![]() |
| | |||||||
Kültür, Sanat katogorisi Edebiyat forumu içinde "klavuzu aşk olanın sayfası ....." başlıklı konu görüntüleniyor, "ADIN BATSIN yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile yaktın beni küle döndüm dumana döndüm nasıl edem nere gidem dertli baş ile bilemedim teli kırık kemana döndüm canım aldın, can ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #11 |
| Aktif Uye ![]() | Adın Batsın ADIN BATSIN yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile yaktın beni küle döndüm dumana döndüm nasıl edem nere gidem dertli baş ile bilemedim teli kırık kemana döndüm canım aldın, can evimden vurdun ya sende küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın zaman ola devran döne sen de çekesin yitiresin umudunu heder olasın aşka düşe kahrolasın candan bıkasın ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin sen ki beni rezil ettin yedi cihanda yalan oldum talan oldum senin sayende sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın beni özleyince bir nehir yatağını bulsun kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin sesime bakıpta ağlıyorum sanma seni özleyince böyle olsun birazda ayrılıversin yaprak dalından insan sevdiğinden ayrılıversin kan damarımdan can pazarından adam baharından ayrılıversin dağda dört mevsim erimeyen kar varya yokluğum öyle erimesin sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın alıntı |
| | |
| Sponsored Links |
| | #12 |
| Aktif Uye ![]() | Cevap: klavuzu aşk olanın sayfası ..... Her yangın bir kıvılcımla başlar aslında,ve her yangın kül bırakır yandığı o mangalda...... büyük umutlarımızı küçük dünyamıza sığdıramadık gemimiz yara aldı biz o gemiyi terk ettik bugün iki ayrı yolcuyuz seninle hangi durakta ayrıldığımızı bile bilmiyoruz. kader çıkmazı bu mu acaba birşeyleri kabullenme zorunluluğumuzla kabullenememe arasındaki kanlı bıçaklı kavga hayır biz böyle olmamalıydık hatırlasana ne zor kurmuştuk o dünyayı ve ne kadar zordu o gemiyi suyun üstünde tutmak düşman kalmamışken teslim olmak hangi kitapta yazar hangi bilim tanımlar bu zamansız teslimiyeti kim paylaşır benimle kahreden yalnızlığımı... küçük şehirlerde ışıklar yükseliyor küçük şehirlerde dumanlar tütüyor unutmanın zor olacağını biliyordum ama bu kadarını da beklemiyordum meğer ne çok karakol kurmuşsun içime varlığıma yayılmak desem hiç kalır benliğimi elimden almışsın giderken de beni bitirmişsin... bu kadar acıymış meğer son ayrılık dönüşü yokmuş sen gidince böyle gidermişsin... sanma ki dargınım gidişine ne kızgınım sana ne de kırılmış sadece kabullenmek zor hem de çok zor yaşanan onca acı tatlı hatıranın ardından göğüs gerdiğimiz yüzlerce zorluk varken dahası birbririmiz böyle severken hayır biz böyle olmamalıydık sen böyle çekip gitmemeliydin bense böyle yalnız kalmamalıydım böylesine perişan... yıkılmaz sanılan dağlar bile böyle toz olabiliyormuş ayrılık rüzgarları savursun beni küle dönmüş o büyük sevdanın ardından bir daha hangi acı böylesine yakar beni... günün birinde çıkıp gelsen ne çıkar hangi yüzle bakarız birbirimize hangi günahımız için af dileyecek yüzümüz olur yüzümüzün rengi ne olur belki o gün kapkara günahlarımızı temizleyecek su kalır mı dünyada topraklar eski sevgili, bir daha kabul ederler mi ikimizi... biz böyle mi olacaktık daha dün savaştığımız kişilerin bugün ellerini mi öpecektik düşlediğimiz o sarılıp öpüşmeler yerine... mazide kalmış bir aşkın iki yorgun savaşçısıyız şimdi kolumuz kanadımız kırılmış kaleleri kuşatılmış gemimiz yara almış mazide kalan bir aşkın iki yorgun savaşçısıyız şimdi aşkımız bizi affetsin... -- ABDURRAHMAN AKIN |
| | |
| | #13 |
| Aktif Uye ![]() | Cevap: klavuzu aşk olanın sayfası ..... Bütün odalarını senin için kapattım bugün.. Al başını gel buralara.. Düşünme gidenleri, gelecekler var diyede bekleme oralarda.. Sabahtan havalandırdım ruhumu, senin için.. En güzel bestelerden piknik sepeti hazırladım birde.. Çakır keyif olalım bugün.. Mangalda yakalım acılarımızı... Savuralım derdi kederi cehennemin dibine.. Külleri el ayak öpsün... Gel benimle ol bugün.. Elaleme inat seviş benimle Acıt canımı, hoşuma gider Yüreğim hebadır ulan bugün sana.. Topla pılını pırtını gel buralara.. Boşuna bekleme oralarda.. Sarhoş olalım bugün.. Denize koşalım, bir taş sen salla bir ikide ben sallarım.. Sonrasında ver elini kayalara Sevdamızı haykıralım.. Önce kuduralım çıt çıkarmadan durulalım.. Başımı omuzuna dayar belkide ağlarım.. Gözyaşlarıma aldırmak yok ama... Gülmelerden döneceğim çünkü.. Gel benimle ol bugün.. Yüreğimi işgal et.. Yoluna serdim bugünü... Yüreğimde konakla... Akşama doğru usul usul yolcularım seni yarına..... ELIF OZTURK |
| | |
| | #14 |
| Aktif Uye ![]() | Platonik Aşk Platonik Aşk Al bu ıslak yalnızlığımı Gözlerindeki darağıcına as Orada kurutursun sıcak gözlerinle Sevginle ısıt kambur sevdamı Bitsin bu sayıklamalarım Ve sonu hüsranla biten çaresizliğim Biliyorum seni sevdiğimi bilmiyorsun Olsun ben yinede seviyorum Seni karşılıksız dolu dolu sevmeyi Zaten sevemezsin beni küçücüğüm Hani dün gülümsedin ya bana Gözlerinin içi ışıldadı ya Ne yaptın kalbime ufacığım?... Hadi gel gidelim Emirgan'a demli bir çay içeriz Ordan sonra Taksimde yürürüz biraz Geçeriz Eminönü Yenicamiye Sen güvercinlere yem vermeyi seversin Ufacıcık kalbine bu kadar merhameti Hangi ab-ı hayat çeşmesinden doldurdun sıcacığım?.. Çıkıp Sultanahmette ikindiyi eda edelim Aksaraya inerken anlatırdım sana Sensizliğimin ıslak yalnızlığını Sana olan özlemimi yazmaktan Usanmadım ama Bitiyorum bebeciğim.. Hadi al bu ıslak yalnızlığımı Gözlerindeki darağacına as Orada kurutursun sıcak gözlerinle Belki.. COSKUN ARSLAN
__________________ Sekerat-ı Mevt |
| | |
| | #15 |
| Aktif Uye ![]() | Beni Güzel Hatırla BENİ GÜZEL HATIRLA Beni güzel hatırla! Bunlar son satırlar... Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu... Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için. Uyandın ve ben bittim... Beni güzel hatırla! Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini... Sana sırdaş oldum, dost oldum, koynumda ağladın. Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini, beni üzdün, kınamadım. Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım... Beni güzel hatırla! Sayfalarca mektup bıraktım sana. Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım. Sakladım günahını, sevabını içimde sessizce gittim... Senden öncekiler gibi sen de anlamadın. Beni güzel hatırla! Sana unutulmaz geceler bıraktım sana en yorgun sabahlar... Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım. En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka, söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye vedalar bıraktım duraklarda. Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda. Beni güzel hatırla! Dizlerimde uyuduğunu düşün, saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı, mutlu olduğun anları getir gözünün önüne. Alnından öptüğüm dakikaları... Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün şaşırtmayı severim biliyorsun. Bu da sana son sürprizim olsun. Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum beni güzel hatırla. Gidiyorum... OKAN SAVCI
__________________ Sekerat-ı Mevt |
| | |
| | #16 |
| Aktif Uye ![]() | Sen gittin..." Sen gittin..." Ardından Sonbahar mevsimi geldi … Döküldü yapraklar birer birer, her biri bir tarafa savruldu… " Kocaman ağaçlar beyaz kefen giyinip ağladı, döküldü anılar bir bir dallardan...Sen gittin beni de alıp gitti sarı rüzgarlarıyla sonbahar, yaprak yaprak savurdu sokaklara, bir öksüz çocuk misali tek başıma kaldım kaldırımlarda… Kanadı kırık bir turnayım şimdi..yorgunum, çok yorgun.. İçim dışım sonbahar... Bedenim soğuk şimdi üşüyor dudaklarım, göğsüne düştü başım hüzünlü yılların, avuç avuç kimsesizlik yağıyor üzerime... Terkedilmiş cümlelerin satırlarında sonbahar alfabesine yazılıyor adım harf harf, satır satır içime dökülüyor yapraklar. Kimisi gül olup açıyor şiir şiir, kimisi diken olup batıyor yüreğime… Ey sonbahar; Gazellere yazılmış bir kırık öykü hayatım, sıradan ve anlamsız. Her gece üzerime yıldızlar serpiştiriyorum, anlamını bilmediğim ama acısını duyduğum karanlık duygular kaplıyor içimi... "Sen gittin..." Ardından Sonbahar mevsimi geldi … Döküldü yapraklar birer birer, her biri bir tarafa savruldu… " Dilimi kanatan şiirler üşüşüyor parmak uçlarıma her gece, güz kanadında çıplak ayaklı bir çocuğum şimdi. İnceden bir sızı gibi hasret tutuşturuyor içimi. Yalnızlığın en orta yerinde öksüz ve yaralı., kaldırımlara saçıyorum yüreğimi her akşam. "Sen gittin..." Ardından Sonbahar mevsimi geldi … Döküldü yapraklar birer birer, her biri bir tarafa savruldu… " Gözyaşlarımdan turnalar döküldü kaldırımlara, hıçkırıklara büründü gökyüzü, hangi atlasın, hangi sayfasına gittin bilinmez... Bütün mevsimler sonbahara ağıt yakıyor şimdi, hiç bir mevsim avutmuyor hicranımı. "Sen gittin..." Ardından Sonbahar mevsimi geldi … Döküldü yapraklar birer birer, her biri bir tarafa savruldu… " Sonbahar yaprakları gibi şarkılar da dökülüp, dökülüp gitti ardından. Hani “Elveda bütün hatıralar”. "Yine hazan mevsimi geldi, yine yapraklar rüzgarların peşi sıra gidecek" şarkılarını kimse söylemiyor artık. Hani “Hastayım, gönül hastasıyım/ gönül ilacımı bulamazsam ölürüm”. Masalındaki sevdalıları da kimse anımsamıyor artık. Şimdi şarkılar, Şiirler, Masallarda hazan mevsiminin hüznü var; Kimsesizliğimin hüznü… "Sen gittin..." Ardından Sonbahar mevsimi geldi … Döküldü yapraklar birer birer, her biri bir tarafa savruldu… " Aradan yıllar geçti, göçüp gitti ömrümün vefalı turnaları . Anladım ki herkesin bir masalı var, her masalın bir sonu. Şimdi artık ne masallar kaldı ne de inanan masallara, ne seher yelleri yare selam götüren, ne de nazlı yardan haber getiren telli turnalar. Bir kasırga gibi esiyor sonbahar rüzgarları. Şimdi zamanın ezen girdabında yapayalnız, sevgiye, güzel bir bakışa hasret, kuruyup gidiyor ömrüm. Ne zaman seni düşünsem kanadı kırık turna misali bükülür boynum… Gittin; Ömrümün bütün mevsimlerinde seni aradım.Her giden yolcuya, her gelen yolcuya, esen rüzgarlara, yağan yağmurlara.. Sadece seni sordum..... "Alıntı"
__________________ Sekerat-ı Mevt |
| | |
| | #17 |
| Aktif Uye ![]() | Olurda gün gelir gitmeye karar verirsen söz ver … Olurda gün gelir gitmeye karar verirsen söz ver … Söz ver ve beni de al mutlaka yanına. Neresi olduğunun bir önemi yok gittiğin yerin sevgili, nerede olduğumuzun önemi yok , sen varsan yanımda. Yeter ki gitme sen ben’den ya da… Gideceksen bile beni de götür ayırma yüreğimi senden… Olurda gün gelir gitmeye karar verirsen sevdiğim, söz ver… Evet n’olur söz ver bana, hiç unutmayacağını yüreğimi. Hep aklının bir köşesinde dokunuşum kalsın mesela, kokum burnunun ucuna gelsin mutlaka… Ve mutlaka anlıkta olsa hatırlayacağına söz ver bu karşında çocuklaşan kalbimi. Hiç unutma seni nasıl sevdiğini. Gün olur da hani, gidersen gözyaşlarımı emanet bırakma bana, salma anılarımızı koynuma… Bil ki bırakırsan her gün yeniden ve tekrar tekrar erir yüreğim gidişinin ardından da; katlanamaz bu acıya ve soluklaşır gider yaşamdan. Hani demem o ki, gidişin hiç dönmemek üzere olmasın sakın; küçük özlemlerle dolu ama sonu mutlu vuslatlara gebe kısa ayrılışlar olsun bizimkisi. Kırgınlıkların yol açtığı değil de zorunlu uzaklaşmalar girsin aramıza ama zaman asla ayırmasın ellerimizi birbirinden. Gün gelir de hani, hani gidersen gerçekten sevgili… Unutma asla sevildiğini ve sakın unutma her daim bir şekilde hatırlayacağını yüreğimin seni. Mutlu olduğum anda geleceğini mesela aklıma, unutma olur mu? Unutma gerçek mutluluğu sende yakalayan kalbimin; sen yokken de gülümsediğinde sebebinin seni düşünmek olduğunu ve sen de en mutlu olduğun anlarda getir aklına beni. Ama yine de sen gitme… Sakın gitme olur mu sevgili? Gözlerinin maviliği serinletmişken içimi, sakın bir anda olsa getirme aklına gitmeyi. Çaresizleştirme yüreğimi, güçsüzleştirme sakın ola beni. Sen gidersen ne yapar bilmez çünkü benliğim, olur da gidersen nasıl katlanır , nasıl dayanır bilmez… İnan bilmez nasıl ayakta kalması gerektiğini… Bilmez ki sensizliği… Bilmez ki sen’li olmayan düşleri… Sırf bu yüzden sakın gitme… N’olur gitme sevgili… alıntı:Meral BİLGİÇ
__________________ Sekerat-ı Mevt |
| | |
| | #18 |
| Aktif Uye ![]() | "Seni "sensizlikte" bile sevdim " "Seni "sensizlikte" bile sevdim " Her gece, İşgaline ugradıgım yalnızlıklarda Sevdim o umut dolu gözlerini. Bogazımda gecirilmiş soguk iplere Ayaklarımda paslanmış zincirlere Aldırış etmeden, Her solugumda gülüşlerini sevdim. Dili olmayan yüregimin, Hüznü hic solmayan gözlerimin, Tek umudu olarak Yüregindeki baharları sevdim... İçimde büyüyen ırmaklaraAcılarını verip Gözlerindeki ışıklarda ısınmayı sevdim. Kesik kesik öksürmelerime inat Soluguma cizilen kısa ömre inat Yüregimin haritasındaki Gülüşlerinin sıcaklıgını sevdim. Karanlıkların bulutla yagdıgı hasretine Varlıgının mutluluklarını siper edip Gözyaşlarındaki ıslaklıgını sevdim. Yüregimin ortasındaki yeşeren Bozkırların kuru yapraklarına inat Gönülden düşen sevgi yagmurlarını sevdim. Her solugunda yıldız olup Avuçlarında solan bir yürek olmayı sevdim.. İntihara kalkışan acılarında Yakıp kül olmayi sevdim. Susmalarında bir nefes, Bakışlarında bir dem olmayı Senin yüreginde bir nefes olmayı sevdim.... alıntı:zeynep karalar
__________________ Sekerat-ı Mevt |
| | |
| | |