![]() |
| | |||||||
TARTIŞMA (polemik) katogorisi Siyaset Meydanı forumu içinde "Yazi - tura ve demokrasi" başlıklı konu görüntüleniyor, "Iowa eyaletinin başkenti Des Moines’den elli kilometre uzakta, dümdüz arazideki bir kavşakta navigasyon cihazı hedefime ulaştığımı söylüyor. Tek bir ev, karşısında da ambarı andıran bir bina var. Bu eski okul ..."
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Ankara
Mesajlar: 775
Cinsiyet: Rep Gücü: 63 Rep: 6142 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Yazi - tura ve demokrasi Iowa eyaletinin başkenti Des Moines’den elli kilometre uzakta, dümdüz arazideki bir kavşakta navigasyon cihazı hedefime ulaştığımı söylüyor. Tek bir ev, karşısında da ambarı andıran bir bina var. Bu eski okul binasında, Amerika Birleşik Devletleri’nin gelecek başkanını belirleyecek seçimin adaylarının belirleneceği ön seçimlerden biri yapılacak. Lincoln-Washington seçim bölgesi, 50 kişinin yaşadığı Minburn köyünü, 10-15 kilometre çapında bir daire içinde kalan çiftliklerde yaşayanları kapsıyor. Buzlu otoparktan binaya yürümeye çalışırken Jacquetta Landon’la tanışıyorum. İlk ve son kez 35 yıl önce 26 yaşındayken bir ön seçme katıldığını, sonra bir daha hiçbir seçime katılmadığını anlatıyor. Sempatik öğretmen, siyah aday Barack Obama’nın bir konuşmasını dinledikten sonra, bu kez Demokratik Parti ön seçimine katılmaya karar vermiş. Oyunu Obama’ya vermeye gelmiş. Onun gibi yeni seçmenler, bu ön seçimin de kaderini belirleyecek. İçerde, seçime başkanlık edecek Marvin Shirley’le tanıştırıyor beni. Marvin, salonda toplananlar arasında bu iş için belki de en uygunsuz kişi. Çok canayakın, ama yavan bir sesle söylediklerini ne toplananlar, ne de kendisi anlıyora benziyor. Belli ki kafası çok karışık. Haksız da sayılmaz. Çünkü Demokratik Parti’nin 30 sayfalık bir kitapçığı dolduran oylama kurallarını uygulama sorumluluğu tek başına Marvin’in sırtında. Anlaşılmaz kurallara itirazlar geldikçe, “yapacak birşey yok, kurallar böyle” diye kestirip atıyor Marvin. Kurallara göre, seçime gelenler kayıt yaptırırken, hangi adayı tercih ettiklerini yazdırıyorlar. Oy verme vakti İlk iş olarak Marvin seçmen eğilimini açıklıyor: 13 oyla sol popülist John Edwards önde. Onu 11 oyla yeni yıldız Barack Obama izliyor. Hillary Clinton’ın 7, Meksika kökenli Bill Richardson’ın 3 ve Senatör Biden’ın 2 destekçisi var. 1 kişi ise hâlâ kararsız. İsteyen, hangi adayı neden tercih ettiğini açıklayan kısa bir konuşma yapıyor ve diğerlerini son anda ikna etmeye çalışıyor. Ardından gizli oylamaya geçiliyor. Ama dağıtılan küçük kağıt parçalarına seçmenler tercihini yazdıktan sonra, altını da imzalamak zorunda kalınca, gizlilik yine ortadan kalkıyor. Genç bir kadın sayıma yardım ediyor. Sonuç: Edwards 16, Obama 14, Clinton 6, Richardson 1. “Kazanmak için, katılanların oylarının en az yüzde 50’sini almak gerekli” diyor Marvin ve ardından “ikinci tur oylama yapacağız” diye de ekliyor. Ama önce, azınlıkta kalan adaylara oy verenleri ikna etmek için taraflara bir süre tanıyor. Genç bir Edwards taraftarı, Clinton ve Richardson yandaşlarını kazanmaya çalışıyor. Paltosunun yakasında Obama amblemi taşıyan yaşlı bir kadın ise onu azarlıyor: “Ya kapa çeneni, ya da çık dışarı!” diye bağırıyor. Herkes gülüyor. Genç adam da hınzırca gülümsüyor ve propagandaya devam ediyor. Kadın bana dönüp, göz kırpıyor ve “damadım” diyor. İkinci tur oylamanın sonuçlarını saydıktan sonra Marvin çaresiz bir edayla kafasını kaşıyıp, yutkunuyor. “Bir kişi oy kullanmamış” diyor az sonra. Orta yaşlı bir adam, “kullanmak zorunda değilim ki” diye itiraz ediyor. Marvin hâlâ sıkıntılı. “Haklısın, ama oylar eşit çıktı. Edwards 18, Obama 18. Bu durumda kurallar yazı-tura atmayı gerektiriyor” diyor. Salon kahkaya boğuluyor. “Hangi çağdayız?” diyen yaşlı bir adam karşı çıkıyor ve yeniden oylama yapılmasını istiyor. Marvin, yazı-tura kuralı açık olduğu halde, uygulamaya çekiniyor. Salondakileri suç ortağı yapmak için bu kez kuralı açık oylamaya tabi tutuyor. Bu düşünceyi hoş buldukları için mi, yoksa oylamadan sıkıldıkları için mi belli olmadan, salondakilerin çoğunluğu yazı-tura atılmasını kararlaştırıyor. Bu da Marvin’in görevi. Kuralları açıklıyor: “Yazı gelirse Obama, tura gelirse Edwards. Para yerde hareketsiz kalana kadar ellemek yok” diyor. Dünyada kalan tek süper devletin gelecek başkanının kim olacağının belirlenmesi sürecinde ufacık da olsa bir önem kazanan 25 sent, sessizleşen salonda fırıl fırıl dönerek havalanıyor, alçalıyor, yere vurup, sıçrıyor ve biraz yuvarlanıp, hareketsiz duruyor. Eğilip bakan Marvin, ifadesiz bir suratla tekrar doğruluyor ve resmi seçim sonucunu açıklıyor: “Yazı. Obama.” Kopan alkış dindiğinde, Marvin toplantıyı ironik sözlerle kapatıyor: “Bundan daha fazla demokrasi olmaz!” BBC |
| | |
| Herşey Yarı Fiyatına.. |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
| | |