![]() |
| | |||||||
YAŞAM katogorisi Kültür, Sanat forumu içinde "Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz?" başlıklı konu görüntüleniyor, "Eşraf: Bir yerin zenginleri, sözü geçenler Tereddi: . yozlaşma, kişiliğin yozlaşması. Muhtelif : çeşitli Münakaşa: Tartışma Makbul : begenilen, hosa giden, olumlu karsilanan. Cebren : zorla, ite-kaka, baskıyla, ayarla yaptırma. ..."
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #31 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Ankara
Mesajlar: 816
Cinsiyet: Rep Gücü: 58 Rep: 5759 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Eşraf: Bir yerin zenginleri, sözü geçenler Tereddi:. yozlaşma, kişiliğin yozlaşması. Muhtelif : çeşitli Münakaşa:Tartışma Makbul : begenilen, hosa giden, olumlu karsilanan. Cebren : zorla, ite-kaka, baskıyla, ayarla yaptırma. Müstevli : Bir yeri istila eden, yönetimi altına alan (kimse, devlet, ordu vb.) Emsal : Benzer. arapça misal kelimesinin çoğuludur. bir şeyin emsâli, o şeyin misalleri demektir. türkçe'de tekil gibi de kullanılabilmektedir, misâli yok demek yerine emsâli yok denebilmektedir. her iki kelime de misl kökünden geliyor olsa gerek. |
| | |
| Sponsored Links |
| | #32 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Ankara
Mesajlar: 816
Cinsiyet: Rep Gücü: 58 Rep: 5759 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Azamet: Ululuk, büyüklük.Gurur. Çalım, kurum, tekebbür Tekebbür: Çalım Bedbaht: Mutsuz, bahtsız, talihsiz Katiyen : Hiçbir zaman, asla Müsemma : Ad verilmiş, adı olan. Ama daha çok ismi cismine uyan kişiler şeyler için söylenir Aşikar : bariz anl***** gelmesine ragmen, düşünülen ağızdan çıkan söz anl*****da gelir Muvaffak : basarılı Hakikat : Bir işin doğrusu, gerçek, asıl, esas |
| | |
| | #33 |
| Yeni Uye ![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 62
Cinsiyet: Rep Gücü: 15 Rep: 1444 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Türkçe'ye sahip çıkılması gereken her yerde oluruz, bu konuda herkes hemfikir olmalı ancak anlamı bilinmeyen bazı kelimelerin anlamını öğrenirken anlamı bilinen kelimelerin de neden kullanılmadığı veya "kasıtlı" olarak yanlış kullanıldığının da araştırmak gerek. Dedenin torunu anlamadığı torunun kendini tanımadığı asimilasyon süreci içinde dil yok edilmektedir. Form sitelerinde bile kullanılan bazı ifadeler bunlara çanak tutmaktan başka bir işe yaramıyor. Mesela "w" v yerine neden kullamılır ki? Diyor yerine neden "dio" ? herkes yerine niye "herkez"? Bunları çoğaltmak pek tabii mümkün ancak aşağıda ki metni okuyun nereden nereye geldik ve nereye gidiyoruz görün!... "Dil'le oynayanın her yeriyle oynamak boynumuza borçtur" TÜRKÇE'NİN KATLEDİLİŞİ..AĞLASAK MI GÜLSEK Mİ? Her geçen gün Türkçe'nin biraz daha yozlaştırıldığını görüyoruz. Dilimizdeki yabancı kökenli sözcüklerin istilası artarak sürüyor. Aşağıda yıllar içinde Türkçe'de nasıl bozulmalar olduğunu gösteren çarpıcı bir metin var! Yıl: 1965 'Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim..' Yıl: 1975 'Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma karar veremedim,heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum,yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim..' Yıl: 1985 'Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonrakendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'hayırlı akşamlar' dedim..' Yıl: 1995 'Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Fenâ hâlde kal geldi yâni..Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim..Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm' dedim..' Yıl: 2006 'Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon muyum ki ben,baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. 'Hav ar yu yavrum? '' Yıl: 2026 'Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. Off, ay dont nov âbi yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita.. 'Hay beybi..'' TÜRKÇEMİZE SAHİP OLALIM.... TÜRKÇE KONUŞALIM... KONUŞMAYANLARI UYARALIM. Konu kasev tarafından (18-02-2008 Saat 02:18 PM ) değiştirilmiştir.. |
| | |
| | #34 |
| Yeni Uye ![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 62
Cinsiyet: Rep Gücü: 15 Rep: 1444 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Osman Bey, sabah saat 7.00'de Casio masa saatinin alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı. Hugo Boss pijamalarını çıkarıp Adidas terliklerini giydi. WC' ye uğradıktan sonra banyoya geçti. Clear şampuanı ve Protex sabunuyla duşunu aldı. Colgate ile dişlerini fırçaladı. Rowenta ile saçlarını kuruttu. Bill's gömleğini ve Pierre Cardin takımını giydi. Lipton çayını içti. Sony televizyonda medya özetlerini ve flash haberleri izledi. Citizen kol saatine baktı. Aile fertlerine çav deyip Hyundai otomobiline bindi. Blaupunkt radyosunu açarak, rock müziği buldu. Ağzına bir Polo şeker attı. Şehrin göbeğindeki Mega Center'daki ofisine varınca, Casper bilgisayarını çalıştırdı. Microsoft Excel'e girdi. Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi. Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için Grissini yedi. Öğlen Wimpy's Fast Food kafeteryaya gitti. Ayaküstü Coca Cola ve hamburgeri mideye indirdi. Camel sigarasını yakıp Star gazetesini karıştırdı. Akşamüzeri iş çıkışı Image Bar'a uğrayıp CB'sini yudumladı, sonra köşedeki Shopping Center'a uğradı. Eşinin sipariş ettiği Persil Supra deterjan, Ace çamaşır suyu, Palmolive şampuan, Gala tuvalet kâğıdı, Sprite gazoz ve J nson kolonyayı alarak kasaya yanaştı. Bonus kartıyla faturayı ödedi. Hafta sonu eşi Münevver'le Galeria'ya giden Osman Bey, Showroom'ları dolaşıp Kinetix ayakkabı, Lee Cooper blue jean satın aldı. Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan Osman Bey, kanallar arasında zapping yaparak, First Class, Top Secret, Paparazzi gibi programları izledi. Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı. Saat 22.00'ye doğru Show'da Türk dili üzerine panel başladı. Uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti. "Ne mutlu Türk'üm diyene" diye gerindi... |
| | |
| | #35 |
| Yeni Uye ![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 62
Cinsiyet: Rep Gücü: 15 Rep: 1444 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum Göreniniz, bileniniz, Duyanınız var mı? Bir ferman yayınlamıştı: "Bu günden sonra, divanda, dergâhta,Bârgâhta, mecliste, meydanda Türkçe'den başka dil konuşulmaya" diye Hatırlayanınız var mı? Dolanın yurdun dört bir yanını, Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri, Fermana uyanınız var mı? Nutkum tutuldu, şasırdım merak ettim, Dolandığımız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere, Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı? Tanıtımın "demo", sunucunun "spiker", Gösteri adamının "showmen", Radyo sunucusunun "diskjokey", Hanım ağanın, "firstlady" olduğuna Şaşıranınız var mı? Dükkânın "store", bakkalın "market", torbanın "poşet", Mağazanın "süper", "hiper", "gross market", Ucuzluğun, "damping" olduğuna Kananınız var mı? İlan tahtasının "billboard", sayı tablosunun "skorboard", Bilgi alışının "brifing", bildirgenin "deklarasyon", Merakın, uğrasın "hobby" olduğuna Güleniniz var mı? Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı, Beldelerin girişinde"welcome" çıkışında "goodbye" Okuyanınız var mı? Korumanın, muhafızın, "body guard", Sanat ve meslek pirlerinin "duayen", İtibarın, saygınlığın,"prestij" olduğunu Bileniniz var mı? Sekinin, alanın "platform", merkezin "center", Büyüğün "mega", küçüğün "mikro", sonun "final", Özlemin hasretin, "nostalji" olduğunu Öğreneniniz var mı? İş hanımızın "plaza", bedestenimizin "galeria", Sergi yerlerimizi, "center room", "show room", Büyük şehirlerimizi, "mega kent" diye Gezeniniz var mı? Yol üstü lokantamızın "fast food", Yemek çeşitlerimizin "menü", Hesabını, "adisyon" diye Ödeyeniniz var mı? İki katlı evinizi "dubleks", Üç katlı komşu evini "tripleks", Köşklerimizi "villa", eşiğimizi "antre", Bahçe çiçeklerini "flora" diye Koklayanınız var mı? Sevimlinin "sempatik", sevimsizin "antipatik", Vurguncunun "spekülatör", eşkıyanın "mafya", Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa, "sponsorluk" Diyeniniz var mı? Mesireyi, kır gezisini "picnic", Bilgisayarı "computer", hava yastığını "air bag", Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı, "okey" diye Konuşanınız var mı? Çarpıcı önemli haberler, "flash haber", Yaşa, varol sevinçleri, "oley oley", Yıldızları, "star" diye Seyredeniniz var mı? Virvirik dağının tepesindeki köyde, "Cafe show" levhasının altında, Acının da acısı Kahve içeniniz var mı? Toprağımızı, bayrağımızı, İnancımızı çaldırmayalım derken, Dilimizin çalındığına, talan edildiğine, Özün el diline özendiğine, İçi yananınız var mı? Masallarımızı, tekerlemelerimizi, Ata sözlerimizi unuttuk, Şarkılarımızı, türkülerimizi, Ninnilerimizi kaybettik, Türkçe'miz elden gidiyor, Dizini döveniniz var mı? Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum, Göreniniz, bileniniz, Duyanınız var mı? Bir ferman yayınlamıştı ... Hayal meyal hatırlayıp da, Sahip çıkanınız var mı? |
| | |
| | #36 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Ankara
Mesajlar: 816
Cinsiyet: Rep Gücü: 58 Rep: 5759 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Garabet : Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık. Taşeron : Büyük bir işin bir bölümünü yaptırmayı asıl müteahhitten kendi üzerine alan ikinci müteahhit. Alavere : Bir şeyin elden ele geçmesi. 2.Bir şeyi elden ele vererek aktarma. 3.Kargaşalık. 4. denizcilik Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Afaroz : Bir hıristiyanı kilise topluluğu dışında bırakan ve kilise tarafından konulan yasak Asimilasyon : Özümseme toplum bilimi Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik Bızdık : Ufak çocuk anlamında ... Cendere : Esas anlamı prestir mecaz anlamı ise Manevi baskıdır . Cicoz : Cam veya toprak bilyelerle oynanan bir çocuk oyunu Civelek : Canlı neşeli ve sokulgan . |
| | |
| | #37 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Ankara
Mesajlar: 816
Cinsiyet: Rep Gücü: 58 Rep: 5759 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Dalalet : Sapınç,sapkınlık,doğru yoldan ayrılma Dalavere : Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş gizli oyun Daniska : A‚la,daha fazlası daha kötüsü daha berbatı anlamında kullanılır Daraağacı : İdam cezası alanları asmak için kurulan sehpa Dergah : Tarikattan olanların barındıkları,ibadet ettikleri ve törenler yaptıkları yer,tekke Empati : Kişinin kendisini karşısındakinin yerine koyup olaylara onun bakış açısından bakması ve hissetmesi çabası Engizisyon : Orta Çağda Katoliklerde katı din inançlarına karşı gelenleri cezalandırmak için kurulan kilise mahkemelerinin adı. Hafiye : Özel soruşturmalarla edindiği bilgileri ilgililere ileten kimse,dedektif. Hercai : Hiçbir şeyde kararlı olmayan veya konudan konuya geçiveren kimse , yeltek, gelgeç 2 .Aşkta değişken, vefasız. |
| | |
| | #38 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Ankara
Mesajlar: 816
Cinsiyet: Rep Gücü: 58 Rep: 5759 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Husumet : Hasım olma durumu düşmanlık ya da düşmanlığa varacak şekilde arada sorunlar olması İstihsal : Çıkarma,elde etme. 2 .Üretim İzale : Yok etme giderme ortadan kaldırmak Kaligrafi : Harfleri güzel biçimler vererek yazma sanatı güzel yazı sanatı hüsnühat Lütuf : Önem verilen sayılan birinden gelen iyilik yardım ihsan inayet atıfet Nobran : Davranışı kaba sert ve gönül kırıcı olan. Pervasız : Çekinmez sakınmaz korkusuz kimse Riyakar : İkiyüzlü Safsata : Boş temelsiz asılsız söz |
| | |
| | #39 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Ankara
Mesajlar: 816
Cinsiyet: Rep Gücü: 58 Rep: 5759 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Sallapati : Düşünmeden ve saygısızca davranan kimselere denilir 2. Özensiz, dikkatsiz ve kaba saba yapılmış 3. Düşüncesizce, saygısızca ve patavatsız bir biçimde Serenat : Sesli olarak söylenen veya müzik aracılığıyla çalınan serbest biçimli müzik parçası 2. Geceleyin, açık havada sevgi duyulan biri için bir müzik aracıyla verilen küçük konser Afaroz : Bir hıristiyanı kilise topluluğu dışında bırakan ve kilise tarafından konulan yasak İrtica : Gericilik (T.C'nin tarihinde etkin siyasi kavramlarından birisidir ancak negatif bir anlam içerdiğinden ötürü herhangi bir kişi veya grup tarafından siyasi akım olarak sahiplenilmiş değildir.) Tedhişçi: Siyasal davasını kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak davranışlarda bulunan (kimse), yıldırmacı,terörist. Yafta : Üzerine asıldığı ya da yapıştırıldığı şeylerle ilgili herhangi bir bilgi veren yazılı kağıt parçası,etiket. Hışım : Öfke, kızgınlık. Müsadere : İşlenen bir suç karşılığı olarak, suçlunun malının bütünü ya da bir bölümü üstündeki mülkiyetine son verilmesi ve bu mülkiyetin bir başka kuruluşa devredilmesi, zoralım. Tanzimat'tan önce herhangi bir kişiye ait mallara, padişah adına el konulması. |
| | |
| | #40 |
| SUPER MODERATOR ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Ankara
Mesajlar: 816
Cinsiyet: Rep Gücü: 58 Rep: 5759 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkçemizi canlandırmaya ne dersiniz? Nazır : Bir yere doğru bakan ("Küçük fakat çok şirin bir oda, gölgelik, denize nazır.") Melül melül : üzgün üzgün. ("Beni aldatırsan doyma yaşına/ Gez benim aşkımla gel melül melül.") İdrak : Akıl erdirmek, anlamak, kavramak. Erişmek ulaşmak. Müstesna : Bir bütünün ya da kuralın dışında olan, kuraldışı. Benzerlerinden üstün olan, benzeri az bulunan. Şaz : Ayrık, kuraldışı İntiba : İzlenim İntibah : Uyanma, uyanış. intibak : Çevreye ya da bir duruma uyma. İki şeyin ölçülerinin birbirini tutması. Metiye : Övgü. Bir kimseyi ya da bir şeyi övmek için yazılmış koşuk. |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| | |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Bilgisayarinizdan Sabit Ev Telefonunu Aramaya Ne Dersiniz | Quarezma | Pc- internet | 1 | 27-01-2008 09:18 PM |
| arkadaşla askerimize moral vermeye ne dersiniz.... | karaprens2906 | Serbest Kürsü | 0 | 19-10-2007 11:33 PM |
| Yeni uyenize bir merhaba dersiniz herhalde | guzelkiz | İlk Merhaba | 15 | 29-09-2007 09:02 AM |
| her gün bir ayet bir hadise ne dersiniz... | karaca10 | Dualar Hadisler | 19 | 28-02-2007 03:17 PM |
| | |