FORUM SUPERMEYDAN  
Saatte 30 YTL
Kazan
  rüya tabirleri,rüya yorumları   Şifalı bitkiler, Bitkisel ilaçlar   Kadinca ya üye ol
lens kazan
  Bu alana reklam verebilirsiniz
25/YTL

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > Tartışma Salonları > Siyaset Meydanı

Siyaset Meydanı siyaset, politika, politikacılar, türkiye ve dünya siyaseti, siyaset bilimi, siyaset felsefesi, siyasi ideolojiler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-05-2008, 11:33 PM   #1
Uye
 
atmaca34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taş yeşermez geçmiş olsa da nevbahar
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 966
Cinsiyet:
Rep Gücü: 63 Rep: 6130
atmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud of
Adil Düzen......?

İnsanlık tarihinin gelişiminde de asıl sistem olarak hep "Adil Düzen" aranmış ve benimsenmiştir.
Adil Düzen asırlar boyu o günün şartlarına göre dünyanın birçok yerinde tatbik edilmiştir.
Asıl Kapitalizm ve Sosyalizm sonradan çıkma arızî sistemlerdir.

-Tarihçe!
İnsanlık asırlar boyu Adil Düzen'in temel esaslarına uygun bir ekonomik düzeni tesis etmek ve yürütmek için gayret göstermiştir.
Miladi 1492'de Amerika'nın keşfinden sonra başta İngiltere ve İspanya olmak üzere batılı ülkeler, Amerika'dan getirdikleri altınlarla zenginleştiler. Deniz güçlerini artırdılar. Bu yolla elde ettikleri üstünlükle Afrika ve Asya'da sömürgeler kurarak o bölgeleri sömürmeye başladılar.
Böylece, batı ülkelerinde sermaye birikimlerinde önemli gelişmeler, bu gelişmelere paralel olarak 16. asırdan itibaren İtalya'da pazar yerlerinin yakınlarında banco = masalar görülmeye başlandı.
Pazar yerinde ihtiyaç duyulduğu malı alamayanlara "biz alalım, siz bunu ilerde su kadar fazlasıyla bize geri ödersiniz" diyerek, faizci kapitalist sistem yavaş yavaş gelişmeye ve her tarafa yayılmaya başladı. Zamanla bir kaç asır içinde KAPİTALİZM "VAHŞİ KAPİTALİZM" haline dönüşerek gelişmeye başladı. Ve giderek sosyal buhran, bunaltılar ve pat-lamalara sebep oldu. Kapitalizm, tatbik edildiği ülkelerde, sistem içindeki 5 mikrop vasıtasıyla kısa sürede, Tablo: 1'de gösterilen 16 hastalığı meydana getirmektedir.
KAPİTALİZMDE :
* Devletin haksız, keyfî müdahaleleri
* Faiz ve Sömürü
* Fiyatların tekeller tarafından oluşturulması
* Paranın köle etme unsuru olarak kullanılması
* Kalkınmayı, teşebbüsü ve üretimi önlemesi
yüzünden insanlığa saadet getirmesi mümkün değildir.
Çünkü huzuru, hürriyeti, adaleti, refahı ve itibarı tahrip ediyor.
KOMÜNİZM
* Bu sonuçlara reaksiyon olarak komünizm doğdu. O da sağa yuvarlanan arabayı sola yuvarladı.
Çünkü;
* Faizi kaldırayım derken, kârı da ortadan kaldırdı
Kâr: İhtiyaç duyulan mallar ve hizmetlerin süratle üretilmesini sağlayan en önemli hayati faktördür.
Bu sayede ekonomi kendini en güzel ve sağlıklı bir şekilde tanzim etmekte ve israflar önlenmektedir.
* Tekeli kaldırayım derken, fiyatların serbest piyasada teşekkülünü de ortadan kaldırdı.
Fiyatların serbest piyasada teşekkülü:
Bu da sıhhatli bir ekonominin en hayati unsurudur.
Böylece ekonomi kendisini en iyi şekilde tanzim etmekte ve israflar önlenmektedir.
Rasyonel üretim, iyi kalite, ileri teknoloji böylece teşvik edilmiş olmaktadır.
* Sömürüyü kaldırayım derken, mülkiyeti de, serbest teşebbüsü de ortadan kaldırdı.
Mülkiyet ve serbest teşebbüs:
Ekonomi ve hızlı kalkınmanın motorudur ve itici gücüdür. Bunların kaldırılması insan tabiatına aykırıdır.
Bunların olmaması ekonomide geri kalmanın temel sebebidir.
İşte, temeldeki bu vahim hatalarından dolayı Komünizm de insanlığa saadet getirmemiştir. 70 yıllık bir zulüm döneminden sonra iflas etmiştir.
Komünizm-Kapitalizm, "Hakkı Değil" "Kaba Kuvveti" üstün tutan batı medeniyetinin ekonomik sistemleridir.
Temelde birbirinin aynı olan 2 ikiz kardeştirler. Çünkü her iki sistemde birer "ezen, ezilen" sistemleridirler. Aralarındaki tek fark, Komünizmde ezen güç "Siyasi güçtür", Kapitalizm' de ise ezen güç "Sermaye gücü"dür.
Bu gün Komünizm nasıl iflas edip çökmüşse, aynı şekilde Kapitalizm de iflas etmeye mahkumdur.
Kapitalizmin halen suni olarak yaşatılmaya çalışılması, yeryüzündeki bazı sömürü mihraklarının işidir. Kapitalizmi fakir fukaranın ve geri kalmış ülkelerin sömürülmesi için bir "Emme kamışı" gibi kullanan bu mihraklar, her türlü kuvvet ve baskıyla Kapitalist sistemi zorla yaşatmaya çalışmaktadırlar.
Ancak, tedavi adlı kitabımızın 79'uncu sayfasındaki şemada da görüldüğü gibi, insanlık tarihi boyunca "Hakkı Üstün Tutan" medeniyetlerle "Kuvveti Üstün Tutan" medeniyetler birbiri arkasına gelmiş (gece ve gündüz gibi) birbirlerini takip etmişlerdir.
Bütün insanlık tarihinin de açıkça ortaya koyduğu gibi, insanlığa saadet getirmesi mümkün olmayan, Papa'nın tabiriyle "bir günah yumağı"ndan başka birşey olmayan Kapitalist sistem de, Komünist sistem gibi yok olacak ve yerini "Adil Düzen"e bırakmaya mecbur kalacaktır.
Böylece insanlık, bir sabaha, bir gündüze, bir saadet düzenine kavuşacaktır.
Dolayısıyla, arızî olan, geçici olan "Adil Düzen" değil, tam tersine Kapitalizmdir.
Asli olan, kalıcı olan "ADİL DÜZEN"dir.
Kapitalizm ve sosyalizm, insanlara felaket getiren, sömürüye dayalı hastalıklardır. Dünyada huzuru bozdu, milyarlarca insanı aç sefil bıraktı. Çünkü bu sistemler kuvveti üstün tutan sistemlerdir. Hakkı üstün tutan Adil Düzen maalesef bugün dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Ancak bu hastalıkların tedavi edilip sıhhat bulması için, Adil Düzen'in tatbik edilmesi şarttır. Muhtemelen bu tedavi Türkiye'den başlayacaktır.
TABLO: l

KAPİTALİZMİN 5 MİKROBU
* FAİZ
* VERGİ
* DARPHANE
* BANKA DÜZENİ
* KAMBİYO

KAPİTALİST DÜZENİN 5 MİKROP
VASITASIYLA MEYDANA GETİRDİĞİ
16 HASTALIK:
1. Açlık
2. Fakirlik
3. Pahalılık
4. Enflasyon
5. İşsizlik
6. Sömürü
7. Geri Kalmışlık
8. Adaletsiz Gelir Dağılımı
9. Uluslararası Dengesizlik
10. Dış Borçlar
11. Sosyal Patlamalar
12. Harpler
13. Terör
14. Mafya
15. Rüşvet
16. Ahlâki Çöküş

13) Teknolojide Biraz Daha Geri Bir Ülke


TEKNOLOJİDE BİRAZ DAHA GERİ BİR ÜLKE, ADİL DÜZENE GEÇEREK, KAPİTALİZMLE YÖNETİLEN BİR EKONOMİ İLE REKABET EDEBİLİR Mİ?
Adil Düzen'de üretimin çok ucuz olduğu bilinen bir gerçektir. Bu sebepten dolayı bu ucuz üretimle faizci kapitalist düzenin rekabet edemeyeceği aşikardır. Nitekim, 20 sene evvel Japonya çok kalitesiz üretimle dış piyasalara girebildi, hem de kapitalist düzen içinde. Adil Düzen’in avantajı ise çok çok fazladır. Japonya'nın bugünkü durumu bellidir. Aynı şekilde Kore, Tayvan önümüzdeki misallerdir. Yani çok ucuz üretimlerin dünya piyasalarında pazar bulamamaları imkansızdır. Zaman içinde zenginleşen Türkiye, teknolojik araştırmalara da gereken önemi verecek ve Adil Düzen avantajı ile mutlaka batılı ülkelerin önüne geçecektir.
Doğu Almanya eyaletlerindeki tesisler de teknolojisi bakımından geridir. Batı Almanya bu fabrikaları söktü 10.000'lerce işçiyi işsiz ortada bıraktı. Trilyonlarca marklık imkan heba edildi.
Doğu Almanlar acaba bir çıkış yolu bulunabilir mi? diye bizden Adil Düzen hakkında malumat istiyorlar.
Faiz ve haksız vergileri kaldırmak sureti ile Doğu Almanya'daki üretim maliyetini yarıya indirmek, bu suretle oradaki teknolojik bakımdan biraz geri olan tesisleri batı tesisleriyle ekonomik bakımdan rekabet edebilecek hale getirmek ve böylece ekonomiyi düzlüğe çıkarmak mümkündür, (oradaki oranlara göre). Bizde nasıl KİTler batırılıyorsa, Batı Almanya'da Doğu Almanya'daki tesislerini batırdı. Teknolojik olarak biraz geri olan bir tesis, üretim maliyetlerini faiz ve vergi ile yükselten kapitalist sistemdeki biraz daha ileri teknolojiye sahip tesisle rekabet edebilir.
Bizde, 1989'da Ereğli Demir Çelik Fabrikası o yılki grev yüzünden bir defada 100 Milyon $ zarar ediyor, bu zararı ödeme gücü varken ödetilmiyor. (Ereğli'de 400 Milyon $'lık hissesi var). Faizle para alarak faaliyete devam ettiriliyor. Böylece kuruluşu batırıyorlar. Öyleyse tesisleri batıran ana un-sur faizdir. Bir tesisin "Teknolojik bakımdan verimli olması" başka şeydir. "Herhangi bir ekonomik düzende verimli olup, ol-maması" başka şeydir.




kaynak:atmaca34




Aziz ve şerefli milletimiz asırlar boyu kurduğu Adil Düzeni üstün tutan medeniyetlerle insanlığa ışık saçmış yeryüzüne huzur, barış ve saadet getirmiştir. Bunun temelinde milletimizin Hakka ve Adalete olan inancı yatmaktadır. Dünyaya adil bir şekilde hükmetmenin tılsımı kâğıt üzerindeki planlarda değil, bin yıldan beri içimizde yaşattığımız ruhta gizlidir. İşte bu ruhu yaşatan asıl cevher ise HAK anlayışıdır.






HAK kelimesinin lügat manası “doğru, gerçek” demektir, daha geniş ifadesiyle zaman, mekan veya herhangi bir şarta bağlı olmaksızın her zaman ve her şart altında mutlak doğru olan şeydir. Mesela iki kere ikinin dört ettiği gibidir.


Maalesef Hakkın zıttı olan Batıl zihniyetine sahip emperyalist ve işbirlikçiler planlı ve programlı gayretleriyle tarih boyunca hakkı üstün tutan milletimizi ameliyat masasına yatırıp narkoz vererek en korkunç, en vahşi olaylar karşısında dahi tepkisiz hale getirmek suretiyle kendi zihniyetlerini hâkim kılmışlardır. Bu aziz ve şerefli milletin narkozdan uyanıp batıl medeniyete son vermemesi içinde bütün güçleriyle ellerinden geleni yapmaktadırlar. Böylelikle Adil devlet geleneğini sürdüren büyük devletler gitmiş yerlerine çeşitli zulüm düzenlen uygulayan devletler ortaya çıkmıştır. İşte bu zulüm düzenin kaynağı batı medeniyetinin batıl zihniyetidir.


Zalimlerin beslendiği batıl ne anlama gelmektedir ve neye dayanmaktadır?



Batıl kelimesinin lügat manası “isabetsiz, yanlış” demektir daha geniş ifadesiyle her şart altında yanlış olan şey demektir. Mesela iki kere ikinin üç ettiği veya beş ya da bir başka sayı ettiği iddiası... Bu basit örnekten de anlaşılabileceği gibi Hak tektir ama batıl çoktur ve bu örnekte Hak görüş dört diyendir ama dördün dışındaki tüm cevaplar yanlıştır, batıldır.



Bu günkü batı medeniyeti, kendilerinin de her zaman belirttikleri gibi, eski Roma medeniyetine, eski Roma medeniyeti eski Yunan medeniyetine, eski Yunan medeniyeti de eski Mısır medeniyetine yani Firavunlara dayanmaktadır. Firavunlar insanlara zulüm yaparken, bu yaptıklarını biz size zulüm yapıyoruz diye yapmazlardı. Yaptıkları zulümleri bu bizim hakkımız diye yaparlardı. Hataları onların Hak anlayışlarının yanlış, batıl olmasındandır.



Batılın hak anlayışına göre hak dört sebepten doğmaktadır;



a) Kaba kuvvet, güç



b) Çoğunluk



c) İmtiyaz, ayrıcalık



d) Menfaat, çıkar.



Hiç şüphesiz, bu sebeplerin hiçbirisi gerçekte hak sebebi olamaz. Fakat Batıl inanış bunları hak sebebi saymaktadır ve bugünde batı medeniyetinin hak iddiası yine bu dört sebebe dayanmaktadır. Başta ABD, İngiltere ve İsrail olmak üzere emperyalistlerin tamamı kendi batıl hak anlayışlarının gereği olarak Filistin, Çeçenistan Eritre, Somali, Sudan, Afganistan ve Irak gibi ülkeleri işgal etme hakkını kendilerinde görmektedirler.



Yaklaşık üç yüz yıldan beri yeryüzünde kaba kuvvete dayanarak üstünlük tesis etmiş olan “Batı Medeniyeti”nin insanlığa saadet getirmesi mümkün değildir. Bu gerçek, ABD’nin Afganistan ve Irak’ta bu ülkeleri özgürleştirmek adına yaptığı zulümlerle inkâr edilemeyecek şekilde ispat edilmiştir. “Batı Medeniyeti” sadece zulüm yapmaktadır. Nitekim bu medeniyetin ürünlerinden ikisi olan Faşizm ve Komünizm sadece sistemini kurmak için yüz milyonlarca masum insanı katletmiştir. Yine bu batıl zihniyetin ürünleri olan Liberalizm ve Kapitalizm de bugünkü dünya nüfusunun 3/4 ünün kaynaklarını gasp edip sömürerek onları açlık ve sefalete mahkûm etmiş, bir lokmaya muhtaç hale getirmiştir.



Değerli Kardeşimiz, bütün bu yaşananlar sonucunda hiçbir şekilde kafanızda “böyle gelmiş böyle gider, bu dünyada saadet kurulmaz” düşüncesi hâkim olmasın. Çünkü batıl zihniyetin karşısında HAK her zaman var olmuştur ve var olacaktır. Bu mukaddes zihniyette hak 4 temel sebepten oluşur;



a) Cenab-ı Hakkın bütün insanlara eşit olarak verdiği beş temel hak vardır:



1) Yaşama hakkı



2) Neslin korunması, ırz ve namusun korunması hakkı



3) Mülkiyet hakkı



4) Aklın korunması hakkı



5) İnancın korunması hakkı.



b) Emek’ten doğan haklar



c) Karşılıklı rıza ile yapılan sözleşmelerden doğan haklar



d) Adalet gereği doğan haklar



Saadet ve huzur vaat eden Hak Zihniyette hak yalnız ve yalnız saymış olduğumuz sebeplerden doğar. Bunun dışında hiçbir sebepten dolayı hak iddia edilemez. Edilirse zulüm olur.



İşte insanlık tarihi boyunca HAK ile Batıl birbirleriyle mücadele etmişlerdir. Bu mücadelenin temelinde hak anlayışı ve onun kabulündeki farklılık yatmaktadır. Gelmiş geçmiş aklımıza gelebilecek tüm sistemler şekil ve isim olarak farklı olsalar dahi asılları itibariyle hepsi batıl zihniyetin türevleridir. Nitekim yakın geçmişte var olan ve çekişiyorlarmış gibi gözüken Komünizm ve Kapitalizm kaynağını batıl zihniyetten almaktadır ve temelde birbirlerinin aynısıdır. Her ikisi de bir Ezen-Ezilen sistemidir. Aralarındaki tek fark Komünizm’de ezen güç siyasi güçtür, Kapitalizm’de ezen güç ekonomik güç yani sermayeyi elinde bulunduran mutlu azınlığın gücüdür.



Komünizm, 70 sene insanlığa zulmettikten sonra yıkılmıştır. Kapitalizm de sadece zulmetmektedir. Bunun da yıkılıp gitmesi mukadderdir. Şimdilik ayakta durmasının tek sebebi kapitalizmin, emperyalizm ve Siyonizm’in bir sömürü aracı olduğu için korunması ve yaşatılmaya çalışılmasındandır. Kapitalist batı zihniyeti her geçen gün güç kaybetmektedir. Yakın geçmişe kadar sadece emir ile isteklerini yerine getirebilme gücüne sahip iken bugün, bu gücünü yitirmiş ve askeri müdahaleler ile bile isteklerini yerine getirmekte zorlanmaktadır. Her geçen gün daha da vahşileşmekte ve arkasına gizlendiği insan hakları ve özgürlükler yalanı ile insanlığı daha fazla kandırma gücünü kaybetmektedir.



Batı zihniyetinin temeli bozuktur ve insanlık adına olumlu sonuç doğuramaz. Bu mektubumuzda gözden kaçırılmaya çalışılan bu gerçekleri sizlerle paylaşmak istedik. Bizler Batı’nın bozuk batıl zihnini taklit ederek huzur bulamayız. Aksine huzur bulacağımız zihniyet kendi öz değerlerimizde gizlidir. Tarihte kurmuş olduğumuz devletler bunun apaçık bir ispatıdır. Özümüze dönmeli kendi Hakkı üstün tutan değerlerimizle adil bir dünya kurmalıyız. İnsanlık şimdi kendisine mutluluk ve saadet getirecek yeni bir nizam aramaktadır. Bu nizam ancak Adil Düzen zihniyetiyle kurulacaktır. Çünkü Adil Düzen Hakkı üstün tutan zihniyettir. Tüm insanlık buna muhtaçtır.



adil düzen hakkında bilgilenmeniz açısından paylaşıyorum arkadaşlar.....(hani bilmeyenler vardır belki)

iyiforumlar


kaynak:atmaca34
__________________
KENDİNE MEZAR HAZIRLAMA !!KENDİNİ MEZARA HAZIRLA!!
atmaca34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:23 PM .


vBulletin 3.7.0 © Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir, yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.

Aktifbir  Sinop  kadın  magazin  çiçekçiler  webcam driver  Pc Forumu

eXTReMe Tracker

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238