FORUM SUPERMEYDAN  
Saatte 30 YTL
Kazan
  rüya tabirleri,rüya yorumları   Şifalı bitkiler, Bitkisel ilaçlar   Kadinca ya üye ol
lens kazan
  Bu alana reklam verebilirsiniz
25/YTL

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > Tartışma Salonları > Siyaset Meydanı

Siyaset Meydanı siyaset, politika, politikacılar, türkiye ve dünya siyaseti, siyaset bilimi, siyaset felsefesi, siyasi ideolojiler

Anketimiz: Hangi İdeolojiyi Savunuyorsunuz?
Atatürk Milliyetçiliği 12 44,44%
Faşizm 1 3,70%
Kemalizm 1 3,70%
Muhafazakarlık 5 18,52%
Ülkücü Milliyetçilik 3 11,11%
Emperyalizm 0 0%
Sosyalizm 3 11,11%
Komünizm 1 3,70%
Kapitalizm 0 0%
Liberalizm 1 3,70%
Katılımcı sayısı: 27. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-05-2008, 12:32 AM   #11
Uye
 
SAHARAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.''SOKRATES''
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: Okyanus
Mesajlar: 724
Cinsiyet:
Rep Gücü: 50 Rep: 4997
SAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud of
Cevap: Hangi ideolojiyi savunuyorsunuz?

KOMÜNİZM


Komünizm satmak ya da almak değildir, Komünizm paylaşmaktır. Komünizm insanları milletlerine,dinlerine,renklerine göre ayırmak değildir, Komünizm farklılıkları zenginlik olarak görüp beraberce yaşamaktır. Komünizm savaş değildir, Komünizm tüm dünyada barıştır. Komünizm çalışmadan,ter dökmeden kazanmak değildir, Komünizm her insanın emeği kadar kazanmasıdır. Komünizm zenginlerin mahkemelerinde fakirlerin yargılanması değildir, Komünizm herkese eşit adalettir. Komünizm yoksul diye insanların hastahane kapılarında,zenginlerin ise hastane süitlerinde yaşamaları değildir.

Komünizm her insana eşit sağlık imkanı sunulmasıdır. Komünizm fakirin okula gitmek için 10km yürümesi ya da baba parasıyla okumak değildir. Komünizm her insana eşit eğitim olanakları sunmaktır. Komünizm hayata baba bursuyla gelip,çalışmadan yaşayabilmek değildir. Komünizm çalışmasını engelliyecek bir sağlık sorunu vs. vs. olmadığı sürece çalışıp yaşamaktır. Komünizm sadece zenginlerin eğlenmesi değildir. Komünizm halkın isteklerine göre kurulan eğlence mekanlarında(diskodan tiyatroya,sinemadan ortaoyununa vs.) herkesin eğlenebilmesidir.

Komünizm orduya milyar dolarlar harcanması değildir. Komünizm önceliği insan olan bir ideolojidir.
Komünizm etnik kökene ya da dine göre kıyak geçmek değildir.
Komünizm her insana eşit yaklaşmaktır.
Ortak mülkiyete ve servetin gereksinimine göre bölüştürülmesine dayalı toplumsal düzen ya da siyasal sistem. Komünizm, bu tür bir toplumsal düzen kurmayı amaçlayan Marksist-Leninist ilkelerden esinlenmiş siyasal program ve hareketleri kullanmak için de kullanılır.

“Marksçı sosyalizmin üst ve yetkin aşaması: bütün üretim ve değişim araçlarını toplumsal iyelikçe, değer biçimlerince bireysel gereksinimlerin karşılanmasına olanak veren kollektif varlıkların bolluğuyla, ayırıcı niteliği belirlenmiş, sınıfsız toplumsal düzen. Komünizm: üretici güçler-üretim ilişkileri karmaşasından oluşan bir üretim yöntemiyle varolur.”
Komünizm düşüncesinin kökleri batı düşünce tarihinde çok eskilere değin uzanır.

Bütün üretim ve bölüşüm araçlarını bir bütün olarak toplumun mülkiyetinde olduğu ve devletin tümüyle ortadan kalktığı sınıfsız bir toplum düşüncesi öteden beri insanlara çekici gelmektedir. Eski çağlarda genellikle dinsel tarikatların oluşturduğu komünist toplulukların varlığından söz edilebilir. Komünizmin bir gerçeklik durumuna gelmesi için bilim ve tekniğin son derece belirgin ilerleyişi temeli üzerinde, toplumsal üretim araçlarının çok büyük bir gelişme göstermesi gerekir. “Komünizm yüksek düzeyde gelişmiş toplumda insanların doğa üzerindeki egemenlik gücünü anlatan bir teknik temeli gerektirir. Yalnızca insanın insan yüzünden sömürülmesi ortadan kaldırılmakla kalmaz toplumsal sınıflar ve bunlarla birlikte, toplumsal işbölümü de ortadan kalkar.”

Komünizmin teknik temele karşı olan bu toplumsal temeli,nin öğeleri şöyle belirlenebilir; kol emeği ile düşünsel emek arasındaki ayrılıkların ortadan kalkmasıyla, kentle köy arasındaki belli başlı uzaklıkların yok edilmesiyle bu toplumsal temel maddesel yaşam bakımından toplumsal ve töresel davranış bakımından değişik kavramlara bağlı yeni bir insanın doğuşunu hazırlar. Emek yalnızca bir yaşama aracı değil, insan varlığının başta gelen gereksinimi olur. Özgür ve yaratıcı bir emektir bu.
“Üretici güçlerin düzeyinin üstün ve aşkın katı, insanlık tarihinde ilk kez azlık iktisadından çokluk iktisadına geçiş olanağı verir. Meta ve para biçimleri silinip gider. Toplumsal hesaplaşma doğrudan doğruya emek, birim ve boyutlarıyla dile getirilir. Yeni dağılım ilkesi ile herkes yeteneğine ve herkesin gereksinimine göre olacaktır.” Burjuva hukukunun dar ufku böylece aşılır.
Komünizm, özgür ve bilinçli emekçilerin yüksek düzeyde örgütlenmiş bir toplumu, kamu-oto yönetiminin kendisini yansıtacağı bir düzen olacaktır. Komünizmde önce devletin zayıflaması, sonra insanların yönetiminden, eşyanın yönetimine geçişi sağlayacaktır.

alıntı


Alıntı:
İDEOLOJİ NEDİR?

siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü. en basit tabirle bir ideoloji, düzenlenmiş, yapılanmış bir fikirler bütünüdür.
__________________
Saharay'ın Paylaşımları

Konu SAHARAY tarafından (09-05-2008 Saat 01:03 AM ) değiştirilmiştir..
SAHARAY isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-05-2008, 12:33 AM   #12
Uye
 
SAHARAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.''SOKRATES''
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: Okyanus
Mesajlar: 724
Cinsiyet:
Rep Gücü: 50 Rep: 4997
SAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud of
Cevap: Hangi ideolojiyi savunuyorsunuz?

KAPİTALİZM

Batı dünyasında feodalizmin çöküşünden bu yana egemen olan ekonomik sistem. Anamalcılık, Sermayecilik, Serbest Piyasa Ekonomisi, Serbest Girişinin Ekonomisi adlarıyla da anılır. Liberal sistem, serbest ticaret, karma ekonomi deyimleri de kapitalizmi belirtir. Kapitalist ekonominin temel özelliği üretim araçlarının büyük çoğunluğunun özel ellerde bulunması ve üretimle gelir bölüşümüne önemli ölçüde piyasaların işleyişinin yön vermesidir.

Kökleri ilkçağa kadar uzanan kapitalizm Ortaçağın sonlarına doğru Avrupa'nın belirli bölgelerinde gelişmeye başladı. Ancak bir sistem olarak yerleşmesi onaltıncı yüzyıldan sonra gerçekleşti. Onaltı, onyedi ve onsekizinci yüzyıllarda İngiliz kumaş sanayisindeki büyüme kapitalizmin gelişimini hızlandırdı. Kapitalizm öncesi sistemlerde üretimin tüketimi aşan bölümünün üretim kapitalitesinin genişletilmesi amacıyla kullanılmasıyla ayrılıyordu. Birçok tarihsel etmen de bu gelişmeyi pekiştirdi. Onaltıncı yüzyıldaki reform hareketinin çabasını aşağılayan geleneksel ahlâkın etkilerini kırarken çok çalışma ve tutumlu olmaya da dini bir temel kazandırdı. Artık ekonomik eşitsizlik zenginlerin de ahlâklı olabileceği gerekçesiyle rahatça savunuluyordu.

Kapitalizmin gelişmesine katkıda bulunan diğer bir etmen de Avrupa'da değerli maden arzındaki artış ve bunun sonuncunda fiyatların yükselmesi oldu. Bu dönemde fiyatlar ücretlerden daha hızlı arttığından enflasyondan en çok sermaye sahipleri yararlandı. İlk kapitalistler (1500-1750) Merkantilist dönemde güçlü ulusal devletlerin ortaya çıkmasında da yararlandılar. Bu devletlerin izlediği ulusal güçlenme politikaları bir örnek para ve hukuk sistemleri gibi iktisadi gelişme için gerekli temel toplumsal şartların oluşmasını ve sonuç olarak ağırlığın devletten özel teşebbüse kaymasını sağladı.

İngiltere'de onsekizinci yüzyılda kapitalist gelişmenin odağı ticaretten sanayiye kaydı. Önceki yıllarda sağlanan sermaye birikimi, Sanâyi Devrimi sırasında teknik bilginin sanayiye uygulanması yolunda kullanıldı. Adam Smith (1723-1790) "Ulusların Zenginliğinin Nedenleri ve Kaynakları Üzerine bir inceleme" adlı eserinde klasik kapitalizmin ideolojisini ortaya koydu. Smith, toplumların gelişmesini Marksist kurama benzer biçimde çeşitli aşamalara ayırıyordu. Buna göre toplumlar avcılık, göçebeliğe dayalı tarım, feodal çiftçilik ve ticari karşılıklı bağımlılık aşamalarından geçerler. Her aşamanın kendine özgü kurumları vardır. Sözgelimi avcılık aşamasında mülkiyet olmadığı için adlî kurumlara gerek yoktu. Ama toplumsal çevrenin büyümesiyle birlikte düzenli orduların yanısıra özel mülkiyetin ve çeşitli ayrıcalıkların korunmasını aracı olarak devlet kurumu gelişti. Böylece daha karmaşık bir örgütlenme ortaya çıktı. Ücretleri loncaların yerine piyasaların belirlediği, özel girişime devletçe konan kısıtlamaların kalktığı son aşama ise sonradan serbest rekabet kapitalizmi olarak adlandırılan "kusursuz özgürlük" aşamasıdır. Bu aşamada bireylerin tutkuları doğrultusunda kendi durumlarını iyileştirmeye yönelik faaliyetlerini toplumsal bakımdan yararlı sonuçlara dönüştüren mekanizma rekabettir. Örneğin bireylerin rekabete dayalı mücadelesi sayesinde malların fiyatları, geçici sapmalar dışında üretim maliyetini denk düşen doğal düzeylerde oluşur. Ulusal servet ise toplumun üç ana sınıfını oluşturan işçiler, toprak sahipleri ve sanayiciler arasında gene ortak yararı en yüksek düzeye çıkarılacak biçiminde ücret rant ve kâr olarak bölüşülür. Dolayısıyla kendi kendine işleyen ve kendini sürekli olarak düzelten piyasa mekanizması devlet müdahalesi olmadan toplumsal düzenliliği sağlar. Bireylerin kendi çıkarları peşinde koşması ulusal zenginliği de artırır. Ekonomideki üretkenlik artışının temeli ise emeğin iş bölümüdür. Bireyler işbölümü sayesinde bir yandan kendi verimliliklerini artırırken aynı zamanda toplumsal üretkenliğin de artmasına katkıda bulunur. Rekabetçi sistemin isleyişini engelleyecek ayrıcalıklara ve devletin müdahalelerine izin verilmediği sürece ulusal zenginlik durmadan büyüyecek, toplum kendiliğinden en iyi noktaya ulaşacaktır.

Fransız Devrimi ve Napoleon Savaşları'nın feodalizmin kalıntılarını silip süpürmesinden sonra Smith'in önerdiği politikalar giderek daha çok uygulamaya konuldu. Ondokuzuncu yüzyılda siyasal liberalizmin başlıca politikaları serbest ticaret, sağlam para (altın standardı), dengeli bütçe ve sosyal yardımların son derece kısıtlı tutulması biçiminde kendini gösteriyordu.

I. Dünya Savaşı kapitalizmin gelişmesinde bir dönüm noktası oldu. Savaştan sonra uluslararası piyasalar daraldı, altın standardının yerini uluslararası para birimi aldı, bankacılık alanında hegemonya Avrupa'dan ABD'ye geçti, Afurika ve Asya ulusları sömürgeciliğe karşı başarılı mücadelelere giriştiler ve dış ticaretin önündeki engellere yenileri eklendi. 1929 Büyük Bunalımı pek çok ülkede devletin ekonomiye karışmamasını öngören kapitalizmin ünlü "bırakınız yapsınlar" politikasına son vererek bir süre kapitalist sistemin geleceğine ilişkin şüpheleri artırdı. Ama II. Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika, Avrupa ülkeleri ve Japonya'daki başarısı sistemin yaşama gücünü sürdürdüğünü göstermekle kalmayarak Son yıllarda doğu bloğu ülkelerini de etkileyerek komünizme karşı sürdürdüğü rekabette önemli ölçüde başarı kazandı.

Günümüzde en yaygın ve güçlü ekonomik sistem durumundaki kapitalizm, felsefi temelleri, kuralları, amaçları ve sonuçları bakımından İslâm'ın tam karşısında yer alır. Kapitalizmin temelini maddecilik oluşturur. İnsana öngördüğü biricik amaç maddi zenginliğe ulaşmak ve bunu dilediğince tüketmektir. Bu amaca ulaşmak isteyen bireye sınırsız bir özgürlük tanır. Bu nedenle aşırı ölçüde bireycidir. İnsan ve toplum hayatında belirleyici olarak kabul ettiği tek ilke piyasa şartları ve rekabettir. Fırsatçılık ve acımasızlık ise onun ahlâk kurallarıdır. Hep daha çok kâr yapmaya yönelttiği insanlar tutkuları yönünde hiçbir engelle karşılaşmamalıdır. Bütün bunlar kapitalizmi insanlık dışı bir sistem durumuna götürmüştür. Bireye tanıdığı sınırsız özgürlük ve kabul ettiği "bırakınız yapsınlar" kuralı doğal olarak en çok sermaye sahiplerinin işine yaradığı için büyük kitlelerin yoksullaşmasına, sömürülmesine yol açmıştır. Kapitalistin doymak bilmeyen mülkiyet tutkusu kapitalizmi, sınırlarını aşarak dünya ölçüsünde yayılmaya ve özellikle yoksul ülkelerin doğal kaynaklarını yağmalamaya götürmüştür. Bu nedenle kapitalizm İslâm gözünde zulmün ve sömürünün ortadan kaldırılması gereken başlıca nedenlerinden birisidir.

Ahmet ÖZALP
__________________
Saharay'ın Paylaşımları
SAHARAY isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-05-2008, 12:37 AM   #13
Uye
 
SAHARAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.''SOKRATES''
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: Okyanus
Mesajlar: 724
Cinsiyet:
Rep Gücü: 50 Rep: 4997
SAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud of
Cevap: Hangi ideolojiyi savunuyorsunuz?

Liberalizm


Gerek ekonomi felsefesinde gerekse siyaset felsefesinde devlet, toplum ve birey arasındaki tüm ilişkilerde bireyin hak ve özgürlüklerini öne çıkaran; her bireyin vicdan, inanç ve düşünce özgürlüğünün tanınması gerektiğini savunan ekonomik ve siyasal öğreti. Bu bağlamda, devletin ekonomiye müdahalesinin en alt düzeye çekilmesi gerektiğini savlayan, daha Siyaset felsefesi, siyasal düşünceye ilişkin kavram ve tanıtlamaları kapsayan felsefe dalı. Çağdaş siyaset biliminin kaps***** giren siyasal ve yönetsel örgütlenmeye ilişkin betimleyici açıklamalardan farklı olarak, tarihsel ortamı ve değer yargılarını da yansıtan kuramsal bir nitelik taşır. Ana sorunu, iktidarın insanın varlığını sürdürmesini ve yaşamının niteliğini yükseltmesini sağlayacak biçimde kullanılması ya da sınır-landınlmasıdır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.ideal olanın ise devletin bireyler, sınıflar ve uluslar arasındaki ekonomik ilişkilere hiçbir şekilde karışmaması olduğunu öne süren ve somut anlatımını "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" "Laiseez faire laisez passer” savsözünde bulan öğreti,iktisadl liberalizm diye adlandırılırken; devlet yetkesinin her anlamda ve her alanda kısıtlanması, bu yetkeyi elinde tutanların toplumun yapıtaşları bireylerin yaşamlarını nasıl yönlendireceklerine herhangi bir gerekçe ileri sürerek hiçbir şekilde karışmaması gerektiğini savunan, devletin toplumsal ve kültürel yaşamın düzenlenmesinde hiçbir belirleyici rol üstlenmemesi gerektiğinin altını koyultarak çizen ve somut anlatımını "En iyi hükümet en az hükümet edendir" sav- sözünde bulan öğretiye ise siyasal liberalizm denmektedir.

Siyaset felsefesi, 1- Yalnızca düşüncede mevcut olup, gerçeklikte bulunmayan şey. 2- Türünün yetkin ör*neği olan şey, kopya edilecek, kendisine öy*künülecek model.

Bu bağlamda, filozof ya da düşünürlerin, varolan düzen karşısındaki hoşnutsuzlukla*rının bir sonucu olarak tasarladıkları düze*ne
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.liberal siyaset kuramı ile yakından ilişkili özgürlük, Kişinin kendisini belirlemesi, denetlemesi, yönlendirmesi ve düzenle*mesi durumu. Bireyin kendisini, dış baskı, etki ya da zorlamalardan bağımsız olarak, kendi arzu edilir ideallerine, motiflerine ve istekleri*ne göre yönlendirmesi. Kişinin, başkalarının buyruk ve isteklerine göre değil de, kendi is*teklerine göre davranabilmesi gücü.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.hoşgörü, Hoşgörü (Tolerans)

Kişinin, kendisininkinden farklı dini inançlara, ahlaki değerlere, dünya görüşlerine veya cinsi yönelimlere sahip olan başka insanlara müdahale etmekten bilerek veya isteyerek kaçınması eylemi.

Hoşgörü günümüzde liberal toplumları karakterize eden kavramlardan birisidir. Bu toplumlar, birbirinden çok farklı değerleri, inançları, dünya görüşlerini ve bunlarla bağlantılı hayat tarzlarını benimsemiş bireyleriyle büyük bir çeşitlilik arz etmektedir. Liberal ülkeler çeşitlili
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.kişisel haklar, bkz. Bireysel haklar
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.kurumsal demokrasi ve hukuk yasaları gibi ilkelerin Hukuk, belirli bir toplumda kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve devletin yaptırım gücüyle uyulması zorunlu kılınan davranış kurallarının oluşturduğu düzen. Yazılı olsun olmasın, hukuk kurallannı öteki toplumsal kurallardan ayıran en önemli özellik devletin yaptırım gücüyle desteklenmiş olmasıdır.
...Detaylı bilgi için linke tıklayınız.felsefece dayanaklarını inceler. Liberallere göre, siyasal kuruluşlar siyasal ve toplumsal çıkarlardan bağımsız olarak kişisel çıkarların korunmasına ve sağlanmasına yaptıkları katkılar bağlamında meşrulaşırlar.

Liberal düşünürler, gerek her toplum ve kültürün kendi sonunu kendi içinde taşıdığı düşüncesine gerekse siyasal ve toplumsal kuruluşların insanı daha iyiye doğru dönüştürme gibi bir amaç taşımaları gerektiği görüşüne karşı çıkarlar. Liberal felsefecilere göre, maddi olsun manevî olsun her kişinin kendi amaçları vardır ve bu amaçlar başkalarınınkiyle doğal olarak uyum içinde olmadığından bireylerin a- maçları uğruna neleri yapabilecekleri ile başkalarının amaçlarını hangi bakımlardan göz önüne almaları gerektiğini belirleyen kurallar belirlenmelidir. Bu bağlamda siyaset felsefesinin yapması gereken, bir yandan bireylerin ayrı ayrı isteklerine yanıt veren, bir yandan da toplumu güvence altına alan bir yaşam biçimi tasarlamaktır.

Liberalizm ile felsefesi, "sol" tarafından refah ve iktidarın birkaç kişinin elinde toplanmasına karşı hiçbir savunması olmayan ve insanın toplumsal ve siyasal doğasına ilişkin herhangi bir çözümlemeden yoksun "özgür pazar ideolojisi" olmakla eleştirilir. Liberalizme yöneltilen bir başka temel eleştiri de liberalizmin toplumsal etkeni arka plana iterek toplumlardan ayrı bireylerin ya da soyut kuralların bulunduğunu kabul etmesidir.

"Sağ"ın liberalizme yönelik en temel eleştirisi ise yerleşik kurumlara ve geleneklere duyarlı olmaması ve bireysel özgürlüğün artırılmasında toplumsal yapılara ve sınırlamalara gereksinim olduğunu göz ardı etmesidir.
Ek bilgiDevlet politikasında ve hükümet anlayışında hürriyeti esas alan, toplum hayâtında ve kişilerin yaşayışında hür ve serbest bir hayâtı vazgeçilmez prensip kabul eden bir anlayış, bir sistem. Liberalizm Türkçeye Fransızcadan geçmiştir. Kelimenin asıl menşei, “hür bir şahsa yakışan” anl***** gelen Lâtince “liberalis” kelimesidir.

Liberalizm, tâbir olarak adını on dokuzuncu yüzyıl başlarında İspanya’da kurulan “Liberales” ismini taşıyan siyasî partiden alır. Fakat felsefî bir anlayış olarak bu fikir, çok eskilere uzanır. Eski Yunan filozofları bu fikri hararetle savunmuşlardır. Liberalizm fikri en şaşalı dönemini 1750-1914 yılları arasında göstermiştir. Yirminci yüzyılda modern devlet hayâtında liberalizm fikri oldukça geniş tatbik sahası bulmuştur. Birçok ülkede bu ismi taşıyan partiler, hattâ liberal anlayışı dünyâ çapında yaygınlaştırmak gâyesi ile “Liberal International” kurulmuştur.

Liberalizm fikri, modern Avrupa’nın ilk çağlarında, yâni 17. yüzyılda Milton, Descartes ve Spinoza gibi düşünürler tarafından harâretle müdâfaa edildi. Bu fikir akımı, en parlak ifâdesini, 1789 Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Beyannâmesinde bulur. Gerçekten bu beyannâmenin en karakteristik vasfı, ferdiyetçi oluşudur. Fert her bakımdan toplumun temel unsuru ve esas gâyesi olarak ele alınmıştır.

Liberal devletin toplum ve devlet anlayışı, ferde ve onun irâdesine dayanır. Bu anlayışa göre; insanlar toplum hâlinde, bir devlet düzeni içinde yaşamadan önce “tabiî yaşama hâli” adı verilen bir merhale geçirmişlerdir. İnsanlar aralarında anlaşarak bir siyasî ve sosyal mukâvele (sözleşme) yaparak toplum ve devleti kurmuşlardır. Şu halde, kişinin devlet düzeni içinde sâhib olduğu hakların kaynağı devlet değildir. Devlet kurulmadan önce de fertlerin bir takım hakları mevcuttur. Devlet, bu haklara riayet etmek zorundadır. Zîra devletin varlık sebebi, bu hakların korunmasıdır.

Liberal anlayışa göre; tabiatta kurulmuş bir düzen vardır. Devlet bu düzene müdâhale etmemelidir. Şâyet müdâhale ederse kurulmuş düzen bozulur. Liberalistlerden J.J.Rousseau “İnsanlar hür doğar, fakat yine de her tarafta zincirlerle bağlıdır. Allah, herşeyi iyi yapar, ama insanlar karışır ve en kötü hâle getirirler.” diyor. Yine liberalistlere göre; mademki bütün kötülükler, insanın tabiî düzene müdâhale etmesinden ileri geliyor, o halde, yapılacak şey hâdiseleri kendi çıkışına terk etmektir. Liberalizmde bu düşünce “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler!” anl***** gelen “Laissez faire, Laissez passer” formülü ile ifade edilmiştir. Yâni devlet jandarma görevini yapmalı, sâdece suçluları cezâlandırmalı, fakat ekonomiye dokunmamalı, ekonomiyi kendi tabiî kuralları içinde işlemeye bırakmalıdır. Zîra, liberalizme göre; devlet ekonomiye müdâhale ederse onun tabiî düzenini bozar ve aksamalar olur.

Liberalizme göre; ferdin doğuştan kazandığı hakların başında hürriyet, emniyet ve mülkiyet hakkı gelir. Hürriyet, başkasına zarar vermeden herşeyi yapabilmektir. Kişinin hürriyetinin sınırı, diğer kişinin hürriyetinin sınırıdır. Mülkiyet hakkı ise kutsal, dokunulmaz ve vazgeçilmez bir haktır. Kişilerin kânun karşısında ve önünde eşit olmaları, onları mutluluğa götürmek için yeterlidir. Devletin gerçekleştirmek istediği gâye ne kadar kutsal olursa olsun -mesela, gelecekte insanlara daha geniş bir hürriyet ve daha büyük mutluluk sağlamak için dahi olsa- kişilerin doğuştan var olan hürriyetlerine dokunamaz. Yâni, “gâye, her aracı meşrû kılmaz.”

Şu halde, liberal anlayışa göre; “jandarma” vazifesi yapacak olan devlet, ekonomik ve sosyal hayatın işleyişine karışmayacaktır. Zîra, kişi toplumda yapacağı işi seçmekte serbest olursa, kendi yapısına, eğilimlerine ve kaabiliyetine en uygun olan işi seçmeye çalışacaktır. Serbest rekâbet sisteminin tatbik edilmesiyle, piyasaya en iyi mal ve hizmetleri sunan kişiler mücâdeleyi kazanacaklardır. Böyle bir düzende sosyal ihtiyaçlar da kendiliğinden karşılanacaktır. Üreticiler tarafından üretilen mallar, tüketiciler tarafından beğenilip tutulduğu oranda üreticiler kazançlı çıkacaktır. Tüketicilerin zevklerinde veya hayatlarında değişiklik olduğu zaman da üreticiler bu değişiklikleri gözönünde tutup, üretimi ona göre ayarlamak zorunda kalacaklardır. Böylece ekonomik düzen, devleti idâre edenlerin irâdeleri ile değil, ekonomik hayâtın tabiî kânunları ile sağlanacaktır. Bu tabiî kanunlar, fizik dünyâsındaki kânunlar kadar kesindir. Bu tabiî kânunların işleyişini engelleyici bütün tedbirler, zararlı ve neticede başarısız kalmaya mahkûm olacaktır. Böylece hususî teşebbüsleri frenlemek veya teşvik etmek için gayret göstermek tamâmen yersizdir ve gereksizdir; serbest rekâbet ilkesi, ekonomiyi en iyi iktidardan daha iyi yönetecektir. Ekonominin tabiî kânunları, bilhassa fiyat mekanizmasının işleyişinde kendini hissettirecektir. Bu sebeple, fiyatlar tamâmen serbest bırakılmalıdır. Âdil olan veya olmayan fiyat yoktur. Görünüşte aşırı yüksek bir fiyat üretimin artmasını sağlar ve üretimin artması da fiyatların düşmesine sebeb olur. Dolayısıyle, kazanç sosyal bir mükâfat, iflâs ise hak edilmiş bir cezâdır.

Liberalizmin bu anlayışı daha sonra, özellikle 19. yüzyılda değişikliğe uğradı. Bilhassa, “tekel”lerin kurulması, kartel, tröst gibi değişik adlar altında, anlaşmalarla gerçekleştirilen, işletmeler arası birleşmeler, liberalizmin temel prensibi olan serbest rekabet ilkesini kökünden sarsmıştır. Tekellerin hâkim olduğu bir ekonomik ortamda, tüketicinin korunması kendiliğinden gerçekleşemeyecektir. Bu durum karşısında devlet, üreticilerarası anlaşmaları, tekel ve kartellerin fiyat politikalarını denetlemek mecburiyetinde kalmıştır.

On dokuzuncu yüzyılda önemli ekonomik, sosyal hayâtı etkileyen bir gelişme de işçi kuruluşlarının ve işçi sınıfının ortaya çıkışıdır. Bu yüzyılda bir başka gelişme de her on yılda bir periyodik ekonomik krizlerin ortaya çıkışıdır. Ekonomik krizler ise liberalizmin ekonomi anlayışına tamâmen terstir. Görülüyor ki, târihî gelişme, liberal devlet düşüncesinin iyimser inançlarının ve tahminlerinin gerçekleşmediğini göstermiştir. Liberalizmin düştüğü bu kriz, demokrasiyi de tehlikeye düşürmüştür. Zîra komünizm taraftarları, liberalizmin tam tatbiki sonucu toplumda gelir dağılımı konusunda ortaya çıkan aşırı dengesizlikten, düşünceleri istikâmetinde istifâde etmeye kalkışmışlardır.

İşte, liberalizmin düştüğü bu kriz karşısında liberalistler yeni bir anlayışı kabullenmek zorunda kalmışlardır. Bu da devletin ekonomik alana zaman zaman müdâhale etmesidir. Bunun sonucu, bugün bütün eski liberal-kapitalist devletlerde, sosyal devlet, dediğimiz bir devlet anlayışına yer verilmiştir. Bu tip devlet anlayışında da temel prensipler yine liberal anlayıştan gelir; fakat devlet artık sadece suçluları cezalandıran jandarma fonksiyonu değil, aynı zamanda ekonomik alana müdâhale etmekte, narh-fiyat koymakta, muhtelif ekonomik tedbirler almaktadır. Sonuç olarak, eski liberal anlayışın iflas ettiği söylenebilir. “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” formülü işlememiştir.

Bu durumu tabiî karşılamak gerekir. Zîra, bu anlayışta nazarî olarak bütün insanlar için kabul ve îlân edilmiş olan hak ve hürriyetlerden gerçekte sâdece maddî bakımdan varlıklı küçük bir zümre faydalanabiliyordu. Uzun ve acı tecrübelerden sonra kişileri, “Ne hâlin varsa gör!” anl***** gelen bir hürriyet anlayışının ezici yükünden kurtarma mecburiyeti anlaşılmıştır. Devletin artık seyirci kalmayacağı ortaya çıkmıştır. Sosyal devlet anlayışında ise fert, liberal devletlerin aksine, artık mücerret (soyut) bir varlık değil, fakat içinde yaşadığı toplumun sosyal şartları ile çevrili, “ihtiyaç sâhibi vatandaş” olarak ele alınmıştır.


Liberalizm hakk?nda ansiklopedik bilgi - Türkçe Bilgi'den
__________________
Saharay'ın Paylaşımları
SAHARAY isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-05-2008, 02:19 PM   #14
Uye
 
atmaca34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taş yeşermez geçmiş olsa da nevbahar
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 966
Cinsiyet:
Rep Gücü: 63 Rep: 6130
atmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud of
Cevap: Hangi ideolojiyi savunuyorsunuz?

bence anketde bu kadar seçenek olmamalı.......dünya üzerinde iki oluşum mevcuddur.......

biri hak...(ilahi)öteki batıl(şeytani)

insanlar neyin peşinde olduğunu bilmemeri için kendilerinin dünyaya niçin geldiklerini bilmeleri gerekmektedir.

yüce yaradan rabbım bir ayetinde şöyle buyuruyor dünyayı bazen gece bazende gündüz yönetir biz zamanı kendi içerisinde çeviririz.....

yani gece dediğinden karanlık şeytani ideolojiler.....
gündüz dediğinde aydınlık nurlu ilahi islami ideolojiler yönetiyor....

bizim hangi ideolojiyi savunduğumuzu anlaya bilmemiz için bu iki oluşumu tanımamız gerekmektedir...

görünür oki konuyu açan arkadaşımız hep şu izm bu izm yazmış...neredeyse işsizim adındada seçenek oluşturacak

islam adına bir seçenek yok..muhafazakarlık belki düşünüle bilir ama günümüz muhafazakarları biraz karışık........?

tekrar dediğim gibi şeçenekleri değiştirerek iki secenek halinde anket yapılsa eminimki islam kazanır....

iyi forumlar....
__________________
KENDİNE MEZAR HAZIRLAMA !!KENDİNİ MEZARA HAZIRLA!!
atmaca34 isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-05-2008, 01:45 AM   #15
Uye
 
SAHARAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.''SOKRATES''
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Nerden: Okyanus
Mesajlar: 724
Cinsiyet:
Rep Gücü: 50 Rep: 4997
SAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud ofSAHARAY has much to be proud of
Cevap: Hangi ideolojiyi savunuyorsunuz?

Alıntı:
atmaca34´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
bence anketde bu kadar seçenek olmamalı.......dünya üzerinde iki oluşum mevcuddur.......

biri hak...(ilahi)öteki batıl(şeytani)

insanlar neyin peşinde olduğunu bilmemeri için kendilerinin dünyaya niçin geldiklerini bilmeleri gerekmektedir.

yüce yaradan rabbım bir ayetinde şöyle buyuruyor dünyayı bazen gece bazende gündüz yönetir biz zamanı kendi içerisinde çeviririz.....

yani gece dediğinden karanlık şeytani ideolojiler.....
gündüz dediğinde aydınlık nurlu ilahi islami ideolojiler yönetiyor....

bizim hangi ideolojiyi savunduğumuzu anlaya bilmemiz için bu iki oluşumu tanımamız gerekmektedir...

görünür oki konuyu açan arkadaşımız hep şu izm bu izm yazmış...neredeyse işsizim adındada seçenek oluşturacak

islam adına bir seçenek yok..muhafazakarlık belki düşünüle bilir ama günümüz muhafazakarları biraz karışık........?

tekrar dediğim gibi şeçenekleri değiştirerek iki secenek halinde anket yapılsa eminimki islam kazanır....

iyi forumlar....



Atmaca bu yorumu yeni gördüm kusura bakma.

Ankete tüm ideolojileri koymak zorundaydım.

Nurlu islami ideolojiye falan ben inanmıyorum.

Hiç bir islam ülkesi gerçek şeriatla yönetilmiyor.

Eğer sen öyle yönetildiğini zannediyorsan çok yanılıyorsun.

Ne İran'da ne Suudi Arabistan'da gerçek şeriat yok.

Diğer islam ülkelerinde de bu ne yazık ki aynı şekilde.

O yönetimlere nasıl aydınlık ve nurlu diyebilirsun inan bilemiyorum.
__________________
Saharay'ın Paylaşımları

Konu SAHARAY tarafından (10-05-2008 Saat 02:03 AM ) değiştirilmiştir..
SAHARAY isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-05-2008, 01:13 PM   #16
Uye
 
atmaca34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taş yeşermez geçmiş olsa da nevbahar
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 966
Cinsiyet:
Rep Gücü: 63 Rep: 6130
atmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud ofatmaca34 has much to be proud of
Cevap: Hangi ideolojiyi savunuyorsunuz?

öyle bir yönetimin şuan dünya üzerinde yaşanmaması

bu yönetimin varolmadığına işaret değildir.....

dünya şu haliyle batıl yönetimlerin elindedir adı her ne izm olursa olsun hepsi batıldır

nurlu dediğimiz islam yönetimi vardır....tabiki herkesin örnek verdiği islam yönetimi benim açımdan İRAN değildir....ARABİSTANDA değildir.......

zaten islam yönetimi olan ülke süper güç olan ülkedir................

bir gün mutlaka olacaktır ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR...

dediğim gibi seçenekler iki adet olmalıydı inanıyorum ki çoğunluk islamı seçer fakat bu izm ler kafa karıştırdığından kimse sağlıklı düşenemiyor


iyi forumlar....
__________________
KENDİNE MEZAR HAZIRLAMA !!KENDİNİ MEZARA HAZIRLA!!
atmaca34 isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-05-2008, 10:55 PM   #17
Uye
 
securıty57 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR ; TOPRAK, UĞRUNDA ÖLEN VARSA VATANDIR...
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 278
Cinsiyet:
Rep Gücü: 16 Rep: 1404
securıty57 has a reputation beyond reputesecurıty57 has a reputation beyond reputesecurıty57 has a reputation beyond reputesecurıty57 has a reputation beyond reputesecurıty57 has a reputation beyond reputesecurıty57 has a reputation beyond reputesecurıty57 has a reputation beyond reputesecurıty57 has a reputation beyond reputesecurıty57 has a reputation beyond reputesecurıty57 has a reputation beyond repute
Cevap: Hangi ideolojiyi savunuyorsunuz?

Bu anketin içinde neden ümmetçilik yok ? Birbiri ile aşağı yukarı benzer ideolojik görüşler var. Düşüncelerimde diğer ideolojik görüşlerden olanda var.Bence anket insanı karar vermekte zor durumda bırakıyor.
securıty57 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 11-05-2008, 09:32 AM   #18
Yeni Kayıt
 
catpity - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Toplumlar üstesinden gelemeyecekleri sorunları gündeme getirmezler.Karl Marx
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 45
Cinsiyet:
Rep Gücü: 4 Rep: 314
catpity is a jewel in the roughcatpity is a jewel in the roughcatpity is a jewel in the roughcatpity is a jewel in the rough
Cevap: Hangi ideolojiyi savunuyorsunuz?

bilimsel sosyalizm :)
__________________
http://www.tema.org.tr/2B/
Desteklerinizi bekliyoruz
catpity isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ataturk, emperyalizm, fasizm, kapitalizm, kealizm, komunizm, liberalizm, milliyetcilik, muhafazakarlik, sosyalizm, ulkuculuk

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:09 PM .


vBulletin 3.7.0 © Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir, yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.

Aktifbir  Sinop  kadın  magazin  çiçekçiler  webcam driver  Pc Forumu

eXTReMe Tracker

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC5

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90