FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları key ödemeleri reklam verin reklam verin reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > TARTIŞMA (polemik) > Siyaset Meydanı

Çayeli'nden aşağı

TARTIŞMA (polemik) katogorisi Siyaset Meydanı forumu içinde "Çayeli'nden aşağı" başlıklı konu görüntüleniyor, "Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 2003 Ağustosunda verdiği özelleştirme kararı ile Eti Holding AŞ'nin, Çayeli Bakır İşletmeleri AŞ'de bulunan %45 payının blok olarak satılması doğrultusunda verilen karar, Mayıs 2004'te duyuruldu ve Temmuz ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-03-2008, 07:11 PM   #1
Yeni Kayıt
Mat-Fen
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: Tunceli-Adana
Mesajlar: 23
Cinsiyet:
Rep Gücü: 4 Rep: 340
HeVaL kıymetli bir taşHeVaL kıymetli bir taşHeVaL kıymetli bir taşHeVaL kıymetli bir taş
Çayeli'nden aşağı

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın 2003 Ağustosunda verdiği özelleştirme kararı ile Eti Holding AŞ'nin, Çayeli Bakır İşletmeleri AŞ'de bulunan %45 payının blok olarak satılması doğrultusunda verilen karar, Mayıs 2004'te duyuruldu ve Temmuz 2004'te uygulandı.

İhale sonuçları 13 Eylül 2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlandı ve bu paylar 49,25 milyon dolar bedelle Inmet Mining Corp.'a satıldı.

Şirketin 2003 yılı cirosu 83,5 trilyon TL idi. 2003 yılında 41,5 milyon dolarlık dışsatımı, 4,5 milyon dolarlık da iç satımı olan şirketin net kârı da 11,5 milyon dolardı. Bu kâr 2002'de de 8 milyon dolar olarak bildirilmişti. Yani satış, şirketin o zamanki 1 yıllık satış geliri ya da o zamanki 4 yıllık net kârı karşılığı yapılmş oldu.

Çayeli Bakır İşletmeleri AŞ bir yeraltı bakır-çinko madeni işletmesi, çıkarılan cevherin zenginleştirildiği konsantratörler ve bir limana sahipti. Yılda, %4 bakır ve %5 çinko tenörlü 900.000 ton cevher çıkarıp 123.000 ton bakır ve 63.000 ton çinko konsantresi satıyordu.

Özelleştirme sırasında, özelleştirmeye konu olan %45 paya sahip Eti Holding AŞ'nin dışında şirketin %52'sine de zaten Inmet sahipti. Kalan %3'ü de yine Inmet'in kuruluşları olan MMC Bermuda Ltd, Inmet Çinko Ltd ve Inmet Bakır Ltd tutuyordu ellerinde. Ancak, kararlar ancak %60 çoğunlukla alınmak zorunda olduğunda Inmet'in egemenliğinden söz edilemezdi.

İhaleye giren öteki kuruluşlar Cengiz İnşaat ve Kazancı Holding AŞ oldu.



Rekabet Kurulu incelemesine göre Çayeli'nde ülkemiz bakır rezervinin %15'i bulunuyordu. Çinko için ise bu oran %30. İşletme limana 18 km uzaklıkta oluşuyla da oldukça çekici.

Aynı yıl içinde, Karadeniz Bakır İşletmeleri (Samsun) ve Eti Bakır da birlikte özelleştirilmiş ve Cengiz İnşaat'a devir edilmişti. Böylece ülkemiz bakır pazarını Inmet %56 ve Ce-Ka %44 paylaşmış oldu. Çinkoda ise ÇBİ %77'lik bir pazar payına sahip oldu.

Çayeli Bakır İşletmeleri AŞ 1994'te 45'i kamu ve %49'u Inmet'in ortaklığıyla kurulmuştu.

Özelleştirme sırasında işletmede 378 asıl ve 231 de taşeron işçisi çalışıyordu. ÇBİ'den 2005 yılında yapılan bir açıklamaya göre son özelleştirme ile çalışan sayısı %25 artışla 485'e ulaştı. Çalışan taşeron işçisi sayısı da 100 dolayında bildiriliyor. Yani özelleştirmeyle gerçekte istihdam artmış değil.

Kuruluşundan beri işletmede yapılan yatırım tutarı 230 milyon dolara çıkmıştı.

Şirketin basına verdiği bilgilere göre "2007 yılı tahmini rakamlarına bakıldığında brüt ücret ödemeleri yıllık 22.8 milyon USD, Rize ve çevresindeki satın almalar 17.6 milyon USD, Vergi ödemeleri 34.2 milyon USD ve Eti Maden İşletmeleri Madencilik Hakkı olan 11 milyon USD ile birlikte Çayeli Bakır İşletmelerinin toplam ekonomik katkısı 85.6 milyon USD olarak hesaplanmaktadır."," Üretilen konsantre ürünün %21i Karadeniz,% 23 ü Asya ve %56 sı Avrupa ülkelerine satılıyor."



Ülkemizin toplam bakır rezervi 2 milyon ton bakır eşdeğerinden az olarak bildiriliyor. Bugünkü tüketim hızı ile bu ancak 15 yıl kadar yetebilecek. Üstelik bugünkü tüketimin de bir kaç kat artması gerektiği üzerinde duruluyor.

Ülkemizde bakır rezervleri yılda %4,4 oranın da tüketiliyor; bu oran dünyada %1,2. Hızlı bir tükenme süreci söz konusu.



2006 yılındaki bakır ve ilintili dışsatımımız, dış alımımızın ancak üçte biri kadardı. Bakırda açıkça dışa bağımlıyız ve bu bağımlılık giderek artıyor.

2006 yılında toplam 204 miyon dolar değerinde 182.751 ton bakır cevheri dışsatımı olmuş Türkiye'den. Bir önceki yıla göre miktar olarak %25 ve değer olarak %145 artmış, bu işlem.

2007 yılında bakır ve bakırdan yapılmş eşya dış alımı 3,15 milyar dolar, dışsatımı ise 880 milyon dolar.



Yani ülkemiz bakır açısından dışa bağmlı. Zor durumda. Gereksinimini dışarıdan karşılıyor. Kendi kaynakları sınırlı ve tükenmeye aday. Yeni aramalar cılız.

Birşeyler yapılması gerekiyordu. Ve yapıldı; varolan işletmeler özelleştirildi.

Bakalım ne oldu.



Inmet'in bu yılın Şubat ayında yayınladığı bir habere göre şirket, paydaşlarına pay başına 1,32 dolar kâr ettirdi. Bu önceki yıla göre düşmüş. Bu düşüş, Kanada doları paritesindeki oynama ve metal fiyatlarındaki düşüşe yorulmuş. Yoksa, aslında üretim artmış. Bu artış da şirketin bir dizi işletmesinin arasında Çayeli'nin yüksek performansı sayesinde olmuş. Çayeli'ndeki üretim 1,1 milyon tonu geçmiş.

Birim işletme giderlerinde de düşme var.

Şirketin 2007 net satış geliri 1.103.69 dolar, net geliri 417.609 dolar. 2007'de 79.300 ton bakır ve 5.100 ton çinko üretmiş. Bakırın kilosunu 0,42 dolara mal etmiş.

Şirketin Physalmi, Troilus, Ok Tedi ve Çayeli'nde işletmeleri var. Net satış gelirinin %38'ini, net gelirinin ise 223.892 dolar tutan %41'ini Çayeli'nden sağlamış. Ama, gelirinin Çayeli'nde %27'sini, Physalmi'de %26'sını ve Ok Tedi'de %37'sini vergi olarak ödemiş. Üretim maloluşunun ise yalnızca %29'u Çayeli'ne ilişkin. Çayeli'nde amortismanı da az, bütün işletmelerin toplamının %25'i.

Şirketin 2007 yılında ödediği vergi toplamı 140.694 dolar ve bunun Çayeli için ülkemizde ödeneni, toplamın %33'ü olan 46.445 dolar.

Ürettiği bakırın %38'i ve çinkonun %55'i Çayeli'nden gitmiş.

2007'de Çayeli işletmesindeki ortalama bakır tenörü %3,8 ve çinko tenörü %6,3. Phyhasalmi de 2007 yılında bu oranlar %1 ve %3,1 olmuş. Troilus'ta bakır işletme tenörü %0,05 imiş (altının yan ürünü olarak); Ok Tedi'de ise %0,5.

2007'deki nakit akışının yarısı Çayeli'nden olmuş. Buna karşılık 2007 yılındaki yatırımların yalnızca %5,2'si Çayeli'ne yapılmış. Gelecek yıl bu oran daha da düşecekmiş. 2008'de Çayeli'nde su filtreleme tesisi, havalandırma bacası, madencilik donanmı ve öteki yenilemeler için yeniden 23 milyon dolar yatırım yapılacak.



Sayılar yorucu; ama, aydınlatıcı.



Bakır kaynakları açısından yoksul, bu kaynaklarını hızla tüketen; ama, çıkardığı cevheri zenginleştirip yarı ürün olarak dışarıya satan bir ülkedeyiz. Bütün bakır gereksinmemizi de dışalımla karşılıyoruz. Bu ülke, bu kaynaklarını bütünü ile özelleştirmiş ve bunun da yarıdan çoğunu Kanada'da kurulu bir şerkete, Inmet'e vermiş.

Inmet öyle hatırı sayılır, büyük yatırım gücü olan bir şirket te değil. Var olan işletmelerinin en önemlisi Çayeli olmuş. Kazancının büyük bölümünü buradan sağlayıp, başka ülkelerde yatırım yapıyor. Burada, yatağın en zengin bölümlerini çıkarıp çoğu metali yer altında terk ediyor. Başka ülkelerde yapamadığı bu talanı burada yapabildiği için de üretimi zorluyor ve bütün işletmelerindeki üretim açığını buradan kapatıyor. Başka ülkelerdekinden daha az vergi ödüyor. Yeni bir şaft açıp 570 m derindeki cevherin de kaymağını çıkarmaya başladı; ama, istihdamı da artmadı.

Şirketin 400 milyon dolarlık satış gelirine karşılık bu ülkede bıraktığı bütün para, ücretler, sigortalar, alışverişler, Devlet Hakkı ve vergiler karşılığında 85 milyon dolar; oranı, %20.

BU sayılar hep Inmet'in açklamalarında yer alıyor.

Üstelik, bütün bu hesaplar tükenen bir yeraltı varlığımız, bir doğal sermayemizin karşılığında yapılıyor. İşletme 2016'da kapanacak. Doğal sermayemiz tükenecek ve Inmet gidecek. Hepsi 470 dolayında olan ve içlerinde yalnızca 28'i kadın olan çalışan işsiz, hizmet veren kuruluşlar müşterisiz kalacak. Bu ülkede bıraktığı, gelirinin %20'si de çarçur olacak. Yatırıma gitmemiş olacak. Inmet kazancını dışarı götürüp başka yerlerde yatırım yapacak. Katma değer burada değil, orada ortaya çıkacak. Maden yatağının, başka ülkelerde olsa işletilmesi zorunlu tutulacak olan %3,8'den düşük tenörlü kesimi de artık çıkarılamaz biçimde yeraltında kalacak.

Kendi bildirimlerine göre 17 hektarlık bir alan yıkıma uğrayacak. Ama, gerçek böyle değil.

Çok daha vahim bir şey yapıyorlar. İşletme, zenginleştirme artıklarını bir boru hattı ile Karadeniz'in tabanına atıyor. Onlara göre 275 m derine ve Karadeniz'in yaşam olmayan anoxik sularına brakılıyor, bunlar. Ama, "Çayeli'nden aşağı, yalı yalı giden"ler kıyı sularını kaplayan sarımsı kahverengi köpüklerin ne olduğunun henüz farkına varabilmiş değil. Rize'li balıkçılar hamsi avının azalmasından ötürü Gürcüstan'dan hamsi ithal etmeye başlamış; ama bu, havaların sıcak gitmesindendir deniyor. Bu kuşakta avlanabilen balıklarda bir ağır metal zenginleşmesi var mı, diye merak eden ise yok.

Bakalım işin rengine zaman çıkacak ortaya.



Burada apaçık bir biçimde bir yitiren var (Türkiye ve Türkiye halkı), bir de kazanan (Inmet Mining Corp ve onun borsadaki paylarna para yatırmış olan daha çok Kanada'lılar).



Hani özelleştirmeler ülkeye dışyatırım çekecek, istihdam artacak, katmna değer yükselecek, zenginleşecek ve gönenecektik. İşte bir özelleştirme, küreselleştirme örneği. Bu örnek bir kalkınma ve refaha erişme örneği mi; yoksa, bir küresel sömürü, bir emperyalizm, yoksullaşma ve kirletilme örneği mi?



Bu aynaya iyi bakın. Kendinizi bir işbirlikçi olarak mı; yoksa, bir yurtsever olarak mı göreceksiniz? Siz mi güzelsiniz, başkaları mı, söyler bu ayna.



Küresel emperyalizm ülkemizin bir çok yeraltı kaynağını talan ve telef ediyor. Doğal sermayemizi tüketiyor, doğal varlıklarımızı yok ediyor, doğal ortamlarımızı mahvediyor.

Artık o eski türkü başka bir anlam taşıyor: "Çayeli'nden aşağı, gidersek yalı yalı", dünyanın her yerinde yasaklanmakta olan denizlere maden atığı dökmenin yıkıcı sonuçlarını gözlerimizle; sanatçının "Cerrahpaşa'da bıraktığı kalbinin yarısının" sorumlusunun da Çernobil kadar Karadeniz'e boca edilen ağır metaller olabileceği gerçeğini ise sağduyumuzla algılayabiliriz.



İnsan olmanın, yurtsever olmanın bir tek ölçütü var, "ne kadar antiemperyalistsiniz?".
HeVaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 06-03-2008, 07:15 PM   #2
SİTE ADMİN
 
doğangüneş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Biz Türküz Vatan bizim Bayrak bizim VATAN ve BAYRAK şereftir ******** ne bilsin!!!!
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 8.675
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet:
Rep Gücü: 443 Rep: 43328
doğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyor
Cevap: Çayeli'nden aşağı

Konunuza kaynak belirtirseniz sevinirim.Teşekkürler.
__________________

Her Hakkım Saklıdır®
|l|lllll|lll||ll||lll|
569076912008
SÜPERMEYDAN

DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN
http://www.supermeydan.net/forum/image.php?type=sigpic&userid=59583&dateline=121882  6917


doğangüneş isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:00 PM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!



Search Engine Friendly URLs by vBSEO