![]() |
| | |||||||
Hobiler katogorisi Damak Tadı (yemek tarifleri) forumu içinde "ÇAY HAKKlNDA HERŞEY" başlıklı konu görüntüleniyor, "ÇAYIN İÇERDİĞİ GİZLİ ANLAM Ihlamur Çayı Ihlamur : Evli çiftler için "Seni seviyorum" anlamını taşır. Adaçayı Adaçayı : Eşler arasında: "Biz iyi bir aileyiz" mesajı verir. Papatya Çayı Papatya : ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.704
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 421 Rep: 41197 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ÇAY HAKKlNDA HERŞEY ÇAYIN İÇERDİĞİ GİZLİ ANLAM Ihlamur Çayı Ihlamur : Evli çiftler için "Seni seviyorum" anlamını taşır. Adaçayı Adaçayı : Eşler arasında: "Biz iyi bir aileyiz" mesajı verir. Papatya Çayı Papatya : Temiz bir kalbin simgesidir. "Fikirlerini paylaşıyorum" mesajını verir. Nane-Limon Çayı Nane : Sana karşı içimde sıcak hisler besliyorum. Limon : Gerginliğini at, rahatla biraz. Form Çayı tamamen doğal bir bitki karışımıyla ideal kilonuza kavuşmanıza ve bu ideal kiloyu korumanıza yardımcı olmak için sizlere derlediğimiz doğal bir içecektir. Bunu vücudun yağ dokularındaki yağ moleküllerini çözerek, suyla dışarı atma yöntemiyle yaptığı biliniyor. Doğuş Form Çayı gün içinde gereksinim duyduğunuz enerjiyi de doğal yollardan karşılayabileceğiniz harika bir içecektir. Özellikle hanımların formlarını koruma adına yaptıkları faaliyetlerin yanında alacakları Doğuş Form Çayının da etkili bir yöntem olacağını göreceksiniz. Kuşburnu Çayı Çin Gülü (Kuşburnu) : Zarif ve çok güzelsin Böğürtlen Çayı Böğürtlen : Alçak gönüllülüğü ifade eder. Elma Çayı Elma : Sözüme sadık kalacağım
__________________ |
| | |
| Sponsored Links |
| | #2 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.704
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 421 Rep: 41197 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: ÇAY HAKKlNDA HERŞEY Evde Buzlu Çay Yapımı * Kalan demi uygun bir cam kaba boşaltınız, Özellikle buzlu çay yapmak için çay demlerseniz veya kalan demi buzlu çay yapmak için kullanmayı düşünüyorsanız demi bir an önce posadan ayırırsanız daha güzel bir aroma elde edeceksiniz. İçine ağız tadınıza göre şeker koyup karıştırarak eritiniz, Karışıma buz kalıplarını atınız, Limon suyu ilave ediniz, karıştırınız Dem açılıncaya kadar normal su ilave ediniz Karışımı mikserle köpüklenene kadar çırpınız, İYİ BİR ÇAY DEMLEMEK İÇİN Çay, nem ve harici kokulardan etkilenmeyecek şekilde kapalı ambalajda muhafaza edilmeli. Çay iyi su ile yapılır. Kireçli, madenli, klorlu su ile çay olmaz Çayın suyu mutlaka yumuşak huylu, kireç sertliğinden uzak, tatlı bir su olmalı. Porselen demlik tercih edilmeli. Madenî, hele alüminyum demlikte iyi çay olmaz. Demlik önceden ısıtılmalı. Temiz demlik içine beher bardak için bir çay kaşığı dolusu çay konularak ılık su ile yıkanmalı. Su tam kaynama noktasında iken hemen alınıp demliğe aktarılmamalıdır. Demliğe aktarılırken, kaynamanın durması, 100 C'den birkaç derece aşağı sıcaklıkta olmasına dikkat edilmelidir. Çaydanlıkta kaynar suyun ateşi kısılarak demlik çaydanlığın üzerine oturtulmalı ve dem kaynatılmamalı. Çayın demlenme süresi yabancı çaylarda 5-7 dakika Türj çaylarında 10-15 dakika olmalı Demleme müddeti çayın cinsine ve içenin zevkine göre değişir, aromanın tam elde edilmesi için bu süre Türk çaylarında 20-25 dakikaya kadar çıkartılır, yabancı çaylarda ise 10-15 dakikayı aşmamalıdır. Demlenmeden sonra, dem ile posa birbirinden ayrılmalıdır. Demlenen çay yarım saat içinde içilmelidir. Çay Alırken, Saklarken ve Demlerken Dikkat Edilmesi Gerekenler Çayı Satın Alırken, Depolarken: Satın alınacak çay, satıldığı markette deterjan, parfüm, kedi-köpek mamaları…gibi kokulu ürünlerden uzaktaki raflarda teşhir ediliyor olmalıdır. Teşhir edilme öncesi ilk depolama koşulu da çok önemli olup, koliler içindeki ilk depolama da teşhir reyonundaki koşullarla aynı şartlarda olmalıdır. Yani ilk depolama başta olmak üzere kokunun sinebileceği her türlü üründen (parfüm, kedi-köpek mamaları,baharat…gibi) uzakta istif edilmelidir. Aksi takdirde gayet sağlam ambalaj içinde, hatta gayet sağlam koli içinde dahi olsa çay koku alacaktır. Çünkü çay; kimyasal yapısı itibariyle çok çabuk nem ve koku çekmeye müsaittir. * Demek ki iyi bir çay için, satın alınan çayın uygun depoda saklanmış ve uygun reyondan temin edilmiş çay olması ilk adımdır. Satın alınan çay ambalajının sağlamlığı da teşhir edildiği reyon kadar önemlidir. Çeşitli nedenlerle delinmiş, yırtılmış veya patlamış bir ambalaj kötü bir çay tadı için ikinci basamaktır. Çünkü altı çizilerek tekrar tekrar vurgulanmalıdır ki çay; kimyasal yapısı itibariyle çok çabuk nem ve koku çekmeye müsaittir. * Demek ki iyi bir çay için ikinci adım ambalajın sağlamlığıdır. Çayı Kullanırken ve Saklarken: Doğru reyon ve sağlam ambalaj içinde alınan çay, kullanım için açıldığında hava almayan bir kapta, kuru ortamda, yine kokulu ürün diye tabir ettiğimiz deterjan, baharat…gibi maddelerden tamamen ayrı bir yerde muhafaza edilmelidir. *Demek ki iyi bir çay için, tüketicinin açılan ambalajı muhafaza konusunda göstereceği hassasiyet de çok önemlidir. Kullanılan çay paketinde çayla ilgili şunlar gözlenmelidir: Siyah çay kendisine has görünüş, renk ve kokuda olmalı, yabancı koku ihtiva etmemeli, içersinde gözle görülebilen yabancı madde bulunmamalıdır. Yabancı maddeler, siyah çay dışındaki tüm maddeleri kapsar. Çayı Demlerken: İyi bir çay hazırlamak için en önemli faktör suyun seçimidir.Olanağınız varsa porselen demlik ve yumuşak kaynak suyu kullanın. Çay suyunu uzun süre ve yüksek ateşte kaynatmayın. Demleme süresini uzun tutarsanız hem çayınız acılaşır, hem de çaydaki kafein miktarı yükselir. Aynı zamanda suyun oksijeni kaybolur ve lezzeti azalır. Her fincan için bir tatlı kaşığı dökme çay koyunuz. Çayın demleme süresi10-15 dakika olmalı ve demlenen çay yarım saat içinde içilmelidir. Çayın demi kaynatılmamalıdır. Poşet çayların pratikliği ve bir kullanımlık olması işinizi kolaylaştırır. İçmek için soğutmak üzere buzdolabına bırakınız.
__________________ |
| | |
| | #3 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.704
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 421 Rep: 41197 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: ÇAY HAKKlNDA HERŞEY siyah çay ve sağlık Çay en eski çağlardan beri yorgunluğu dinlendirici, ruhu ferahlatıcı, iradeyi canlandırıcı, gözleri kuvvetlendirici özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. Tüm bunların yanı sıra, çayın insan sağlığı açısından büyük ölçüde yararlı olduğu tespit edilmiştir. Özellikle sindirim sisteminde düzenleyici rol almakla birlikte, zihnin yorgunluğuna birebirdir. Çay 25 çeşit aminoasit içermektedir. Tein bu aminoasitler arasında en çok bulunan ve toplam aminoasitlerin %50’sinden fazlasını içeren bir maddedir. Çay polifenolleri tıbbi kullanımda en etkili unsurdur. Çay numunelerinde bu oran, %10-20 arasındadır. Çayda bulunan 28 elementin çoğu insan sağlığına gereklidir. Çay florin içeren bir bitkidir. Günde 5-6 fincan çay içimi ile alınan florin, insan sağlığına zararlı olmadığı gibi diş çürümelerini önleme bakımından oldukça yararlıdır. Çayın deminde önemli miktarda bulunan sodyum ve potasyum, yüksek tansiyonlu hastalar için yararlıdır. Çayın demindeki bakır ve demir düşük olmakla birlikte, çayın kansızlığa iyi gelebileceği söylenmektedir. Çay manganez açısından önemli bir kaynak olup, enzimleri harekete geçirici bir etkisi vardır. Günde beş fincan çay, bir insanın günlük "K" vitamini ihtiyacını karşılamaktadır. Çayın en önemli özelliği tamamen doğal bir ürün olması ve hiçbir yapay renklendirici, koruyucu ve kokulandırıcı içermemesidir. Ayrıca, sütsüz ve şekersiz alındığı sürece kalorisi yoktur ve vücudun su dengesinin korunmasında önemli bir rol oynayabilir. (1) Kanser Önleyici Yapılan araştırmalar hem yeşil hem de siyah çayların tüketilmesinin kanser riskini-özellikle akçiğer, bağırsak ve cilt kanserleri- azaltabileceğini bildirmektedir. Siyah çayın bileşenlerinin antioksidan etkisinin olabileceği, kanser yapıcı hücrelerin oluşmasını engelleyebileceği düşünülmektedir. (1) Çay, genetik özellikleri belirleyen DNA'yı kontrol altında tutmaktadır. Bu da genlerin bozularak kanserli hücrelere dönüşmelerini önler. Eğer DNA doğru bir şekilde kopyalanmazsa, yanlış ve bozuk DNA elde edilir bu da genlerin genel yapısında bir bozukluğa yol açar. Bu bozukluklar da çeşitli kanserlere neden olur. Kanser riskini azaltıyor. (2) Çayın, flavinoid denilen anti oksidanlar açısından zengin olduğu öteden beri bilinmektedir. Bu madde de kanseri önleyici nitelik taşımaktadır.(2) Ağır ve yağlı yemeklerden 1 saat sonra içilen çayın hazmı kolaylaştırır. Çay, vücutta metabolizma sonucu oluşan zararlı atık ve zehirli maddeleri azaltır ve yok eder. Bu olumlu etki, çaydaki (P) vitamini diye adlandırılan antioksidan özellikli fenolik bileşiklerden kaynaklanır. Çay, bu yönüyle de bazı kanserlere karşı insan vücudunu korr. Çaya rengini veren fenolik bileşikler, damar çeperlerini güçlendirir. Sonuçta damar çeperlerinin yırtılması sonucu meydana gelebilecek, başta beyin kanaması olmak üzere her türlü kanama riskini azaltır. (4) Siyah ve yeşil çayın, kalp hastalıkları riskinin yanı sıra mide ve yemek borusu kanseri riskini de azalttığı tesbit edildi. Amerikan Kanser Araştırma Kuruluşu'nun 93. kongresinde, konuyla ilgili yaptıkları bir araştırmanın sonucunu açıklayan ABD'deki Keck Tıp Okulu ve Çin'deki Şanghay Kanser Enstitüsü uzmanları, çayın içindeki anti oksidan bileşik polyphenols'un midede kansere neden olabilen kimyasal maddeleri parçalayarak yok ettiğini bildirdiler. Araştırmayı 45-64 yaş grubundaki 18 bin 344 erkek denek üzerinde yapan Amerikalı ve Çinli bilim adamları, çay içenlerin idrarlarında kansere yol açan kimyasal maddelerin daha az, mide ve yemek borusu kanserinin yarı yarıya az görüldüğünü açıkladı. Havuç, ıspanak, meyve ve diğer sebzelerde bulunan anti kanserojen madde karoten'i yeterli derecede almayan, sigara ve alkol tüketen ve midelerinde H pylori bakterisi bulunan kişilerde mide kanseri riski bulunuyor. Yeterli miktarda çay içen ve mide sağlığına önem veren kişilerde ise bu risk azalıyor.Bilim adamları, çayın içindeki polyphenols maddesinin kansere yol açabilen kimyasal etkenleri önleyici etki gösterirken, C ve E vitamini gibi, proteinleri ve DNA'yı oksitlenmenin meydana getirdiği hasardan koruduğunu, sağlık hücrelerin hasar görmesini önlediğini ve kanser tümörlerinin büyümesini durdurduğunu bildirdiler. (3) Daha önceki araştırmalarda yeşil çayın içinde bulunan polifenol maddesinin, kanser tümörlerinin etrafında oluşan ve tümörleri besleyen kan damarlarını tıkadığı belirlenmişti. Fareler üzerinde araştırma yapan bilim adamları, yeşil çayın cilde sürülen kremlerde kullanılmasıyla da cilt kanserine karşı tedbir alınabileceğini kaydettiler. Yeşil çay içme alışkanlığının bulunmadığı Batı'da, bu yüzden kanser vakalarının Uzakdoğu ülkelerine oranla daha fazla görüldüğü belirtildi. Günde 4-5 bardak yeşil çay içenlerin, cilt kanseri riskinden korunabileceklerini düşünen bilim adamları, cilt kanserine yakalanmış olanlara ise yeşil çayı kür edici bir ilaç olarak tavsiye edemeyeceklerini belirtiyorlar. Bu konuda yapılan araştırmaya ilişkin rapor, merkezi Chicago'da bulunan Amerikan Sağlık Birliği'nin yayın organı "Archives of Dermatology" de yayımlandı. (5) Dr. Lesley A. Mitscher ise geçtiğimiz yıl yayınlanan ''Yeşil Çay Kitabı'' adlı çalışmasında ''Uzakdoğu Paradoksu'' ile yeşil çay arasında bağlantı kuruyor. Çin ve Japonya'da büyük ölçüde sigara tüketildiğine ancak kalp damar hastalıklarının yaygın olmadığına değiniyor. Mitscher, ''Yapılan araştırmalara göre bunun nedeni yeşil çayın kolesterol ve yağ değerlerini iyileştirmesi, tansiyonu düzenlemesi ve damar sertliğini önlemesidir'' diyor. Ayrıca ABD'de yapılan Hücre Biyolojisi Kongresi'nde de Purdue Üniversitesi'nden araştırmacı Dorothy Moore ve D. James Morre ve yeşil çayın kanser hücrelerinin oluşmasını önlediğini ve kanserli hücreleri öldürdüğünü bilimsel olarak açıklamışlar. İki araştırmacı yeşil çayın yapraklarında bulunan EGCg adlı bileşimin özellikle göğüs, prostat ve kalın bağırsak kanserini önlediğini kaydederek günde dört bardak yeşil çay içenlerin korunduklarını belirtmişler. (6) Diş Sağlığı Çay, doğal olarak florür içerdiği için, diş minesini kuvvetlendirir ve ağızdaki bakterileri kontrol altında tutarak plak oluşumunun azalmasına yardımcı olur. Böylece diş eti hastalıklarına karşı koruma oluşturur. (1) Mineral maddeler nedeniyle diş sağlığı için çay içilmesi çok önemlidir. (4) Kalp ve Damar Sertliği Çaydaki kafeinin kalp ve dolaşım sistemi için hafif bir uyarıcı olabileceği ve böylece damar sertliği olasılığını azaltabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, çayın kolesterolü bastırdığına ve kan pıhtılarının oluşmasını engellediğine de inanılmaktadır. (1) ABD'nin Pennsilvania Eyalet Üniversitesi uzmanları, çayın kalbe yararını kanıtlayan 66 ayrı araştırmayı gözden geçirerek, sonuçlarını tek bir rapor halinde yayınladı. Kalp hastalıkları ve beslenme uzmanı Dr. Penny Kris tarafından yayınlanan yeni raporda, şekersiz ve sütsüz içilen çayın kalori içermediği, anti kanserojen madde açısından ideal bir kaynak olduğu belirtildi. (3) Dinlendirici & Konsantrasyon Artırıcı Çaydaki kafein, konsantrasyonu, uyanık ve isabetli olmayı attırabilir, tat ve koku alma duyularını güçlendirebilir. Ayrıca, hazım sağlayan sıvıları, böbrek ve karaciğer de dahil olmak üzere metabolizmayı uyarır ve böylece toksinlerin ve diğer istenmeyen maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. (1) Çaydaki kafein nedeniyle çayın dinlendirici özelliği vardır. Çaya özel teanin maddesi, beynin alfa dalgaları yaymasını teşvik eder. Bu dalgalar, uyuşukluk yapmadan dinlenme özelliğindedir. Kafein, sinir sistemini uyarır, damarların genişlemesini, kan devrinin hızlanmasını sağlar. Çay içenlerde zihin açıklığı olur. Ders çalışırken, kitap okurken verimliliği artırır.' (4) Çay, bağışıklık sistemini güçlendiriyor Çayın bağışıklık sistemini güçlendirdiği, her gün beş fincan siyah çay içenlerin vücudunun hastalıklara karşı dirençli hale geldiği bildirildi. Britanya Bilim Akademisi’nin yayın organı olan dergide yer alan habere göre, ABD’li araştırmacılar, çayın içindeki bazı bakterilerde, tümör hücrelerinde, parazit ve mantarlarda bulunan kimyasallar olduğunu belirledi. Çay içildiğinde bu kimyasallarla karşılaşan insan vücudunun, savunma sistemini geliştirdiği öngörülen araştırmada ileride bir hastalığın parçası olarak aynı kimyasallarla karşılaştığında da direnç gösterdiği belirlendi. Yapılan araştırmada uzmanlar ‘alkilamin antijen’ adlı kimyasalların bağışıklık sisteminde enfeksiyonlara karşı direnişin ilk ayağını oluşturan gama-delta T hücrelerindeki etkisini inceledi. İnsan gamma-delta T hücreleri, önce antijenlere maruz bırakıldı, daha sonra da aynı kimyasalı taşıyan bakteriyle temas ettirildi. Hücrelerin bakteriye karşı 10 kat daha güçlü direndiği görüldü. Daha önceden bu antijenlere maruz bırakılmayan hücrelerinse enfeksiyona belirgin bir tepki vermediği görüldü. Sonuçları inceleyen Brigham and Womens Hastanesi, Harvard Tıp Okulu ve New Hampshire Üniversitesi uzmanları, aynı işlemi gönüllüler üzerinde denedi. Deneklerin yarısı dört hafta boyunca her gün beş fincan siyah çay, diğer yarısı aynı miktarda kahve içti. İki hafta sonunda çay içenlerin bedeninin hastalıklarla savaşan kimyasalları daha fazla ürettiği, kahve içenlerdeyse bir değişiklik olmadığı görüldü. Diğer Faydaları Çayın, vücuttaki zararlı maddeleri yok eder. (4) İshali durdurur. (4) Böbreklerin daha iyi ve düzenli çalışmasını sağlar.Çaydaki teobromin ve teofilin maddeleri de idrar sökücü özelliğe sahiptir. (4) İçerdiği mineral maddeler nedeniyle vücuttaki mineral madde dengesinin kurulmasında sudan çok daha etkilidir.(4) Çay banyoları, sıcak çay emdirilmiş temiz tülbent veya pamukla yapılan kompres ve pansumanlar, göz ve ciltteki bazı rahatsızlıkları giderir, dış derideki hemoroid memelerini küçülttüğü ve ağrıları dindirir. (4)
__________________ |
| | |
| | #4 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.704
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 421 Rep: 41197 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: ÇAY HAKKlNDA HERŞEY YEŞİL ÇAY ve SAĞLIK Dünyada Çin ve Japonya başta olmak üzere Hindistan, Endonezya ve Rusya’da yurdumuzda ise Doğu Karadeniz Bölgesinde yetiştirilmektedir. Kışın yapraklarını dökmeyen kısa boylu beyaz çiçekli ağaççıklardır. Çok eski çağlarda Çinliler çayı ilaç olarak kullanırlar, baş ağrısını giderdiğini, ateşi düşürdüğünü söylerlerdi. Özellikle yeşil çayın damar tıkanıklığını giderdiğini, mide kanserini oluşturan hücreler üzerinde engelleyici etkileri bulunduğunu tespit etmişlerdir. Yeşil Çayın ana unsurları ‘‘polifenollerdir’’. Bu özelliğinden dolayı sindirim sistemini ve vücut ısısını düzenler. Ayrıca Yeşil Çay, C Vitamini açısından da zengin bir içecektir. Yeşil Çayın insan sağlığı üzerindeki koruyucu etkilerini araştırma çalışmalarına dünyanın çeşitli yerlerinde devam edilmekte, her geçen gün yeni bir özelliği ortaya çıkarılmaktadır. Bu nedenledir ki üretim ve tüketimi her yıl giderek artmakta, toplumun yakın ilgisini görmektedir. Yeşil çay içindeki kateşinler sayesinde : Kanser riskini azaltır. (Reduces incidence of cancer) (1, 3, 5, 20) Yeşil çay yemek borusu kanserini erkeklerde %57, kadınlarda %60 oranında önlemektedir.(22) Yeşil çay düzenli içilmesi halinde prostat kanseri riskini üçte iki azalmaktadır. (27) Yeşil çay deri kanserine yol açan ultroviyole ışınların zararından korur. (28) Tümörü küçültür. (Reduces tumors) (1) Antioksidandır. (Reduces oxidation by active oxygen) (1, 20) Yeşil çaydaki antioksidan E vitaminindekinden 20 kez daha kuvvetlidir. (12) Kolestrolü düşürür. (Lowers blood cholesterol) (1, 7, 8, 20, 25) Tansiyonu ayarlar. (Inhibits increase of blood pressure) (1, 9, 21) Kan şekerini ayarlar. (Inhibits increase of blood sugar) (1) Bakterileri öldürürür. (Kills bacteria) (1) Grip virüsünü öldürür. (Kills influenza virus) (1) Ağız kokusunu önler. (Prevents halitosis) (1, 30) Yeşil çay içindeki C vitamini sayesinde : Stresi azaltır. (Reduces stress) (1) Gribi önleyicidir. (Prevents flu) (1) Yeşil çay içindeki kafein sayesinde : Performansı etkiler,yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırır. (Stimulates wakefulness - removes fatigue and sleepiness) (1, 2, 21, 23) İdrar söktürücüdür. (Acts as diuretick) (1, 20) İdrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerinde kullanılıyor. (21) Yeşil çay içindeki flavonoidler sayesinde : Kan damarlarını güçlendirir. (Strengthen blood vessel walls) (1) Yeşil çay içindeki polisakkaridler sayesinde : Kan şekerini düşürür. (Lowers blood sugar) (1, 10, 11) Yeşil çay içindeki fluorid sayesinde : Diş çürümesini engeller. (Prevents cavities) (1, 15, 16, 20) Yeşil çay içindeki E vitamini sayesinde : Antioksidan olarak rol oynar. (Acts as antioxidant) (1) Yaşlanmayı geciktirir. (Regulates aging) (1, 4, 12) Yeşil çay içindeki EGCG (Epigallokateşin Gallat) adlı kimyasal madde sayesinde : Kanser hücrelerinin gelişmesini önlüyor. (32) Akciğer, mide, bağırsak karaciğer ve deri kanserlerini önleyici etki yapıyor. Alzheimer'i önleyici (33) Sigara kullanımının toksik etkisini azaltıyor. (20) Yeşil çay içen hamile kadınlar sorunsuz bir doğum gerçekleştirebilirken, sakat çocuk dünyaya getirme riski de azalacak. (33) Yeşil Çay: Anti enflamatuar, hücre yenileyicidir. (6, 20) Arterioskleroz riskini azaltır. (20) Damar sertliğinden koruyor. Kılcal damarları büzerek ödem oluşmasını önlüyor. (21) Deriyi besler (4) Kalp ve dolaşım sistemini olumlu etkiler ve, hastalıklarını azaltır. (20) Kemik erimesini engelliyor. (21) Kilo verdirir. (31) Mide ve barsak problemlerini hafifletir. (6) Migreni geçiriyor. (21) Sürekli kullanımı, romatizmal hastalıkların tedavisinde fayda sağlar. (20, 29) Vücuttaki yağların yakılma sürecini hızlandırarak diyetleri destekler.(20) İstenmeyen yeğların %30'unu absorbe eder.(24) Kaynaklar: -------------------------------------------------------------------------------- 1) I.Oguni and Y. Hara,"Green tea has many medicinal activities for preventing disease such as cancer, cardio-vascular diseases and diabetes". (published by The Chunichi-shinbun, Nagoya, Japan), PP.1-289 (1990). 2) Green tea *******es the body, Daisan 3) I.Oguni, Metabolzsm and Disease, 29, 453, (1992). 4) Yeşil Çay - Doktor Doğa, Niyazi Öztürk "Yeşil çay, duyarlı ciltleri yatıştırır, olgunlaşma aşamasındaki deriyi besler ve vaktinden önce yaşlanmaktan korur." 5) I.Oguni and ShuJun Cheng,Annual Report of the Skylark Food Science Institute,No 3,57(1991) 6) Hangi Bitki Hangi Derde Deva, Türk Point "Yeşil çay, hücre yenileyici, vitamin, enzim ve koenzimlerden dolayı güç deposu olarak kullanılır. Sindirime iyi geliyor." 7) K. Muramatsu and Y. Hara, J. Nutr. Sci. Vitaminol, 32, 613 (1986). 8) K. Goto, S. Kanaya and Y. Hara, Proc. of the International Symp. on Tea Science, 314 (Shizuoka, Japan;August,1991) 9)Y. Hara, T. Matsuzaki and T. Suzuki, Nippon Nogeikagaku Kaishi, 61,803(1987). 49~ 10) H. Asai, Y. Kuno, H. Ogawa, Y. Hara and K. Nakamura, Kiso to Rinsshyo, 21, 163 (1987). 11) M. Shimizu et al., Yakugaku Zasshi, 108, 964 (1988). 12) T.OKUDAet al.,Chem.Pharm.Bull.,31,1625(1983). 13) Y. Hara and T. Ishigami, Nippon Shokuhin Kogyo Gakkaishi, 36, 996 (1989). 14) T. Shimamura et al.. Jpn. f.Bacteriol., 44, 669 (1989). 15) M. Hattori et al., Chem. Pharm.. Bull., 38, 717 (1990) 16) S. Sakanaka et al.. Agric. Biol. Chem., 53, 2307 (1989). 17) F. Okada, Chagyo Kenkyu Hokoku, 48, 52 (1978). 18) T. Shimamura et al., Lett. APPI. Microbiol., 11, 38 (1990). 19) H. Nakane and K. Ono, Biochemistry, 29, 2041 (1990) 20) Yeşil Çay, Nilgün Bilim, Türkiye Gazetesi, 31 Mart 2003 "Japonya'daki Saitama Kanser Araştırmaları Enstitüsü, önerilen yeşil çay kullanma miktarı günde 6-7 fincandır." 21) Zaman Gazetesi, Neriman Kara, Ziraat Mühendisi, 02.12.20043 22)Yeşil Çay İlaç Gibi, Türkiye Gazetesi, 29.10.2001, 100.Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hayri Çoşkun açıkladı. 23) The National Center of Neurology and Psychiatry at the National Institute of Mental Health (NIMH) in Tokyo 24) From "The Wrinkle Cure" - The perricone Prescription by Nicholas Perricone Publisher: Warner Books; (May 2001) 25) Vanderbilt University Medical Center 26) Researchers at University of Rochester 27) Researchers at Curtin University 28) Researchers from University of Minnesota in Austin 29) Researchers from Case Western Reserve University's School of Medicine 30) Scientists at University of Illinios in Chicago 31) Scientists at the University of Chicago 32) Yeşil Çayın Sırrı Çözüldü, Hüriyet Gazetesi, 16 Mart 2005, "Uzmanlara göre, yeşil çayda bulunan ve EGCG adı verilen bir kimyasal madde, belirli bir enzimin hücrelerinin birbirine bağlanma özelliğini engelleyerek, kanser hücrelerinin gelişmesini önlüyor. İspanya’daki Murcia Üniversitesi (UMU) ile İngiltere’deki J n Innes Merkezi (JIC) bilimadamlarının araştırmasından çıkan sonuçlar, yeşil çayın faydasının sanıldığından daha da fazla olduğunu ortaya koydu. JIC’deki araştırmaları yürüten ekibin başkanı Prof. Roger Thorneley, şunları söyledi: ‘İlk kez, EGCG’nin yeşil çayda yüksek miktarda bulunduğunu ortaya çıkardık. EGCG’nin engellediği dihidrofolat redüktaz denen enzim, yeni yapılan kanser ilaçlarının hedefi. Bildiğimiz kadarıyla, kanser ilaçlarının hedefi olan enzimi EGCG’nin engellediği ilk kez belirlendi.’ Araştırmalar, yeşil çayda bulunan EGCG’nin siyah çaydakinden beş kat fazla olduğunu da kanıtladı. UMU’da görevli Dr.Jose Neptuno Rodriguez-Lopez EGCG’nin nasıl etki yaptığını anlatırken, ‘EGCG, aynı kanser ilacı methotrexate gibi kanser hücrelerini öldürüyor’ diye konuştu.33) Yeşil Çayın Yeni Marifeti, Akşam Gazetesi, 16 Mart 2005 34)Alzheimer’e karşı yeşil çay tableti ,ABD’deki Güney California Üniversitesi bilim adamlarının fareler üzerinde yaptığı deneyler sonucu, yeşil çayda bulunan ‘Epigallocatechin-Gallat’ (EGCG) adlı etkin maddenin Alzheimer’i önlediği belirlendi. Aynı etki, insanlarda da belirlendiği takdirde, yeşil çay özünün tablet olarak kullanılabileceği belirtildi.Genetik yapıları değiştirilerek Alzheimer’e programlanan farelere birkaç ay süreyle yeşil çay verildi. Yeşil çayın içindeki etkin maddenin Alzheimer’ın meydana gelmesinde önemli rol oynayan proteinin oluşumunu azalttığı tespit edildi. Farelerde beklenenden yüzde 50 daha az protein oluştu. Ancak araştırmacılar, her gün içilen yeşil çayın aynı etkiyi göstermeyeceğini söylüyor. EGCG etkin maddesinin çayda yüksek oranda bulunmasına karşın, çayın içerdiği diğer etkin maddelerin, Alzheimer açısından EGCG’nin etkisiyle ters reaksiyon oluşturduğu belirtiliyor. Bu nedenle EGCG maddesinin konsantre tablet haline dönüştürülmesi gerekiyor. (Hürriyet Gazetesi, 22 Eylül 2005)
__________________ |
| | |
| | #5 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.704
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 421 Rep: 41197 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: ÇAY HAKKlNDA HERŞEY Çaydaki Bileşikler ve Miktarları Biyolojik Etkileri Polifenoller, Kateşinler ve Okside Olmuş Türevleri % 10~ 25 (Kuru Çay Yaprağında) Kolesterol seviyesini ve kandaki LDL seviyesini düşürür Kan basıncındaki artışları geciktirir Kırmızı kan hücrelerinin pıhtılaşmasını geciktirir Gıda alerjisini önler Barsaklardaki sindirimi geliştirir ve kokuyu önler Flavonollar %06~ 07 Kan damarlarının bağışıklığını artırır Kan basıncını düşürür Kokuyu elimine eder Kafein % 2~ 4 Merkezi sinir sistemini uyarır Ruhsal rahatlık verir Kalbi güçlendirir Astımı önler Metabolik nispeti artırır Bileşik Şekerler (Glikositler) Kan şekerinin yükselmesini önler (diyabete karşı) C Vitamini % 150~ 250 mg Kan kanserini önler Anti-karsinojeniktir E Vitamini % 25~ 70 mg Anti-karsinojeniktir Kısırlığı önler Karoten % 13~ 29 mg Anti-karsinojeniktir Bağışıklığı artırır Sapon Tahminen %01 Anti-karsinojeniktir İltihaplanmayı önler Florid 90~ 350 PPM Diş çürüklerini önler Çinko 30~ 75 PPM Tadım hücrelerinin tat alma bozukluklarını önler Deri iltihaplanmasını önler Bağışıklık seviyesini düzenler Selenyum 1,0~ 1,8 PPM Anti-karsinojeniktir Kalp kaslarının bozulmalarını önler Magnezyum Oksit 400~ 2000 PPM Etil sindirimine yardım eder
__________________ |
| | |
| | #6 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.704
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 421 Rep: 41197 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: ÇAY HAKKlNDA HERŞEY Demlikte kalan çayı atmayın Ayağınız mı kokuyor? Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır. Boğaz ağrılarında Posaları süzülp soğuyan demi boğaz ağrılarında *gargara olarak kullanılır. Buzdolabınız koku mu yapıyor? Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır. Cildiniz çok mu yağlı? Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi oğuşturun, balsam vazifesi görün. Derinizdeki yaraların temizlenmesi Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz. Eliniz balık, soğan mı kokuyor? Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor. Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız yine çay. Elinizi demli çayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı? Gözünüz çapak mı yapıyor? Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına tatbik edin. Saçınız mat mı? Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor. Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız? Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın, diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.
__________________ |
| | |
| | #7 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.704
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 421 Rep: 41197 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: ÇAY HAKKlNDA HERŞEY Çayın Tarihçesi Çay, yüzyıllardır süregelen bir gelenektir. Her türlü gizeme tanıklık eden Doğu’nun dünyaya bir armağanı o… Çay, dünyada sudan sonra, en fazla içilen ve içme alışkanlığı gittikçe artan bir bitki olarak 5000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Yaygın bir efsaneye göre, büyük Çin İmparatoru Shen Nung’ın hizmetlilerinden biri bahçede su kaynatırken bir yaprak kaynayan suyun içine düşer. Yaydığı koku imparatoru etkiler. Kokusunu beğenen imparator, tadını da denemek ister ve çay o gün bugündür insanoğlunun vazgeçilmez dostu haline gelir. Çay konusunda ilk geniş çaplı araştırma M.S. 733-804 yılları arasında yaşayan Lu Yu'ya aittir. "Çay Kitabı" adlı eserinde, çay hakkında; üretiminden tüketimine, sistemli ve kapsamlı bilgi vermektedir. Böylece çay üretimi ve tüketimi daha da yaygınlaşma imkânı bulmuştur. Avrupa’nın bu gizemli tat ile buluşması 17. yüzyılda gerçekleşir. İngilizler, sağlık ve zindeliğin sunulduğu bu sıcak içeceği o kadar çok benimserler ki, bunu bir yaşam tarzı haline getirirler adeta. 18. yüzyılda da bugün dünyanın en büyük çay yetiştirilen bölgesi sayılan Assam ve Seylan Adası’nda çay bahçeleri oluştururlar. Üretilen bu çayları Avrupa’ya hızlı olarak taşımak için de, süratli yelkenliler yaparlar. Türkiye’nin çayla tanışması 1787 tarihinde, Japonya’dan getirilen çay t umlarının ekilmesiyle başlar. Bursa civarında gerçekleşen ilk ekim çalışmaları iklim şartlarının olumsuzluğu nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanır. Ancak 1917 yılında, zamanın Halkalı Ziraat Mektebi Alisi müdür vekili ve botanikçi olan Ali Rıza Erten yapmış olduğu teknik çalışmalar sonucunda 16.02.1924 tarihinde Rize’de çay yetiştirilmesi için meclisten onay alır ve günümüz çay üretiminin temelleri bu şekilde atılmış olur. 1947’ de kurulan ilk fabrika ile üretim hızlandı. Geç bir buluşma olmasına karşın, Türk insanı, çok sevdi çayı ve günün her saatine, her mekanına taşıdı bu sıcacık içeceği… Dünya üzerindeki tarihiyle kıyaslanınca Türkiye’nin çayla tanışmasının geç bir tarihe denk geldiği görülmektedir. Buna rağmen, Türk insanı, çayı çok sever ve günün her saatine, her mekanına taşır.Türkiye'nin Çay Konusunda Dünya Üzerindeki Yeri: Çay tarım alanlarının genişliği bakımından üretici ülkeler arasında 6. sırada, Kuru çay üretimi bakımından üretici ülkeler arasında 5. sırada, Yıllık kişi başına tüketim bakımından dünya ülkeleri arasında 4. sırada yer almaktadır. Dünya Üzerinde Çay İki Çekilde Tüketilmektedir: %75 siyah çay diye tabir edilen fermente edilmiş çay, %25 yeşil çay diye tabir edilen fermente edilmemiş çaydır.
__________________ |
| | |
| | #8 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.704
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 421 Rep: 41197 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: ÇAY HAKKlNDA HERŞEY Çay İçme Sanatı Çay Yapmak Kadar İçmek de Bir Sanattır... İnsan fizyolojisi ve psikolojisi üzerinde çayın kayda değer olumlu etkileri vardır. Dünyaca ünlü Avusturyalı şair Peter Altenberg tarafından, 1913 yılında çayın "ruh banyosu" olarak tanımlanması şaşırtıcı olmayacaktır. Nasıl ki yediğimiz, enerji aldığımız besinler vücudumuzun; kulaklarımızdan girip bütün varlığımızı saran müzik ruhumuzun gıdasıysa; çay da benliğimizi önce içimiyle sonra da tarih içindeki büyülü yolcululuğa çıkarışıyla bulanıklıklardan arındıracaktır. Ruha seslenen bestecinin seçimi gibi çay seçimi de zamanın akışı içinde birey olarak kişi tarafından bulunacaktır. Çay bitkisinin çeşitliliği ve diğer bitkilerle kombinasyonlar üreterek yeni yeni sunumlarının gerçekleştirildiği düşünülürse, elbette ki bu süreç emek ve zaman gerektirecektir. Elbette ki kişiye en uygun çay, çay keyfini ruh banyosu olmaya en yakın kılacaktır. Ünlü bir Çinli Filozof Derki: "ÇAY DÜNYANIN GÜRÜLTÜSÜNÜ UNUTMAK İÇİN İÇİLİR." Bir tutam bitkinin berrak suyla buluşmasıdır... Bir fincan keyiftir çay...
__________________ |
| | |
| | #9 |
| SİTE ADMİN ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 8.704
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet: Rep Gücü: 421 Rep: 41197 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: ÇAY HAKKlNDA HERŞEY Çay Bitkisi Latince adı, Camelia Sinensis olan çayın anavatanının Yukarı Brimanya olduğu kabul edilir. Buradan da kuzey doğuya ve güney batıya yabanıl olarak yayıldığı düşünülmektedir. Günümüze gelinceye kadar çayın başlıca çeşitleri olan Assam ve Çin çaylarından çok sayıda melez oluşturulmuştur. Bugün yaklaşık 1500 çeşit çay vardır. Çin çay bitkisinin almaşık dizilişli derimsi yaprakları, en çok 12 cm uzunluğunda, 2 cm genişliğindedir. Mızrak biçimindeki yaprakların kenarları dişli, kimi zaman hafif kavislidir. Assam çayının yaprağı ise ovaldir ve uca doğru incelir. Çin çayına göre daha sulu olan yapraklarının uzunluğu 15-25 cm’yi, genişliği 10 cm’yi bulabilir. Çin çayı 3-4 m uzayabilirken, Assam bitkisinin boyu 8-15-30 m’yi bulabilir ve budanmadığı zaman bir orman oluşturabilir. Fakat ürünün kolaylıkla toplanabilmesi için bu bitkilerin boylarının 2 m’yi geçmesine izin verilmez. Purning denilen bu işlem sayesinde yoğun bir bitki tabakası oluşur. Tarım alanının iklimi ve deniz seviyesinden uzaklığı, çayın kalitesini belirleyen önemli etkendir. Çin çeşidi, karakteristik yapısı nedeniyle daha çok ılımlı bölgelerde yetiştirilmeye uygundur. Assam çeşidi ise, sıcak bölgelerde de yetişir. Günümüzde Çin ve Assam bitkilerinden çok sayıda melez oluşmuştur. Böylece hem has hem de dayanıklı farklı türler elde edilir. Bunların en önemlisi çok dayanıklı bir ürün olan Assam melezidir. Bu çayın bir fidanı yılda yaklaşık 200 gr ürün verir. Çayın aromasının yoğunluğu, her şeyden önce tarım alanının denizden yüksekliğine bağlıdır. Çay bitkisi ne kadar yüksekte yetişirse, aroması o kadar iyi olur. Deniz seviyesinden 2400 m yükseklikte yetiştirilen Seylan Çayı, üretimindeki zorluğu ve yoğun aroması nedeniyle, son derece değerlidir. Çayın tadını ve kalitesini belirleyen başka bir özellik de, hasat sırasında en üstte bulunan iki yaprakla çay filizinin elle koparılmasıdır. İklim ve toprak gibi sürgün adı verilen çay hasatları da çayın tadının farklılaşmasında etkendir. Çay yaprağında yaklaşık %12 oranında tabaklama maddeleri ve %4 oranında kafein vardır. Çay tadını ve uyarıcı etkisini bir alkoloid olan kafeine borçludur. Çay bitkisinin yaprak uçları ve üstteki yaprakları daha çok kafein içerir.
__________________ |
| | |
| | #10 |
| SİTE ADMİN ![]() |