FORUM SUPERMEYDAN  

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > TARTIŞMA (polemik) > Siyaset Meydanı

Ecevit'i kim öldürdü

TARTIŞMA (polemik) katogorisi Siyaset Meydanı forumu içinde "Ecevit'i kim öldürdü" başlıklı konu görüntüleniyor, "Eser Karakaş, Ergenekon operasyonundan yola çıkarak çok ilginç bir şüpheyi ortaya attı. Bugünlerde aklıma takılan soruların başında 17 Mayıs 2006 tarihinde menfur bir saldırıda yaşamını yitiren Emekli Vali, Danıştay 2. ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30-03-2008, 06:01 PM   #1
Super Aktif
 
Karakarizma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 3.581
Blog Mesajları: 1
Cinsiyet:
Rep Gücü: 102 Rep: 9772
Karakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyorKarakarizma çok gurur duyuyor
Ecevit'i kim öldürdü

Eser Karakaş, Ergenekon operasyonundan yola çıkarak çok ilginç bir şüpheyi ortaya attı.

Bugünlerde aklıma takılan soruların başında 17 Mayıs 2006 tarihinde menfur bir saldırıda yaşamını
yitiren Emekli Vali, Danıştay 2. Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’in ailesinin ve Özbilgin’in cenaze
töreninden hemen sonra rahatsızlanarak bir süre sonra vefat eden Bülent Ecevit’in eşi Sayın Rahşan
Ecevit’in Ergenekon ön soruşturmasına ilişkin basına yansıyan haberleri nasıl bir ruh haliyle izledikleri.

Artık eskiden olduğu gibi gazete kupür koleksiyonu yapmaya da pek gerek yok, internet ortamından
menfur Danıştay saldırısını izleyen günlerde toplumun çeşitli kesimlerinin nasıl tepkiler verdiğine beş
saniye içinde ulaşabiliyorsunuz.

Alparslan Arslan hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı mevcut ama son günlerde basına yansıyan
haberler, öne sürülen iddialar Danıştay saldırısı meselesinin daha farklı boyutlar da içerebileceği
güçlü ihtimalini ortaya koyuyor.

Doğrudur, daha henüz ortada Ergenekon meselesinin resmi iddianamesi bile yok, tüm bilgilerimiz
internet üzerinden ulaşabildiğimiz basın haberleri ama bunlar bile meselenin arka planının çok farklı
olabileceği ihtimalinin güçlülüğüne işaret ediyor.

* * *

Danıştay cinayetini izleyen gün yargı mensupları, Danıştay, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Bölge
İdare Mahkemesi üyeleri saat 11.00’de saldırıyı protesto etmek için Anıtkabir’i ziyaret ediyorlar.

Böyle menfur bir cinayet sonrası, cinayetin nedeni ne olursa olsun, maktulün meslektaşlarının
protesto eylemi yapmaları kadar doğal, demokratik ve en önemlisi insani başka bir şey olamaz ama
söz konusu protestocular yüksek yargı mensupları iseler tepkilerinin hedefinde biraz daha temkinli
olmalarında yarar olduğu anlaşılıyor.

Önümüzdeki günlerde ilginç gelişmelere şahit olabilir ve Danıştay cinayetinin arkasında yatan nedenin
bambaşka bir neden olduğu konusunda çok güçlü hukuki kanıtlara ulaşabiliriz diye düşünüyorum.

Şayet söz konusu menfur cinayetin laik Cumhuriyet’e yönelik değil de daha farklı bir nedenden
işlendiği ortaya çıkarsa aynı yargı mensuplarının bu gelişme karşısında nasıl bir tavır takınacaklarını,
mesela ‘Atam, biz fena halde aldatıldık’ yazılı pankartlarla yine Anıtkabir’e cüppeleriyle ziyaret
gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceklerini gerçekten çok merak ediyorum.

Danıştay saldırısı sonrası üniversite çevrelerinden de haklı olarak çok güçlü bir tepki gelmişti.

Haklı olarak diyorum zira nedeni ne olursa olsun bir yüksek yargı mensubunun öldürülmesi güçlü bir
tepki gerektirir ama hedef konusunda, aynen yüksek yargı organları mensupları gibi, üniversite
çevrelerinin de biraz daha kuşkucu, temkinli olmalarında şekilde görüldüğü gibi büyük yarar var.

Dönemin YÖK Başkanı Sayın Teziç’i, üniversite rektörlerini ve yaklaşık bin öğretim üyesini de yine
cüppeleriyle, cinayetin laik Cumhuriyet’e yönelik bir saldırı olduğu konusunda emin adımlarla Aslanlı
Yol’da hatırlıyoruz.

Üniversitelerarası Kurul’da, kuşkuculuktan çok uzak bir yöntemle, şu açıklamayı yapmış idi: ‘Son
olarak Danıştay’a yapılan pervasız saldırı sabır sınırlarını aşmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin
teminatı olan tüm kaleler tek tek ele geçirilmeye, zorbaca saldırılarla yıldırılmaya çalışılmaktadır’.

Menfur olaydan yaklaşık iki sene sonra gelinen noktanın gündeme taşıdığı ihtimaller yargıçların,
rektörlerin, ÜAK üyelerinin vurguladıkları çerçeveden farklı bir gündeme tekabül etmektedir.

Yargıçların, rektörlerin, ÜAK üyelerinin danışıklı dövüş içinde olabilecekleri ihtimalini düşünmek dahi
istemiyorum ama bu çok önemli görevlere gelmiş kişilerin analiz düzeylerini biraz daha zorlamalarında
büyük kamusal fayda olabilir.

Ergenekon soruşturması sonrası hukuki kanıtlar ortaya başka bir manzara çıkarırsa aynı yargıçları,
aynı rektörleri, aynı ÜAK üyelerini yine Aslanlı Yol’da yine cüppeleriyle bu sefer vurguyu laik
Cumhuriyet’e değil de hukuk devletine dayalı bir Cumhuriyet’ e yaparken izleyebilecek miyiz acaba?

Rahmetli Bülent Ecevit’in de rahatsızlanarak vefatına giden süreci açan güçler acaba gerçekten kimler
idi, bu sorunun cevabını tereddüte yer olmadan alabilmek önümüzdeki ayların temel meselesidir diye
düşünüyorum.

Alıntı
ESER KARAKAŞ/STAR
Karakarizma isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:04 AM .


vBulletin 3.7.2 © Jelsoft Enterprises Ltd.
Sitemiz forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir, yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız 'supermeydan@gmail.com' email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.

Aktifbir  Sinop  

eXTReMe Tracker

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 RC8