![]() |
| | |||||||
Kültür, Sanat katogorisi Şiir forumu içinde "Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi" başlıklı konu görüntüleniyor, "Öyle bir an geldi ki; artık hep hasret kokuyordu yağan yağmurlar... Gülmek nedir bilmiyordu içimdeki çocuk; yaşamak ağır bir yüktü omuzlarımda; ne sevdiğim yağmurlarda ıslanmak istedim ne de yaşamak! Yüreğim, ..."
![]() |
| | LinkBack (1) | Seçenekler | Stil |
| | #451 |
| 1. hikaye yarışması birincisi ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.274
Cinsiyet: Rep Gücü: 134 Rep: 13139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi Öyle bir an geldi ki; artık hep hasret kokuyordu yağan yağmurlar... Gülmek nedir bilmiyordu içimdeki çocuk; yaşamak ağır bir yüktü omuzlarımda; ne sevdiğim yağmurlarda ıslanmak istedim ne de yaşamak! Yüreğim, yaşayan bir ölüydü; kime sarıldıysam hüzün bulaştı ellerine; oysa onlar hüznü bilmezlerdi. Ve bir dağ başı ıssızlığı gibi gömüldüm içime. Kendimde eğer ki bulamıyorsam yaşama gücünü, neye yarar ki çabalarım? Ve her uykuya dalışlarımda ne kadar çok istedim bir daha hiç uyanmamayı. Ölümlerini yakıştaramadıklarım birer birer çıktığında hayatımdan; her biri kendince bir boşluğu bırakıp gitti ardında. Yaşama sevincim, onlarla birlikte karıştı toprağa. Birbirinin aynısı olan günler, bitmeyen sancılardı... Mühürleyip dudaklarımı, tıkayıp kulaklarımı ve kapamayı denedim gözlerimi. Buna rağmen içimdeki sessizlik büyüdükçe büyüdü; yazmak da yetmedi; yetersiz geldi kelimeler ama yine de en zoru kendimi hiç bulamayışım... Kaç kişi için anlamı vardı ki varlığımın ve kaç kişi için sığınacak bir limandı bu yüreğim?... Söylemesem, yazmasam ben de herkes gibiyim işte; sağır, dilsiz ve kör. Ölümlerini yakıştıramadıklarım, birer birer çıktığında hayatımdan; ne bırakılan boşlukları doldurabildim ne de o boşlukları birileri... Ben her gün öldüm öldüm dirildim ama bu yüreğim yaşıyor senin için... ![]() __________________
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! |
| | |
| Sponsored Links |
| | #452 |
| 1. hikaye yarışması birincisi ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.274
Cinsiyet: Rep Gücü: 134 Rep: 13139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi ELVEDA ZAMAN Uzun bir başlangıç olmasını istedim. Neyi nasıl anlatacağımı bilmeden çıktım bunca yıl beni eskiten zamana. Her şeyin hiçbir şeyde anlam bulmadığını ve unutulan her vaktin kendi kollarında böylesine anlamsız kalabileceğini yine anlayamadım. Nafile demek çok güç biliyorum. Yaşadığım en güzel süreçlerin çığlıklarını,sırtımı yasladığım duvarlarda süsledi hayallerim. Bir yarış olmamalı aslında yarın için. Düşünmeyi bile unutur gibiyim şimdi. Sıradanlığın peşinde gökyüzünde yıldız kovalıyorum. Beni anlayacak her yüzde yarın unutulup gidiyorum nasıl olsa. Kendime bir pişmanlık,zararına bir alışkanlık oluyor yaşadıklarım. Sorgulamalarında sigara dumanı kaplıyor sevdalarımı. Aşk bana rüzgarsız her gecede kendini anlatıyor. Anladığımı sanıyor anlayamadıklarım. Binlerce tanımsız silüet sarıyor kanaması durmayan yaralarımı. Sevdalım,aşk yalnız kendine acımıyor. Koparıp atıyor sende büyüyen bütün sevdalarımı. Eskisi gibi değil diyorum artık hiçbirşey. Duyan varmı,tat alan varmı,anlam kalan varmı aynı kadehte farklı hayatları yudumlayan yüreklerin düşüncelerinde. Renkleri kendi aşklarına göre yorumlayan benzerlerimden birtek sabahlarımı geriye alıyorum. Denizi görmedim demiyorum, bu kadar suskun olduğuna her zaman inanmasam bile. Yaşadığıma bile kandırılmadığım konusunda tek gecelik bir serüvene bırakılıyorum. Hayallerim infaz edecek beni bekliyorum. Kimsenin kimse olmadığını büyümeye niyetlendikçe ve mecburi duygularımı dibe vuran her hüzün kavramı öğretisinde başkası olmaya çalışmadıkça daha iyi kavrıyorum. Böyle yaşamak insanı öldürmekten beter ediyor sevdalım. Susup her geceyi bir öncekinin üzerine kapatıyorum. Kayıp olan bir zamanın kazanılmamış bir serüveninde senin yerine sensiz olarak nefes tüketiyorum. Hatıralar sabahları benim kadar sevemez. Ben yaşanılmamış her sabahı ezbere biliyorum. Bakıyorum derinleştikçe yüreğimi uzaklara uçuran heveslerime. Her gördüğüm ve duyduğum ölüm bir başkasına benzemiyor asla. Bir yolu olmalı aşkın aşk adına. Aşk’a ölümü yakıştıramıyorum. Bu kaybolmuşlukta ben ne desem,ne kadar karda kışta kendimi yolları olmayan bir haritanın belirsizliğinde sürüklesem zaman değerlenmiyor. İnsan eli değmemiş bir kaybolmuşlukta sonsuzluk oluyorum. Kendi sonsuzluğum ve sınırsızlığım bile birgün tükenip gidecek unutulmuşluklar kervanına. Gitmeden gitmek istemiyorum bile diyemiyorum. Zorla ***ürülüyorum biçare. Nafile anlamını buluyor hayat beni anlamayan bakışlarının donduğu her jenerik takıntısı karede. Henüz arayan yok,zaman hızla ilerliyor.Bir,iki,üç saymakla başlıyoruz her dokunuşta alevlenen merdiven altı hikayelerine. Kimse kimseyi kolundan çekip ***ürmüyor. Kimse sınıfında kendine yer bulan herkes çekip ***ürüyor tanımadığı her kolu. Ve seni sevdiğim,seni unutmaya bile cesaret edemediğim her anda karşıma dört çıkıyor. Kendime yalancı kaldığımı uykusuz gecelerde aynasız bir odanın yansımasız duvarlarından seyrediyor yüreğim. Dört beni yalnızlığımla infaz edecek olan cellat biliniyor. Bu cellat beni sensiz kaldığım her gece daha da çok seviyor. Pencereden baktığımda her şey o kadar yakın ki bana.Her şey sanki elimde,avuçlarımda omuzlarına yaslandığım suskunluğun tarifini anlatıyor. Bir yanda üşümemin verdiği sıcaklık diğer yanda küçüldüğünü hissettiğim bir sevdanın ayak izleri sarhoşluğu. Oysa yaşadığım için içime çekmedim ben bu hayatı. Belki aşk derler benden sonra,belki de kılıfı olmayan bir çıplaklık kalır titrediğim zamandan hatıralara. Ki sevdalım ben giderim,uğruna yazdıkça kaybolan kelimelerin gözyaşları kalır bir armağan gibi yanına. Sende yarına sabah var mı,geceden uykularına saplanan acılarına. İçimden geçen sensin yağmurlarda, içimde topallayan ben. Kendimde acımasızca tüketilen. Derler ya hani. İyiydi,kötüydü,bilinmezdi,şöyleydi,böyleydi. Sen düşünme,aldanma sevdiğim. Benim sevmek dediğim,senin için sakladığım her günde doğan güneşin sıcaklığı gibiydi. Yerle bir olan hayallerden tutunmak düşerdi bana seni yaşayabilmek. Seni özleyebilmek santim santim yaşadığın haritada şekillenmek demekti. Beni sevdiğin gibi bil sen. Seni kendimi sevmediğim kadar çok sevdiğimi bil uzayan gecelerin sessizliğinde. Ancak o zaman yüreğin olurum ben. Yüreğime her dokunuşunda alevlere atıldığım karanfil kokulu ellerinde. Uzun bir başlangıç olmasını istedim. Dışında kalmak zormuş hayatın. Ya içinde öleceksin ya herhangi bir kıyısında kimsesizliğine tükeneceksin. Ya kaldırıp başını gökyüzünü seyredeceksin, ya aşk nedir bilmeden boynunu büküp gideceğin zamanı bekleyeceksin. Her durumda ya seveceksin,ya seveceksin, sevildiğini asla bilmeyeceksin. Şimdi anlıyormusun,biliyorum anlamıyorsun.Ağlama deme bana,ben zaten ağlamıyorum. Dördü vuruyor yalnızlık. Yağmur başlıyor,kendi bedenimde soğuyorum. Elveda zaman. Seni bitirdim,ben unutuluyorum.....
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! |
| | |
| | #453 |
| 1. hikaye yarışması birincisi ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.274
Cinsiyet: Rep Gücü: 134 Rep: 13139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi Caddelerde sisli, puslu bir kis ikindisi. Agaçlarda salkim salkim eski zamanlardan kalma anilar... Yapraklarda yere düsmeye hazirlanan yagmur damlalari... Bir yaprak kipirdiyor iste, gümüsi bir damla usulca yere düsüyor. Sen sanki, yapraklarin arasindan bana müzipçe gülüyorsun. Beni her zaman sasirtirsin zaten. Beni her zaman güldürmeyi bilirsin. Farkina bile varmadan bir sarki dökülüyor dudaklarimdan "Caddelerde rüzgâr, aklimda ask var." ![]() Rüzgâr keskin isligi ile sarkima eslik ediyor. Istasyon Caddesi'nin tenhaligi nedense ilk defa içime dokunuyor. Arabaya binsem ve birlikte gezdigimiz yerlere gitsem, evimde siirler okuyarak telefonunu beklesem, telefonunun gelmedigi zaman seni baska yerlerde arasam. Sonra sen gelsen yanima, yine "seviyorum" desen, ben yine senin gözlerinde sorsuzluga mahkum edilen askimi görsem. Ayrica sarkilar gerçek oldu bu kez. Caddelerde rüzgâr, aklimda ask var. ![]() Yalnizim, üsüyorum, özledigimse çok uzaklarda. Bahçeme melekler yagiyor, hepsi de tanidik. Senden dogan, gözlerinde hayat bulan, bizi koruyan, kollayan ve en önemlisi ikimizi bir araya getiren melekler... Son kez yine seninle gezmistik oralari. Sen kimbilir belki de, uzak bir kitanin, uzak bir sehrindesin simdi. Benimse herseyim ayni. Geceleri bodrum katlarina yagmur daha çok yagiyormus, bugünlerde bir tek bunu ögrendim. Bir de geceleri daha uzun sanki, bitmek bilmiyor. Bana anlatmak için neler biriktirdin içinde? Benim sana anlatacagim yeni birseyler yok. Dedim ya, her sey ayni. Ama sanki biraz mahsunluk çöktü üzerime, bir de gülüslerim sanki biraz azaldi. Sen olsaydin hemen anlardin. Sen benim herseyimdin. Arkadasim, dostum, ögretmenim, talebem, sevdigim. ![]() Kosulsuz bir sevgiyle sevdim seni, baglandim. Sen kimbilir belki de, uzak bir kitanin, Uzak bir sehrindesin simdi. Benimse içimde kocaman bir bosluk var. Hayir, Üzülmüyorum, içimdeki boslukta birtek özlemin yankilaniyor. Hayir, sana anlatmak için yeni seyler biriktirmiyorum içimde, çok istesen hikayeler uydururum. Ama hikayelerimden önce itiraflarim olacak. Kendimden bile gizledigim duygularimin itiraflari. Sana asik olmaktan delice korktugumu, sana bakarken içimin titredigini. Daha pek çok, sirrimi anlatacagim sana. Gerçi anlatmama gerek yok, sen zaten hepsinin çoktan farkindasin... Sen kimbilir, belki de uzak bir kitanin, uzak bir sehrindesin simdi. Bense odamda senden uzak. Hayir beni merak etme, üzülmüyorum. ![]() Biliyorum, ikimizde yoktuk bu ask basladiginda ve çok iyi biliyorum, sonsuzluga mahkum edildi bizim askimiz. Dedim ya, beni merak etme. Üzülmüyorum. Yalnizca biraz, biraz üsüyorum...
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! |
| | |
| | #454 |
| 1. hikaye yarışması birincisi ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.274
Cinsiyet: Rep Gücü: 134 Rep: 13139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi Kapanana kadar.. Seni sevmek yoktan gelen duyguları ayaklandırmak gibi… Yaşanması imkansız ne varsa Hepsini yaşamış saymak gibi… Seni sevmek hızlı koşmak Ve yorulmamak gibi… Soluklanmaya ihtiyaç duymadan Mutluluğun doruğuna ulaşmak gibi… Hiç sevemediğim şeyleri sırf sen diye kovalamak Ve bundan heyecan duymak… ışte varlığımın bütün pencereleri Senin bana gelmenle açıldı… şimdi kader seni almaya çalışıyor benden O soğukluğun eşliğinde Bırakır mı seni bedenim Ellerim,yüreğim? Ölüm kimseye yakışmıyor sevdiğim, Konduramıyorsun onun soğukluğunu, Yüzüne bakmaya dahi kıyamadığına! Bugün biraz daha solgun yüzün Ama acılarını ardına sakladığın gülüşün hep aynı “Doktor” dedin,ben kapıdan girerken ”Sakın söyleme ona,artık ağrılarımı dindirin, fişi çekin!” Yakışmaz sana sevdiğim, O gözlerin kapanmasına nasıl dayanır yüreğim! Doktor, gözleri dolu baktı gözlerime, ”O'nu kurtaracağım!” Ümit miydi verdiği, Yoksa ruhumun acısına eklediği bir yalan mı? Her ne olursa olsun inandı kalbim olacaklara, Güçlülüğümün en kuvvetlisini yaşattım sana, Tek göz yaşı akıtmadım yanında, Acıların ıstırap oldu bedenime Ve böyle beş ay geçirdik seninle şimdi asıl tedaviyi yaşıyor ruhun, ıyileşen ellerin,ayakların, Gözlerin,dudakların Teşekkürlerin en güzelini sunuyor Yaradan'a Ve tabi ki sözünü bir an olsun terk etmeyen Minnetlerin en'lerine layık doktoruna! … Sen bunları yaşarken hiç vazgeçmedim ben Durmadan aynı düşünceyi tekrarladı aklım Uyurken bile kapanmasına dayanamadığım gözlerinin Ölümün inanılmazlığını yaşamasına O kadar çok zamanı vardı ki “Erken daha!” dedim sana “Beni bırakman için çok erken” Her defasında sensizliğe yolculadığım Ellerinle sildiğin yaşlarım ılk kez utandı yanında Hiç unutamam bu anı Ve dediğin kelimeler Asla unutulmaya layık değiller “Merak etme sevdiğim, Kapanana kadar sana aşkla bakacak gözlerim
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! |
| | |
| | #455 |
| 1. hikaye yarışması birincisi ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.274
Cinsiyet: Rep Gücü: 134 Rep: 13139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi Gerçek aşk Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terketmek için sandallarını hazırlamışlar. Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş, çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş. Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alırmısın ?" diye sormuş. Zenginlik, "Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş. Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir 'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et !" "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş Kibir. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim." "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var." Mutluluk da Aşk 'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk 'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. " Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..." Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk 'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu farkeden Aşk, Bilgi 'ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?" "O, Zaman 'dı" diye cevap vermiş Bilgi. "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş: "Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir..."
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! |
| | |
| | #456 |
| 1. hikaye yarışması birincisi ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.274
Cinsiyet: Rep Gücü: 134 Rep: 13139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi Hayat seni yaşamak istemiyorum artık.. Öyle gidişin sonunda böyle bir dünya olurdu ya ancak.... Böyle dünyanın da böyle insanları malum. Hayatla yüz göz oldum yine son günlerde. Duyurdu sesini hayat, kulaklarımı tıkamışken ona. Yine hayatın alıp veremediği var benimle. Müptelası olduğum kederim, yakamdan hiç düşmeyen hüznüm vardı benim. Hüclerelerime, iliklerime kadar sıvışmış acılarım vardı. Damarlarımda zehir diye gezinen bir melankolim vardı benim. Yine de şükürler olsundu hüznümün güzel yanına. Hamdolsundu acıların beni O'na yaklaştırana... Şükrolsundu işitilen duâlarıma. Şimdi şekeri alınmakla zaten büyük bir darbe vurulmuş çocuktan farkım, bir de tokat vuruldu suratıma. Şekerimi geri almanın bile peşine düşemeyecek kadar aciz ben bir de yediğim tokatla kaldım öyle ortalarda. Anlamadım, şekerimi aldın da benden istediğin neydi? Şimdi nefretim büyük insanlara, nefretim büyük hayata.... Masum bir çocuğun yuvasına atılmış bombaları gördüğü gözle bakıyorum hayata. O gözle, o masumlukla, ama o şiddetle nefret ediyorum hayattan. Anlayamıyorum hayat ne istiyorsun benden! Hangi dipsiz kuyuya gizlensem hayatın sesi bana ulaşmaz. Yahut hangi mechul cümlenin içinde terk edilsem gözyaşları karışmaz okuyanıma. Bir derdi uğurladım derken bu uğursuz yerden diğer birini çıkardın hep karşıma. Şimdi ise düğüm düğüm olmuş bir dert yumağı var önümde. Çöz çözebilirsen! Yine başıma örüyorsun çoraplarını ya hayat, yine alıp veremediğin var ya benimle, alacağın olsun; demek hala aaafin yerinde.... Ölümü düşlüyorum son günlerde. Hiç yaşayasım yok hayat seni.... Hiiiç...
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! |
| | |
| | #457 |
| 1. hikaye yarışması birincisi ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.274
Cinsiyet: Rep Gücü: 134 Rep: 13139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi birbirlerini severek evlenmişlerdi. altı yıllık birliktelikleri evlilikle noktalanmıştı. yedi yıldır da evli idiler, iki yaşındaki küçük ceren'leri ile mutlu idiler... aslında kadın mutluluk rolü oynuyordu. yaşadığı hayat onu boğuyordu, sanki içinde saatli bir bomba vardı, bir patlasa herkesi yakacaktı. mutsuzdu ama nedenini bir türlü bilemiyordu. Üniversiteyi bitirdikten sonra bir süre çalışmış ama kocasının farklı yerlere çıkan tayinleri yüzünden bir türlü sürekli bir işi olamamıştı. mimardı, ama 3 yıldır evde oturuyordu, evde gec en her boş gününü hayatından koparılmış boş bir sayfa olarak görüyor ve hiç bir şey onu mutlu edemiyordu.. kocası derseniz bir dediğini iki etmiyordu, hayattan isteyebileceği her şey onunken, mutlu olması için gerekli her şeye sahipken o mutsuzdu.. yağmurlu boğucu bir günde elinden okuduğu kitabı bıraktı, gidip bir kahve yaptı, sonra gözü kocasının sadece iş için kullandığı bilgisayara erişti, gecen gün gazetede okuduğu yazıyı hatırladı: ''internette chat!!'' yalnızdı.. yeni taşındıkları bu şehirde üniversiteden bir dost dışında kimseyi tanımıyorlardı.. belki internet sayesinde bir kaç dost edinebilirdi.. bilgisayarın başına oturdu. kahvesini ağır ağır yudumlarken internette gezinmeye başladı.. arada havadan sudan s be tler deyapıyordu chat odalarında, chat yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark edemiyordu.. sonra bir gün gelen bir mesajı açtı. mesaj da: "hayatin ucundan tutmayın tam boğazına yapışın" yazıyordu.. dondu kaldı kadın. hayatın ucundan ne kadar isteksiz ve kuvvetsiz ve ellerinden kayıp gitmesine ne kadar kolay izin verilecek şekilde tuttuğunu o gün fark etti. hayatın ümüğüne sarılacak gücü yoktu ki.. altan'la o gün tanıştılar. altan da onun gibi evli ve bir kız babası idi. birbirlerine hiç yalan söylemeyeceklerine söz verdiler. kadın altan'la konuşurken dünyayı unutuyor altan'la uyuyor, altan'la uyanıyordu, hiç tanımadığı bu adamı bir dakika bile aklından çıkaramıyordu. bir adam nasıl bu kadar zarif olabilirdi? bilgisayarını her açışında bir demet kırmızı gül buluyordu yollanmış ve güller arasında bir kart: "günaydın!! senin için mutlu bir gün olsun, güneş bugün senin için doğsun" altan ne yaş gününü unutuyordu, ne yılbaşında kart atmayı, zaten her sabah değişik bir kart görme coşkusu ile koşuyordu bilgisayarına kadın, artık altan soluyor, altan yudumluyordu. yüzünü hiç görmediği bu adama delice aşık olmuştu. ne yapıyordu kadın? medcezir gibi ne yaptığını sorgulayan duygularla bir gelip bir gidiyordu. altan evli idi, kadın da.. birer çocukları vardı. Ü stelik kadın büyük bir aşkla olmasa da, büyük bir sadakatle kocasını seviyordu. İki kişiyi sevebiliyormuş insan demek, birbirine benzer ama bir o kadar farklı duygularla demek diye geçirdi içinden.. sonra, toparladı kendini. açmamalıydı artık bilgisayarını, bu şekilde noktalamalıydı bu aşkı. aldığı kararı açıklamak için oturdu bilgisayarın önüne, hoşça kal diyecekti.. bu peri masalı bitmeli, yoksa biz biteceğiz diye başlayacaktı söze. altan gene bir demet kırmızı gül yollamıştı. Üzerine "yarın sevgililer günü seni yakamozda bir demet gerçek gülle bekleyeceğim, saat 13.30 da sevgilim" yazmıştı.. kadın yine dondu. kaç zaman boş gözlerle ekrana baktı kim bi lir? sonra yazmaya başladı. gözlerinden akan yaşlar sel olmuştu. sevgili altan, yarın ne yakamozda olacağım, ne de senin güllerini alacağım. biz yıllar önce yaptığımız seçimleri yaşıyoruz. seni sevmedim diyemem, ama 13 yılımı verdiğim bu aşkı da bitiremem. aradığımız bir heyecandı. bunu aşk adı altında yaşadık. artık uyuduğumuz rüyadan kalkalım. her şey çok güzeldi ama her güzel şey gibi bitti. hoşça kal. gitmeden önce söz veriyorum.. ucundan tutmayacağım hayatın tam boğazına sarılacağım.. hoşça kal canım! bütün gece uyumadı kadın. kocası bu garipliği fark ediyordu. sevgililer gününü evde geçirelim demişti kocasına, ama kocası ısrarla dışarı çıkmak istiyordu. direnecek gücü yoktu kadını gidip giyindi. kızlarını bir arkadaşlarına bırakıp yemeğe çıktılar. yol boyunca pek konuşmadılar zaten son 3 aydır çok az konuşuyorlardı. altan'la tanışalı 3 ay olmuştu. deniz kenarında bir balık restouranına oturdular, yemeklerini ısmarladılar. Çaylarını yudumlarlarken adam: "sevgililerin en güzeline" diyerek bir küçük kutu uzattı. kadın çok şaşırmıştı, kocası uzun zamandır hediye almayı bırak özel günleri bile hatırlamıyordu çünkü.. kutunun içinden çıkan yüzüğü parmağına geçirirken gözleri doldu kadının.. tam o sırada garsonun uzattığı bir demet kırmızı gülle irkildi. güllerin arasındaki kartta "boğazına yapıştığımız bu hayatı sonuna kadar birlikte geçirelim, seni yakamoza getiremedim ama 13 yıl sonra tekrar kendime aşık ettim, sevgilim'' kocan turgay(altan) yazıyordu.. kadın artık gözünden süzülen yaşlara engel olamıyordu bu sefer hüzünden değil mutluluktan ağlıyordu.. 13 yıl sonra kocasına tekrar aşık olmuştu
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! Konu Selinamm tarafından (16-05-2008 Saat 09:14 PM ) değiştirilmiştir.. |
| | |
| | #458 |
| 1. hikaye yarışması birincisi ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.274
Cinsiyet: Rep Gücü: 134 Rep: 13139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi Ayrılığın en zorunu yaşıyorum sende Akşamüstüydü...Bir arkadaşım tanıştırmıştı seninle . Daha o ilk gün seni seveceğimi anlamıştım.. Hayatıma girdiğin andan itibaren her şey seninle güzel olmaya başladı. Acısına katlanamadığım yaşantımı,sen yaşanılır hale getirdin . Hiçbir zaman mutlu olamayacağımı sanıyorken ,sen sildin gözlerimin yaşını . SeninLe yapıLan herşey çok güzeL görünür oldu. Artık öyle bir haL aldım ki ,herhangi birşeyi sevmem için senli bir sebep yeter , neyi sevdiğim değil seni seviyor olmam umrumda sadece .. Her geçen gün biraz daha alıştım sana . Her an biraz daha bağlanıyordum ve bu benim korkmama neden oluyordu . 'Bu ben miyim' diye sormaktan alamıyorum kendimi . Bir anda insanın hayatı nasıl bu kadar değişir ? Aynı anda hem çok mutluyken hem de nasıl mutsuz olunur .? MutLuYum çünkü ,hayatımda senin kadar anlayışLı kimse olmadı . Hep benim için dua ederlerdi yakınlarım ... 'inşallah bigün sen de sevgini hakedecek birini seversin 'derlerdi . Öyle oldu . Bir duadıydın mutlu olmamı isteyen herkesin dilinde ... Ve ne yazık yazık ki mutsuzum ,çünkü KaRşıLıkSız sevdaLarın en zorunu Yaşıyorum sende ... Herşeyi kendimde tek taraflı taşıyorum . Yazık ki herşey böyle güzeLken , sen bana bu kadar değer verirken ... üzgünüm, ben senin gibi masum kalamadım .Sana arkadaş gözüyle bakamadım . Her sevgide ağlayan rolünü verdi hayat bana .AlışmaLıYım bu duruma... Ne kadar zor olsa da kabullenmek zorundayım beni hiçbir zaman sevmeyeceğini.. AnLadım ki ben her aşkta bir vazgeçiş kurbanıyım... ...HoşÇaKaL arTık Vazgeçiyorum... senden,sevdamdan,kendimden ve hiç olmayacak olan BiZdeN..
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! |
| | |
| | #459 |
| 1. hikaye yarışması birincisi ![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.274
Cinsiyet: Rep Gücü: 134 Rep: 13139 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi KİMSİN SEN Vakit, gecenin sonsuz karanlığına bürünmüş. Binbir sıkıntı sarmış benliğimi. Bir yudum su diye inleyen hasta gibi muhtacım seninle konuşmaya. Nerdesin? Uyur musun şimdi? Arasam, bir sıcacık merhabana ihtiyacım var desem; ne dersin? Kızar mısın düşüncesini aklımdan geçirmek istemiyorum.Çünkü dostumsun diye biliyorum.Elbette arayacaksın, dediğini duyar gibi oluyorum. İçimi acabalar sardığında senin sevgi dolu gözlerini görebilsem nasıl rahatlayacağım, ama yoksun. Varlığınla beni nasıl sarıyorsun, bir bilsen. Maddeden ötesin. Hani pamuk şekeri vardır, yediğin an tadı damaklarına yayılır ama anında yok olur. Sen sakın yok olma, sevgi tadında yaşa. Beni ben yapan her ne varsa, sende de bunları gördüğüm için mi bu kadar bendesin? Bence sen, varlığındaki değerlerle sensin, bence sen ruhuma uzattığın kementle varsın. Acımdasın, sevincimde, gözyaşımda, uzanan elimin sıcaklığındasın. Uzaktayken nasıl yanımda olabiliyorsun? Mutluluktan uçacakken seni aramak ve sevincimi paylaşmak istiyorum. Acımda ben seni arayamıyorum, yalnızlığın kalın kabuğuna çekilmek ve unutmak istiyorum dünyayı, insanları. Ama sen... sen bırakmıyorsun. O derin dehlizde karanlıklar içinde bir ışık var, o ışığa doğru bilinmez bir neden çekiyor beni. Gözyaşlarım çiçek oluyor yüzümde ışıkla. Ve ellerimde çiçeklerle çıktığımda karşımda seni buluyorum. Kimsin sen?
__________________ Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!! Konu Selinamm tarafından (16-05-2008 Saat 09:00 PM ) değiştirilmiştir.. |
| | |
| | #460 |
| Yeni Kayıt ![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 47
Cinsiyet: Rep Gücü: 1 Rep: 10 ![]() | Cevap: Selinam Ve Yavuz01' in Şiir Bahçesi sayfanızda alıntılar olmaz idi eskiden yeni şiirleriniz nerede...ama selinam hanım güzel alıntılar yapmışsınız ellerinize sağlık |
| | |
![]() |
| Etiketler |
| cicek, ferhat, gece, kar, misal, ruzgar, sevgi, siir |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| | |
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.supermeydan.net/forum/forum310/thread21049.html | ||||
| Konuyu Başlatan | For | Type | Tarih | |
| SUPERMEYDAN | This thread | Refback | 08-01-2008 09:42 PM | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| En sevdiğim Şarkıların Sözleri... | Runaw@y | Sohbet, Muhabbet, forum oyunları | 27 | 18-11-2007 08:54 PM |
| Kandil Mesajları | KopiLL | Serbest Kürsü | 1 | |