FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları Samsun Özel Armada Kız Öğrenci Yurdu key ödemeleri Tex reklam Alanı Tex reklam Alanı

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > TARTIŞMA (polemik) > Siyaset Meydanı

"elhamdülillah şeriatçıyım"

TARTIŞMA (polemik) katogorisi Siyaset Meydanı forumu içinde ""elhamdülillah şeriatçıyım"" başlıklı konu görüntüleniyor, "Başsavcı en eski defterleri de karıştırdı İddianamede AKP'nin 'yenilikçi' söyleminin gerçeği yansıtmadığı, partinin Milli Görüşçü RP ve FP ile bağlarını koparmadığı öne sürüldü Başbakan Erdoğan'ın Büyükşehir Belediye Başkanı'yken söylediği sözler ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16-03-2008, 11:13 AM   #1
SUPER MODERATOR
Altın Üye (mayıs 2008)
 
güney - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hak verilmez alınır!!!
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Nerden: adana-ankara
Mesajlar: 1.630
Cinsiyet:
Rep Gücü: 136 Rep: 13404
güney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyor
"elhamdülillah şeriatçıyım"

Başsavcı en eski defterleri de karıştırdı


İddianamede AKP'nin 'yenilikçi' söyleminin gerçeği yansıtmadığı, partinin Milli Görüşçü RP ve FP ile bağlarını koparmadığı öne sürüldü

Başbakan Erdoğan'ın Büyükşehir Belediye Başkanı'yken söylediği sözler de iddianamede yer buldu: 'Elhamdülillah şeriatçıyım'

İddianamede kapatma gerekçesi olarak gösterilen eylemlerin büyük bölümünü gizli belgeler değil, medyaya yansıyan haber ve demeçler oluşturdu

ANKARA- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın 'laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği' iddiasıyla AKP hakkında Anayasa Mahkemesi'ne açtığı kapatma davasına ilişkin iddianamede AKP'ye yönelik ağır suçlamalar yer aldı. İddianamede Anayasa ile YÖK Kanunu'nda değişiklik içeren tekliflerin, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel ilkelerini değiştirecek zemini oluşturmak niyetini ortaya koyduğu vurgulandı ve AKP'nin laik sistemlerde dini simgelerin siyasi amaçla kullanılamayacağını göz ardı ettiği kaydedildi. İddianemede, AKP'nin laik cumhuriyeti yeni bir yaşam ve devlet düzenine dönüştürme kararlılığı içinde olduğu, toplumu dindar olanlar olmayanlar diye ikiye ayırmaya başladığı ifade edildi. AKP'nin ülkenin laik hukuk yapısını aşamalı olarak yeniden biçimlendirip yönlendirmeye çalıştığı, rejimin ve Cumhuriyet'in geleceğini tartışmaya açtığının belirlendiği öne sürüldü.
AKP'ye açılan kapatma davasının iddianemesinde, siyasi partilerin kapatılabileceğine ilişkin uluslararası ve ulusal yasal dayanaklar ayrıntılı olarak yer aldı.
Anayasa'daki laiklik tanımından yola çıkarak, Türkiye'de olması gereken 'laikliğin' çerçevesinin çizildiği iddianamede "Sınırsız, denetimsiz bir din hürriyeti ve bağımsız bir dini örgütlenme anlayışının ülkemiz için pek ağır tehlikelerle yüklü olduğu uzak ve yakın tarihi tecrübelerle anlaşılmıştır" denildi.
Türbanla üniversitede okuyamadığı için AHİM'ye başvuran Leyla Şahin davasının tüm ayrıntılarının yer aldığı iddianamede, bu davaya ilişkin olarak Şahin'e destek beyanatlarında bulunan AKP'lilerin görüşleri de kapatma davasının dayanakları arasında yer aldı.
İktidar partilerinin kendi kadrolarını devlet birimlerine de taşıyabileceğine dikkat çekilen iddianamede, "Bu noktada, siyasi parti mensuplarına organik anlamda yakın planda çalışan, böylece siyasi partililerle yakın ve/veya yoğun ilişkide bulunan kamu görevlilerinin eylemlerinin, siyasi partiye isnat edilebilir olup olmadığının açıklanması gerekmektedir" denildi. İddianamede buna örnek olarak da AKP milletvekilli olan eski Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer gösterildi.
İddianamede Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ilgili de ayrı bir değerlendirme yer aldı. "Parti üyeliğinden ayrılanların fiil ve söylemleri de partiye isnat edilebilir" denilen iddianamede, Gül'ün, parti kurucusu, başbakan, başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı olarak AKP'de görev yaptığına dikkat çekildi.
İddianamede Başbakan, bakan, partili meclis yöneticileri, grup ve genel merkez yöneticileri ve Belediye Başkanları ve teşkilât yöneticileri de dahil tüm üyelerin beyanlarının partiyi bağlayacağı vurgulandı. İddianamede ayrıca hazırlanan tasarılar ve tekliflerin de 'yasalaşmasa bile' partilerin kapatma yaptırımına konu olabileceği belirtildi.
İddianamede AKP'nin yenilikçi söyleminin gerçeği yansıtmadığı, kapatılan RP ve FP ile bağını koparmadığı da öne sürüldü. RP ve FP'de bulunup bugün AKP'de görev yapanlarla ilgili bilgilere de yer verilen iddianamede, "AKP'nin tüzük ve programı incelendiğinde, soyut metinlerde hedeflenen laiklik karşıtı modele yönelik hükümlerin yer almadığı görülmektedir. Ancak davalı parti, laiklik karşıtı eylem ve söylemleriyle yasalara ve Anayasa'ya aykırı olarak tüzük ve programının ötesine geçmiştir" denildi.
İddianamede AKP'nin nihai amacının hukuk devleti yerine, şeriat sistemini getirmek olduğu, bu amaca ulaşıncaya kadar 'takiyye' yöntemini kullanacakları da kendi ifadeleriyle açıklandığı öne sürüldü. İddianamede, "Bu yolda siyasal İslam'ın ya da Türkiye'ye giydirilmek istenen 'ılımlı İslam' modelinin bir şeriat devletine dönüşmesi ve gerekirse bu yolda İslami terörün de kullanılması uzak bir olasılık değildir" denildi.
AKP'nin 'islama pozitif ayrımcılık' yaptığı ifade edilen iddianamede, şeriata özgü çok hukukluluğun üstü kapalı olarak canlı tutularak yerleştirilmeye çalışıldığı kaydedildi. İddianamede, "Dinsel bir simge olan türbanın yükseköğretimde ve giderek tüm alanlarda serbestçe takılmasına yönelik politikalar, imam hatip okullarının sayısının artırılması ve katsayı sisteminin kaldırılması gibi uygulamalar genel nüfusun ağırlıklı inanç yapısı gözetildiğinde İslam için bir pozitif ayrımcılıktır" saptaması yapıldı. İddianamede, AKP'nin laikliği yanlış tanımlamasının kamu düzenini bozacak nitelikte olduğu ifade edildi.
İddianamede AKP'nin 22 Temmuz seçim sonuçlarında aldığı oy cüretiyle toplumu İslam devletine dönüştürecek projelerini önce yeni bir anayasa taslağı hazırlamak sonra da türbanı gündeme getirmek suretiyle laiklik ilkesini hedef alarak adım adım gerçekleştirmeye başladığı vurgulandı. İddianamede, "Davalı partinin asıl amacı, türban sayesinde eğitim ve öğretim alanından başlamak üzere, tüm kamusal alanı ve toplumsal yaşamı dinselleştirmek ve giderek laik devleti ortadan kaldırmaktır. Türban davalı parti için dini ve siyasi bir simgedir" denildi. İddianamede kapatmaya dayanak oluşturan eylemlerin büyük bölümünü medyaya yansıyan demeç ve haberlerin oluşturması da dikkat çekti.

--------------------------------------------------------------------------------


'İstanbul'un imamıyım', 'İnsan olarak laik değilim', 'Tayming önemli...'

İddianamede AKP'nin Türkiye'de laik düzeni yıkmak için sistemli ve kararlı bir çalışma içinde olduğu savunuluyor.

İddianamede, AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın laiklik ilkesine aykırı eylem ve demeçleri 61 maddede toplandı. Erdoğan'ın, AKP Genel Başkanlığı öncesinde, belediye başkanıyken yaptığı konuşmalar da iddianamede yer aldı. Erdoğan en son 7 Mart'ta Uşak'ta yaptığı konuşmada, iddianameye girdi. İddianamede yer alan Erdoğan'a yönelik suçlamalar arasında şunlar var:
- Avustralya'nın Sydney kentini gezerken, "Herkes kendi kimliğiyle övünebilir. Bu onun en doğal hakkıdır. Kürt Kürtlüğüyle, Türk Türklüğüyle, Çerkez Çerkezliğiyle, Laz Lazlığıyla övünebilir. Etnik kimlik anlamında söylüyorum. Ama bizi üstte birbirimize bağlayan üstkimlik TC vatandaşlığıdır. Bu ortak paydadır"..."Hepimizi yaratan mutlak yaratıcı Allah'tır. Ayrıma ne gerek var. O üst ortak paydada birleşip el ele vereceğiz" dediği,
- 2005 yılı Haziran ayında Amerika'ya giderken uçakta Dünden Bugüne Tercüman gazetesinden Nazlı Ilıcak ile görüşen Erdoğan'ın (...) Ben insan olarak laik değilim; devlet laiktir. Buna mukabil laik düzeni korumakla yükümlüyüm. Ama siz laikliği bir din gibi takdim ederseniz, bu ülkenin halkını üzersiniz. (...) Aslında, 263. maddeye 'Kaçak Kuran Kursu' maddesi demek çok çirkin. Eğitim ve öğretim, suç kaps***** sokulmaz ama, bazı hassasiyetlere saygımız olduğundan, hafifletmekle birlikte, kanuna aykırı eğitim kurumlarına verilen cezayı kaldırmadık." dediği,
- 2005 yılı Haziran ayında Beyrut'tan İstanbul'a dönerken, uçakta gazetecilere (...) "Şu anda Diyanet konu üzerinde çalışıyor. Milli Eğitim de çalışıyor. Birisinde 12 yaş, diğerinde 15 yaş. Diyor ki bu yaşlardan önce öğretemezsin. Bırakalım kitabını, Kuran'ı öğrensin. Bu durumdan niye rahatsız olalım. Bırakalım rahat rahat öğrensin. Tommiks-Teksas okumaya hiç kimse mani olmuyor ama kendi kitabını öğrenmesine niye mani oluyoruz" dediği,
- (Aynı gezide) Başörtüsü konusunda ise "Toplumda mutabakat olduğuna göre, kurumlar arasındaki, kuruluşlar arasındaki uyumsuzluğu anlamak mümkün değil. Ülkede toplumsal mutabakatı tesis etmişsin. Kurumsal mutabakat da tesis edilsin ki, birbirine şüpheyle bakan bir ülke olmayalım" dediği,
- Başbakan, 'türban sorunu'nu nihai kertede aşmak için referanduma gidilmesi gereğinin de "zaman zaman kendi düşünce dünyasına girdiğini" söylerken, "Tabii, bunun taymingi (zamanlama) önemli. Olayın sosyal boyutu var, siyasal boyutu var. Bütün bunların değerlendirmesini, analizini aramızda hükümet olarak, parti olarak yapmamız lazım. Diğer partilerle bunu değerlendirmemiz lazım. Ben yaptım oldu, şeklinde olmaz" diye söylediği,
- Başbakan Erdoğan'ın basına yansıyan geçmişteki beyanlarında:


"Türkiye'de şu anda birilerinin şeriatı var. Ama bu şeriat tükendi.
Şu an kahrolsun şeriat diyenler, kendi kendilerine kahroluyor."

"Ben İstanbul'un imamıyım."

"Elhamdülillah şeriatçıyım."

"Yılbaşına karşıyım."

"Ata'ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok."


"Bizim için günah dosyası hazırlamışlar. Bizim günah dosyamızda ne var, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'ni fatiha ile açmak var. Bir Meclis'i fatihayla açtık. Fatiha ile Meclis'i açmak nedir? Önce bunu açıklayalım... Fatiha'nın manası nedir? Fatiha, karanlığı aydınlığa açmaktır."

"İmamlar da nikâh kıysın."
- RP İstanbul İl Başkanı olduğu 1994 yılında Refah Partisi'nin Ümraniye İlçe Örgütü'nün yeni hizmet binasının açılış töreninde:

"Biz Cezayir gibi olmayız. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz. Allahın izniyle."

"Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman. Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. Niye? Çünkü Müslüman'ın yaratıcısı olan Allah kesin hâkimiyet sahibidir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bak yalan, koskoca bir yalan."

"Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, laiklik elden gidiyor. Yahu, bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek yahu! Sen bunun önüne geçemezsin ki."
- "Belediyelerimiz hastaneler, doğumevleri yapıyor. Doğumevlerinde sadece kadın doktorlar çalışacak. Adil düzenin sağlık anlayışı da görülecek. Psikolojide, çocuk bakımında, öğretmenlikte yetişmiş başörtülü kızlarımız var. Şimdi işe alınmayan bu başörtülü kızlarımız anaokullarında yavrularımızı yetiştirecek..." diye söylediği,
- Davalı parti iktidara geldikten sonra sürekli 'gelişerek değiştiğini' savunan ve Milli Görüş için 'Biz o gömleği çıkardık' biçiminde beyanda bulunan Erdoğan'ın TRT 1 de 21.06.2006 tarihinde yayımlanan 'Enine Boyuna' programında söylem değiştirerek; "Siyasete girerken farklı, siyasetten sonra farklı bir yaşam tarzı mı uygulayacağım, halkımı mı aldatacağım? Dün neysem, bugün de oyum, değişemem, değişmedim" dediği,
- Alman Welt am Sonntag gazetesine 2005 yılı Şubat ayında verdiği demeçte, kızlarının neden türban taktığı sorusunu, kızları Sümeyye Erdoğan ve Esra Albayrak'ın Kuran'a uyduğunu dile getirerek "İnançlı Müslümanlarız. Kuran'da kadının toplum içinde türban takması gerektiği yazıyor." ...Yüksekokullardaki türban yasağını hata olarak görüyorum. Bir demokratik ülke din özgürlüğünü sağlamalı. Buna, vatandaşların dinlerini yasalara saygı koşuluyla semboller vasıtasıyla ifade etmesi de dâhildir. Türban yasağı liberal değildir." biçiminde yanıtladığı, (..) daha sonra bu röportajın 'aslı astarı' olmadığını açıklamış, röportajı yapan gazetecinin ses kaydının olduğunu söylemesi üzerine ise basın danışmanı Ahmet Tezcan'ın, yazının doğru, ancak eksik olduğunu, yazıda Başbakan'ın 'toplumsal mutabakat şartıyla' sözlerine yer verilmediğini açıkladığı,
- 2005 yılı Nisan ayında Zaman Gazetesi yayın yöneticilerini kabul eden Erdoğan'ın; 'imam-hatip liseleri ve başörtüsü sorunu ne zaman çözülecek?' sorusuna "Başörtüsü sorunu konuşulmaz, yaşanır... Halk nezdinde bir mutabakatı kastetmiyorum. Orada zaten mutabakat var. Parlamento içi mutabakat gerekir. Parlamento halkın iradesini yansıtmıyor. Sıkıntı burada." dediği
- 2005 yılı Haziran ayında Lübnan seyahati dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan'ın; "Başörtüsü ülkenin bir gerçeği. Ortadaki gerginlikleri kaldırmakla yükümlülüğümüz olduğuna göre bu sorun çözülmeli. Referandum anayasal bir süreçtir. Gerekirse o da düşünülebilir, gerekirse bu yönde gidilebilir. Tabii taymingi önemli " diye beyanda bulunduğu,
- 2005 yılı Haziran ayında AB büyükelçileri onuruna Başbakanlık Konutu'nda verdiği yemekte Belçika Büyükelçisi Mark Van Rysselberghe'nin Türkiye'de dini azınlıkların özgürlükleri kapsamında Fener Rum Patrikhanesi'nin statüsü ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın misyonerlik faaliyetlerine yönelik eleştirilerini anımsatması üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Bu sorunu sadece azınlıktaki gayrimüslümler değil çoğunluktaki Müslüman kesim de çekiyor. Bu konu bizim için de zor" demiş, türban yasağı konusundaki rahatsızlığını da "Bu sorunu bizzat ben yaşıyorum. Eşim başörtülü. Eşim Başbakanlık Konutu'nda takabiliyor, karşıda (Cumhurbaşkanlığı'nı işaret ederek) takamıyor. Bu konularda bir toplumsal ve kurumsal mutabakat henüz sağlanmadı" diye konuştuğu,
- Katar'a gidişinde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın; "Emredici bir hüküm getirseydi, tüm AB ülkelerinde uygulanması gerekirdi. Avrupa'da ve dünyada genel olarak üniversitelerde başörtüsü yasağı yok. AİHM'nin Türkiye'ye özgü şartlar nedeniyle böyle bir karar aldığını düşünüyorum. Böyle bir yasak Anayasa'da yok. Sadece Anayasa Mahkemesi'nin bir yorumu var. Yasama yeni bir yasa çıkarırsa, Anayasa Mahkemesi durumu gözden geçirmek zorundadır, bu yorum da kalıcı değildir. Yasa çıkarabiliriz. Ama arzumuz bu sorun toplumsal gerilime yol açmasın ve özgürlükler noktasında çözülsün" şeklinde konuştuğu,
- 2005 yılı Kasım ayında Danimarka Avrupa Hareketi tarafından Kopenhag'da düzenlenen 'Medeniyetler arası ittifak: Türkiye'nin rolü' konulu toplantıya katılan Erdoğan'ın "AİHM'nin verdiği bu karara ben yargı kararı olarak uyarım, ama haklar, özgürlükler noktasında doğru bakmam. (..) Niye? İnancı böyle olduğu için başını örtüyor, o halde saygı duymak lazım. Mahkemenin de bu konuda söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Açarsın o dinin mensubuna, Musevi ise o dinin mensubuna, Hıristiyansa o dinin mensubuna sorarsın, bunun dinde gerçekten emredici bir hükmü var mı? Varsa saygı duymak zorundasınız" diye konuştuğu,
- Açılışlara katılmak üzere gittiği Denizli'de 'ulema' tartışmalarına değinen Erdoğan'ın, "Cehalet içinde konuşuyorlar. (..) AİHM'nin Müslümanlara ait örtü ile ilgili karar verirken bu konuda bilirkişi olarak İslam'ın din bilginlerine sorması gerekirdi. Bu örtü ideolojik mi, sosyolojik mi, dinin gereği mi? Sorduktan sonra kararını yine orası versin. Biz onların kararına uyarız. Türkiye'de de kimse bunu saptırma yoluna gitmesin" dediği,
- 2007 yılı Aralık ayı başlarında Adana/Kozan ilçesinde bir kompozisyon yarışmasında ödül alan Tevhide Kütük isimli lise öğrencisinin, resmi ödül töreninde türbanı ile yer almak isteyince kürsüden indirilmesine tepki gösterdiği, aynı tarihlerde benzer bir olayın Rize'de meydana geldiği, Emine Elif Azder isimli bir ilköğretim öğrencisinin birincisi olduğu bir kompozisyon yarışmasının resmi ödül törenine başı açık katıldığında, öğrencinin babasının kızının başının zorla açıldığı iddiasında bulunduğu, Erdoğan'ın her iki öğrencinin ailelerine telefon ederek üzüntülerini bildirdiği, bu haksızlıkların bir gün mutlaka biteceğini, başörtüsü ile resmi toplantılara katılmalarına izin vermeyen kamu görevlileri hakkında inceleme talimatı verdiğini belirttiği,
-Başbakan'ın kamuoyuna yansıtılan 'aileleri arama' eyleminden hemen sonra 12.12.007 tarihinde, TUBİTAK tarafından Milli Eğitim Bakanlığı Şûra Salonu'nda düzenlenen ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in de katıldığı ödül töreninde, lise 1. sınıf öğrencisi türbanlı Elif Büşra Doğan'a ödülünü Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mehmet Temel'in verdiği, aynı törende bulunan AKP Adıyaman Milletvekili Fehmi Hüsrev Kutlu'nun, ödül alan türbanlı öğrenci ile birlikte basın fotoğrafçılarına poz verdiği,
- 2008 yılı Ocak ayında 'Medeniyetler İttifakı Forumu' için gittiği İspanya'da Europa Press'in konuğu olarak katıldığı kahvaltılı toplantıda, "Türban sorununu yeni anayasa ile çözecek misiniz?" sorusunu; "Semboller dediniz, benim partim içinde nasıl başörtülü varsa diğer partiler içinde de var. Hepsinin siyasi tercihidir bu. Bu onların siyasi tercihine, dinin bir gereği olarak başını örttüğüne inanan ve bunu bu şekilde uygulayana zorla şu söyleniyor; 'sen bunu siyasi simge olarak takıyorsun 'deniyor. Hayır ben bunu siyasi simge olarak takmıyorum, diyor. Velev ki (türbanı) bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı da suç kabul edebilir misiniz? Simgelere, sembollere bir yasak getirebilir misiniz? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var?" şeklinde cevapladığı,
- 24.11.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 'Diyanet İşleri Başkanlığı Kuran Kursları ile Öğrenci Yurt ve Pansiyonları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik' ile ilköğretimi bitirmiş veya ilköğretim çağını geçmiş, gündüz çalışmak zorunda olan ve kursa devam edemeyenlerden 10 kişinin müracaatı üzerine, müftülüğün teklifi ve mülki amirin onayı ile kurs binaları ve müftülükçe uygun görülen yerlerde 'akşam Kuran kursları', okulların yaz tatiline girmesinden bir hafta sonra, ilköğretimin 5. sınıfını tamamlayan öğrenciler için kanuni temsilcilerinin talebine bağlı olarak Kuranı Kerim'i ve mealini öğrenebilmeleri ve dini bilgilerini geliştirebilmeleri amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetim ve gözetiminde 'yaz Kuran kursları' açılabileceği, kadrolu öğretici bulunmadığı takdirde imam-hatip lisesi mezunlarının öğretici olabilecekleri, okulların tatil olduğu zamanlarda iki ayrı ve haftada 5 günü geçmeyecek şekilde sınırlanan yaz Kuran kursları için bu sınırlamanın kaldırılması, önceden eğitim öğretim yılı devamınca açık olan yurt ve pansiyonların, kurslarda eğitim öğretim yapıldığı sürece açık olması hükmünün getirildiği,
- Oluşan tepkiler ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 9.12.2003 günü Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ile Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ı ayrı ayrı kabullerinde yaptıkları görüşmesi sonrasında, Diyanet İşleri Başkanlığı değişiklik üzerinde yeniden çalışma yaparak 23.12.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Kuran Kursları ile Öğrenci Yurt ve Pansiyonları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca 24.11.2003 tarihinde yapılan değişiklik ile getirilen düzenlemelerin kaldırıldığı,
-Erdoğan'ın; "öğrencilerin önündeki eğitim engellerinin kaldırılması gerektiğini" söyleyerek, önceki değişikliğin destekçisi oldukları mesajını verdiği,
- 03.12.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 'Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği'nin 51. maddesi ile 13.1.1989 tarih ve 89/13715 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Öğrenci Yurtları ile Benzeri Kurumların Açılması, İşletilmesi ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik'in yürürlükten kaldırıldığı, yeni düzenleme ile eski yönetmeliğin 51/c maddesinde yer alan özel öğrenci yurtlarında, dini veya dini hissiyatı veya dince mukaddes sayılan şeyleri alet ederek faaliyette bulunmak hükmünün, kapatma nedeni olmaktan çıkarıldığı,
- 54-23.6.2005 günü Nizip'te halka hitap eden Erdoğan'ın, "İmamhatip ve meslek liseleriyle diğer düz liseler arasında üniversiteye girişte uygulanan katsayı farkını doğru bulmuyorum. YÖK'ün bu tavrını tasvip etmemiz mümkün değil. YÖK şu anda, düz liselerle meslek liseleri arasında ayrımcılık yapar durumda. YÖK bu ayrımcılığı yapma hakkına sahip değil. (..)Bu yanlıştan vazgeçmelisiniz. Eninde sonunda bu ülke bunu halledecektir" dediği,
- 2006 yılı Nisan ayında Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Kurulu'na katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "irticanın siyasete, eğitime ve devlete sistemli bir şekilde sızmaya çalıştığını" söyleyen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e tepki göstererek, "Eğer irtica dini siyasete alet etmekse, Türkiye'de dini siyasete kimlerin alet ettiği bellidir. Ama eğer siz dindar insanları siyasetten alıkoymak için bunu konuşuyorsanız, bu millet de sizi affetmez. Bunu böyle bilin. Bu ülkede dindar insanların da siyaset yapma hakkı vardır" şeklinde konuştuğu,
-12.02.2008 tarihinde AKP TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, kendisini ve partisini eleştiren Doğan Medya Grubu'na hitaben "Bunların derdi laiklik değil, menfaat hesabı. Bunlar köşeye sıkıştırma metotları. Tehditle bizden bir şey alamazsınız. Bunların istediği düzen demokrasi değil, diktatoryal düzen" dediği, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik olarak da "İdam sehpasının yolunu gösteriyor. Biz bu yola çıkarken daha önce de demokrasiye inanmış insanların söylediğini söylüyoruz. Biz o beyaz çarşaflarla beraber yola çıktık. Biz bu konuda bedel ödemeye hazırız. Bu konuda rahatız" diye söylediği,
- 28 Şubat 2008 tarihinde Vakıf Üniversiteleri Birliği üyelerini kabulden sonra Başbakanlık koridorunda bazı üniversite yöneticileriyle yaptığı sbette türban konusunun gündeme gelmesi üzerine Erdoğan'ın, "Sizin üniversitelerinizin rektörleri de ÜAK Üyesi. Ancak bildiriye imza atanlar oldu. Bu konuda daha ilkeli tavır bekliyoruz. Bu bildiriye niye karşı çıkmıyorsunuz? Tavır göstermenizi beklerdik" dediği,
- NTV'de katıldığı canlı yayında Ankara Temsilcisi Murat Akgün'ün sorularını yanıtlayan Erdoğan'ın, Anayasa Mahkemesi'nin Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak verdiği karar hakkında; "Halk üç kurumun değil iki kurumun seçimini yapıyor. Meclis Başkanı'nı halk seçmiyor. Bu beton bariyerler koymaktır. Biz anayasal olarak ne gerekiyorsa, bugüne kadar uygulama neyse bunu yaptık. Bunun dışına çıkmadık. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar çok konuşulacak. Bitmedi. Bu yargı için talihsizliktir, yüzkarasıdır. Açık, net, her şey ortada. Bizim adayımızın ülkemizi temsil noktasında neyi eksikti. Kariyerinden karizmasına kadar neyi eksikti. Her şey art niyetli" dediği,
-Erdoğan'ın 7 Mart 2008 tarihinde partisinin Uşak ilinde düzenlediği bir toplantıda kendisine "Af yok mu?" diye seslenen bir vatandaşa, "..Af yok, suç işleyen cezasını çeker, devlet katili affetme yetkisine sahip değildir. Katili affetme yetkisi maktulün vârislerine aittir. Öyle olması lazım" diye yanıt verdiği.


RADİKAL...
güney isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 16-03-2008, 11:48 AM   #2
Uye
 
k.mutluluk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Örümcek beyinlere hiç tahammülüm yoktur.
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: umut dolu bir yerlerden
Mesajlar: 388
Cinsiyet:
Rep Gücü: 53 Rep: 5247
k.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyor
Cevap: "elhamdülillah şeriatçıyım"

Ahmet Necdet Sezer' E Teşekkür Borçluyuz..neden Mi?

Anayasa Mahkemesi üyelerini Zamanında Atadığı Için,çoğu Laik Ve Demokrasi Yanlısı üyeler Işte Bu Yüzden Bir ülke Anayasa Doğrultusunda Yönetilir...

çok şükür Ki;

Henüz Yargıyı Ele Geçirmediler..!!!

şimdi Hesap Verme Zamanı..''SAP GİBİ DURMAK'' ne demekmiş..!!!! telaffuzu bile çirkin..
__________________
Örümcek beyinlere hiç tahammülüm yoktur.!!!!

Konu k.mutluluk tarafından (16-03-2008 Saat 12:19 PM ) değiştirilmiştir..
k.mutluluk isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-03-2008, 12:23 PM   #3
Uye
 
hakan2034 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Atalarının Dindarlığıyla Kurtulacağını Sananlar Babalarının Yemesiyle Doyacağını Zannedenler Gibidir
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Yaş: 36
Mesajlar: 458
Cinsiyet:
Rep Gücü: 61 Rep: 5986
hakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyorhakan2034 çok gurur duyuyor
Cevap: "elhamdülillah şeriatçıyım"

AKP sempatizanı olmadığımı, hatta en çok eleştirenlerden biri olarak diyorum ki,

Partiyi bayrağın tepesine getiren MİLLET' tir.
Payrağın tepesinden indirmesi gereken yine MİLLET' TİR.
Bugün her şeyiyle bana "zıt" olmasına rağmen DTP' nin kapanması için de aynı şeyleri,
hatta koynunuzda avuttuğunuz TKP için de aynı şeyleri söylüyorum.

Parti kapatmak çözüm değildir !...
Mİllete rağmen "saygı" kelimesini idrak edemeyenler !
Kimin, haklarını savunduklarını iddia edebiliyorlar...
hakan2034 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-03-2008, 12:33 PM   #4
Uye
 
toprak81 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
gericiliği nerde gorsem tepelerim K. Atatürk
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Yaş: 27
Mesajlar: 807
Cinsiyet:
Rep Gücü: 16 Rep: 1559
toprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecektoprak81 pırlanta bir gelecek
Cevap: "elhamdülillah şeriatçıyım"

o zaman butun yasakları kaldıralım kırmızı ısıkta gecenlerede ceza kesılmesın sen rejımıyı yıkmaya kalk sana kımse bıse demesın ne ala memleket.partı kapatılması hos bı durum degıl kabul edıorum ama kurallarda olmalı ve kurallara uymayanlar cezalandırılmalı
toprak81 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-03-2008, 12:38 PM   #5
Uye
 
k.mutluluk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Örümcek beyinlere hiç tahammülüm yoktur.
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: umut dolu bir yerlerden
Mesajlar: 388
Cinsiyet:
Rep Gücü: 53 Rep: 5247
k.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyor
Cevap: "elhamdülillah şeriatçıyım"

Alıntı:
hakan2034´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
AKP sempatizanı olmadığımı, hatta en çok eleştirenlerden biri olarak diyorum ki,

Partiyi bayrağın tepesine getiren MİLLET' tir.
Payrağın tepesinden indirmesi gereken yine MİLLET' TİR.
Bugün her şeyiyle bana "zıt" olmasına rağmen DTP' nin kapanması için de aynı şeyleri,
hatta koynunuzda avuttuğunuz TKP için de aynı şeyleri söylüyorum.

Parti kapatmak çözüm değildir !...
Mİllete rağmen "saygı" kelimesini idrak edemeyenler !
Kimin, haklarını savunduklarını iddia edebiliyorlar...
Sevgili Hakan;
Haklısınız ifadenizde;
Ancak halk da yanılabilir takdir edersiniz ki;
Sayın Başbakanımız iktidara gelmeden önce halka verdiği vaatleri hatırlarsanız milletimizin bu tarz bir yanılgıya düşmesi olasıdır..Şimdi AKP ye oy verenler;Bu gün ülke topraklarının karış karış satılacağını nerden bilebilirlerdi? Hakkını arayan halka suç işliyorsunuz diyebileceğini de bilemezlerdi.Yani bugün ki iktidar partisinin büyük çoğunlukla başa gelmesinin altında biliyoruz ki;
İnsanımızın inançlarıda çok fazla sömürülmüştür..Bunları göz ardı edemeyiz ve sorumluluğu sadece halkada yükleyemeyiz..Neden? Çünki Türk insanı duygusaldır..Bunuda çok iyi kullanan siyasetçiler bunu sömürü haline dönüştürmüşlerdir...

Yakın tarihtede bu yanılgıların örnekleri vardır.Ve belkide yine olacaktır.Çünki;
Güya akıllı yöneticiler bunun zeminini şimdiden hazırlamaktadır.
Halkın pasif kalması için gelir düzeyinin düşürülmesi gerekir;
Benim yaşadığım ilde seçimlerden önce fakir halka oy verdirmek uğruna para dağıtıyorlar;
Ve bir lokma ekmeğe muhtaç insanlar çocuklarının karnını doyurabilmek için bu oyu vermek zorunda kalıyorlar,Çünki günlük yaşıyorlar.Böyle yaşamaya mahkum edildiler.

STRATEJİ BELLİDİR..

MESELE;
gerçekleri gözümüzü karartmadan görebilmektir..

iyi forumlar.
__________________
Örümcek beyinlere hiç tahammülüm yoktur.!!!!
k.mutluluk isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-03-2008, 03:40 PM   #6
Yeni Uye
 
çerkeş18 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 182
Cinsiyet:
Rep Gücü: 7 Rep: 579
çerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isim
Cevap: "elhamdülillah şeriatçıyım"

Alıntı:
k.mutluluk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ahmet Necdet Sezer' E Teşekkür Borçluyuz..neden Mi?

Anayasa Mahkemesi üyelerini Zamanında Atadığı Için,çoğu Laik Ve Demokrasi Yanlısı üyeler Işte Bu Yüzden Bir ülke Anayasa Doğrultusunda Yönetilir...

çok şükür Ki;

Henüz Yargıyı Ele Geçirmediler..!!!

şimdi Hesap Verme Zamanı..''SAP GİBİ DURMAK'' ne demekmiş..!!!! telaffuzu bile çirkin..
AKP nin kapatılmasından ülkeye ne gibi yarar getirmesini bekliyorsunuz neler düzelecek ak parti kapanır beyaz parti açılır,1960 dan beri görüyorsunuz halk magdurun yanında %70 gelir iktidara
çerkeş18 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-03-2008, 03:58 PM   #7
Uye
 
k.mutluluk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Örümcek beyinlere hiç tahammülüm yoktur.
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: umut dolu bir yerlerden
Mesajlar: 388
Cinsiyet:
Rep Gücü: 53 Rep: 5247
k.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyork.mutluluk çok gurur duyuyor
Cevap: "elhamdülillah şeriatçıyım"

Alıntı:
çerkeş18´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
AKP nin kapatılmasından ülkeye ne gibi yarar getirmesini bekliyorsunuz neler düzelecek ak parti kapanır beyaz parti açılır,1960 dan beri görüyorsunuz halk magdurun yanında %70 gelir iktidara
Ben hiçbir partinin kapatılmasını doğru bulmuyorum.Neticede öyle yada böyle halkın iradesidir.Bir şartla..!! hadlerini aştıkları zaman, Anayasa kanunlarının dışına çıktıkları vakit kabul etsek de etmesekte dur demek şart bir yerde.Çiğnen anaya kanunlarıdır,öyle hafife alınacak bir mevzu değil,Ülkelerde anayasaya göre yönetilir.

Mağdur edebiyatı yapmaya devam ederlerse,halkın duygularını sömürerek hep iktidara gelebilirler doğru...Buda bir strateji..Ama koltuk sevdası bittiğinde vicdanları ile başbaşa kaldıklarında kendilerine verebilcekleri cevap kalır mı bilmiyorum...
__________________
Örümcek beyinlere hiç tahammülüm yoktur.!!!!

Konu k.mutluluk tarafından (16-03-2008 Saat 04:05 PM ) değiştirilmiştir..
k.mutluluk isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-03-2008, 04:07 PM   #8
Yeni Uye
 
çerkeş18 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 182
Cinsiyet:
Rep Gücü: 7 Rep: 579
çerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isimçerkeş18 bilinen bir isim
Cevap: "elhamdülillah şeriatçıyım"

Alıntı:
k.mutluluk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben hiçbir partinin kapatılmasını doğru bulmuyorum.Neticede öyle yada böyle halkın iradesidir.Bir şartla..!! hadlerini aştıkları zaman, Anayasa kanunlarının dışına çıktıkları vakit kabul etsek de etmesekte dur demek şart bir yerde.Çiğnen anaya kanunlarıdır,öyle hafife alınacak bir mevzu değil,Ülkelerde anayasaya göre yönetilir.

Mağdur edebiyatı yapmaya devam ederlerse,halkın duygularını sömürerek hep iktidara gelebilirler doğru...Buda bir strateji..Ama koltuk sevdası bittiğinde vicdanları ile başbaşa kaldıklarında kendilerine verebilcekleri cevap kalır mı bilmiyorum...
Ama halkta ilk seçimde parti kapatanlara sandıkta cevabını veriyor,nereye kadar böyle gidecek herkesim görüş bildiriyor halk partisi olduğunu iddaa eden sayın baykal sus pus
çerkeş18 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-03-2008, 04:17 PM   #9
Yeni Uye
SUPERMEYDAN
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 182
Cinsiyet:
Rep Gücü: 12 Rep: 1134
metu ün'ün ötesinde bir şöhretmetu ün'ün ötesinde bir şöhretmetu ün'ün ötesinde bir şöhretmetu ün'ün ötesinde bir şöhretmetu ün'ün ötesinde bir şöhretmetu ün'ün ötesinde bir şöhretmetu ün'ün ötesinde bir şöhretmetu ün'ün ötesinde bir şöhretmetu ün'ün ötesinde bir şöhret
Cevap: "elhamdülillah şeriatçıyım"

Ülke de kanun var nizam var bunu halk bilmiyor mu..!
Kimin suçlu kimin iyi hizmet ettiğini halk biliyor da...hangi partinin kapatılıp kapatılmayacağını damı bilemeyecek.(beğenilmezse seçimde kaybeder gider)

Şimdi bana birisi söylesin her insanda akıl var iseee halk nasıl yanılabilir...


AKIL AKILDAN ÜSTÜNDÜR....


saygı saygı saygı...
metu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Alt 16-03-2008, 06:32 PM   #10
Aktif Uye
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 1.470
Cinsiyet:
Rep Gücü: 75 Rep: 7287
erkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyor
Cevap: "elhamdülillah şeriatçıyım"

Alıntı:
k.mutluluk´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ahmet Necdet Sezer' E Teşekkür Borçluyuz..neden Mi?

Anayasa Mahkemesi üyelerini Zamanında Atadığı Için,çoğu Laik Ve Demokrasi Yanlısı üyeler Işte Bu Yüzden Bir ülke Anayasa Doğrultusunda Yönetilir...

çok şükür Ki;

Henüz Yargıyı Ele Geçirmediler..!!!

şimdi Hesap Verme Zamanı..''SAP GİBİ DURMAK'' ne demekmiş..!!!! telaffuzu bile çirkin..
Aklından geçeni diliyle ikrar özelliği size pekte yakışıyor zaten, desenize Anayasa Mahkemesinin üye çoğunluğu tarafsız değil ve hukuk kararlarını sizi zihniyetinize yakın oldukları için (sizin yazınızdan) karşı görüşleri belli, istediğiniz kararı verecekler ve buna örnek olarak ta 367 gibi bir safsata karar var zaten ortada diyorsunuz yani? Ama el insaf bu sözünüzü bari islami bir deyiş le (çok şükür) süslemeyiniz. Bu kadar yanlı ve yanlışta olsa açık söze ne denir?

Konu hakkında sizin kadar (mecazen) zil takıp oynamaya niyeti yok milletin, karar aşamasında görelim neler olacak, o zaman bu cevaplarınızı size hatırlarmak borcum olsun.

Bu arada ülkemize bir zamanların Başbakanı ve Başbakan Yrd.sı sıfatı ile garabet bir Cumhurbaşkanını (meşhurluğu PKK militanlarını af ilede kaim) atadıkları için Halk vicdanında hiç affedilmeyen iki liderden birisi rahmetli oldu, diğeri bir dönem boyunun ölçüsünü aldı, şimdi daha dikkatli ve zannımca bu sizin zil taktığınız konuyu mecliste çözüme hazırlanan da o sayın lider olacak gibi. Sizin o zaman da arka sıralarda sap gibi iktidar sıranızı beklemeye devam edeceğinizi, bu milletin bir daha sol ve çeşitlerine iktidarı demokratik yollarla vermeyeceğini aklınıza koymanızı ve buna alışmanızı tavsiye edeceğim ki hele hele siz aşırı marksistlerin dünyada örneği kalmadı bizde bile koruma altındasınız. İyi forumlar.
erkişi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekle
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:45 PM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!


eXTReMe Tracker

Search Engine Friendly URLs by vBSEO