FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları reklam verin reklam verin reklam verin reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > YAŞAM > Turizm-Gezi-Seyahat

rize

YAŞAM katogorisi Turizm-Gezi-Seyahat forumu içinde "rize" başlıklı konu görüntüleniyor, "Doğu karadeniz bölgesinin en yüksek kesiminde yer alan Rize ili ,4021 ve 4125 doğu boylamları ile 4033ve 4120 kuzey enlemleri arasındakalır.Yüzölçümü 3,920km2 olan il Türkiye topraklarının %5 ini kaplamaktadır. il ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26-05-2007, 02:14 PM   #1
SİTE ADMİN
 
doğangüneş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Biz Türküz Vatan bizim Bayrak bizim VATAN ve BAYRAK şereftir ******** ne bilsin!!!!
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 8.666
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet:
Rep Gücü: 433 Rep: 42311
doğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyor
rize

Doğu karadeniz bölgesinin en yüksek kesiminde yer alan Rize ili ,4021 ve 4125 doğu boylamları ile 4033ve 4120 kuzey enlemleri arasındakalır.Yüzölçümü 3,920km2 olan il Türkiye topraklarının %5 ini kaplamaktadır. il toprakları ,doğudan Artvin in Arhavi , batıdan Trabzonun Of ,güneyden Artvinin Yusufeli ve Erzurumun İspir ilceleri ile cevrilidir.İlin kuzeyinde ise Karadeniz yer alır.Rize yeryüzü şekilleri bakımından üç ayrı bölüme ayrılır.İl topraklarının %78 gibi bir bölümü dağlarla kaplıdır.
İlde , akarsuların Karadenize döküldüğü kesimindeki küçük ovacıklar haricinde pek ova yoktur.İlde eğimin çok olmasi nedeni ile kısa ama bol , hızlı ve duzensiz akan pek çok akarsu vardır.İl toprakları kıyıdan başlayarak Güneye doğru birden yükselir.Kimi yerlerde dağlar Karadeniz'e dik olarak iner.Kıyıdan 10-15 km. güneyde ,yükselti 400-500 metreye ulaşır.Daha guneyde ise ,dağların yükseltileri 2500-3000 metreyi de aşar.Bu yüksek dağlar arasında ekonomik bakımdan önem taşıyan yaylalar vardır.Platoların il alanı içindeki payı %21 dir.Güneydeki yüksek dağlardan doğan irili ufaklı bir çok akarsu ,il topraklarında vadiler açmıştır.
Yeryüzü şekilleri açısından il alanının %78'ini dağlar ,%21'ini platolar ve %1 gibi düşük bir bölümünü ise ovalar oluşturmaktadır.İl alanının büyük bir bölümünü oluşturan dağlar kıyıya koşut olarak uzanır.Bu dağlar ,doğu karadeniz kıyı dağlarının devamıdır.Bu dağların yükseltileri il alanında ,batıdakıne göre bir hayli artar.Doğu karadeniz kıyı dağları il alanı içerisinde kuzey doğu yönünde bir yay cizer ve daha kütlasel bir sıra dağ görünümü alır.Batıdan doğuya doğru olarak yükselir.Bu dağlarla deniz arasında kalan alan yüksek bir yayla görünümündedir.il topraklarının büyük bir bölümünü kaplayan bu dağ sıraları arasında 3,737 metre yükselti ile kaçkar Dağı ile yükseltileri 3,000 metreyi aşan çok sayıda tepe vardır.

DAĞLAR
Doğu karadeniz dağlarının devamı olan kaçkar Dağı karadeniz bölgesinin en yüksek ,türkiyrnin ise 4 büyük dağıdır.Kaçkar dağı ,Rize ,Artvin ve Erzurum il sınırlarının birleştiği noktadır.Kaçkar dağının kuzeydoğusunda yer alan Barut dağı (3,521m) Ziglat Dağı(3,511m), guney batısında yer alan Verçenik Tepesi (3,711m) ve Hipot dağı (3,560m) ilin diğer yükseltileridir.

PLATOLAR
Yeryüzü şekilleri açısından dağlardan sonra ikinci onemli sırayı platolar oluşturmaktadır.İl topraklarının %21 lik bölümünü platolar kaplamaktadır.Rize ilinde cok sayıda yayla vardır.Yaylalar ,ilin guneyini boydan boya çevreleyen dik ve yalçın dağ sıralarıyla daha kuzeydeki ormanların ortalama yükseltileri kabaca 1,500 m dolayındadır.Geniş çayır ve otlaklar olan yaylalar ,ekonomik etkinlik bakımından büyük önem taşır.

RİZE'DE ÖNEMLİ YAYLALAR

İkizdere'de :Varda -Gölyayla-Cimil-Ovit
Çayeli'nde : Hazande
Pazar'da: Ambarlı-Cahperik-Kito-Cürmanunman-kapar
Çamlıhemşin'deki: Çat-Kale-Varoş-Elevit-Trovit-Palovit-Çiçekli-Ayder-Başhemşin-Çermik-Salinov-Dahter-Kavran-Verçenik-Ambarlı-Samistal-Pokut-Kıto-Hapivanak-Hamlakit-Amlakıt-Nafkar.

Rize ilinde pek önemli ova bulunmamaktadır.Yalnızca ,akarsuların denize döküldüğü kesimlerde küçük dolgu ovaları oluşmuştur.Rize'de ovalar il akanının %1 gibi küçük bir bölümünü kaplamaktadır.Doğu karadeniz dağlarının yüksek kesimlerinden kaynaklanan akarsular,il topraklarını çeşitli vadilerle parçalayarak karadenize akar.Birbirlerine koşut olarak akan çok sayıda akarsuyla yarılmış bu vadiler,çok derin ve çok yamaçlıdır.

RİZE'de VADİLER
Çamlık deresi-İyidere-Cimil deresi-Büyük dere-Kıbledağı deresi-Çağlayan deresi-Ortaköy deresi gibi akarsuların vadileridir.RİZE akarsu yönünden de zengin bir ilimizddir.Bunlar güneydeki dağlardan kaynaklanıp ,kuzey yönünde akarak kısa sürede karadenize ulaşan sulardır.İl toprakları genelde geçirimsiz olduğundan ,akarsular bol suludur ve sel niteliği taşırlar.

RİZE de AKARSULAR
İyidere_Büyük dere_Ortaköy deresi_Fırtına deresi_Çağlayan deresi ve Kibledağı deresi sayılabilir.
doğangüneş isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 26-05-2007, 02:17 PM   #2
SİTE ADMİN
 
doğangüneş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Biz Türküz Vatan bizim Bayrak bizim VATAN ve BAYRAK şereftir ******** ne bilsin!!!!
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 8.666
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet:
Rep Gücü: 433 Rep: 42311
doğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyor
Cevap: rize

İLİN ADININ KAYNAĞI :
Rize'nin tarihi öncesi hakkında bilgilerimiz sınırlıdır. Yöreye hakim olan orman dokusu nedeniyle, Rize'nin tarih çağları ile ilgili bilgilere ışık tutacak arkeolojik bulgular da bu güne kadar ortaya çıkarılamamıştır. Rize'nin tarihi ancak komşu illerin ve bölgelerin tarihleri ile bağlantılı olarak ele alınabilmiştir.
Rize ilinin adı ile ilgili olarak değişik görüşler ileri sürülmüştür; Yunanca pirinç anl***** gelen Rhisos, Rumca'da "RIZA" olarak dağ eteği anlamında kullanılmıştır. Osmanlıca'da ise "RİZE" ufak kırıntı, döküntü anlamındadır. Ayrıca Erzincan'ın Sakalar dönemindeki "Eriza" olan adının başındaki "e" sesinin düşmesi ile adaş olarak Rize için de kullanıldığı ifade edilmektedir.

İLK TARİHİ İZLER:
Rize ili ve çevresinin bilinen ilk hakim ahalisi, bitişken dilli ve Asya kökenli kavimlerdir. Bunlar Rize ve çevresinde tarım ve hayvancılıkla geçinen yerleşik topluluklarıdır. Bu topluluklardan "KULKU-KULKHA"ların adına, Erzurum yöresini kendi ülkesinin topraklarına katan URARTU kralı II. SARDUR (M.Ö. 765-735) 'un Çıldır gölünün güneyinde TaşköPage Rankingü köyünün üstündeki kayalıklara kazdırdığı çivi yazılı kitabede rastlanmıştır.

M.Ö. 2000'lerde Kafkas dağları ile Karadeniz'in kuzeyinde yaşayan Kimmerler'in Ülkesi, M.Ö. 720 yıllarında Sakalar tarafından işgal edildi. Kimmerler'in Azak denizi ile Kafkaslar arasında yaşayan kolu, Sakalar'ın baskısı ile M.Ö. 714 yıllarında yurtlarını bırakarak Aras ve Çoruh nehri boylarınca yayıldılar. Kimmerler'in bu ilk göçleri, en eski destani Gürcistan tarihi olan "Kartlis-Çkhovrebe"da kartli (Gürcistan) ve komşularını esarete aldıkları ilk seferi diye anılmaktadır.
Daha sonraları Kızılırmak ve Adana Bölgesine kadar hakim olan Kimmerler'den, Trabzon-Bayburt arasındaki Kemer dağı, Rize Çayeli İlçesi çıkışındaki Kemer köyü, Kızılırmak boyundaki Gemerek ile Kars'ın doğusunda yer alan Ümrü gibi coğrafya adları günümüze kadar gelmiştir.

Aşağı Tuna ve Karpatlara kadar Doğu Avrupa'ya hakim olan Sakalar M.Ö. 680 yılında kendilerine itaat etmeyen son Kimmerler'i de yenerek Azerbaycan ve Gürcistan'a yayıldılar. Saka Kralı MADOVA'nın M.Ö. 626'da Medler'ce hile ile öldürülmesi üzerine Heredot'un andığı "Asya'da 28 yıl süren Sakaların hakimiyetleri" sona erdi.

Saka göçleri sırasında, Aşağı Çoruh ve Rize-Batum arasına "Kalaç" adlı bir Türk boyu yerleşmiştir. Bu boyun yerleştiği bölgeye, M.S. 150 yıllarında yazılan PTOLEMEUS'un coğrafyasında Kalarzen, Gürcü kaynaklarda ise Klarc-et (=Klarç yurdu) denmektedir. Batom-Rize arasında güneyden Karadeniz'e esen sıcak rüzgarlar hala "Kalaş yeli" olarak anılmaktadır. Ayrıca Rize yöresindeki Türkmen/Oğuz topluluğu içinde yer alan Askur Boyunun Rize'nin doğusundaki Askoroz çayı diye bilinen çaya adını vermiş olması gerektir. Yine Sakaların Horosan kolunun gelen Arşaklar ve Balkarlar Bayburt çevresi Çoruh vadisi boyunca yerleşmişlerdir. Bu yüzden Bayburt ve İspir'in kuzeyindeki sıra dağlara günümüze kadar ve hece kaymasıyla "Balkal" ve buradan güneye doğru esen yağmur getiren rüzgara da "Balkal yeli" denile gelmektedir. Rize'de Hemşinlilerin en güzel yaylaları Baykal dağlarındadır.

KOLONİ DÖNEMİ :
M.Ö. 670 yılında Ege'de yaşayan Milletoslu denizciler Marmara ve Karadeniz kıyılarında Plinius'un tarihine göre 10 kadar empeion (Pazar yeri) adı verilen ticari nitelikle liman şehirleri kurmuşlardır. Bu arada Rize'nin de Kolonize edilmiş olması kuvvetle muhtemeldir.

Tarihi akış içerisinde M.Ö. 7 YY sonlarında Kimmer akınlarının Anadolu'yu kargaşaya sürüklemesinden faydalanan Medler'in yöreyi istila girişimleri, M.Ö. 550'de Med krallığını yıkan Pers kralı II. Kiros'un aynı şekilde ki istila hareketleri yöredeki savaşçı kavimlerin karşı koymaları nedeni ile Rize çevresinde başarılı olamamışlardır.

Büyük İskender'in Pers kralı III. Darius'u kesin bir yenilgiye uğratması ile eline geçirdiği Anadolu Hakimiyeti M.Ö. 323 senesine kadar sürmüştür. Büyük İskender'in ölümü ile İmparatorluğun devamı niteliğinde olan Pontos, Koppodkida, Bithynia gibi krallıklar kurulmuştur. Ancak Trabzon, Rize gibi bir takım serbest şehirler, bu krallıklara bağlı olmadan varlıklarını sürdürmüşlerdir.

PONTOS VE SELÇUKLULAR DÖNEMİ :
İskenderin ölümünden sonra Komutanları ve Satraplar arasında çıkar egemenlik savaşlarında bağımsızlığını ilan eden Mitridates Kitistes Karadeniz kıyısında Sinop dolaylarına doğru genişleyen Pontos krallığını kurdu. Pontos kralı Farnakes M.Ö. 180'de Rize'yi İşgal ederek krallığı topraklarına kattı.

M.Ö. 5. Yüzyılda Karadeniz'in kuzeyini gezen Herodot sakaların "Alazon" (+Alazlar) boyundan söz eder. M.S. 23-79 yılları arasında yaşayan Romalı PİLİNUS aynı yörede "Laz'lar" (Laz'oi) adlı bir kavim yaşadığını bildirir. 131 yılında Karadeniz kıyılarını gemi ile dolaşan Romalı ARRİANOS, Karadeniz'in doğusunda hakim olan Lazlardan bahseder.

Rize, M.S. 10-395 yılları arasında Roma, 395 yılından itibaren de Bizans hakimiyeti altında yer almıştır.

Sakaların Kars, Iğdır kesimine yakın Gökçegöl ile Alagez dağı arasında yaşayan bir boyu olan Amadunuler 626 yılında İranlıların baskısından kurtulmak için Boy Beyleri Hamam'ın öncülüğünde Çoruh ırmağını aşıp Rize'nin Dampur adlı ıssız yerini şenlendirerek ve bu yöreye HAMAM-A ŞEN (Hamamın şenliği) adını vererek yerleşip yurt tuttular. Bu yöreye bu gün Hemşin denmektedir. 646 yılında yöre Araplar tarafından vergiye bağlanmış olup 737 yılında da kısa bir süre Araplar'ın eline geçmiştir.

XI. Yüzyıldan itibaren Rize'ye Türkmenlerin akınları yoğunlaşır. 1071 Malazgirt zaferi ile birlikte Bizans'tan feth edilen bölgelerde Türk emirlikleri kurulurken, Erzurum-Saltukluları da Çoruh nehri boyları ile birlikte Rize bölgesini hudutları içine aldılar. Alpaslanoğlu Sultan Melikşahın emirlerinden Ebu Yakup ile Emir İsa Böri adındaki Komutanlar 24 Haziran 1080 Posof-Kol zaferi ile Apkaz-Gürcistan krallığını yenerek Giresun'un batısına kadar olan Doğu Karadeniz bölgesinde Bizans'ın Hakimiyetine son verdiler. Böylelikle Büyük Selçukluların yükselme devrinde tüm Anadolu ile birlikte Rize de Selçukluların hakimiyetine girmiştir.

Bu gelişmelerden sonra 100 bin nüfuslu Çepni'ler ile Kürtünler Doğu Karadeniz kıyılarına ve Rize'nin İkizdere kesimine yerleştirildiler. 1098 yılında Danışmenlilerin yöreye kısa bir dönem hakimiyetleri söz konusudur. Ancak Haçlı seferleri yüzünden canlanan Bizanslar, 1098'de Trabzon
ve Rize kesimini Emirüssevahil Sülübey'den aldılar. Çoruh vadisinde yerleşmiş olan Kıpçak boyundan Kubasar ailesi ve taraftarları 1195 tarihinde doğudan yeni-Kıpçakların gelişinden rahatsız olarak Bizans idaresindeki Rize ve Trabzon bölgesine gelip yerleşmişlerdir. İkizdere ve Sürmene'deki 60 aileden çok Kumbasar oymağı, bunların torunlarıdır. IV. Haçlı seferinde Frenklerin İstanbul'u işgali üzerine baskıdan kaçan KOMMENLER soyu, 1204 yılında Rize'yi de içine alan TRABZON PONTOS RUM imparatorluğunu kurmuşlardır.

OSMANLILAR DÖNEMİ :
Trabzon Rumları, 1456 yılından itibaren Osmanlı devletine vergi vermeye başlamış, 1461 yılında Trabzon'u feth eden Fatih Sultan Mehmet 1470 yılında Ali Paşa ismindeki Komutan tarafından Rize ve çevresi Türk egemenliği altına alınmıştır. Böylece Anadolu Türk birliğine katılan Rize bölgesine, 1461 yılı ve sonrasında Çoruh, Amasya, Samsun ve Tokat'tan; 1466 yılında yıkılan Karamanoğlu Beyliği bir daha canlanmasın diye Konya yöresinden; 1501 yılında Şil Şah İsmail'in yıktığı Sünni Akkoyunlulardan Tebriz ve öteki bölgelerden kaçanlardan; 1515 yılında Dulkadırli beyliği kaldırılınca Mara-Elbistan Türkmenleri Trabzon ve Rize yöresine yerleştirildiler.
Yavuz Selim devrinde Trabzon'un doğusundaki dirliklerden bazıları ünlü Oğuz boyu Çepniler'in elinde idi. Fakat Çepnilerin Trabzon'un doğusundaki yerlere ve bilhassa Rize bölgesinde yerleşmeleri sonraki yüzyıllarda olmuştur. Gerçekten Çepniler karada ve denizde yiğitçe mücadele vererek oralarda kalabalık topluluklar halinde yurt tutmuşlardır. Bilhassa Rize şehri ve bölgesinde Çepniler yoğun bir şekilde yerleşmişlerdir. Şimdi Rize şehri ve bölgesinde sadece Türkçe konuşulmasının sebebi bu yoğun Çepni yerleşmesidir. Zamanımızda Rize bölgesindeki köylerde Çepni adlı ailelere rastlandığı gibi, Çepni bu yörede "yiğit" , "gözü pek", "cesur ve çetin", adam manasına geliyor.

Yavuz Sultan Selim'in sancak beyliği sırasında Annesi Gülbahar Hatun Sultan Rize'ye gelerek kendi adı ile anılan camii yaptırmıştır.

19. Yüzyılın başlarından itibaren Rize'de Tuzcuoğullarının isyanı değişik tarihlerde birkaç kez tekrarlanmıştır. 1834 yılında bu isyanlara son verilerek Tuzcuoğulları Rumeli de iskan edilmişlerdir.

Rize, 1867 Vilayet Nizamnamesine göre Trabzon Vilayetinin merkez sancağının 6 kazasından biri durumundadır. 1877 yılında merkez sancağa bağlı nahiye olmuştur. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşının ardından Lazistan sancağı kurulunca Rize hem kaza, hem de bu sancağın merkezi oldu. Birinci Cihan savaşında 9 Mart 1916 tarihinde Rize, Rusların işgaline uğramış, 2 Mart 1918 de bağımsızlığına kavuşmuştur.

CUMHURİYET DÖNEMİ :
Cumhuriyet dönemine kadar sancak merkezi olan Rize, 20 Nisan 1924 tarihinde Vilayet olmuştur. 2 Ocak 1936 tarihinde yürürlüğe giren 2885 sayılı Kanunla Erzurum'dan Yusufeli ilçesi, Rize'de Pazar ilçesinden sonraki arazi parseli, ilçe ve bucaklar alınmak sureti ile bugünkü Artvin ili Çoruh adı ile vilayet haline getirilmiş ve Rize ili de tek ilçesi olan Pazarla kalmıştır. Bugün ise Pazar ilçesi ile birlikte 12 ilçesi bulunmaktadır.

Atatürk'ün Rize'yi ziyareti "Atatürk'ün Sonbahar Seyahatleri" adlı kitapta şöyle anlatılmaktadır:

Atatürk 17 Eylül 1924'te saat 17 sıralarında Hamidiye Kravüzörü ile Rize'ye gelmiştir. Vali, kumandanlar ve halk motorlar ve kayıklarla karşılamaya çıktılar, büyük ve coşkun halk tabakaları karşılama için her türlü hazırlıkları yapmışlardı. Silah sesleri ve coşkun alkışlarla büyük misafir selamlandı.

Çeşitli heyetler, karaya ayak basmış bulunan Reisi Cumhuru büyük bir coşkunlukla karşılamışlardır.

Her tarafı bayraklarla donatılmış olan Rize, bir bayram yeri haline döndü, Reisicumhur hazretleri hükümet konağına ve bunu takiben belediyeye, halk fıkrası ve kumandanlığa teşrif etti. Görüşmek için gelen heyetler de kurbanlar keserek kendilerine büyük sevgi gösterilerinde bulunmuşlardır. Geceleyin fener alayları düzenlenerek bu sevinç devam ettirilmiştir.

Reisicumhur, ayrıca bir hoca heyetini de kabul etmiştir. Bu heyet sunmuş oldukları dilekçede kapatılmış bulunan medreselerin açılmasını arz etmişlerdir.

Gazi Paşa Hazretleri, memleket ve millet için nelerin tehlikeli olacağını ihtar ederek bu heyete özet olarak aşağıdaki sözleri söylemiştir.: "Mektep istemiyorsunuz, halbuki millet onu istiyor, bırakınız artık bu zavallı millet, bu evladı memleket yetişsin, medreseler açılmayacaktır, millete mektep lazımdır." Gazinin bu açıklamaları "Bravo" sesleri ile alkışlanmıştır.

17 Eylül 1924 tarihinde Atatürk'ün Rize'ye teşrif ettiklerinde misafir kaldığı ev bu gün Atatürk Müzesi olarak halkın ziyaretine açıktır.
doğangüneş isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

« trabzon | amasya »
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
"üniversitelerde kılık-kıyafet yasağı" erkişi Siyaset Meydanı 1 02-02-2008 12:28 AM
Rize Bezi’nin (Feretiko) Özellikleri feretiko İlan Verin 2 12-01-2008 02:07 AM
ÇAY HAKKlNDA HERŞEY doğangüneş Damak Tadı (yemek tarifleri) 16 15-11-2007 02:24 PM
Beşiktaş'a Rize Şoku..!!!! onairci Futbol 0 31-10-2007 11:19 PM
Türkiye ile ilgili herşey burda doğangüneş Turizm-Gezi-Seyahat 0 01-09-2007 03:01 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:29 AM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!



Search Engine Friendly URLs by vBSEO