FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları key ödemeleri Estetik prefabrik reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > YAŞAM > Kültür, Sanat > Edebiyat

Alman Edebiyatı

Kültür, Sanat katogorisi Edebiyat forumu içinde "Alman Edebiyatı" başlıklı konu görüntüleniyor, "Alman edebiyati Orta Avrupa`da yaşayan Almanca konuşan toplulukların edebi yaratısıdır. Almanya Avusturya İsviçre ve bunlarin yanındaki Alsas (Fransa) Bohemya (Çek Cumhuriyeti) ve Silezya (Polonya) gibi bölgelerdeki çalışmaları kapsar Alman Edebiyatının ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07-07-2008, 12:49 AM   #1
SUPER MODERATOR
 
doğangüneş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Olması gerekenler yanımda..Olması gerekipte yanımda olmayanlar kimin umurunda..
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 8.958
Blog Mesajları: 7
Cinsiyet:
Rep Gücü: 499 Rep: 48958
doğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyor
stat Alman Edebiyatı

Alman edebiyati Orta Avrupa`da yaşayan Almanca konuşan toplulukların edebi yaratısıdır. Almanya Avusturya İsviçre ve bunlarin yanındaki Alsas (Fransa) Bohemya (Çek Cumhuriyeti) ve Silezya (Polonya) gibi bölgelerdeki çalışmaları kapsar

Alman Edebiyatının Yapısı ve Özellikleri
Diger Avrupa edebiyatlariyla karsilastirildiginda Alman Edebiyati digerlerine oranla daha fazla yerel farklilik gösterir. Bunun sebeplerinden biri 1800`lerde Berlin`in ortaya cikmasina kadar Almanca konusan topluluklarin Fransa`nin Paris`i ya da İngiltere`nin Londra`si gibi bir baskentinin olmamasidir. Dahasi Almanya uzun süre ayriliklar ve bölünmeler yasamistir. Bu tip bölünmeler 1600`lerdeki din savaslari boyunca ve 1900`lerin ortasinda baslayan Soğuk Savaş döneminde siklikla yasanmisti.
Almanya Reform denen dini hareketin merkezi olmasi nedeniyle 1500`lerde Protestanlık`in ortaya ciktigi yerdir. Reform kisinin icsel ruhani özgürlügünü vurguluyordu. Alman edebiyatini sekillendiren icsellik ve felsefi yansima da bu tip bir ruha sahiptir.


Erken Alman Edebiyatı

MS.1000 yillarinda Germen kabileleri simdiki Almanya`ya kuzey Avrupa üzerinden göc etmislerdi. Bu kabileler nesilden nesile besteledikleri baladlari ve hikayeleri anlatirlardi. Göcler yaklasik MÖ.800 civarinda sona erdi. O zamanlarda manastirlar egitim ve edebiyatin merkezi halindeydiler. Rahipler İncil ve Hristiyan efsaneleri üzerine kurduklari siir ve hikayeleri yayiyorlardi. Anonim bir destan olan The Savior (yaklasik 820-840) İsa`yi bir Sakson lideri olarak resmeder. Rahip Otfrid von Weissenburg adiyla bilinen ilk Alman yazardir ve siir kafiyeleriyle The Book of Gospels (863-871 arasinda bitirilmistir) kitabini yazmistir.
Rahipler aynı zamanda eski kahramanlik destanlarini kaydetmeye ve zamanlarinin feudal lordlarini yücelten yenilerini yazmaya baslamislardi. Almanca yazilmis bu kahramanlik hikayelerinden günümüze ulasan Hildebrandslied bir baba ile oglu arasindaki savasi anlatir. MS 9.yüzyilda Germen destani “Güclü Elli Walther” sonradan bir Latin efsanesi olan Waltharius`a dönüsmüstür. St. Gallen`de bir rahip olan Notker Labeo Romali filozof Boethiues ve Eski Yunan filozofu Aristo`nun yapitlarindan bazilarini Almanca`ya cevirmistir.
__________________

Her Hakkım Saklıdır®
|l|lllll|lll||ll||lll|
569076912008
SÜPERMEYDAN

DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN
http://www.supermeydan.net/forum/image.php?type=sigpic&userid=59583&dateline=121882  6917


doğangüneş isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 07-07-2008, 12:52 AM   #2
SUPER MODERATOR
 
doğangüneş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Olması gerekenler yanımda..Olması gerekipte yanımda olmayanlar kimin umurunda..
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 8.958
Blog Mesajları: 7
Cinsiyet:
Rep Gücü: 499 Rep: 48958
doğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyor
stat Cevap: Alman Edebiyatı

Birinci Altin Cag (1150-1250)
Alman Destanlari :Alman destanlari birinci altin cagdaki ana edebi ürünlerdir. Bunlarin en ünlüsü 12000 dizelik intikam ihanet ve sadakati anlatan büyük olasilikla Passau Avusturya`da yazilan Nibelunglarin Sarkilari (Nibelungenlied)`dir.

Romans :Kahramanlar ve asil gercekleri anlatan Romans (Romance) bu dönemdeki baska bir ana edebi yazin bicimidir. Antik edebiyatin basyapitlari olarak sayilan önemli romanslar Wolfram von Eschenbach`in Parzival`i (1200-1210) Gottfried von Strassburg`un Tristan ve Izolde`sidir (13.yy baslari). Parzival uzun sure sövalye olmak icin ugrasan ama bunun icin uzun yargilamalardan gecen ve sonunda Kutsal Topraklarin krali olan birisidir. Tristan ve Izolde`de Gottlieb asklari olumleriyle bitten iki gencin askini anlatir.

Sövalye Edebiyatı ve Minnesang :Eski Alman Edebiyatı dönemine damgasını vuran bir başka şey de Şövalye Edebiyatıdır.Bir şövalyenin tek özelliği savaşması değildi.Şövalye beğenisi yüksek olansanat ve edebiyatla uğraşan bir insandı.Minnesanglar onların elinden çıkmıştır. Bu Minnelerin cogu ask ve kavalyeligi anlatan Fransiz troubadorlarin sarklilarinin lirik sairlerini taklit etmislerdir. Kadına duyulan aşk anlatılmaktadır.Burada anlatılan kadınsaray kadınıdır. En ünlü troubador Walther von der Vogelweide`dir. Sair traubadorlarin samimiyetsiz ve soguk siirlerini sicak ve orijinal ask yorumlamalarina cevirmistir. Walther`in aynı zamanda o dönemde Papalikla uzun süren güc savasina giren Orta Avrupa`daki Germen asilli Kutsal Roma Imparatoru`nu oven ve savunan eserleri de vardir.

Altin Caglar Arasi (1250-1750)

Popüler Edebiyat Dönemi :1250`den 1600`e kadarki bu dönem Alman sehirlerine artan ticari büyüme ve zenginlik getirmisti ve yeni bir ekonomik-sosyal sinif olan Orta-sinif ortaya cikmisti. Orta-sinif kültürel liderligi ele gecirmisti. Bu askin aristokrat tanimi orta sinif gercekligi taslamasi ve ciddiyetine yol acmistir. Bahcivan Wernherin Meier Helmbrechti (yaklasik 1250-1280) gibi destanlar sövalyeligin düsüsünü anlatmaktaydilar. Pratik dersleri ögretmek icin fabllar önem kazandi ki bunlari satirik destan Tilki Reynard (1487) Sebastian Brantin ahlaki ve satirik siiri Aptallar Gemisi (1494) ve komik hikayeleriyle Till Eulenspiegel`de görürüz (1500). Nüremberg`li ayakkabi ustasi Hans Sachs antik sarkicilari taklit ederek yüzlerce oyun ve sarki yazmistir. Redentin Easter Play (1464) ve Oberammergau Passion Play (1634) gibi dini oyunlar dinsel duygulari saf mizahla birlestirmistir.
Rönesans Almanya`ya insanlarin d¸nyevi yeri ve dogasini anlama vurgusunu getirdi. Bu entellektüel alim humanizm olarak bilinir. Alman Rönesansi`nin hümanizmi Avrupa tarihindeki en önemli degisim hareketlerinden birine Reform`a yol acmistir.

Alman Hümanizmi :1350 yılında üniversitelerin kurulmasıyla Bohemya`da başlamıştı. Bu dönemim en bilinen Alman eseri Johannes von Tepl (Johannes von Salz olarak da bilinir) tarafından yazılan ve ölümle vasat bir çiftçi arasındaki diyaloğu anlatan Bohemyalı Çiftçi`dir (1400). Hümanizm doruk noktasına 1480`den 1530`a kadar geçen süre içindedir. İnsanlık için yeni idealler arayışı içinde hümanistler Eski Yunan`ın tarih ve felsefesini keşfe çıktılar. Eserlerinin çoğunu Almanca`dan çok Latince yazdılar. En ünlü Alman hümanistleri İbranice`nin önde gelen ustalarından Johannes Reuchlin ve Reform`u başlatmada Martin Luther`in baş yardımcısı Philipp Melanchton`dur.

Reform :
1517`de baslayan Reform hareketi Alman kültür ve yasaminda hala etkisini gösteren bir etki birakmistir. Reformca etkilenen edebiyatin cogu dinsel yazinlar ve bildirgelerdi. Reform lideri Martin Luther İncil`i Saksonya Almancasi`na cevirmisti. Luther`in 1534`de bitirdigi Incil cevirisi Alman edebiyatinin en etkileyici olaylarindan biridir. Incil`in Kral James versiyonu Ingiliz yazarlari ne kadar etkilemisse Luther`in Almanca versiyonu da Alman yazarlari o derece etkilemisti. Bu cevirisinin yanisira Luther daha bircok dini ve politik metinler yazmiti.

Immanuel Kant
Barok edebiyati :
Barok edebiyati genellikle fazla sisirilmis ve abartilarla doludur. Barok siiri ise inanc ve caresizlik maddecilik ve maneviyat siddet ve erdem arasında gidip gelmistir. Andreas Griphius Alman barok caginin en büyük lirik sairi olarak tanimlanir. Ilahi yazarlari ise en ünlü Alman ilahilerini bu dönemde yazmistir.
Hans Jakob Christoffel von Grimmelshausen`ın Simplicissimus (1668)`u cok canli ve gercekci bir romandir. Alman nüfusunun ücte birinin yasamini yitirdigi Otuz Yıl Savaşları`ndaki (1618-1648) aciyi resmeder. Romanin kahramani Simplicius Simplicissimus en basta aptaldir ancak aci deneyimlerle zamanla erdem kazanir ve en sonunda dini bir kesis olarak yasamak icin dünyadan elini ceker.

Friedrich Schiller
İkinci Altın Çağ (1750-1830) :1700`lerin sonuyla 1800l`erin basi Germen dünyasinda “Alimler Çağı” olarak bilinir. Wolfgang Amadeus Mozart ve Ludwig van Beethoven gibi besteciler ve Immanuel Kant ve G. W. F. Hegel gibi filozoflarin calismalariyla felsefe ve müzikte ilerleme kaydedilmistir.
Diger Avrupa yazarlarinin otesinde Alman yazarlar sanati egitime giden bir yol olarak gorduler. Buyuk Alman dramatisti Friedrich Schiller görüslerini sanatin kisiyi ve toplumu degistirme gücüyle ifade eden Mektup Serilerinde Insanin Estetik Egitimi Üzerine (1795)`de belirtmistir. Aynı ruhla Immanuel Kant da modern estetigin kurulus yazini olarak kabul gören Yargilamanin Kritigi (1790)`nde bu sekilde davranmistir.

Neden Cagi (Aydinlanma) :Neden Cagi ya da Aydinlanma gercegi anlamanin en iyi yolunun nedenleri kullanma ve sorgulama olduguna vurgu yapan tarihsel dönemdir. Bu cag Almanya`da Fransa ve İngiltere`de oldugundan daha kisa sürdü (1700`lerin ortasi). Aydinlanmis reformlarin ruhu Alman edebiyatinin milli gururu yukselttigi gibi onu Fransiz etkisinden de cikarmistir.
Almanyan`in ilk önemli edebiyat elestirmeni Gotthold Efraim Lessing 1700`lerin sonunda baslayan Alman milli edebiyatinin hizli gelisiminin temellerini atmistir. Lessing ilk once antik Yunan ve Roma klasiklerini taklit eden Fransiz Neoklasizm fikirlerini reddederek ise baslamisti. Bunun yerine kendi oyunlarini Ingiliz oyun yazari William Shakespeare`in dramlari üzerine modelledi. Lessing`in en bilinen oyunu – Bilge Nathan (1779) – dinsel toleransi tartismaya acmisti.

Johann Wolfgang von Goethe
Alman Preromantizmi :Alman Preromantizmi ya da daha iyi bilinen tanimiyla Firtina ve Baski hareketi 1770`de basladi ve otoriteye karsi güclü arzu orijinallik ve baskaldiriya vurgu yapti. Isa`nin yasamini anlatan Friedrich Klopstock`un Mesih (1748-1773) adli dini destani bir basyapittir.
Firtina ve Baski orta sinif sosyal degerlerine gelenegine ve politika siyaset ve teolojideki otoritesine karsi isyankar genelde kaotik bir hareketti. Genc Schiller ve Johann Wolfgang von Goethe bu akimin iki onemli dramatistiydi. Schiller`in ilk romani Soyguncu (1781) iki kardesin hikayesini anlatir. Kardeslerden biri babasini öldürmeyi hedefler digeri ise bir soyguncu cetesi kurar ve ormanlari gezer. Schiller`in diger genclik romanlari baskici sosyal kurallari tiranligi ve politik yozulasmayi anlatir. Bir fahiseyi seven asilin hikayesini anlatan Merak ve Ask (1784) bir Ispanyol prensinin babasi Krala karsi duydugu nefreti anlatan Don Carlos (1787) bu eserlerdendir. Goethe`nin melankolik ilk romani Genc Werther´in Acilari (1774–1787`de tekrar gozden gecirildi) Avrupa`da firtinalar estirdi. Romanin cogunlugu Werther adindaki genc bir adamin evil bir kadina yazdigi umutsuz ask mektuplarindan olusmaktaydi.
Bu akimin felsefi ilham kaynagi Goethe`nin de hocasi buyuk filozof ve tarihci Johann Gottfried Herder idi. Herder alman yazarlarini eski Yunan trajedilerini taklit eden Fransiz Neoklasistlerin`in etkisinden cikarmaya calismisti. Shakespeare`nin doganin kanunlarini anlayan bir alim oldugunu dusunuyordu. Herder tüm dünyadan siirler toplayip onlari Almanca`ya cevirip herbirinin kendi essiz gücünü kanitlamasina yardimci olmustur.

Friedrich Hölderlin
Alman Klasizmi :
Alman Klasizmi Goethe Schiller ve Almanya`nin en büyük lirik sairi Friedrich Hölderlin tarafindan idare ediliyordu. Klasizm yaklasik 30 sene boyunca gelisti ta ki 1787`de Goethe`nin Italyan klasik antiklerini incelemk icin yaptigi iki senelik bir geziye kadar.
Goethe`nin Wilhelm Meister`in Cirakligi (1795-1796) romani aktör ve oyun yazari olarak doyuma ulasmaya calisan Wilhelm üzerine yogunlasir. Kitap Wilhelm`in olgunluk kendini tanima ve sosyal sorumluluk bilinci kazanmasi yolunda gecirdigi yavas ve bazen sancili süreci anlatir. Bu calisma kisisel gelisim romanlarinin ilk ornegi sayilir.
Shakespeare`in yapitlari Ingiliz edebiyatinda ne ise Schiller`in buyuk tarihsel dramlari da Alman edebiyatinda Klasik tarz olarak sahneden kalmistir. Schiller`in sonraki oyunlari cok tartisilan felsefi konulari Avrupa tarihinin calismalarinin karmasik anlamasini ari düsünceleri ve buyuk bir edebi tarzi birlestirmisti. En ünlü oyunlari tarihsel dramalardir: Iskoc hükümdari Mary Iskoc Kralicesi`ni anlatan Mary Stuart (1800) Fransiz kahramani Joan d`Arc`i anlatan Orleans Kizi (1801) ve efsanevi Isviçreli kahramani anlatan William Tell (1804).
Hölderlin`in siiri siirsel güzelligi felsefi derinlikle birlestirir.Ekmek ve Sarap (1800-1801 – yeniden düzenlemesi ölümünden sonra 1894`te yapilmistir) ve Patmos (1801-1803) gibi klasik güfte ve agitlari eski Yunan stilini ve ruhunu canlandirmistir.

Heinrich von Kleist
Romantizm :
Romantizm 1790`larin sonunda önemli ve etkileyici bir hareket olarak ortaya cikmisti. Romantikler düs gücünü ve güclü duygulari konu alip edebi ifadenin daha özgür bicimlerini ele aldilar. Belki de Romantiklerin en iyisi Novalis takma adiyla yazan Friedrich von Hardenberg idi. Yardimcisi Friedrich Schlegel ile beraber Novalis insane imgeleminin gücünü kesfe cikmislardi. Geceye Ilahiler (1800) siirlerinde geceyi ölen nisanlisi ve tanri arasindaki ruhani birlige giden esik olarak gördügü ölüm ve sonsuzluk sembolü olarak görüyordu.
Diger romantik yazarlar özellikle Friedrich Tieck ve E.T.A. Hoffmann da bilincsizlik dünyasini irdeliyorlardi. Bu iki yazar 1800`lerin sonunda ortaya cikan modern psikoanalizin Avusturyali babasi Sigmund Freud`un öncelleri olarak kabul edilirler.
Cogu romantik lirik siirler yazdi. Novalis`ten sonra bu sairlerin en ses getireni Joseph von Eichendorf`tu. Yüzeyde siirleri cok basitti ancak dikkatli incelendiginde oldukca derindi. Eichendorf`unkilerin yanisira Wilhelm Müller gibi romantiklerin diger romantiklerin siirleri iclerinde Franz Schubert`in de bulundugu Alman romantik bestecilerince siklikla müzige gecirilmistir. Bu sanat sarkilari günümüzde de hala popülerdir.
Alman romantizminin önemli bir özelligi de yazarlarin tümünde görülen siki bir milliyetciliktir. 1800`lerin basinda Jakob Grimm ve Wilhelm Grimm tarafindan derlenen Alman efsaneleri yalnizca Alman milliyetciligini degil ama aynı zamanda romantiklerin efsaneler ve folklore ilgisini de ifade etmistir. Grimm kardesler aynı zamanda linguistik (dil bilimi) calismalarinin da kuruculari olarak kabul edilen bilgelerdi.

Georg Büchner
Diğer Yazarlar :
1800`lerin başlarındakı bazı yazarlar öylesine kişisel yazılar yazmışlardı ki onları belli bir sınıflandırmanın içine koymak çok da mümkün değildir. Bu yazarların içinde Goethe Heinrich von Kleist ve Georg Büchner de vardır. 1808`de Goethe başyapıtı Faust`un ilk bölümünü bitirmişti. İkinci bölümü ise öldüğü 1832`de bitirmiştir. Faust 1500`lerde ruhunu şeytana sihirli güçler karşılığında satan bir teolog efsanesinin Goethe versiyonudur.
Goethe aynı zamanda iki zor roman da yazmıştı: Evli bir çiftle iki arkadaşları arasındaki trajik ilişkiyi inceleyen Seçme Yatkınlık (1809) ve Wilhelm Meister`in Ciragi`nin devami olan Wilhelm Meister`in Seyyahlik Yillari (1821 1829`da gözden gecirildi).
Kleist felsefi yansimanin psikolojik derinlikle bicimsel mükemmellikle birlestirilmis dramalar da yazmistir. Penthesilea (1808) Amazonlarin kralicesi Penthesilea ile antik Yunan`in en cesur savascisi Archilles`in arasindaki ask hikayesini resmeder. Kleist`in Homburg`lu Prens Friedrich (1810) draminin kahramani askeri emirlere uymayi reddederek idama mahkum edilen bir prensin hikayesidir. Kleist intikam pesindeki ückagitci bir at tüccarinin hikayesi Michael Kolhaas (1808) ve nasil oldugunu bilmeden hamile kalan bir asil kadini anlatan O… Markizi (1808) gibi oldukca kisa romanlar da yazmistir. Buchner`in dramasi Danton`un ölümü (1835) Fransiz Devrimi`ni resmeder. Woyzeck (1835-1837) romani ise üstlerince asagilanan ve bu nedenle deliren bir ordu komutanini anlatir.
Yükselen Alman milliyetciliginin aksine Goethe yasaminin son yillarinda Asya edebiyatina dönmüstür. Çin romanlarini takdir etmis ve eski Pers sairi Hafız`in siirlerini taklit eden siirler derlemesi Doğu-Batı Divani`ni (1819) yazmistir.

1830`dan 1880`e Alman Edebiyati
Heinrich Heine
Genç Almanya :
Genç Almanya hareketi 1830`larda etkin hale gelen ve edebiyati politik düsünceleri ifade etmede kullanan radikal Almanlarca olusturulmustu. Bu yazarlar dönemin muhafazakar prensi Klemens von Matternich`in politikalarini siddetle elestiriyorlardi. Bircok Genc Alman basarisiz 1830 ve 1848 devrimlerinde rol almisti. 1848`de kurulan ve Almanya`yi birlesik ve liberal bir demokrasi yapmak isteyen secilmis konsey Frankfurt Birligi`ni desteklemislerdi. Bu birlik sonradan dagitilmistir.
Bu dönemin en taninan sairi Heinrich Heine`dir. Alman kültürünü o kadar asagilik göüyordu ki yasaminin cogunu Paris`te gecirmisti. Heine Almanya`yi Almanya: Bir Kis Masali (1844) gibi genisce okunan ve tercüme edilen calismalarinda siddetle elestirmistir. Heine aynı zamanda mükemmel bir lirik sairdi.

Gercekcilik :Gercekcilik (Realizm) günlük yasami inanilir kisiler ve her zamanki olaylar araciligiyla oldugu gibi resmetmeyi amaclar. Alman edebiyatinda gercekcilik cogunlukla Siirsel Gercekcilik bicimini almis ve günlük yasamin sanatsal görünümünü yaratmayi amaclamistir.
Avrupa`nin diger yerlerinde gercekcilik özellikle kent toplumlarinin gerilim ve celiskilerini yakalamayi hedeflemisti. Alman Gercekciligi ise genis ölcüde kirsal ve bölgesel kalmistir. Gercekciler Adalbert Stifter`in bilim adami olmayi hedefleyen bir gencin hikayesi olan Hint Yazi (1857) gibi romanlarla Bildungsroman`a devam etmislerdi. Bir diger gercekci Bildungsroman Gottfried Keller`in Isvicreli bir ressamin mücadelesi ve gelisimini anlatan Yeşil Henry`dir (1854-1855). Bu dönemin tipik güclü bölgeciligine atifla Stifler ve Keller`in romanlari sirasiyla Avusturya ve Isvicre köylerinde gecer.

Thomass Mann
1890`dan 1945`e kadar Alman Edebiyatı

Naturalizm [değiştir]1890`dan sonra gercekcilik sosyal adaletsizlik suc varos kosullari ve kalitimin insane gelisimindeki rolünü konu alan edebi hareket olan Naturalizm`e yol vermistir. Gerhart Hauptman`in Dokumacılar (1893) romani belki de bu dönemdeki Naturalist dramin en iyi yapitidir.

Empresyonizm Neoromantizm Sembolizm :
Empresyonizm (İzlenimcilik) Neoromantizm (Yeni romantizm) ve Sembolizm gibi resimde daha cok bilinen kavramlar aynı zamanda yazın biçimlerini tanimlamada da kullanilmistir. Empresyonistler nesnelerin ve olaylarin izleyici üzerinde yarattigi etkilenimlere baski yaparak bir tavir ve beyin hali yaratmaya calismislardi. Neoromantikler insani duygulari ve tutkularini takdir eden Romantik hareketi yeniden canlandirmislardi. Sembolistler ise siirsel semboller fantaziler ve psikanalizden büyülenmislerdi. Dogrunun mantiksal düsünüsle resmedilemeyecegini ancak sembollerle önerilebilecegini öne sürmüslerdir. Bu dönemin terimleri bulaniktir ve yazarlari ise elestirmenlerce yalnizca bir kategoriye konamamaktadir.
Huge von Hoffmansthal ve Rainer Maria Rilke`nin siirleri o atmosferi cagristirdigi icin empresyonisttir. Hoffmansthal aynı zamanda bir neoromantik olarak kabul edilir cünkü naturalizme karsi cikmistir. Hoffmansthal büyük ölcüde Alman besteci Richard Strauss in yazdigi opera - özellikle Der Rosenkavalier (1911) – librettolari (söz) ile taninir.
Thomas Mann`in romanlari genis ölcekli bicimler ve temalari sunar. Ilk sosyal romanlarindan Buddenbrooks (1901) tüccar bir ailenin yasamini anlatmasiyla tamamen gercekcidir. Mann`in Bildingsromani Sihirli Dag (1924) daha felsefidir ve hem empresyonist hem de sembolist olarak tanimlanabilir. Kitapta tüberküloz sanatoryumundaki hastalari 1900`lerin baslarindaki Avrupa toplumunun catisan tavir ve politik inanclarini sembolize eder.
Arthur Schnitzler`in Viyana`da yazdigi empresyonist dram ve hikayeler kisa romani Rüya Hikayesi`nde (1926) cinsel kiskancligi anlattigi gibi insani hislerinin psikolojisini kesfe cikar. Schnitzler`in calismalari Freud psikanalizinin derinliklerini edebiyata ithal etme denemelerini temsil eder.

Ekspresyonizm :
Ekspresyonizm tüm sanat dallarindaki ana bir hareketti. Ekspresyonistler yasami gercegin kendi kisisel yorumlamalarinca degistirilmis olarak resmetmeye calismislardi. Ekspresyonizm Birinci Dünya Savasi`na (1914-1918) ve geleneksel sosyal ve politik yapilarin cözülmesi sonucu ortaya cikan kaosa tepki olarak sahneye cikmisti. Expresyonist eserlerin cogu kabus gibi bir nitelige sahipti. Herseyin ötesinde Ekspresyonizm tüm geneleksel sanat standartlarinin reddedildigi radikal bir deneysellik hareketiydi.
Belki de en büyük ekspresyonist yazar Franz Kafka`ydi. Onun hayalsi stili garip görüntüler kilik degistirmis referanslar ve psikolojik iskence ile yaniltici basitlikteki betimlemeleri harmanlar. Sonuc ise edebiyat tarihindeki essiz bir stil olmustu. Kafka`nin Durusma (1925) romaninda bir adam gizemli bir mahkeme tarafindan tutuklanir suclanir ve idam edilir.

Bertold Brecht bir kitap kapağında görülüyor.Ekspresyonist dramlarin en iyi örneklerinden bazilari da Bertolt Brecht`in özellikle 1940`larda yazdigi piyesleridir. Bunlarin icinde Otuz Yil Savaslari`nin tarihi kaydi niteligindeki Cesaret Ana ve Cocuklari (1941) ve Italyan astronom Galileo ile onun bilimsel teorilerini dini temelde suclayan Roma Katolik kilisesi arasindaki savasimi anlatan Galileo`nun Yasami (1943) de vardir. Brecht`in yanisira Georg Kaiser ve Ernst Toller de önde gelen ekspresyonistlerdendir. Bu dönemin sairlerinden Georg Trakl ve Gottfried Benn de ¸ne sahiptir.

Nazi Döneminde Edebiyat :Adolf Hitler`in Nazi Partisi Almanya`daki iktidari 1933`te ele gecirdi. Naziler hic zaman gecirmeden ahlaksiz ve siyaseten güvenilmez bulduklari ekspresyonistleri yargilamaya giristiler. Yaptiklari ilk islerden biri ekspresyonist kitaplari Berlin`de bir kütüphanenin avlusunda halkin gözleri önünde yakmak oldu.
Hitler`in Üçüncü Reich`i (1933-1945) bitmek tükenmek bilmeyen propagandanin yaninda cok az degerli edebi eser üretebilmistir. Özellikle bu dönemde Leo Weisgerber düşünceleri en çok tutulan ve Nazilerce yüceltilen dil bilimci ve edebiyatçıdır.Bertolt Brecht ve Thomas Mann gibi önemli yazarlar ABD`ye göc ettiler ve Almanca yazmaya orada devam ettiler. Digerleri ise yakalandilar ve toplama kamplarinda katledildiler.

Savas Sonrasi Alman Edebiyati (1945-1990) :ikinci Dünya Savaşı`ndan sonra (1939-1945) Alman edebiyati ana olarak savasla yerle bir edilen Almanya`nin psikolojik travmalarla dolu yasami ile ilgilendi. Savastan sorna Almanya SSCB tarafindan kontrol edilen Doğu Almanya ve Bati ve özellikle Amerika güdümündeki Batı Almanya olmak üzere iki devlete bölünmüstü. Dönemin en önde gelen Alman yazarlari Heinrich Böll ve Günter Grass`ti. Böll`un romanlari Bayanla Grup Resmi (1971) ve Katharina Blum`un Kayip Onuru (1974) toplumdaki itibarlarin kaybetmis kadinlari anlatir. Grass ise edebi bicimlerdeki korkusuz yorumlariyla öne cikmisti. Teneke Tekerlek (1959) Kedi ve Fare (1961) ve Köpek Yillari (1963)`ndan olusan Danzig üclemesi simdiki adi Gdansk olan Alman-Leh sehrindeki savas sonrasi zenginlik ve Nazi iktidarinin bir taslamasidir.
Savas sonrasi edebiyat Almanya`nin Nazi tarihiyle yüzlesmek icin caba sarfetmisti. Faust efsanesinin Thomas Mann versiyonu Doktor Faustus`ta (1947) bir bestecinin ask ve ahlaki sorumlulugu sanatsal yaraticilik ugruna reddedisini anlatir. Hikayeleri Alman edebiyatinin tüm gecmisinin Nazilerin ortaya cikmasinda sorumlu oldugunu anlatmaya calisir. Carl Zuckmayer`in Şeytan`ın Generali (1946) drami Nazi rejiminde suclanan Alman ordu kahramani Ernst Udet`in yasami üzerineydi. Rolf Hochhuth`un piyesi Vekil (1963) Papa 12. Pius`u Nazilerin Yahudileri katletmesine göz yummakla suclar.
Savas sonrasi drama yazarlarinin en önemlileri Almanlar degil Isvicreli Friedrich Durrenmatt ve Max Frisch ile Avusturyali Thomas Bernhard ve Peter Handke`dir. Isvicreli yazarlar Brecht tarzindaki sosyal elestiriyi devam ettirdiler. Iki Avusturyali ise daha cok psikolojik dramlar yazmisti.
Dogu Alman edebiyati Bati`dakinden farkliydi. Dogu yazarlari genelde sosyalist bakis acisina sahiptiler ve Bati`nin degerlerini elestiriyorlardi. Christina Wolf`un romani Cassandra (1983) savastan bitap olmus sehri Doğu Almanya`ya benzeterek Troya`nin düsüsünü yeniden anlatir. 1959`da Doğu Almanya`dan Bati Almanya`ya gecen Uwe Johnson politik olarak bölünmüs Almanya`nin yorgunluklarina isaret ediyordu. Johnson`un romani Jakop Hakkindaki Dedikodular (1959) Sovyet ajanlariyla isbirligi yapmayi reddeden bir adamin öldürülmesini konu eder.

Günümüz Alman Edebiyati :
1989`da toplum baskisi nedeniyle Dogu Alman hükümeti cöktü. 1990`da Dogu ve Bati Almanya tekrar birlesti. Birlesmeden sonra Wolfgang Hilbig Erich Loest Monika Maron ve Christa Wolf gibi eski Dogu Alman yazarlari otobiyografiler romanlar ve denemelerle gecmisleriyle hesaplasma icine girdiler. Maron`un Küllerin Uçuşması (1981) romaninda bir güc santralinin cevreyi kirlettigini kesfettikten sonra bir gazetecinin yüz yüze kaldigi ahlaki acmaz konu edilir. Romanya`nin Almanca konusan azinligindan Herta Müller Komünist rejimdeki yasami romanlari Yesil Eriklerin Ülkesi (1994) ve Randevu`da (1997) anlatir. Christoph Hein`in romanlari Tango Danscisi (1989) ve Willenbrock (2000) kendilerini bir kabusun icinde bulan normal insanlari kaleme alir.


alıntıdır
__________________

Her Hakkım Saklıdır®
|l|lllll|lll||ll||lll|
569076912008
SÜPERMEYDAN

DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN
http://www.supermeydan.net/forum/image.php?type=sigpic&userid=59583&dateline=121882  6917


doğangüneş isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Britanya Edebiyatı doğangüneş Edebiyat 0 07-07-2008 12:36 AM
Bır Arsıv Yagmasının Hıkayesı.. Mevt Vip Salonu 0 18-04-2008 12:08 AM
Türkiye'de Çocuk Edebiyatının Tarihçesi doğangüneş Edebiyat 1 12-12-2007 01:31 PM
Halk Edebiyatı Nedir? Nil@y Edebiyat 7 09-11-2007 05:44 AM
Eski Türk Edebiyatı Nil@y Edebiyat 1 30-09-2006 07:14 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:37 AM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!


Telif haklarını ihlal eden hertürlü materyal supermeydan.net de yayınlanamaz ve dağıtılamaz.Site içeriğini Kaynak göstermek şartıyla kullanmanız serbesttir.
Okur konuları ve yorumları kişilerin kendi görüşleridir.SuperMeydan.Net konu ve yorum içeriklerini benimsememektedir

Search Engine Friendly URLs by vBSEO