![]() |
| | |||||||
TARTIŞMA (polemik) katogorisi Siyaset Meydanı forumu içinde "Mayınsız Bir Dünya" başlıklı konu görüntüleniyor, "TÜRKİYE’DE ANTİPERSONEL KARAMAYINI SORUNU(*) Antipersonel karamayınları, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir sorundur. Ancak Türkiye kamuoyu, antipersonel karamayınları ve bunların yolaçtığı sorunlara ilişkin oldukça az bilgiye sahiptir. Türkiye’nin ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Banned | Mayınsız Bir Dünya TÜRKİYE’DE ANTİPERSONEL KARAMAYINI SORUNU(*) Antipersonel karamayınları, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir sorundur. Ancak Türkiye kamuoyu, antipersonel karamayınları ve bunların yolaçtığı sorunlara ilişkin oldukça az bilgiye sahiptir. Türkiye’nin mayın yasaklama politikası 1996 Mayın üretimini, satışını ve transferini durdurdu. 1998 Mayın kullanımını yasakladı. 1999 Taraf Devletler’in İlk Toplantısı’na katıldı. 2000 “Mevcut koşullar aksine gelişmediği takdirde" Anlaşma'ya katılım öngörüsünde bulundu. 2001 Silahsızlanma Konferansı (Mayıs 2001) ve, 2002 BM Genel Kurulu’nda (Ekim 2002) Anlaşma'yı destekleyen açıklamalar yaptı. 2003 TBMM, Mayın Yasaklama Anlaşması’na katılım için gerekli yasal düzenlemeyi onayladı. 2003 Mayın Yasaklama Anlaşması’na Taraf Devlet olmak üzere BM’ye başvuruda bulundu. 2004 Mayın Yasaklama Anlaşması’na Taraf Devlet oldu. Üretim ve Ticaret Türkiye, daha önce M14 ve M16’nın kopyalarını üretmekte ve bütün mayınlarını Almanya ve ABD’den ithal etmekteydi. Antipersonel mayınların üretimi, antipersonel mayınların satışı ve taşınması Ocak 1996 tarihli morotoryumla eşzamanlı olarak durduruldu ve bu gelişmenin ardından antipersonel mayın üretim tesisleri tedrici olarak hizmet dışı hale getirildi. Türkiye’nin antipersonel mayın ihraç ettiğine dair bilgi mevcut değildir. Araştırma ve Eğitim Amacıyla Bulundurulan Mayınlar Türkiye’nin, eğitim ve araştırma amacıyla elde tuttuğu mayın sayısı 16 bindir. Bu rakam Brezilya’dan sonraki en yüksek ikinci rakamdır. Türkiye’nin alıkoyduğu mayınlar DM-11, M2, M14, M16, ve M18 Claymore tip mayınlardır. Kullanım Türk Silahlı Kuvvetlerin, mayın kullanımının yasaklandığı 1998’den bu yana antipersonel mayın kullandığına dair kayıtlara geçmiş bir olay bulunmamaktadır. Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ve devamı gruplar ile silahlı kanadı, Temmuz 2006’da, Geneva Call Sözleşmesi’ni imzalayarak, mayın kullanımına son verdiğini açıklamıştır. Karamayını ve PAM Sorunu Türkiye mayın ve patlamamış askeri mühimmat (PAM) sorunundan etkilenmektedir. Sorun özellikle ‘yasadışı sınır ihlallerini engellemek amacıyla’ Türkiye tarafından Ermenistan, İran ve Irak sınırının yanı sıra 1956-1959 arasında Suriye sınırına döşenen antipersonel mayınlardan kaynaklanmaktadır. Ayrıca 1984-1999 yılları arasındaki yoğun silahlı çatışma döneminde “teröristlerin merkezi bölgelere ilerlemesini engellemek amacıyla” da doğu ve güneydoğuda karamayınları kullanıldı. Aynı dönemde ve daha sonra PKK ve bağlı gruplar da bu bölgede mayın kullandılar. Mayıs 2006’da Türkiye, toprağa döşeli 984 bin 313 mayın olduğunu açıkladı. Mayınların yanısıra, patlamamış askeri mühimmat da (PAM) ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Mayın Eylem Programı Türkiye'de Ulusal Mayın Faaliyet Yetkilisi ve Mayın Faaliyet Merkezi bulunmamaktadır. Stratejik Planlama ve Gelişme Ottowa Sözleşmesi gereği, Türkiye’nin 2014 yılına kadar toprağa döşeli mayınları temizlemesi gerekmektedir. 2014’ü yakalayabilmek amacıyla Türkiye, başta Suriye sınırındaki 510 kilometre uzunluğundaki mayın tarlası (615.149 mayın) olmak üzere; Irak sınırındaki (42 kilometre uzunluğunda - 75.115 adet mayın); İran sınırındaki (109 kilometre uzunluğunda - 191.428 adet mayın); Ermenistan sınırındaki (17 kilometre - 21.984 adet mayın) mayın tarlalarını Maliye Bakanlığı'nın idaresi altında outsourcing yöntemiyle temizleyeceğini açıklamıştır. Şubat 2006’da ilk ihale başarısızlıkla sonuçlanmış, yeni ihale açılması ile ilgili olarak da herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Madde 5’e Uyum Çabaları Haziran 2005’te Türkiye, 2014’e kadar bütün mayınları temizlemeyi hedeflediğini belirtti. Mayın temizliği Türkiye’de mayın temizliği Genel Kurmay’a bağlı uzman bir birim (461 kişi) tarafından yapılmaktadır. Mayınlı Alanların Tespiti: Tetkik ve Değerlendirme Türkiye, Kasım 2005’de PKK/Kongra-Gel tarafından yerleştirilen mayınların tam olarak bilinmemekle birlikte ‘tespit edilir edilmez güvenlik altına alındığını ve temizlendiğini’; Ağustos 2005’te de ‘PKK/Kongra-Gel tarafından yerleştirilen mayınların tespiti için yapılan araştırmaların devam ettiğini bildirdi. Haziran 2006’da Türkiye, “2005-2006 yıllarında mayınlı alanların tespiti için ek bir çalışmanın yapılmadığını” söyledi. Çitleme ve İşaretleme 2006’da Türkiye, verdiği raporda, mayınlı bölgelerin uluslararası standartlara uygun olarak işaretlenip çitlendiğini ve bunların ‘gerekli görülen zamanlarda’ Genel Kurmay tarafından kontrol edildiğini belirti. İşaretleme ve çitleme için kullanılan malzemeler veya denetimin sıklığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı. ICBL’nin 2005 başında görüştüğü, güneydoğu bölgesinde yaşayan kişiler ise işaretlenmiş mayın tarlalarının etrafındaki çitlerde delikler ve hasarlı yerler olduğunu, ayrıca geçmişte hükümet ve muhalefet güçleri tarafından mayın kullanılan yerleşim yerlerinde işaretlenmemiş ve çitlenmemiş halde mayın ve PAM bulunabildiğini söylemişlerdi. Mayın/PAM Temizliği Haziran 2006’da Türkiye 300.000 metrekarelik bir bölgeden 2.171 adet mayının temizlendiği açıkladı. Temizleme operasyonunun sürdürüldüğü yerler yalnızca “Doğu ve güneydoğu Anadolu’daki belli yerler” şeklinde tarif edildi.. Türkiye’nin mayın temizliği sonuçlarına dair verdiği ifadeler birbiri ile çelişmektedir. Kasım 2005’teki 6. Taraf Devletler Toplantısında Türkiye, 1998’den bu yana 67.500 metrekalrelik bir alanda 16.957 adet mayının temizlendiğini, Haziran 2006’da 2,5 kilometrekarelik bir alanın temizlendiğini, temizlenen toprakların henüz teslim edilmediğini ve kullanılmadığını rapor etti. Mayın Risk Eğitimi Türkiye’de Mayın Risk Eğitimi’ni (MRE) koordine eden bir birim bulunmamaktadır. Bu eğitim esas olarak yerel NGO’lar tarafından halkın mayın/PAM konusunda bilinçlendirmek bağlamında gerçekleştirilmektedir. Mayınsız Bir Türkiye Girişiminin 2004 yılı başlarında hazırladığı bir MRE posteri TBMM İnsan Hakları Araştırma Komitesi tarafından kabul edilmiş ve poster, İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayını alarak Mayıs 2006’da TBMM tarafından basılmıştır. Posterler mayından etkilenen bölgedeki 11 şehirde bulunan 4.972 ilkokula gönderilmiştir. Diyarbakır Barosu mayın konusunda halkı bilinçlendirmek amacıyla mayın kazalarına istinaden bir fotoğraf kitabı basmıştır. Fotoğraflar 18 Mart 2006’da istanbul’da sergilenmiş ve Nisan ayında Diyarbakır’a transfer edilmiştir. Sergi, 18-22 Eylül tarihleri arasında Cenevre BM’de açılmıştır. İnsan Hakları Derneği (İHD), Mazlum-Der ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) halkı mayın konusunda bilinçlendirmek amacıyla mayın ve PAM kurbanları hakkında bilgi de içeren düzenli raporlar yayınlamaktadır. Karamayını/PAM Olayları 2006 yılı Ocak-Aralık döneminde yaşanan 50 mayın ve PAM olayında en az 145 mayın/PAM kurbanı olduğunu tesbit edilmiştir: 39 ölü ve 106 yaralı. Bununla birlikte sivil kurbanlar hakkında toplanan yetersiz veriden ötürü bu rakamlar mayın/pam olaylarını tam olarak yansıtamayabilir. Türkiye 2005 yılında 194 askeri mayın kurbanını raporlamıştır (39 ölü, 155 yaralı), rapor sivil olaylar hakkında herhangi bir bilgi vermemektedir. Mayınsız Bir Türkiye Girişiminin kaydettiği olayların 31'i çocuktur. 2006’daki basın haberlerine göre meydana gelen olayların dağılımı şöyledir: Şırnak (37), Diyarbakır (33), Bingöl (22), Hakkari (16), Bitlis (9), Elazığ (8), Tunceli (7), Ağrı (6), Siirt (3), Van (2), Sivas (1), İzmir (1) Sağ Kurtulanlara Yardım Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin dağılımı dengesiz, hastane yataklarının üçte biri ve tıbbi personelin yaklaşık yarısı üç kentte toplanmış durumdadır. Resmi olarak sağlık hizmeti bedavadır ancak gerçekte durum pek öyle değildir. Acil durumlarda insanlar herhangi bir hastanede yardım alabilmekle beraber durumları istikrara kavuştuğunda gerekli tedaviyi sağlayan kuruluşlara sevk edilmektedirler. Üniversite hastaneleri sevkle gelen ve ödeme gücü olan kişilere açıktır, ancak servis kaliteleri bölgeye göre önemli ölçüde değişiklik göstermektedir. Nisan 2006’da Diyarbakır Barosu sivillerin tedavi edilmesi için Gülhane Askeri Hastanesine yaptığı ve başarıyla sonuçlanan bir başvuruda bulunmuştur. Böylece daha önce reddedilen iki çocuk kazazade hastanede tedaviye kabul edilmişlerdir. Mayın patlamalarından sağ kurtulanların karşılaştıkları sorunlar Sağlık Sorunu Mayın patlamasından kurtulanların yaşadığı en önemli sorun, fiziki ve psikolojik tedavileridir. Bu hizmetler devlet tarafından karşılanmamakta, mağdur adeta kendi kaderine terkedilmektedir. Mayın patlaması olaylarının yoğun olarak görüldüğü Doğu ve Güneydoğu’da tek rehabilitasyon merkezi Dicle Üniversitesi’nde bulunmaktadır ve oldukça yetersizdir. Eğitim sorunu Mayın patlamasından kurtulanların büyük kısmını çocuklar oluşturmaktadır. Eğitim öncesi yaşta veya eğitim yaşında olan bu çocukların eğitim hayatları, çevrede ve okulda gerekli düzenlemeler yapılmadığı için ne yazık ki olayla birlikte sona ermektedir. Sosyal ve ekonomik sorun Olay sırasında uzuvlarının en az birini kaybeden mağdurlar, uygun çalışma koşullarının olmaması nedeniyle hem üretimden hem de sosyal hayattan kopmaktadırlar. Üretimden kopan ve toplumdan dışlanan bu insanlar, yaşamlarının geri kalan kısmını oldukça zor koşullar altında sürdürmektedirler. Hukuki sorun Mayından patlamasından kurtulanlar, mağduriyetlerinin giderilmesi için başvurmaları gereken hukuki yolları bilmemektedirler. Kimi zaman da yetkililer tarafından engellenmektedirler. Toplumsal sorunlar Sivil yerleşim birimlerinin hemen yakınında bulunan mayın ve patlamamış askeri malzelemeler, burada yaşayan insanları göçe zorlarken, ‘güvenlik’ gerekçesiyle boşaltılan köylerin etrafına döşenen mayın ve patlayıcı maddelerin temizlenmemesi de ‘köye dönüş’lerin önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Ülke ekonomisi üzerinde yarattığı sorunlar Türkiye-Suriye sınırındaki antipersonel karamayını yerleştirilmiş alan, Antakya’dan Siirt’in Silopi ilçesine uzanan, 877 km. uzunluğunda, yer yer 350-500 metreyi bulan genişlikte, yaklaşık 350 bin dönüm büyüklüğündedir ve verimli tarım alanlarını da kapsamaktadır. Diyarbakır Ziraat Odası, bu alanların tarıma açılmasının ekonomiye katkısının 1 katrilyon olduğunu belirtmektedir. Türkiye’nin yükümlülükleri Türkiye, 25 Eylül 2003 tarihinde Uluslararası Mayın Yasaklama Anlaşması’nı imzalayarak taraf ülke olmuştur. Türkiye’nin taraf ülke olarak, Anlaşma’nın getirdiği yükümlülükleri yerine getirme süreci 1 Mart 2004 tarihinden itibaren başlamıştır. 1- Rapor verme yükümlülüğü: Anlaşma’nın 7. maddesine göre, rapor vermek, her taraf devlet için yasal bir gerekliliktir. Sözleşme, izinsiz doğrulamaktan çok şeffaflığa ve işbirliğine dayandığı için, 7. madde, taraf devletlerin kendi riayet durumlarını, uymak için attığı adımları rapor etmelerini talep etmektedir. 7. madde raporu için gerekli bilgiler Depolanmış anti-personel mayınların sayısı ve türleri. İmha edilen stoklanmış anti-personel mayınların türleri ve miktarı. İmha alanları, yöntemleri ve güvenlik ve çevre ile ilgili uygulanabilir standartların ayrıntıları. Geçmişte üretilen veya hala tasarrufu altında bulunan her türdeki mayınların teknik özellikleri. Eğitim amacıyla elde tutulan mayınların sayısı ve türleri. Eğitim veya imha amacıyla bir ülkeden veya o ülkeye devredilen mayınların sayı ve türleri. Taraf devletin yargı yetkisi veya kontrolü altında bulunan mayınlı veya mayınlı olduğundan şüphelenilen alanların yerleri. Her mayın temizleme programındaki ilerlemeler ile ilgili detaylar -imha edilen mayınların sayısı ve türleri, güvenlik ve çevre ile ilgili uygulanabilecek standartların ayrıntıları. Sivilleri mayınların varlığından dolayı uyarılması için alınan önlemler. İç hukukun sözleşmeye uygun olarak düzenlenmesi için ilgili ulusal uygulama önlemleri. Örneğin, idari veya hukuki düzenlemeler. Depolanmış mayınların imhası için yetkilendirme gibi sözleşmeye uyulmasını destekleyecek önlemler. Sözleşme ihlallerini önlemek ve önüne geçmek için hukuki veya idari düzenlemeler gibi ilgili ulusal uygulama önlemleri. Antipersonel mayın üreten tesislerin başka amaçla kullanımı için dönüştürülmesi veya hizmet dışı bırakılmasına ilişkin programların ilerleme durumları. 7.madde raporu için isteğe bağlı bilgiler Mayın kurbanlarının korunması (programların içerikleri, eğitim, gereçler ve acil medikal korunma için nakil, hastane ve hastane sonrası medikal bakımları). Mayın kurbanlarının rehabilitasyonu (programların içerikleri, eğitim, gereçler ve fiziksel rehabilitasyon bakımı için nakil, fizyoterapi ve protez gibi ve bu alandaki personelin eğitimi). Mayın kurbanlarının yeniden sosyal entegrasyonu (karamayınlarından hayatta kalan kimseye ve/veya ailesine psikolojik destek, engelli gruplarına destek, karşılıklı görüşme ve ilgili personelin eğitilmesi, sosyal çalışanlar ve terapistler gibi). Mayın kurbanlarının yeniden ekonomik entegrasyonu (yetenek ve meslek eğitim programları, gelir hasıl olması ve küçük iş programları). Mayın bilinçlendirme aktivitelerinin geliştirilmesi. Mayın veri birikiminin ve araştırma kapasitelerinin kurulması ve geliştirilmesi. İçeriden göç eden veya göçmen olan insanların mayınsız alanlara yerleştirilmesi ve onarımı. Sözleşmenin yerine getirilmesi için "provided or received" yardımı. Örneğin, kurbanlara yardım, mayın temizliği veya depoların imhası. Mayınsız Bir Türkiye Girişimi olarak, Türkiye’nin Mayın Yasaklama Anlaşması’nı imzalamasının, bu konuda bir miktar şeffaflığı da beraberinde getireceğini umut ediyoruz. Ancak burada, imzalanan pek çok uluslararası anlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesine ilişkin kaygımızı da belirtiyoruz. Hükümet dışı organizasyonlar olan sivil toplum kuruluşlarının işlevi, bu noktada büyük önem taşımaktadır. Mayın ve sahipsiz askeri malzemelerin temizlenmesi için mücadele eden organizasyonlar, bir yandan bu konuda kamuoyunu bilgilendirmeli ve toplumsal duyarlılığını artırıcı etkinlikler düzenlemeli diğer yandan da hükümetin bu konudaki program ve faaliyetlerini yakından takip ederek, sözleşmenin yükümlülüklerinin acilen yerine getirilmesini sağlamalıdırlar. Unutmamalıyız ki, dünyada 6 sivil toplum kurumunun başlattığı mücadele bugün tüm dünyada mayınların temizliği için nasıl bir kıvılcım olmuşsa, Türkiye’de de atılan her adım, bizi "Mayınsız Bir Türkiye"ye, "Mayınsız Bir Ortadoğu"ya ve "Mayınsız Bir Dünya"ya daha çok yaklaştıracaktır Konu Runaw@y tarafından (30-10-2007 Saat 04:28 PM ) değiştirilmiştir.. |
| | |
| Sponsored Links |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| makaleler | Mevt | islam (Müslümanlık) | 18 | 08-05-2008 09:45 PM |
| Beşer Zulmeder ,Kader Adalet Eder | KopiLL | islam (Müslümanlık) | 2 | 14-11-2007 07:35 PM |
| Matrix - Kader - Hayır ve Şer - Ying Yang | Cinistan | Dini Hikayeler | 0 | 02-11-2007 01:18 AM |
| Yaşayan Efsane Michel Schumacher | YukseLL | Otomobil | 0 | 31-07-2007 09:50 PM |
| Güneş Ve Yakın Dünya Çevresine Etkileri | doğangüneş | Astronomi | 1 | 03-06-2007 01:46 PM |
| | |