FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları key ödemeleri Estetik prefabrik reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > YAŞAM > Din,Dinler > islam (Müslümanlık)

Kadının Çalışması ve Kaybolan Mukaddes Aile Düzeni

Din,Dinler katogorisi islam (Müslümanlık) forumu içinde "Kadının Çalışması ve Kaybolan Mukaddes Aile Düzeni" başlıklı konu görüntüleniyor, "Herkesin bir görevi var Kadın erkek beraber çalışılan yerlere hepimiz gitmişizdir. Zaten bu devirde kadın ve erkeğin bir arada çalışmadığı yer de yok gibidir. Oralarda çalışan kadınlarla, erkeklerin aralarındaki diyaloglara ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-04-2008, 09:52 PM   #1
Yeni Kayıt
SUPERMEYDAN
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 48
Cinsiyet:
Rep Gücü: 18 Rep: 1659
bziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecekbziya pırlanta bir gelecek
rose Kadının Çalışması ve Kaybolan Mukaddes Aile Düzeni

Herkesin bir görevi var

Kadın erkek beraber çalışılan yerlere hepimiz gitmişizdir. Zaten bu devirde kadın ve erkeğin bir arada çalışmadığı yer de yok gibidir. Oralarda çalışan kadınlarla, erkeklerin aralarındaki diyaloglara da zaman zaman şahit olmuşuzdur. Dikkat edilmişse, gayet samimi senli benli sansürsüz konuşmalar, yaşlarına ve konumlarına yakışmayan tarzda şakalar, dahası ve en acısı yaptıklarını sıradan sayan bir takım insanlar görmüşüzdür. Ayrıca çalışan kadınların çoğunda (çalışıyorum çalışmanın getirisi olarak, para da kazanıyorum öyleyse, ben ayakları üzerinde durabilen, toplumda söz sahibi olan ve kendine güvenen bir bayanım) düşüncesi içinde davrandıklarını da görüyoruz.

İş yerinde patronundan bir aferin almak için türlü çabalar gösteren çalışan bayanlar, aynı çabayı beylerini mutlu etmek, beyinin bir iltifatını kazanmak için gösterseler, o ev güllük gülistanlık olur. Aynı şey beylerin tarafında da farklı gerçekleşmekte, çalıştığı iş yerinde karşılaştığı hanımlara gösterdiği nezaketin, kibarlığın, komplimanın dörtte birini evdeki hanımına gösterse, hanımının saygı ve sevgisini daha çok kazanırdı herhalde…

Evet, gerçekten de bizim ve çocuklarımızın hizmetiyle, evimizin düzeni, tertibi, temizliğiyle, ilgilenen hatta sıkıntılara göğüs germekte hep bizimle olan hanımlarımız, dışarıdaki bayandan çok daha fazla ilgi ve nezakete layık değil mi?

Haramlardan uzak duran, hatta harama düşme kaygısıyla evinde olmayı tercih eden tesettürüne ve ibadetlerine dikkat ederek kendini koruduğu gibi dinimizin bildirdiği şekilde davranarak beyini de günaha girme vebalinden kurtaran hanımlarımız, daha çok iltifata ve itinaya layık değil mi?

Gazetelerin insan kaynakları sayfasındaki reklâmlara baktınız mı? İş ilanlarında hep fiziği ve diksiyonu düzgün bayan eleman aranmakta… Neden daha çok bayan eleman tercih ediliyor, çok kaliteli bir eğitim almış, ev geçindirmek zorunda olup da iş bulamayan bu kadar erkek varken?

İnsanın aklına, (Sanki bu işte bir bit yeniği var, acaba kasıtlı olarak kadın sokağa çekilmek mi isteniyor?) gibi şeyler geliyor. Dış mihraklar, kendi toplumlarında aile kavramını kaybettiler, zararlarını öğrenince şimdi geri kazanmaya çalışıyorlar. Fakat bizimle uğraşmayı hızlandırıyorlar. Bir topluma verilecek en büyük zarar, aileyi yok etmek... Bunu da ailenin temelini ve birlikteliğini sağlayan anneyi, yani kadını dejenere ederek yapmaya çalışıyorlar.

Görünüşe göre de başarmak üzereler. Baksanıza kadınlar erkekleşmeye, erkekler de kadınlaşmaya başlamışlar bile... Roller değişmiş. İş bulamayan baba, evde oturup çocuklara bakıyorken, kadının çalışmasının olmazsa olmaz görüldüğü günümüzde, aile geçiminin ağır yükü hayat müşterektir adı altında kadına yükleniyor.

İşte size bir başka tablo:

Bir erkek evlenmek istiyor, annesi soruyor:

—Nasıl bir kızla evleneceksin?

Genç cevap veriyor:

—Fark etmez, çalışan birisi olsun, ben nasıl ev geçindireyim? O da çalışırsa, birimizin maaşı elektrik, su, ev kirası vs… Birimizinki de boğazımıza kılık kıyafete falan ancak yeter.

—Çok iyi oğlum, sen çalışacaksın da, o mu yiyecek, o da çalışsın tabii. Nerde çalışsın?

—Ben tezgâhtar falan istemem, öyle işler geçici olur. Öğretmen olabilir, devlet kapısı ne de olsa...

Bunun gibi konuşmalar, aranılan özelliklerde kız bulunuyor, nişan, düğün, balayı falan derken;

—Bana yazık değil mi? Hani hayat müşterekti, hani sen de bana evde yardım edecektin? Yardım etmeyi bırak, kendi eşyalarını toplaman da yeter. Geldiğim gibi mutfağa giriyorum, yemek, bulaşık, evin toplanması bıktım artık. Sen yoruluyorsun da, ben yorulmuyor muyum? Ben de senin gibi gelir gelmez elime kumandayı alıp, televizyonun karşısına geçsem aç kalırız aç…

—Yapacaksın tabii, sen kadın değil misin, ben mi yapacağım yemeği, ütüyü? Çok konuşma da, sofrayı hazırla çok acıktım.

Bu tartışmaları dışarıdan izleyenler, belki bir çocuk olsa her şey yoluna girer diye düşünülürken aslında karışık olan durum çocuğun olmasıyla içinden çıkılmaz bir hal alır.

—Çocuğa kim bakacak? Annem hasta, ee senin annen de çocuğu çok şımartıyor, ahlakı bozuluyor çocuğun.

—En iyisi bir kreş bulalım, kreşe verelim çocuğu…

Uzun araştırmalar, arkadaş tavsiyeleriyle bir kreş bulunur, çocuk kreşe verilir, annenin aklı yavrusunda, bütün gün ne yaptı, ne yedi, ateşi de vardı, nasıl oldu acaba? Bütün bu sorular, düşünceler ve annenin gizliden çektiği; ama söyleyemediği bir vicdan azabı, bir suçluluk duygusu içini hep kemirmektedir. Aslında hesap ortadadır, kadının aldığı para kreşe, kendi özel ihtiyaçlarına kullandığı makyaj malzemesine ancak yetmektedir. O zaman neden bu kadar sıkıntı çeker ki?

Sabahın erken saatinde kalkıp hazırlanmak, çocuğu hazırlamak, üstelik tam da huzurlu sıcacık evinde uyurken onu uyandırmak, bütün gün iş yerinde akşama ne pişireyim, misafire ne ikram edeyim, çocuk nasıl gibi düşüncelerle boğuşmak. Mesai bitip de eve gelindiğinde aynı tempo devam etmekte, hızla yemek hazırlanıp, yine aynı hızla yenip ertesi günün yemeği yapılıp, çocukla ilgilenmeye vakit kalmadan bakılır ki, çoktan gece yarısı olmuş. Bir kenarda sizin gelmenizi kendisiyle ilgilenmenizi beklerken uyuya kalan yavrunuzu kucaklayıp, buruk bir öpücükle yatağına yatırırsınız. İşte bütün bir gün koşuşturup dururken bir de bakar ki, ömür geçmiş, çocuklar büyümüş; ama farkına bile varılamamış, ne eski güzelliği, ne eski sağlığı, ne de, artık sorunlarla başa çıkacak gücü kalmış.

Bunca yıl karı koca çalışmışlar ama elde hiçbir şey yok. Hâlâ borcunu ödedikleri evi saymazsak, ömür vefa eder de, borçtan kurtulup rahata ereriz diye beklenirken, evlatların evlenmesi gibi sebeplerden, borç üstüne borç...

—Hani iki kişi çalışırsak rahat ederdik, daha iyi yaşardık? Hep sıkıntı çektik şimdi ömür bitti, hesap verilecek ama dünyada rahat yaşamak için sıkıntı çektik, fırsat bulamadık ki ebedi yaşayacağımız yer için hazırlık yapalım, üstelik hep sermayeden yedik elde bir şey kalmadı. Ne için, kimin için, nasıl yaşadık, ne bıraktık? Taksitlerini ödemeyi hiç ihmal etmedim ama imanını, dinini öğretmekte ihmal davrandım. Dinini öğretmeden çocuğumu Amerika'ya master yapmaya gönderdim. Çocuğum oralarda iyice bozuldu. Ahirette beni sıkıntı çekerek, günah işleyerek okuttun diyip teşekkür etmeyecek, yakama yapışıp neden benim günah işlememe engel olmadın, neden bana dinimi öğretmedin diyecek.

Peki, o zaman neden bu kadar, çalışıp günaha girmek isteriz ki? Üç günlük dünya için sonsuz olan ahiret hayatını yıkmak akıl kârı mıdır?
__________________
Gönül Pınarı BZS Tv
bziya isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla

Etiketler
allah, hadis, iman, islam, kuran

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:20 AM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!


Telif haklarını ihlal eden hertürlü materyal supermeydan.net de yayınlanamaz ve dağıtılamaz.Site içeriğini Kaynak göstermek şartıyla kullanmanız serbesttir.
Okur konuları ve yorumları kişilerin kendi görüşleridir.SuperMeydan.Net konu ve yorum içeriklerini benimsememektedir

Search Engine Friendly URLs by vBSEO