![]() |
| | |||||||
Kültür, Sanat katogorisi Edebiyat forumu içinde "Aynalar ve Kapılar" başlıklı konu görüntüleniyor, "[url=http://imageshack.us] [/ Dev dalgaların ısrarla yorduğu kabuğundan içeri kimseyi almıyor inatçı istiridye, minik bir kum tanesi girebiliyor o kapıdan içeri, onu da inci yapıyor zatı belki de bu yüzden inatçı ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Apr 2008 Nerden: Okyanus
Mesajlar: 1.513
Cinsiyet: Rep Gücü: 122 Rep: 12081 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | [url=http://imageshack.us] [/Dev dalgaların ısrarla yorduğu kabuğundan içeri kimseyi almıyor inatçı istiridye, minik bir kum tanesi girebiliyor o kapıdan içeri, onu da inci yapıyor zatı belki de bu yüzden inatçı değil sevecendir istiridye girmesini bilene.. “Hayattaki emelin,amacın ne olursa olsun her zaman duygu ve düşüncelerini doğru veya yanlış ne olursa olsun olduğu gibi yansıtmaktan korkma ve sonuna kadar yaşa. Ancak o zaman aynanın karşısına geçtiğinde gerçek kendini görürsün..”diye yazmış Pınar Balık aklımın seyir duvarlarına,kolunda taşıdığı üzüm sepetinden bir salkımı kadehime bırakarak bir akşam üstü. Bir gözü, bir gönlü, bir düşü kapatmak ile özdeşmiş kapıları kapamak. Bir insan gözünde gördüğün silüetin özdeşmiş bir aynada gördüğünle,eğer gönül gözü hala hatırlayabiliyorsa görmeyi. İngiliz ressam William Hunt’a, genç bir adam sergisinde gördüğü ve anlam veremediği bir resmini göstererek bir açıklama ister.Genç adamın gösterdiği o resimde her şeyi ile muhteşem koca bir konak vardır,her şeyi muhteşem olan bu konağın kapısında bir adam durmakta ve bir eliyle kapıyı tıklamaktadır.Genç adam Hunt’a bakar ve:””İşte kapıdaki bu adam kapıyı boşuna tıklatıyor Sayın Hunt,bu kapı hiçbir zaman açılmayacak ki,çünkü kulpu yok.Sanırım kapı kulpunu eksik yapmışsınız.” William Hunt genç adama döner ve; ”Hayır resimde hiçbir eksik yok, resimde gördüğün kapı; kalp kapısıdır ve kalp dışarıdan değil yalnızca içeriden açılabilir bu yüzden de dışarıda kulpu yoktur.” Oysa hayat bize hiç mi hiç böyle öğretmemişti.Tevellütünden geriye kalanlar anı denilen birkaç küçük fotoğraf çerçevesine sığabilirdi,çerçevedeki bir çift göze,çerçevedeki bir çift yüreğe,zaten yola çıktığın yerden bir türlü uzaklaşmamayı da o oğütlememiş miydi? Farklı iki yönden birbirine koşmakta olan oysa ayakları hep başladıkları yere zincirli olan mahkumlar değil miydik olağanüstü hallerde? Çift taraflı bir ayna gibiydik,hep kamera vardı birimizin gözünde,ayrıntılara gizlediğimiz gizli şeytanlarımızla erteledik yaşanacak bütün düşleri.Ve hayat bitkin vardiya dönüşlerinde balkondan balkona ayna yansıtan ergen çocuk düşleri öğütledi bizlere.Ve ertelemeyi… Belki de bu yüzden istedik daha fazlasını hatta bugüne kadar yaşananlara bile bir anlam verememişken gelecekten haberler beklemeyi bu zamanlarda öğrendik,böyle pazar sabahlarında aynaya bakarak öğrendik:”bir ben var benden içeri” demeyi hem de kendimizden başkasını buna inandıramamışken. Maskeli bir balo ise bu dünya ve bu oyunun kurallarını başka birileri çizmişse nedendir yaşanan her şeyde kendimizden izler beklemek? Her günün sonunda başını koyduğun yastıkta hala cevabını bulamadığın soru işaretleri cirit atıyorsa dur bir dakika; ve söyle,çekinme.Başka gözlere seni özledim demeden önce aynada silüetine bak ve defalarca haykır:Beni özledim diye. Çünkü unutma “seni özledim” dediklerini; kuytularına, derinliklerine, yani sana daha yakın oldukları için özledin. Farkına var artık:sen seni özledin... Kapılarını kapatıp anahtarlarını yuttuğun odalar içindeki labirentlerindi her zaman.Bir sorunu,bir duyguyu,bir şeyi söylemeyi ertelemek çözümünün gelecekte bir yerlerde olduğu anl***** gelmedi hiçbir zaman ve sormayı unut artık cevabını bildiğin soruları.Cevaplar sende gizlidir tıpkı yere düşen gölgenin yere,ayna yansıyan silüetinin de aynaya ait olmadığı gibi. Ümit Çetin
__________________ Şiddet göstermeme,inancımın birinci maddesidir.Aynı zamanda o,benim itikatımın da son maddesidir. M.G. |
| | |
| Sponsored Links |
| | |