sadece degisikliklerden korktugumun ve herseyin oldugu gibi kalmasini istedigimin ispatiydi! Nasil bir sevgidir bu diyebilirsin belki! Ama benim icimden gecenleri ve hayattan beklentilerimi anlatsam bile anlayamazsin ki sen! Ayri dünyalarin insanlari derler ya... Bizde aslinda öyleydik! Ben beyaz oldugumda sen siyah oldun! Ben siyaha dönüstügümde ise sen beyaza karistin! Karma karisik bir dünya icinde, karma karisik bir sevgi iste! Demek ki biz sevgi altinda farkli seyler anladik! Farkli seyler anlasak bile ben seni sevebilcegim, verebilcegim, hissedebilcegim en büyük sevgiyle sevdim...Bu sevgiyi disa vurmaktan daha cok icimde yasadim! Bu sevgiyi seninle yasamaktan daha cok kendi basima yasattim! Ben sensiz seninle yasamaya alistim... Deger!... Sevmek bence kendinden vazgecip, sevdigine degeri oldugundan daha cok deger vermek degildir! Karsilikli bir sevgi yasaniyorsa eger, hem degeri oldugu kadar deger vermektir, hemde deger verildigi kadar degerli olmak yada olmaya calismaktir! Sevgine karsilik bulunmayinca, ve kendinden vazgecildiginde, insan hayatinda önemli olan diger seyleri de unutuyor...yada önemsememeye basliyor...Buda yanlis! Herseyden önemli insanin kendisi degilmidir! Herkesden önemli...Aynen öyledir! Fikrimce, karanliga bir günes dogmasini isteyen, bir kiprit yaksa karanligina, günesi bekliyecegine, zaten bi sekilde günese varir...Cünkü kiprit yakmasiyla birlikte, karanligi aydinliga dönüsür ve bu sekilde yolunu görebilir ve yürümeye basliyabilir... |
| | |
| Sponsored Links |
| | #142 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 684
Rep Gücü: 43 Rep: 4200 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası HUZUN BAHCEM Elimi acip kac kere goklere Ruyalarima gir diye Lanetler yagdirip kilometrelere Ne olur bu gece gel diye Bir ruzgar esiyor bak dinle Huznum tufan olmus gonlume Iste ben sen diye diye Gelmiyorsun iste ne diye? Bir yaprak misali dusmussun gonlume Bekleyecektim gunler, gecelerce Hatta senelerce Hic gelmeyecegini bile bile Elem ekmisim huzun bahceme.... |
| | |
| | #143 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 684
Rep Gücü: 43 Rep: 4200 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası SEN AGLA Canimi verecek kadar O yalan bakislara Aldanmisim yillarca Coktan kullenen askima Geri gelmeyecek zamana Simdi birazda sen agla Ne kadar yalvarsanda Geri donmeyecegim sana Adimi yazmisim bir kere yalnizliga. ALINTI |
| | |
| | #144 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 684
Rep Gücü: 43 Rep: 4200 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası BEKLERIM İsmin dilimde hece hece Gökyüzü ağlıyor şimdi halime İsyanlarım kalıplaşmış kalbine Başlıyor düşünceler tek tek dillenmeye Gecelerden bir gece Sanırım günlerden perşembe Sözler manasını kaybetmişçesine Depreşiyor gönlümde işkence Bekle... Bekle... Bekle... Beklerim gelsen de, gelmesen de. ALINTI |
| | |
| | #145 |
| Altın Üye (nisan 2008) ![]() Üyelik tarihi: Jun 2007 Nerden: izmir
Mesajlar: 1.372
Cinsiyet: Rep Gücü: 180 Rep: 17722 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası bravo güzin abla yüreklerimizi okşadın yine
__________________ |
| | |
| | #146 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 684
Rep Gücü: 43 Rep: 4200 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası |
| | |
| | #147 |
| Super Aktif ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.173
Cinsiyet: Rep Gücü: 105 Rep: 10297 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası ![]() canım ablacığım bak sana bu şirin kızı getirdim sanırım şeker istiyo :))))))
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! |
| | |
| | #148 | |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 684
Rep Gücü: 43 Rep: 4200 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Alıntı:
cANIM sELİNAMMMM YERİM BEN ONU YER ELLERİNİ O KENDİSİ ŞEKER ONU GETİREN ABLASI ONDAN ŞEKER BEN NEYAPAYIM ŞİMDİ BU İKİ ŞEKERİ ENİYİSİ BEN ONLARI YİYİM OLMAZMI ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM TATLIM ,BALIM ELİNE SAĞLIK..... | |
| | |
| | #149 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 684
Rep Gücü: 43 Rep: 4200 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Neydin Sen İğnelerin kapsüle dokunup mermiyi ateşlemesi gibi ateşliyordun günahların fişeğini..ama hep kendini yaraladığının farkında bile değildin..yaralı bir gemiye benziyordun..bulabileceğin tek ve küçücük bir rıhtıma yanaşmaya dahi razıydın..fakat her tarafın kokuşmuş sularla çevriliydi.. nereye gitsen etrafında kokuşmuş sular..!için mikroplarla kaynıyordu..yaranı iyileştirmeyi düşünemez bir haldeydin..eğer ALLAH rıhtımı gösterip şifa vermezse yarın batmış olacaksın.. Altın kaplı bir yelpaze ruhumu serinletmeye başladı..lakin yetersiz..!cüretkar bir yangın bütün aleviyle bütün vücudumu sardı..kalbimin bilmediğim bir noktasında atomlar patlıyor..yakıp yıkan bir enerji açığa çıkıyor ve bir yangın halinde yayılıyor tüm bedenime..atomları patlatan tetik ise;Sen.. ben artık bu aşkın yalnızlığa mahkum ettiği zavallı bir ırgatım..görebildiğim en son noktada sadece ayrılık var.. gözleriyle, acımasızlığıyla hayatımı süzen bir ayrılık..geriye değersiz bir tortu kalacak sonunda..derbeder bir tortu..! Bana şevkatli bir el lazım..zayıflığımdan dolayı şikayette bulunmayacak,öğüt vermekte üretken bir el..!çünkü bu aşk anlaşılmadık bir içeriğe sahip.ve ben acemiyim.. sana böylesine hayran olmak,seni delicesine sevmek ve böylesine hissetmek..! Bütün hayallerim seninle damgalandı.ama bir arzunun illete dönüşebilecek bir dürtüsü değil bu..! madde ötesi bir yakınlığın sımsıkı kavrayan parmakları.. ruhunu görebilseydim eğer ve dokunabilseydi ona..vuslatın en güzeli olurdu benim için..berrak bir ruhtan ibaretsin ve ben sana mahkumum..! halbuki anlatamadım..senden dünyevi hiç bir beklentim olmadığını ve sadece sana duyduğum sevginin büyüklüğünü ve saflığını öğrenmeni istedim..sence kötü mü yaptım..? neydin sen? bir rüzgar mıydın da şöyle bir esip geçtin..?yapraklarını döküp dallarını kırdın içimdeki sevgi çınarının..yüreğime ebediyet arzusunun çekirdeğini bıraktın..bedenim alev alev tutuştu böylece..sonsuz hayat az ötede duran canlı varlık kadar yaklaştı ruhuma.. neydin sen? bir ışık demeti miydin de RABBİM bu demeti çok güzel yarattığı nadide bir kalıp içinde sundu bana..? bir ayna mıydın? Gözlerimi kaybettim içinde ve şimdi ne seni ne de kendimi görebiliyorum..!neden bir an pencerelerine varana kadar açtın bana gönlünü?sonra bir başka diliminde zamanın esrarlı bir havaya bürünüp kapılarını bile kapattın yüzüme..! yoksa mevcut değil miydin? kuru bir ısırgan dalı mı sarstı beni? Ebediyete yönelik sevgi ve hasrete susamış kalbim,aslında mevcut olmayan seni bu kuru ısırgan dalında hissedip de aşka mı geldi..? şimdiye değin yaşadıklarım,körebe oynayan bir romantizmin köpüklerimiydi..? neydin sen? gökten avuçlarıma düşen bir damla su mu?kalbimin yangını bütün hücrelerimi sarınca buharlaşıp kayboldun..sonu gelmeyen bir heyecan mıydın ki kendi ellerimle hazırladım sonunu..?yoksa bu zavallı gönlümle yıkılmaz bir kule olarak mı algıladım seni ve sen bir kuştüyü olarak uçup kayboldun gökyüzünde..? bir şiirmiydin? içimi doldurdun gizemli mısralarınla,intizarınla..şimdi her mısra boşluğa asılıp kaldı,yapayalnız.. bir masal mıydın? Kuşların geceleyin ruhuma anlattığı bir efsane miydin,çağların ötesinden kopup gelen..?yoksa bulutların kulağıma fısıldadığı bir nağme miydin? seninle farkına vardım içimin ücra köşelerinin..karanlıklar içinde bırakılmış onurumuzu kurtarmak için bilendim seninle..kıskacına sıkıştığım bir döngüyü,yüzeysel endişeler çemberini kırdım sayende.. sayende adımlarımı yeniledim..ince bir alev gibiydin ama o alev bir yığın dinamiti ateşleyecek güçteydi.. neredesin şimdi? hangi tomurcukta?hangi iklim ve mekanda?bu günde mi,dünde misin? Hayalde mi düşte misin? her yere bakıp seni hatırlıyorum,yollara bakıp seni özlüyorum.. dünyamı saçlarının rengine bürüyüp kayıplara karışmasaydın,her şey bana acıyarak bakmayacak,yollar gözyaşıma şahit olmayacaktı..sana bir yabancı gibi uzaktan seslenmeyecek yüreğimde ağırlayacaktım seni.. bazen bir yağmur damlasısın,bir çiçek yaprağının,bir rüzgar perisinin bakışlarında buldum o mağrur,dimdik ve tavizsiz tavrını..sesin bazen ıssız bir köşede yankılandı.defalarca yılmadan dikkatle dinledim seni.. fevkaladeydin.. biliyorum ki ne her sevgili Leyla'dır,ne de her yürek Mecnun'a aittir.. ah bir yeterince anlayabilseydin beni!!ne bir öyküden arta kalan duygu kırıntısı,ne de bir boşluktan sızan aldatıcı bir ışıktır sevgim.. Lakin anlayabilse de anlayamasan da sevgim böyle ve sürecek.. alıntı |
| | |
| | #150 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 684
Rep Gücü: 43 Rep: 4200 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Güzin Abla Sayfası Umut Kırk yaşlarındaki adamın elleri koynuna gitti,çabucak koynundan çıkardığı kağıdı yine aynı yaşlardaki diğer adamın ellerine tutuşturdu.Karanlık sokakta yalnızdılar ama korkuyla çevresine baktı, sonra fısıldadı; -Gardaş gider değil mi ? -Merak etme sen,kendi ellerimle büyük elçiliğe vereceğim. Gülümsemeye çalıştı,ağzında dişlerinin nerdeyse yarısı yoktu. -Herhal haberleri yoktur.Yoksa bize yardım ederlerdi,değil mi? -Yok dedim ya..,Benim gitmediğim ülke kalmadı nerdeyse.Oralara da gittim.Kimsenin haberi yok. -Kağıdı yetkililere verirsin gardaş,hem sende söylersin neler çektiğimizi. Türkçeyi iyi konuşan Rus genç acele etti ; -Tamam tamam yakalanacağız hadi parayı ver. Adam yeni hatırlamış gibi koynundan yıllarca biriktirdiği parayı çıkardı. -Al.Açız,iş bulamıyoruz ama bu iş için helal olsun al. Genc Rus parayı sayarken,o anlatmaya devam etti, -Çinliler bizi aç bırakıyor,işsiz birakıyor.Bir çocuktan fazlası yasak,işsiz olanların çocuk yapması bile cezalandırılıyor. Erkeklerimiz,onların kızlarıyla evlenemiyor ama onlar topraklarımıza sahip olmak için,bizim kızlarla zorla evleniyor.Bazılarımız,hiç olmazsa kızları aç kalmasın diye evlendiriyor. Genc sıkılmıştı, -Yakalanmadan ben gideyim. Adam gözü yaşararak aceleyle sözlerini tamamladı;"İbadetimize de engel oluyorlar.Kadınlarımızın zorla başını açıyorlar." -Tamam hepsini söyleyeceğim,hadi eyvallah. Bir an durakladı,adamın altmışında gösteren yüzüne baktı,sanki kuşkulanmış gibi sordu; -Kaç yaşındasın ? -Kırk... Cevabı duyduktan sonra hızla uzaklaştı.Geride kalan adam,oğlu gibi görünen gencin ardından acılarla bezenmiş yüzüyle gülümseyerek el salladı.Bir süre,karanlık sokaklara baktı sonra yüzüne gülümseme yayıldı.İçinde yeşeren ümidi hissetti, dizlerine yeni bir can geldi.Yaşama yeniden bağlandı.Oysa ülkesinde, Doğu Türkistan da ölüm yaşının çok düşük olduğunu iyi biliyordu. * * * * * * * * * * Genc Rus,parayı alıp,mektubu atmayı düşünmüştü ama eksik dişleriyle kendisine bakan Türk'ün hayali peşini bırakmamıştı.Sonunda Çin’den ayrılmadan,Türkiye elçiliğine uğramış,mektubu vermişti. Yetkili mektubu alıp kendisine beklemesini söyledi.Ticaret için çoğu ülkeye giden Rus,bildiği bir kaç dilin içinde en iyi Türkçeyi öğrenmişti.Beklerken sehpadaki 1998 tarihli ama birkaç ay öncesinin gazetelerine gözü takıldı.Birini eline aldı ismini okudu; "Radikal" . Doğu Türkistanla ilgili bir yazı olduğunu farkedince okumaya devam etti; "Doğu Türkistan'daki Kökten Dinci Akımlar Çin'i Tehdit Ediyor " Bir görevli,elinde geri gönderilen mektupla dalgın Rus'a yaklaştı; -Büyük elçi meşgul sizle görüşemeyecek" . Rus,gazeteleri göstererek,şaşkın bir ifadeyle sordu ; -Bu gazeteler hangi ülkenin ? Görevli gülümsedi, -Türkiye. -Hepsi mi ? -Evet hepsi. Adam elindeki gazeteyi bırakıp giderken,gözünde Doğu Türkistanlı adamın yüzü canlandı,sanki kendisiyle konuşur gibiydi; -Sağol gardaş,sağol...sağol... İçinin burkulduğunu hissetti. Umut Işığı Bir günlük de olsa sadece kendinizi düşünün ve sadece kendiniz için yaşayın!.. Bir günlük de olsa gülümseyin ve zihninizdeki bütün kötülükleri, kinleri, düşmanlıkları, fesatlıkları, kıskançlıkları bir kenara bırakın; Sadece sevgiyi, dostluğu, mutluluğun güzelliğini düşünün ve tutun içinizde.... Bir günlük de olsa unutun bütün acılarınızı, kederinizi üzüntülerinizi; Sabah uyandığınızda aynada ilk kendinize gülümseyin. Çünkü eminim içiniz ferahlayacak, hayata daha bir umutla sarılacaksınız. Çevrenizle, kendinizle barışık, dost, umutlu ve mutlu olun yada öyle olduğunuzu düşünün. Gülümseyin, çünkü gülümsediğinizde hayata daha olumlu gözlerle bakmasını ögreneceksiniz. Daha olumlu düşünceler oluşacak beyninizde. Unutmayın hayata hangi gözle bakarsanız öyle görürsünüz!.. Bir günlük de olsa hayallerinizle yaşayın, güvenin çevrenizdeki insanlara ve ümit edin. Bunu denemenizde fayda var, en azından bir kaybınız olmaz!... O vakit dünyanın daha renkli, yaşamın daha zevkli, yaşanılır ve güzel olduğunu hissedeceksiniz. Unutmayın ki, umut en umutsuz, karanlık gecelerde bile ışığını esirgemez sizden. En zor anlarınızda bile yitirmeyin ümidinizi!... Çünkü umut etmek yaşanmış bir hayatın ardında yaşamaya yeniden tutunmaktır. Çünkü umut etmek çekilen acıların, çilelerin ardında yeni ve güzel bir günün doğacağı muştusuna inanmaktır!... Unutmayın ki, insanın elindeki en büyük sermayedir umut. Umutsuz yaşanmaz bu dünyada, umutsuz hayal bile kurulmaz. Kime ait olduğunu bilmediğim ama çok sevdiğim aşağıdaki öyküyüyü sizlerle paylaşmak istedim... Mumların Öyküsü!.. “”Dört tane mum usul usul yanıyordu... Ortalık o kadar sessizdiki, mumların konuşmalarını duyabiliyordunuz... Birinci mum dediki: ''Ben BARIŞ'ım.! Ama kimse benim yanmama yardımcı olmuyor.Sanırım yakında söneceğim.'' Alevi hızla azaldı ve sonunda tamamen söndü. İkinci mum: ''Ben VEFA'yım.! Ne yazıkki artık vazgeçilmez değilim.Onun için,bundan sonra yanıp durmamın bir anlamı kalmadı.'' Sözlerini tamamladığında esen hafif bir rüzgar onu tamamen söndürdü... Sırası geldiğinde üçüncü mum, hüzünlü bir sesle dediki: ''Ben SEVGİ'yim ! Yanacak gücüm kalmadı. İnsanlar beni unuttu,değerimi anlamıyorlar. En yakınlarını sevmeyi bile unuttular.'' Vefa'da daha fazla beklemeden sönüp gitti... Ansızın..! Odaya bir çocuk girdi ve üç mumunda yanmadığını gördü. ''Neden yanmıyorsunuz? Sizin sonsuza kadar yanmanız gerekmiyor muydu?'' dedi. Ve ardından ağlamaya başladı... O zaman dördüncü mum konuşmaya başladı: ''Korkma, ben yandığım sürece öteki mumlarıda yeniden yakabiliriz, ben UMUT'um!'' Çocuk parlayan gözleriyle UMUT mumunu aldı ve öteki mumları birer birer yaktı... UMUT ışığı yaşamımızdan hiç eksik olmamalı... ...Ki hepimiz onunla birlikte VEFA'yı, BARIŞ'ı ve SEVGİ'yi yaşatabilelim...”” Kendinizi bir gün için de olsa mutlu, huzurlu kılın. Kırılmayın kimseye, kimseyi kırmayın. Hacı Bektaş Veli’nin sözünü unutmadan yaşayın ”sizi incitselerde incitmeyin”. Küsmeyin size küsselerde. Affedici olun, onurunuzla oynayanları, yoksulluğunuzu hor görüp sizi aşağılayanları bile affedin, affetmek büyüklüktür. Düşman olmak kolay, önemli olan dost olmaktır insana, kurda, kuşa, çiçeğe, suya... Sabah kalktığınızda ilk kendinize gülümseyin, sonra çevrenizdeki canlı, cansız her şeye. Zengin- fakir, çirkin–güzel, büyük- küçük, din, mezhep, ırk ayırımı gözetmeden, herkesi kucaklayın sevin ve herkesi sevgiyle, saygıyla selamlayın.... Dost olun bütün insanlarla. bütün düşmanlıkları silin hafızanızdan. Dostluğa, sevgiye, yardıma ihtiyacı olanlara uzatın elinizi. Mutsuz, umutsuz uçurum kenarında bir canı düşünün. Bir insanı uçurum kenarından çekip almak, onu yeniden hayata bağlamak az şey midir?.. Var olan tüm güzelliklerden daha güzel değil mi?.. Dahası tutunacak dal olmanız az şey midir?.. İnsanlarımızın çoğunluğu sevgiden, hoşgörüden, umuttan, dostluktan, barıştan ve mutluluktan söz edilmesini ayıplarlar, daha önemli konularda ciddiyet beklerler. Varsın ayıplasınlar. Siz dostlukları deneyin. Güzelliklerin, dostlukların insanın hayatında, onların düşündüğünden daha önemli olduğunu göreceksiniz... Bir günlüğüne de olsa haramdan, riyadan uzak durun, aldatmayın kimseyi, dürüst çalışın, dürüst kazanın, helal yiyin; Elinizdekiyle yetinip şükredin ve şükran dolu yaşayın doğan güneşe, akan suya. Bir günlüğüne de olsa kırmayın, kızmayın, öfkelenmeyin, kötü söz söylemeyin, küfür etmeyin, incitmeyin, hor görmeyin hiç kimseyi, hiç bir canlıyı aşağılamayın... Dostça, insanca, yaşamın ve dostluğun umut çiçekleriyle donatın hayat yolunuzu... Gülümseyin ve ümit ederek yaşayın göreceksiniz ki tüm olumsuzluklara ve tüm kötülüklere rağmen hayat çok güzel!.. Yeni yılda umutları, tomurcukları bol daha nice yeni yılllar, yeni baharları yaşamak, sevgiyi, umudu ve dostluğu her zaman yaşatabilmek dileğiyle beraber, uğurunuz açık, yolunuz yüreğiniz kadar aydınlık. Sevinçleriniz, sevgileriniz, sevenleriniz, dostlarınız, mutluluğunuz ve şansınız bol olsun... Unutmayın! en ümitsiz zamanlarda bile ümit öten bir kuştur!.. En zor anlarınızda bile ümidinizi yitirmeyin!... Ümit ederek yaşayın... Unutmayın ki, umut en umutsuz, karanlık gecelerde bile ışığını esirgemez sizden... Umutla kalın, umutla yaşayın... alıntı |
| | |
| | |