![]() |
| | |||||||
TARTIŞMA (polemik) katogorisi Siyaset Meydanı forumu içinde "işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama" başlıklı konu görüntüleniyor, "24 Aralık 1978 Maraş Katliamı Bundan tam 20 yıl önce 1978 Aralığının son günlerine gelinirken Maraş'da MHP'li faşist milislerin gerçekleştirdiği katliamda 111 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış ve yüzlerce ev, ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Banned | işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama 24 Aralık 1978 Maraş Katliamı Bundan tam 20 yıl önce 1978 Aralığının son günlerine gelinirken Maraş'da MHP'li faşist milislerin gerçekleştirdiği katliamda 111 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış ve yüzlerce ev, işyeri yakılmış, yıkılmıştır. Olaylar, ne bir rastlantı, ne de "halkın galeyana gelmesi" sonucu olmuştur. Olaylar aylar öncesinden planlanmış ve alanlar belirlenmiştir. Yer Malatya'dır, Erzincan'dır, Çorum' dur, Maraş'tır. Amaç, kitlelerin hızla politize olduğu bir ortamda gelişen devrimci mücadeleyi durdurmaktır. 1978 yılına CHP hükümeti ile giren ülkedeki mevcut durum şöyleydi: "Oligarşinin CHP'den beklediği, halk kitlelerinin politizasyonunu yavaşlatmak ve var olan politize kitleyi de silahlı devrimci mücadeleye kanalize olmaktan uzaklaştırmaktı. Oligarşi, CHP hükümetinden ekonomik bir 'istikrar' sağlamasını değil, 'sosyal ve ekonomik bunalımı yavaşlatacak' devlet kademelerindeki 'federalleşmeyi' ('parselasyon') ortadan kaldırarak, merkezi bir görünüm kazandırılmasını istiyordu. Özellikle işbirlikçi-tekelci burjuvazinin önemli bir sorunu olan 'döviz sorunu', dış politik ilişkilerdeki gerginlik, 'işçi-işveren ilişkilerindeki gerilim', 'enerji açığı' gibi sorunlar CHP hükümetinin, bir MC' ye göre daha kolay 'halledebileceği' sorunlardı... İşte bu nedenlerle oligarşi, CHP hükümetinin kurulması için yeşil ışık yaktı. Ancak bu durum, oligarşi içinde tam bir oybirliğine (consensus) dayanmadığı gibi, oligarşi dışındaki sömürücü sınıflar için de kabul edilebilir değildi. Özellikle oligarşi içinde, kimi doğrudan MC hükümetlerinden daha büyük çıkar sağladığı için, kimi de Ecevit'in 'ikinci bir Kerensky' olacağı endişesiyle CHP hükümetine karşıydı. Bu kesimler değişik çözüm yolları öneriyorlardı. Tekstil ve madeni eşya alanında faaliyet gösteren bazı çevreler 'devlet' sorununu öne çıkararak, topyekün bir çözüm öneriyorlardı. (Yönetimin askerileştirilmesi şeklinde en son noktaya kadar.) Ancak bu çok konuşulan eski 'sivil darbe' planıydı. MHP, bu kesimlerin maddi desteği ile eylemlerini yoğunlaştırarak uygun bir ortam yaratabilirdi... 1978 Ocak-Mart arasında faşist milis saldırılar, azalma yerine yoğunlaşarak sürdü. Ve bu saldırılar doğrudan kitleye yönelik oluyordu. Aynı tarihte, soldaki durum ise tam bir kargaşa idi. Legal 'sol' partiler tam olarak CHP hükümeti ile işbirliğinden yanaydı. Özellikle faşist milislere karşı hükümetin 'daha aktif' tutum alması ve 'geçmişin hesabının sorulması' sloganları ile CHP hükümeti 'sol' hükümet olarak meşruiyet kazanıyordu. Demokrasinin sınırlarını genişletme planları, her türden oportünist ve revizyonistin durumuna göre hazırlanıyor ve kendi dergi ve gazetelerinde yayınlanıyordu. Öğrenci hareketi ise, 'aktif-pasif' tartışmaları içinde tam anlamıyla yönetimsiz kalıyordu. Genel olarak hızla yükselen kitle hareketliliğinin karşısında, solda egemen olan 'kuyrukçu' anlayışın getirdiği pasifizme karşı duyulan bilinçsiz tepkiler, soldaki yapılanmaların hızla bölünmesine ve yeniden bölünmesine yol açıyordu."[*] İşte bu ortamda oligarşinin faşist milis gücü olarak örgütlenmiş MHP'nin kitlelere yönelik saldırıları yeni bir boyut kazanmıştır. Bir yandan ekonomik buhranın derinleşmesi koşullarında hızla yoksullaşan ve mülksüzleşen kesimlere, diğer yandan "sol"a karşı olan kesimlere dayanan faşist milis hareket, ülkede bir kaos, kargaşa ortamı yaratarak, elindeki silahlı militan güçle herşeyin üstesinden gelebileceğini göstermeye yönelmişti. Ancak oligarşinin asıl amacı, yaygın bir kitlesel terör ortamı yaratarak kitlelerin pasifize edilmesiydi. Böylece stratejide ortaya çıkan uyum, kısa sürede MHP'li faşistlerin kitleye yönelik katliam girişimleriyle birleştirildi. Bu amaçla seçilen yerler, kırsal özelliklerini koruyan, emperyalist üretim ilişkilerinin görece daha az geliştirildiği şehirlerdi. Zaten MHP'nin kitle desteği de ağırlıklı olarak bu şehirlerde bulunuyordu. İşte Maraş, Malatya, Erzincan, Sivas ve Çorum bu nitelikleriyle faşist milislerin katliamlarının alanı olarak çizilmişti. Planın diğer bir unsuru da, bu şehirlerin oligarşi için sağlamlaştırılması ve buna dayanarak ("mücavir iller") diğer şehirlere yayılmasıydı. Bu, olası bir "sivil savaş" ortamında oligarşi için hazır bir kitle de sağlayacaktı. Bu planın ilk uygulamaları Malatya ve Erzincan'da yapılmış, ancak oligarşinin kesin bir tutumu olmadığı için fazlaca etkili olmamıştı. Ve böylece sıra Maraş'a geldi. 19 Aralık 1978 günü Maraş'ta faşistlerin propaganda aracı haline gelen Cüneyt Arkın' ın "Güneş Ne Zaman Doğacak" filminin gösterildiği Çiçek Sinemasının, Ökkeş Kenger ve birkaç faşist tarafından bombalanmasıyla olaylar gelişmeye başlamıştır. Kendi attıkları bombaya "misilleme" olarak 21 Aralık günü iki öğretmeni öldüren faşistler, 22 Aralık günü öğretmenlerin cenaze törenine saldırdılar. Bir gün sonra "Allah adına savaş"a (cihat) çağrılan Maraş köylerinden gelenlerin katılımıyla Maraş katliamı başlatıldı. Hedef, çokluk "solcuların", Alevilerin oturduğu Yürükselim mahallesiydi. Devrimci, yurtsever kimi unsurlar yer yer silahlı direniş ortaya koymaya çalıştılarsa da, ellerinde yeterli silah olmadığı gibi, her hangi bir örgütlülüğe de sahip değillerdi. Bu durumda Mehmet Mengücek gibi bazı devrimcilerin direnişi belli sokaklarda faşistlerin saldırılarını durdurabildi, ama yapabilecekleri fazlaca birşey yoktu ve orada toprağa düştüler. Maraş katliamı, kendi içinde örgütsüz bir halk kitlesinin, nelerle karşılaşabileceğini de göstermiştir. Ama Maraş katliamının iki ana unsuru, ülke somutunda sürekli bir durumu ifade eder. Birincisi, kitlelerin örgütlenmesi ve bu örgütlü gücün silahla korunmasıdır. Gerek devrimci savaş koşullarında, gerekse ülkedeki milli krizin derinleştiği, dolayısıyla halk kitlelerinin oligarşiye karşı tepkilerinin açık hale geldiği koşullarda, kitle hareketleri her zaman oligarşinin ana hedeflerinden biri durumundadır. Bu yüzden, bir yandan kitlelerin bu koşulların bilincine ve somutluğuna dayanarak örgütlü hale getirilmesi, diğer yandan da bu kitle hareketini koruyacak silahlı gücün yaratılması temel devrimci görev olarak belirginleşir. Kitle örgütlenmesi ile silahlı gücün birlikte büyümesi, aynı zamanda iki hareketin karşılıklı eşgüdümünü gerektirir. Devrimci silahlı gücün iradi ve sistemli eylemleri ile kitlenin ve kitle hareketinin uyumu sağlanamadığı sürece, yeni katliamlar ortaya çıkabilecektir. İkincisi, oligarşinin karşı-devrimci taktikleri ve faşist milislerin bundaki rolüdür. Oligarşi, kendi iktidarını korumak için elindeki tüm olanakları sonuna kadar kullanmak durumundadır. Resmi zor güçlerinin yetersiz kaldığı yada çeşitli nedenlerle etkinlik kuramadığı her durumda kullanabileceği bir silahlı gücü el altında tutmak oligarşinin temel politikalarından birisidir. Faşist milis örgütlenme, ister MHP adı altında var edilsin, ister "koruculuk" olarak biçimlendirilsin, isterse "özel ordu" şeklinde resmi ve yasal görünüme kavuşturulsun, her zaman oligarşinin kitle pasifikasyonu için kullandığı gücü oluşturur. Bu faşist güç, aynı zamanda gelişen silahlı devrimci mücadelenin karşısına çıkartılacak silahlı gücün politik-ideolojik zeminini de sağlamak durumundadır. Oligarşinin kitle pasifikasyonunda kullandığı yöntemlerin temelinde kitlelere gözdağı vermek yatar. Bu gözdağı, bir yandan kitlelere kendi gücünü göstermeye dayanırken, diğer yandan devrimci öncülere güvenemeyeceklerini göstermeye dayanır. Burada kullanılan yöntem, gerek kitlenin kendi eylemliliği, gerekse devrimci öncünün eylemliliğinin yarattığı ortamın demagojik olarak kullanılmasıdır. Bu yolla, oligarşi, devrimci mücadeleye yönelmiş kitleyi pasifize etmeye çalışırken, kendisi için sağlam bir kitle temeli kurmayı da amaçlar. Dün Şırnak'da, Lice'de uygulanan ve bugün A. Öcalan'ın Roma'ya gidişiyle birlikte başlatılan şovenist eylemlerde kullanılmak istenen yöntem PKK'nin silahlı eylemlerinin "bedelini" kitlelere ödetmektir. Yapılmak istenen basittir: Kitlelere, eğer PKK silahlı eylemlere devam ederse, bunun bedelini siz ödersiniz denilmektedir. Tüm bunlar, oligarşinin kitleye yönelik terörle, onları pasifize etmeyi amaçlayan bir politikayı her dönemde izlediğini açıkça göstermektedir. Bu politika varlığını sürdürdükçe, potansiyel olarak yeni Maraş'lar ortaya çıkacaktır. Bunu durdurmanın tek yolu, devrimci öncü ile kitle örgütlülüğünün bütünleştirilmesidir. Bu, kitle örgütlenmesi ile silahlı gücün ve silahlı güç ile kitle örgütlenmesinin birlikte geliştirilmesi gereğini gösterir. |
| |
| Sponsored Links |
| | #2 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Aug 2007 Nerden: adana-ankara
Mesajlar: 2.173
Cinsiyet: Rep Gücü: 236 Rep: 23290 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama Çok güzel bir çalışma emeğine sağlık... |
| |
| | #3 | |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 1.600
Cinsiyet: Rep Gücü: 132 Rep: 12933 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama Alıntı:
Şu aşağıdaki haber bir kırıntı, meydanı geniş gördünüz galiba, edep yahu; alın gerçek yüzünüz sizin neden maskenizi indirmiyorsunuz ki. veya sizin gibilerin her yazdığına şak şak yapan aklı evvellerde ne yapmak istediklerini net yaz sa bir patronlara çatıp, bir onları öğmek yerine; gelelim size TUNCELİ'de eğitim aldığınız belli ama eksik ve yanlı eğitiliyorsunuz, birazda Yurt edindiğiniz vatanı tanıyın olmazmı! Sizden bir örnek... Hep buralarda türeyen terörün nedeni önce kafanızda şekilleniyor sonu bu .. Tunceli'de bu sabah erken saatlerden itibaren PKK'lı teröristlere karşı hava destekli geniş kapsamlı bir operasyon başlatıldı. Tunceli İl Jandarma Bölge Komutanlığı tarafından düzenlenen operasyonda Tunceli kırsalında yeraltı sığınaklarında barınan ve sayıları yaklaşık 350 olarak tahmin edilen PKK'lı teröristler hedef alınıyor. Helikopter desteğiyle gerçekleştirilen operasyonda Nazimiye İlçesi Dokuzkayalar bölgesi, Ovacık İlçesi Aphanos Vadisi, Tunceli merkez Kutuderesi ile Ali Boğazı Bölgesinde yoğunlaştı. | |
| |
| | #4 |
| Yeni Kayıt ![]() Üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 3
Rep Gücü: 3 Rep: 10 ![]() | Cevap: işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama Alevilik Bir Halk gibi göstermek dogru degil.. Kürt alevisi vardir Türk alevisi vardir.. Alevilik bir meseheptir.. Irk degil.. Burda yapilan katilam kürtlere yapilan katilayam dir |
| |
| | #5 | |
| Banned | Cevap: işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama Alıntı:
belkı sen dırek tuncelı halkına terorıst demek ıstıyosun bak arkadasım sen nerelısın once onu soylesen ııyı olur bunuda bılmenı ıstıyorum orda teror olması bızım sorunumuz dııll ve teror her tarafta var bunu goz ardı ettırmek ve olayı ordakı halka dayatmak yanlış. sununda altını cızmek ısterım devletın yardım etmedıgı bı sehır ama egıtım ve okuma sevıyesı bakımından butun sehırlerden ustun bı sehır sanırım gercekler senı durttumu Kod: Yönetici notu: Hakaret yasaktır mesaj düzenlenmiştir..:Cabreo: | |
| |
| | #6 | |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 1.600
Cinsiyet: Rep Gücü: 132 Rep: 12933 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama Alıntı:
Dürtü konusuna gelince senin gibileri sürüsüyle dürttüm veya güttüm. ya edebli, seviyeli veya hakettiğin neyse öyle, sana kalmış. | |
| |
| | #7 | |
| Banned | Cevap: işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama Alıntı:
dogrular her zaman acıdır bu olaylar gercek olaylardır ben yeterı kadar sevıyelıyım benım sevıyelı olup olmadıgıma sen ve senın gıbılerı karar veremez aynı seyı sene yazdın enden mudahane edınmedı yonetıme rıca edıyor Sende konustuklarına dıkkat et | |
| |
| | #8 | |
| Banned | Cevap: işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama Alıntı:
arkadasım sen konuyu okudun mu mhpnın ıktıddar zamnındakıolay bı bak ıstersen | |
| |
| | #9 |
| Super Aktif ![]() | Cevap: işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama Tencere dibin kara seninki benden kara..... Maraş Katliamı MHP liler tarafından direk olarak mı yapıldı yoksa Daha önce Ermenilerin kışkırtılması gibi bir kışkırtma sonucu mu çıktı. Çok zaman olmadı Gazi olaylarının yaşanması hatırlarsınız maalesef yine basit bir provakasyon neticesinde iki adet Alevi Dedesi öldürüldü ve olay hemen bir kesim insanlara mal edildi. Ama zaman ile anladık ki yine Türkiye düşmanları yaptı bu vahşi olayı... Aaahhh ahhh biraz daha mantıklı olsa halkımız zaten dış mihraklar da böyle basit ayak oyunları oaynamayacak nilecek ki biz sağı solu suçlamayacağız. Ama maalesef hala taa 20 sene önce yaşananları ısıtıp ısıtıp önümüze sunanlar var. Sonra da ozuklarımız birbirine saygı duyacak ha. Zor dostum zorrrrr |
| |
| | #10 | |
| Banned | Cevap: işte mhp gerçeği belkı kımse bılmez ama Alıntı:
harbıden bravo dıyorum bask bısey demıyorum arkadsım | |
| |
![]() |
| Etiketler |
| mhp, ulkuculuk |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Fıhi Mafih | KANUNİ | Tasavvuf | 40 | 19-01-2008 11:35 PM |
| Kur'an-ı Kerim Mealialisi | KANUNİ | Kuran-ı Kerim | 24 | 27-12-2007 09:36 PM |
| | |