FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları key ödemeleri reklam verin reklam verin reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > TARTIŞMA (polemik) > Siyaset Meydanı

Amerika İran'ı neden vuramaz?

TARTIŞMA (polemik) katogorisi Siyaset Meydanı forumu içinde "Amerika İran'ı neden vuramaz?" başlıklı konu görüntüleniyor, "Amerika İran�ı neden vuramaz? Bush yönetimi İran'ı uluslararası arenada bırakmaya çalışırken, bir taraftan da askerî bir müdahaleden kaçınmanın yollarını arıyor. �Dünyanın en tehlikeli silahının, dünyanın en tehlikeli rejiminin eline geçmesine ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02-03-2008, 01:12 AM   #1
Aktif Uye
 
Mevt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1.556
Cinsiyet:
Rep Gücü: 144 Rep: 14270
Mevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyorMevt çok gurur duyuyor
Mevt - MSN üzeri Mesaj gönder
Amerika İran'ı neden vuramaz?

Amerika İran�ı neden vuramaz?

Bush yönetimi İran'ı uluslararası arenada bırakmaya çalışırken, bir taraftan da askerî bir müdahaleden kaçınmanın yollarını arıyor.


�Dünyanın en tehlikeli silahının, dünyanın en tehlikeli rejiminin eline geçmesine izin vermeyeceğiz.� ABD Başkanı George W. Bush, bu sözleriyle İran krizinin iki çözümü olduğunun altını çiziyordu: İran'ın nükleer silah üretmesini engellemek veya bunu yapabilecek güce ulaştığında İran rejimini değiştirmiş olmak. Washington'un bu ikinci çözümü İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un sözlerinde daha net okunuyor: "İran halkının sivil nükleer enerjiye sahip olma arzularının gerçekleşmesinden biz de memnun oluruz. Yalnız bu daha demokrat ve özgür bir İran yönetiminde olmalı.�

NEDEN NÜKLEER ENERJİ?

İran yönetiminin, zenginleştirilmiş uranyumu dörtte biri fiyata dışardan almak yerine neden üretmeyi tercih ettiği ve dünyanın ikinci büyük petrol ve doğalgaz üreticisiyken neden nükleer enerjiye ihtiyaç duyduğu sorularının tam açıklığa kavuşturulmaması İran'ı 'nükleer şüpheli' konumunda bırakıyor. Tahran'ın Mart 2007'ye kadar 3 bin adet uranyum zenginleştirme santrifüjünü entegre hale getireceğini ilan etmiş olması bu şüpheye karşı tedbiri acil hale getiriyor. Ancak ABD'nin İran'ın nükleer iştahını kesmesi de, İran'a yönelik bir askerî operasyona kalkışması da çok zor görünüyor. Seymour Hersh gibi felaket tellalları ABD'nin taktik nükleer silahların da kullanılacağı bir askeri müdahaleye hazır olduğunu söylese de Amerikan kamuoyunun Afganistan ve Irak batağında boğuşan askerleri için yeni bir cephenin açılmasına izin vermeyeceği tahmin ediliyor. Amerikan kamuoyunun desteği Bush'un göreve geldiği 2001'den bu yana en düşük seviyede bulunuyor. Washigton Post Gazetesi'nin 6-9 Nisan tarihlerinde yayımladığı kamuoyu araştırmasına göre Amerikalıların yüzde 60'ı Bush'un politikalarını onaylamıyor. Bush'a yönelik desteğin göreve geldiği günden bu yana en düşük seviyede olduğunu belirten gazete, Başkan'ın Irak politikalarına karşı olanların oranının ise yüzde 63'e yükseldiğini ortaya koyuyor.

ABD�yi İran'a askeri müdahaleden alıkoyacak tek faktör kamuoyunun direnci değil. İran'ın Hamas, Hizbullah ve İslamî Cihad gibi örgütlerle ilişkisi, bu ülkeye yönelik savaşı küresel bir terör dalgasına dönüştürebilir. Bu sebeple İran'ın nükleer silahlarından en fazla korkan İsrail'in bile askerî müdahale fikrine direnç gösterdiği biliniyor. Rusya ve Çin'in bırakın askerî müdahaleyi, İran'a yönelik ekonomik yaptırımları dahi veto edeceklerini ifade etmesi, BM Güvenlik Konseyi'nin diğer iki üyesi İngiltere ve Fransa'nın da güç kullanımına karşı olmaları Washington'un kozlarını bir hayli sınırlıyor. ABD, İran'a yönelik ekonomik yaptırımların, arzu edilenin tam aksine İran'ın işine yarayabileceğinden de endişe ediyor.

İran'a yönelik ekonomik yaptırımlar eninde sonunda petrol ve doğalgaz ticaretine dayanıyor ve bu konuda başta Çin ve Hindistan olmak üzere çoğu endüstrileşmiş ülke petrol fiyatlarını artıracak bir ambargodan kaçınılmasından yana. İran petrollerinin ambargosu durumunda petrol üretimini artırabilecek Rusya, Venezüella ve Suudi Arabistan da fiyat artışını kontrol altına almaya yanaşmıyor. İran'a yönelik bir petrol ambargosu, petrol ve doğalgazı dış politika silahı olarak kullanan Moskova'nın elini güçlendireceğinden dolayı Avrupa ülkelerini rahatsız ediyor. Söz konusu bir ambargonun yol açacağı dünya çapındaki bir ekonomik krizden "ölümcül" etkilenecek olan az gelişmiş ülkelerde Amerikan düşmanlığının yayılacağı gerçeği ise işin cabası.

RUSYA VE ÇİN ASKERÎ MÜDAHALEYE KARŞI

İran ile önümüzdeki on yıl için milyarlarca dolarlık karşılıklı iş anlaşmaları yapan Rusya ve Çin anlaşılabilir sebeplerle bu ülkeye yönelik yaptırımları desteklemiyor. İran'daki nükleer santrallerin inşasını da üstlenen Rusya'nın önümüzdeki on yılda İran'dan 80 milyar dolarlık bir gelir beklediği biliniyor. Rusya'nın İran'da gerçekleştireceği faaliyetler 30 bin Rus mühendisine iş sağlayacak. Dahası Moskova, ABD'nin Hazar bölgesi, Orta Asya ve Ortadoğu'daki etkinliğinin kırılmasında Tahran'ın iyi bir aracı olacağına inanıyor. Özellikle Hazar bölgesinden ABD askerî varlığının çıkartılmasında İran'ın desteğine muhtaç olan Rusya, Sovyet dönemi Arap dünyası müşterilerine ulaşabilmek için de İran'ı kullanmaya çalışıyor.

Çin'in İran'la yaptığı anlaşmalar ise gelecek 30 yılı kapsayacak nitelikte. Dünyanın en çok enerji tüketen ikinci ülkesi konumundaki Çin bu konudaki açlığının çoğunu İran'dan karşılıyor ve bu ülkenin petrol ve doğalgazı için bugüne kadar 100 milyar dolara varan bir yatırım yapmış durumda. Mevcut anlaşmalar çerçevesinde İran Çin'e günlük 250 milyon ton doğalgaz ve 150 bin varil petrol sağlıyor. İran'la Çin arasındaki ticari ilişkiler tek yönlü de değil. Milyar dolarlık Tahran metrosunun ve Tahran'ı Hazar'a bağlayacak otoyolun inşasını Çin üstlenmiş bulunuyor. İran�ın 2001 yılından bu yana silah alımında Rusya ve Çin'in payını artırması da bir diğer gerçek.

İran'a yönelik bir müdahalenin nükleer tesislerin ortadan kaldırılmasıyla bitmeyeceğini herkes biliyor. İran'ın Irak ve Afganistan'daki Şii tabanını kullanarak ABD'nin durumunu zorlaştırabileceği, dahası Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişini tamamen durdurabileceği biliniyor. Hürmüz Boğazı'ndan dünya petrol ihtiyacının üçte birinin geçişi sağlanıyor. İran'ın boğazdaki tanker trafiğini aksatması Irak, Kuveyt ve Suudi Arabistan petrollerinin dünya pazarına açılmasına darbe vurabilecek bir tehdit.

İran'ın son askerî tatbikatlarda başarıyla denediği menzili açıklanmayan Fecr-3 füzeleri, radarlara takılmayan orta menzilli Kevser füzeleri ve denizaltıdan fırlatılan ve özellikle petrol tankerlerinin korkulu rüyası olacak torpiller İran'ın vurucu gücünün de Irak veya Afganistan'la kıyaslanamayacak boyutta olduğunu gösteriyor. İran, Rusya'dan satın aldığı Tor-M1 füzesavarlarını 2006 yılı sonuna kadar teslim alarak Amerikan saldırılarına karşı kendi 'füze kalkanı'nı oluşturmaya da çalışıyor. Buna karşılık ABD'nin Irak ve Afganistan'daki askerî varlığı ve tabii ki İsrail, İran'ın gönderebileceği Şahab-3'lere karşı korunaksız durumda.

Yine de İran'ın gerçek caydırıcı gücü konvansiyonel vurucu potansiyeli değil. Dünya İran'ın başta Hizbullah ve İslamî Cihat olmak üzere bir dizi örgütü harekete geçirmesinden endişe ediyor. İran psikolojik harp taktiklerini bu endişenin üzerine kurgulamış durumda. İran Cihad grubunun 200'den fazla İranlının intihar bombacısı olmak için kendilerine başvurduklarını açıklaması bu psikolojik harbin bir göstergesi.

Terörizm uzmanları İran'a yönelik bir saldırının bu sayıdan çok daha fazla intihar saldırganı üreteceği uyarısında bulunuyor. İslamî Cihad liderlerinden Ramazan Abdullah Sallah'ın İran'a yönelik bir saldırı durumunda Ahmedinecad'ı yalnız bırakmayacaklarını açıklaması bu uyarının haklılık payını ortaya koyuyor. Uzmanları asıl endişeye sevk eden, İran istihbaratı ve Devrim Muhafızları ile birlikte düşünüldüğünde Hizbullah'ın 11 Eylül saldırılarını gerçekleştiren El Kaide'den çok daha iyi eğitimli oldukları gerçeği. Eski CIA terör uzmanlarından Paul R. Pillar, İran'ın kendi topraklarına yönelik bir saldırıya Irak, Avrupa ve ABD'nin birçok noktasında birden karşılık verebilecek durumda olduğunu iddia ediyor.

ABD SAVAŞTAN NASIL KAÇAR?

Washington yönetimi İran'a yönelik bir müdahalenin bütün bu risklerini gördüğünden İran'ı istediği çizgiye getirecek bir alternatif arıyor. Başkan Bush'un ve Dışişleri Bakanı Rice'ın bugüne kadar kullandıkları radikal söylem Washington'un elinde bu anlamda çok fazla tercih bırakmıyor. Washington'un koz sıkıntısını bilen İran Cumhurbaşkanı da dünyanın gözleri önünde ABD'ye 'kinlerinden gebersinler' demeye çekinmiyor.

ABD'nin İran krizini savaşsız bir şekilde çözmesi bu ülkeye yönelik dış yaptırımların başarıyla uygulanabilmesine bağlı. Bunu yapabilmek için de Rusya ve Çin'in desteğine ihtiyaç duyuyor. Washington'un Rusya'yı İran'a yönelik bir ambargoya destek vermeye ikna etmek için yeterli kozu var. Rusya'nın Dünya Ticaret Örgütü üyeliğinin anahtarını elinde tutan ABD, Rusya için İran'la ilişkilerden daha kritik bir ekonomik girdi sağlayacak olan bu üyeliği Putin'in önüne 'ambargo rüşveti' olarak koyabilir. Putin ayrıca demokratikleşme, insan hakları, sivil toplum ve telif hakları gibi konularda ABD'nin bir müddettir uyguladığı baskıların gündemden düşmesini sağlayabilir. Moskova'nın ev sahipliğinde Haziran ayında gerçekleşecek olan G-8 Zirvesi sırasında Başkan Bush Rusya'yı rahatlatacak bir sessizlik sergileyebilir.

Washington'un elinde Çin'e yönelik benzer kozlar bulunmakla birlikte Pekin yönetiminin İran'a olan enerji bağımlılığı ve ABD'nin Çin'e karşı muazzam bir dış ticaret açığı verdiği gerçeği Bush yönetiminin elini zayıflatıyor. Çin'in telif hakları ve Tayvan sorunu gibi konuların sümenaltı edilmesi karşılığında İran'a yönelik ambargolara sıcak bakması beklenmiyor. Ancak Yuan'ın ABD para piyasalarında serbest dolaşımının sağlanması ve ABD'nin bir müddettir gündemde tuttuğu Çin mallarına karşı gümrüklerin yükseltilmesi projesinin askıya alınması Pekin'in bu konuda daha 'anlayışlı' olmasını sağlayabilir.

KADEMELİ AMBARGO

ABD'nin Güvenlik Konseyi'nde İran'a yönelik ekonomik yaptırımlar için destek alabilmesi önce Çin ve Rusya'nın razı edilmesine, sonra da bu yaptırımların kademeli olarak artırılmasına bağlı. Fransa'nın tezi olan kademeli yaptırımlar bir taraftan İran'ın yaptırımlara karşı aşırı tepki gösterip nükleer silahsızlanma anlaşmasından çekilmeye kalkışmasına engel olacak, diğer taraftan İran halkının dış baskılardan rahatsız olarak rejime yönelik baskılarını artırmasını sağlayacak.

Kademeli yaptırımlar devreye konulabilirse İran'ın öncelikle uyarılması, daha sonra İran hükümet yetkililerinin vizelerinin iptali, bunu takiben İranlı firmaların başka ülkelerde faaliyette bulunmasına yasak getirilmesi şeklinde tırmandırılacak. İran'ın nükleer araştırmalarını dondurmaması halinde önce petrol dışındaki İran patentli malların ithalatı yasaklanacak, son olarak da bu yasak petrol ve doğalgazı kapsayacak şekilde genişletilecek.

Washington, İran'da kamuoyu baskısı olmaksızın bu yaptırımların hiçbir işe yaramayacağını çok iyi biliyor. Bu yaptırımların İran halkını rejimi değiştirecek ayaklanmalara yönlendirmesi ise muhalif ve reformist unsurlarla girişilecek diyaloga bağlı. İran'daki reformcu öğrenci gruplarından hayli ümitli olan Washington, bu grupların desteklenmesi için 75 milyon dolarlık bir ödenek ayırmış durumda. İran halkının rejim aleyhtarı görüşlerini geliştirmeye yönelik Amerika'nın Sesi radyosunun şimdilik dört saat olan günlük yayınları da 24 saate çıkartılacak.

Amerika'nın 'devrim yapmaya alışık halka yeni bir devrim' planıyla giriştiği bu ayaklandırma projesine çoğu İran uzmanı doğmadan ölmüş nazarıyla bakıyor. Amerikalıların Irak derslerini İran'da uygulayamayacaklarını söyleyen uzmanlar, İran'ın azınlıkları olarak görülen Azerilerin Farisilerle Şiilik ortak paydasında buluştuklarını, dinî lider Ali Hamaney'in dahi Azeri olduğu mevcut durumda Azerilerin İran'da rejime karşı bir ayaklanma başlatmasının mümkün olmadığını hatırlatıyor. İran'da silaha sarılma potansiyeli en yüksek olan Kürt gruplar da rejimi tehdit edemeyecek durumda. Dahası Amerikalıların Kürt kartına oynamasının başta Türkiye olmak üzere bölgedeki bütün ülkeleri rahatsız edeceği biliniyor.

YENİDEN DİREKT DİPLOMASİ

Washington'da İran'ın nükleer enerjiyi sivil amaçlarla kullanma söyleminin kabullenilebileceğini iddia eden sesler de yok değil. ABD Senatosu Dış İlişkiler Başkanı Richard Lugar, İran'la üçüncü ülkeler veya basın üzerinden konuşmayı terk ederek doğrudan diplomatik ilişkiye geçmek gerektiği kanaatinde. Lugar, İran'a yaptırım dayatmak için artık çok geç olduğunu düşünüyor ve ABD'nin direkt diplomasiden sadece nükleer krizini değil, Irak'taki mezhep çatışması problemini de çözerek çıkabileceğini söylüyor. Senatör Christopher Dodd da İran'ın toplam enerji resminde oturduğu yer dikkate alınarak aracısız konuşulması gerektiğini vurguluyor. Dodd'a göre, savaştan önce doğrudan diplomasi seçeneğinin denenmesi sadece çözüm potansiyeli açısından değil, aynı zamanda dünyanın desteğinin alınması açısından önemli.

ABD'den bu yönde yükselen seslerin İran tarafında da karşılığı bulunuyor. Son yükselen tansiyona rağmen İran Dışişleri Bakanı sözcüsü Hamid Rıza Essafi, Irak konusunda ABD ile görüşmenin hâlâ gündemlerinde olduğunu söyledi. Amerikan Dışişleri'nde bazı diplomatlar İranlı diplomatlarla Irak bağlamında başlayacak bir diyalogun zamanla nükleer krizi de çözebileceğini düşünüyor.


AMERİKA İRAN'A SALDIRIRSA�

İran, Irak'taki müttefikleri ile ABD ve İngiliz varlıklarına büyük çaplı zararlar verebilir.

Lübnan'da yer alan Şii Hizbullah, İsrail ve dünyanın farklı noktalarında saldırılar gerçekleştirebilir.

Hamas ve İslami Cihad örgütleri İsrail'e yoğun saldırılar gerçekleştirebilir.

ABD ve İngiliz güçlerinin İran petrollerinin yüzde 70'inin çıkarıldığı Kuzistan'a saldırmasına karşılık, İran Hürmüz Boğazı'nı kapatır ve tankerler bombalanabilir.

Afganistan'daki Şiiler, Kabil'e ve ABD varlıklarına saldırılar gerçekleştirebilir.

130 dolarları bulabilecek petrol fiyatları tüm dünyada ekonomik kriz yaşanmasına neden olabilir.

İran, Suriye ve Kuzey Kore yakınlaşması yeni bir dünya savaşını tetikleyebilir.

İran petrolünden mahrum kalan Çin enerji açığını karşılamak üzere Orta Asya ülkelerine yönelir ve Çin'le Rusya'nın arası açılabilir. Alternatif olarak Çin, İran'dan gizli petrol alımına devam ederek dünyayı karşısına alabilir.
Mevt isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 02-03-2008, 11:43 AM   #2
Aktif Uye
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 1.543
Cinsiyet:
Rep Gücü: 104 Rep: 10191
erkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyorerkişi çok gurur duyuyor
Cevap: Amerika İran�ı neden vuramaz?

Evet belki vuramaz? doğrudur, ama bunlar normal süreç ve akıl yürütme içgüdüsü ile olabilecek seyirler. Ayrıca bana göre vursa bundan iyi değil mi? İrana yaptırımlar bizim ülkemizin yatırım ve ekonomik çıkarlarını yıllardır engelliyor veya erteletmiyormu? Avrupada ABD nin yandaşları sıra ile bu olayda ben eşlik edeyim, diğer olayda sen eşlik et der gibi bir Almanya, Bir Fransa herzaman İngiltereyide unutmamak lazım sermaye sağlayan güya İslam Ülkelerinide sayarsak ne olacağı konusunda pekte akliselim doğrular hayatımızda yer almıyor bu devletler sayesinde diye düşünüyorum. Diğer bir konuda Rusya ve Çinm dengesini bu tür konuları gündeme getirerek sağlıyor ABD ve aradan hep işini görüp sıyrılan devletlerde var. AB sınırları içinde ve de İsrail. Ama ABD nin bölgede artık saldırgan olmamasını dilemek en doğru temenni bence. Emeğine sağlık.
erkişi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 27-05-2008, 03:55 PM   #3
SUPER MODERATOR
 
orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
going means,going far. Going far means Returning
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
Mesajlar: 1.467
Cinsiyet:
Rep Gücü: 189 Rep: 18611
orkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyororkuorkun çok gurur duyuyor
Cevap: Amerika İran�ı neden vuramaz?

hep kendi ideolojilerimize gore komplo teoriuleri yapiyoruz
ya rusya iran i satarsa ???

Orta doguda oturan bir Turk insani olarak degil Madagaskarda bu isle alakasiz bir yerli gibi gormek mumkun olsa oyle bakmak isterdim olaylara

Konu orkuorkun tarafından (27-05-2008 Saat 04:21 PM ) değiştirilmiştir..
orkuorkun isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 24-06-2008, 08:05 PM   #4
Yeni Kayıt
SUPERMEYDAN
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 42
Cinsiyet:
Rep Gücü: 6 Rep: 571
Sert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isim
Cevap: Amerika İran�ı neden vuramaz?

ben ırak'ın bu hallerde olmasından pek te üzülmüyorum..babamla sbet ederken de hep konuşurduk.:
-kendileri kaşındılar, hiç direnmeden teslim oldular...

şimdide ağlıyolar...

iranda direnecektir... dolayısı ile nükleerde var.. bunlar abd nin gözünü korkutuyo...zaten vuracaksa hemen vurması gerek ....obama bu işlerle ilgilenmez.
Sert-Ünsüz isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-07-2008, 12:11 PM   #5
Yeni Kayıt
SUPERMEYDAN
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 42
Cinsiyet:
Rep Gücü: 6 Rep: 571
Sert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isimSert-Ünsüz bilinen bir isim
Cevap: Amerika İran�ı neden vuramaz?

Alıntı:
pusucukurt´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
amerika iranı vurama zçünkü rusya izin vermez
amerika iranı vuramaz çünkü turkiyeyi kaybeder
amerika iranı vurama zçükü iran yanında israili götürür
Turkiye izin verirsede İranı kaybeder.

abd İran'a saldırsa çok ama çok şey kaybeder.
İran ırak değildir.


İran zaten hazırlıklara başlamış.mezar kazdırıyormuş.İnanan kaznır.
Sert-Ünsüz isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
amerika, iran

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Mesnevi KANUNİ Tasavvuf 59 18-01-2008 11:45 PM
Türkiye K.Irak'a yerleşecek iddiası YukseLL Siyaset Meydanı 1 16-11-2007 06:39 PM
Vietnam Savaşı ve Tarihi Bay X Tarih 0 03-07-2007 08:21 PM
NEDEN??? çitlembik Mizah :) 0 12-06-2007 09:57 PM
Aşı ile Korunulabilir Çocuk Hastalıkları doğangüneş Anneler, Babalar, Çocuklar 0 12-06-2007 03:51 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:57 PM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!



Search Engine Friendly URLs by vBSEO