FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları reklam verin reklam verin reklam verin reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > YAŞAM > Kültür, Sanat > Edebiyat

İnsan Akılının Sınırları

Kültür, Sanat katogorisi Edebiyat forumu içinde "İnsan Akılının Sınırları" başlıklı konu görüntüleniyor, "KİTABIN ÖZETİ : Yazar L. Ron Hubbard’ın temel çıkış noktası olarak bütünsel bir zihin bilimini incelemeye çalıştığı ve bilimsel terminoloji yerine günlük dil ve gündelik örneklere başvurduğu bir psikoloji kitabı. ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11-06-2007, 02:37 AM   #1
SİTE ADMİN
 
doğangüneş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Biz Türküz Vatan bizim Bayrak bizim VATAN ve BAYRAK şereftir ******** ne bilsin!!!!
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Mesajlar: 8.696
Blog Mesajları: 6
Cinsiyet:
Rep Gücü: 439 Rep: 42942
doğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyordoğangüneş çok gurur duyuyor
İnsan Akılının Sınırları

KİTABIN ÖZETİ :

Yazar L. Ron Hubbard’ın temel çıkış noktası olarak bütünsel bir zihin bilimini incelemeye çalıştığı ve bilimsel terminoloji yerine günlük dil ve gündelik örneklere başvurduğu bir psikoloji kitabı. “Dianetics” olarak adlandırılan bu bütünsel zihin biliminin temel dayanağı insan organizmasının temel dinamikleri ve insan zekasının bu dinamikleri oluştururken yaşadığı süreç. Yazarın başlıca savı “Dianetics” sayesinde bütün zihin süreçlerinin en ince ayrıntısına kadar takip edilebileceği. Yine zihne dair yöntemler kullanılarak süreci olumsuz etkileyen kimi kırılma noktalarına müdahale edilebileceğini öne sürüyor.

Dianetik; düşünmeyle ilgili kesin verilere dayanan tahminlere yer vermeyen bir daldır. Başlı başına bir tedavi tekniği içerir. Çünkü: Yöntem olarak kendine çözümlemeci yöntemi seçmiştir. Bu tedavi yöntemi diğer tedavi yöntemlerinde görülen, kişiliği yok etmek, insanın canlılığını söndürmek gibi yan etkileri olmayan aksine insanın canlılığını artıran bir yöntemdir. Tek amacı insanın temel noktasını keşfetmektir, gerisini çözümlemeci zihin halleder ve böylece şok tedavisi ya da cerrahi müdahale gibi insan beynine yararından çok zarar veren yöntemlere gerek duyulmaz.

Dianet’ikin süreçlerini iyice ortaya koyabilmek için bir organizma olarak insanı masaya yatırmakla başlıyor yazar. İnsanın temel dinamiğinin “hayatta kalmak” dürtüsü olduğunu öne sürüyor. Yaşam boyu organizma tüm tepkilerini, tüm duyularını hayatta kalmak üzere örgütlüyor. “Hayatta kalmak” dürtüsü ve bunun insan organizmasının temel dinamiği oluşu yeni bir şey değil. Başka bir çok kaynakta da yer alan bir önerme. Fakat daha önceleri bu dürtü sadece bireysel, sadece grupsal, sadece insanlık (tür) ve en nihayetinde sadece cinsel (üreme) olarak ele alınmıştır. Yazar hayatta kalma dürtüsünün bu dört dinamiği de kapsayacak şekilde olduğunu söylüyor. Kısacası insan hayatta kalma dinamiğini hem birey olarak kendisi için (nihai yaşama dair bir güdü olarak), hem çevresi için, hem insanlık için (sosyal yaşam) hem de cinsellik yani üreme için edinmiştir. Yazar dolayısıyla “hayatta kalma” dürtüsüne zarar verebilecek kimi bilinçsizlik anlarının bu dört öğeyi de etkileyecek psiko-somatik arazlara yol açacağını söylüyor.

Yazarın yaptığı sınıflandırmaya göre insan beynine hükmeden üç çeşit zihin var.


1. Analizci (Çözümlemeci) Zihin

2. Tepkisel Zihin

3. Somat zihin

Analizci zihin herkeste bulunan ve organizma için bir bilgisayar işlevi gören zihindir. Çalışabilmesi için algı, anı ve hayal gücüne ihtiyacı vardır. Tüm bu algıları, anıları ve hayalleri birer veri olarak alır ve depolar. Bunları depoladığı yer yazarın standart bellek bankaları olarak adlandırdığı yerdir. Bu bilgileri alırken organizma duyu organlarından yararlanır. Dolayısıyla analizci zihin organizmanın kendi içinden doğan ve direkt olarak organizmayı yöneten bir dinamiktir. Ama analizci zihnin en önemli işlevi, organizmayı organik olmayan arazlardan koruyan işlevi her “algı”yı “kavram” olarak dosyalayabilmesidir. Öte yandan tüm bu donanımıyla analizci zihin yaşamanın bütün mekanik işlevlerini kontrol edip, düzenler. Ve bu yüzden analizci zihinde meydana gelebilecek her türlü sapma, aksama organik bir takım somatik hastalıklara neden olur. Analizci zihin tüm algıları doğru şekilde depolayarak hayatta kalma dürtüsünü canlı tutar, acıdan kaçma ve korunmayı sağlar, en önemlisi “zevk” almayı sağlar. Görsel ve işitsel tüm sanatlardan duyulan zevkin kaynağı da buradadır. Çünkü organizma artık kendini korumayı, hayatta kalmayı başarmış ve daha yüksek amaçlara yönelebilir.

Tepkisel zihin ise yazara göre analizci zihnin düşmanıdır. Oda elindeki verileri depolar fakat onun depoladıkları bilinçsizlik anlarıdır. Onun başvurduğu bankalar engram bankalarıdır. Engram en yalın anlamıyla bir dokunun protoplazmada bıraktığı derin ve kalıcı izdir. Anıları, algıları değil bu engramlara başvurur. Engram herhangi bir nedenle bilinçsiz kalan organizmanın bu bilinçsizlik anında maruz kaldığı tüm algı ve duyulardır, çünkü yazara göre bilinçsizlik anında da organizma algılamaya ve duymaya devam eder. Engramların (Yazar çoğu zaman “iblis” olarak anıyor) varlığını laboratuvar deneyleriyle çok kolayca kanıtlanabileceğini söylüyor. Sonuçta engramların inorganik ve organik rahatsızlıkların temel kaynağı olduğu, acı ve ıstırap anlarında edinilen bu engramların organizma içinde varlığını sürdürecek dinamiklere sahip olduğunun altı çiziliyor.

Bu aşamada dianetik tedavi yöntemleri devreye giriyor. Yazara göre psiko-somatik ya da organik tüm hastalıkların kaynağı olan engramlarla baş etmek için geçerli hiçbir başka yöntem yok. Dianetik tedavi yönteminin başlıca çıkış noktası geri dönüşler. Hastalara hipnotize ve diğer teknikleri uygulayarak hastaların bilincini yaralayan zihindeki bu boşlukları ortaya çıkarmak ve onları analizci zihnin standart bellek bankalarına kazandırmaktan başka tedavi yöntemi yoktur. Son olarak yazar kimi psiko-somatik hastalıklardan örnekler vererek dianetik tedavinin bu tip durumlarda kullanması gereken teknikleri ortaya koyuyor.
__________________

Her Hakkım Saklıdır®
|l|lllll|lll||ll||lll|
569076912008
SÜPERMEYDAN

DİĞER KONULARIM İÇİN TIKLAYIN
http://www.supermeydan.net/forum/image.php?type=sigpic&userid=59583&dateline=121882  6917


doğangüneş isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İnsan ve İnsanlık Üzerine Özlü Sözler doğangüneş Felsefe 1 09-03-2008 06:51 PM
Ünlü Düşünürlerden Her Konuda Muhteşem Sözler doğangüneş Felsefe 0 05-03-2008 06:28 AM
insan insanın ne işine yarar ? doğangüneş Sohbet, Muhabbet, forum oyunları 1 30-09-2007 08:37 PM
İnsanlığın kökeni nedir? doğangüneş Genel Kultur 0 24-08-2007 01:28 AM
bilgi felsefesi doğangüneş Felsefe 0 22-05-2007 09:05 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:21 PM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!



Search Engine Friendly URLs by vBSEO