FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları reklam verin 2008 öss yerleştirme sonuçları reklam verin reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > GİRİŞ > Köşe Yazarları

Cinsiyetçilik

GİRİŞ katogorisi Köşe Yazarları forumu içinde "Cinsiyetçilik" başlıklı konu görüntüleniyor, "40 Derecede Cinsiyetçilik Küresel ısınmadan en dertli iki canlıdan biri kutup ayıları ise, diğeri de kadınlar bence. Türkiye’de yaşayan genç bir kadın olarak bunu kendi deneyimimden söylüyorum. Zira yazın hava ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17-07-2008, 08:53 AM   #1
SUPER MODERATOR
Altın Üye (mayıs 2008)
 
güney - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hak verilmez alınır!!!
 
Üyelik tarihi: Aug 2007
Nerden: adana-ankara
Mesajlar: 1.953
Cinsiyet:
Rep Gücü: 188 Rep: 18536
güney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyorgüney çok gurur duyuyor
Cinsiyetçilik

40 Derecede Cinsiyetçilik




Küresel ısınmadan en dertli iki canlıdan biri kutup ayıları ise, diğeri de kadınlar bence. Türkiye’de yaşayan genç bir kadın olarak bunu kendi deneyimimden söylüyorum. Zira yazın hava ne kadar sıcak olursa olsun, biz Türk kadınının rahat giyinmek gibi bir alternatifi olmaz büyük çoğunlukla. Etek giydiler diye dayak yiyen kızlar ve taciz edildiğinde “tahrik ettiği” nedeniyle suç yine üstüne kalan bir “cins” olmamızın haricinde, köpeklerin asfalta serildikleri yaz günlerinde de namusumuzu korumak için uzun kot pantolon ve koton tişörtle ile gezmek durumunda kalan yine biziz eninde sonunda. Sırf bu yüzden, elektiriği ve suyu ekonomik kullanan elektrikli aletlerin reklamında kutup ayılarının yanında artık bizim de resmimizi koymalarını yetkililere öneririm. Öyle ki, yaz gününde birçok varyasyonu olan tacizden kaçınmak için otobüslerde, metrolarda, duraklarda, sokaklarda uzun pantolonları ve tişörtleri ile terden sırılsıklam olan genç Türk kadınları bu reklam kampanyalarını muhtemelen çok daha fazla benimseyeceklerdir.

Türkiye’de genç kadın olmanın gerektirdiği dirayet en güzel yaz sıcaklarında ortaya çıkar dikkat ederseniz. Siz dolmuşta pişerken sahil şeridinde denize atlayan, deniz soğuk gelince kaldırımlarda ısınan, denizde birbiriyle şakalaşan genç erkekleri görünce ben neden kadınların feminist olduğunu anlarım mesela. Ataerkil eşitsizliği anlamayan ve anlamak istemeyenler için, erkek olmanın ayrıcalığı en basitinden şehirde yaz günü donla denize girebilme hürriyetidir çünkü. Geceleri sokakta özgürce dolaşabilme özgürlüğünü geçtim, yazın yanan asfalttan serin suya özgürce atlayamamaktır beni “kadın”, benim dolmuş camından gördüğüm sırılsıklam insanları “erkek” yapan. 35 dereceyi gören bir günde kot pantolon giymeme özgürlüğüne sahip olmaktır bir nevi. Ve bu özgürlük, ancak o yaz gününde kot pantolonla dışarı çıkmak durumunda kalmamış birine anlamsız gözükecektir.

Hoop bacım!

Ben kadın olmam nedeniyle yaz gününde denize giremediğimden yakınırken, gazetede İstanbul’da bir kadının balık tutarken “içini gösteren” bir elbise giydiği için “hayasızlık suçu”ndan bir yıl hapis cezası aldığını okudum. Sıcaklarla başetmek için bile maça bir sıfır geride başlayan bir “vatandaş” olarak, haber benim sıcaktan dehidrasyona uğramış bünyeme daha da fena dokundu haliyle. Zira donla denize giren, işyerlerinin ya da direkt kaldırımın üstünde üstsüz gezerek görmek zorunda bırakıldığım erkeklerin hiçbiri için kimsenin böyle bir karar vermesi düşünülemezdi. Ayrıca eğer maraz kadının içinin görünmesiyse, o zaman neden gazetelerin web-sitelerinde bikinili kadınları göstermek için abuk subuk “haberler” yazarak erkek okuyuculara bedavadan pornografik yayın yapan erkeklerin hiçbiri hayasız sayılmamıştı? Anlaşılan erkeğin “Göster!” dediği yerde göstermek meşruyken, kadının kendi kararı üzerine dilediğince giyinmesi, “Hoop bacım!”, olmuyordu. Gösterilenle esasen bir problemi olmadığını anladığımız Türk ataerkilliği için sorun göstermek değil de, gösterme kararını kimin verdiğiydi.

Ama şimdi haklarını yemeyelim, ülkemizde hakikaten cinsiyetçiliğe karşı savaş veriliyor. Ben yazın giymek durumunda bırakıldığım kot pantolonlardan yakınıyorum ama bakın, Türkiye’de “ilk defa kadın erkeğe tecavüzden mahkum olmuş!” Yeni TCK tecavüzde sanık statüsünde “cinsiyet ayrımını ortadan kaldırarak ‘kişi’ ifadesine yer vermiş, dolayısıyla eski 765 sayılı TCY’de ırza geçme suçundan sanık ancak erkek olabilecekken yeni TCY’de bundan vazgeçilerek cinsel istismar suçlarında kadınlarında sanık olabileceği” kabul edilmiş. Böylece, kadın erkek eşitliğinde büyük bir adım atılarak, kadının da erkek gibi tecavüzden suçlanabilmesinin önü açılmış! Evet, Türkiye’deki cinsiyet eşitsizliği için ihtiyacımız olan tek eksik de böylece doldurulmuş oldu. Zira kanunların kadının da sanık statüsüne geçebileceği şekilde genişletilmesi, zannediyorum ki benim ve diğer bütün genç Türk kadınlarının onlarla yaşamayı öğrenmek durumunda kaldıkları bütün cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırmak amacıyla yapılan en elzem icraat olacaktır.

Cinsiyet eşitliğine bu derece inanmış otoriteler karşısında, genç bir Türk kadını olarak bana ne yapmak düşer? Öncelikle birilerinin beni koruduğunu kolladığını bilmem, ona göre davranmam gerekir sanırsam. Unutmamam gerekir ki yazın, kışın, evin, sokağın, denizin, kaldırımın hakimi orayı başkalarını düşünmeden dilediği gibi kullanma özgürlüğüne sahip olandır. Haksız yere tacize uğradığınızda sizi taciz edene 57 milyon para cezası, size ise kılık kıyafetiniz nedeniyle hayasızlıktan bir yıl hapis vermeyi adil gören hukuk sisteminin güvencesiyle artık geceleri rahat uyuyabilirsiniz hanımlar. Zira sırf kadınsınız diye sizi elle, gözle, sözle taciz etmeyi kendine hak bilenlerin karşısında artık cinsiyet eşitliği için kanunları yeniden yazan bir düzen var. Eh, eğer siz bunu takdir edemiyorsanız, bu da sizin hayâsızlığınız!

AZER BİNNET: Koç Üni., araştırma görevlisi
__________________
güney isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 17-07-2008, 09:13 AM   #2
1. şiir yarışması birincisi
 
RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ötelerden habersiz nizama lanet olsun ...
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Yaş: 24
Mesajlar: 1.817
Blog Mesajları: 4
Cinsiyet:
Rep Gücü: 296 Rep: 29490
RABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyorRABİA çok gurur duyuyor
Cevap: Cinsiyetçilik

Sevgili Güney,

Tercihler sorgulanamaz...Zira kişi tercihlerinden kendisi sorumludur.

Bence en büyük eşitsizlik kadın-kadın eşitsizliğidir.Kamusal alanlardan ve üniversitelerden içeri girebilen başı açık kadınlarımız ile bu yerlere başıörtülü giremeyen kadınlarımız,kızlarımız arasındaki eşitsizliktir...
__________________
Bİr vicdan ayaklanmasına doğru genişlerse kalbin/ şiir gibi yürürse ince ve narin…
Anla ki herkes değilsin
!
RABİA isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:27 PM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!



Search Engine Friendly URLs by vBSEO