![]() |
| | |||||||
İNSAN katogorisi Fan Clup forumu içinde "Cevad Prekazi Fun Club" başlıklı konu görüntüleniyor, "1957 yılında doğan Prekazi 1985-86 sezonunda Galatasaray'da forma giymeye başladı. Frikik ustası olan Prekazi, Tanju ve Mirsad ikilisine yaptığı asistlerle sayısız golü hazırladı ve bununla Galatasaray'ın unutulmazlar listesine adını yazdırdı. ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Oct 2007 Nerden: Istanbul Yaş: 37
Mesajlar: 1.328
Cinsiyet: Rep Gücü: 97 Rep: 9553 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevad Prekazi Fun Club ![]() 1957 yılında doğan Prekazi 1985-86 sezonunda Galatasaray'da forma giymeye başladı. Frikik ustası olan Prekazi, Tanju ve Mirsad ikilisine yaptığı asistlerle sayısız golü hazırladı ve bununla Galatasaray'ın unutulmazlar listesine adını yazdırdı. Galatasaray'ın lig şampiyonluklarında ve Avrupa kupası başarılarında büyük pay sahibi olan Arnavut asıllı oyuncu 1991 yılında Galatasaray'a veda etti. Bir süre Altay ve Bakırköyspor'da top oynadıktan sonra ülkesine geri döndü. ![]() Prekazi: "Bir kişi bile aramadı" Galatasaray forması altında kullandığı serbest vuruşlarda topa verdiği zarafetle ağlarla buluşturan ve tribünleri coşkuyla dalgalandıran Cevat Prekazi, futboldaki maharetinin yanı sıra, formasının altına giydiği taytları, topun canlı olduğu yönündeki beyanatlarıyla hep konuşuldu. Hele hele o AS Monaco maçında yaklaşık 35 metreden gelen golü... Sarı-Kırmızılı tribünlerin ateşleyicisiydi Prekazi... Ülkesi Yugoslavya'nın savaşla boğuştuğu yıllarda ülkesine bir döndü, pir döndü... Arada bir Türkiye'ye gelir gider oldu. Ama en çok savaş sırasında yıllarca beraber top koşturduğu hiçbir takım arkadaşının kendisini aramamasına içerledi. Bu seyahatlerden birinde yakaladım Cevad Prekazi'yi... Ben sordum, o içtenlikle yanıtladı... İşte futbol sevgisi ve tribün hasretiyle yüklü bir s bet...NOSTALJİ YÜKLÜ BİR GÖRÜŞME Özellikle frikikten attığı gollerle bir dönem Türk futbolseverlerin kalbinde ayrı bire sahip olan Prekazi ile nostalji yüklü bir görüşme olacağını düşündüğüm röportaj için, onun 20 yıllık komşusu Nalan Hanım'ın Maslak'taki evinde buluşuyoruz. Hakikaten düşündüğüm gibi, futbol merkezli bir s betin içindeyiz... Nalan Hanım'ın şirin köpeği Naki'nin sevimli halleriyle renklendirdiği röportajımızda kendine has Türkçe üslubuyla, sakin ve fazla da mütevazı olmadan yeteneklerinin ve başarılarının farkında bir Prekazi ile s bet edeceğimizi daha ilk dakikada fark ediyorum. Bir dönemin efsane isim Cevat Prekazi, futboldan kopmuş değil. Birkaç yıl öncesine kadar kendini Belgrad'da geleceğin futbolcularını yetiştirmeye adayan Prekazi, 16 yıldır Galatasaray camiasından kimsenin kendisini aramamasına kırıldığını dile getirmese de, buna içerlediği belli... Türkiye'de başarılı bir şekilde yaşadığı 6.5 yılın ardından yarım sezon Altay formasını giyen, ardından da 2 yıl Bakırköyspor’da top koşturan Cevat Prekazi, ülkesine döndüğünde ise savaşın orta yerine düşmüş. Bu günlerinde onu, çok nadir bir iki dostun dışında arayan olmamış. Prekazi'nin futboldan profesyonel anlamda uzaklaşmasında ülkesinin yaşadığı olağanüstü günlerin de önemli bir yer tuttuğunu anlıyorum bu s bet esnasında. Etnik kökenlerin tamamen ayrılmasıyla 6 ayrı ülkeyi dünya atlasına kazandıran Yugoslavya yok artık. Bu da Prekazi'yi üzen detaylardan biri... "Nüfus kağıdını taşıdığım, doğup büyüdüğüm ülkem şimdi yok" dediğinde bu burukluğu anlamak mümkün. "Askerliğimi yaptığım topraklar Hırvatistan'da kaldı. Hajduk Split'te oynadığım yerler şimdi Hırvatistan toprakları oldu. 40 yıl ülkemdi, şimdi pasaportla gidebiliyorum o topraklara. Gitmiyorum, uzun vize kuyruklarında bekleyemem. Yurtdışına gideceksem geliyorum Türkiye'ye!" sözleri de bu duyguları anlatmaya yetiyor. "AİLEMDEN SONRA GALATASARAY!" - Yıllarca göğsünde ay-yıldız ile Galatasaray formasını taşıyan Cevat Prekazi'nin hayatında Sarı-Kırmızılı kulübün yeri nedir? "Annem, babam, eşim ve sonra Galatasaray!.. Futbola başladığım Belgrad'dan sonra sırf Galatasaray'da değil millet olarak Türkiye'nin ve Türklerin hayatımda ayrı bir yeri var. En güzel yıllarımı Türkiye'de geçirdim. Galatasaray'ın uzun süre şampiyon olamayışı, Simoviç ve benim bulunduğum dönemde sona erdi. Eskiden beri Türkiye'de en geniş taraftar kitlesine sahip takımın Galatasaray olduğunu bilirdik. Ama o yıllarda Galatasaray'ın modası başladı... Galatasaraylı yıllar öyle başladı, inşallah uzun yıllar devam edecek..." - Derwall, Simoviç ve sizin de bulunduğunuz kadro, Galatasaray ve Türk futbolu için adeta bir milat oldu. Bunun içinde olmak nasıl bir duygu?.. "1986-87'ye dönersem, benim işim futbol. Ben Türkiye'ye işimi yapmaya gelmiştim, profesyoneldim. Ama Türkiye'de profesyonel sporcu çok az. Jupp Derwall ile Türk futbolunda kıpırdanmalar başlamıştı. Derwall'in gelişi büyük bir girişimdi o zaman için. Simoviç ve ben ilk adımları hep birlikte attık. Galatasaray'ın, Türk futbolunun bu yıllara gelişinin kapılarını bizler açtık. İnsanlar bizi sever ya da sevmez. Ama bu bir gerçek ve tarihteki yerini aldı. Açarsın ansiklopediyi o tarih oradadır..." - Galatasaray'a karşı bir kırgınlığınız var mı? "Herkes bunu soruyor! Ergun Ağabey (Gürsoy) Futbol Şube Sorumlusu'ydu. Hasnun Galip'te bir araya geldik, yeniden mukavele yapacağız. Alp Yalman terk etti kulübü. Ben hiç bir şey anlayamadım. Sonra kendi aralarında ne konuştularsa, Ergun Ağabey ‘Sana ben kefilim’ dedi.. Ama taksitlerimi ödemediler. Çek vermişler. Uğraştım, mahkemeye verdim. Kazandım, ama böylesine büyük bir camiaya karşı çok fazla uğraş vermeye de gerek yoktu. Ben biliyordum ki ben haklıyım. Ondan sonra tesisleri bana yasakladılar. Alp Yalman zamanında... Benim için fark etmez. Ben kendimi biliyorum, tertemizim. Rahat uyuyorum." "DERWALL, 'YAPMA, ANLAMIYORLAR' DEDİ!" Bu yaşananların her birinin profesyonellik olduğunun da bilincinde bir isim Cevat Prekazi... "Benim bütün maçım kafamdaydı. Sanki film seyrediyordum. Yugoslavya özellikle o dönemlerde futbolcu ve basketbolcu fabrikası gibiydi. Ben de ülkemi temsil ediyordum ve öğrendiğim her profesyonelliği sahada vermek istiyordum. Galatasaray ile Almanya'da bir maç sonrası Derwall, bana, ‘Bu hareketleri yapamazsın’ dedi. Şaşırdım.. ‘Neden hocam, bunlar süper hareketler’ deyince Derwall, ‘Süper ama burada anlamıyorlar’ diye karşılık verdi - Sarı Kırmızılı takımda bir jübile ister miydiniz? Kalbiniz bu konuda kırıldı mı? "Hayır. Ben pasta yaptım. Galatasaray ise yaptığım pastanın üzerindeki krema... Ne yapacağız atacak mıyız bu pastayı? Ama diğer türlü olsaydı, krem şantili pasta olacaktı. Olmadı, olamadı. Kanuni bir şart değildi jübile. Olsaydı tabii ki daha güzel bir anı olurdu benim için de." - Futbolculuk hayatınızda istediğiniz her şeyi yapabildiniz mi? "Her şeyi yaptım. Üzüldüğüm bir şey yok. 1988'de Almanya'da Bayern Münih, Ajax, Dinamo Kiev'in de yer aldığı turnuvada 'En İyi Futbolcu' seçildim. Cruyff beni Ajax'a götürmek istedi. Hatta, 'Başka bir pasaport taşımayı kabul eder misin' diye sordu. 'Evet' dedim. Bana 10 gün sonra İstanbul'a telefon açtı. ‘Üzgünüm, olmadı’ dedi. 5-6 ay sonra da Barcelona'ya gitti." - Futbolda şansa inanıyor musunuz? "Bu olay benim için bir şanstı. Herkesin şansa ihtiyacı var. Sadece futbolda değil." "DENİZLİ, İNSAN ÇIKMADI!" - Mustafa Denizli ile sorun neydi peki? "Fair play olmalıydı. Onu yapamadı... Mustafa Hoca ile devamlı beraberdik. Hocamızdı, neler neler konuştuk, paylaştık. Centilmen değil, insan çıkmadı benim için!.. O yıllarda yaşanan olaylarda payı çok büyüktü. Yıllarca selam dahi vermedim. 2000 yılında Fenerbahçe Teknik Direktörü olduğunda beni gece 12:00'de aradı. ‘Neredesin, küçük kardeşim’ deyince, ben öylece kaldım. Kapatacaktım, ‘Fenerbahçe başkanı yanımda’ deyince durakladım. Fenerbahçe bana bir şey yapmadı ki!.. Başkanla birlikte Partizan'da oynayan Kezman, Sasa İliç ve İviç için tercümanlık yaptım." - Barıştınız mı yani? "Mustafa Denizli benim için bir tanıdık, öyle bakıyorum. Kırgınlık yok bende. Ben insanları ayırıyorum. İyi ve kötü... O, iyiler arasına giremedi. Kesinlikle... Ne o, ne Ergun Gürsoy, ne de Alp Yalman!.." - Şimdi nasıl aranız Sarı-Kırmızılı kulüple? "Gidiyorum tesislere idmanı seyrediyorum. Selam veren olursa selam veriyorum." - Görüştüğünüz eski takım arkadaşlarınız var mı? "İstanbul büyük bir şehir. Herkesin hayatı var. Buraya gelince otomobilim yok. Her istediğim yere gidemiyorum. Ama her eski takım arkadaşım Muhammed ile görüşürüz. Çok seviyorum, çok temiz insan. Geçen gün Ali Şen ile yemek yedik. Yurdaşen Karahasan ile de görüşürüz. Bu kez onu da arayamadım." "KALBİMDE LEKE KALDI!" Türkçe’yi kendine has bir şekilde kullanan, kimi zaman söylediklerinin ne manaya geldiği konusunda uzun uzun örnekler vererek durum tespiti yaptığımız Prekazi, en fazla olağanüstü bir durum olan "savaş" karşısında dostlarının umarsız davranışına üzülüyor.... "Burada 6 sene aynı takımda oynadığım arkadaşlarım Belgrad'a döndüğümde bana bir 'nasılsın' demediler. İnsan bir telefon açar, yaşıyor musun, problem var mı diye... Bu, kalbimde leke bıraktı işte!.." - Galatasaray'a geliş öykünüz de en az gidişiniz kadar renkli. Bir de sizden dinlesem... "1984 senesinde Simoviç Galatasaray'a geldi. 1985 Temmuz'unda bana telefon etti, geldim. İki hafta kaldım Türkiye'de ama mukavele yapılamıyor. Ergun Gürsoy, Alp Yalman bir öyle bir böyle... En sonunda 'Bilet parasını verin, ben gidiyorum artık' dedim. Çok kötü bir dans dönemi oldu!. Sanırım Derwall konuştu, sonra beni çağırdılar. Sözleşmeyi imzaladık." "SOLAK OLMAYAYIM DİYE, SOLAK ANNEMDEN ÇOK DAYAK YEDİM!" - Maçlara çıkmadan önce kendinize göre bir uğurunuz var mıydı? "Evet, daima sağ ayakla sahaya ayak basmaya özen gösterirdim. Solak biri olarak üstelik. Rahmetli annem küçükken sol elimle ne yapmaya kalksam beni dövüyordu. Kendisi de solak olmasına rağmen..." - Dünyada ve Türkiye'de beğendiğiniz futbolcular kimlerdir, öğrenebilir miyiz? "Öncelikle Pele elbette, Maradona ve Cruyff, gelmiş geçmiş en iyi futbolcular... Günümüzde ise Ronaldo. Özellikle söylüyorum, Ronaldinho değil, Ronaldo... Türkiye'de Hasan Şaş, Hakan Şükür, Emre, talebem Tugay, Yusuf... Yusuf ile aynı dönemde oynadık. İstese Avrupa'nın her takımında oynardı. Onun suçu. Çok beğeniyordum onu. Kendini harcadı." - Genç futbolcu adaylarına ne tavsiyelerde bulunursunuz? "Umarım çok iyi hocaların ellerinde yetişirler. İyi ve onlara severek futbol öğretecek hocaların ellerinde yetişmeleri hayatlarını şekillendirecek çünkü." "FUTBOL, 'BUSİNESS' OLDU" - Sizin futbolculuk döneminizle bugünkü şartları kıyaslar mısınız? "Bizim zamanımızda çim saha çok azdı. Toprak sahalarda çalışıyorduk. Para bu kadar bol değildi ama, bizler daha iyi futbolcuyduk... Şimdi futbol fabrika oldu. Amerikalıların dediği gibi, 'business' oldu artık futbol... Futbol, eşittir para..." - Futbol izlerken keyif aldığınız bir takım var mı? "Ne zaman ki Arsenal'i izliyorum, işte o zaman futboldan keyif alıyorum. İşte futbol diyorum izlerken..." - Sasa İliç'i beğeniyor musunuz? "Elbette. Onun her ülkede oynayacak futbol pasaportu var. Galatasaray'a geldiğinde Partizan'ın kaptanı, milli takım oyuncusu, orta sahada oynardı. 100 gol atmıştı. Kezman da onunla oynadı ama İliç'in daha fazla golü var." - Galatasaray'ı takip ediyor musunuz? "Gazetelerden, bazen arkadaşlarla konuşuyorum. Bilgi alıyorum." - Eski takımınız UEFA Kupası'nı aldığında neler hissettiniz? "Çok sevindim. Ben de camiadanım. Herkes sokaklara çıktı. Ben de İstanbul'daydm. Nalan Abla'nın evinde müzikler çaldık, hemen telefon açtım, Fatih Terim'i tebrik ettim." - Fatih Terim'in teknik direktörlüğü hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyim? "Benim söyleyeceğim bir şey yok ki. Adam belli, neler yaptı!.. Milli Takımı ilk çalıştırdığında takım Avrupa Şampiyonası'na gitti. Galatasaray'ı UEFA Kupası Şampiyonu yaptı. İtalya'da antrenör oldu. Milan takımının başına geçti. Şimdi yeniden milli takımın başında, Fazla lafa gerek yok. Sonuçlar konuşuyor!.." ÖLÜYÜ MEZARDAN KALDIRAN ŞARKI! - Monaco maçı rövanşında yaklaşık 35 metreden attığınız gol sporseverlerin hafızalarındadır hâlâ... "Neuchatel maçının cezası nedeniyle bir sonraki turdaki Monaco maçını Köln'de oynamıştık. Seyircimiz çok fazlaydı. Kariyerimde 100'den fazla frikik golü var, ama o gol başkaydı. Taraftarı havalimanında görünce kaçtım. İnanılmaz bir kalabalık vardı. İç hatlara geçtim. Taksiye atlayıp evime geldim. O zaman TV olarak TRT var, açtım, izliyorum. 1 saat sonra tüm seyirci evimin önündeydi. Bana orada 'Seni Sevmeyen Ölsün'ü söylediler. Böyle bir şey olamaz. Stadı hatırlıyorum. bir tarafta kapalı bağırıyor, diğer taraftan cevap geliyor... 40 bin kişi bu şarkıyı söylüyor!... Belgrad'da arkadaşlarıma anlatıyordum. O tezahürat ölüyü bile mezardan çıkarır!.. İnanılmaz... Liverpool'un marşı gibi iyi günde kötü günde söylenecek bir şarkı... Liverpool maçlarını da her izlediğimde ağlıyorum..." - Futbolculuk döneminizde dizlik takmıyordunuz, şimdi olsa... "Beni rahatsız ettiği için dizlik takmazdım. Şimdi ise mecbursun." - Frikikleriniz affetmiyor ama penaltı kullanmıyordunuz neden? "İlk olarak Partizan'da oynarken, kendi sahamızda yarı final oynuyoruz. Sonuç penaltılarla belirlenecek. Ben atmak istemedim, hoca üsteledi. ‘istemiyorum, yapamam’ dedim. Attım ama kaleci kurtardı. Ondan sonra da bir daha kullanmadım."" PREKAZİ MODASI İÇİN... - Formanızın altına tayt giymenizin sebebi neydi? "Beyin... Fark yaratmak. Bir maçta görmüştüm. Her zaman bir ilk yapma isteğim vardı. O nedenle bu tarz girişimlerim oldu. Saçlarımı uzatıp, ilk kuyruk yapan da bendim mesela..." - Bu kadar ustaca frikik vuruşlarının sırrı şudur diye diyebilir misiniz? "Anlatılmaz. Devamlı çalışacaksın ve öğreneceksin. Benim şansım vardı, yetenekliydim ama antrenörlerim de bana çok emek verdi. Ben aynısını Tugay'a yaptım. Çok şeyler gösterdim. 16 yaşında yanımıza geldi." "TUGAY İLE GURUR DUYUYORUM" - Geçenlerde Tugay milli takıma çağrıldı, eleştirenler de oldu... "Daha ne olsun? Adam oynuyor.... Bir klasman yapınız. İngiltere Premier League ve Turkcell Süper Lig... Tugay'ı ben de seyrediyorum. Orkestra şefi gibi... Muhteşem oynuyor. Banko oynuyor. Hayranlıkla seyrediyorum... Daha ne yapsın?.." - Galatasaray'a hizmet etmek istemez misiniz? Altyapı veya antrenörlük... "Tabii ki... Ya Belgrad'da ya da burada..." - Peki eski takımızın bu sevginin farkında değil mi? "Herhalde... Baksanıza yıllar geçiyor..." "HASAN DAHA NE YAPSIN?" - Hasan Şaş'a özel bir sevginiz var bildiğim kadarıyla... "Hasan Şaş her zaman favorim. Dünya Kupası'nda neler yaptı? Ve ondan sonra Hasan Şaş yok. Gelecek için çok şeyler yapabilir. Sahada agresif olduğu söyleniyor. Neden futbol adamları bunun nedenlerini araştırmıyor. Bu adamın performansı neden düştü? Futbolu unutmadı ki Hasan Şaş.. Süper bir oyuncu... Süper... Neden bu hale geldi?.. Ben onun antrenörü olsam neler yapardım. Hasan için 'koşmuyor' diyorlar. Köpek gibi koşuyor. Sahada basmadık yer bırakmıyor... Daha ne yapsın?" - Sizi de futbolculuk günlerinizde "koşmuyor" dile eleştiriyorlardı... "Ne koşacağım, top koşuyor, gidiyor. Hırslı top, benim şut gol olur..." "TOP, CANLI VE KADIN GİBİDİR, SEVECEKSİN!..." - Siz, bir de topun canlı olduğuna inanıyorsunuz değil mi? "Elbette. Top canlıdır, canı isterse gol olur!.. Seversin o topu... Kadın gibi... Biz de ‘Lopta’ futbol topu demek. Bayan ismidir esasında Lopta... Eşine davrandığın gibi sevgiyle ve nazik davranacaksın topa. Seveceksin, okşayacaksın... Eğer kötü davranırsan o da sana sırtını döner... Belki de başkasına gider!.. " - Kırmızı kart gördünüz mü? "Yugoslavya'da iki tane... Ama Türkiye'de çokkkk... Hak ettiğim bir tek kırmızı kart var... Fenerbahçe'ye yenildiğimiz 4-3'lük maçta kafa attım. Bir de sarı kartım vardı. Hak ettiğim tek kırmızı kart odur. Sadık Deda çok üzüldü ama bana kırmızı kart gösterdi. Yan hakem görmüş. Kart gösterirken Deda, ‘Kusura bakma. Biz biliyoruz’ dedi." "FUTBOLLA KARA PARA AKLANIYOR" Dünyada alıp başını giden futbolcu transfer ücretleri de Prekazi'yi çılgına çeviren detaylar arasında. Bakın dünün ünlü ismi Prekazi'nin bugünün ünlü futbolcuları için transfer değerlendirmelerine... "Futbolcular bu kadar pahalı değil. Futbolda karışık şeyler oluyor. Futbolla kara para aklanıyor. Siz zannediyor musunuz ressam var 20 milyon dolar ediyor? Çünkü vergi ödemiyorlar. Dünya Kupası'nda 32 takım var, nedir o? Sirk!.. Beckham 120 milyon dolara Amerika'ya gitti. O halde Maradona, 1 milyar dolar ederdi..." - Siz şu an hayatınızı futboldan kazandığınız para ile mi idame ettiriyorsunuz? "Evet. Ama benim arabam 19 senelik. Hala da kullanıyorum." - Milli formayı kaç kez giydiniz? "Genç ve ümit takımlarda yaklaşık 60 kez milli formayı giydim. A takımda olmadı." - Partizan ve Galatasaray dışında hangi takım taraftarısınız? "Elbette Liverpool. Liverpool..." - Unutamadığınız bir... "Futbolda o kadar çok maça çıkıyorsunuz ki... Ama derbi maçların özelliği daha bir başka, unutulmuyor. Hepsinin kendine göre güzel ve hatırlanan tarafları var... Mühim olan kazanmak, takım olarak sonuç önemlidir." UNUTULMAZ... Kariyeri boyunca 100'den fazla frikik golüyle kendi tabiriyle tarih olan Cevat Prekazi, futbol dostları tarafından unutulacak bir isim değil. Çok sayıda mutlu günleri olsa da geride kalan zamanlarda Türkiye günlerinde üzüldüğü günler de olduğunu anlamak hiç de zor değil... Ama Galatasaray seyircisinin gösterdiği sevgi, üzerinden yıllar geçse de hiç azalmamış Prekazi'de... Hâlâ tribünlerin, "Seni Sevmeyen Ölsün" tezahüratı Prekazi'nin unutulmazları arasına kazınmış.... Çim sahalar yerine, toprak zeminde arz-ı endam eden, solak bir anneden, solak olduğu için minik yaşlarda dayak yiyen, ama ilerleyen yıllarla birlikte sihirli bir sol ayağın sahibi olan Cevat Prekazi'nin anlattıkları böyle... İzleyenlerin ağzında futbol tadı bırakan yılların canlı bir neferi Prekazi... Ve anılarını bizimle paylaştı. O tatlı, bazen karışık Türkçesiyle!... Gönlüne sağlık Prekazi!.. Röportaj: Saadet ÖZCAN 23.02.2007 Kaynak : SuperSpor.com
__________________ Konu Beylerbeyi tarafından (19-12-2007 Saat 02:43 PM ) değiştirilmiştir.. |
| | |
| Sponsored Links |
| | #2 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Oct 2007 Nerden: Istanbul Yaş: 37
Mesajlar: 1.328
Cinsiyet: Rep Gücü: 97 Rep: 9553 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Cevat Prekazi Fun Club Prekazı'yı mest eden Taraftar Marsı Senı Sevmeyen Olsun
__________________ |
| | |
| | #3 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Oct 2007 Nerden: Istanbul Yaş: 37
Mesajlar: 1.328
Cinsiyet: Rep Gücü: 97 Rep: 9553 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Cevat Prekazi Fun Club 35 Metreden Monaco'ya Attıgı Muhtesem Fuze
__________________ |
| | |
| | #4 |
| spermeydan 1.güzeli ![]() | Cevap: Cevat Prekazi Fun Club Cevad Prekazi (Arnavutça: Xhevat Prekazi, Sırpça: Џевад Прекази (Dževad Prekazi)) (d. 18 Ağustos 1957, Kosova, Yugoslavya) Arnavut kökenli Sırbistanlı futbolcu 1985-86 sezonunda Galatasaray'da forma giymeye başladı. Özellikle serbest vuruşlardaki ustalığı ve assistleriyle ünlüdür. 1988/89 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale kadar çıkan Galatasaray'ın en önemli oyuncularındandı. 15 Mart 1989 tarihinde Köln'deki Monako - Galatasaray maçının 61. dakikasında 37 metre mesafeden attığı sıradışı gol ile izleyenlerin beğenisini kazanmıştır. Tanju ve Mirsad ikilisine yaptığı asistlerle sayısız golü hazırladı. Galatasaray'da 1987 ve 1988 yıllarında lig şampiyonluğu yaşadı. Cevad Prekazi 1991 yılında Galatasaray'a veda etti. Bir süre Altay ve Bakırköyspor'da top oynadıktan sonra ülkesine geri döndü. Kaynak:Cevad Prekazi - Vikipedi |
| | |
| | #5 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Oct 2007 Nerden: Istanbul Yaş: 37
Mesajlar: 1.328
Cinsiyet: Rep Gücü: 97 Rep: 9553 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Cevat Prekazi Fun Club Neuchatel Xamax Ile Yapılan 5-0 Galıp geldıgımız O Muthıs Mac Ve Yıllar Sonra Xamax Ile Ilgılı Prekazı' den Bıkac Cumle :)
__________________ |
| | |
| | #6 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Oct 2007 Nerden: Istanbul Yaş: 37
Mesajlar: 1.328
Cinsiyet: Rep Gücü: 97 Rep: 9553 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Cevat Prekazi Fun Club ![]() Kendisi " ben sahada koşmam, koşacak olsaydım gider real madrid de oynardım" demiştir.... "tay gibi bacak" kavramını türkçemize kazandıran yugoslav fitbolcu. 36 numara ayakkabi giyiyor olmasi kendisi ile ilgili her geyikte kullanilirdi.. frikikleri, asistleri, raket gibi sol ayağıyla unutulmayacak futbol yıldızı. yanları kazıtıp enseden uzattığı saçlarıyla dönemin saç modeline öncülük etmişti. "ben cevad prekazi, galatasaray fudbolcu" hiç unutmam, köln'deki o maçın bi gece öncesi sol bacağım çok bi fena kaşınıyordu. hatta hanıma da dedim yarın heralre golüm var diye. sonra baktım 35 metreden ettori yanlış köşe tutuyo, yaradana sığınıp verdim topu postaya. herkesin kesin sıfır sıfır dediği maç birden bi canlandı bu yüzden. düşünüyorum da, riskli de olabilirmiş bu yaptığım ama allahtan işler rast gitti, çıktık açık alınla dömi finale. ilker yasin ağlamak istedi hatta maçın sonunda. "topun canı vardır" özdeyişini futbol litaratürüne kazandıran unutulmaz futbolcu.ne yapsa moda olurdu.bir o,bir hagi futbol sanatçısıydı.gayrısı hikaye. kucukken toplara onun gibi kalcadan vurmak isterken sakatlanmama sebep olan, sayesinde futbol sahalarinda sol ayagimi da kullanmayi ogrendigim ünlü fidbolcu... monaco maçında attığı eşsiz frikik golünden sonra maçı sunan türk spikeri sapıttıran ve "gooool! a be prekazi! yuh be!" dedirten futbolcu.şu anda kumaş tüccarlığı yapmakta olan o zamanların monaco kalecisi ettori hakkında şunları söylemiş: "110 metreden attığı o golü yediğime hiç pişman olmadım, hatta hatırasını yaşatmak için kumaşları 110' ar metreler halinde sipariş veririm halen..." monaco'ya attigi gol sonrasi " dempsey gibi vurdum" diye aciklama yapan ,gs'ye partizan belgrad'tan gelmis arnavut asilli yugoslav futbol ustasi. evet bende monacoya 550 metreden attıgı füze gibi golü unutamam ama baska bişeye dikkat cekmek istiyorum hemen.. zamanında "koşmuyorum..eger koşsaydım şimdi liverpool daydım" diye bir laf etmiştir 673 metreden attığı golden sonra bile yaranamadığı gazetecilerin "arada sırada koşuyorsun ama uçtuğunu hiç görmedik?!" şeklindeki eleştirilerine "uçsaydım superman olurdum..." şeklinde cevap veren destansı futbolcu. anasından doğduktan sonra sadece bi kere altını ıslattı, 2 kere lazımlık kullandı bir daha kullanmadı. et ve top istedi. çişi geldiğinde 37 metreden tuvalete sol ayağını kaldırarak işeyince annesinin "anlaşılan bu çocuk büyüyünce 718 metreden gol atıcak..." dediği rivayet edilir. en son bir basın toplantısında kendisine "abi iyisin hoşsun ama hiç koşmuyorsun be abi niye böyle yapıyosun abi?" diye soran gazeteciye masadan kalkıp koşarak kafa atmış geri kalanlara da "aha koştuk anunagoyim bi daha soran olursa ona da koşucam haberiniz olsun" diyerek toplantıyı sona erdirmiş güzel bir insandır.gariptir o soruyu soran kimse çıkmadı bir daha. türkiye'de top oynadığı yıllarda, gençlerde prekazi stili saç kesimi ekolü yaratabilmiş ve kariyerinin en büyük olayı monaco maçında ortasahanın gerisinden şans eseri attığı gol olan futbolcu. şutu kaç metreden çektiği galatasaray taraftarları arasında günden güne bir efsaneye dönüşmüştür. hiç unutmam 1200 metreden çektiği şut doksanı bulduğunda, koşup topu almadığı için idmandan kovulmuştu. sami yen'in tekel fabrikası tarafındaki yarı sahasından çektiği şutla alsancak stadının filelerini havalandıran güzide şahsiyet. malatyaspor'un kalesinde carlos vardi o zamanlar. yine gunesli bir pazar aksamustusu eski acik tarafindaki kaleyi cepheden goren yerden kazanilan frikigin basina cevat geldi. mesafe vermek istemiyorum, siz tahmin edin. fazla gerilmeden vurdugu topu kisa yolculugunda stadda kimsenin gormedigine eminim. ancak kendi vurdugu topu kendi goruyor ozdeyisiyle aciklanabilecek bir sey oldu o anda. top bir anda direkte patladi. ust direkti yanilmiyorsam. direkten gelen sesi daha sonra uskudar'daki bufecilerin de duydugunu ogrendim. radyodan tabii. velhasil top direkten donmus. biz goremedik. ancak daha sonra gorduk ki donen topa bir sut daha vuruyordu cevat. ve bu sefer caresiz carlos'a caresiz bile demeye gerek olmayan bir gol oluyordu. kendi attigi frikigi kosup tamamlayan bir futbolcuydu velhasil. mesafe uzakti tabii. bilen varsa yazar. cizgi filmlerde topun elips halini almasi, fifa'nin 9,15 kuralini cikarmasi, kalecilerin baraji kurdurma yetkisi ve geri pasin yasaklanmasi prekazinin monaco'daki golu sonrasi ortaya cikan yenilklerdir. (devrimci Prekazi.. ) malatyaspora 3000 metre irtifadan gol atmıştır, biz iç hatlarda hizmet veren bir rjnin kanadından gördük olayları, kimseye inandıramadık. solak bir futbolcuydu ve bir gün bir lig maçında* penaltı atmak istedi. teknik direktör de derwalldi herhalde, o da prekazi atsın istememişti. neyse prekazi topu penaltı noktasına dikti ve gerildi.... topa doğru yumuşak hareketlerle geldi ve sert bir şşşşuuuutttt.... o andan sonra anladım ki solaklar penaltı atamaz.... bu adamin ali sami yen de besiktas ile oynarken monaco ya attigi bir gol vardirki hic unutmam. birden bire ortadan kaybolan topun fransa semalarinda aniden gorunup monacodaki bir fileye takilmasi ardindan hemen kaybolmasi yillarca anlasilamamisti. cia nin baskisina dayanamiyan hakemin en buyuk ****ligi golu vermemesi olmustu tabii. bunun uzerine cevat philadelphia deneyi ne inaniyorsunda kazanin sictigina niye inanmiyosun demis hakkini savunmustu. buyuk adamdi. "top isterse gol olur,istemezse nafile" diyerek olmadimi olmuyorun nedenini aciklamistir.turkiye liginde yasadigi en talihsiz olay yugoslav gocmeni yan hakeme yugoslavca kufur etmesi olmustur.bir ikili mucadele sonrasi top oyun alanini terk etmis* yan hakem tac atisini rakip takima vermistir.sinirlenen prekazi yan hakeme "peder hakem yesi corav"* demistir,bayragini kaldirip durumu orta hakeme prekazinin yaninda anlatan yan hakem,kirmizi karti gordukten sonra saskin saskin sahayi terk eden prekaziye siritarak yugoslavca "gule gule" demistir bebek yüzü ve düşük çorapları/tozlukları/tekmelikleri ve dolayısıyla gözüken güzel bacakları ile kızların gönüllerine taht kurmuş* futbolcu """cevat prekazi'nin monaco'ya attığı gol konusunda süregelen spekülasyonlar içinde metre ifadesini kullanmakla beraber bu ölçü biriminin bilimselliğiyle ilgili olunmaması, bunun önemsenmemesi, efsaneleşmiş her mevhumda olduğu gibi abartı payının bulunması durumu. esasen maksat 40 metreye yakın bir rakam söylemektir, 40 bilindiği üzere, özellikle zaman göz önüne alındığında önemli bir büyüklüktür doğu kültüründe. ancak futbol gibi hassas dengelerin olduğu bir oyunda yuvarlak rakamların olmayacağını (en bilinen örneğiyle 9.15) bilen en azından sezinleyen kollektif bilinç bu 40 metreyi fonetiği de uygun düşürme kaygısıyla 37 metre yapmıştır. penaltı noktasının 11 metre olduğu hatırlatılırsa prekazi'nin golü attığı mesafenin 37 metre olarak adlandırılmasının zamanla uzayan mesafeler kapsamında olsa bile emniyet gerilmesinin içinde bir yerlerde kalacağı görülür.""" partizanda oynarken orta sahayı geçtiğinde tribünler golü kaçırmamak için ayağa kalkarmış. 22 yaşında barcelona tarafından istenmiş, partizan başkanının "kal bir iki sene daha sonra gidersin" baskısıyla ayrılmamıştır. herkes prekazi'ye yeni bir cruyff olacak gözüyle bakarken, geçirdiği ağır akciğer hastalığı yüzünden 23 yaşında futbolu bırakmak zorunda kalmıştır. genç yaşta tüm tribünleri ağlatan bir jübile töreninden sonra, arkadaşlarının türkiyede antalya diye bir yer var; hem havası sıcak, temiz, ciğerlerine iyi gelir demesiyle antalyaya gelmiştir. kaldığı tatil köyünün sahibi ise herhalde belirtmeye gerek yok galatasaray camiasının duayenlerindendir. prekazi günlerini sahilde güneşlenip, dinlenerek geçirirken, bir gün gözü kumsalda top oynayan çocuklara takılır. kanda var bir kere, tutsan durmaz. çocukların yanına gider, topla bir kaç numara yapar ve on dakika sonra tüm kumsal hayran hayran onu seyretmektedir. haber galatasaraylı yöneticinin kulağına hemen gider; "sahilde bir turist var, topla taşşak geçiyor". neyse uzun lafın kısası, prekazi akciğer hastalığından, koşamayacağından dolayı futbolu bıraktığını, oynayamayacağını söyler. aldığı cevap " topa böyle vur yeter be cevad, koşmasan da olur". sonuçta galatasaray hayalinde bile göremeyeceği bir transferi(halihazırda jübile yaptığı için partizana bonservis ödenmemiştir) gerçekleştirir ve prekazi yıllarca galatasaraya hizmet eder. bu yazı prekazi koşmazmış, tembelmiş diyenlere ithaf edilir.
__________________ |
| | |
| | #7 |
| spermeydan 1.güzeli ![]() | Cevap: Cevat Prekazi Fun Club 1957 yılında doğan Prekazi 1985-86 sezonunda Galatasaray'da forma giymeye başladı. Frikik ustası olan Prekazi, Tanju ve Mirsad ikilisine yaptığı asistlerle sayısız golü hazırladı ve bununla Galatasaray'ın unutulmazlar listesine adını yazdırdı. Galatasaray'ın lig şampiyonluklarında ve Avrupa kupası başarılarında büyük pay sahibi olan Arnavut asıllı oyuncu 1991 yılında Galatasaray'a veda etti. Bir süre Altay ve Bakırköyspor'da top oynadıktan sonra ülkesine geri döndü. ![]() KURUMSAL - CEVAD PREKAZİ (1957- ) - 30.10.2005 00:04:00 |
| | |
| | #8 |
| spermeydan 1.güzeli ![]() | Cevap: Cevat Prekazi Fun Club Cevad Prekazi: "Song'a Yapamadıklarını İliç'e Reva Gördüler" Galatasaray'da Kayseri Erciyesspor maçında gördüğü kırmızı kart nedeniyle 50 bin Euro para cezasına çarptırılan Saşa İliç sessizliğini korurken, Sarı-Kırmızılıların efsane futbolcusu Cevad Prekazi, Sırp oyuncuya sahip çıktı. Geçtiğimiz sezon Galatasaray'ın kazandığı şampiyonlukta İliç'in büyük rol oynadığına dikkat çeken Prekazi, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sarı-Kırmızılı yönetime Belgrad'tan çağrıda bulunan unutulmaz futbolcu," İliç, bu kadar kolay ve çabuk gözden çıkarılacak bir futbolcu değil. Aldığı ceza, suçuyla doğru orantılı değil. Galatararay yönetimi, yılda 550 bin Euro verdiği oyuncusuna bir kırmızı kart yüzünden 50 bin Euro ceza vermekle hiç adil davranmadı." dedi. Kamerunlu futbolcu Song'un Gaziantepspor deplasmanında Teknik Direktör Eric Gerets'e bütün Türkiye'nin gözü önünde hakaret edip üzerine yürüdüğünü hatırlatan unutulmaz oyuncu, "G.Saraylı yöneticiler, Song'un Gaziantepspor deplasmanında yaptığı disiplinsiz davranışları görmezlikten gelirken, sıradan bir kırmızı kartla oyundan atılan İliç'e bu kadar ağır para cezası vermelerine bir anlam veremedim. Sanki yönetim İliç'e ceza vermek için fırsat kolluyormuş." şeklinde konuştu. (Cihan Haber Ajansı) 17.04.2007 15:42 [767639] Kaynak:HABER: Cevad Prekazi: "Song'a Yapamadıklarını İliç'e Reva Gördüler" haberi |
| | |
| | #10 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Oct 2007 Nerden: Istanbul Yaş: 37
Mesajlar: 1.328
Cinsiyet: Rep Gücü: 97 Rep: 9553 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Cevat Prekazi Fun Club Merve supersın, senden bu konuda yardım ıstemek ıle ne kadar haklı oldugumu dusundum, yuzumu kara cıkartmadın :) En sondakı Parmak Kaldırmalı resme bayıldım :)
__________________ |
| | |
![]() |
| Etiketler |
| cevat, futbol, prekazi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Nostalji Yılları | Bay X | Nostalji | 96 | 04-06-2008 06:06 AM |
| Paris Hilton Fan Club | doğangüneş | Fan Clup | 4 | 26-11-2007 07:11 PM |
| Turk Halk Muzıgı Fan Club | Beylerbeyi | Fan Clup | 2 | 12-11-2007 02:18 PM |
| CLUB X-TRENDY VE DJ YARIŞMALARI | bekarpasa | Sohbet, Muhabbet, forum oyunları | 0 | 17-03-2007 01:23 PM |
| Sertap ERENER ' fan club ' | Cerrah | Site Tanıtımları | 0 | 18-10-2006 01:19 PM |