![]() |
| | |||||||
Din,Dinler katogorisi islam (Müslümanlık) forumu içinde "Delik Kalpler Zamanı" başlıklı konu görüntüleniyor, "Delik kalbler zamanı BİRKAÇ YIL önce bir Cuma günü Cuma namazına az zaman kalmış iken farkına vardığım bir bahisti. İçimi titreten, günlerce etkisi altında kaldığım... “Cinayetkâr hırs kalbi deler, sanemleri ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: May 2008 Nerden: İstanbul
Mesajlar: 1.237
Blog Mesajları: 17
Cinsiyet: Rep Gücü: 96 Rep: 9446 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Delik Kalpler Zamanı Delik kalbler zamanı BİRKAÇ YIL önce bir Cuma günü Cuma namazına az zaman kalmış iken farkına vardığım bir bahisti. İçimi titreten, günlerce etkisi altında kaldığım... “Cinayetkâr hırs kalbi deler, sanemleri içine idhal eder.” “Hakikat Çekirdekleri”nin bir yerinde, böyle diyordu Bediüzzaman. O cümlenin etkisi altında kaldığım günler boyu, etrafımda gördüğüm insan manzaralarının hayalimde yeni bir suret aldığını hatırlıyorum. Bir sinema imgesi gibi. Nereye baksan, aynı manzara. İnsanlar yürüyor, insanlar oturuyor, insanlar birşeyler yiyor, insanlar vitrinlere bakıyor, insanlar gaza basıyor; ama hepsinin göğsünün sol kısmında bir boşluk. Hepsinin kalbi delik. Gayriihtiyarî, sağ elimi sol göğsümün üstüne götürüyorum. O da ne? Benim de kalbim delik... Günlerce etrafımdaki insan manzaralarına böyle bir sinema imgesi gibi bakmama yol açan bu bahsin ifadedeki çarpıcılık tarafından geçip derûnundaki mânâya nüfuz etmem ise epeyce zamanımı aldı. Ve yakın zamanda bir gemi yolculuğu esnasında aynı bahsi bir kez daha okurken, bu cümlede hırsın niye ‘cinayetkâr’ diye tarif olunduğunu; niye ‘kalbi delmesinden’ söz edildiğini, delik kalbe niye hangi sanemlerin ne şekilde idhal olunduğunu kavrama imkânı buldum. “Hırs ile aculiyet, sebeb-i haybettir. Zira mürettep basamaklar gibi fıtrattaki tertibe, teselsüle tatbik-i hareket etmediğinden, haris muvaffak olamaz. Olsa da, tertib-i câlîsi bir basamak kadar seyr-i fıtrîden kısa olduğundan, yeise düşüp gaflet bastıktan sonra kapı açılır” diye başlıyordu ilgili bahis. Bu kısım, Risale-i Nur’un başkaca yerlerinde daha genişçe izahı yapılmış bir bahisti. “Uhuvvet” bahsinin hemen arkasına konulmuşluğu manidar olan “Hırs” bahsi (bkz. “Yirmiikinci Mektub, İkinci Kısım”), akla gelen ilk açılımıydı bunun. Münazarat’ın sonundaki “Zindan-ı Atalet” bahsinde de hırsın bu özelliğine dair izahlar vardı. İlgili ‘hakikat çekirdeği’nin bu kısmı, hırsın zarar ve kayıp sebebi oluşunu, kısaca insanı ‘kanun-u fıtrat’a muvafık hareketten alıkoyduğu için muvaffakiyetsizlik sebebi oluşuna işaret ediyordu. Hırslı adam, ya bir an önce sonuca ulaşmak için basamakları üçer beşer atlamaya kalkışıyor ve bu yüzden tökezleyip yere çakılıyordu; yahut, basamakları birer birer çıkmaya çalışsa da, beklediği sonuç bir türlü ufukta gözükmediği için bir müddet sonra sıkılıp bu işten hepten vazgeçiyordu. Her iki halde de sonuç, maksuduna ulaşamamaktı. Sonra, daha önce dikkat etmediğimi farkettiğim, halbuki meselenin düğümünü çözen ve evvelce zihnime kazıdığım cümlenin asıl sırrını ifşa eden iki cümle çıkacaktı karşıma: “Allah, kalbin bâtınını iman ve marifet ve muhabbeti için yaratmıştır. Kalbin zahirini, sair şeylere müheyya etmiştir.” Bu iki cümleyi yeni bir dikkatle farkettiğimde ise, “Cinayetkâr hırs kalbi deler, sanemleri içine idhal eder” cümlesinin derûnuna nüfuz etmenin yanısıra, bir Kur’ân âyetinin verdiği dersi de kavrayacaktım. Bizi kâinata dair küllî bir tefekküre çağıran 164. âyetten sonra gelen 165. Bakara sûresi âyetinde, “İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah’tan başkasını O’na denk tutarlar ve onları tıpkı Allah’ı sever gibi severler” buyuruyordu âyet. “Mü’minlerin ise, Allah’a olan sevgileri çok daha kuvvetlidir.” Alıntı |
| | |
| Sponsored Links |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Delik Acsak | orkuorkun | Bilim Teknik | 3 | 15-10-2007 05:26 PM |
| Delik Kova | serseriozi | Dini Hikayeler | 2 | 12-06-2007 05:41 PM |
| Kalpte Delİk | Carbon™ | Hastalıklar | 0 | 27-11-2006 05:08 PM |
| | |