![]() |
| | |||||||
İNSAN katogorisi Biyografi forumu içinde "NAZIM HİKMET" başlıklı konu görüntüleniyor, "Dönemlerinin karanlık güçleriyle savaşan ilerici sanatçılara her ülkede ve her çağda rastlanır.İnsanların mutluluğu ve dünyada güzel bir yaşam için savaşa giren bu ilerici sanatçılar her zaman karanlık güçlerce kuşatılmış,kovuşturulmuş,baskıya uğratılmış ..."
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #11 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Aug 2007 Nerden: adana-ankara
Mesajlar: 2.728
Blog Mesajları: 2
Cinsiyet: Rep Gücü: 397 Rep: 39313 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: NAZIM HİKMET Dönemlerinin karanlık güçleriyle savaşan ilerici sanatçılara her ülkede ve her çağda rastlanır.İnsanların mutluluğu ve dünyada güzel bir yaşam için savaşa giren bu ilerici sanatçılar her zaman karanlık güçlerce kuşatılmış,kovuşturulmuş,baskıya uğratılmış ve öldürülmüşlerdir.Fakat onlar hiç bir baskı ve tehdidin,hiç bir ölümün,hiç bir yalanın;tarihin akışını ,iyiye,güzele,haklıya ve mutluluğa yönelişini durduramayacağını bilirler.Ve bu yazarların yapıtları ve bütün yaşamları gelecek kuşaklara örnek olur. "İNSAN YA HAYRANDIR SANA,YA DÜŞMAN YA HİÇ YOKMUŞSUN GİBİ UNUTULURSUN YA BİR DAKİKA BİLE ÇIKMAZSIN AKILDAN Nazım hiç bir zaman unutulmayandır!!!!!!!!!!! |
| | |
| Herşey Yarı Fiyatına.. |
| | #12 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Apr 2007 Nerden: istanbul Yaş: 26
Mesajlar: 9.373
Blog Mesajları: 8
Cinsiyet: Rep Gücü: 663 Rep: 65233 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: NAZIM HİKMET NE GÜZEL ŞEY HATIRLAMAK SENİ Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken... Ne güzel şey hatırlamak seni: bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin ve saçlarında vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının... İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti... Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının, güneşli bir rahatlık ve etin daveti: kıpkızıl çizgilerle bölünmüş sıcak koyu bir karanlık... Ne güzel şey hatırlamak seni, yazamak sana dair, hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek: filanca gün, falanca yerde söylediğin söz, kendisi değil edasındaki dünya... Ne güzel şey hatırlamak seni. Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine: bir çekmece bir yüzük, ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım. Ve hemen fırlayarak yerimden penceremde demirlere yapışarak hürriyetin sütbeyaz maviliğine sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım... Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinde, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken... BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin Fedakarlığımı anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacağız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben. Ben daha ölümü düşünmüyorum. Ben daha bir çocuk doğuracağım Hayat taşıyor içimden. Kaynıyor kanım. Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini. Ben ölünceye kadar da Bu düzelir herhalde. Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde? İçimden bir şey : belki diyor.
__________________ Asiller idare ederler. Acizler şikayet ederler. Basitler iftira ederler... |
| | |
| | #13 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 1.687
Cinsiyet: Rep Gücü: 177 Rep: 17439 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: NAZIM HİKMET İlginç ve katı tutumla bazı gerçekleir örtmek veya abartmak hiç kimseye sanılan faydayı getirmez. Hayal alemi ile gelip, geçer yaşam. Ayakların yere basması her zaman iyidir. İnsan vardır, doğar, yaşar ve ölür. İşte yaşamdan bir kesit daha; Nazım Hikmet'in Özel Yaşamı Aşık olmadan yaşamak, yaşamak değildir "... Çok şükür aşığım. Bana öyle geliyor ki bir tek insana, yüz milyonlarca insana, bir tek ağaca, bütün ormana, tek bir düşünceye, bir çok düşünceye ve fikre aşık olmadan yaşamak yaşamak değildir" diyen Nazım Hikmet yaşamı boyunca bir çok kez aşık oldu. "Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri" İlk büyük aşkı Nüzhet'ti. O dönemde henüz 15 yaşında olan (1)Nüzhet ile Tanin'de yazan gazeteci Muhittin Birgen sayesinde tanıştı Nazım. Nüzhet Kastamonu'dan Tiflis'e gittikten sonra da onun peşinden gitti. O sıralar Moskova Üniversitesi'nde okuyan Nazım Hikmet, kadınlar arasında popülerdi. Ama Nüzhet'in de oraya gelişiyle birlikte ilgisini tamamen Nüzhet'e yönelti. 1921 yılında evlendiler. Genç kadının İttihatçı olan yakın bir akrabası Nazım'ı politik görüşleri nedeniyle pek sevmiyordu. Nüzhet'e sürekli mektuplar yazıp evine geri dönmesini istiyordu. Sonunda Nüzhet 'mavi gözlü deve' ayak uyduramayıp Türkiye'ye geri döndü. Bir profesörle evlendi. Lena'yı Türkiye'ye getiremedi Nazım Hikmet, Nüzhet'in ardından Türkiye'ye döndü. Ama daha sonra yeniden Moskova'ya gitti. İkinci evliliğini METLA Tiyatrosu'nda tanıştığı (2) Lena Yurçenko adlı bir hanımla yaptı. Gerçek adı Ludmilla Yurçenko olan Lena diş hekimiydi. Nazım 1928'de Türkiye'ye dönerken Lena'yı da getirmek istedi ama vize alamadı. "Ne güzel şey hatırlamak seni, yazmak sana dair" Nazım Hikmet'in en güzel aşk şiirlerini yazdığı, en uzun süre evli kaldığı kadın (3)Piraye). Nazım ile Piraye genç kadın eşinden henüz boşandığı sırada tanıştılar. Sanat eleştirmeni Vedat Örfi ile 16 yaşındayken evlenen Piraye'nin iki çocuğu vardı. Bunlardan biri eleştirmen Memet Fuat Bengü. Nazım, Piraye'yi çok sevdi. Ancak evlilik yaşamlarının 13 yılı boyunca Nazım cezaevindeydi. Daha sonra (4)Münevver'e aşık oldu. 1951 yılında Nazım ile Piraye'nin evliliği sona erdi. "Günler gitgide kısalıyor, yağmurlar başlamak üzere" Nazım'ın Piraye'den sonraki eşi ise Münevver oldu. Nazım aynı zamanda dayısının kızı ve ressam Nurullah Berk'in eşi olan Münevver'e aşık oldu. Münevver, kızı Renan'ı bırakmak istemediği için Nazım'ın aşkına karşılık vermeye çekindi. Nazım'ın afla cezaevinden çıkmasından sonra evlendiler. Nazım Hikmet'in tek çocuğu Mehmet Nazım, Münevver'den doğdu. Ancak şair, oğlu henüz 3 aylıkken kaçtı. 1961'de Münevver İtalyan yazar Joyce Lussu'nun yardımıyla Varşova'ya Nazım'ı görmeye gitti. Ama Nazım o sırada Vera ile evliydi. Münevver ve Nazım'ın oğlu Mehmet Nazım, ressam ve Fransa'da yaşıyor. (5)Galina hem doktoruydu, hem sevgilisi Nazım, Türkiye'den kaçtıktan sonra doktor Galina Grigoryevna Kolesnikova ile evlendi. Galina, Nazım'ın hem sevgilisi hem de doktoruydu. Nazım'ın hiç şiir yazmadığı tek kadındı Galina. "Saçları Saman Sarısı, Kirpikleri Mavi" Nazım Hikmet son eşi (6)Vera Tulyakova 1956'da, genç kadın henüz 24 yaşındayken tanıştı. Dört yıl sonra evlendiler. Nazım ölünceye kadar Vera ile evli kaldı. Bu arada opera sanatçısı (7)Semiha Berksoy, yazar (8)Suat Derviş ve dönemin bir başka genç yazarı (9)Cahit Uçuk da Nazım Hikmet'in gönlünü kaptırdığı kadınlar oldu. Yaşamının çoğunu Moskova ve Yurtdışında geçirmiş, son zamanlarında ise lısıtlı, pişman ve mutsuz yaşamıştır. |
| | |
| | #14 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Aug 2007 Nerden: adana-ankara
Mesajlar: 2.728
Blog Mesajları: 2
Cinsiyet: Rep Gücü: 397 Rep: 39313 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: NAZIM HİKMET Nazım'ı zindanlarada çürütenler şiirlerini güzel el yazılarıyla not defterlerine geçirip,kendi rütbelerinden kapıkulları arasında coşkuya kapılıp ezbere okumaktan da geri kalmazlar.Sormaya kalksanız Nazım'ı neden beğendiklerini kendilerince mantıklı bir temele oturtup açıklarlar;"Büyük şaiirdir, sanatçıdır ama kişiliği ve şahsi fikirleri bizi ilgilendirmez."Nazım kişiliğiyle de özel yaşamı ve eserleriylede hep konuşulur hep tartışılır.Eğer bizler hala onun şiirlerinden feyz alıyor, onun mücadele ruhunu hala her yerde yaşayabiliyorsak bu onun büyüklüğünün göstergesidir..... İnsanlarım,ah benim insanlarım antenler yalan söylüyorsa, yalan söylüyorsa rötatifler, kitaplar yalan söylüyorsa duvarda afiş,sütünda ilan yalan söylüyorsa, beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların, dua yalan söylüyorsa, rüya yalan söylüyorsa, yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ay ışığı, söz yalan söylüyorsa, renk yalan söylüyorsa ellerimizden geçinen, ve ellerimizden başka her şey herkes yalan söylüyorsa, ellerimiz balçık gibi itaatli ellerimiz karanlık gibi kör ellerimiz çoban köpekleri gibi aptal olsun, ellerimiz isyan etmesin diyedir. Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız bu ölümlü bu yaşanası dünyada bu bezirgan saltanatı, bu zülüm bitmesin diyedir......... |
| | |
| | #15 |
| Super Aktif ![]() | Cevap: NAZIM HİKMET AŞK MÖNÜSÜ Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin sen ülkemin yaz geceleri gibisin saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında beni unutma ah! saklı gülüm sen hem zor hem güzelsin şiirlerimin ılıklığında açılmalısın sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi sen memleketim kadar güzelsin ve güzel kal NAZIM HİKMET |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Nazım Hikmet Vatan Hainimiydi | osmann | Vip Salonu | 52 | Dün 11:44 PM |
| İstiklal marşının şifreleri çözüldü | doğangüneş | Bilim Teknik | 11 | 30-11-2008 07:47 PM |
| Nazım Hikmet’in son sürprizi! | Nil@y | Kitap Tanıtımları, E-Box | 0 | 20-03-2008 08:45 AM |
| Eski Türk Edebiyatı | Nil@y | Edebiyat | 1 | 30-09-2006 08:14 AM |
| | |