![]() |
| | |||||||
İNSAN katogorisi Fan Clup forumu içinde "Mehmetçik Fan Clup" başlıklı konu görüntüleniyor, "Diğebileceğim tek kelimeyle harika.Sizlewri asla unutmadık unutmayacazda! BİR ÇANAKKALE ŞEHİDİNİN SON MEKTUBU Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #11 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Ankara
Mesajlar: 816
Cinsiyet: Rep Gücü: 58 Rep: 5759 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Mehmetçik Fan Clup Diğebileceğim tek kelimeyle harika.Sizlewri asla unutmadık unutmayacazda! BİR ÇANAKKALE ŞEHİDİNİN SON MEKTUBU Valideciğim, Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi! Nasihat-amiz mektubunu, Divrin Ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim. Gözlerimi açtım, uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgara mukavemet edemeyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi. Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni, annemden mektup geldi diyerek tebrik ediyorlardı. Gözlerimi biraz sağa çevirdim güzel bir yamacın eteklerindeki muhteşem çam ağaçları kendilerine mahsus bir seda ile beni tebşir ediyorlardı. Nazarlarımı sola çevirdim cığıl cığıl akan dere, bana validemden gelen mektuptan dolayı gülüyor, oynuyor, köpürüyordu... Başımı kaldırdım, gölgesinde istirahat ettiğim ağacın yapraklarına baktım. Hepsi benim sevincime iştirak ettiğini, yaptıkları rakslarla anlatmak istiyordu. Diğer bir dalına baktım, güzel bir bülbül, tatlı sedasile beni teşhir ediyor ve hissiyatıma iştirak ettiğini ince gagalarını açarak göstermek istiyordu. İşte bu geçen dakikalar anında, hizmet eri: Efendim, çayınız, buyurunuz, içiniz, dedi. Pekala, dedim. Aldım baktım, sütlü çay... Mustafa bu sütü nereden aldın? dedim. Efendim, şu derenin kenarında yayıla yayıla giden sürü yok mu? Evet, dedim. Evet ne kadar güzel. İşte onun çobanından 10 paraya aldım. Valideciğim, on paraya yüz dirhem süt, hem de su katılmamış. Koyundan şimdi sağılmış, aldım ve içtim. Fakat bu sırada düşünüyorum. Ben validemin sayesinde onun gönderdiği para ile böyle süt içeyim de, annem içmesin, olur mu? Şevket neden içmiyor? Fakat yukarıdaki bülbül bağırıyordu: "Validen kaderine küssün, ne yapalım. O da erkek olsaydı, bu çiçeklerden koklayacak, bu sütten içecek, bu ekinlerin secdelerini görecek ve derenin aheste akışını tetkik edecek ve çıkardığı sesleri duyacak idi." Şevket merak etmesin, o görür, belki de daha güzellerini görür. Fakat valideciğim, sen yine müteessir olma. Ben seni, evet seni mutlaka buralara getireceğim. Ve şu tabii manzarayı göstereceğim. Şevket, Hilmi de senin sayende görecektir. O güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında, çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişler. Gayet güzel sesli biri ezan okuyordu. Ey Allah'ım, bu ovada onun sesi be kadar güzeldi. Bülbül bile sustu, ekinler bile hareketten kesildi, dere bile sesini çıkarmıyordu. Herkes, her şey, bütün mevcudat onu, o mukaddes sesi dinliyordu. Ezan bitti. O dereden ben de bir abdest aldım. Cemaat ile namazı kıldık. O güzel yeşil çayırların üzerine diz çöktüm. Bütün dünyanın dağdağa ve debdebelerini unuttum. Ellerimi kaldırdım, gözlerimi yukarı diktim, ağzımı açtım ve dedim : -Ey Türklerin Ulu Tanrısı! Ey şu öten kuşun, şu gezen ve meleyen koyunun, şu secde eden yeşil ekin ve otların, şu heybetli dağların Halkı! Sen bütün bunları Türklere verdin. Yine Türklerde bırak. Çünkü böyle güzel yerler, seni takdis eden ve seni ulu tanıyan Türklere mahsustur. "Ey benim Yarabbim! Şu kahraman askerlerin bütün dilekleri; ism-i celalini İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır. Sen bu şerefli dileği ihsan eyle, ve huzurunda titreyerek, böyle güzel ve sakin bir yerde sana dua eden biz askerlerin süngülerini keskin, düşmanlarını zaten kahrettin ya, bütün bütün mahveyle!" Diyerek bir dua ettim ve kalktım. Artık benim kadar mes'ut, benim kadar mesrur bir kimse tasavvur edilemezdi. Dünyanın en güzel yerleri burası imiş. Yalnız bu memleketlerde düğün olmuyor. İnşallah düşman asker çıkarır da, bizi de götürürler, bir düğün yaparız, olmaz mı? Kadir'e mektup yazdım. Valideciğim, evdeki senet vesaireyi kimselere kat'iyyen vermeyin ve sorarlarsa biz bilmiyoruz deyin. Çantayı al, sandığa koy. Ben sana vaktiyle anlatmış idim., bu dünya böyledir. Fakat sen merak etme. O parayı vermese, adliyedeki adam vermezdi. Hani nasıl aldık. Yalnız zaman ister. Valideciğim, çamaşır falan istemem, paralarım duruyor, Allah razı olsun. Oğlun Hasan Etem 17 Nisan 1915 Sevgili Anneciğim, Adı Soyadı : Ömer Zeki Varan Doğum Yeri : 1966 - Artvin Baba Adı: Mehmet Nuri Ana Adı: Güli Medeni Hali: Bekar Sınıfı - Rütbesi : Piyade Asteğmen Sicili - Tertibi: 221-505558 1.Komando Tugayı Bolu Şehit Olduğu Yer : Şırnak - Görmeç Köyü 27 Ocak 1992 GÖRMEÇ Sevgili Anneciğim, Buraya geldikten ancak kırk gün sonra size bir iki satır şey yazabilmek için fırsatı askerliğini bitiren erlerin gidişinden yararlanarak yakaladım. Şu mektubu yazmak için kağıdı bile askerlerin koğuşundan aratarak zorla buldum. Burada yaşamak zor anne. İsterseniz birazcık size buralardan bahsedeyim. Burası Şırnak'tan 20-25 km. uzaklıkta doğusunda Cudi dağı, batısında Gabardağı, güney de ise Giraf diye dağların bulunduğu 60-70 hanelik bir köy. Köyün hemen girişinde bulunan bölüğümüzde betondan sadece bizim kaldığımız iki gözlü bir ev yanında bulunan bir haber merkezi var. Bölükte askerlerin kaldığı yer tam bir ahır görüntüsünde. Şu anda ikmallerimize araçların gelebildiği yere kadar gidip, tahminen 10 km kadar yokuş bir yolla sırtımızda taşıyarak yapıyoruz. Burda herşeyimizi kendimiz yapmak zorundayız. Aksi halde aç veya odunsuz kalıp soğuktan donabiliriz. Bir aydır kesik olan elektriğimiz iki gün evvel geldi. Bir şeyin yokluğu olmayınca varlığından bir şey anlamıyormuşuz. O altmış hanelik köyün görüntüsü elektrik gelince bize kocaman bir kent gibi gelmişti. Kısacası burada herşeyin yokluğunu çekiyoruz ama en çok sizlerin ve sevdiklerimizin. Bu yıl kar burada çok fazla yağdı. Köylüler 30 yıldır böyle kar görmediklerini söylüyorlar. Bir hafta devamlı yağan kardan sonra birde terörist peşinde dolaşmak bize hem doğayla hemde teröristle uğraşmak zorunda bırakıyor. Bir görev en az beş gün sürüyor, dağlarda, karla soğukla, teröristlerle ve korkuyla mücadele etmek zor gerçekten çok zor. Fakat her şeye rağmen yaşamak için bunları yapmak zorundayım. Burda benimle birlikte 20 tane askerin sorumlusuyum. Onların hem komutanı hem annesi, babası hemde arkadaşı olmak zorundayım. Bazen üç gün uyumadığım zamanlar oluyor. Burda uyumakla ölmek arasında pek fazla fark yok. Daima uyanık olup hem etrafı hem nöbetteki askerleri kontrol etmek zorundayım. Bir anlık gaflet hepimizin sonu olabilir. Köylülerin çoğu terörist fakat onlarda hem bizlere hem teröristlere yardım etmek zorunda kalıyorlar. Köylüler iki mt karda bir yere gidemedikleri için önce bizim gidip gelip yolları açmamızı bekliyorlar. Ne sağlık ocağı, ne okul nede köylülerle uğraşacak bizden başka bir kurum var. İster istemez bizimle iyi geçiniyorlar. Geçen gün yine bir köye gitmiştik. İki gün sonra köyün muhtarı yanımıza gelerek bir kadının çok kötü doğum sancıları çektiğini ilk doğumu olduğunu, bir türlü doğum yapamadığını söyledi. O anda bir insan hayatının benim ellerimde olduğunu düşündüm. Köyün yolu kardan kapalı ve kadının yetiştirilmesine imkan yoktu. Zaten kadın geceden beri sancı çekiyormuş. Köylü gece çıkamadığı için gelememiş, gece gördüğümüz herkese terörist muamelesi yapıyoruz. Yapabileceğin tek şey tabur komutanını arayarak helikopter istemekti. Fakat helikopter bizim için bile gelmiyordu nerde kalmış bir köylü için. ama yine de tüm içtenliğimle ve ısrarla helikopter istedim. Köylüyü toplayıp köyün ortasında helikopterin inmesi için iki mt kalındığındaki karı açtırdım. Bütün köylü ve ben büyük gayret gösterdik. Artık her şey helikopterin gelmesine kalmıştı. Sıkıntılı bekleyişler ve birçok ricadan sonra nihayet helikopter geldi. Kadını gönderdik. Artık benim yapabileceğim hiçbir şey kalmamıştı. O kadına dua etmekten başka bir şey yapamazdım. Köylünün benim elimi sıkıştan ve bana ettikleri dualar belkide sizin yaptığınız dualar kadar vardır. İşte günler burada her şeyi yaşayarak geçiyor. Gündüz elini sıkan köylü akşamları dağa çıkıp üzerime ateş yağdırabilirler. Akşam olunca her şey bitiyor burda. Sadece bekleme başlıyor ta ki bir kaleşnikof un bu sessizliği bozmasına kadar. İşte o zaman insanın aklına hiçbir şey gelmiyor, karşındakileri caydırıp seni yok etmesine izin vermeden bildiğim tüm askerlik kavramlarını uyguluyorum. Yaşamakta ölmekte tuhaf buralarda. Buralara nasıl düştüm? Suçum neydi? Bilmiyorum ama her şeye rağmen başa gelen çekilir diyorum. Her gün ağarmasında acaba batan günü görebilecekmiyim? diyorum. Ne yaşayacağım ne de öleceğim belli herşey olabilir ama buradan sağ salim dönmek ve sizlerle tekrar kavuşmanın özlemiyle yaşamaya daha kuvvetli sarılıyorum. Sizleri çok seven oğlunuz Komando Astğm. Ömer Zeki Varan Canımdan çok sevdiğim anacağım ve babacığım, Adı Soyadı : Resul Elhan Doğum Yeri: Yozgat Ana Adı: Döndü Baba Adı: Bekir Medeni Hali: Evli Sınıfı, Rütbesi: Jandarma Astsubay Kd.Çvş. Şehit Olduğu Yer : Tunceli Merkez - Uzuntarla 21.07.1996 Defin Yeri : Yozgat / Sorgun 18.7.1996 Canımdan çok sevdiğim anacağım ve babacığım, Bu mektubu Nazimiye ilçesi Şehit Mehmet Jandarma Karakolundan yazıyorum. Nasılsınız iyimisiniz. inşallah yaramaz bir durum yoktur. Beni soracak olursanız çok şükür iyiyim. Tek sıkıntım varsa o da sizlersiniz. Hele telefon ettiğimde köyü çıkaramayınca daha çok canım sıkılıyor. Sevgili anacağım, biliyorsunuz tayinim çıktı. Gideceğim yer bile belli oldu. Yani buralarda son yirmi günüm. İnşallah yirmi gün sonra oradayım. Babam ne yapıyor? Keşke yeni görev yerim olan Burdur'a gitse de oradan bir ev kiralasa. Düğünden önce mobilyaları bu eve yerleştirirsek düğünden sonra bize yük olmasın. Her neyse. Anacağım, geçen ki telefon ettiğimde yünü yıkadığınızı söylemiştin. Fakat Fadik bacımla Hatun bacım köye daha gelmemişler sen bu yünleri kimlerle yıkadın? Niye kızlarını beklemedin? Manavgat'a telefon edip Fadik bacıma iyice bir fırça attım. Aynı gün İzmir'e de telefon edip Hatun bacıma da kızdım. Onlar da yarın çıkıyorlarmış. Yani öbürsügün köyde olacaklarmış. Bende onlara bu saatten sonra köye niye gidiyorsunuz? Düğün hazırlığına mı? yoksa tatile mi gidiyorsunuz dedim. Neyse anacığım, bunlarla kafanı şişirmeyim. Geçen gün Zühali aradığımda dört pencerelik tül perde eksikmiş. Alacakken Zuhali de götürün de o da beğensin olur mu? Haa, anacığım geçen oraya gittiğinizde başını açık görmüşsünüz ya? Onu söyledim kızdım. Artık sizin yanınızda başını örtecek. Anacığım, düğün kartını ağbim beğensin bastırsın. 40-50 tane de bana gönderin, arkadaşlarıma dağıtacağım. Gerçi gelemezler ama olsun. Anacığım, günler geçtikçe içimdeki sızı daha da artmaktadır. Akşam yatağıma uzandığımda olsun, görevde iken olsun hep sizleri düşünüyorum. Bir hissim diyor ki yirmi gün sonra çifte bayram yaşıyacaksın. Bir hissim de diyor ki bütün bu mutlu günleri göremiyeceksin. İnşallah ikincisi olmazda hepinize sağ salim kavuşurum. Şimdilik Hoşçakalın. Not: Anacığım, tayin iznim tam yirmi gün. Temmuzun 29-30'unda oradayım. Ağustosun ilk hafta sonunu düğün günü olarak belirleyin. Resul Elhan Saygıdeğer babacığım ve anneciğim. Adı Soyadı : Erol Ercan Medeni Hali: Bekar Memleketi:Bartın Olay Tarihi: 5.11.1994 Şehit Olduğu Yer : Mardin - Savur Karayolu Defin Yeri : Bartın - Döngeller Köyü Saygıdeğer babacığım ve anneciğim. Benim için üzülmeyin olur mu. Ben çok iyiyim. Buradaki rahatım da iyi. 2000 (İkibin) kişilik bir köydeyim. İlçeye çok yakın. Keçi deresinden Kumluca gibi. Köy gayet sakin, köyün ortasından bir çay akıyor. Çayın iki tarafında kavak tarlaları ve bahçeler var. Köy Arap köyüymüş. 4 tane şıh denilen bir adamlar var onlar sayesinde köyde pek olaylar olmuyormuş. Okulda 15 öğretmen varız. Bana birinci sınıfları verdiler. Çocukların bazıları Türkçe biliyor, bazıları hiç bilmiyor, sadece Arapça biliyor. Okulun lojmanı yokmuş. Köyün içersinden bir ev tuttum. Bu mektubu da anca yazabildim. Eve taşınmadan önce bir öğretmen arkadaşın evinde kalıyordum. Eve eşya olarak 1 tane çekyat, 1 tane masa, 4 tane sandalye, 1 kilim aldım. Birkaç tane eksikliklerim var, onları da ilerde yavaş yavaş tamamlarım. Babacığım aylığımı aldım ama hemen para gönderemedim. 6 milyon lira gönderiyorum. 1 milyon lirasını harçlık yaparsın. Televizyonda haberlerde söylüyorlar, öğretmenleri de öldürüyorlar. Siz benim için dua edin ben de biraz dikkatli olurum Allahın izniyle hiçbir şey olmaz inşallah. Keçideresine telefon edin diye Ankara'ya telefon etmiştim. Belki haber almışsınızdır. Bundan sonra da fırsat buldukça ben haber yollamaya çalışırım. Benden haber alamazsanız merak etmeyin olur mu. Devamlı mektup yazamam okunur belki. Devamlı telefon da edemem. Nizamettine mektup yazamıyorum. Ona yazın kusura bakmasın. İki üç ay sonra parası bitmeye başlayınca ben size gönderirim sizde ona gönderirsiniz. Selamlara gelince beni soran herkese selamı var. rahatı da iyiymiş, aylığını alınca bize para gönderdi deyiverin. Sizlerinde hepinize ayrı ayrı selam eder, ellerinizden öperim. Haber, mektup alamazsanız merak etmeyin. Oğlunuz Erol Ercan ALINTI... Ve daha bu gibi milyonlarca mektup,binlerce öykü var.Kimse ugraşmasın bu vatana göz dikmesin.Bu vatan da gözü olanın gözünü,aklı olanın aklını,el uzatanın elini kırmasını biliriz! |
| | |
| Sponsored Links |
| | #12 |
| Super Aktif ![]() Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: İSTANBUL Yaş: 24
Mesajlar: 2.663
Blog Mesajları: 2
Cinsiyet: Rep Gücü: 231 Rep: 22721 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Mehmetçik Fan Clup Çok güzel bir konu açmışsın hassas dönemlerden geçen Milletimizin duygularına iştirak ettiğin için teşekkürler ablacım..Yine Muhteşemsin...
__________________ HERKES AYNIYKEN BEN FARKLIYDIM...ŞİMDİ HERKES FARK PEŞİNDE BEN YİNE AYNIYIM.......... Bizim KRAL Olduğumuz Yerde Kimse DEVLET Kuramaz , Bizim DEVLET Olduğumuz Yerde Kimse KRAL OlamaZ... |
| | |
| | #13 | |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.439
Blog Mesajları: 36
Cinsiyet: Rep Gücü: 350 Rep: 34072 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Mehmetçik Fan Clup Alıntı:
![]() ![]()
__________________ Her Hakkım Saklıdır® |l|lllll|lll||ll||lll| 569076912008 SÜPERMEYDAN DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN www.aktifbir.com | |
| | |
| | #14 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.439
Blog Mesajları: 36
Cinsiyet: Rep Gücü: 350 Rep: 34072 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Mehmetçik Fan Clup BAYRAK Ey mavi göklerin beyaz ve kizil süsü Kiz kardesimin gelinligi, sehidimin son örtüsü. Isık Isık, dalga dalga bayragim, Senin destanini okudum Senin destanini yazacagim, Sana benim gözümle bakmayanin Mezarini kazacagim, seni selamlamadan ucan kusun Yuvasini bozacagim, Dalgalandigin yerde ne korku ne keder, Gölgende bana da bana da yer ver. Sabah olmasin günler dogmasin ne cikar, Yurda ay yildizin isigi yeter, Savas bizi karli daglara götürdügü gün, Kizilliginda sigindik, Dalgalardan cöllere düsürdügü Gölgene sigindik, Ey simdi süzgün rüzgârlarda dalgali Barisin güvercini, savasin kartali Yüksek yerlerde acan cicegim Senin altinda dogdum Senin dibinde ölecegim, Tarihim, serefim, siirim, her seyim Yer yüzünde yer begen, Nereye dikilmek istersen, Söyle seni oraya dikeyim. alıntı ![]() Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır ![]()
__________________ Her Hakkım Saklıdır® |l|lllll|lll||ll||lll| 569076912008 SÜPERMEYDAN DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN www.aktifbir.com |
| | |
| | #15 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.439
Blog Mesajları: 36
Cinsiyet: Rep Gücü: 350 Rep: 34072 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Mehmetçik Fan Clup Asker Mektubu
__________________ Her Hakkım Saklıdır® |l|lllll|lll||ll||lll| 569076912008 SÜPERMEYDAN DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN www.aktifbir.com |
| | |
| | #16 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.439
Blog Mesajları: 36
Cinsiyet: Rep Gücü: 350 Rep: 34072 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Mehmetçik Fan Clup ![]() Çanakkale Savaşından Göz Yaşartan Bir Mektup Üstegmen Faruk, cepheye yeni gelen askerleri denetlerken, bir yandan da onlarla S bet ediyor, ' Nerelisin?' gibi sorular soruyordu. Gözleri bir ara, saçinin ortasi sararmis bir delikanliya takildi Yanina çagirdi ve merakla sordu: " Adin ne senin evladim?" dedi. " Ali, komutanim" dedi. " Nerelisin?" " Tokatliyim, komutanim, Tokat'in Zile kazasindanim..." " Peki evladim,bu kafanin hali ne? Saçlarinin ortasi neden kirmizi boyali böyle?" " Cepheye gelmeden önce anam saçima kina yakti komutanim. Neden yaktigini da bilmiyorum." " Peki dedi üstegmen. "Gidebilirisin Kinali Ali." O günden sonra Ali'nin adi Kinali Ali oldu. Cephede tüm arkadaslari Kinali Ali demekle yetinmiyor, saçindaki kinayi da alay konusu yapiyorlardi. Kinali Ali, arkadaslarina karsi sevecen ve dürüst tutumu sayesinde, kisa sürede hepsinin sevgisini kazandi. Bir gün memleketine mektup göndermek için arkadaslarindan yardim istedi. " Anama, babama burada iyi oldugumu bildirmek istiyorum. Ama okumam yazmam yok. Biriniz yardim edebilir misiniz?" Biri degil, birçok arkadasi yardima geldi. " Sen söyle biz yazalim" dediler. Kinali Ali söylüyor, bir arkadasi yaziyor, digeri de Söylenenlerin dogru yazilip yazilmadigini denetliyordu. " Sevgili anacigim, babacigim hasretle ellerinizden öperim. Ben burada çok iyiyim, beni sakin merak etmeyin." Kiz kardesini, kendinden küçük erkek kardesinin sagligini ve hatirini sorduktan sonra, köydeki herkesin burnunda tüttügünü ve kimsenin kendisini merak etmemesini söyledikten sonra, Biz burada var oldukça bilesiniz ki düsman bir adim bile ilerleyemeyecektir tümcesi ile bitiriyordu. Tam zarf kapatilirken Ali " iki üç satir daha ekletecegini" söyleyerek Mektubun sonuna sunlari yazdirdi. " Anacigim, beni buraya gönderirken kafama kina yaktin ama, Burada komutanlarim da, arkadaslarimda benle hep dalga geçiyorlar. Cepheye gitmek sirasi yakinda insallah kardesim Ahmet'e gelecek, Onu gönderirken sakin kina yakma saçina. Burda onunla da dalga geçmesinler. Tekrar ellerinden öperim anacigim." Gelibolu'da savas giderek siddetleniyordu. ingilizler kesin sonuç almak için tüm güçleriyle yükleniyorlardi. Cephede savasan askerlerimiz önceleri birer, birer, sonralari beser,beser, Onar, onar sehit oluyorlardi. Gelen destek güçleri de yeterli olmuyor, onlarinda sayilari giderek azaliyordu. Gelibolu düsmek üzereydi. Kinali Ali'nin komutani bu durum karsisinda çaresizdi. Kendi bölügü henüz sicak temasa hazir degildi. Genç erlerine insan bedeninin süngü ve mermilerle orak gibi biçildigi bu cepheye göndermek zorunda kalmamasi için Allah'a dua ediyordu. Komutanlarini düsünceli ve sikintili gören Kinali Ali ve arkadaslari, komutanlarina gidip, ondan kendilerini cepheye göndermesini istediler.Askerlerinin israrlari üzerine komutanlari daha fazla direnemedi ve ölüme gönderdigini bile, bile bu isteklerini kabul etmek zorunda kaldi. Kinali Ali ve arkadaslari, sevinç çigliklari atarak cepheye hayir, bile,bile ölüme gidiyorlardi. O gün güle oynaya Gelibolu cephesinde ölümle bulusacaklari yere kosan Kinali Ali'nin bölügünden tek kisi geri dönmedi. Gidenlerin tümü sehit olmustu. Bu olaydan kisa bir süre sonra Kinali Ali'ye anne, babasindan mektup geldi. Onun yerine komutani aldi mektubu ve buruk bir ifade ile okumaya basladi. Cepheye gitmeden önce arkadaslarina yazdirdigi mektubuna aile adina babasi yanit veriyordu. " Oglum Ali, nasilsin, iyi misin? Gözlerinden öperim, selam ederim. Öküzü sattik, parasinin yarisini sana gönderiyoruz, yarisini da yakinda cepheye gidecek küçük kardesine veriyoruz. simdi öküzün yerine tarlayi ben sürüyorum. Fazla yorulmuyorum da. Sen sakin bizi düsünme." Babasi mektupta köydeki herkesten akrabalarindan haberler verdikten sonra "simdi * sana diyecegi var" diyerek sözü ona birakiyordu. Mektubun bundan sonraki bölümü Kinali Ali'nin anasinin agzindan yazilmisti söyle diyordu anasi: " Oglum Ali, yazmissin ki kafamdaki kinayla dalga geçtiler. Kardesime de yakma demissin. Kardesine de yaktim. Komutanlarina ve arkadaslarina söyle senle dalga geçmesinler. Bizde üç ise kina yakarlar; 1 - GELINLIK KIZA, GITSIN AILESINE, ÇOCUKLARINA KURBAN OLSUN DIYE 2 - KURBANLIK KOÇA, ALLAH'A KURBAN OLSUN DIYE 3 - ASKERE GIDEN YIGITLERIMIZE, VATANA KURBAN OLSUN DIYE... Gözlerinden öper, selam ederim. Allah'a emanet olun " Ali'nin mektubu okunurken ve çevresindeki herkes onu dinlerken, hiçkira, hiçkira agliyordu... " (Bu mektubun asli Çanakkale Müzesindedir.)
__________________ Her Hakkım Saklıdır® |l|lllll|lll||ll||lll| 569076912008 SÜPERMEYDAN DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN www.aktifbir.com |
| | |
| | #17 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.439
Blog Mesajları: 36
Cinsiyet: Rep Gücü: 350 Rep: 34072 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Mehmetçik Fan Clup ![]() Asker Anası Dün gece uğurladım seni, Vatana asker ettim. Cama dayalı başın, Ağlayamadan bakışın, Yüreğimi dağlayışın, Gözlerimden gitmiyor. Ben asker anasıyım, Ağlama demeyin bana.... Asker eyledim vatana, Sütüm helal olsun sana, Ben asker anasıyım. Bir emanetin var bende, gözün arkada kalmadan git sen de, eşin benim desteğim bu zor günde, Ben asker anasıyım! Sana hasretim her zaman, Cağlayacak sular gibi, Vatan borcun namus borcun Deyip yolunu gözleyeceğim, Ağlama demeyin bana, Bitecek bu günler ve hasret, Kavuşacağım sana, Ben asker anasıyım! alıntı ![]()
__________________ Her Hakkım Saklıdır® |l|lllll|lll||ll||lll| 569076912008 SÜPERMEYDAN DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN www.aktifbir.com |
| | |
| | #18 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Oct 2007 Nerden: Istanbul Yaş: 37
Mesajlar: 1.266
Cinsiyet: Rep Gücü: 85 Rep: 8381 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Mehmetçik Fan Clup Dogangunes, cok harıka ve cok manıdar bı sayfa hazırlamıssın, tebrık edıyorum senı kardesım...
__________________ |
| | |
| | #19 | |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.439
Blog Mesajları: 36
Cinsiyet: Rep Gücü: 350 Rep: 34072 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Mehmetçik Fan Clup Alıntı:
![]()
__________________ Her Hakkım Saklıdır® |l|lllll|lll||ll||lll| 569076912008 SÜPERMEYDAN DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN www.aktifbir.com | |
| | |
| | #20 |
| Kısıtlanmıs Uye | Cevap: Mehmetçik Fan Clup Cok ama Cok güzel bir paylasım.Bu donemde Bu hassaslıgın için teşekkür ediyorum derya ablacım.Emegine saglık ellerin dert görmesin.Ty
__________________ Replerinizi Bekliyorum Saygılarımla Sc[o]rN€sL! Sc[o]rp!an!st* |
| | |
![]() |
| Etiketler |
| asker, kınalı kuzular, mehmet, mehmetcik, mektup, siir |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Orhan Gencebay Fan Clup | PAM.aRt | Fan Clup | 10 | 08-02-2008 10:29 AM |
| AvriL LavignE fun clup açılmıştırrr:) | baby_face_03 | Fan Clup | 13 | 17-11-2007 08:44 AM |
| Cem Karaca Fan clup | PAM.aRt | Fan Clup | 19 | 15-11-2007 06:38 PM |
| MOĞOLLAR fan clup | PAM.aRt | Fan Clup | 3 | 14-11-2007 12:19 AM |
| Fan clup bolum kuralları | YukseLL | Fan Clup | 0 | 20-09-2006 10:34 AM |
| | |