FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları key ödemeleri Estetik prefabrik reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > EĞLENCE > Öykü & Hikaye & Fıkra

Göldeki adam.

EĞLENCE katogorisi Öykü & Hikaye & Fıkra forumu içinde "Göldeki adam." başlıklı konu görüntüleniyor, "Gölde tek başıma yüzerken suya daldığımda ilk defa orada gördüm onu. Islanmamış siyah bir takım elbise ve bembeyaz suratıyla beni ayaklarımdan kavrayıp gölün dibine doğru çekti… Göz diyebileceğim yerlerde iki ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23-04-2008, 03:59 PM   #1
1. hikaye yarışması birincisi
 
Selinamm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SUPERMEYDAN
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 2.337
Cinsiyet:
Rep Gücü: 179
Selinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyorSelinamm çok gurur duyuyor
Göldeki adam.

Gölde tek başıma yüzerken suya daldığımda ilk defa orada gördüm onu. Islanmamış siyah bir takım elbise ve bembeyaz suratıyla beni ayaklarımdan kavrayıp gölün dibine doğru çekti…
Göz diyebileceğim yerlerde iki siyah ve derin boşluk, ağız diyebileceğim yerde ise sadece uzun ama çok uzun bir çizgi vardı.
O anda kalp krizi geçirebilirdim ve sudan nasıl çıktığımı hatırlamak bile istemiyorum. Ayaklarımdan beni dibe çekmek için çırpınıyor, kulaçlarım onun çekim kuvveti karşısında yetersiz kalıyordu.
Hemen hemen kimse inanmamıştı bana ama biliyordum ki gölün dibinde yaşayan korkunç bir adam vardı. Neden göle giren aşıkların başına böyle bir şey gelmemişti bilemedim ama cesaretimi toplayıp bir kez daha göle girip onunla yüzleşmem gerekiyordu.
Belki de bir tek ben vardım gölün o kadar dibine dalan… Diğerleri göle sadece sevişmek için girip, birkaç kuvvetli öpücükten sonra bir iki kulaç atıp gölden hemen çıkıyorlardı. Ben ise gerçekten yalnız yüzmeyi seviyordum.
Tüm kasabaya anlatmaya çalıştım gölde yaşayan bir adam olduğunu. Onun tipinden bahsettim onlara ama dinleyen olmadığı gibi beni azarlayan bir tayfa da çıktı karşıma. Ben de çok kuvvetli ve sınır tanımayan bir hayal gücü varmış ve bu hayal gücüm, nerede ne zaman ortaya çıkacağını bilmiyormuş. Onların vaktini böyle masallarla harcamamalymışım[





[Ama içlerinden birisi bana inandı elbette. Benimle göle geleceğinden ve göldeki o adamı arayacağından bahsetti. Halbuki tavırları daha çok bana yanıldığımı kanıtlamakmış. Eğer göldeki o adamı bulamazsak o zaman kasabalılardan ciddi anlamda bir özür dilemem, bir daha böyle hikayelerle onları işlerinden alıkoymamam gerekiyormuş.
Birlikte göle gittik. Öğlen saatleriydi. Suya daldık ve adamı aramaya başladık.
Kasabalının daha çok gölde keyif yapar gibi bir hali vardı. Sırt üstü kulaçlar atıyor, suya dalıp çıkıyor ve arada beni güldürmek için ağzından su püskürtüyordu. Benim yaşlarımda olan bir çocuğun buna gülmesini beklemesine rağmen benim çok daha ciddi bir takıntım vardı. Ona göldeki adamı göstermek ve göldeki adamın icabına bakılması gibi.
Göldeki adamı bulmak o kadar da zor olmadı benim için.
“Orda… Orda işte!” dercesine çırpındım suda. Suyun yüzüne çıktım ve kasabalıya bağırdım.
“Dikkatli ol… Orda işte göremiyor musun ?”
“Ben kimseyi göremiyorum oğlum…”
Adamı görebiliyordum. Anlattıklarımla birebir olarak ıslanmayan takım elbisesi, bembeyaz kemikli suratı, göz çukurlarındaki boşluk ve ağız yerine kocaman bir çizgi ile.
Adam o koskocaman çizgisiyle bana doğru yüzmeye başladı. İğrenç ağız çizgisi gülümsüyordu. Bembeyaz suratına eşlik eden üç beş tel uzun saç suyun içinde kıvrılıyordu. Benimle göle giren kasabalı ise onu halen göremiyordu. Adamı aramak için nafile suyun dibine dalıyordu.
Takım elbiseli adam bana doğru yüzerken ben de yanımdaki kasabalıya doğru yüzdüm. İkimiz de silahsızdık ama yanımda benden yaşça büyük birisinin varlığına sığınmıştım ve bunda bir sorun yoktu. Sanki kasabalı beni kurtarabilirmiş gibi gelmişti. Kasabalıya doğru yüzdüm.
“Geliyor, geliyor. Dikkatli olun lütfen… Yardım edin hadi…”
Halen göremiyordu adamı.
Adam ise beni çoktan ayaklarımdan yakalamış, dibe çekmeye başlamıştı. Suda çırpınıyordum. Kasabalı görüş açımdan çıktı. Benim gördüğümü nasıl göremedi, hiçbir fikrim yoktu ancak körlüğünün cezasını çekeceğini ne ben ne de o biliyordu.
İyicene dipteydim artık. Kasabalı beni kurtarmak için suyun dibine dalmamıştı. Onun suyun yüzeyinde ne yaptığını bilmiyordum. Benim kaybolduğumu görmek onu telaşlandırmalıydı halbuki.
Adam beni kendine doğru çevirdi. Ağzındaki o çizginin açıldığını gördüm. O açıklıktan rahatlıkla tüm vücudum geçebilirdi. Adam ağız çizgisiyle dudaklarıma dokundu. Suyun içinde nefes alamadığım için artık kendimi kaybetmek üzereydim. Adam uzun, ince, kemikli parmaklarını yanaklarımda gezdirdi. Pis ağzı artık dudaklarımdaydı. Dudaklarım acımaya başladı. Adamın ağzından çıkan sıcak nefesi ciğerlerimi doldurdu ve derin bir nefes alabilmemi sağladı. Evet, pis adamın hayat öpücüğü sayesinde nefes alıyordum ancak gözlerimi iyicene açtığımda bana bakan göz çukurlarını gördüğümde başım döndü.
Yeniden gözlerimi açtığımda beni kavramış herhangi bir varlık yoktu. Yüzeye çıkıp kasabalıyı aramalıydım… Ona bana neden yardım etmediğini, neden o adamı görmemiş gibi yaptığının hesabını sormalıydım. Belki de çoktan gölden çıkıp barın yolunu tutmuştu ve hatta belki de benim saçmalamanın doruk noktasında gezdiğimi gülerek ve abartarak anlatıyordu.
Tam suyun yüzündeydi kasabalı ancak sırtüstü yüzen ya da daha doğrusu süzülen hali bir tuhaftı. Ona yaklaştım ve dokundum. Kaskatı kesilmişti. Onu kendime doğru çevirdiğimde vücudunun göğüs kısmının tamamen yarıldığını, ayak bileklerinin kemirildiğini fark ettim. Hele suratı… Şu an bile tir tir titreyen ellerim kasabalının o korkunç suratını yazmaya cesaret edemiyorlar…
***
Bazıları kör oluyor… Hiçbir şey göremiyorlar. Kasabalı kördü ve görememişti. Göldeki adamı görebilmeliydi ve belki de onun hayat öpücüğünden faydalanmalıydı… Bazıları buna hayal gücü der, bazıları da bunu canlarıyla öder…
Benim hayal gücümde ise gölün derinliklerinde yaşayan bir adam vardı. Hatta sadece hayal gücümde var olmadığını, gerçeklikte de var olduğunu biliyordum.



kaynak hikayeler




__________________
Bugünde dünün yarını değilmiydi? dün ne yaptın ki bugün ne yapacaksın!!!

Konu Selinamm tarafından (23-04-2008 Saat 04:11 PM ) değiştirilmiştir.
Selinamm isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:04 PM .


Powered by vBulletin® Jelsoft Enterprises Ltd.

Supermeydan.net kar amacı gütmeyen bilgi, paylaşım üzerine kurulu ücretsiz bir forum sitesidir, üyeler her türlü bilgiyi,dosyayı önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu mesajlardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk mesajı yazan üyeye aittir. Yine de sitemizde yasa dışı (illegal) içerik bulursanız supermeydan@gmail.com email adresine bildiriniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır, Teşekkürler!


Telif haklarını ihlal eden hertürlü materyal supermeydan.net de yayınlanamaz ve dağıtılamaz.Site içeriğini Kaynak göstermek şartıyla kullanmanız serbesttir.
Okur konuları ve yorumları kişilerin kendi görüşleridir.SuperMeydan.Net konu ve yorum içeriklerini benimsememektedir

Search Engine Friendly URLs by vBSEO