![]() |
| | |||||||
Kültür, Sanat katogorisi Genel Kultur forumu içinde "Ay ve Gün Adlarının Kaynakları" başlıklı konu görüntüleniyor, "PAZAR: Farsça "bâzâr" kelimesinden. Bâzâr; alışveriş yeri, yiyecek satış yeri. Bu addan anlam değişmesiyle, haftanın günlerinden birinin adı olmuş. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul.) PAZARTESİ: Farsça "bâzâr" ile Türkçe ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.231
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 368 Rep: 35829 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | PAZAR: Farsça "bâzâr" kelimesinden. Bâzâr; alışveriş yeri, yiyecek satış yeri. Bu addan anlam değişmesiyle, haftanın günlerinden birinin adı olmuş. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul.) PAZARTESİ: Farsça "bâzâr" ile Türkçe "ertesi" kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul. SALI: İbranice'den pazartesi ile çarşamba günleri arasındaki gün. (Kaynak: Temel Büyük Türkçe Sözlük,Dr.Mehmet Doğan,Bahar Yayınları,1994,İstanbul) ÇARŞAMBA: Farsça'dan, çehar-şenbe (dördüncü gün). (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul.Kaynak: Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,Ankara,1965) PERŞEMBE: Farsça'dan "penc-şenbih" (beşinci-gün) anlamında.Kelime bozularak alınmış. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul. Kaynak: Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,Ankara,1965) CUMA: Arapça'dan haftanın altıncı günü. (Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara); Arapça'dan cem'den, cum'a (toplantı,toplanmadan cuma.) (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul) CUMARTESİ: Arapça cum'a ile Türkçe irte'den cuma-irtesi. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul) OCAK: Eski Türkçe'den od(ateş)dan odak/ocak (ateş olan yer ateşlik) (Kaynak :Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul) ŞUBAT: Süryanice'den, şabat/şobat. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Süryani dilinden, yılın ikinci ayı, ki yirmi sekiz (artık yıllarda yirmi dokuz) gün ( Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara) MART: Latince'den yılın üçüncü ayı. (Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara); Latince'den Mars(savaş tanrısı)tan martius (Mars'la ilgili olan,Mars ayı)(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul) NİSAN: Süryanice'den, nisanna (kökeni Akad. nisannus)dan (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Süryanice'den yılının döndürcü ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara) MAYIS: Latince'den, yılın beşinci ayı. (Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara); Latince'den, maius (magnus/büyük, maior/daha büyük, maius)tan mayıs..(Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul) HAZİRAN: Süryanice'den hazaran/hazuran (sıcak, hazıran)dan haziran. (Kaynak :Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Süryanice'den.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara) TEMMUZ: Sümerce'den dummuzi'den, İbranice'de tammuz (efendi, bey anlamında). (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul) AĞUSTOS: Latince'den augustos (Roma İmparatoru Agustos'un adından) tan ağustos. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Latince'den, yılın otuz bir gün süren sekizinci ayı.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara) EYLÜL: Süryahice'den, aylul (eylül)dan, eylül (üzüm ayı). Hint-Avrupa dillerinde "eylül" ayının karşılığı yedi sayısıdır. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul); Yılın dokuzuncu ayı olup, otuz gün sürer.(Kaynak:Türk Dil Kurumu Sözlüğü,TDK Yayınları,1965,Ankara) EKİM: Türkçe, tarlaların ekildiği ay. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul) KASIM: Arapça'dan ayıran, bölen, kısımlayan anlamında. (Kaynak: Temel Büyük Türkçe Sözlük,Dr.Mehmet Doğan,Bahar Yayınları,1994,İstanbul.) ARALIK: Türkçe, iki şey arasındaki boşluk. (Kaynak:Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü,İ.Zeki Eyyüboğlu,Sosyal Yayınlar,1995,İstanbul)
__________________ Her Hakkım Saklıdır® |l|lllll|lll||ll||lll| 569076912008 SÜPERMEYDAN DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN www.aktifbir.com |
| | |
| Sponsored Links |
| | #2 |
| Yeni Kayıt ![]() Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 1 Rep: 10 ![]() | paylaşımın için teşekkürler. |
| | |
| | #3 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
Mesajlar: 1.157
Cinsiyet: Rep Gücü: 125 Rep: 12218 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Ay ve Gün Adlarının Kaynakları mart ayinin MARTHA adinda bir cadidan geldigini biliyorum, yabanci literaturlerde de mart ayi kadinlarin ayidir ,cadilik ayi diyelim, havanin kararsiz olmasini simgeler. Hristiyan kulturlerinde, telli baba yada Martenicka denen puskullu kirmizibeyaz ipler agac dallarina konulur. bekar kizlar bu kirmizi beyaz ipleri bir agaca asip dilek diler.yada kismet bir koca dilerler, evli kadinlar da cocuk, bereketin topraga verildigi aydir kadinlarin hamile kalmak icin kizisma donemidir, kedilerinde. Ortodokslarda mart ayi bu sekilde gecer. Nisan ayinda yumurta boyarlar ve komsularina dagitirlar, musluman olup olmamasasi onemli degildir. MARTHA cadisi feminen kadinlari koruyan bir cadidir. Kadinlarin erkeklere en ustun oldugu aydir, Tabii ki semboolik olarak halk arasindaki soylentiler. kirmizi beyaz supurge puskulu cadinin supurgesini kadin ve erkegi, sicak ve sogugu .ates ve barutu temsil eder ![]() havanin kararsizligi cadinin ne yapacagi ne oyun oynayacagi bilinmez, kadinlar da oyledir bir sicak olmusken kar yagdirir. |
| | |
| | |