![]() |
| |||||||
| Ekonomi, iş, kariyer ekonomi, iş, kariyer, para piyasaları, hisse senetleri, tahvil, fon, borsa, döviz, altın, para ve maliye politikaları, tarım, hayvancılık, işletmeler, şirketler |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Super Aktif ![]() Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: İSTANBUL Yaş: 24
Mesajlar: 2.664
Blog Mesajları: 2
Cinsiyet: Rep Gücü: 191 Rep: 18745 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | A 'dan Z'ye Ekonomi Sözlüğü A A Tipi Yatırım Fonu/ Ortaklığı Fon içtüzüklerinde / esas sözleşmelerinde asgari sınırları belirtilmek kaydıyla, portföy değerinin en az % 25’ini devamlı olarak mevzuata göre özelleştirme kaps***** alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil Türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerdir. AACB (African Association of Central Banks) Afrika Merkez Bankaları Birliği. Afrika ülkeleri arasında para, bankacılık, maliye alanlarında işbirliğini geliştirmek amacıyla 1968'de oluşturulmuş bir kuruluştur. Birlik, Afrika merkez bankalarına ve finans kuruluşlarına ödeme politikalarının ve mali anlaşmaların oluşturulmasında yardımcı olmakta, ihracat finansmanı, bölge içi ödemeler sistemi konularında bilgi toplamakta ve aktarmaktadır. AB (Aktielbolaget) Limited şirket (İsveçce) ABA (American Bankers Association) Amerikan Bankacılar Birliği AC (Account Current) Cari hesap Acenta Acentalık sözleşmesi çerçevesinde, faaliyet gösterdikleri mahalde, sadece sermaye piyasası araçlarına ilişkin alım ve satım emirlerinin aracı kuruma iletilmesine ve gerçekleşen emirlerin tasfiyesine aracılık eden gerçek kişi veya ticaret şirketleridir. Acentelik Mümessillik; ticari temsilci. Daha çok hizmet sektöründe görülen acentelik kurumu, ana şirketle, ayrıntılı şekilde şartları belirlenmiş sözleşmelerle faaliyetlerini yürütür. Acentelik, belli bir yer veya bölge içinde vekil ve satış memuru gibi sıfatlara sahip olmadan ana şirketi ilgilendiren konularda anlaşmalara aracılık etmek ya da şirket adına anlaşmalar yapmaktır. Aciz vesikası Borçlunun kanuni yönden takip edilen alacağı ödemeye yeterli malı bulunmadığına dair İcra Dairesi tarafından verilen resmi belge. "Kesin" ve "geçici" olmak üzere iki çeşittir. Kesin aciz vesikası, borçlunun kovuşturulan alacağı tamamen veya kısmen ödeyemeyecek durumda olduğunu kesin şekilde gösteren belgedir. Geçici aciz vesikası ise borçlunun yeterli malı bulunmadığı hallerde haczedilmiş mallara takdir edilen kıymetle alacak miktarı arasındaki farkı gösteren tutanaktan ibarettir. Alacaklıya, borçlunun mallarına bu fark kadar haciz konulması hakkını verir ve malların satışından sonra bu vesika geçerli olmaz. Yerine kesin aciz vesikası alınır. ACP (African Caribbean and Pacific) İlkeleri Afrika, Karaib ve Pasifik ülkeleri. Ekonomik dayanışma örgütüdür. 28 şubat 1975'de AET ile Lome Sözleşmesi'ni imzalayan 46 ülkeyi tanımlar. Bu ülkelerin ortak özelliği, eski koloniler olmalarıdır. ACU (Asian Currency Unit) Asya Para Birimi, Uzak Doğu'nun mali piyasalarındaki dolarlar Acyo Para veya senedin üzerinde yazılı olağan değerden daha çok değer kazanması durumunda, eski değeri ile kazandığı değer arasındaki fark, para veya senedin gerçek değeri ile itibari değeri arasındaki fark. Açık Artırma Alıcılar arasında rekabet yaratarak satın alınacak nesneye en yüksek fiyatı verecek alıcıyı bulmak amacıyla uygulanan bir satış yöntemi. Ekonomik genişleme dönemlerinde bu uygulamada satıcılar yüksek fiyat bulabilirken, ekonominin daralma dönemlerinde bunun tersi olmaktadır. Tarihi ya da sanat değeri olan nesneler, bu yöntemle oldukça yüksek fiyatlarda satılabilmektedir. Açık Ciro Poliçenin ciro edilen şahsın adı yazılmaksızın imzalanması Açık Ekonomi Diğer ülke ekonomileriyle mal-hizmet ticareti, sermaye emek hareketinin serbest olduğu ekonomi; ithalat ve ihracat üzerinde herhangi bir sınırlamanın bulunmadığı veya faktör hareketlerinin karşılıklı olarak serbest olduğu ekonomi Açık Hesap Güvenilir bir banka yaptığın ticaret hacminin çok daha üstünde kredi alabilme ya da bankanın size kefil olabilmesi. Bu tür avantajlara sahip kişiler veya kurumlara uluslar arası ticarette çok rahat ederler. Açık İşsizlik Gayrı iradi işsizlik; kişinin çalışma istek ve yeteneğine sahip olduğu ve ayrıca geçerli ücret düzeyinde çalışmayı kabul ettiği halde çalışacak iş bulamaması Açık Kapı Politikası Bir ülkenin başka ülkelere kendi pazarlarında serbestçe ticaret yapma hakkı vermesi; yabancı kişi ve kuruluşların bir ülkenin vatandaşlarıyla eşit koşullarda ekonomik faaliyette bulunmasına imkan veren uygulamalar demeti. Karşılıklı olma şartı aranmazsa kapitülasyona dönüşür. Açik Kredi Bankaların herhangi bir güvence aramaksızın açtığı kredi. Burada güven unsuru, kişilerin ve firmaların ticari itibarlarıdır. Açık Pazar Alım-satım işlemlerine dış müdahalelerle herhangi bir sınırlamanın getirilmediği piyasa. Açık pazar terimi, uluslararası ekonomide daha çok tekelci durumdaki yabancı firmalardan yapılacak ithalata gümrük vergisi, kota gibi kısıtlamalar koymayan ülkeler için kullanılır. Açık Piyasa İşlemleri (APİ) (Open Market Operations) Merkez bankasının para veya kredi hacmini denetlemek için devlet tahvili, hazine bonosu ve döviz alıp satması işlemi. Durgunlaşmaya yüz tutmuş piyasayı harekete geçirmek, ekonomideki emisyon miktarını azaltmak, enflasyonist eğilimi önlemek amacıyla hazine bonosu veya döviz alım satımı yapılır. Merkez bankası piyasadan menkul değer veya hazine bonolarını nakit ödemek suretiyle satın alarak piyasanın para ihtiyacını karşılamış olur. Böylece toplam talep genişler, faiz hadleri düşer. Merkez bankası, menkul değer ve hazine bonoları satarak piyasadan para da çeker ve satın alma gücünün düşmesini sağlar. Açık Pozisyon (Short Position) Vadeli işlem piyasalarında alınmış ve henüz kapatılmamış pozisyonara denir. Döviz, altın, menkul kıymet gibi bir finansal araç üzerinden sahip olunan varlıkların aynı cinsten yükümlülükleri karşılayamayan kısmıdır. Örneğin 10 milyon USD yükümlülüğe karşı 5 milyon USD varlık bulunduruluyorsa aradaki 5 milyon USD, açık USD pozisyonunu ifade eder. Açığa Satış Sahip olunmayan menkul kıymetlerin ödünç alınmak sureti ile satılmasıdır. Açık Sigorta Politikası Deniz Sigorta firması her türlü aksiliği ödeyeceğine dair garanti veriyor, buna teslimatın geç yapılması da dahil. Açık Tarla Sistemi Avrupa'da iki bin yılı aşkın süreyle uygulanan toplu tarım sistemi. Buna göre köylülere ait topraklar dağınık haldedir ve dönüşümlü ekim, ortak otlatma usulü benimsenir. Ortak toprakların bir bölümü nadasa bırakılır. Toplumsal ilişkilerin karmaşık bir hal alması ve pazar ekonomisinin gelişmesi bu sistemin uygulanmasını daha sonra zorlaştırmış, yerini bireysel çiftçiliğe bırakmıştır. ADB (Asian Development Bank) Asya Kalkınma Bankası. Merkezi, Filipinlerin başkenti Manila'da bulunan ve bölge ülkeleri arasında iktisadi işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan bir kalkınma bankasıdır. Kaynakları, bölgedeki yoksul ülkelere, ağır olmayan koşullarda kredi sağlanmasında kullanılmaktadır. Açılan kredilerle tarım, enerji, madencilik ve sanayi alanlarındaki projeler finanse edilmektedir. ADB (African Development Bank) Afrika Kalkınma Bankası. 10 eylül 1964'de bağımsız Afrika devletlerinin ekonomik gelişmesine yardımcı olmak amacıyla kurulmuş bölgesel bir bankadır. Merkezi Fildişi Sahili'nin başkenti Abidjan'dadır. Banka, kalkınma projelerinin değerlendirilmesi, koordinasyonu ve finansmanı ile ilgilenir. Ad Valorem Değere bağlı, değerine göre, değeri oranında ithal mallarına uygulanan gümrük vergisi. Bu tip vergilendirme ile gümrük vergilerinin enflasyon nedeniyle etkilerini kaybetmesi önlenir. Spesifik vergilerin, malların kalitesi arasında ayırım yapmaması nedeniyle ortaya çıkan adaletsizlikleri önler Ademi-Merkeziyetçi Ekonomi Bir ülkede çeşitli ekonomik birimlerin emredici bir devlet planına ve tek bir idari merkezin kararlarına uymak zorunda bırakılmadığı ekonomi tipi. Bu ekonomide piyasa ve para iktisadi birimlerin birbirinden ayrı olarak yaptığı bir çok planın uyuşmasını sağlar. Devlet uyguladığı para ve maliye politikasıyla iktisadi gelişimi etkilemekle yetinir. ADF (African Development Fund) Afrika Kalkınma Fonu. 1972 yılında oluşturulmuş uluslararası bir kuruluştur. İyeleri arasında Afrika dışındaki ülkeler de yer alır. Afrika Kalkınma Fonu, sermaye ihracatçısı sanayileşmiş ülkelerden sağlanan kaynakların kullanımını denetlemekte ve üyelerine düşük faizli krediler açmaktadır. Amacı, Afrika Kalkınma Bankası üyesi ülkelerin ekonomik kalkınmasına ve işbirliğini geliştirme çabalarına yardımcı olmaktır. Adi Hisse Senedi Şirket ana sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmayan ve sahiplerine eşit haklar sağlayan hisse senedidir. Adil Ücret İşçiye toplumsal yaşam düzeyine göre ailesiyle birlikte geçimini sağlayacak ücret. 19. yüzyılda ilk kez papaz St Antonius tarafından tanımlanmıştır. Antonius, ücretin mal olarak ya da ayarı bozuk parayla veya eksik ödenmesini adalete aykırı saymıştır. Adisyon Hesapta toplam AFL-CIO Amerikan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (American Federation of Labor and Congress of Industrial Organization). Amerika Birleşik Devletleri'nde hem ulusal hem de uluslararası sendikaların birleşmesiyle oluşmuş gönüllü bir kuruluştur. Agraryan 19. yüzyıl sonunda Almanya'da çiftçi taraftarı bir partinin kurulmasından sonra, tarımcıların çıkarlarını savunan partilere ve üyelerine verilmiş olan ad. Toprağın, bu topraklarda tarım yapanlar arasında bölüştürülmesini esas alır. Bu tip partiler İsveç ve Finlandiya'da çok etkili olmuştur. Agrovil Eski Sovyetler Birliği'nde mesken ve zirai işletme grubu. 1949'da hazırlanan ve zirai çalışma metodlarında reform öngören bir programa göre birleştirilecek bir çok kolhozdaki halkın biraraya toplanmasını amaçlar. Ağırlıklı Ortalama Fiyat Bir sonraki seansa ait baz fiyatın hesaplanmasına esas teşkil eden hisse senedinin miktar ağırlıklı ve küsüratsız fiyatıdır. AID (Agency for International Development) Uluslararası Kalkınma Ajansı. ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı, özellikle gelişmekte olan ülkelere ekonomik açıdan yardım etmek üzere 1947'de kurulan birliktir. Hükümetin dış yardımlarını dağıtır. Aile Ücreti 19. yüzyıl başlarında ücretlerin iyileştirilmesi için mücadele eden sendikaların hedef aldıkları ölçü. Buna göre alınacak ücret, eşe ve çocuğa bakmaya yetmelidir. Akıcılık Piyasa giriş ve çıkışların serbest olması. Böylece malların ya da hizmetlerin,arz ve talebinin kolaylıkla birbirine uyumu sağlanmış olur. Akord Sistemi İşçinin ürettiği mal birimi başına üretim kararlıştırılması ve ödenmesidir. Akredite Etmek İtimatnameyle memur etmek, bir kimseyi, herhangi bir yerden para tahsil etmesi ya da ticari işleri yürütmesi için temsilci olarak göndermek Akreditif Teminat mektubu; ticaret finansmanı olarak kullanılan kredi. İthalatçı firmaların kendi ülkelerinde başvurdukları bankaları yoluyla kendilerine mal satan yabancı ülkelerde ihracat firmaları lehine açtırdıkları vesikaya dayanan kredilerdir. Bir başka deyişle, alıcının satıcı ile yaptığı satış sözleşmesinin ifası için satıcıya bazı şartlar altında belirli bir paranın verilmesi konusunda alıcının bir bankayı aracı kılmasıdır. Akselerasyon Borçlunun mukaveleye uymaması yüzünden alacaklının vadeden önce alacağını isteyebilmesi, hızlandırma Akseptans Kabul edilmiş poliçe, bir poliçeyi ödeyecek kimse tarafından poliçe bedelinin vadesinde ödeneceğinin imza yoluyla taahhüt edilmesi Aktarılmış Nakliye Tazminat olarak ihraç malların nakliyesini yapan bağımsız bir iş koludur. Aktif Herhangi bir kurumun taşınabilir ve taşınamaz tüm varlığı ile üçüncü şahıslardan borç taleplerini içeren bilançosunun bir parçası Aktif Karlılık Oranı Aktiflerde yapılan yatırımın net karlılığını göstermektedir. Bu oranın yüksek olması şirketler için iyidir. Fakat şirketlerin aktif karlılık oranı kadar yapılan yatırımların finansmanından öz kaynak ya da yabancı kaynak kullanıldığı da önemlidir. Bu oran aşağıdaki formülle hesaplanır: Aktif karlılık Oranı: Net Dönem Kar'ı / Aktif Toplamı Aktif Nüfus Bir ülkenin üretim faaliyetlerinde bulunabilecek nüfusu Aktüer Hayat sigortası istatistikleri uzmanı. Sigorta şirketlerine prim belirlemede ve ödeme güçlerine paralel olarak verebilecekleri tazminatların saptanmasında yardımcı olur. Akümülasyon Yığılma, birikme, sermaye birikimi; yatırım veya harcama amacıyla biriktirilen sermaye Alacak Bildirim Formu (ABF veya NTR) Satıcı firmanın (Müşteri) Factoring şirketi ile imzaladığı sözleşme kapsamında, temlik etmiş olduğu alacakların doğduğunu Factoring şirketine bildirmesi amacıyla doldurduğu form.Not : Aynı zamanda muhasebe işlemlerinde dekont yerine kullanılabilen bir belgedir. Alameti Farika İmal edilen mallar için saptanan işaret, yapımcıların ya da satıcıların mallarını başka mallardan ve rakip firmalardan ayırmak için kullandıkları marka. Sanayide, küçük sanatlarda, tarımda imal olunan veya ticarette satışa çıkartılan her nevi mala, diğerlerinden ayırabilmek için bu mal ve ambalajı üzerine konan, mal üzerine konmadığı takdirde ambalajlarına yazılan ve bu amaca elverişli bulunan işarettir. Bir işaretin marka olabilmesi için üç unsur taşıması gerekir: (1) İzerine konulduğu eşyanın sanayide, küçük sanatlarda, tarımda imal edilmesi, hazırlanması, üretilmesi ya da ticari eşya olarak satışa çıkarılması, (2) O güne kadar tescilli bulunan markalardan ayırıcı bir nitelikte bulunması, (3) Satışa çıkartılan eşyanın ya da eşya ambalajının üzerine konabilmesi. Alıcı Acenta Satın alan acenta Alım Vergisi İşletme vergisi; mubayaa vergisi; perakende satışlarda tahakkuk ettirilen vasıtalı vergi. Tüketimi etkilemek gerekçesine dayanır. Ancak asıl amaç, devletin gelir sağlamasıdır. Genellikle yiyecek ve zorunlu ihtiyaç malları bu verginin kapsamı dışında tutulur. Tüketimi zorunlu olmayan mal ve hizmetleri vergilendirme gerekçesine dayanır. Alım Kağıtları Nakliye ücretlerini tahsil etmek için alıcıya teslim edilen belgelerdir (ticari fatura, konşimento, vb.) Alım Satıma Aracılık Daha önce ihraç edilmiş sermaye piyasası araçlarının aracılık sıfatıyla ve ticari amaçla alım satımını ifade eder. Alış (Bid) Piyasa katılımcılarının, piyasada işlem gören değerleri (döviz, menkul kıymet gibi) almaya istekli oldukları fiyattır Alış – Satış Farkı (Spread) İşlem gören herhangi bir kıymetin, alış ve satış fiyatı arasındaki farkı ifade eder. Alivre Sonradan teslim edilmek kaydıyla yapılan satış. Mahsul henüz tarladayken ve yetiştiği zaman teslim edilmek üzere önceden pay verilerek yapılan satış. Mukaveleye göre satıcının, satılan bir malı belli bir vade içinde teslim etmeyi yüklenmesidir. Alman Okulu İktisat biliminin , klasiklerin kullandığı soyut yöntemlerle incelenemeyeceğini, bunların tarihsel çerçeve içinde değerlendirilmesi gerektiğini savunan ve 1840-1860 yılları arasında etkin olan okul Alonj Bono, poliçe ve çeklerin arka yüzünde işlemler için yer kalmadığı zaman senede eklenerek üzerinde yapılan her tür işlemin senede yazılmış sayıldığı belge Alt Yapı Bir toplumun sosyal kurumları. Karayolu, demiryolu, teknoloji, iş gücü, enerji santralleri, eğitim ve sağlık kuruluşları gibi. Altın Kıymeti oranında kağıt paranın piyasaya sürüldüğü ticari değeri yüksek metal. Altının saflık ölçüsü "ayar" ile belirtilir. Saf altın 24 ayardır. 22 ayarın yüzde 91.66'sı, 18 ayarın yüzde 75'i ve 14 ayar altının da yüzde 58.33'ü saftır. Altın Ankesi Merkez bankalarının ihtiyat amacıyla kasalarında bulundurdukları altın stoku. Altın ankesi genellikle ulusal paranın değerini desteklemek ve dış ödemelerde kullanılmak üzere bulundurulur. Altın Bloku 1934'de Belçika, Fransa, Hollanda ve İsviçre tarafından kendi aralarındaki ticareti geliştirmek ve paralarının değerini korumak amacıyla oluşturulmuş birliktir. Altın bloku ülkeleri sabit kur rejimi uygularken dış ülkelere karşı tarifeler ve nükleer kısıtlamalar gibi koruyucu önlemlere de başvurmuşlardır. Blok, 1935'de Belçika'nın devalüasyon yapmasından sonra varlığını sürdürememiştir. Altın Çağ İnsanların barış refah ve mutluluk içinde yaşadığı dünyanın ilk ve en iyi çağı. Bazı ekonomistler İkinci Dünya Savaşı sonrası zenginleşmenin başladığı 1950 yılı ile petrol krizinin başladığı 1973 yılları arasındaki dönemi de altın çağ olarak nitelemektedir. Altın Havuzu Altının fiyatındaki yükselmeyi belirli bir tavanla sınırlamayı amaçlayan ülkelerin 1961 yılında kurduğu bir organizasyon. ABD, İngiltere, Batı Almanya, Fransa, İtalya, Belçika, Hollanda ve İsviçre tarafından kurulan teşkilat, altının bir ons fiyatının 35.2 doları aşması halinde altın satarak belirlenen düzeyin üstüne çıkması engellenmiştir. Havuz, Fransa'nın ayrılmasından sonra 1967'de dağılmıştır. Altın Kambiyo Standardı Altın standardının özel bir türüdür. Bu standardı kabul eden ülkelerin merkez bankaları, kendi paralarını altınla değiştirmez, ancak değeri altın karşısında sabit ve altına konvertibl bir başka parayla değiştirir. Altın Külçe Standardı Paranın sadece külçe altına çevrilebildiği sistem. Altının, çıkarılan banknotların garantisi olarak külçe ya da çubuk halinde merkez bankalarında muhafaza edildiği, iç piyasada ise ödemelerin banknotla yapıldığı altın sisteminin bir türüdür. Altın külçe standardında para, altın külçe ya da çubuklar karşısında konvertibiliteye sahiptir. Altın Rezervi Merkez bankasında veya devlet hazinesinde kur istikrarı için külçe ya da madeni para olarak saklanan altın Altın Sertifikası Altına endeksli senet, ana para ve faiz ödemelerinin altınla yapılacağı senet. ABD hazinesi tarafından çıkarılan ve altını temsil eden sertifikalardır. 1933'de tedavülden kaldırılmıştır. Altın Standardı Mevcut altın miktarına uygun olarak banknotların altınla veya dövizle değiştirilmesi temeline dayanan para tedavül biçimi Altın Tranşı IMF üyesi ülkelerin bu kuruluştan sağlayabilecekleri ve "çekme hakları" adı verilen kredilerin ilk dilimidir. İye, bu kuruluşta bulunan mevduatının altın-konvertibl paralardan oluşan bölümünü, herhangi bir sınırlama olmaksızın istediği an kullanabilir. Altın Zaman Pazar ya da tatil günlerinde çalışanlara ek ücretlerin ödendiği dönemler Ambargo Ekonomik müeyyide; yaptırım; bir yasanın ya da antlaşmanın bozulması üzerine verilen cezalar; ticareti kısıtlama ya da yasaklama. Bir devletin limanlarında ya da karasularında bulunan gemilere bu sulardan çıkmamaları ya da belirli bir yükü taşımamaları emrinin verilmesidir. Sivil ve uluslararası olmak üzere iki türlü uygulanır. Sivil ambargo, bir devletin kendi gemilerini yabancı yağmasından korumak ya da malların belli bir ülkeye ulaşmasını engellemek amacıyla kendi limanlarında alıkoymasıdır. Uluslararası ambargo ise yabancı devlet gemilerinin ve mallarının alıkonulmasıdır. AMF (Arab Monetary Fund) Arap Para Fonu; Sandukul Maliyi Arabi. 1976'nın nisan ayında, Fas'ın başkenti Rabat'ta Arap İlkeleri Ekonomik Konseyi tarafından kabul edilen bir anlaşma ile kurulmuş, bir yıl sonra da fiilen çalışmaya başlamıştır. Merkezi Abu Dhabi'dedir. Amortisman (1) Borcun ana parasını taksitlerle ödeme, (2) amortisman, eskime veya aşınma payı, itfa, imha, her yıl kardan belli bir pay ayırarak sabit tesislerin aşınmasına karşılık tutma, (3) bir tesis için yatırılmış paranın yavaş yavaş kazançtan ayrılması Analiz Tahlil, doğrudan doğruya bir ekonomik olayı niteleyen sebep ve etki ilişkilerini, zaman ile süre ilişkilerini görev ve güç ilişkilerini aydınlığa çıkarmaya çalışma Andlılar Grubu 26 mayıs 1969'da Bolivya, Kolombiya, Peru, Ekvador, Şili tarafından Cartagena Anlaşması ile kurulmuştur. Venezuela, 1973 yılında pakta katılmıştır. Amacı, üyeler arasında ortak bir pazar teşkil etmek, ekonomilerin uyumlu ve dengeli gelişmesini ve bunların entegrasyonunu sağlamak, dış ticareti gümrük tarifeleri, kotalar ve diğer kısıtlayıcı önlemlerin kaldırılmasıyla serbestleştirmek, bölgesel sanayileri geliştirmektir. Angarya (1) savaş halinde bulunan iki devletten birinin, savaşın dışında bulunan üçüncü bir devlete ait ulaşım araçlarını, özellikle de ticaret gemilerini, ele geçirip bunlardan savaşçı amaçlarla yararlanması, (2) kölelik hukukunda, kölenin ve köylünün derebeyi hesabına mecburi ve ücretsiz çalışması, (3) devletin olağanüstü durumlarda vatandaşlara ait taşıt araçlarını kullanması, (4) usandırıcı, bıktırıcı işler Ankara Anlaşması 12 eylül 1963 tarihinde Türkiye ile AET arasında imzalanan ve 1 aralık 1964'te yürürlüğe giren anlaşmadır. Türkiye Topluluğa ilk kez 31 ağustos 1959'da başvurmuştur. Gümrük birliğinin aşamalı olarak oluşturulmasını, tarafların iktisadi politikalarının üç aşamada birbirine yaklaştırılmasını hedefler. Bunlar hazırlık dönemi, geçiş dönemi ve tam üyelik dönemidir. Anklav Yabancı toprakla çevrilmiş arazi, dört yanından başka bir ülkenin topraklarıyla çevrilmiş ve böylece denize açılacak limanı kalmamış toprak; az gelişmiş ülkelerde ihracata yönelik yabancı sermayenin denetiminde ve yönetiminde üretim faaliyetleri yapılan bölgesi. Ulusal ekonomi ile bağının çok az olduğu düşünüldüğünden iç büyüme üzerinde ciddi bir etki yapması da söz konusu olamaz. Anonim Şirket Bir unvan altında çalışmak üzere sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan kuruluştur. Anonim şirketlerde ortakların sorumluluğu taahhüt ettikleri sermaye paylarıyla sınırlıdır. Borçlar ve yükümlülükler yalnızca şirketin sermayesi ile sağlanır. Sermaye eşit paylara bölünmüştür. Anonim şirket kurmak için en az beş ortağa ihtiyaç vardır. Antidamping Vergisi Dış ticarette damping yaparak haksız rekabet uygulayan ülkelere karşı başvurulan bir yöntem. Damping uygulamasından gümrük tarifeleri etkinliğini kaybeder ve yerli üretim korumadan yoksun kalır. Bu durumda yerli üretimi korumak için dampingle gerçekleştirilen fiyat indirimine eşit bir gümrük vergisi konur. Antitröst Yasaları Piyasadaki haksız ya da tekelci sayılan uygulamaları kısıtlayan yasalar. Firmalar arası rekabet koşullarını çeşitli yasalar aracılığıyla korumaya yönelik en uzun ömürlü politika, ABD'de uygulanmaktadır. Bu tür yasaların ilki ve en ünlüsü ticareti kısıtlayan her birleşme ya da sözleşmeyi yasadışı sayan 1890 tarihli Sherman Antitröst Yasası'dır. Buna göre eyaletlerarası ticaret kurallara bağlanmış, hem iç hem de dış ticareti kısıtlayıcı her tür uygulama kanun dışı ilan edilmiştir. Antrepo Vergi ve resimleri ödenmiş gümrüğe tabi malların saklanması ve bazı tamamlayıcı işlemlerin yapılması için genellikle gümrüğe yakın yerlere kurulan ambar Antrepo Rejimi Yabancı malların tarife ödenmeksizin gümrük makamlarının denetimine bağlı kapalı yerlerde muhafaza edilmesine imkan tanıyan özel bir gümrük rejimidir. Buna göre söz konusu malların antrepolarda bekleme süresi genellikle 5 yıldır. Bu mallar ithal edilebileceği gibi sevkedilen ülkeye iade edilebilir ya da diğer ülkelere ihraç edilebilir. ANZUS (Australia, New Zealand, USA) Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD'nin 1 eylül 1951'de San Fransisco'da imzalayıp 1952'de yürürlüğe koyduğu güvenlik antlaşması. Merkezi Avustralya'nın başkenti Canberra'dadır. İyelerinden birine yapılan saldırıya karşılık vermeyi taahhüt eder. APC (Average Propensity to Consume) Bir ekonomide mal ve hizmet için yapılan harcamaların ekonomide ulusal gelire bölünmesi. Keynes'e göre gelir seviyesi ne kadar artarsa APC oranı o kadar düşük olur. APEC (Asia-Pacific Economic Cooperation) Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği. 1989'da kurulmuştur. Apel Pay bedelinin taksitle ödenmesinin sözkonusu olduğu durumlarda, ortaklık yönetim kurulu tarafından ortaklara yapılan çağrıya denir. API (American Petroleum Institute) Amerikan Petrol Enstitüsü. ABD'de petrol sanayi araştırma ve normalleştirme kurumudur. Ham petrolün yoğunluğu API derecesiyle ifade edilir. APS (Average Propensity to Save) Mal ve hizmetlere harcanmayıp tasarruf edilen miktarın ulusal gelire oranı Ara Mallar Hammadde niteliğini kaybetmiş, yarı üretilmiş mallar. Elbise yapımı için kullanılan kumaş, astar, iplik ve düğmelerin bir ara mal olması gibi. Aracı Kuruluş Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’nca yetkili kılınmış bankalar ve aracı kurumlardır. Aracı Kurum Sermaye piyasası faaliyetinde bulunmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu tarafından aracılık yetkisi verilmiş anonim ortaklıklardır. Aracılık Sermaye piyasası araçlarının, yetkili aracı kuruluşlar tarafından, kendi nam ve hesabına, başkası nam ve hesabına, kendi n***** ve başkası hesabına alım satımıdır. Aracılık Yüklenimi Halka arz edilecek sermaye piyasası araçlarının tamamının satılacağının aracı kuruluş veya kuruluşlar tarafından ihraçcı şirkete taahhüt edilmesidir. İki türlü olur: bakiyeyi yüklenim veya tümünü yüklenim. Arbitraj (1) karcılık; para işlemlerinde en elverişli faydalanma şekli, bir ülke parasının değişik ülkelerin serbest döviz piyasalarında farklı değerler taşıması halinde söz konusu değer farklarından net yarar sağlama, tahvil mübadelesi. (2) ticari ihtilaflarda hakeme gitme; tartışmalı sorunların hakem aracılığı ile çözülmesi. Uluslararası arbitraj, devletler arası anlaşmazlıkların barış yoluyla çözümlenmesi yollarından biridir. Arşimet Prensibi Bir şirketin ya da işadamının yaptığı son iş anlaşmasının, daha önce yaptığı tüm anlaşmaların toplamından daha büyük olması hali. Artık Değer Artık değer teorisi Karl Marx tarafından geliştirilmiştir. Üretilen malların değeri ile bu malların üretimi için ödenen ücret arasındaki fark artık değerdir Arz Satıcıların malı piyasaya sürmeyi düşündükleri miktar Arz ve Talep Fiyat değişimlerine karşı satıcı ve alıcıların birbirine karşıt tepkilerini belirleyen, fiyatlar yükselirken piyasada arzın yükselip talebin daralması, fiyatlar düştüğünde ise arzın daralıp talebin genişlemesi durumu; sunu ve istem Arz Yönü Ekonomisi Ekonomik genişlemenin düşük vergi oranlarından kaynaklanacağı teorisi; ülkenin toplam mal ve hizmet arzını artıracak resmi teşviklerin istihdamı kamçılayacağı, daha büyük talep yaratarak toplumu refaha götüreceği teorisi. Bu ekole göre daha büyük arz, enflasyonu düşürücü etki yapar. Düşük vergiler, vergi gelirlerinin azalmasına neden olmaz. Tam tersine artan refah nedeniyle daha çok kişi daha fazla vergi verir. ASEAN Güneydoğu Asya İlkeleri Topluluğu (Association of South East Asian Nations). Endonezya, Filipinler, Malezya, Singapur ve Tayland tarafından 1967 yılında Bangkok'da kurulmuştur. Daha sonra Brunei ve Vietnam da katılmıştır. İye ülkelerin ekonomik ve kültürel gelişmelerini hızlandırmak, siyasi işbirliğini artırmak, güneydoğu Asya'da barışı sağlamak için çalışır. Asgari Geçim İndirimi Bireyin veya ailenin asgari geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılması. Uygulamada genellikle götürü bir indirim saptanmakta ve derinlemesine hesaplar yapılmamaktadır. Asgari Ücret Bir işçinin çalıştırılabileceği en düşük ücreti gösteren düzey. Çalışanların gelirinin belli bir düzeyin altına düşmesini engellemeyi amaçlar. Asgari ücretin belirlenmesine yol açan nedenlerin başında insani düşünceler gelir. İcret karşılığında çalışan bir kişi, salt insan olması nedeniyle uygun bir yaşam düzeyine hak kazanır. Asıl Manifesto Gümrük Sözlüğü Konşimentolara göre gemide tutulan yük defteri ve mahreç limanlardaki yetkili mercilerce tasdik edilmiş olan yük beyannamelerdir. Bu belgeler mahallindeki Türkiye Konsolosluklarına ilgilerce tasdik ettirilir. Manifestolarda eşyanın cinsi, kapların adedi, nevi markası, numarası ve gayrisafi ağırlığı ile konşimento veya yük senetlerini numaraları ve milletlerarası anlaşmalar ve gelenekler de göz önünde tutulmak suretiyle Gümrük Müsteşarlığının tespit edeceği diğer bilgiler gösterilir Asit Oran Cari oranın konsantre halidir. Dönen varlıklardan daha yavaş nakde çevrilebilen kalemler çıkartılır ve bu şirketin nakit pozisyonuna bakılır. Nakte en hızlı dönüşen kalemler ile yapılan bu likidite ölçüsü aşağıdaki formülle heseplanabilir: Hazir Değerler + Menkul Değerler Cüzdani + Tic. Alacaklar + Diğer Alacaklar / KV Borçlar. Asli para Merkez bankaları tarafından çıkarılan kağıt paralarla, hazine tarafından çıkarılan bozuk paraların toplamı Asya Doları Asya ve Pasifik havzasına yatırılmış olan Amerikan dolarları. ASPAC (Asian and Pacific Council) Asya ve Pasifik Konseyi. Komünist olmayan bölge ülkeleri arasında siyasal, kültürel ve ekonomik işbirliğini hedef alır. 1966'da kurulmuştur. Merkezi Bangkok'dadır. AC (Asian and Pacific Council) Aşırı Değerlenmiş Kur Politikası Bir ülke parasının değerinin, diğer ülke paraları karşısında bilinçli olarak değerli tutulması. Böylece ithalat ucuzlar ve hammadde ithalatı kolaylaşır. Aşırı İstihdam Bir ülkede ekonomik faaliyetlerin tam istihdam sınırını aşması Aşırı Talep Belirli bir piyasada belirli bir fiyat düzeyinden tüketicilerin almaya hazır oldukları mal miktarlarının üreticilerin satmaya istekli oldukları miktardan daha fazla olmasıyla ortaya çıkan durum. İlke ekonomisi düzeyinde de aşırı talep, toplam mal ve hizmet talebinin arzı aşan kısmını ifade eder. Bu durumda da sonuç fiyatlar genel düzeyinin yükselmesidir. Atıl Kapasite Firmaların kapasitelerinin altında üretim yapması Atıl Para Para piyasasının dışına çıkarak kullanılmayan paradır. ATR Belgesi Malların Türkiyeden Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye veya Birlik üyesi bir ülkeden Türkiyeye ihraç veya ithal edilmesinde kullanılan bir belgedir. ATM (Automatic Teller Machine) Otomatik Vezne Makinaları. Elektronik fon transferi (EFT) sistemlerinden biridir. Önceleri sadece nakit para verebilen (cash dispenser) bu makinalar, bugün para çekmenin yanı sıra hesapların yazılı dökümünü çıkarmak, hesaba para yatırmak, hesaplar arasında para transferi yapabilmek, bazı kredi ve döviz işlemleri gibi çeşitli hizmetler sağlar. Audit Hesap tetkiki, hesap teftişi, bağımsız dış denetim, hesapları denetleme, şirket hesaplarının doğruluğunun dışarıdan yetkili bir şirket tarafından kontrol edilmesi. İşletmelerin mali tablolarının ve bunların dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin gerçekliği ve güvenirliği hakkında görüş bildirilmesi olarak anlaşılmaktadır. Aval Bir ticaret senedinin üzerine kaydedilmiş kefillik Avans Bir süre sonra geri alınmak veya mahsup edilmek üzere ödenen para, tahakkuktan önce ödenen, işlemeden ödenen, bankacılıkta belirli ve güvenceli kredi, ikraz, pey. Bankaların kısa vadeli kredi işlemleri de avans olarak adlandırılır. Avarya Gemiye veya yüke, kendi yıpranmalarından, buz, sis gibi doğa olaylarından, mürettebatın eylemlerinden veya savaş halinde uluslararası deniz ticaret hukukunun içerdiği özel kuralların ihlal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan maddi hasarlar ve olağanüstü giderler.(Gümrük ve dış ticaret terimleri sözlüğü-1999) Avi Bankada hesabı bulunanlara hesaplarından yapılan her türlü ödeme ile hesaplarına yatırılan paralar için bankalarca kendilerine gönderilen ödeme alma bildirgesi Avista Poliçelere "görüldüğünde" ödenmek üzere anlamında konan terim Avrupa Birliği Avrupa Topluluğu'nun, 1993 yılı kasım ayından sonra benimsediği adıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrası birleşme ve ekonomik bütünleşme isteklerinin sonucu olarak ortaya çıkmış bir örgütlenmedir. Avrupa Birliği fikri ilk olarak 1943'de Londra'da toplanan sürgün hükümetleri tarafından görüşülmüş, önce Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında "Benelüks" adıyla bir gümrük bölgesi kurulmuştur. Daha sonra o dönemin en stratejik iki ürünü kabul edilen demir ve çeliğin, altı kurucu ülke (Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg) tarafından ortak biçimde işletilmesi ve bu iki ürünün üst düzey bir merci tarafından denetlenmesi amacıyla Demir Çelik Birliği kurulmuş, bu kuruluş daha sonra Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Avrupa Topluluğu olarak anılmıştır. Avrupa Ekonomik Komisyonu Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nce 28 mart 1947'de Avrupa'nın ekonomik ve teknolojik sorunlarını ele alarak savaş sonrası Avrupa'nın kalkınması için yürütülmesi gereken çalışmalara ilişkin danışmalarda bulunmak üzere kurulmuştur. Amacı, Avrupa'nın ekonomik yönden geliştirilmesini ve ilişkilerin yoğunlaştırılmasını sağlamaktır. Avrupa Hareketi 1947 yılında Avrupa'nın bütünleşmesini desteklemek amacıyla kurulmuştur. Birleşik ve demokratik bir Avrupa için çaba gösteren bütün hükümet dışı uluslararası kuruluşlar bu hareketin üyesidir. Avrupa Para Yılanı Ulusal paraların Amerikan doları karşısındaki dalgalanma marjını yükselten Smithsonian anlaşmasından sonra Avrupa Topluluğu ülkelerinin 1971 yılında kendi paraları arasındaki dalgalanma marjını yüzde 2.25 ile sınırlandırması. Amerikan dolarına karşı olan dalgalanma oranı yüzde 4.5 olmuştur. Avrupa Sosyal Fonu Avrupa Birliği içinde iş gücünün ve çalışma imkanlarının artırılması, istihdam olanaklarının artırılması, işçilerin yaşam standartlarının yükseltilmesi, gelir adaletinin sağlanması gibi amaçlarla oluşturulmuş bir finans kuruluşudur. Avusturya Okulu 19. yüzyıl sonlarında geliştirilen ve ürün değerinin belirlenmesinde son tüketici açısından sağlanan faydanın önemini vurgulayan iktisat kuramlarının bütünüdür. Neo-klasik okulun Avusturya kolunu temsil eden iktisatçılar grubudur. Marjinal fayda teorisine taraftardır. Ayı Piyasası Gelecek hakkında karamsarlığın ve fiyatların düşeceği beklentisinin hakim olduğu piyasalardır. Bu piyasalarda kişiler ellerindeki hisse senetlerini gelecekte daha düşük fiyattan satın alabilecekleri düşüncesi ile satarlar. Aylak Sınıf ABD'de işveren sınıfı içinde gösterişçi bir biçimde tüketim yapan asalak kesim. Terim ilk kez, Thorstein Veblen tarafından 1989'da "The Theory of the Leisure Class'' adlı kitapta kullanılmıştır. Bu aylak elitin, modern işletmelerin, Amerika'nın sanayileşmesi sırasındaki rekabetçi mücadelesinin ürünü olduğu iddia edilir. Aylak kesimin içine girdiği bu süreç, servet ve mal israfını kapsayan hedonizmin bir biçimidir. Aylak sınıf bireyleri, halkın ilgisini çekebilmek için hem savurganca hem de herkesin izleyebileceği biçimde harcama yaparlar Ayni Ücret İretilen malın bedelinin yine malla ödenmesi Az Gelişmiş Ülkeler Kişi başına düşen reel gelir düzeyinin görece düşük olduğu ve üretim kapasitesinin çok yavaş arttığı ülkelerdir. Düşük tasarruf ve yatırım hacmi, ulusal gelirin yüksek bir yüzdesini tarımsal kesimin oluşturması, tarım kesiminde çalışan iş gücünün yüksek olması (yüzde 60-90 gibi), özellikle tarım kesiminde görülen gizli işsizlik, yetersiz alt yapı, bozuk gelir dağılımı, düşük okuma/yazma oranı, yetersiz beslenme ve yüksek çocuk ölümleri, hızlı nüfus artışı, azgelişmiş ülkelerin ortak özellikleridir. Az Gelişmişlik Sermayenin nüfusa ve mevcut gelir kaynaklarına göre yetersiz olması; bir toplumun siyasi ve sosyo-ekonomik açıdan, gelişmiş toplumların standartlarına göre geri bir konumda bulunması. Sanayileşmemiş, tarımdan makineleşmeye geçememiş, kentleşme ve genel nüfus içinde okuma yazma oranının düşük olduğu, bilimsel ve sanatsal etkinliklere fazla kaynak ayıramayan ülkeleri niteleyen özelliktir. Terim, ilk kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu«nda kullanılmıştır. Azami Factoring Hacmi (AFH ) Factoring şirketinin satıcı ( müşteri ) firmaya tanıyacağı toplam işlem hacmi . Azalan Marjinal Fayda Arka arkaya tüketilmeye devam edilen bir malın belirli bir noktadan sonra onu tüketen kişiye gittikçe azalan miktarlarda fayda sağlayacağına ilişkin teori. Çok susamış birinin bir bardak suya ödemeye razı olduğu fiyatın, ikinci üçüncü bardaklarda azalması gibi. Azalan Oranlı Vergi Vergi matrahı büyüdükçe vergi oranlarının da azaldığı vergiler Azalan Verimler Yasası İretim faktörlerinden sadece birinin miktarının değiştirilip diğerlerinin sabit tutulduğu durumda firmanın toplam üretiminde meydana gelecek değişmeyi açıklayan yasa. Eğer belli zaman dönemi içinde gerçekleştirilen üretimde kullanılan faktörlerden birinin miktarı artırılırsa toplam üretimde artış görülür. Ancak belirli bir noktadan sonra artış tekrar azalma eğilimine girer.
__________________ HERKES AYNIYKEN BEN FARKLIYDIM...ŞİMDİ HERKES FARK PEŞİNDE BEN YİNE AYNIYIM.......... Bizim KRAL Olduğumuz Yerde Kimse DEVLET Kuramaz , Bizim DEVLET Olduğumuz Yerde Kimse KRAL OlamaZ... |
| | |
| | #2 |
| Super Aktif ![]() Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: İSTANBUL Yaş: 24
Mesajlar: 2.664
Blog Mesajları: 2
Cinsiyet: Rep Gücü: 191 Rep: 18745 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: A 'dan Z'ye Ekonomi Sözlüğü B B Birimi Barclays Bank tarafından 1974'de yaratılan bir para birimi. Amaç, ticari alışverişleri kolaylaştıracak ortak bir değer standardının gerçekleştirilmesidir. ABD, Almanya, Fransa, İngiltere ve İsviçre'nin para birimleriyle tanımlanmıştır. Bu ülkelerden her birinin B Birimi içindeki payı yaklaşık yüzde 20'dir. Bağımsız Dış Denetim Ortaklıkların ve sermaye piyasası kurumlarının kamuya açıklanacak veya Kurulca istenecek mali tablolarının, genel kabul görmüş muhasebe kavram ilke ve standartlarına uygunluğu ile bilgilerin doğruluğunun ve gerçeği dürüst bir biçimde yansıtıp yansıtmadığı gösteren denetim Bağlantılı Mallar Bir üretim süreci sonunda birlikte elde edilmiş mallar Bağlı Ortaklık İşletmenin doğrudan veya dolaylı olarak en az % 50 oranında oy hakkına veya en az bu oranda yönetim çoğunluğunu seçme hakkına sahip olduğu iştiraklerdir. Bağlı Talep Birbirlerinden tamamen farklı olmalarına rağmen belirli bir ihtiyacın giderilmesi için her ikisinin de birlikte kullanılmasının zorunlu olduğu mallara olan talep. Mürekkep-dolmakalem, otomobil-benzin, plak-pikap ilişkisi bağlı talebe örnektir. Baker Planı Özel bankalarla çok taraflı bankaların borçlu ülkelere açtıkları kredileri, bu ülkelerin büyümeyi hızlandırıcı yapısal değişiklikler içeren makro-ekonomik politikalar uygulamaları karşılığında artırmalarını öngörmektedir. 1985 yılı ekim ayında Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'nın, Güney Kore'nin başkenti Seul'de yaptığı yıllık olağan genel kurul toplantısı sırasında ABD Maliye Bakanı James Baker tarafından gündeme getirilen plan, tüm gelişme yolundaki ülkeleri değil, en borçlu 15 ülkeyi hedef alır. IMF'in eski modeli, dış borçları ödemeleri için ülkelerin ihracat yapmalarını, sık sık mini devalüasyonlar uygulamalarını, sıkı para politikası ile tüketimin kısılmasını ülkelerin küçük bir ekonomiye götürülmesini, bu şekilde de dengeler kurulmasını amaçlamıştır. Bakiye Ödeme Faturanın vadesinde ödenmesinden sonra sözkonusu faturayla ilgili ön ödeme kullanmış olan satıcıya , tüm masraflar düşüldükten sonra faturadan arta kalan meblağın ödenmesi . Bakiyeyi Yüklenim Sermaye piyasası araçlarının, aracı kuruluşlarca halka arz yoluyla satışında, satılmayan kısmın tamamının, bedeli satış süresi sonunda tam ve nakden ödenerek satın alınacağının satışı yapana karşı taahhüt edilmesini ifade eder. Banka Sermaye, para, kredi, yatırım, hizmet sunma gibi alanlarda her türlü işlemi yapan, toplumun kullanılabilir kaynaklarına egemen olan kuruluşlar. Toplumdaki parasal fonları kanalize etmek, kalkınma çabalarına hızlandırıcı doğrultuyu vermek bankaların başlıca sorumluluk alanlarıdır. Para ticareti yapmak, faizle para alıp vermek, ödemelerde aracılık etmek, ücret karşılığında kredi kambiyo gibi parasal işlemleri yürütmek, kasalarında para, değerli evrak ve eşya saklamak, doğrudan yatırımlara girişmek, tüccar ve sanayiciye kredi açmak, ithalat-ihracat işlemlerine aracı ve yardımcı olmak, hisse senedi tahvil alan, ev edinen, sigorta yaptıran müşterilerine yararlı önerilerde bulunmak, geziye çıkacaklara döviz sağlamak, çiftçiye kredi açmak ve kooperatiflerini desteklemek bankaların başlıca işlevleri arasındadır. Bankalararası Para Piyasası Bankalar arasında kısa vadeli fonların alınıp satıldığı piyasalardır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde aynı adla işlem gören piyasada bankalar kendilerine tanınan limitler çerçevesinde, önceden belirlenen vadelerde TL alım-satım işlemi gerçekleştirmektedirler. Bu piyasada, Merkez Bankası aracı konumu üstlenmekte olup (blind broker) alım-satımı gerçekleştiren taraflar birbirlerini bilmeden Merkez Bankası üzerinden (Merkez Bankasını taraf kabul ederek) işlemlerini gerçekleştirmektedirler. Para politikası uygulamasında önemli bir fonksiyona sahip olan bu piyasada Merkez Bankası doğrudan faiz belirleyerek kısa vadeli faizleri yönlendirebilmekte ve son kredi mercii fonksiyonunu yerine getirmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dışında, bankaların kendi aralarında bu tür işlemleri gerçekleştirdikleri ikincil piyasalar da mevcuttur. Banka Bonoları Kalkınma ve Yatırım Bankalarının borçlu sıfatıyla düzenleyip, ihraç ettikleri emre veya hamiline yazılı bir sermaye piyasası aracıdır. Banknot Devlet bankası tarafından çıkarılan kağıt para. Banknotun, altın, gümüş, döviz gibi menkul kıymetlerden teşekkül eden bir karşılığı bulunur. Eskiyen para tedavülden çekilerek imha edilir. Kağıt paraların eskime süreleri Türkiye'de 36 ay, ABD'de 18, Batı Almanya'da 55, İngiltere'de ise 10 yıldır. Bankor Uluslararası ödeme aracı olarak Keynes tarafından 1944'te önerilen para biriminin adı. Banka parası (kaydi para) niteliğindeydi ve altın temeline göre değerlendirilecekti. Bretton Woods Konferansı'nda kabul edilmemiştir. Barem İcret ve aylıkların derece ve miktarlarını gösteren kıdem esası üzerine kurulu cetvel, hesap cetveli, gelirlerin ne kadar vergisi olduğunu gösteren cetvel. 17. yüzyıl matematikçisi B.F. Bareme'in adını almıştır. Barter Para kullanmadan gerçekleştirilen mal veya hizmet mübadelesi, takas, trampa, sayışma; vereceğini alacağına saymak suretiyle ödeme, tek bir kontrat çerçevesinde iki taraf arasında sürekli mal değişimi, para aracılığı olmaksızın malı malla değiştirme, alacak ve borçların karşılıklı mahsubu, para kullanılmadan malların birbirleriyle değiş tokuş edildiği ticaret yöntemi Basit Faiz Bir yatırımın, yatırım dönemi süresince sadece anaparasının kazandığı faiz oranıdır Baş vergisi Bireyler arasında ekonomik güç farklılıklarının bulunmadığı varsayımıyla kişi başına eşit miktarda alınan vergi. Verginin konusu ve matrahı, yükümlünün kendisidir. Zaman içinde nüfus artışı, toplumsal ilişkilerin gelişmesi sonucunda baş vergisinin gerçek ödeme gücünü temsil etmemesi, adil olmaması, vergiyi ilkel bir uygulama haline getirmiştir. Başabaş Noktası Bir firmanın ne kar ne de zarar etmesi durumu Başlangıç Sermayesi Kayıtlı sermaye sistemine tabi ortaklıkların sahip olmaları zorunlu asgari çıkarılmış sermayeleridir. Başlangıç Teminatı Vadeli işlem sözleşmesinde uzun veya kısa pozisyonalan yatırımcının pozisyon açarken yatırması gereken teminattır. Batık Kredi Şüpheli alacak, tahsili kabil olmayan alacak Baz Fiyat Bir hisse senedinin seans içinde işlem görebileceği üst ve alt fiyat limitlerinin ve fiyat adımlarının belirlenmesine esas teşkil eden fiyattır. Baz Puan (Basis Point) Faiz oranlarındaki değişimi ifade eden bir ölçüm birimidir. Noktadan sonraki 4 üncü haneye karşılık gelir (0.0001). Örneğin fazi oranının % 65.25’den % 66.75’e yükselmesi durumunda 150 baz puanlık bir artış söz konusudur. Diğer bir deyişle baz puan % 0.01’e karşılık gelmektedir Bebek Endüstrisi Gelişmekte olan ülkelerde, güçleninceye kadar dış rekabete karşı korunan yeni kurulmuş sanayi dalı. "Yavru Sanayi" de denir. Zengin ülkeler, tekstil, deri gibi yaşlanmış sanayi dallarını da gelişmekte olan ülkelerin rekabetinden korumaya çalışır. Bedelsiz İthalat Yurt dışına döviz transferi yapılmadan mal ithal edilmesi. Yurt dışında çalışan işçilerin ya da geçici görevle yurt dışına giden devlet memurlarının dönüşlerinde getirdikleri kişisel ya da mesleki kullanıma yardımcı nitelikteki mallardır. Bedelli Sermaye Artırımı Şirketlerin sermaye artırımı karşılığında çıkardıkları hisse senetlerini nominal değerinden veya daha yüksek bir fiyattan satmak suretiyle gerçekleştirdikleri sermaye artırımlarına denir. Bedelsiz Sermaye Artırımı Anonim ortaklıkların, iç kaynaklarından yaptıkları sermaye artırımı karşılığı çıkardıkları hisse senetlerini bir bedel almaksızın ortaklarına dağıtarak gerçekleştirdikleri sermaye artırımlarıdır. Belgeler İçin Ödeme Mal alımında transfer belgeleri için yapılan nakit ödemedir. Belgesel Taslak Belgelerin iliştirildiği taslaktır. Benchmark (Ölçüt) Ölçüm ve karşılaştırma kriteri anlamında kullanılmaktadır. Örneğin portföy yönetiminde, benchmak portföy, bu yapı dışında oluşturulan portföylerin performans (getiri ve risk anlamında) başarısının ölçümüne esas alınan portföydür. Diğer bir örnek; benchmark menkul kıymetler, piyasada yeterince likiditeye sahip, ihraç eden kurum tarafından bu özelliğinin devam ettirilmesi söz konusu olan ve piyasada benzer ihraçlar için bir referans teşkil eden kıymetlerdir. Benchmarking Tezgah çalışması; bir kuruluşun kendi sektöründen veya dışından başarılı bir kuruluşu referans alarak karşılaştırma yapması ve daha iyi olmaya çabalaması; aynı sektörde çalışan şirketlerin birbirlerinin ürünleri üzerinde yaptığı inceleme, piyasa araştırması, pazarlama taktiklerinin belirlenmesi gibi etkinlikler; bir şirketin rakiplerinin üretimden yönetim şekline kadar tüm yöntemleri detaylı olarak incelemesi ve kendi şirketine adapte etmesi Benelüks Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasındaki gümrük anlaşması. İlk kez 1921'de Belçika ve Lüksemburg birleşme girişiminde bulunmuş, bu birlik İkinci Dünya Savaşı'na kadar sürmüş, savaş sonrasında da Hollanda'nın katılımıyla 1 kasım 1960'da 'Benelüks Ekonomik Birliği' resmi nitelik kazanmıştır. Bertran Çözümü İki satıcının egemen olduğu bir piyasada satıcıların fiyat politikası uygulayarak nasıl dengeye geldiklerinin araştırılması BES (Business Expansion Scheme) İş Genişletme Programı. BSS (Business Start Up Scheme) kavramının yenileştirilmiş şeklidir. Girişimcilerin riskli yatırımlara girmelerini teşvik eder. Karşılığında vergi kolaylığı sağlar. Beş Yıllık Plan (1) ülkede orta vadede uygulanacak ekonomi politikalarının genel gelişme yönünü, hedeflerini, kaynaklarını, koşullarını öngören kararlar. (2) endüstriyi ve kollektif tarımı yaygınlaştırmak için Rusya'da Stalin yönetimi tarafından uygulanan plan. 1928-1932 dönemini kapsayan Birinci Beş Yıllık Plan, büyük çapta acı çekilmesine yol açmakla birlikte dev bir sosyal devrim niteliği taşımış, ağır sanayinin geliştirilmesine, merkezileştirilmiş bir tarımsal ekonominin kurulmasına zemin hazırlamıştır. 1933-1937 dönemini kapsayan İkinci Beş Yıllık Plan, daha çok tüketim malı üretilmesini amaçlamıştır. 1938-1942 tarihleri arasındaki İçüncü Beş Yıllık Plan, özellikle silahlanma ve savunma sanayine yöneliktir. Beşeri Sermaye Kişilerin üretken bir biçimde çalışmaları ve hizmetleri karşılığı gelir elde etmelerine imkan veren kazanılmış beceri ve kapasiteler Beyan Sahibi Kendi adına beyanda bulunan kişiyi veya adına beyanda bulunulan kişiyi ifade eder Beyaz Yakalı El emeğine dayanmayan bir iş yapan Beyin Göçü Az gelişmiş ülkelerden gelişmiş ülkelere nitelikli iş gücü, bilim adamı ve araştırmacı göçü. Gelişmiş ülkeler arasında da olabilir. Ancak ekonomik ve sosyal etkileri açısından daha etkileyici olduğu için az gelişmiş ülkeler için önemlidir. Bırakınız Yapsınlar Ekonomik liberalizm; sınırsız dış ticaret politikası; ekonomik gelişmenin bireysel çıkarlara dayandığı ve bireylerin serbestçe davranmasına imkan verilmesi savı; devletin ekonomik etkinliklere, sanayi ve ticaret işlerine müdahale etmemesi prensibi; en az devlet müdahalesine dayalı politika Bilanço Envanterde gösterilen kıymetlerin değerleri itibariyle tasnifli ve karşılıklı olarak tertiplenmiş özeti; bir işletmenin belirli bir dönem sonunda, bütün varlıklarını, alacaklarını ve borçlarını göstermek üzere düzenlenen ve işletmenin ekonomik durumunu muhasebe diliyle ifade eden cetvel; işletmenin belli bir tarihte sahip olduğu aktif, pasif ve öz varlığını (kaynaklarını) gösteren tablo... "Bir şirketin dönemsel faaliyetleri sonucu, dönem sonunda hazırladıkları (31 Mart, 30 Haziran, 30 Eylül ve 31 Aralık) ve yayınladıkları tablolardır. Şirketin portresini çizen bu tablolar muhasebe dilinde ""t tablosu"" olarak adlandırılır." Bilateralizm İki taraflılık; bütün dünyada ticari engellerin ortadan kalktığı bir dönemde daha önem kazanan ikili ilişkiler; iki ülke arasında yapılan, hükümleri başka ülkeleri bağlamayan, özellikle ticaret ve ödemelerle ilgili ikili anlaşmaları içeren sistem. Söz konusu ülkelerin, uluslararası ticarette diğer ülkelere tanımadıkları ayrıcalıkları birbirlerine tanımalarıdır. Bu ayrıcalıklar, kapsamlı ithalat kotaları ya da gümrük tarifesi indirimleri biçiminde olabilir. İki yanlılık, GATT ilke ve kurallarının onaylamadığı bir dış ticaret ilişkisidir. Bu ilişki biçimi, İkinci Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda AET ve EFTA gibi birçok ülkeyi bünyesinde toplayan ekonomik bütünleşmelerin doğmasıyla etkinliğini kaybetmişti Bilgisayar Sistemi Gümrük idarelerinde gümrük işlemlerinin yürütüldüğü yerel veya geniş alan ağı ile birbirine bağlı entegre bilgisayar sistemini anl***** gelir. Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikler (Bilge) Eşyanın gümrük sahasına girişinden çıkışına kadar tüm gümrük işlemlerinin gerçek zamanlı olarak bilgisayar ortamında yürütülmesine ilişkin olarak kullanılan bir yazılımdır. Bileşik Faiz Bir yatırımın yatırım dönemi boyunca kazandığı faizin de yeni yatırım döneminde yatırıma tabi tutulması sonucu elde edilen getiriyi gösteren faizdir. Diğer bir deyişle faizin de faiz kazanmasıdır. Bimetalizm Altın ve gümüşe dayalı para sistemi; çift maden sistemi. Bu sistemde altın ve gümüş arasında belli bir değer oranı vardır. Oran, 16 ons gümüşün 1 ons altına eşit olmasıdır. Ancak bu yasal orantının, metallerin ticari değeriyle ilişkisi yoktur. Her iki maden de birlikte dolaşımda bulunur. Bireyci Ekonomi Fertlerin çıkarlarını amaç edinen ekonomik görüş. Bu görüşe göre toplum kişiyi alet olarak kullanmaz. Kendisi kişinin rahatını sağlayacak bir alettir. Ferdiyetçilik aşırı bir görüşe uyularak kişinin herşeyi kendine göre ayarlaması, her türlü bağdan sıyrılması olarak kabul edilmiştir. Karşıtı kollektivizmdir. Birikmiş Faiz Bir yatırımın, yatırım dönemi içerisinde, ödeme tarihine kadar üzerinde biriken faizdir. Örneğin, 6 ayda bir dönemsel % 30 kupon ödemeli 100.000 TL ‘ den ihraç edilen bir devlet tahvilini almak için, piyasa oranının değişmediği varsayımı ile 3 ay sonra ödenmesi gereken fiyat yaklaşık 115.000 TL’ dir (dönem sonunda toplam 30.000 TL faiz kazanması için, bu durumda ikinci 3 ay için % 13.04’ lük bir getiri söz konusudur). Buradaki 15.000 TL yatırımın üzerinde biriken faizi ifade etmektedir Birincil Piyasalar Menkul kıymetleri ihraç eden şirketler ile tasarruf sahiplerinin doğrudan doğruya karşılaştıkları piyasalardır. Diğer bir anlatımla, menkul kıymetlerin ihraçcı kuruluşlarca tasarruf sahiplerine ilk kez satışa sunulduğu piyasalardır. Benzer şekilde, devlet iç borçlanma senetlerinin, T.C. Hazine Müsteşarlığı tarafından ihale yöntemi ile satımı da bir birincil piyasa işlemidir. Bu senetlerin daha sonra yatırımcılar arasındaki alım-satımları ise ikincil piyasa olarak adlandırılan piyasalarda gerçekleşmektedir. Birikmiş Faiz Bir yatırımın, yatırım dönemi içerisinde, ödeme tarihine kadar üzerinde biriken faizdir. Örneğin, 6 ayda bir dönemsel % 30 kupon ödemeli 100.000 TL ‘ den ihraç edilen bir devlet tahvilini almak için, piyasa oranının değişmediği varsayımı ile 3 ay sonra ödenmesi gereken fiyat yaklaşık 115.000 TL’ dir (dönem sonunda toplam 30.000 TL faiz kazanması için, bu durumda ikinci 3 ay için % 13.04’ lük bir getiri söz konusudur). Buradaki 15.000 TL yatırımın üzerinde biriken faizi ifade etmektedir. BIS (Bank for International Settlements) Uluslararası Ödemeler Bankası. Bütün merkez bankalarının bankası niteliğindedir. 1930'da kurulmuştur. Amacı, Alman savaş borçlarına ait hesapların ve ödemelerin tanzim edilmesidir. Günümüzde ise merkez bankaları arasındaki ilişkileri düzenlemek, işbirliğini geliştirmek, çeşitli uluslararası finans işlemlerinin kolaylaştırılmasını sağlamak, uluslararası mali operasyonlar için kolaylık temin etmektir. Blankizm Bir avuç devrimci komplocunun iktidarı ele geçirmesiyle kapitalist sömürüye son verilebileceğine inanan ünlü politik eylemci Louis Auguste Blanqui'nin (1805-1881) adıyla anılan 19. yüzyıl Fransız devrimci hareketi. Blankistler, işçi sınıfının kitlesel işçi hareketine dayanan politik bir parti içinde örgütlenmesinin zorunluluğunu reddetmişler ve kaçınılmaz olarak devrimi başarısızlığa mahkum etmişlerdir. Blok Satış Emir miktarı şirketin ödenmiş/çıkarılmış sermayesinin % 10’unu aşan satış işlemidir. Blokaj (1) Paranın harcanmasını yasaklama, bir varlığın, yetkili mercilerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması; yasal koşullara uygun olarak sahibinin tasarrufuna ve kullanmasına izin verilmeyen dondurulmuş değer. Bloke hesap uygulaması, icra veya vergi borçlarından veya dış politika nedenlerinden kaynaklanabilir. (2) Abluka; bir devletin bir başka devlete karşı uygulayabileceği çeşitli önlemlerdir. Boğa Piyasası Talebin arzdan daha çok olduğu ve borsada fiyatların tırmanışa geçtiği dönemi ifade eder. Bolluk Ekonomisi Bir ülkenin tüm bireylerinin hayat seviyesini üst düzeye ulaştıracağı ileri sürülen ekonomik düzen; bir ülkede mevcut satın alma gücünün tüketim malları sanayini tam kapasite ile çalıştırmaya yetecek kadar yüksek olması Bologna Ekolü Faizin yasaklanmaması gerektiğini savunan ekol. 12. ve 13. yüzyıllarda Bologna kentinin hukukçuları tarafından, faiz alınmasına karşı çıkan Katolik Kilisesi'ne tepki olarak ileri sürülmüştür. Bon Marşe 1852'de Paris'te Aristide Boucicaut tarafından açılmış ve kısa sürede genişlemiş mağazalar zinciri. Satış hacmi, sekiz yıl içinde on katına, sahibi öldüğünde de yüz katına çıkmıştır. Bonifikasyon (1) Vergi muafiyeti, bir verginin kaldırılması, teşvik amacıyla bazı ihraç mallarının vergiden istisna edilmesi, (2) Müşterinin uğrayacağı zararı karşılamak amacıyla satıcının verdiği mal fazlası veya fiyat indirimi. Fiyat indirimi, çok miktarda mal satın alan müşterilere de yapılabilir Bono Borç Senedi. Bir bedelin kayıtsız şartsız ödeneceğini ifade eder. Düzenleyenin imzasını, düzenleme tarihini, alacaklının ismini, bono veya emre muharrer senet sözcüklerini içeren bir taahhüt senedidir. Taahhüt senedinin bono sayılabilmesi için bu şartları içermesi gerekir. Düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden birinin bulunmaması bononun niteliğini değiştirmez. Ancak her ikisi de belirtilmemişse taahhüt senedi bono değil adi senet kabul edilir. Bonservis İşten ayrılan birine yöneticiler tarafından verilen, ilgilinin işini ve çalışmalarını özetleyen hizmet belgesi; tavsiye mektubu Borç Bir kişi veya kuruluşun diğerine karşı yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Borç/Servis Oranı Dış borçların ana para, faiz ve diğer ödemelerin yıllık toplamının, cari ödemeler bilançosunda yer alan döviz kazançlarına (ülke ihracatına) oranı. Bir ülkenin borçlarını geri ödeme kapasitesini ortaya çıkaran göstergelerden biridir. Bu oran elde edilen dövizin ne kadarının borç ödemelerine ayrıldığını gösterir. Borç Devir Hızı "Borçların satışların maliyetine oranlanması; şirketin borçlarını ne hızda ödediğini gösterir. Bu oranın düşük olması şirket için o kadar iyidir." Borç/Özsermaye Oranı Şirket, işletme sermayesi ve yatırımlarının finansman ihtiyacını dış kaynaklardan mı (borç) yoksa iç kaynaklardan mı (özsermaye) karşıladığını gösterir. Ülkemizde dış kaynak finansmanı genelde içsel kaynaklardan daha yüksek maliyetli olduğu düşünülürse bu oranın düşük olmasi tercih edilir. Borçlanma Oranı İşletmenin borçlanarak sağladiği yabanci kaynaklar ile, ortakların sağladığı ve faaliyet sonucu yaratılan özsermaye arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Borçlar Toplamı / Özsermaye formülü ile hesaplanır. Borçlu / Alıcı Vadesinde faturanın bedelini ödemekle yükümlü olan ve malların alıcısı konumunda olan firma. Borçlu İşlem Hacmi (BİH ) Satıcı firmanın her borçlusu için ayrı ayrı tanınan azami işlem hacmi . Borçlu Ödeme Faturanın vadesinde alıcı tarafından ödenmesi . Borsa Mübadele konusu olan mal ve değerli maddelerin ortada olmadan kağıtlarla alınıp satıldığı Pazar Borsa Eksperleri Menkul kıymetlere ilişkin alım-satım emirlerinin ilgili iç yönetmelikte belirtilen esaslara göre karşılaştırılması ile fiyatların teşekkülünü izleme ve alım satım işlemlerinin sonuçlandırılmasını sağlamakla yükümlü olan görevlilerdir. Borsa Emirleri Müşteri emirleri, aracı kurum üye temsilcileri tarafından seans içinde borsa bilgisayar sistemine aktarıldığında borsa emrine dönüşür. Borsa Fiyatı Borsada belirli kurallara göre işleyen organize pazarlarda işlem gören menkul kıymetlerin, borsadaki arz ve talep koşullarına göre oluşan fiyatıdır. Borsa Payı Borsa üyelerinin, Borsa’da gerçekleştirdiği işlem hacmine göre hesaplanarak Borsa’ya ödenen meblağ olup Borsa Yönetim Kurulu’nca belirlenir. Borsa Üyeleri Sermaye Piyasası Kurulu’ndan yetki belgesi ve Borsa’dan üyelik belgesi almış aracı kuruluşlardır. Borsaya Kote Olmak Borsanın izniyle halka arz edilecek hisse senetlerinin, borsaya kaydedilmesidir. Kote ettirilmemiş senetlerin ticareti olanaklı değildir. Kote olmuş senet, ilgili borsada tanındığını ve alım/satımının yapılmasına izin verildiği anl***** gelir. Hisse senetlerinin ticaretinin yapıldığı bir piyasa olan her borsanın kendine özgü kuralları vardır Bowley Teorisi Düopson durumunda kar ve üretim miktarının ilişkilerini saptayan kuram. İngiliz ekonomist ve istatistikçi Arthur Lyon Bowley tarafından ileri sürülmüştür. Bir malın iki satıcısı olması durumunda, bunların arasındaki rekabetin bir ölüm kalım savaşına varmaması için fiyatları nasıl saptamaları gerektiğini açıklar. Boykot Bir topluluğun bir kişi, kuruluş ya da ülkeyle ilişkilerini kesmesi. Brandt Raporu 1977'de Dünya Bankası'nın önerisi üzerine az gelişmiş ülkelerin sorunlarını incelemek ve çözüm yolları önermek amacıyla Alman siyaset adamı Willy Brandt'ın başkanlığında bir komisyon kurulmuştur. Komisyon çalışmasını 1980 yılında, 'Kuzey-Güney: Yaşam Savaşı İçin Bir Program' adı altında yayınlamıştır. Rapor zengin Kuzey ile yoksul Güney arasında büyüyen açığı vurgular. Brent Piyasası Kuzey Denizi petrolünün piyasası Bretton Woods Konferansı 1944 yılında Dünya Bankası ve IMF'nin kurulduğu konferans. İkinci Dünya Savaşı sonrası, uluslararası ödemeler ve sermaye hareketleri açısından genel bir düzenleme yapılmasına, uluslararası bir para kuralı belirlenmesine ilişkin olarak yapılan toplantı Broker Simsar, acente, komisyoncu, yatırımcılar için ticari işleri yürüten kişi, mal alışverişinde acentelik yapan kimse Brüt Ağırlık Bir nakliyede malların ambalajıyla birlikte toplam ağırlığıdır. Brüt Kar Marjı Oranı İşletmenin satışlarının brüt karlılığını göstermektedir. Brüt satış Karı / Net satışlar formülü ile hesaplanır Bullionizm Altın, gümüş ya da diğer değerli madenlerin külçe halinde ihracatının yasaklanması Bundesbank Federal Almanya Merkez Bankası Business to Business Commerce (B2B) İnternet aracılığı ile iki işyeri arasında gerçekleşen ticari işlemler. Geçmişte Elektronik Veri Alışverişi (EDI- electronic data interchange) ile yapılan Bu ticaret şekli günümüzde XML teknolojileri ile yapılmaya başlanmıştır. Business to Consumer Commerce (B2C) İşyerleri ve bireyler arasında gerçekleşen ticari işlemler. Bütçe Gelecekte belli bir dönemde gerçekleşmesi öngörülen gelir ve giderlerin karşılıklı tahminlerini içeren cetvel; belirli bir süreyi, çoğunlukla takvim yılını veya ekonomik yılı kapsayan, devlet gelir ve giderleri planının parasal göstergelerle ifadesi. Geniş anlamıyla bütçe kurumların, örgütlerin, kuruluşların ya da kişilerin belirli bir süre içindeki gelir gider planlarıdır. Bütçe Açığı Devletin harcamalarının, gelirlerinden yüksek olması Bütçe Dengesi Devlet harcamalarının gelirlerine eşit olması Bütçe Fazlası Devlet gelirlerinin harcamalarından yüksek olması Büyüme İş gücü, doğal kaynaklar ve donanımda, kişi başına bir yıldan geçen yıla oranla daha yüksek bir gelir sağlayacak şekilde kaydedilen artış Büyüme Oranı Milli gelirin bir önceki yıla göre artış oranı. Belli bir dönemin sabit fiyatlarla GSMH'sinin, bir önceki yılın aynı döneminin GSMH'sine bölünmesiyle bulunur. Sanayileşmiş ülkelerde, ekonominin bir yıl veya üç aylık dönemler itibariyle performansını ölçerken gayrısafi milli hasılanın büyüme hızı kullanılır. İç aylık hesaplamalar ekonominin seyrinin daha iyi izlenmesi için yapılır. Böylece hükümete ekonominin gidişi konusunda ipuçları verilir ve gerekli önlemlerin alınması için bir erken uyarı sistemi görevi görür. Sanayici ve işadamları büyüme oranının seyrine göre üretim, satış ve yatırım programlarını daha sağlıklı bir şekilde yapabilirler.
__________________ HERKES AYNIYKEN BEN FARKLIYDIM...ŞİMDİ HERKES FARK PEŞİNDE BEN YİNE AYNIYIM.......... Bizim KRAL Olduğumuz Yerde Kimse DEVLET Kuramaz , Bizim DEVLET Olduğumuz Yerde Kimse KRAL OlamaZ... |
| | |
| | #3 |
| Super Aktif ![]() Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: İSTANBUL Yaş: 24
Mesajlar: 2.664
Blog Mesajları: 2
Cinsiyet: Rep Gücü: 191 Rep: 18745 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: A 'dan Z'ye Ekonomi Sözlüğü C-Ç-D C CACM (Central American Common Market) Orta Amerika Ortak Pazarı. 1960'da imzalanan anlaşma gereği 1961'de kurulmuştur. Merkezi Guatemala City'dedir. İyeleri: Costa Rica, El Salvador, Guatemala, Honduras, Nikaragua. Call Option Opsiyon, sahibine, opsiyona konu olan kıymeti, kontratta yazan fiyattan, kontrat vadesinde herhangi bir yükümlülük doğurmadan alma hakkı verir. Bu tür bir mali araçta, vadede, opsiyona konu olan kıymetin fiyatı kontrat fiyatının altında gerçekleşirse opsiyon sahibi bu hakkını kullanmaz ve işlemini daha düşük olan piyasa fiyatından gerçekleştirebilir. Cambridge Okulu Cambridge İniversitesi'nden bir grup ekonomistin oluşturduğu topluluk. Okulun kurucusu, 1885-1908 arası Politik İktisat Kürsüsü Başkanlığı yapmış olan Alfred Marshall'dır. Keynes'in hocası olan Marshall, o zamana dek makro ekonomiye yönelik olan dikkatlerin mikro ekonomiye çekilmesini sağlamıştır. En büyük başarılarından biri mikro ekonomiyi arılaştırıp geliştirmesidir. Cari Kur Gerçek kur. Döviz piyasasında günlük olarak döviz alım, satım işlemleriyle oluşur. Cari Varlıklar Satılabilir pay senedi ve tahviller, alacaklar, stoklar, kasa ve öteki döner varlıklardın oluşan bütün. CAMO (Common African and Mauritius Org.) Afrika ve Madagaskar Ortak Grubu. 1965 yılının şubat ayında kurulmuştur. 1970'de Afrika, Madagaskar ve Mauritius Ortak Örgütü (OCAMM) adını almış, 1974'te de Madagaskar'ın örgütten çıkmasıyla yeniden eski adını kullanmıştır CARICOM (Caribbean Common Market) Karaibler Topluluğu ve Ortak Pazarı. Bölgesel ve uluslararası bir örgütlenmedir. 1973'de kurulan örgütün amacı, Karaib ülkeleri arasındaki işbirliğini ve bölgesel ticareti geliştirmektir. Category Killer Uzman mağaza; belli bir sektörde satış yapan mağaza. Amerika Birleşik Devletleri«nde ortaya çıkmış bir perakende satış şeklidir. Önce geleneksel ticaret ve perakendecilik anlayışının egemen olduğu bir pazar boşluğu belirlenir. Hayat tarzı ve talep analizleri yapılarak, hangi tür malların satış şansı olduğu araştırılır. İnsanların yoğun olarak yaşadığı ve on kilometre çapında bir alana hizmet verecek bir yerde mağaza açılır. CE İşareti "Bir ürünün Avrupa Birliği direktifleri ile belirlenen sağlık, güvenlik, çevrenin ve tüketicinin korunması gereklerine uygun olduğunu gösteren bir Birlik işaretidir. " CEO (Chief Executive Officer) Genel Müdür CF Fiyatın mal bedeli ve taşıma masraflarından ibaret olduğunu gösteren kısaltma CFR Ticari Mal bedeli ve navlun. Chaebol Güney Kore'nin holdinglerine verilen ad CIF (Cost-Insurance-Freight) Bir malın maliyet, sigorta ve navlun ücretlerini kapsayan fiyatı; müşterinin limanına teslim, malın ihraç olunan yere teslimi CIO (Chief Information Officer) Şirketin enformasyon sistemleri ve bunlarla ilgili kaynaklardan sorumlu üst düzey yönetici Ciro (1) çekin arkasını imzalama, (2) bonodan doğan hakların bir başka kimseye senet sahibi tarafından devredilmesi, (3) bir şirketin bir yıllık iş hacmi Clayton Yasası 1914'de çıkarılan ve rekabeti büyük ölçüde azaltacak girişimleri yasaklayan yasadır. Piyasadaki toplam malın önemli bir kısmını üreten tekellerin gelişmesinin denetim altında tutulmasını hedeflemiştir. Colbertism Fransız Merkantilizmi, Sanayi Merkantilizmi; 1664-1681 arasında uygulanan, ülke sanayini geliştirerek ihracatı artırma politikası. Bu çabaya özel sektör kadar devlet de yoğun şekilde katılmalıdır. Devlet eliyle sanayileşmenin desteklenmesine, koruyucu dış ticaret politikasıyla ithalatın kısılarak ihracatın artırılmasına, ithalata yüksek vergiler uygulanmasına yönelik bir dizi politika düzenlenmesini içerir. Colombo Planı Güney ve güneydoğu Asya'daki Batı yanlısı ülkelere ekonomik yardım yapılması amacıyla 1950'de uygulamaya konan plan. Başta İngiliz milletler Topluluğu çerçevesinde gelişen bu örgütlenme, diğer Asya ülkelerinin de dahil olmasıyla genişlemiştir. Comecon (Council for Mutual Economic Aid) Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi; Doğu Bloku Ortak Pazarı. CMEA olarak da bilinir. Ekonomik amaçlı uluslararası bir örgütlenmedir. İye ülkelerin kalkınma planlarının koordinasyonuna ve ekonomik gelişmelerine ağırlık vermiş, bu amaçla öneriler hazırlamıştır. COMESA Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı. 1983 yılında açılan Doğu ve Güney Afrika Tercihli Ticaret Bölgesi, 1993 yılında 21 ülkenin ortaklığı ile bir ortak pazara dönüşmüştür. Amaç, üye ülkeler arasında gümrüksüz ticaret yapmaktır. İyeler: Angola, Burundi, Cibuti, Eritre, Etiyopya, Kenya, Komor Adaları, Kongo, Madagaskar, Malawi, Mauritius, Mısır, Namibya, Ruanda, Seyşel Adaları, Sudan, Swaziland, Tanzanya, Uganda, Zambiya, Zimbabwe. Ç Çapa (Nominal Anchor) Ekonomik karar alma süreçlerinde referans olarak alınan büyüklükleri ifade etmek için kullanılır. Örneğin kur çapası kavramı, Merkez Bankasının kur için belli öngörüleri sonrasında, diğer ekonomik birimlerin de bu öngörüye güven duyması ile birlikte, alınan ekonomik kararlarda kurun, kurdaki artışın esas alınması ve fiyat, ücret artışı, yatırım gibi kararlarının kur politikası çerçevesinde şekillenmesini ifade eder. Bu tür bir çapaya (politikaya) güvenin olmaması halinde, seçilen büyüklükler bu özelliklerini kaybederler. Parasal büyüklükler, faiz oranları, enflasyon, büyüme oranları “çapa” olarak kullanılan büyüklüklerdir. Özellikle son yıllarda, kur ve faiz oranı gibi büyüklüklerin çapa olarak kullanımında ortaya çıkan güçlükler, enflasyonun bu amaçla kullanımını yaygınlaştırmıştır. Çapraz İşlem İşlemin alıcı ve satıcı tarafının aynı üye olması durumunu ifade eder. Bu şekilde işlem oluşturmaya yönelik emirler (Cross Orders), belirli kurallar dahilinde işlleme tabi olurlar. Çapraz Kur Bir ulusal paranın dışında iki yabancı paranın birbiri karşısındaki değiştirilme oranıdır. Çek Para yerine kullanılan değerli kağıt; herhangi bir kredi kurumunda hesabı bulunan bir kimsenin özel işaretli bir matbu kağıtla, söz konusu kişiye ya da kağıda sahip kişiye yazılı miktar kadar para ödenmesine ilişkin verdiği yazılı emir, bir bankada ticari hesap açtırmış olan kimsenin gerek kendisine gerekse de başkasına ödeme kolaylığı gösteren yazılı talimat. Çekirdek Enflasyon (Core Inflation) Tüketici ve Toptan Eşya Fiyat Endeksleri gibi genel kullanıma açık mal ve hizmet sepetlerinden oluşan enflasyon endekslerinin temel enflasyonist eğilimleri tam olarak yansıtmadığı varsayımı ile, bazı mal grupları ile fiyat değişmelerine yol açan bir takım unsurların enflasyon endeksinden çıkarılması sonucu ulaşılan bir enflasyon tanımıdır. Bu amaçla, dışsal etkilere (enerji fiyatlarında artış, mevsimsel koşullar, maliye politikası vs) daha açık olan ve geçici nitelikler taşıyabilen, enerji, temel gıda maddeleri fiyatları ve dolaylı vergiler bu tür enflasyon hesaplamaları içerisine katılmamaktadır. Amaç, fiyatlar genel seviyesindeki değişimi sürekli kılan unsurları tespit etmek ve bunlara yönelik daha gerçekçi politika kararları alabilmektir. Özellikle, enflasyon hedeflemesine yönelen ülkelerde bu türden alternatif endeks oluşumları değişik formları ile kullanılmaktadır. Türkiye’de Özel İmalat Sanayi Fiyat Endeksi "çekirdek enflasyon" olarak adlandırılmaktadır. Çevre Ekonomileri Geri bıraktırılmış ekonomi. Arjantinli ekonomi profesörü Raul Prebisch tarafından ileri sürülmüştür. Prebisch, gelişmiş ekonomilere de "merkez ekonomileri" demiştir. Merkezde olup bitenler çevreye daha geniş ölçüde yansır. Merkez ekonomilerde gelir düşmesi görülmeye başlamışsa çevre ekonomilerinde bu düşme daha büyük ölçüde olmaktadır. Çevrilebilir Para Birimi İstendiğinde alınıp satılabilen para birimidir. Çıkarılmış Sermaye Kayıtlı sermaye sistemine tabi ortaklıkların satışı yapılmış hisse senetlerini temsil eden sermayeleridir. Çift Metal Kuralı Para değerinin altın ve gümüşe göre saptanmasıdır. Güçlüğü, iki metal arasındaki değişim oranının belirlenmesindedir. 19. yüzyıl ülkelerinin genellikle kabul ettiği oran 15-16 ölçek gümüşün bir ölçek altına denkliğidir. Ne var ki, bu iki metalin değer oranı değiştiği zaman, değer kazanan metalden yapılan paraların halk tarafından saklandığı ve ortadan kaybolduğu görülmüştür. Bu kural, 1870'lerde terkedilmiş, yerine altın kuralı kabul edilmiştir. Çift Vergileme Bir vergi konusunun iki kez vergilendirilmesi Çoğaltılabilen Mallar Miktarı her zaman için üretimle artırılabilen mallar. Ekmek, peynir, otomobil gibi. Çoğaltılamayan Mallar Miktarının artırılması mümkün olmayan mallar. Tarihi ve antika eşyalar gibi. Çok Fiyat-Sürekli Müzayede Sistemi "Çok fiyat yöntemi; bir menkul değer için verilen alım satım emirlerinin fiyat ve zaman önceliği kurallarına uygun olarak teker teker karşılaştırılması sonucunda oluşan fiyatlarla alım satım işleminin gerçekleştirilmesidir." Çok Uluslu Şirket Birden fazla ülkede üretim ve pazarlama faaliyetleri olan firma. Genellikle dünya pazarları için üretim yaparlar. Gelişme stratejilerini global olarak saptarlar. Özellikle İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaygınlaşmışlardır. D DAC (Development Assistance Committee) Kalkınmaya Yardım Komitesi. OECD bünyesinde özel bir komitedir. İyeleri: Avustralya, Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Yeni Zelanda, Norveç, İsviçre, ABD, Fransa, Japonya, Almanya, İngiltere, Hollanda, Kanada, İsveç, İtalya, AT Komisyonu. Dağıtıcı Bir üreticinin mallarını direk olarak satan ve hizmeti veren yabancı acentadır. Dalga Etkisi Bir ülkedeki ekonomik canlanmanın komşularına da yansıması Dalgalı Borçlar Devletin gelir ve giderleri arasında zaman açısından ortaya çıkan farkları gidermek amacıyla sağladığı kısa vadeli krediler Dalgalı Döviz Kuru Ulusal paranın değerinin serbest piyasada döviz arz ve talebine göre belirlendiği sistem. "Serbest döviz kuru sistemi", "yüzen kur sistemi", "esnek döviz kuru sistemi" gibi isimler de verilmektedir. Bu sistemde döviz kuru günlük olarak herhangi bir kamu müdahalesi olmadan belirlenir. Döviz piyasasındaki denge ve ödemeler bilançosu düzeltmeleri döviz kurundaki değişmelerle gerçekleşir. Damping Toptan ucuz fiyata satma, maliyetin altında satış, bir malı dış pazarlarda iç pazarlardan daha ucuza veya zararına satma, ihraç mallarının aynı zamanda aynı şartlar altında bir imalat memleketindeki alıcıya kendi ülkesinden daha ucuza sunulması Darboğaz Bir üretim sürecinde karşılaşılan arz ve talep dengesizlikleri Dardanizm Özellikle tarımsal ürün piyasalarında fiyatları yüksek tutmak ya da maliyetlerin aşağı düşmesini önlemek amacıyla malın çeşitli yollardan yok edilmesini sağlamak Dayanıklı Mallar Birçok kez kullanılmaya elverişli mallar. Toprak, ev, otomobil, beyaz eşya gibi. Dayanıksız Mallar Sadece bir kez kullanılmaya elverişli mallar. Gıda maddeleri gibi. Dayanışmacılık Dayanışmayı toplumun törebilimin politika ve ekonominin temel ilkesi sayan bireycilikle kollektivizm arasında yer alan görüş Dealer Alım-satım işlemlerinde kendi nam ve hesabına hareket eden kişi ve kurumlara verilen isimdir Dealing Room Bankaların döviz ve mevduat alışverişi yaptıkları bölüm. Bir şirket merkezindeki tüm yatırım uzmanlarının katılımı ile borsanın seansı boyunca borsa temsilcileriyle sürekli açık bir telefon sisteminin olmasıdır. Bu sistemde yatırımcı, emirlerini bir gün önceki fiyatlara göre değil piyasada oluşan fiyatlara göre anında verir. Böylece yatırımcı, borsadan ne kadar uzakta olursa olsun işlem yaptırabilir. Deblokaj Blokajın kaldırılması, bloke edilmiş bir bölge ya da değerin kurtarılması. Bir çeşit özel takastır. Dış ülkelerden alacağın tahsili için başvurulur. Alacağını uzun süre tahsil edemeyen ülkeler, borçlu ülkeye yeniden mal göndermekten kaçınırlar. Bu durum ihracat imkanlarını daraltır. Deflasyon Tedavüldeki paranın azaltılması, ekonomik daralma, deflasyon, emisyondaki azalma, paranın piyasada azalması üzerine satın alma gücünün artması, fiyatlar genel düzeyinin düşürülmesi. Enflasyonla değerini kaybetmiş olan paranın değerini tespite yarayan tedbirlerden biridir. Fakat para değerindeki düşüş çok fazla olduğu zamanlar deflasyon çok güç hatta imkansız olur. Deflatör Para darlığını destekleyici etkendir. Bu etkenlerin başında faizlerin yükseltilmesi, kredilerin daraltılması, para biriktirme, piyasadaki paranın geri çekilmesi gelir. Bir ülkede bir yıl içinde mal ve hizmetlerdeki ortalama fiyat artışını ifade eder. Parasal terimlerle ifade edilmiş olan bir faktörün değerinin gerçek değere çevrilmesinde kullanılan fiyat endeksidir. Defter Değeri İşletmenin aktif toplamından, borçlarının düşülmesi ile bulunan özvarlığının, çıkarılmış/ödenmiş hisse senedi sayısına bölünmesi ile bulunur. Değer Paradoksu Yaşamsal değeri düşük, marjinal faydası yüksek malların, yaşamsal değeri yüksek marjinal faydası düşük mallara olan avantajı. Doğada nadir bulunan elmasın, çok bulunan suya oranla değerli olması gibi. Ancak çölde suyun değeri elmastan çok daha fazladır. Değer Zinciri Üretim, pazarlama ve sevkiyat gibi şirketin faaliyetlerini oluşturan tüm fonksiyonların tek tek ve birbirleriyle ilişkisinin dikkate alınarak incelenmesi. Değer zinciri, şirketin iç operasyonlarının rekabetçilik açısından analiz edilmesi için kullanılır. Michael Porter tarafından incelenen kavrama göre bu yöntemle işletmelerin bazı faaliyetlerini rakiplerinden daha iyi ve ucuza gerçekleştirmeleri mümkündür. Değişim Ekonomisi Mal ve hizmetlerin değişimlerinin, tarafların serbestçe gerçekleştirebildiği piyasa örgütlenmesi Değişken Faizli İhraçlar (Floating Rate Notes) Getirisi, ihracı sırasında sabitlenmeksizin önceden belirlenen başka değişkenlere bağlanan kıymetlerdir. Gerçekleşen enflasyona veya LIBOR gibi uluslararası faiz oranlarının, örneğin geçmiş 3 aylık ortalamasına endekslenen ihraçlar bu türe girmektedirler. Getiri (faiz) oranlarındaki belirsizliğin arttığı ve fiyat oluşumlarının güçleştiği ortamlarda, hem ihraç eden hem de yatırımı yapan kişi ve kuruluşlar açısından riski daha düşüktür. Değişken Faizli İşlemler Factoring ücretinin piyasa koşullarına göre günlük değişken olduğu, müşterinin anapara geri ödemesini istediğinde yapabildiği işlemlerdir. Faiz ödeme dönemi o/n, ay veya dönem sonları olabilir. Deming Ödülü Japonya'da kaliteli ürünler üreten sanayi firmalarına verilen ödül. Ödüle adını veren yönetim teorisyeni W. Edwards Deming, 1950'ler boyunca Japonya'da kalite sistemleri üzerinde çalışmıştır. "Japonlara kaliteyi öğreten adam" olarak bilinen Deming, Batı'da ancak 1980'lerde keşfedilmiştir. Özellikle Japonya'nın toplam kalite temelinde yükselen sanayi gücü, Batı'yı telaşa düşürünce gözler Deming'e ve Japon yönetim tarzına çevrilmiştir. Demografi Nüfusun dağılım, yaş, meslek gibi özellikleriyle doğum, ölüm gibi hareketlerini konu alan bilim. "Demos" (halk) ve "Grapho" (yazma) kelimelerinden meydana gelmiştir. Demografik istatistikler ve araştırmalar, coğrafya, sosyoloji, ekonomik planlama ve diğer sosyal bilimlere veriler sunar. Dengeli Büyüme Ekonomide bütün sektörlerin uyumlu bir biçimde büyümelerini öngören plan. Bu planlar genellikle az gelişmiş ülkeler tarafından yapılır. Böyle ülkelerde dengeli gelişme, birbirini tamamlayan üretim zincirinin gerçekleşmesine bağlıdır. Örneğin demir-çelik sanayi kurulması öngörülüyorsa, bununla birlikte kömür, ulaştırma gibi diğer yardımcı sektörlerin oluşumu da dikkate alınır. Dengesiz Büyüme Bir ekonomide belli sektörlere ağırlık verilerek büyüme Denetleme Sertifikası Alınan malın nakliyesinden hemen önce iyi koşulda olduğunu gösteren sertifikadır. Deniz Konşimentosu "Gemi acentası veya kaptanı tarafından düzenlenerek yükletene verilen , malın teslim alındığını ve kararlaştırılan şekilde taşınarak gönderilene teslim edileceğini gösteren, malı temsil eden ve üzerinde tasarruf hakkı sağlayan kıymetli evrak niteliğindeki " |