FORUM SUPERMEYDAN  
Web Tasarım Estetik Estetik prefabrik key ödemeleri Alışveriş

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > GENEL & GÜNCEL > Bilim Teknik > Biyoloji

Malaria Tehdidi

Bilim Teknik katogorisi Biyoloji forumu içinde "Malaria Tehdidi" başlıklı konu görüntüleniyor, "Sıtma Hastalık yapıcı bir grup parazit olan, plazmodiumların, anofelsivrisineklerinin dişileriyle insanlara bulaşan had, ateşli birhastalık. Hastalığın en bariz belirtisi olan, titremeyle yükselen ateş plazmodiumun çeşidine göre değişik fâsılalarla olur. Teşhisi ..."

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 15-10-2007, 01:27 AM   #1
SUPER MODERATOR
 
orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
going means,going far. Going far means Returning
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
Yaş: 39
Mesajlar: 1.859
Cinsiyet:
Rep Gücü: 295 Rep: 29262
orkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyor
Malaria Tehdidi




Sıtma
Hastalık yapıcı bir grup parazit olan, plazmodiumların, anofelsivrisineklerinin dişileriyle insanlara bulaşan had, ateşli birhastalık. Hastalığın en bariz belirtisi olan, titremeyle yükselen ateş plazmodiumun çeşidine göre değişik fâsılalarla olur. Teşhisi kolay, tedâvisi ve korunması mümkün olan sıtma hastalığı çok eski zamanlardan beri bilinmektedir.

Batı dillerinde kullanılan 'Malaria' terimiİtalyancada 'kötü hava' anl***** gelir. Hastalığın en bâriz belirtisi olan titremeyle yükselen ateş plazmodiumun çeşidine göre değişik fâsılalarla olur. Teşhisi kolay, tedâvisi ve korunması mümkün olan sıtma hastalığı çok eski zamanlardan beri bilinmektedir.

Hastalığı ilk defa bildirenlerEski Mısırlılardır. M.Ö. 460-370 yıllarında Hippocrates de bataklık bölgelerde, tekrarlayan ateş ve dalak büyüklüğüyle seyreden bir hastalığın mevcudiyetini fark etmiş ve dört ayrı şekilde olabileceğini bildirmiştir. Torti (1753), ateşli hastalıklar için yazmış olduğu kitabında ilk defa “Malaria” adını kullanarak diğer hastalıklardan ayrı olarak ele aldı. 1894’te Manson, sıtmanın sivrisineklerle bulaştığını buldu. Eskiçağlarda kitleler hâlinde ölüme sebep olan sıtma, bugün de bu tehlikesini muhâfaza etmektedir.

Rusya’da Birinci Dünyâ Savaşından sonra beş milyon sıtmalı vardı ve bunların 60.000’i öldü. 1934’te Seylan’da üç milyon sıtmalının 100.000’i hayâtını kaybetti. Amerika’da ilk salgın 1938’de Brezilya’da vukû buldu ve 100.000 hastanın 14.000’i öldü. Salgın, 1942’de Nil Vâdisine kaydı ve Mısır’da 12.000 kişiyi öldürdü. Daha sonra Etyopya’da 15.000 ölü bıraktı. Savaşları ve tabiî âfetleri tâkiben Karayiblerde büyük hasar yapan salgın, 1963’te Haiti’de 75.000 kişinin ölümüne sebep oldu.

Yeryüzünde belirli bölgelerde sık bulunan hastalık 45 derece kuzey, 40 derece güney enlemleri arasında fazladır. Tropik ve subtropik bölgelerin hastalığıdır. Afrika’da ölen her yüz çocuktan onunun sebebi olan sıtma, Türkiye’de de önemli bir sağlık problemi olup, devamlı mücâdele edilmektedir.

Plazmodiler amibe benzeyen, mikroskopta görülebilen tek hücreli parazitlerdir. Çoğalmaları iki safhada olur. Birincisi, cinsî üreme safhasıdır ve sivrisineklerde vukû bulur. İkincisi, cinsî olmayan çoğalma safhasıdır ki, insan alyuvarlarında olur.

Enfeksiyonun kaynağı genellikle hasta bir şahıs veya belirtisiz bir taşıyıcıdır. Sıtma, sivrisineklerle bulaştığı gibi, hastalıklı kan nakilleriyle veya bulaşık şırıngalarla da geçebilir.

Plazmodiumların dört tipi vardır: Plazmodium vivax denilen tipi, tersiyana sıtmasını yapar. Ateş 48 saatte bir yükselir. Asya’da, Avrupa’da ve Akdeniz ülkelerinde bulunur. Afrikalılar buna karşı dirençlidirler.

Plazmodium malaria, quartana sıtmasını yapar, 72 saatte bir ateş yükselir. Az rastlanır. Hindistan, Asya ve tropikal Afrika’da karşılaşılır.

Plazmodium ovale az bulunur. 48 saatte bir ateş yapar. Bilhassa Batı Afrika’da vardır.

Plazmodium falciparum, tropikal bölgelerde, Güneydoğu Asya’da çok görülen bu tip, en şiddetli seyreden sıtma şeklini yapar. Ateşler daha uzun sürer. Nöbetler ortalama günaşırı gelir.

Sıtmanın özelliği belirtilerin nöbetler hâlinde gelmesidir. Nöbet başlamadan birkaç gün önce halsizlik, neşesizlik, iştahsızlık, başağrısı, sırt ve bacak ağrıları olur. Nöbet, şiddetli titremeyle yükselen ateşle başlar, terlemeyle sona erer. Fakat ateşsiz vakalar da olabilir. Tersiyana ve quartanada titreme çok fazladır. Hastanın bütün vücûdu sarsılır, çeneleri birbirine çarpar. Nabız hızlanır, başağrısı, sinirlilik, kollarda ve bacaklarda ağrılar olur.

Uzun süren durumlarda karaciğer ve dalak büyür, sarılık ve kansızlık gelişebilir. Solunum şikâyetleri ve hatta zâtürre olabilir. Menenjit, şuur bulanıklığı, çeşitli felçler meydana gelebilir. Enterit sıcak iklimlerde sık olur. Dalak kendiliğinden yırtılabilir, iç kanama olabilir.

Tedâvisi: Sıtmalı hasta devamlı yatakta bulundurulmalıdır. Kuvvetli besinler verilir. İlâç olarak ilk kullanılan kınakına kabuklarıdır. Bunları ilk kullananlar Güney Amerika’da Peruvia Indianlarıdır. Bunu ilk bildiren 1683’te Kontes dre Chinchone’dir. 1820’de bundan kinin elde edilmesi cihetine gidildi. İlk yapılan mepakrin idi, fakat yan tesirleri sebebiyle pek kullanılmadı. Daha sonra kinolon grubu ilâçlar geliştirildi ki, bunlardan klorokin hâlâ kullanılmaktadır.

Bu ilâçlar baskılayıcı ve tedâvi edici olarak iki şekilde kullanılır. Primetamin, proquanil, klorakin baskılayıcılardandır. Düzenli şekilde alındıklarında parazitin insanda gelişip, çoğalmasını önler. Sıtmalı bölgeye seyâhat edeceklerin bir hafta önceden bunlardan birini kullanmaları tavsiye edilir. Tedâvi ediciler arasında klorokin, primakin ve kinin sayılabilir. Klorokin en etkilisidir. Alyuvarlar içindekilere etki etmesine rağmen karaciğerdeki sporozoitlere etki etmez. Cinsi üremeyi önler. Dokulardaki parazitlere primakin daha etkilidir. Bu ilâçlar uygun kombinasyonlarda ve özel ekipler tarafından hastalara bizzat uygulanmaktadır.

Korunma: Sıtmayla mücâdelede en önemli hususlardan birisi sivrisineklerle mücâdeledir. Bunun için de en kıymetli yol anofel türlerini yok etmektir. Bu hususta dünyâda geniş çaplı ilk çalışma yirminci asrın başlarında Küba ve Panama bölgesinde başlatılmıştır. Bu eradikasyon (kökünü kazıma) neticesinde Küba’da 1899’da binde 999 olan hasta oranı 1908’de binde 19’a düşürülmüştür. 1939’da DDT’nin kullanılmağa başlanması başarıyı daha da arttırdı. 1946 yılında Dünyâ Sağlık Teşkilâtı sıtma eradikasyonunu geniş çaplı olarak ele almıştır.

DDT (Dichloro-diphenyl-trichloroethane) petrol içinde % 5 emülsiyon şeklinde evlere, ahırlara, kümeslere, püskürtülür. Yiyecekler, içecekler korunmalıdır. Bâzı tip anofeller DDT’ye karşı direnç kazanmışlardır. Bu yüzden yeni maddeler araştırılmaktadır. Bunlarla beraber bütün su birikintilerinin, bataklıkların kurutulması, nehirlerin, akarsuların düzenlenmesi gerekmektedir.

Ülkemizde sıtma eradikasyon çalışmaları 1926’dan bu yana ciddî sûrette ele alınmış ve başarı elde edilmiştir. Bu konuda 4871 sayılı kânun, çalışmaları disiplin altına almıştır. Sıtma, ihbarı mecbûri bir hastalıktır. Sıtma mücâdelesini, Sıtma Savaş Dispanserleri’nde özel eğitim görmüş ekipler ücretsiz olarak yürütmektedir.

1957’den sonra Dünyâ Sağlık Örgütünün plânlı çalışmaları ve dünyâ genelinde girişilen sıtma savaşı, dünyâda yaygın olarak seyreden bu hastalığı, hastalığa yakalananların sayısını, ölüm oranını gün geçtikçe azaltmaktadır. Türkiye’de sıtmayla savaş SSYB’ye bağlı Sıtma Savaş ve Eradikasyon Teşkilatı tarafından yürütülmektedir.

Bu ciddî çalışmaların netîcesi olarak 1970 yılında sıtma sayısı 1293 vak’aya kadar düşmüştür. Fakat “Sıtmayı ortadan kaldırdık” fikriyle çalışmaların bir ara duraklamasıyla, 1977’den sonra enfeksiyon sayısı birden artmış ve 28.849 kişi hastalanmıştır. Bu arada DDT’ye karşı direnç kazanan anofeller, hastalığı hızla yaymışlar, 1978’de 101.742 kişi hastalanmıştır. Bu târihten sonra sıkı bir aşılama kampanyası başlatıldı. Hastalık tamâmen yok edilemedi fakat hızlı yayılması önlendi. 1981’de ise bu rakam 53.403’tür. Türkiye’de daha çok Güneydoğu Anadolu, Çukurova Bölgesinde görülmektedir.


yazi alintidir'''


mevsimler degisti artik eskisi gibi degil' turkliye bu hastalikta 3ncu gurupta ancak

Turkiye collestikce tropiklestikce bu hastalik bizi tehdit edecek'
Nasil ki bu yaz Kırım Kongo viruslu kene hastaliklari cogaldi' Malaria da buyuk tehdit olusturacak
orkuorkun isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Herşey Yarı Fiyatına..
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Erkekler kısırlık tehdidi altında ErDaLL Sağlık 0 08-02-2008 12:41 AM
Düşük: Abortus serseriozi Anneler, Babalar, Çocuklar 0 31-05-2007 09:58 AM
kadın hastalıkları (Jinekoloji) sibel Kadın Sağlığı (jinekoloji) 8 16-10-2006 06:54 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:43 PM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!


Telif haklarını ihlal eden hertürlü materyal supermeydan.net de yayınlanamaz ve dağıtılamaz.Site içeriğini Kaynak göstermek şartıyla kullanmanız serbesttir.
Okur konuları ve yorumları kişilerin kendi görüşleridir.SuperMeydan.Net konu ve yorum içeriklerini benimsememektedir

Search Engine Friendly URLs by vBSEO