![]() |
| | |||||||
Din,Dinler katogorisi islam (Müslümanlık) forumu içinde "Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir?" başlıklı konu görüntüleniyor, "Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? Sözlük anlamı gitmek, izlemek, gidilen yol demektir. Mecazi olarak kişisel görüş, inanç ve doktrin karşılığında da kullanılır. Terim olarak bir müctehidin, dinin ayrıntılarına ilişkin, kendine ..."
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 1.687
Cinsiyet: Rep Gücü: 177 Rep: 17439 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? Sözlük anlamı gitmek, izlemek, gidilen yol demektir. Mecazi olarak kişisel görüş, inanç ve doktrin karşılığında da kullanılır. Terim olarak bir müctehidin, dinin ayrıntılarına ilişkin, kendine özgü kural ve yöntemlerle oluşturduğu inanç ya da hukuk sistemini dile getirir. İslâm tarihinde, mezheb kelimesi genel olarak itikadi, siyasi ve fıkhi görüşlerin hepsi için kullanılmıştır. Buna karşılık siyasi ve itikadi mezhepler daha çok Fırka, Nihle, Makale kelimeleriyle ifade edilmiştir. Fırka (çoğulu fırak), farklı görüşlere sahib insan topluluğu demektir. Nihle (çoğulu nihal), görüş, inanış ve kabul ediş tarzı demektir. Makale (çoğulu makalat), fikir, inanış, görüş ve söz demektir. Çeşitli dinleri belirtmek için de Milel (tekili mille) kelimesi kullanılmıştır. Bazı mezheb tarihçileri, İslâm mezheblerini Hz. Peygamber'den rivayet edilen bir hadise göre taksim etmişlerdir. Bu hadiste Yahudilerin yetmiş bir, Hristiyanların yetmiş iki, fırkaya ayrıldığı, İslâm ümmetinin ise yetmiş üç fırkaya ayrılacağı, müslümanlardan Cehennem'den kurtulacakların Rasulullah'ın ve ashabının yolunu takib eden fırka (başka bir rivayette de birlik ve beraberlikten ayrılmayan cemaat) olduğu beyan edilmektedir (Tirmizi, İman, 18; Ebu Davud, Sünnet, 1; İbn Mace, Fiten 17; ed-Dârimî, Siyer, 75. Bu hadisin çeşitli rivayetleri için bk. Abdulkahir el-Bağdadi, el-Fark beynel-Fırak, Kahire, t.y. s. 4-10.). İslâm Tarihinde Mezheblerin Çıkış Sebebleri Müslümanlar arasında mezheblerin çıkışını etkileyen başlıca sebepler şunlardır: 1- İnsanların anlayış ve idrak seviyelerinin farklı oluşu, arzu ve isteklerinin uyuşmazlığı. 2- Metod ve ölçülerin farklı oluşu. Mesela; Mu'tezile aklı esas almış ve nakli buna tabi kılmış, Ehl-i Sünnet nakli esas almış ve aklı bunu destekleyici mahiyette kullanmış, İslâm filozofları sadece aklı esas almışlardır. 3-Arab ırkçılığı. Hz. Peygamber zamanında ortadan kalkan Hz. Osman'ın hilafetinin son yıllarında yeniden açık bir şekilde ortaya çıkarak anlaşmazlıklar üzerinde etkili oldu. 4- Hilafet münakaşaları ve bunun neticesinde ortaya çıkan fitne ve iç savaşlar. Bu savaşlarda müslümanlardan ölenlerin ve öldürülenlerin durumu, öldürme (katl), büyük günah işleyenlerin (mürtekib-i kebirenin) durumu meselesi, büyük günah işleyenin kâfir olup olmaması, kader, cebir ve kulun iradesi meselesi, bu iç savaşlarda kaderin rolü, gibi meseleler müslümanlar arasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. 5- Karşılaşılan eski kültür ve inançların etkisi. Fethedilen ülkelerin değişik kültür ve dinlere mensub halkının bir kısmı samimi olarak ve bir kısmı da zahiren müslüman olmuşlardı. Bunlar eski din ve inanışlarının etkileri altında cebir, ihtiyar, Allahın sıfatları hakkında fikirlerini ortaya koşmuşlar ve bir kısım müslümanları da tesirleri altına almışlardı. Selef alimlerinin bunlara cevap vermekte yetersiz kalması sebebiyle Mutezile mezhebi ortaya çıktı. Bu mezhebin salikleri de akaidde akla önem veren bir metod geliştirmişlerdi. 6- Eski Yunan, Hind ve İran felsefesinin Arapçaya tercüme edilmesi. Eski felsefenin pek çok hükümleri İslam akaidi ile uyuşmuyordu. Bazı müslümanlar İslam Akaidini felsefenin tesiri altında kalarak mütalaa etmişler ve çeşitli görüş ayrılıklarına sebep olmuşlardır. Mutezile, felsefe ile meşgul olmuş, İslam akaidini açıklamada felsefi metodları uygulamışlardır. 7- Bir takım kıssacı ve hikayeciler, İslamla uyuşmayan asılsız hikayeleri nakletmişler ve müslümanlar arasında yaymışlardır. İsrailiyat denilen ve İslâmla bağdaşmayan bu hikayeler tefsirlere ve İslâm tarihlerine girmiş ve bu da müslümanlar arasında ihtilaflara yol açmıştır. 8- İslâmın tanıdığı fikir hürriyeti. Hicri I. asrın sonlarından itibaren herkes istediği gibi düşünür ve görüşünü söylerdi. Açıkça zarurat-ı diniyyeden birini veya birkaçını inkâr etmek hâriç, fikirler ve kanâatler üzerinde baskı yoktu. İlim adamları ortaya atılan meseleler üzerinde deliliyle birlikte hakikati arar, fikir ve kanaatını serbestçe beyan ederdi. 9- Nassların karakteri. Kuranda muhkem ve müteşahih ayetlerin bulunması. Müteşabih nasların belirlenmesi ve bunların tefsir ve te'villeri ihtilafa yol açmıştır. 10- Hadislerin, zabt edilme ve senedi konusunda konulan şartlar sebebiyle sahih, hasen ve zayıf kısımlarına ayrılması, zayıf hadisle amel edilip edilemeyeceği de ihtilaflara yol açmıştır. 11- Arabçanın gramer ve belâgatını bütün incelikleriyle bilememek. İslâmın maksadını anlamamak, hüküm çıkarırken cehalet sebebiyle Kur'ân'ın bütünlüğüne riayet edememek. 12- Heva ve nefse uymak, arzulara tabi olarak delilsiz hüküm vermek, başkalarını delilsiz taklid etmek. 13- Örf ve âdetlerin değişik olması da mezheblerin çıkış sebeplerinden İnanç, gönülden bağlanma, kat'i kanaat, yakın. Belli bir düşüncenin, dinin ya da felsefî ekolün prensipleri inanç esasları. İTİKADİ MEZHEBLER Dini hükümler iki kısına ayrılır; fer'î amelî olanlar ve aslı; itikadi olanlar. İkinci kısım dini hükümler inanç esasları ile ilgilidir. Bu grup dinî inanışları isimleri anlatan itikat sonraları bu inançların bütününe ad olan akâid ile eş anlamlı kullanır olmuştur. Kelimenin manası üzerine kelâm ve mantık ilmi çerçevesinde çeşitli ihtilaflar mevcuttur. Ancak bu ihtilaflar aslı ilgilendiren meseleler değildir. Şu kadarının bilinmesi yeterlidir: itikat; meşhur olan manası ile aklî kesin hükümdür. Bu hüküm aklî olması dolayısı ile şüphe mahalli olabilir. Meşhur olmayan ikinci tarife göre; kesin veya tercih edilen aklî bir hükümdür. ilme istinat eder, şüphe götürmez. Bu mana bazen yakını bilgi ile de açıklanır (bk. Tehânevî, Keşşâf, II, 952). İtikat terimi sonraki dönemlerde akâid ile eşanlamlı kullanıldığı için bütün inanç sistemlerini ifade eder. Her ne kadar günümüzde teorik çerçeve içerisinde disiplin hâline gelmiş mezhepleri anlatmak için (özellikle kelâmî) mezheplere atfen kullanılmaktadır. Hakikatte itikat daha geniş anlamları ihtiva eder. En geniş anlamıyla itikat; kişinin Allah, insan ve kâinat hakkındaki tasavvur ve telakkilerini kapsayan, olaylara bakış tarzını etkileyen düşüncedir. İslâm iman esasları bir müminin itikadı olduğu gibi Marksizm ve hümanizm de kendi mensuplarının itikadıdır (bk. iman mad.) İslâm'da kelâmî mezhepler Maturidilik, Eşarilik ve Selefilik itikadı mezheplerdir (bk. Mezhep mad.). FIKH-I MEZHEBLER Hanefi mezhebinin kurucusu İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe (ö. 150/767) Ebû Hanîfe H. 80 yılında Kûfe'de doğdu, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak orada yetişti. Irak ve Hicaz Ebû Hanife'nin yetiştiği dönemde önemli iki ilim merkezi hâlindeydi. Çünkü Hz. Ömer (ö.23/643) devrinde Fustat (eski Mısır), Kûfe ve Basra gibi büyük İslâm şehirleri kurulmuş ve bu merkezlere aralarında birçok sahâbenin de bulunduğu binlerce müslüman yerleşmişti. Hz. Ömer Kûfe'ye fasih Arapça konuşan kabîleleri yerleştirmiş ve Abdullah b. Mes'ûd (ö. 32/652)'a onlara ilim öğretmesi için göndermiş, "kendisine ihtiyacım olduğu halde Abdullah'ı size göndermeyi tercih ettim" demiştir (İbnü'l-Kayyim, İ'lâmü'l-Muvakkin, I, 16, 17, 20 İmam Şafiî (ö. 204/819)'ye nispet edilen fıkıh ekolü. Şafiî'nin künyesi, Ebû Abdullah Muhammed b. İdrîs elKureşî el-Hâşimî el-Muttalibî b. Abbas b. Osman b. Şâfi' olup H. 150'de Gazze'de doğmuştur. Hz. Peygamber'in dördüncü batından dedesi Abdu Menâf'ın dokuzuncu göbekten torunudur. İmam Şafiî'nin doğum yılı Ebû Hanîfe'nin (ö. 150/767) vefat yılına rastlar. Malik b. Enes b. Malik b. Ebi Amir el Asbahî'ye nisbet edilen fıkhî ekolün adı. Büyük fıkıh ekollerinden biri olan Malikî mezhebinin imamı İmam Malik, Hicrî 93 yılında Medine'den doğmuştur. İmam Malik, ilimle uğraşan bir aileye mensup olduğu için tahsil hayatına küçük yaşta başlamış ve Medine'nin seçkin âlimlerinden hadis ve fıkıh dersleri alarak kısa zamanda ilmî olgunluğa erişmiş, yeterliliğine kanaat getirince de Mescid-i Nebî'de ders okutmaya başlamıştı. Ebû Abdillâh Ahmed b. Hanbel eş-Şeybânî'ye nisbet edilen mezhebin adı. İslâm'da dört büyük fıkıh mezhebin birisi. Ahmed b. Hanbel 164/780 yılında Bağdad'ta doğdu. 241/855'te yine orada vefat etti. Büyük babası Hanbel Horasan bölgesinde bulunan Serahs Vilâyeti'nin valisi idi. Babası Muhammed b. Hanbel de komutanlık görevi üstlenmiş bir askerdi. Hanbel ailesi, Ahmed'in doğumuna yakın bir sırada Bağdad'a gelmiş ve orada yerleşmişti |
| | |
| Herşey Yarı Fiyatına.. |
| | #2 |
| Banned Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 103
Cinsiyet: Rep Gücü: 0 Rep: 67 ![]() | Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? sayın arkadaşlar messebin ismi muhammedttir bundan başka isimli messep yoktur bu günkü bilinen messep müslümanlar önce ikiye ayrıldı ehlibeyite düşman oldular hz muhammed,ten sonra zuhur eden on iki imamı öldürdüler bizim kurduğumuz din düzenine kimse yanlış demesin diye HANCI PERVANE 806 İlkin Allah ismi halk etti Resulullahın ismini Fergari olarak halk etti Muhallahtan kandile indi Muhammet olarak Anadan gelince Ahmet olarak kondu İmam Hüseyin öldükten sonra kimse bir şey söylemesin diye imam zeynalı zindana aldı imam Zeynel yedi yaşında idi yetmiş sene zindanda kaldı yezitte yetmiş yıl pdışahlık yaptı imam zeynalı yezit astı asıldıktan sonra yine imam gelmeye başladı her gelen imamı öldürdüler Ve zindana attılar BUNLARDAN BAŞKA KURANI BİLEN YOKTU onun için yapardı çünkü gelen çocuk kuranı bilirdi muaviyenin oğlu yezit benim yaptığım kitaba karışmasın diye zindana atardı ve öldürürlerdi zehir verirlerdi ki biz öldürmedik kendi öldü diye Karşı gelen halkı ve hz aliye ray atanları Cuma günü asarlardı camilerin eşiklerine hz alinin ismini yazarlardı küfür ettirirlerdi hz Aliyi de öldürdüler xxxxxxxxxx işte arkadaşlar halk birbirine düşman olmasın diye messepleri dörde indirdiler cünkü dini bilen kalmamıştı dedilerki herkes güvendiği alime inansın bu günkü şeratıda emeviler yaptı emevilerin din adamı olan lomenin oğlu imam azemdi imam azemin hocası elibeyitte altıncı imam olan imam caferdi imam caferi öldürdüler kendi yaptıkları messebi onaylaması için imam azeme baş vurdular imam azem onaylamdı zindana attılar günde kırk kırbac vudurlar kırk günde imam azem öldü imam azemin kızı olan hanife babamın mirascısıyım dedi o kabul etti messebin ismi imam azem abu hanife oldu işte messep olayları böyle oldu yukarıdaki yazaılanlar tamamen normal insanların fikri görüşü zaman gelecek bu messepler gecerliğiğini yitirece hak olan hz muhammedin şeratı tekrar yerine oturacak işte hancı pervane hakkın gönderip ders verdiği imamıdır hak dinide kuranı kerimide kendisi korumaktadır mevcut insanın eli dokunan kuranı kerimi değil insanın eli dokunmayan sırdaki yeşil yapraklı kuranı kerimi hak koruyor hakkın gönderdiği imamı dahi bir satırını asla tekrarını yapamıyor onun dahi eli dokumuyor aşağıda hak aşığına kelamı kibiyadan verilen dersten gelen şeriatı okuyun 315 .HANCI PERVANE -ADEMİN TAPUSU Ademin hepisini söyleyim tapusunu Ademin hepisini söyleyim tapusunu Ademe can verildi adem dünyaya baktı Kimseyi görmedi Cenneti cehennemi Ve dünyayı ben halk etmişim dedi Benlik içine düşünce Hemen uykusu geldi Allh cekti o benliği çıkarttı cennetin bir köşesine dikti buğday ağacı oldu yeme dedi bu meyveden Uyanınca cebraili gördü Cebrail lahveyi gösterdi Lehvada leilaha illalah muhamed resulullah yazılı Adem cebraile sordu bu ne dedi Cebrail dedi bu seni beni yaradan ALLAH'IN ismi Öteki ne dedi o senden sonra 124000 nebiden sonra senden geleçek senin evlâdın karanlığa düşersen onun yüzü gözü hürmetine 3 oruç tut iblis kandırdı havaya yedirdi havada ademe yedirdi Adem havayıyla bir olduğu zaman hey Serencip derler tamamı kapısını Cidde yaptılar bunun yapısını Ah yareb biri sekizinci kapıdan biri rahmet kapısından Yedinci kapıya uğradı hava hepisini Sekizinci kapının mehhengi ademdir Rahmat kapısın erenler babında Soydular ya hu hemende ademin behül kapısını Acıl dı behhül kapısı şimdi oldu bir zamanı hey Şimdi zamanında abdes ile tehret ismini Koydular bununda hemen cismini Temizlik diye tamam destini Hal buysa buğdayı yemek kastini Cennete melekler istemedi Bunun kokusunun ismini Attılar ademi cıktı kapıya Buz eyledi karanlık eyledi Havaya minnet eyledi Oruç tutu da buldu hepisini Üç oruçtur ademin illa kapısı Ne ararsın ya hu bunda vardır yapısı Üç oruçtur ademin gelen çilesi Çünkü resullahhın ismine tutar hepisi H z peygamberin ismini lehvada okudu Oruçunu yahu rahmet ile bakar çana dokudu Resmi kurettir bunun hepisi Otuz günü ya hu millet çıkardı buldu yapısını Millet çıkardı hakın verdiği üç gündür bunun adı Oruçtur ya hu bayazı ayamdır Kuranda bunun isminin tadı Kuran da ismi orucun bayazı ayamdır Bakarsanız ya hu ayın adı ramazandır heey Zamanın ayı ramazandır Buna söz bağlasın arif hepisi Bu sözümde yakışır hakka nazar Beş vakit namazdır defterde yazar ALLAH beş vakit namazı ademe halk etmiş Herbirisini bir renge tutmüş Ah yareb amaan ya tabib Nalet yezidin işine bakma Bak kurana ya hu Kimsenin başına naleti takma Her daim aşıklar seyredir ernlere Arşı kürşü ya hu görenlere Namaz kılıp ta hakka selam verenlere Muhhammetin nurudur gelir namaza Kuranın nuruyla eyledik aşı Kudrettir bunun kurandadır başı Aak hele dünyaya gelip gitmek namaz Kılmak olur bir dünyaya gelmişsin Birde gideçeğim biri farz biri sünnettir Elhem dulullah böyle olur Hakikat marifet bunda tamamdır Zahir batın ya hu çekem elemandır Kuranın noktası peygamber Resulullahın harfiyle Tamam kurulmuş çebrail getirmiş Onda durmuş resulahhın isminin altına Mühürün vurmuş ayet budur Ya hu çimiyle sultana Elhem dulullah bismillahrahmanrahhim Eylerim başı leilahaillallah Hakkın ismine karşı Muhhammet ya hu yüz yirmi dört bin nebinin başı Resulullahtır hükümettir işi Hükümetlikte resuullah dediler Onun ismi muhhammettir messebin işi Messep muhammetir eyle sen bu nazarı Harun reşitin yaptığı messep Ya hu eyler bu ana Devlet bunu bozar hemen bir yana Kimin şafi diyer kimin maliki kimin hembeli Kimin hanifi diyer bu harun reşitin Yaptığı Pazar Muhhammedin değil Bu iş böyle burada benim yaram var azar Muhhammettir ya hu söylediğim Pazar Kan dökülmesin diye dinime Ehli sünnet koydular hikmetine Vel çemat koydular hikmettine Kan dökülmesin diye kodular Resulullahın bir sözünü koydular Ah yareb ama an Hey ehli sünnet vel çemat Peygamberin sünnetiyle çemaatının ismidir Kan dökülmesin diye harun reşit koydu Elhem dulullah rabbim ale me böyledir Yareb ya tabib Aşıklar sadık tır eyler nazarı Kuranda okumak elhem dulullah Hakkının pirin pazarı Yüküm lali cehver İnçi merçana la melifle elif derim bu yara Ararsan pirim sende var ara Kabeyi beytullaha nurula ırkara Yüz yirmi dört bin nebi kebaya taş koydu Halil onun ismini hemen baş koydu Mehrabı karısı heçer ile sara etti Bizim emeğimiz geçsin diye mehrap yapıldı Saffa böyle gelir hakkına tamam Kabeyi beytullahta lehilahhaillallah kapısında yazılıdır elhemdulullah Birde kabenin eşiğinde Birde hasan hüseyinin beşiğinde Leilahha illallah muhhammetresulullah yazılı Sultan süleymanın illa köşkünde Çennetın eşiğinde başında Ah hele mümünlerin annıda hilal kaşında leilaha illallah yazılıdır Ah hele birde teberin zilfikarın Başında leilahhaillellah yazılıdır Birde seyfenin attığı okun Başında birde erenlerin ile karşımda Mümünlerin ya hu hemen başında İnçil tevrat zebur illada kuran Hepisine böyle canımı soram Dördünede kurban olayım firdine hayran Elhem dulullah çümle nebiler bu çan Ak hele otuz iki farzı bölmüşler ayan Otuz ikisine Allahın emrile eylerim bu çan Allahıın emri kınama nışan Hancı kurban olsu zöhre hanıma hey çan Elhem dulullah rabbim alemde allahhı ökber Leilaha illallah muhhammete resulullah 316-HANCI PERVANE Seyhat edersen gülünen güle Yetiş aklında terazisi Hak seni de bile bile Gidersen dünyada kazan bir hakkı Temennah ette fikrini bile bile heey Yakıştır kendini sorgu suval kapısına Radet eyle çıkta yapısına Kudretinden açta hakın kapısına Git sevdiğim sende var bile bile heey Ementiye yakın olda bu halı Dünyada oy sakla vuçudu varı Ah hele türlü türlü gelir akılın çarı Sen düşün hakka ver intizarı cemala yakın heey Seyhat aleminde alda bir zaman Bütün dünyada çok ruh vardır kelâmın karışma hakkın işine bulasın tamam Çağır erenleri her gün varı da varı hey Akıl yetmez bunun hudanın işine Tevek kil başla sende düşüne Yeme haramı gelir zemheri kışına Yazın eyle gönlün varasın hakka hey Rahmet eyle her gün kendine Bezusanı kılda kanın bendine Irgala ya hu ağa çını meyve versin kendine Yemişin kudurt alda sevdiğim hey Temenna eyle seyrette arşa Hğrreyi hğetim eden gelir baştan ey başa Kimseye karışma kötüsüne dede oy haşa Ah hele kendin kendini sakla aman sevdiğim hey Hayal kurma elin oy çarkına Kendin çabala bak ta har gına Demini ver şahlar şahına Hay el düşünme bulda sevdiğim hey Hancıyam di yerim ustaza yakın Ah erenler evliyalar fakire bakın Yetime doğru malından çıkın Ah hele bin bir kuruşu hak kazan sevdiğim hey Hancıyam bu sözüm vardır emanet Sende kendini bulda selamet Erenler ya hu günde kanında ette oy müğret Bulasın doğruyu alda sevdiğim Hancı pervanedir hayalimiz baştan hey |
| | |
| | #3 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Feb 2007 Yaş: 37
Mesajlar: 504
Cinsiyet: Rep Gücü: 98 Rep: 9620 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? h.sadık; Mezhepleri kabul etmemeni yadırgamadım. Sen zaten Kur'an-ı kabul etmiyorsun... Mezhepleri kabul etsen ne olur ? etmesen ne olur ? Ehli sünnet cemaati demek; Peygamberin yolundan giden cemaat demektir. Mezhepsizlik ise dinsizliğe götüren bir koprudur. Arzu eden arkadaşlar varsa, "Mezhepsizlik niçin dinsizliğe götüren bir koprudur" konusunu kaynaklar ışığında biraz daha açarız. |
| | |
| | #4 |
| Banned Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 103
Cinsiyet: Rep Gücü: 0 Rep: 67 ![]() | Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? arkadaşım okuduğunu anlamıyorsun messepin ismi hz muhammedin ismi bu demekki peygamberimizin muhammed olan ismi ismi messep neden messep bak yukarıda muallahta peygamberimizin ismi fergeriymiş kandile beş isimle beraber inince muammed olmuş kainat hiç bir şey yokken beş isim insan şeklinde nur olarak kandile inmiş ruhlkar bu beş isimden türemiş kefle nun ruhların mayası kef fadime nun muhammedttir kandilin ismi haticetil kübra kandil demek sitretil müntuha muhammed ismi messebin ismi işte hz muhammedin yoluna giden kimseler in messebi var demek benim messebim hancı pervanenin messebi vardır ismi muhammedttir senin kaynakların yanlış taraflı ehlibeyite düşman olanların kaynakları ben bu bilgileri aldığım kaynak dünya yeni güneşten koparak oluşurken ruhlar mehinden bu seyreden gözlüyen hakkın görevli tellalı hafızası kayıp olmuyor sen ölünce toprağa karışıyorsun yok oluyorsun erenler senin benim gibi değil bak aşğıda bunu bağırıyor ama siz hala anlamıyorsunuz sen eğer hz allahı hz muhamammedi onun ehlibeyitini seviyorsan artık fikir yürütmeyi kaynak kurcalamyı bırak cünkü hz allah hancı pervaneyi görevlendirmiş ordu askerde bu hikmete şahit olduğu için süresiz izin vermiş bundan dolayı eline belge vermiş erenlere ters düşen demek hz muhammede ters düşmek demek bak sen okuyorsun yazıyorsun hak aşığı imzasını ismini bile yazmasını bilmiyor bu ders bu ilimi kim veriyorsanıyorsun bu senin bildiğin her şey beyazla siyah kadar müslümanlıkla alakası yok saten ondan hak imalarını gecmişte astılar kestiler sırf bizim sözümüzü kimse yanlış demesin diye 301 - HANCI PERVANE Kandili mahallahta gör ne ders te gördüm Erenler payına sürdüm canım yüzümü Deryalar coştu mahallaha karşı Mahallahtan indi bir nokta Erenler mülküne geldi hakta Ne hafta geçti ne ayda şahta Tevekkil ilmine geldi bir nokta Zamanından eyledik tavayı Gördük mahallahta bizde köpüren arşa çıktı havayı Yerler halk oldu gördük duvayı Zamanı tabir ettikte geldik Zamanı tabir ettikte geldik Yükledik köçümüzü bizde kandilden Erenler deminden her daim birden Cebrail israfil mükail ordan Mahallaha düş olduk nokta var geldik heey Konu h sadık tarafından (21-08-2007 Saat 01:34 PM ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #5 |
| Yeni Kayıt ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 23
Cinsiyet: Rep Gücü: 2 Rep: 50 ![]() | Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? sayın h sadık, ne oldu, karşındaki gayet ciddi bir şekilde kendi anlayışını sergiliyor, sen ise kadı gibi ahkam kesip hemen tekfir etme yöntemine gidiyorsun, dur ve dinle ,anla sonra konuş varsa dağarcığında birşeyler, m.Ebu zehra'nın kitabından alıntı yapmak kolay tabii.yazdıklarını okursan enson vardığın yargıya ulaşılamayacağını görürsün, slm. |
| | |
| | #6 |
| Banned Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 103
Cinsiyet: Rep Gücü: 0 Rep: 67 ![]() | Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? arkadaşım ebu zehra diye bir ismi senden duyuyorum onun kitabının varlığını sen söylüyorsun benim kaynağım hiç kimsenin kitabından değil sadece hakkın tellalına gelen menrefe sırrından sizler bu sözlere karşılık vermeniz için batın ilmi hikmetine vakıf olmanız gerek onun için cevap vermeyi değil artık bu menerefe sırrında daha neler nasıl bildiriliyor diye yazmanız sormanız gerek |
| | |
| | #7 |
| Yeni Kayıt ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 23
Cinsiyet: Rep Gücü: 2 Rep: 50 ![]() | Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? Sayın h- sadık kardeş seninki hiçbir ilmi değeri olmayan menkıbeler, böyle bilgi olmaz, delillerini ortaya koyacaksın, mezhep kelimesini bile yanlış yazıyorsun, messeb diye bir kelime yok, bu kelimenin aslı arapçadır ve zehebe(gitmek) fiilinden türemedir, anlattıkların çok ucuz şeyler, yalnız bir yanlışlık oldu benim cevabı aslında hakan 2034 e idi, karıştırmışım, o bilir M ebu zehranın kim olduğunu, senin bilmemen doğal, çünkü sen kaynak falan kabul etmezsin, anlattıklarında ilmi olan hiçbir kaynakta yer almaz, ebenin dedenin anlattıklarından ibarettir. Bu konuda biraz Kuran okumanı tavsiye ederim, kuran gerçekten tarafsız bir kitaptır, ne sünnilere nede şia ya ait değildir o Allah kelamıdır ve tüm insanlık için gönderilmiştir, saygılarımla |
| | |
| | #8 |
| Banned Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 103
Cinsiyet: Rep Gücü: 0 Rep: 67 ![]() | Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? arkadaşım ebemin dedemin değil benim bu forumda ilkin yazdığım konuyu bul oku bu kişi şu an canlı kanlı yaşıyor bu ilimlerin değerli olup olmadığını saten sizlerin alimleri bilemz |
| | |
| | #9 |
| Yeni Kayıt ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 23
Cinsiyet: Rep Gücü: 2 Rep: 50 ![]() | Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? aynı şeyleri tekrarlıyorsun kardeş, sizin bizim alim diye bir şey olamaz, ilim tüm insanlığın ortak malıdır,alimler de öyle, takıntılarından vaz geçmeyi dene, bahsettiğin konu yani yalnızca bizim alimler bilir dediğin konu ise batınilikle ilgili durumlardır, önce BATINİLİK'in ne olduğunu araştırmanı tavsiye ederim. kaldıki tüm dünyada en çok tartışılan konulardan biriside ilim elde etme yolları yada neyin ilmi,bilimsel olduğunun tartışmasıdır. Bu noktada senin söylediklerinin kabul edilebilir olabilmesi için genel geçer ilim elde yöntemlerinden biriyle ortaya çıkmış olması gerekir aksi taktirde doğruluğu kabul edilemez, dedem söyledi, ninem söyledi, o kişi hala yaşıyor falan önemli değil, günümüzde peygamber olduğunu hatta tanrı olduğunu söyleyenleri hiç duymadınız mı? |
| | |
| | #10 |
| Banned Üyelik tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 103
Cinsiyet: Rep Gücü: 0 Rep: 67 ![]() | Cevap: Ehl-i Sünnet’e göre Mezheb Nedir? arkadaşlar hancı pervane hak aşığı olarak ne ilk nede son olacak hak aşıkları erenler gecmişte onlarca geldiler gelcektede imam olarak gelcekler aşağıda bir kacının ismi nesimi sultan hulusi sultan mühhittin arabi yunu emere karaca oğlan aşık kerem aşık daimi mecnun pir sultan abdal fuzuli sultan muhtar pir kul hüseyin kul mahmut noksani sultan sümmani baba bu hak aşıkları ikiye ayrılıyor bir kısmı şeriat aşığı bir kısmı tarigat aşığı şerat aşıkları hakkın cemali nurundan olan bade içmiştir tarigat aşıkları hakkın cemali nuru olan dolu içmiştir hancı pervane hem dolu içmiş hem bade içmiştir Heey helen ademden hateme gelmiş geceriz Dolu bade içen aşıklarınan ipek seçeriz Arı gibi uğrarız dağa gülden geçeriz Macun eder bizde ferman yazanıyız biz biz heey gecmişte kayıt imkanı yoktu hak aşıklarını ceşitli iftirayla öldürdüler sırf bizim cıkarımıza dokunmasın rantı olanların dünya malı gözlerinde büyük hak hukuk arka pilanda kalıyor dünyada iki ilim var biri zahir ilmi .işte senin alim dediğin kimselerin ilmi batın ilmini hz Alla sadece kendi cemali nurundan halk olana veriyor bu ilmi senin okumuş yazmış fizikle kimyayla cözemezsin o zaman hz muhammede inanmaman lazım cünkü fizikle cözemdiğin mucuzeler gösterdi |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Sosyal Güvenlik Hukuku | Nil@y | Hukuk | 1 | 17-01-2008 09:48 AM |
| Kat Mulkiyeti Kanunu | YukseLL | Hukuk | 0 | 16-07-2007 10:36 PM |
| donanım ile ilgili soru ve cevaplar | doğangüneş | Donanım | 0 | 23-05-2007 03:39 AM |
| bilgi felsefesi | doğangüneş | Felsefe | 0 | 22-05-2007 10:05 PM |
| islami Dini Terimler! | Nil@y | islam (Müslümanlık) | 2 | 21-11-2006 09:29 AM |
| | |