FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları reklam verin 2008 öss yerleştirme sonuçları reklam verin reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > TARTIŞMA (polemik) > Siyaset Meydanı

68 Şiddet ve "Türüng" paşa

TARTIŞMA (polemik) katogorisi Siyaset Meydanı forumu içinde "68 Şiddet ve "Türüng" paşa" başlıklı konu görüntüleniyor, "’68, şiddet ve Türüng Sorbonne Meydanı’nda 1968’e dair bir fotoğraf sergisi var. Fotoğraflardan birinde boş bir sokak ve ‘mini muharebe’den kalma taşlar. Taşlar, atanlarını ve hedeflerini unutmuş olarak, gölgeleri uzayarak ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16-05-2008, 03:29 PM   #1
SUPER MODERATOR
Altın Üye (mayıs 2008)
 
güney - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hak verilmez alınır!!!
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Nerden: adana-ankara
Mesajlar: 1.885
Cinsiyet:
Rep Gücü: 166 Rep: 16344
güney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyor
68 Şiddet ve "Türüng" paşa

’68, şiddet ve Türüng


Sorbonne Meydanı’nda 1968’e dair bir fotoğraf sergisi var. Fotoğraflardan birinde boş bir sokak ve ‘mini muharebe’den kalma taşlar. Taşlar, atanlarını ve hedeflerini unutmuş olarak, gölgeleri uzayarak orada duruyorlar. Bugün kitapçı vitrinlerini işgal eden ’68 olaylarına dair kitaplara bakıyorlar. Paris ve Londra o günleri konuşuyor; taşları ve tarihi.

Taşlar ve insanlar
Taşların ve insanların tarihi üzerine buruk, çoğu kez yarım yamalak bir konuşma sürüyor Avrupa’da. Paris’te sadece bir kişi ölmüş, onca ‘şiddetli’ geçen ‘68 Paris’inde. Onlarınki başka bir gerçeklik elbette. Bizimkisi bambaşka.
Ama yine de eski ‘68’li Fransız arkadaşım Bernard tıpkı Türkiye’deki ‘68’lilere benziyor. Suskun ve düşünceli. Hükümet düşürebilen ve öğrencilerle polisleri de içine alan sendikal kudrete, tam demokratikleşmiş siyasal hayata, bütün bunların ‘68’in mirası olduğunu bilmesine rağmen eksik bir şey olduğunu düşünüyor hâlâ, konuşulmamış bir şey.
Korku imparatorluğuna karşı kırılgan gövdeleriyle mücadele etmiş bir kuşağın ihtiyarlığın kapısından girerken omuzlarının düşmesi bu belki. Dünya, onlardan geriye hiçbir şey kalmadığını ilan edip duruyor geçip duran borsa bantlarında, belki ondan... Bilemem. Onlarınki başka bir gerçeklik; bizimki başka.

Bu hınç niye?
Türkiye’de, kimi Türk-İslam sentezcisi, Doğan görünümlü Şahin misali, liberal görünümlü eski faşist yazarlar şimdi televizyon dizilerine danışmanlık filan yaparak o tarihi yeniden yazıyorlar. Öyle pervasızca yazıyorlar ki bu tarihi, örneğin Deniz, Hüseyin ve Yusuf’un idama götürülürken “Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!” diye bağırdıklarını kesiveriyorlar tarihten.
Bir çocuğun ölümünden önce söylediği son sözleri bile çalacak kadar cüretkârlar. Diyorlar ki “’68 gözü dönmüş bir şiddet çağıydı”. Üstelik tam da karşı tarafta, işkencecilerin, ‘Ülkücü Komandolar’ın tarafında olmalarına rağmen vicdanları rahatsız olmadan ölmüş çocukları şimdi yeniden öldürüyorlar.

Hidayetin nihayeti
Eski solcu ve sonradan hidayetin o yapış yapış huzuruna eren kimi yazarlar ve söz söyleyicileri ise, niye bilmiyorum, bir gayret, kendi gençliklerine saldırıyorlar. “Aldatıldık” diye lafa başlıyorlar ve kendi gençliklerine söylemediklerini bırakmıyorlar.
“Vay benim akılsız başım” kişiselliğinden çıkıp bir dönemi, o dönemde kendilerine inanmış insanları da aptallıkla suçluyorlar.
Anlaşılmaz bir hınç ve gayretle yapıyorlar bunu. Sanki bunu yapmasalar bugün aç kalacaklarmış gibi bir gayretle. Bütün bu hıncın bir nedeni olmalı. Sanırım vicdanlarının yenik pehlivan iştahı bu; dönüp dönüp yeniden öldürmek istiyorlar geçmişi.

Yargılanmadan ölmek
Geçmiş ölüyor zaten. Küçücük bir haberdi önceki gün gazetelerde. Tevfik Türüng öldü. Kimdi Türüng?
İyi bir baba olabilir, iyi bir komşu, hatta iyi bir dede de olabilir; bilemeyiz. Ama aynı zamanda Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam mangasının içindeydi. 12 Mart döneminin ünlü İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün’ün de kardeşiydi.
1972 yılında Sıkıyönetim’in Ankara Merkez Komutanı’ydı. Mahir Çayan, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Ertan Saruhan, Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz, Ahmet Atasoy, Cihan Alptekin, Ömer Ayna’nın öldürüldüğü Kızıldere operasyonunu yönetti.
Türüng yargılanmadan gitti. Küçücük bir haberdi önceki gün gazetelerde.
Ve evet, ‘68’le başlayan süreç Türkiye için şiddet doluydu. Ama şiddeti başlatanlar, bugün ölü çocuklardan sözlerini çalacak cüreti gösterenlerdi. Haklılar, işkencecilerin tarafında yer almış olanlar için epey şiddet doluydu o günler... Ve bugün tarih hırsızlığıyla mesleklerini icra etmeye devam ediyorlar.



Ece Temalkuran...

Yaşanılan bu içler acısı durum ancak bu kadar güzel anlatılır......
güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:39 AM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!


eXTReMe Tracker

Search Engine Friendly URLs by vBSEO