![]() |
| | |||||||
Otomobil katogorisi Markalar & Modeller forumu içinde "Türkiyenin ilk arabası devrim ve hikayesi" başlıklı konu görüntüleniyor, "Efsane otomobil'e dokunmak Yeryüzündeki hiçbir otomobil onun kadar yanlış tanıtılmadı, onun kadar aşağılanmadı. 40 yıla yakın bir süre boyunca -olanca masumiyetine karşın- 27 Mayıs darbesinin simgesi gibi görüldü ve gösterildi. ..."
![]() |
| | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Nerden: SİNOP
Mesajlar: 960
Cinsiyet: Rep Gücü: 90 Rep: 8861 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() ![]() ![]() Efsane otomobil'e dokunmak Yeryüzündeki hiçbir otomobil onun kadar yanlış tanıtılmadı, onun kadar aşağılanmadı. 40 yıla yakın bir süre boyunca -olanca masumiyetine karşın- 27 Mayıs darbesinin simgesi gibi görüldü ve gösterildi. Kimileri "modeli çalıntı" dedi, kimileri ise "Türk mühendislerinin yetersizliğinin simgesi" olduğunu ileri sürdü. Ancak gerçek o kadar farklıydı ki...Türkiye, destansı filmlere konu olabilecek "büyük cesaret öyküleri"nin öyle pek sık yaşanmadığı bir ülke. Gündelik hayatında "kira ve fatura ödeme" çemberinin içine sıkıştırılmış olan bir toplumun mensupları, bu kısır döngüden sıyrılıp kendilerini nasıl aşabilirler ki? Bizlere dayatılan tek boyutlu hayat ve buna bağlı olarak gelişen köşeye sıkışmışlık duygusu, sadece ilginç ve sıradışı toplumsal portreler üretmedeki kabızlığımızın değil, edebiyatımızda polisiye, bilim-kurgu ya da gerilim gibi popüler türlerin güdük kalışının da temel nedeni kanımca. Türk milletinin mensupları boylarını aşan işlerle uğraşmayıp sürekli "ekmek" peşinde koşmalı, öyle değil mi ya! İşte "Devrim", bundan tamı t***** 42 yıl önce, hayâl kurması şiddetle yasaklanmış olan böyle bir toplumda doğdu. Türkiye'nin ilk gerçek yerli otomobil prototipiydi o. Koç topluluğunun resmî tarihe göre "ilk" sayılan "Anadol"undan daha önce doğmuştu. Ancak, dedik ya, bu sıkıştırılmış toplum için haddi fazlasıyla aşan bir çabanın, cüretkâr bir hayâl gücünün ürünüydü "Devrim". Nitekim, anında cezalandırıldı. Bir daha da yıllar boyunca kimseler adını bile anmayacaktı. Anmamak şöyle dursun, üç tane gıcır gıcır "Devrim"den ikisinin karanlık güçler tarafından preslenerek yok edildiğini biliyoruz bugün. Sonuncu otomobili ise ona emek veren Eskişehirli işçiler güç bela kurtardılar hayâl düşmanlarının ellerinden... "Bana bir otomobil yapın" Yıl 1961... Cemal Gürsel cuntası işbaşındadır ve Menderes'in idamının üzerinden henüz çok kısa süre geçmiştir. Çeşitli firmalarda çalışan 23 tecrübeli Türk mühendisi, kendilerine gönderilen ayrı ayrı mektuplarla "mühim bir konuyu istişare etmek üzere" Ulaştırma Bakanlığı'na davet edilirler. Bu insanların bazıları yurt dışında görev yapmaktadır; ancak mesajı alan herkes "devletin isteği başımız üstüne" diyerek işini gücünü bırakıp Ankara'ya gelir. O yılın 16 Haziran'ında bakanlıkta biraraya gelen mühendislere, bizzat Cemal Gürsel'den gelen "çok gizli" damgalı bir emir okunacaktır: "Bu yılın Cumhuriyet Bayramı törenlerinde halkımızın görüş ve takdirlerine sunulmak üzere, hem tasarımı hem de malzeme olarak tamamen yerli malı bir otomobil üretmenizi istiyorum." O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri "Türk insanının makûs talihine karşı bir meydan okuma" olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları'nın Eskişehir'deki Cer Atelyesi seçilir. Zaman müthiş dardır, Cumhuriyet Bayramı'na kadar yalnızca 129 günü vardır ekibin... Günde birkaç saat uyuyarak ve bu süre zarfında tesislerden hiç ayrılmaksızın, modeli tümüyle kendilerine ait olan, tüm parçaları el işçiliğiyle üretilmiş, 4 silindirli ve direksiyondan vitesli harika bir "aile otomobili" üretir kahramanlarımız. Hem de bir tane değil, tam üç tane! Üç araç da insanüstü bir çabanın sonucunda 28 Ekim akşam saatlerinde tamamlanmıştır. Araçlara "Devrim 1", "Devrim 2" ve "Devrim 3" ad> ı verilir. Mühendislerden biri Cumhurbaşkanı'nın alternatif bir renk isteyebileceğini düşünerek, araçlardan birinin siyah olmasını teklif eder. Böylelikle, iki araç krem rengi kalırken, üçüncüsü ise onu 29 Ekim geceyarısı Ankara'ya götüren "Karakurt" treninde binbir güçlük içinde siyaha boyanır. Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin bulunmayan "Devrim"ler, 29 Ekim törenlerinde Cemal Gürsel'e hipodrom önünde kılpayı yetiştirilir. Çevresinde yarattığı panik ortamıyla araçlara doğru düzgün bir benzin ikmali yapılma şansı dahi tanımayan Gürsel, bindiği krem renkli "Devrim"den inip siyah "Devrim"e geçince, aracın zaten az miktarda olan benzini de biraz sonra biter. Ve siyah "Devrim" yarı yolda durur. Gürsel'in, şoför koltuğundaki mühendise sorusu kısa ve nettir: "Ne oldu?" Şoför, "Benzin bitti Paşam" der korkarak. Bunun üzerine "Garp kafasıyla araba yapıyorsunuz, ama Şarklı olduğunuz için benzin koymayı unutuyorsunuz" diyerek hışımla aracı terkeder Gürsel. Oysa, o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayı da bilmektedirler elbette. Fakat, kimse aksiliğin yaşanan panikten kaynaklandığını cunta liderine anlatamaz ve "Devrim'ler" daha doğdukları gün bizzat devlet eliyle öldürülürler. Arkalarında, kendilerine doğru düzgün bir teşekkür bile edilmemiş 23 tane gözüpek mühendisi bırakarak... alıntı... ama gerçek
__________________ |
| | |
| Herşey Yarı Fiyatına.. |
| | #2 |
| Aktif Uye ![]() Üyelik tarihi: Sep 2007 Nerden: Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum Yaş: 31
Mesajlar: 1.094
Cinsiyet: Rep Gücü: 69 Rep: 6691 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: türkiyenin ilk arabası devrim ve hikayesi Evet tamamen gerçek bir olay bu . Bu konuda bir belgesel çekmiştik ve metinlerini baştan sona ben yazmak zorunda olduğum için , bu konuda derinlemesine bir araştırma yapmıştım . Sözkonusu mühendisler ve konuyu gazetelere taşıyan gazetecilerden bazıları ile de röportaj imkanımız da oldu . Son derece hırslı ve başarılı 23 mühendisin büyük bir başarısıdır devrim otomobili. Devlet Demiryollarının çalışanlarının emeği sonucunda ortaya çıkan bu eser , görücüye çıkarken bazı aksilikler yaşamakla beraber o zamanın gündemini yine de fazlasıyla meşgul etmiş . İsterse çalışarak insanın neler yapabileceğinin büyük bir göstergesidir bence DEVRİM . Emeği geçen tüm mühendislere ne kadar hürmet göstersek azdır . Hakikaten güzel bir konu bulmuşsunuz , tebrikler . |
| | |
| | #3 |
| Uye ![]() Üyelik tarihi: May 2007 Nerden: SİNOP
Mesajlar: 960
Cinsiyet: Rep Gücü: 90 Rep: 8861 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Cevap: Türkiyenin ilk arabası devrim ve hikayesi Konu türkiye için bir örnek teşkil ediyor istenilirse neler yapılabileceğinin bir göstergesi o günlerdeki yöneticiler türkiyenin önünü gelişmeye kapatmışlar son birkaç yılda bu değişti galiba yeni buluşlar yavaş yavaş mühendislerimiz tarafından bulunuyor ve destek veriliyor. iyi forumlar...
__________________ |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Türkiye K.Irak'a yerleşecek iddiası | YukseLL | Siyaset Meydanı | 1 | 16-11-2007 07:39 PM |
| Türkiye'nin en önemli yerleri | YukseLL | Turizm-Gezi-Seyahat | 0 | 28-10-2007 04:45 PM |
| Asala Gerçeği(Ermeni Terörü) | Bay X | Tarih | 5 | 27-10-2007 02:11 AM |
| İLKLER...GELMİŞ VE GEÇMİŞ | Runaw@y | Genel Kultur | 0 | 11-10-2007 03:10 PM |
| Türkiyenin Dünyadaki Yeri | doğangüneş | Astronomi | 0 | 03-06-2007 02:06 AM |
| | |