![]() |
| | |||||||
Supermeydan Kadın katogorisi Cinsellik forumu içinde "Cinsel temasla bulasan hastalıklar" başlıklı konu görüntüleniyor, "Gonore (Bel soğukluğu) Cinsel temasla bulaşan erkeklerde sıklıkla üretrit (idrar kanalı iltihabı) ve bel soğukluğu, kadınlarda ise sıklıkla servisit (rahim ağzı bölgesi iltihabı) yapan bir hastalıktır. Etken mikroorganizma (Neisserria Gonorhea) ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Nov 2005 Nerden: Samsun
Mesajlar: 390
Cinsiyet: Rep Gücü: 22 Rep: 1944 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cinsel temasla bulasan hastalıklar Gonore (Bel soğukluğu) Cinsel temasla bulaşan erkeklerde sıklıkla üretrit (idrar kanalı iltihabı) ve bel soğukluğu, kadınlarda ise sıklıkla servisit (rahim ağzı bölgesi iltihabı) yapan bir hastalıktır. Etken mikroorganizma (Neisserria Gonorhea) bu hastalıkların yanısıra farenjit gibi boğaz enfeksiyonlarına da yol açabilmektedir. Hastalık sıklıkla belirti vermez (asemptomatiktir). Eğer belirti verirse şikayetler 1-30 gün sonra ortaya çıkar. Bunlar:
Tedavi edilmediği takdirde üretra (idrar kanalı) ve fallop tüpleri geri dönüşümsüz zarar görerek sterilite (kısırlık) olabilir. Erken teşhis ile tedavisi son derecede kolaydır. Sifiliz (Frengi) Cinsel temasla veya yara yerinden (bütünlüğü bozulmuş deriden) bulaşan ciddi bir bakteriyel hastalıktır. Vücutta kan yoluyla dağıldığından hayati organlara büyük zararlar verebilir. Frengi 10-90 gün içinde, ortalama 21 günde belirtilerini verir. Bunlar:
İlerlemesi durumunda kalp ve merkezi sinir sistemi tutulumuna bağlı olarak ölüm veya felçler gelişebilir. Erken teşhisle kesin olarak tedavisi mümkündür. Klamidya Enfeksiyonları (Klamidyoz) Klamidya mikrobu, tedavi edilmediğinde özellikle kadınlarda üreme organlarına büyük zarar verebilen enfeksiyon kaynağıdır. Özellikle rahim iç dokusu hasarı (endometrit) ve tüplerin hasarı (salpenjit) sonrasında kısırlığa kadar giden durumlara yol açabilir. Enfeksiyonlar genelde gizli seyreder. Belirtileri hafif seyirli olduğundan teşhisi de zordur. Bunlar :
Genital Siğil Human papilloma virusunun (HPV) neden olduğu genellikle cinsel geçişli viral bir enfeksiyondur. Sıklıkla daha önceden enfekte olmuş partnerle korunmasız bir ilişki sonrasında ortaya çıkar. Genital siğillerin tüm toplumda görülme olasılığı %1 dir. En sıklıkla aktif cinsel yaşlar olan 18-25 yaş arasında gözlenir. İnsan papilloma virusu (HPV) genital lezyonlara neden olabileceği gibi genital organlar dışında yerleşimlerde de infeksiyonlara yol açabilmektedir. Daha çok ellerde yerleşen "verukka vulgaris", ayak tabanlarında yerleşen "verukka plantaris" genital bölge dışında yerleşen HPV infeksiyonun diğer örneklerini oluşturur. Genital bölge dışında yerleşme eğilimi gösteren HPV tipleri "dermotropik karakterde virüsler" olarak nitelendirilmektedir. Genital bölgede infeksiyon oluşturan tipler ise "mukozotropik özellik" gösterirler. HPV'nin şimdiye kadar 100 den fazla tipi tanımlanmıştır. Genital lezyonlarda en sık rastlanan tipler 6, 11, 16 ve 18 başta olmak üzere toplam 13 - 15 tip olarak belirlenmiştir. Genital lezyonlar kadınlarda en sıklıkla vulva (dış genital), anus (makad çevresi), vajen ve serviks (rahim ağzı) bölgelerinde, erkeklerde ise penisde ve kasık bölgesindedir. (Yandaki resim) Genital HPV' lerden tip 6 ve 11 genellikle servikal (serviks=rahim ağzı) hafif displaziler ve kondiloma aküminata'da, 16 ve 18 başta olmak üzere 31, 33, 35, 39, 42 ve 51 ise servikal ağır CIN lezyonları ve servikal invaziv kanserde daha sık görülmektedir. Siğil virüsü vucuda nasıl giriyor?İnfeksiyonun girişi genellikle sürtünmeye bağlı travmatize olmuş deri aracılığı ile gerçekleşir. Prezervatif kullanımı geçişi bir miktar azaltsa da tamamen koruyucu değildir. Cinsel ilişki sırasında kadın ve erkeğin çarpışan bölgelerinde, travma sonucu ciltte meydana gelebilecek mikroskopik yırtıklar HPV nin geçişi için zemin hazırlayacaktır. Cinsel ilişkinin sertliği, travmanın derecesini belirleyici faktör olduğundan HPV nin bulaşması ile de doğru orantılı olmaktadır. Cinsel ilişki ile karşı tarafa geçen HPV bir süre latent (gizli) enfeksiyon olarak saklı kalacaktır. Latent, subklinik aşamalardan sonra klinik infeksiyon gelişecek yani hastalık belirginleşecektir. Klinik ve histopatolojik belirtiler genellikle infeksiyonun alınmasından 1-8 ay sonra ortaya çıkar. Virusun viral reprodüksiyon ***lusu gerçekleşirken deride de kalınlaşma, spinal tabakada hiperplazi şeklinde değişiklikler oluşmaya başlar. Sonunda deriden kabarık deri renginde veya kahverengi papillomatöz (dışı pürtüklü ve düzensiz, karnıbahar görünümünde) lezyonlar ortaya çıkar. Ne tür şikayetler yaratır? Siğiller kişilerde kozmetik olarak bir sorun yaratmakla birlikte; ağrı, kanama ve kaşıntı gibi şikayetleri de beraberinde getirebilir. Neden tedaviye gerek var? Siğillerde özellikle kozmetik nedenler, bu lezyonların cinsel eşe bulaştırılmasının engellenmesi ve yarattığı şikayetleri (ağrı, kaşıntı, yanma veya kanama) giderme nedenleri ile tedaviye gerek vardır. Pek çok kişide bu lezyonların olması kişide cinsel isteksizlik, korku veya endişe durumları yaratabilir. Eşe bulaştırma korkusu pek çok kişiyi hemen tedaviye başlatır. Genital Siğillerde TEDAVİ Siğillerin tedavilerinde; cerrahi eksiyon, destrüktif (yıkıcı) işlemler ve ilaç tedavileri kullanılmaktadır. Cerrrahi tedaviler daha çok siğillerin yoğun ve iri kümelenmeler halinde olduğu durumlarda uygulanır. Eksizyonel yöntemler Genel olarak eksizyonel yöntemler dış genital organların HPV enfeksiyonlarında kullanılmazlar. Bunun istisnası ; dış genital organlarda lokalize çok büyük kondilomların varlığıdır. Genital sistemin görünür bölümünde çok büyük kondilomların olması durumunda eksizyonel yöntemlerden yararlanılarak büyük parçalar çıkarılır ve daha sonrasında medikal tedavi ile birlikte destrüktif yöntemlerden biri ile tedavi idame edilir. Dış genital organların kondilomlarında eksizyon amaçı LEEP kullanılabilir. LEEP (Loop Electrosurgical Excision Procedure) ; alternans bir elektrik akımı ile loop uçlarında protein denatürasyonuna neden olarak iki dokuyu ayırabilecek derecede ısı oluşumu sağlayan bir sistemden oluşmuştur. Bu sayede başka hiçbir yere zarar vermeden, son derece rahat bir kontrol ile gerekli patolojik dokunun çıkarılması sağlanacaktır. LEEP'te tecrübeli bir hekim tarafından uygulandığında, kanama riski yok denecek kadar azdır. Ofis şartlarında, lokal anestezi altında uygulanabilmesi, hastanede yatış gerektirmemesi, komplikasyon riskinin çok düşük oluşu, hasta tarafından telöre edilebilirliği ve uygulama kolaylığı bu yöntemin tercih edilmesine neden olmuştur. Destrüktif (yıkıcı) yöntemler Elektrokoterizasyon (elektrokoagülasyon) Bipolar koter ile HPV odaklarının lokal anestezi altında yakılmasıdır. Yeterli destrüksiyon sağlandığından emin olunduğu müddetçe bu gün kabul gören en geçerli tedavi yöntemidir. Özellikle dış genital organlar dediğimiz genital sistemin dışardan görünen bölümünde (cilt ya da mukozal) meydana gelen kondilomların yok edilmesi için idealdir. Çoğu zaman tek oturumda tün odakların yok edilmesi mümkündür. Tedavi süreci kısadır. Kriyoterapi Likit nitrojenle lezyon ve lezyon çevresi dondurulur. Çevre dokuda da destrüktif etkisi nedeni ile tedavi sıkça kullanılır. Bu da elektrokuagülasyon gibi başarılı yöntemlerden biridir. Ancak elektrodun dikkatli kullanılması önemlidir. Fazlaya kaçılması halinde sağlıklı dokularda da hasar meydana getirebileceği unutulmamalıdır. CO2 lazer ablasyonu CO2 esaslı laser destrüksiyonu ile tedavi sağlanır. Başarılı olmakla birlikte diğer tedavi yöntemlerine üstünlüğü olmamasına rağmen oldukça pahalı bir yöntemdir. Ayrıca CO2 buharı içinde HPV bulunabildiğinden solunum sistemi ile bulaşması ve yayılması da olasıdır. Diğer bir zorluk; uygulamanın çok hassas olmasıdır Kimyasal destrüksiyon Bu amaçla biklorasetik asit, triklorasetik asit, podofilin ve podofilotoksin kullanılır. Kimyasal yıkıma bağlı inflamasyon, erozyon, ağrı ve ülserasyon oluşabilir. Hastanın kendisinin uygulaması oldukça zordur. Hastanın görüş alanının dışındaki lezyonlara müdahale etmesi güçtür ve sağlıklı deriye dokundurulduğunda burada da harabiyet meydana getirecektir. Ayrıca günlerce, tekrar tekrar uygulamayı gerektirebilen uzun bir tedavi seçeneğidir. Bebeğe tok*** etkisinden dolayı gebelikte uygulanmazlar. İlaç Tedavileriİlaçla tedavisi ise immunomodulasyon amacıyla (immün direnci arttırmaya yönelik) uygulanan interferon ve imikimod'lardır. Tedavilerinin uzun sürmesi dezavantajlarıdır. İnterferonlar, antiproliferatif ve antiviral etkilerinden dolayı kullanılırlar. Tropikal, sistemik veya intralezyonel kullanım seçenekleri vardır. %5 lik İmikimod (Aldara krem) ise 2003 yılından bu yana ülkemizde de bulunan saşe-krem formunda, yalnızca siğilin üzerine sürülerek o bölgedeki hücresel tip bağışıklığı arttırarak etki eden bir kimyasaldır. Yani bir antiviral değildir. Yalnızca cilt bölgesinde lokalize kalan ilaç o bölgedeki interferon alfa ve sitokinleri aktive ederek immün direnci yükseltir. İmmün direnç yükselince o bölgeye haraket eden makrofaj ve lenfositler viral patolojiyi giderecektir. Gebelikte Kategori B olduğu için güvenle kullanılabilir. Bağışıklık sistemini de aktive ettiği için ileride olabilecek siğil nükslerinin de önüne geçebileceği iddia edilmektedir. Tedavi süresi haftada 3 uygulama ile 16 haftaya kadar uzayabilir. İmikimod' un en çok görülen yan etkisi "eritem" yani ilacın hasta olmayan dokuya sürülmesine bağlı olarak gelişen geçici kızarıklıklardır. Bu nedenle ilaç tatbikinden 6-10 saat içinde ilişki yapılmaması ve sonrasında banyo yapılması önerilir. İmikimode, ülkemizde ve yurt dışında "Aldara %5 krem" adıyla piyasada bulunmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki genital bölgedeki her lezyon siğil değildir. Tedavi öncesinde mutlaka bir jinekolog veya dermatoloğa başvurulması gereklidir. Siğiller uzun dönemde tekrarlayabilir. Özellikle rahim ağzına yerleşmiş olan siğiller ileriki yıllarda az da olsa rahim ağzı (serviks) kanseri riskini arttırmaktadır. Siğil nüksleri (tedavi sonrası tekrarlamalar) neden oluşur? Siğiller yakma, dondurma ve hatta ilaç tedavileri sonrası bile hayatın belirli dönemlerinde tekrarlama şansına sahiptir. Buradaki en sık neden ise vücudun immün (bağışıklık) sisteminin düşmesi sonucu viral enfeksiyonun aktive olmasıdır. Vucütta normalde hiç bir şikayet oluşturmayan bazı virüsler gizli olarak barınmakta ve direnç düştüğü zaman kişilerde hastalıklara neden olabilmektedir. Örneğin pek çoğumuz çok korktuğumuz veya yorulduğumuz zaman dudakta uçuk çıkarırız. Bu aslında, Herpes Tip 1 virüsünün yarattığı bir enfeksiyondur. Aynı şekilde çok fazla stres veya yorgunluğa maruz kalan kişilerde "zona hastalığı" gelişebilir. Bu da aslında omurganın köklerinde yerleşmiş olan "su çiçeği virüsü"nün aktive olarak hastalık oluşturmasıdır. İşte siğillerde benzer özellikler taşıyarak hayatın belli dönemlerinde tekrarlayabilirler. Bu yüzden vücüdun direnci iyi şekilde korunmalıdır. Bu da düzgün beslenme, stesten uzak durma, düzenli bir yaşam ve düzenli egzersiz ile mümkündür. Korunma yolları.. HPV enfeksiyonlarından korunmanın en iyi ve en başarılı yolu bulaşma zincirini kontrol altında tutmaktır. Enfeksiyon cinsel yolla bulaştığı için burada en önemli nokta multipartnerliktir (çok partnerlilik). Kişinin kendisinin ya da cinsel partnerinin multipartnerli olması HPV görülme riskin belirgin bir şekilde artırmaktadır. Condom her zaman koruyucu olamamaktadır. Çünkü condom, pubik bölgeyi korumaz, sadece kadında vajinal ve servikal enfeksiyonlardan koruyucu iken, erkekde glans penisin korunmasını sağlayacaktır. Ancak kadında vulvar ve erkekte de penis kökü ve skrotal enfeksiyonlara açık kalma söz konusudur. Korunma amaçlı aşı çalışmaları HPV'nin E6 ve E7 proteinleri üzerine odaklanmıştır. Bunun nedeni de servikal kanserlerde E6 ve E7 proteinlerinin eksprese edilmesidir. Aşı çalışmaları halen sürdürülmekte olup rutin kullanımları söz konusu değildir. Hastalığın bugün için kesin bir tedavi yöntemi bulunmadığından korunma konusunda eğitim büyük önem taşımaktadır. Kliniğinizde siğil tedavisi yapılıyor mu? Evet. Kliniğimizde lezyonların türüne göre cerrahi eksizyon (lezyonun çıkartılması), krioterapi veya elektrokoter ile uygun şekillerde tedaviler uygulanmakta ve tam kür sağlanmaktadır. Tedavinin süresi lezyonların büyüklüğüne ve kişinin yara iyileşme durumuna göre değişmektedir. |
| | |
| Herşey Yarı Fiyatına.. |
| | #2 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Nov 2005 Nerden: Samsun
Mesajlar: 390
Cinsiyet: Rep Gücü: 22 Rep: 1944 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Herpes Enfeksiyonları (Uçuklar) Herpes; HSV (Herpes Simplex Virüsü) ' nin neden olduğu, klinik olarak iki şekilde görülen bir hastalıktır. Oral tipinde (Tip 1 Herpes) ağız çevresinde yara tarzı lezyonlar oluştururken, genital tipinde (Tip 2 Herpes) benzer lezyonlar genital bölgede oluşturur. Görülen bu lezyonlar devamlı kalıcı değildir, ancak çeşitli zaman dilimlerinde tekrarlayabilir. İki tipi de direkt deriye temasla, masum öpücükle veya cinsel temasla bulaşabilir. Bulaşma yukarıda belirtilen lezyonların yokluğunda olmaz, direkt yarayla temas şarttır. Virüs vücuda girdikten sonra sinir hücrelerine yerleşir. Burada ömür boyu kalır. Vücut direnci düştüğünde reaktive olarak (yeniden aktif hale geçerek) hastalığa özgü bulguları verir ve daha sonra yine ortadan kaybolur. Temizlikle bulaşmanın önüne geçilebilir . Her dört kişiden birinin enfekte olduğu toplumumuzda herpesten korunmak güçleşmektedir. Kesin tedavisi yoktur, sadece dış belirtileri giderici tedaviler uygulanmaktadır. Hepatit B Hepatit B aynı adı taşıyan virüsün karaciğere yerleşip orada çoğalarak karaciğeri tahrip etmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Dünyada cinsel temasla bulaşan hastalıkların en hızlı yayılanıdır. Tek kaynağı insandır. Ülkemizde yaklaşık her 10 kişiden biri Hepatit B virüsü taşıyıcısıdır. Dünyada ise yaklaşık 350 milyon kişi Hepatit B virüsü taşıyıcısıdır. Hepatit B virüsü hasta ya da taşıyıcı kişilerin kanında ve tüm vücut sıvılarında ( tükürük, idrar, ter, semen, vajinal salgı gibi) bulunur. Hastalık sağlıklı kişilere bu vücut sıvılarının temas etmesiyle bulaşır. Bulaşma yolları :
Hepatit B virüsü ile temas eden herkes hastalık bulgularını göstermeyebilir. Virüsle temas eden her 10 kişiden birinde vücut virüsü yenemez ve virüs bir biçimde çoğalmaya devam eder. Taşıyıcı olarak nitelenen bu insanlar kendilerini sağlıklı hissetmelerine rağmen çevreye virüs yayarlar. Hastalığı taşıyanlarda zaman içinde karaciğer yetmezliği, siroz ve karaciğer kanseri gibi durumların gelişme riski vardır. Hastalığın veya taşıyıcılık durumunun tedavisi yoktur, tek korunma yolu AŞILANMAKTIR . Hepatit C Hepatit B'den daha nadir olarak görülen, ancak çok daha kötü sonuçlara yol açabilen ve Hepatit C virüsü yoluyla bulaşan bir viral bir enfeksiyondur. Hepatit C Virüsü (HCV), vücuda girdikten sonra birkaç olasılık gerçekleşir: Vücut Anti-HCV antikorları oluşturarak enfeksiyon oluşturmadan virüsü yok eder ve bu şekilde ömür boyu bağışıklık kazanılmış olur. Vücutta yeterli antikor cevabı oluşmaz ve virüs ömür boyu vücuda yerleşir. Bu şekilde kişi hastalanmasa da hastalığı taşır. Virüs vücuda yerleşir ve sarılık oluşturur. Bu sarılık siroz, karaciğer kanseri ve ölüme kadar gidebilir. Hepatit B, Hepatit C ve AİDS'in bulaşma yolları tamamen aynıdır. Her üç hastalığın da tedavisi bulunmamaktadır. Hepatit B'nin aşısı olduğu halde diğerlerinin henüz bulunmamaktadır. En iyi yol hastalıktan uygun şekilde korunmaktır. AIDS İngilizce "Acquired Immune Deficiency Syndrome" baş harflerinin kullanımı ile kısaltılan ve dilimize "Kazanılmış (Edinilmiş) Bağışıklık Ek***liği Sendromu (EBES)" olarak çevrilebilen viral (virüs kökenli) kökenli bir hastalık tablosudur. Vücudun bağışıklık sistemini çökerten HIV virüsünün yol açtığı AIDS hastalığı dünyada her gün ortalama 16 bin kişiyi pençesine düşürmektedir. Hastalık kişilerde; bağışıklık sistemini çökerterek vücudu her türlü mikroba karşı dirençsiz bırakmaktadır. HIV virüsü taşıyıcılarda uzun yıllar sessiz kalıp hiç bir belirti vermeyebilir, diğer hastalıkların oluşumunu sağlayarak güçsüz kalan organizmayı sinsi bir şekilde yok eder. AIDS 25 - 44 yaşlar arasındaki erkeklerde birinci, kadınlarda ise üçüncü sıradaki ölüm nedenidir. Bulaşma şekilleri : Enfekte kan ürünlerinin nakli veya enjektörlerin kullanımı Prezervatif kullanmaksızın cinsel temas (vajinal veya anal sex) Derideki bir çatlak veya açık yara ile temas eden enfekte vücut sıvısı İyi sterilize edilmemiş aletlerle kulak delme, dövme (tatoo), piercing, diş çektirme, sünnet Hamilelik, doğum, emzirme yollarıyla AIDS; sarılma, aynı bardaktan su içme veya yemek yeme durumlarıyla geçmez. Hastalıklı kişilerin sivrisineklerle teması da hastalığı yaymaz. HIV virüsü tükürükte de tespit edilmiştir ancak öpüşmeyle bulaşma riskinin pek olmadığı düşünülmektedir. Unutulmamalıdır ki, bir insanın sağlıklı görünmesi onun HIV taşımadığı anl***** gelmez. AIDS'in belirtileri zayıflamış bağışıklık sistemine özgü belirtilerdir. Bu yüzden bu belirtiler AIDS'in spesifik belirtileri değillerdir. Bunlar: * Günler veya aylar süren ateş * Gece terlemesi * İştah azalması * Uzun süreli yorgunluk hissi * % 10 dan fazla kilo kaybı * Eklem yerlerinde ve kaslarda ağrı * Nedeni belirsiz , uzun süreli boğaz ağrısı * Nedeni belirsiz lenfadenopati (lenf bezlerinin şişmesi) * Uzun süreli ishal (diare) * Tekrarlayan enfeksiyonlar * Vücudun belli yerlerinde çıkan ve iyileşmeyen yaralar Tüm bu belirtiler daha bir çok viral hastalıklarda da görülebileceğinden ötürü kesin hastalığı kesin olarak ayırt etmez. Korunma Yolları Gerçektende aşağıdaki kurallara uyulursa bu hastalıklardan korunmak mümkündür . Tanımadığınız bir kişiyle cinsel ilişkide bulunmamak korunmanın en güvenli yoludur. Her türlü cinsel ilişkide prezervatif kullanılmalıdır. Tek eşlilik (monogami) diye adlandırdığımız " tek bir cinsel partnerin bulunması " önemlidir. Cinsel partnerinizin geçmişinde böyle bir hastalık olmasa da korunma yollarını tercih edilmelidir. Bazen partneriniz size doğru söylemiyor olabilir . Cinsel ilişkiden önce partnerinizde olabilecek olası bulguları dikkatlice inceleyin, eğer ondan şüpheleniyorsanız veya partneriniz çok partnerli ise ilişkide bulunmayın. Eğer sizde bir CTBH varsa bunu partnerinize bildirin ve cinsel ilişkiden uzak durun. Hamilelikten korunmak için prezervatif dışı yöntemler uygulayan bayanlar bu yöntemleri her ne olursa olsun partnerine prezervatif kullandırmalıdır . Başkasıyla herhangi bir nedenle aynı enjektörü kullanmaktan kaçının. Kan ve kan ürünlerinin kullanımında dikkatli olunmalıdır. Temizlik şarttır. Başkasının özel aletlerini kullanmayınız, kendi özel aletlerinizi de kullandırtmayınız. Eğer bu aletleri kullanmak veya kullandırmak zorunda kalırsanız bir daha kendiniz kullanmadan önce kolonya veya alkolle dezenfekte ediniz. Şüphelendiğiniz durumlarda bir acilen doktora başvurunuz. Günümüzde AIDS'in tedavisi ile ilgili oldukça geniş boyutta ve maliyette çalışmalar devam etmektedir. Şu ana kadar bulunmuş ilaçlar, hastalığa yakalanmış kişilerde ancak yaşam sürelerini arttırabilmiştir. Henüz kesin bir tedavi şekli veya aşısı yoktur. O yüzden hastalığa yakalanmadan korunmak son derecede önemlidir. |
| | |
| | #3 |
| Eski Üye ![]() Üyelik tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 2.753
Cinsiyet: Rep Gücü: 144 Rep: 13964 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Gercekten cok dikkat edilmesi ve ozen gosterilmesi gereken hassas konular...herkesin bilmesi gereken onemli bilgiler...Tesekkurler paylasimin icin....
__________________ |
| | |
| | #4 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: Nov 2005 Nerden: Kocaeli/Istanbul
Mesajlar: 556
Cinsiyet: Rep Gücü: 4 Rep: 143 ![]() ![]() | Cevap: Cinsel temasla bulasan hastalıklar Forumumuzda baya bilgili ve bu konularda ilgili bayanlar bulunuyor... Bazılarımız bunların konuşmasından hoşnut olmasada bunlar önemli hususlar... Çok tşk ederim paylaşımın için sibel.
__________________ Yazilan Mesajlardan Memnunsaniz Terazi'ye ( Belki Kullanici Gaza Gelip Daha Yararli Bilgiler Yazar... |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Türk Ceza Kanunu Kadınlara Neler Getiriyor? LUTFEN BAYANLAR BAKIN !! | IRMAK | Hukuk | 1 | 24-08-2008 04:22 AM |
| Cinsel yolla bulasan hastalıklar | doğangüneş | Hastalıklar | 11 | 02-11-2007 03:31 AM |
| İslami bir bakış açısıyla CİNSEL BİLGİLER | doğangüneş | Cinsellik | 0 | 17-06-2007 05:07 PM |
| Gebelikte Cinsel Yasam | sibel | Cinsellik | 0 | 16-09-2006 06:31 PM |
| | |