![]() |
| | |||||||
Kültür, Sanat katogorisi Edebiyat forumu içinde "Rahmetle Anıyoruz..." başlıklı konu görüntüleniyor, "Utansın Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! Eski çınar şimdi noel ağacı; Dallarda iğreti yaprak utansın! Ustada ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #11 |
| FORUM MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jan 2007 Nerden: Sinop Yaş: 31
Mesajlar: 831
Cinsiyet:
Rep Gücü: 84 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Rahmetle Anıyoruz... Utansın Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! Eski çınar şimdi noel ağacı; Dallarda iğreti yaprak utansın! Ustada kalırsa bu öksüz yapı, Onu sürdürmeyen çırak utansın! Ölümden ilerde varış dediğin, Geride ne varsa bırak utansın! Ey binbir tanede solmayan tek renk; Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın! ALLAH (c.c) GANİ GANİ RAHMET EYLESİN.. Hatırlatmandan dolayı teşekkür ederiz RABİA Konu securıty57 tarafından (26-05-2008 Saat 10:48 PM ) değiştirilmiştir. |
| | |
| Sponsored Links |
| | #12 |
| Yeni Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 88
Cinsiyet:
Rep Gücü: 2 ![]() ![]() | Cevap: Rahmetle Anıyoruz... HATRINA DÜŞECEĞİM (90726 Hit) Kopkoyu bir sis içinde bir akşam Hatırına düşeceğim belki Bir an ıslayacak yağmur yüzünü Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın Sonra sıcak yatağında uzun uzun Ağlayacaksın Ağlayacak.! Boğazında bir şeyler düğümlenecek Ah yanımda olsaydı diyeceksin Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak İliklerine işleyecek bensizlik Kahrolacaksın...! Bir sigara tüttüreceksin ihtimal Ufku seyredeceksin saatlerce Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü Sonra hayalim gelecek karşına Bir Şiirimi mırıldanacaksın Hıçkıracaksın..! Gönlünden atamadığın gibi kafandan da Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman Anlayacaksın..! Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin Kafan gibi kaleminde işlemeyecek Unutmak isteyeceksin her şeyi Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi Kıvranacaksın.! Necip Fazıl Kısakürek Allah bu güzel sözleri yazan adama rahmet eylesin.... |
| | |
| | #13 |
| 1. şiir yarışması birincisi Altın Üye (Ağustos 2008) ![]() | Cevap: Rahmetle Anıyoruz... GENÇLİĞİN ÜSTADA CEVABI * İnsanoğlunun düşünmekten büyük haysiyeti olmadığını; aydınlığı karanlığa çevirmek isteyenlerin evvela bizdeki mücerret fikir istidadını, yani varlık şiarını körletmekle işe başlamalarına inat, her sahada düşünüp fikir üretmeye söz vererek… * Üstün fikri arama, bulma ve yaşama adına; sefil kolaydan vazgeçip, ulvi zora talip olarak… * Nasıl ki toprak altında kömür milyonlarca sene kavrulur ve elmas olursa, nasıl ki tohum çatlarken alev alev yanarsa, nasıl ki kaynayan su fokurdar ve inlerse; var olma sırrının baştan aşağı böyle bir çile humması olduğunun, farkında olarak… * “İki günü aynı olan ziyandadır!” düsturu gereği, sönmemek ve pörsümemek yani genç kalabilmek için, sürekli kendini aşmaya çalışmak gerektiğini bilerek; ıstırap çekebilme haysiyetini ise en hakiki gençlik senedi kabul ederek… * Zamanın mekânda yoğunlaştığı, bu sebepledir ki mekânı zapt altında tutmak için zamana hükmetmek gerektiğinin, azminde olarak… * Mukaddes emanetlerin maddi bölümünü müzelerde muhafaza edip, sergilemeye devam ederken; emanetin asli tarafını yani manevi boyutunu da şah damarında muhafaza edip; yüreklere, dileklere ve bileklere nakşederek… * Nefsi muhafaza adına cemiyet kaçakçılığına yer vermeden; asıl marifetin kalabalığın içinde nefsi, şehrin çarklarına kaptırmamak olduğunun, şuurunda olarak… * Sohbet ve cemiyetten maksadın, ifade ve(yahut) istifade olduğunu bilerek; sırça saraylara ve fildişi kulelere itibar etmeyerek… * Allah Resulü’nün müjdesine nail olmak için Bizans önlerine gelen ve atını denize sürüp; “Ya Konstantinopolis beni alır, ya ben Konstantinopolis’i!” diye haykıran genç Sultan II.Mehmed’in, fatihlik prensibine ve aksiyon iradesine sıkı sıkıya bağlanarak… * Tarihin bir masal albümü değil, değerler manzumesi olduğu hakikatince; turnusol kâğıdının saf belirleyici emniyetine denk, tarihimizdeki sahteleri ve kahpeleri ayıklayarak… * İki zıt arasında hem bitişik zannettirecek kadar yakınlık hem de sonsuzluk boyu uzaklık olduğunu fehmederek; aydınlığa yapışmış karanlığın, gündüze yapışmış gecenin, beyaza yapışmış siyahın, ruha yapışmış nefsin, yani zıtların hakikatlerini, ilmik ilmik çözerek… * Kanser diye bir hastalığın olduğunu bilmemek, nasıl ki insanı kansere karşı masum kılmazsa; zamanın gidişatındaki tüm hastalıklı geliş ve gidiş trafiğinin farkına varıp; zamanı kuşatan tüm habis urları, röntgen cihazı katiliğinde tespit etme mükellefiyetini, üzerinde taşıyarak… * Mikroba merhametin, hastaya merhametsizlik olduğunun; bilincinde olarak… * Yunan aklı, Roma nizamı, Hıristiyan ahlakı motifleriyle süslü, Batı medeniyetinin üzerimize giydirdiği tüm ‘izm’leri çıkararak çöpe fırlatıp; içimize sinen mikropları da tövbe ve gözyaşıyla dezenfekte ederek… * Doğrunun olmadığı yerde, güzel de yoktur; estetik idrakine sahip olarak… * Derdi dünya olanın değerinin, bağırsaklarındaki kadar olduğunun bilinciyle; yediği lokmanın asıl hesabını, kenefte değil kefende vereceğinin, itikadında olarak… * Bülbüllerin susup kargaların konuştuğu, çakalların aslanların başına hükümdar olduğu; gülün alının, yağmurun tadının, yiğidin arının, hatta itin bile mayasının bozulduğu bir asırda; ezelden ebede uzanan yüce fermanın, yegâne derman olduğunu haykırarak… * İçten ve dıştan yapılan tüm hesapların üzerinde Allah’ın hesabının olduğunun, mutlak hesap gününün sahibinin O olduğunun, teslimiyeti içerisinde olarak… * Allah’ın kâinatı yüzüsuyu hürmetine yarattığı Resul’ünün, âlemleri manto gibi bürüyen mukaddes eteğine tutunup; O'ndan başka hiçbir dayanak, tutamak ve sığınak tanımayarak… * Gözleri kara, alınları fikir çizgili, kalpleri ceylan, iradeleri çelik, imanları volkan, irfanları tarla, idrakleri bıçak, edaları şiir, diyalektikleri ipekten örgülü bir gençlik istiyor; “Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya!” diyordun… * Aramızdan ayrılıp ebedi âleme göç edişinin 25. yılında, buradayız ve ayaktayız!.. “Surda bir gedik açtın, mukaddes mi mukaddes; Ey kahpe rüzgâr artık, ne yandan esersen es!” Allah’ın rahmeti üzerine olsun! Serkan BİLGE (Mayıs 2008 - Genç Dergisi)
__________________ CANIN CENNETE ADAMIM ! |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| HASAN SANCAK'IN O'DUR ATATÜRK ŞİİRLERİ | NOTER ONAYLI RÜYA | Mustafa Kemal Atatürk | 0 | 26-09-2007 01:33 PM |
| | |