![]() |
| | |||||||
YAŞAM katogorisi Supermeydan Kadın forumu içinde "Yağmur bebeğin hikayesi.." başlıklı konu görüntüleniyor, "hiç kimse ona fikrini sormamıştı bu yalanlarla acılarla dolu dünyaya gelmek istermisin diye oysa hiçbir şeyden habersiz büyüyordu yavaş yavaş bir can verilmişti yağmur bebeğe ve hayatı boyunca çekeceği acılar ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Super Aktif ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.179
Cinsiyet: Rep Gücü: 105 Rep: 10297 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Yağmur bebeğin hikayesi.. hiç kimse ona fikrini sormamıştı bu yalanlarla acılarla dolu dünyaya gelmek istermisin diye oysa hiçbir şeyden habersiz büyüyordu yavaş yavaş bir can verilmişti yağmur bebeğe ve hayatı boyunca çekeceği acılar sevinçler mutluluklar birer birer yazılıyordu kader denen deftere küçük yağmur dünyayı okadar çok merek etmiş olacak ki annesinin karnından biraz önce çıkmak için vargücüyle tekmeler atıyordu dediğinide sonunda yapmıştı 23 mayısta kendi isteğiyle başlatmıştı doğumunu ama bu dünyadan göçmek ne kadar zorsa doğmakta hayata merhabga demekte zordu sırf doktorların isteği üzerine küçük yağmuru 11 gün boyunca orada tutuyordu annesi hiçbirşeyden habersiz çünkğü yağmur yaramazlık yaparak erken gelmek istemişti bu dünyaya 11 günün sonunda anne kız kavuşmak için ameliyathaneye alındı. fakat ters giden bişeyler vardı doktor istanbuldan bursaya gelen bu küçük anneye o şeyi nasıl söyleyeceğini düşünüyordu sonunda doktor herkezi odasına aldı ve o kararı verdi vücutları 11 gün boyunca ciddi bir enfeksiyon kapmıştı fakat doktoru şaşırtan bişiy vardı.nasıl oluyorda 11 gündür yaşıyorlar diye sorutordu kendi kendine aileye açıkladı sonunda saat gece üçü geçiyordu _sabah ilk sizi alıcaz ameliyata fakat şunu bilmenizi isterim.ameliyat çok riskli yani masada kalabilme ihtimali var dedi o sırada küçük annenin gözlerinden iki damla yaş süzüldü. _ya bebeiğimi göremezsem koklayamazsam ben neyaparım onu kim sever benim gibi. diye düşündü.eşiyle son kez vedalaştı.annesini belkide son kez kokladı ve 3 haziran cumartesi sabahı saat yedi buçukta ameliyata alınmıştı.küçük anne hiç korkmuyordu bunuda atlatacaklardı doğacak bebeğide onun gibi inatçıydı hayata anne karnında sımsıkı tutunmuştu çünkü baba aşşada sabırsızlıkla bekliyordu sonucu.o dev ekrandan gözünü ayırmıyorduı. eşiiyle bebeğininde isminin yazacağı ekrandan saat 8 olduğunda sonunda ekranda yazdı .... ...... canlı kız.evet bir kızları olmuştu 9 aydır saklamıştı kendisini ama annesinişn istediği olmuştu bebek ve anne yaşıyorlardı.ama aksilikler bir türlü bitmiyordu anne narkozun etkisinden nfes alamıyordu yani uyanamıyordu son bir hamleyle öksürdü ve anladı ki bebeği doğmuş artık o güzel tekmeler yoktu.anneyi uyandırma odasına aldılar.hemşire doktora _bu daha çok küçüğk uyanırken ortalığı yıkar demişti ama küçük anne sesini bile çıkarmamıştı.onun merak ettiği tek şey. bebeğinin ne olduğu hemşireye narkozun etkisinden böbeğim nerede demişti. kelimeleri toparlayamıyordu.hemşire yukarda sağlıklı sen odana gidince yanına verirler bişey yoksa dedi _neyim oldu. dedi anne.hemşire: _kızın oldu.dedi saat 12 de anneyi odasına almışlardı.eşi geldi daha sonra yanına. _bebeğim nerede neden vermiyorlar. _merak etme bebeğimiz çok iyi tıpkı sana benziyo simsiyah saçları var heryeri sana benziyor. dedi baba peki yaz gözleri.dedi anne ağlayarak _gözlerine bakamadım çünkü açmamakta inat etti cadı.dedi baba oysa anneden saklanan sır vardı.sonunda teyze girdi içeri ve babaya ne zaman söyliycez dedi babayı dışarı çağırıyordu anne iyice ağlamaya başaladı bişey oldu bebeğime dimi diyordu çaresiz baba söyleyemedi ablası: bak kardeşim bebeğin bu hastanede değil.başka hastaneye götürdüler burda boş küvez yokmuş dedi. anne ağlıyordu hıçkırıklara boğularak.ortada gizlenen bir şey vardı. bubu8 hissede biliyordu.ertesi gün küçük anne taburcu oldu.ve hemen bebeğinin yanına gitmek istedi dikişlerinin acısından yürümekte zorlanıyordu.5 dakka sonra hastanedeydiler yasansörle yukarı çıktılar bir kolunda eşi bir kolunda annesi çok zor yürüyordu.eşine _hangi oda diye sordu eşinin gösterdiği odaya ikisininde ellerini bırakarak koşar adımlarla gitti tek başına.çünkü oraya vardığında bebeğini görecekti bütün acılarını unutmuştu odaya vardığında daha bebeğini görmeden ağlamaya baaşladı.odanın ortasında kala kalmıştı.sadece hıçkıra hıçkıra ağlıyordu ananesi duruyordu bebgeğinin yanında yavaş yavaş küveze yaklaştı.bebeği dünya güzeliydi.ama çok küçüktü.simsiyah saçları ve çekik gözleriyle japonlara benziyordu.anne ağlarken baba bişey _bak sana ne yapıyor.dedi ve annesini güldürmeyi başarmıştı.ananesi: _dokunmak istermisin bebeğine.dedi ve küvezi açtı annenin elleri titriyordu.başını okşadı şevkatle. daha yaşı 18 di küçüktü belki ama o artık bir anneydi her annedeki duygular ondada vardıa rtık ve ayrılış vakti gelmişti eve dönerken hep bebeğini düşündü beyni allak bullaktı hala saklanan gerçeği düşünüyodu ertesi gün eşi hastaneye gitti ve gelen o telefonla gerçeği öğrenmişti ama annesi ve ablası hayır diyorlardı _telefondaki ananesinin sesiydi ameliyata yeni aldılar diyordu.konuyu kapamışlardı.küçük anneye türlü türlü yalanlar attıar unutması için ardından pansumana gittiler.annesi arkadaşına söylemişti ameliyat olacağını torununun pansuman sırasında anne ameliyat olcakmış ama ne ameliyatı söylemiyolar dedi annesinin arkadaşı _önemli bişey değil kızımyemek borusunda bişey varmış onun için olcak belkide şimdi çıkmıştır ameliyattan dedi belkide başkasından duyması iyi olmuştu.allah o saatten sonra anneye öyle bir sabır vermişti ki anne herşeye iyi tarafından bakıyordu ağlamadı sadece herşeyi biliyordu meleği 2 kiloyla ya masada kalırsa ama bi kere azraiili yenişti şimdide yenecekti çünkü o annesinin kızıydı telefon geldi kurtuldu dediler.anne l asalığının aaafini bile çıkaramadan 2. gün ayağa kalkmıştıhastaneye gitmek istiyordu her gün gitmeye başladılar tek merak ettikleri gözleriydi gözleri kime benzeyecekti annesi gibi denizgözlümğü yoksa babası gibi kahverengimi sonunda ufaklık açtı gözlerini ama hiçbirine benzemiyordu saçları gibi kömür karasıydı 15 gün sonra küvezden çıkarttılar bebeğini emmeyi beceremiyordu çünkü 15 gün boyunca küvezde burnundan midesine salınan ogs ile beslenmişti 17.gün taburcu oldular.enne bursada baba istanbuloda.evlilik yıldönümlerinde bile ayrıydılar ilk evlilik yıldönümleriydi oysa annenin ne çok hayalleri vardı oysa bebeği karnında eşiyle türkü bara gideceklerdi ama olmadı hastaneden taburcu olduklarında kimse gelmemişti onları almaya taksiye binerek ablasının evine gitti önce.oradan ananesine geçti.biran önce haftasonu olsunda evime gideyim diyordu kendi kendine, ama sınavları daha bitmemişti.2 gün sonra gece küçük anne fenalaşmıştı.apartopar hastaneye kaldırdılar.ve işte gelen çaresizlik l asaydı ilaç verilemiyordu.ama çarpıntısı çok fazlaydı.serum yapılacaktımüşadeye aldılar anneyi ama serum bir türlü takılmıyordu.çünkü hemşireler kahve aaafi yapıyorlardı küçük anne daha fazla dayanamadı ve gözlerini akpadı.o sırada kalp krizi geçiriyordu kalp 190a kadar çıkmıştı doktorlar hemen acile aldılar ve hemen tedavisini yaptılar bebeği acıkmıştı anne bir kez daha azraili yenmişti fakat bu seferki çok ciddiydi hayatı boyunca stres üzüntü yoktu.ama allah onu öyle zorlu bi,r sınava sokmuştu ki çok zor görünüyordu.sürekli hastanede olacaklardı artık evine gelmişti sonunda.ve o günden sonra bebeğindeki hastalıklar çoğaldı minicik kalbinde 2 tane delik vardı.bronşit olmuştu.ve ardından midesinde reflü oluştu.zamanla kalp deliklerinden biri kapandı ama kalp yetmezliğine çevirmişti.reflüden dolayı ciğerlerine yemek gidiyordu yoğun bakımda yatmıştı 1 hafta.oksijensiz nefes alamıyordu.ama hiçbir hastane tedavi edemiyordu. ciğerlerindeki o hırıltı bir türlü bitmiyordu.sonunda ameliyat dediler hem reflüsü hemde kalbi için fakat kalp şimdilik önemli değilmiş anne bilmediği yerlere gidiyordu hiç görmediği yerleri görüyordu bebeğinin sayesinde artık hastanelere alışmışltı.haftanın üç günü hastaneye gidiyorlardı.bu güne kadar hep soğuk kanlı oldu bebeği boğulduğunda sakin davranıp nefesini açıyordu.çöünkü o bunları hergün yaşıyordu. oysa yüreği paramparça oluyordu.sadece dışarı yansıtmıyordu.sessiz sessiz ağlıyordu kuytu köşelerde güçlü görünmeliydi değil ölmeyi hastalanmayı bile düşlünemiyordu.hayat karşısında tek başına müğcadele ediyordu. inandığı tek şey bebeği bir gün iyileşecekti evet yağmur bebeğin hikayesiydi bu.kimbilir hayat karşısında daha neler yaşayacak. o küçücük bedeni bunca acıyı kaldırabilkiyorsa yağmur bebeği hiç bir acı yenemez.yağmur bebek şuanda 9 aylık artık anlıyordu doktorları.ve beyaz önlüklü birini görünce ağlamaya başlıyordu çünkü artık bıkmıştı sürekli ilaç kullanması gerekiyordu. daha 9 aylık ama belkide hiçbirimizin kullanmadığı kadar iğne ve ilaçla yaşıyordu bunca şeyin ardından annesinin yağmur bebeğe dediği tek söz _üzülme bebeğim derdi veren allah sana mutlaka dermanınıda verecektir bizim sadece sabretmemiz lazım ben hayatta olduğum sürece seni hiçbir zaman yanlız bırakmıycam.hayat karşısında hiçbir zaman boynunun bükülmesine izin vermeyeceğim.sen benim ilk göz ağrım biricik meleğimisin.seni çookk seviyorum annecim geceleri uykusuz kalsamda beni üzsende senin bir gülüşün bana bütün acılarımı unutturuyor güzel meleğim bir ömür beraber olmak dileğiyle!!! seni canından çok seven annen ....! kaynak ilgin hayat öyküleri..
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! |
| | |
| Sponsored Links |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| | |
| | |