FORUM SUPERMEYDAN  
Kültür Sanat ve Havacılık forumları reklam verin 2008 öss yerleştirme sonuçları reklam verin reklam verin

Geri git   FORUM SUPERMEYDAN > TARTIŞMA (polemik) > Serbest Kürsü

A dan Z ye Bulmaca sözlüğü

TARTIŞMA (polemik) katogorisi Serbest Kürsü forumu içinde "A dan Z ye Bulmaca sözlüğü" başlıklı konu görüntüleniyor, "A Aba terlik.:PANTUFLA Abartı. : MÜBALAĞA ABD Başkanı Eisenhower’in takma adı. : İKE Abdülhak Hamit Tarhan’ın manzum trajedisi. : NESTEREN Abla.:CİCE Acem hükümdarı. : EKASİRE Acemi zeybek.:KIZAN Acemi,bir işe yeni ..."

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-09-2007, 11:10 PM   #1
Uye Grubu
 
KopiLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Herkes doğar yasar ve ölür.Önemli olan hayatı nasıl yaşadığınızdır
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Nerden: Sinop
Mesajlar: 1.577
Blog Mesajları: 19
Cinsiyet:
Rep Gücü: 52 Rep: 4954
KopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyor
A dan Z ye Bulmaca sözlüğü

A

Aba terlik.:PANTUFLA

Abartı. : MÜBALAĞA

ABD Başkanı Eisenhower’in takma adı. : İKE

Abdülhak Hamit Tarhan’ın manzum trajedisi. : NESTEREN

Abla.:CİCE

Acem hükümdarı. : EKASİRE

Acemi zeybek.:KIZAN

Acemi,bir işe yeni başlayan. : NEVNİYAZ

Acemi. : TOR

Acı biber.:KAYEN

Acı çikolata : BİTTER

Acı kavun. : EŞEK HIYARI

Acı yitimi. : ANALJEZİ

Acıbadem ağacı.: EREZ

Acıklı olay,dram. :HAİLE

Acıklılık. : FECAAT

Aç gözlü.: TAMAHKAR

Açı ölçmeye yarayan dönme hareketli bir çeşit cetvel. :ALİDAT

Açık alan korkusu.:AGORAFOBİ

Açık duran baş parmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık.: SERE

Açık eflatun renk.: KIZILŞAP

Açık havada ızgara veya kızartma yapmaya yarayan ocak.:BARBEKÜ

Açık kapı ve pencereler arasında oluşan hava cereyanı.: KURANDERE

Açık mavi, kırmızı ve beyaz,sıkı ve tatlı küçük elma. : ABİ

Açık tumlardan parklarda süs bitkisi olarak yetiştirilen,yurdu Güney Asya olan,palmiyeye benzer ağaç. : SİKALAR

Açık toprak rengi. : BOZ

Açık toprak rengi.:BOZ

Açık ve yüksek sesle.:CEHREN

Açık yeşil ve pembe renkli,kolay işlenen,değerli bir taş. : YEŞİM

Açık,ortada. : AYAN

Açıkgöz,kurnaz,hin.:EKE

Açıkgöz.:CİNGÖZ

Açıklık,bellilik.:BEDAHET

Açıktan geç,yaklaşma anlamında bir denizcilik ünlemi.:ALARGA

Açma,açılış. : KÜŞAT

Ad kavmi hükümdarı Şeddad tarafından cennete benzetilerek yaptırılan efsanevi bahçe.:İREM

Ad veya numara çekilerek oynanan şans oyunlarının genel adı.: LOTARYA

Ada çayı. : MERYEMİYE

Adak. : NEZİR

Adalet.: TÜRE

Adana ve Mersin yöresinde güğümle doldurularak sokaklarda satılan ve böbreğe iyi geldiğine inanılan meyankökü şurubu.:AŞLAMA

Adanmış ülke yada İsrail ülkesinin eski adı.:KENAN

Adem ile Havva’nın üçüncü oğlu. : ŞİT

Adet görme. : MENSTRUASYON

Adet yokluğu: AMENORE

Adı kötüye çıkmış kimse.:BEDNAM

Adım aralığı. : FULE

Adını anma,sözünü etme.:ZİKİR

Adını bugünkü Bogota yakınlarında yaşamış bir yerli kabilesinin efsanevi yöneticisinden alan masalsı altın ülkesi.: ELDORADO

Adil hükümdar.:DAVER

Afgan halklarından biri. : PEŞTUN

Afganistan ve Pakistan kadınlarının yüzlerini örtmek için kullandıkları bir tür peçe: BURKA

Afrika kabilelerinde krala verilen ad.: KABAKA

Afrika kokarcası da denilen bir kürk hayvanı. : ZORİLLA

Afrika kökenli bir Amerikan müziği.:CAZ

Afrika kökenli bir dans.:BAMBULA

Afrika misk kedisi. : KALEMİS

Afrika ve Asya’nın kurak bölgelerinde yaşayan kemirgen bir hayvan.:GERBİL

Afrika zencilerinin çalı çırpıdan yaptıkları çardak gibi barınak.:APATAM

Afrika’da gruplar halinde yaşayan ve boyu 30 cm kadar olan memeli bir hayvan.: KUYRUKSÜREN

Afrika’da ve Amerika’da yaşayan,iri gövdeli,uzun yapraklı palmiye.: RAFYA

Afrika’da bir ağaç. : AKO

Afrika’da bir oyun türü. : AVELE

Afrika’da bir ülke. : BENİN

Afrika’da çitle çevrili bir hayvan barınağı ile çevresindeki evlerden oluşan yerleşme biçimi.:KRAAL

Afrika’da yaşayan bir antilop. : KOB

Afrika’da yaşayan bir leylek türü.:MARABU

Afrika’da yaşayan bir yaban kedisi.:İMPAKA

Afrika’da yaşayan iki antilop türünün ortak adı. : GNU

Afrika’da yaşayan İnek antilobu. : KAAMA

Afrika’da yaşayan iri bir antilop: BEİSA

Afrika’da yaşayan ve çok hızlı koşabilen bir antilop. : İMPALA

Afrika’da yaşayan,narin ve küçük bedenli bir antilop.: BEİRA

Afrika’da yetişen ve parlak kerestesi mobilyacılıkta kullanılan bir ağaç.:OKUME

Afrika’dan zenciler tarafından getirildiği sanılan ağır bir Küba dansı. : HABANERA

Afrika’nın en yüksek dağı Kilimanjaro’nun yerli dillerde özgürlük anl***** gelen adı. : UHURU

Afrika’nın hızlı koşular için yetiştirilmiş evcil hecin devesi. : MEHARİ

Afrika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan iri bir leylek cinsi. : TANTAL

Afrika’ya özgü bir tür yaban kedisi.:SERVAL

Afyon yöresinde kadınlar tarafından oynanan bir halk oyunu.:FADİK

Afyon’un Sandıklı ilçesinde bir kaplıca.:HÜDAİ

Afyondan çıkarılan,öksürüğü kesmek için hekimlikte kullanılan bir madde. : KODEİN

Afyondan elde edilen ve hekimlikte kullanılan bir alkoloit. : PAPAVERİN

Agaragar.:JELOZ

Ağ : APIŞLIK

Ağ yatak. : HAMAK

Ağacın reçinesini çıkarmada,boyanmış eski mobilyaları temizlemede kullanılan beyaz toz.:POTAŞE

Ağaç bilimi. : DENDROLOJİ

Ağaç cilası.:LAK

Ağaç çemberler üzerine örülmüş torba biçiminde balık ağı. : VİNTER

Ağaç çivi. : KAVELE

Ağaç dallarından yapılmış gölgelik.:ÇARDAK

Ağaç işleriyle uğraşan ve ağaçtan çeşitli eşya yapan usta.:MARANGOZ

Ağaç rendelemekte kullanılan,uzun marangoz rendesi. : PLANYA

Ağaç sansarı.:ZERDEVA

Ağaç veya demir parçalarını birbirine bağlamakta kullanılan somunlu iri başlı vida: CIVATA

Ağaç veya fidan dikmeye yarayan yer.:OYUM

Ağaç veya kumaştan yapılmış bir kanal içinde hareket ederek açılıp kapanan perde.:STOR

Ağaç veya topraktan yapılmış küçük testi.:BODUÇ

Ağaç yada sebze dikmek için açılan çukur. : EMEN

Ağaç,bağ çubuğu veya sebze dikmek için açılan çukur.:EMEN

Ağaç,taş ve madenleri oyarak şekil veren usta.:NAKKAR

Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun. : PUS

Ağaçlıklı yol.:ALE

Ağaçtan yapılmış iri çekiç.:TOKMAK

Ağaçtan yapılmış testi.: SENEK

Ağaçtan yapılmış top.: TOMAK

Ağdalı,koyu kıvamlı bir maddenin özelliği,ağdalık.: VİSKOZİTE

Ağı otu.: BALDIRAN

Ağıl,davar ağılı : ARKAÇ : KOM

Ağın her suya atılışıyla bir defada yakalanan balık. : FOROZ

Ağır akan su.:KARASU

Ağır başlı,uslu. : DÖLEK

Ağır bir şeyi denizden çıkarmak veya denize indirmek işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi.:ALGARİNA

Ağır bir yükün yerden yükseltilmesini sağlayan alet.:KRİKO

Ağır cisimleri bir yerden başka bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç.Çekek tahtaları,felek. : FİLENK

Ağır ritimli bir İspanyol dansı.:BOLERO

Ağır tempolu bir İspanyol dansı.:SARABANDA

Ağır topuz.:GÜRZ

Ağır,kalın,dayanıklı ve sağlam.: KUNT

Ağırbaşlı,sözleri ve davranışları ölçülü olan kimse.:DENLİ

Ağırbaşlılık.:VAKAR

Ağırlama. : İCLAL

Ağız kısmı yayvan bakır kap.:ÜSKÜRE

Ağız ve dil hareketlerinden yararlanarak,soluk borusuna arka arkaya küçük miktarda hava göndermek için başvurulan soluk alma.:FROG

Ağız yangısı. : STOMATİT

Ağızdan ağıza söylenen parola. : PASAPAROLA

Ağızotu.:YEM

Ağrı Dağındaki bir yayla. : ELİ

Ağrı dağının eski adı. : ARARAT

Ağrı.: VECA

Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesine özgü bir tür köfte.:ABDİKÖR

Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş göz.:ÇİPİL

Ağustos ayının ilk haftasına denk gelen yazın en sıcak günlerine verilen ad.:EYYAMIBAHUR

Ağustos böceği.: ORAK BÖCEĞİ

Ağzı çember biçiminde telden yapılma torbaya benzer büyük gözlü ağ. : APOŞİ

Ağzı geniş,tek kulplu su kabı: KANATA

Ağzı sıkı.:KETUM

Ağzın içinde oluşan pamukçuk. : AFT

Ağzına kadar dolu.:LEBALEP

Ahali,sakinler.:SEKENE

Ahbaplık,arkadaşlık,alışkanlık.: ÜNSİYET

Ahırdaki gübreyi dışarı atmak için kullanılan delik, pencere. : TEMEK

Ahi kuruluşlarına girenlerin törenle bellerine bağlanan kuşak. : ŞED

Ahize,alıcı,reseptör. : ALMAÇ

Ahlaklı.: NEZİH

Ahmaklık. : HAMAKAT

Ahmet Raşit Öğütçü. : ORHAN KEMAL

Ahmet Rıfat’ın kurduğu,insanın bütün nefis baskılarından,geçici eğilimlerinden arınmasını amaçlayan bir Sünni sistemi.: RUFAİLİK

Ahşap ve çubuklarla yapılan ve pencerelere takılan siper.:KAFES

Ahududu soslu şeftalili,krem şantili dondurma.:PEŞMELBA

Ahududu. : AĞAÇ ÇİLEĞİ

Aids testi. : ELİZA

Aids virüsü.:HİV

Ailesine bakan./Yoksul: AİL

Ajanda.:ANDAÇ

Akaç. : DREN

Akaju. : MAUN

Akanyıldız. : AĞAN : ŞAHAP

Akarsu krosu. Sal yarışı. : RAFTİNG

Akarsu krosu.: RAFTİNG

Akarsu yatağı., mecra. : AKAK

Akbaba.:KERKES

Akciğer zarı iltihabı.:PNÖMONİ

Akciğer. : RİE

Akciğerleri dinlerken hekimin duyduğu patolojik ses. : RAL

Akdeniz ülkelerinde görülen, en çok keçi sütü ile bulaşan ateşli bir hastalık.:MALTAHUMMASI

Akdeniz yöresinde yetişen ve çiçek tomurcukları turşu yapımında kullanılan bir bitkiye verilen ad. : KEBERE

Akdeniz bölgesinde bir akarsu. : ALATA

Akdeniz Bölgesinde yaygın bir çiçek.:BEGONVİL

Akdeniz Bölgesinin batı kesiminde bir akarsu.: EŞEN

Akdeniz çevresinde bol yetişen,ateşe ve öksürüğe karşı sağaltıcı bir etkisi bulunan,uyarıcı,güçlendirici,yara sağaltıcı olarak da yararlanılan bir bitki.:DALAKOTU

Akdeniz çevresinde yaşayanlarda görülen kansızlık.Cooley hastalığı. : TALASEMİ

Akdeniz çevresinde yetişen ve dalları sepet örmekte kullanılan bir ağaççık.:AYIT

Akdeniz ve Marmara’da yaşayan kırmızı renkli,eti lezzetli bir balık. : MAZAK

Akdeniz yöresinde görülen çok sıcak rüzgar. : SİROKO

Akdeniz yöresinde kendiliğinden yetişen ve dokumacılıkta kullanılan bir bitki.: ALFA

Akdeniz yöresinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen bir bitki. : HAVACIVA

Akdeniz yöresinde yetiştirilen ve lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan bir bitki.:İSKORÇİNA

Akdeniz’de İtalya’ya ait bir ada. : ASİNARA

Akdeniz’de yaşayan beyaz etli bir balık. : HANİ

Akdeniz’de yaşayan iri karides türü. : NİKA

Akdeniz’de yaşayan,pullu,eti beğenilen bir balık.:SİNARİT

Akdeniz’de yaşayan,vücudu yassı,pullu,eti lezzetli bir balık.: İŞKİNE

Akıcı söz. : SELİS

Akıl hastalıklarının genel adı. : PSİKOZ

Akıl. : US

Akıldışıcılık. : İRRASYONALİZM

Akıllı,zeki.:LEBİB

Akıllıca. : ALEMİYANE

Akılsız,budala. : EBLEH

Akıntılı hastalık.:AKARCA

Akıtaç. : PİPET

Akıtma.:İSALE

Akkız otu,mübarek dikeni gibi adlar da verilen ve çiçekli dalları halk hekimliğinde kullanılan otsu bitki. : ŞEVKETİ BOSTAN

Akkor. : NARIBEYZA

Akla ve bilmeye değil de iradeye üstünlük tanıyan,ruhsal olayların ve bilgi sürecinin temelinde iradeyi gören bilim dışı öğreti.:VOLONTARİZM

Aklı başında olmayan,baygın.:BİHUŞ

Aklı yatmış. : KAİL

Akran,eş.:BEKTAŞ

Akran. : TAYDAŞ

Akrep takım yıldızının kuyruğunun güneyinde yer alan,küçük güney takımyıldızı,sunak.:ALTAR

Aksaray’da bir baraj. :APA

Aksu,ak basma,perde.:KATARAKT

Akşam vakti,akşam namazı. : AŞA

Aktinyum elementinin simgesi. : AC

Akut lösemilerin tedavisinde kullanılan bir antibiyotik. :AZASERİN

Akyuvar. : LÖKOSİT

Alaca benekli./Cüzamlı./Çiçek bozuğu. : ABRAŞ

Alaca,iki renkli.: YANAL

Alakasız.(Mecazi). : KELALAKA

Alamanadan küçük,üç çifte balıkçı kayığı. : MANYAT

Alan korkusu.:AGORAFOBİ

Alaşım. : HALİTA

Alaturka müzikte kullanılan bir tür zilsiz tef. : BENDİR

Alavereci. : SPEKÜLATÖR

Alay,eğlenme. : MEZEK

Alaysı. : İRONİK

Alçak kimse. : DENİ

Alçalma. : ZÜL

Alçı taşı.:JİPS

Alçıdan kabartma süsler.Süslemecilik sanatında alçak kabartma tekniğinde,mala ile yapılan alçı süslemeye verilen ad. : MALAKARİ

Aldatma,oyun,düzen.:DESİSE

Alev.Yalaz. : ALAZ

Aleve tutularak pişirilmiş.:FLAMBE

Alevi ve Bektaşi müritleri aydınlatmak için düzenlenen cemaatlerde dedelere yapılan yardım veya verilen para.:HAKKULLAH

Alevi-Bektaşi törenlerine verilen ad Alevi semahı.:CEM

Alışılagelen.:BERMUTAT

Alışkanlık.:ÜNSİYET

Alışkanlıkla elde edilmiş beceri.: RUTİN

Alışma,kaynaşma.:ÜLFET

Alışveriş. :AKSATA

Alışverişte çok kar amacını güden kimse.:BEZİRGAN

Alkalik. : KALEVİ

Alkil kökü. :AMİNO

Alkolde eriyen hayvani reçine.:GOMALAK

Allah’ın buyruklarına uyma.:TAAT

Almak,alıp götürmek.:APARMAK

Alman,Avusturya,İngiliz,Rus ve İsveç askeri hiyerarşisinde en yüksek rütbe.:FELDMAREŞAL

Almanca evet.:JA

Almanya dışına sürülmüş Musevilerin 14. asırdan başlayarak kullanmış oldukları Almanca-Yahudice karması dil. : YİDİŞ

Almanya ve Avusturya’da kullanılmış eski gümüş para. : TALER

Almanya ve İtalya’da resim müzelerine çoğu zaman verilen ad. : PİNOKOTEK

Alnın üzerine düşen kısa kesilmiş saç.:KAKÜL

Alosa’da denilen balık.: TİRSİ

Alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş.: PELİKAN

Alt,aşağı.:ZİR

Altay panteonunda deniz tanrıçası. : AKANA

Altı aylığa kadar körpe yaban domuzu.:FESEK

Altı çan biçiminde genişleyen etekler için kullanılan sözcük. : KLOŞ

Altı düz,üçgen biçiminde yelkenli iki kişilik tekne. : ŞARPİ

Altı mukavva ile beslenmiş,üstü sırmalı işleme.: DİVAL

Altı veya sekiz çift kürekle çekilen dar,uzun bir çeşit kayık : KANCABAŞ

Altın alaşımı.: ORÜR

Altın kökü. : İPEKA

Altın renginde olan.:ALTUNİ

Altın ve gümüş eritilen kabın içine konulan çerçeve. : İLİCE

Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipekli kumaş. İpekten sarımtırak dallı nakışlarla işlenmiş bir tür beyaz kumaş. : DİBA

Altından yapılma,altın rengi. : ZERRİN

Altıpatlar da denilen bir tabanca türü.:REVOLVER

Altmış santimlik bir uzunluk ölçüsü. : ARŞIN : ENDAZE

Altmış yıl.: SİTTİNSENE

Altmışlı yılların başlarında doğan bir Jamaika müziği.:SKA

Altyapı. : İNFRASTRÜKTÜR

Alüminyum,bakır ve magnezyum katılmış çinko alaşımlarına verilen ad. : ZAMAK

Alüminyumun simgesi: AL

Alüvyon. : LIĞ

Alyuvarlar. : ERİTROSİT

Amaçlamak. : İSTİHDAF ETMEK

Amaçtan şaşmak: ÇAVMAK

Amasya’da bir göl. : BORABAY

Amasya’nın Taşova ilçesi yakınlarında,sarkıt ve dikitleriyle tanınmış mağara. : BALLICA

Amazon bölgesinde bataklık sık orman.: İGAPO

Ameliyat bıçağı. : BİSTÜRİ : NEŞTER

Ameliyat ipliği. : KATKÜT

Amerika ve Avustralya’da yaşayan,kürkü değerli memeli bir hayvan.:OPOSSUM

Amerika’da yaşayan, avlanması ve postlarının satılması yasak olan memeli bir hayvan. :OSELO

Amerika’da 1917’de çeşitli meslekten insanları kültürel,insancıl amaçlar çerçevesinde toplamak amacıyla kurulan kulüp.:LİONS

Amerika’da Amazon,Afrika’da Nijer ırmakları gibi Ekvator bölgesindeki büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad. : SELVA

Amerika’da yaşayan ve yavrularını sırtında taşıyan keseli sıçan. : SARİG

Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç,hint bademi.:KAKAO

Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaççık.:İKAKO

Amerika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan kimi kemiricilerin ortak adı.: AGUTİ

Amerikan armudu : AVOKADO

Amerikan devesi. : LAMA

Amerikanın ekvator bölgesindeki tatlı sularda yaşayan bir kaplumbağa. : MATAMATA

Amerikanın sıcak bölgelerinde yetişen ve mandalinaya benzer meyvesi olan bir ağaca verilen ad. : GUAYAVA

Amine Hatun’un Hazreti Muhammed’e hamile kaldığı gece.:REGAİP

Amip,akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.:AMİTOZ

Amirler. : ÜMERA

Amonyak tuzu. : NIŞADIR

Amyant. : AKASBEST

Ana ırmağa karışan akarsu.:GELEĞEN

Ana kent. : METROPOL

Ana rahminde doğma zamanını tamamlayamamış veya vaktinden önce düşmüş çocuğa verilen ad. :CENİN

Anadolu beyliklerinde donanma askeri. : AZAP

Anadolu halklarının ana tanrıçası. : KİBELE

Anadolu halklarının en eski ana tanrıçası,:MA

Anadolu’da doğup Karadeniz’e dökülen akarsuların en doğuda olanı.:ÇORUH

Anadolu’da Lykia bölgesinin en önemli liman kentlerinden biri.:PATARA

Anadolu’da seyirlik köy oyunlarını düzenleyen kişiye verilen ad.:KIZILAYAK

Anadolu’da yüzyıllardan buyana göçerler arasında dokunan bir tür ensiz dokumaya verilen ad. : ÇARPANA

Anadolu’nun bazı yörelerinde mercimekli bulgur pilavına verilen ad.:MÜCEDDERE

Anadolu’nun bazı yörelerinde tuma verilen ad. : BİDER

Anadolu’nun çeşitli yörelerinde genellikle kadınların vücutlarının çeşitli yerlerine yaptırdıkları dövme. : DAK

Anadolu’nun en eski halkı.:LUVİLER

Anadolu’nun güneybatısının antik devirlerdeki adı. : KARİA

Anadolu’nun iç ve doğu kesimlerinde yaşayan,toprak altına yuva kuran memeli bir hayvan.:AVURTLAK

Anadolu’nun kimi bölgelerinde erkekler arasında yapılan sbet toplantıları: BARANA

Anadolu’ya özgü bir halk oyunu.:TAMZARA

Anahtar. : AÇAR

Anakent,ana şehir.:METROPOL

Anarşizmin rengi.:KARA

Anasonsuz üzüm rakısı. : DÜZİKO

Anayurdu Meksika olan,odunundan kırmızı boya elde edilen bir ağaç.:BAKAM

Anayurdu Orta ve Güney Amerika ile Batı Hint adaları olan elli kadar ağaç ve çalı türünün ortak adı.: JAKARANDA

Angola’nın başkenti.:LUANDA

Angola’nın para birimi.:ESKÜDO

Anında çeviri.: SİMÜLTANE

Anında,hemen.: ALAMİNÜT

Anıtkabir’in tasarımını da gerçekleştiren ünlü mimarımız.:EMİN ONAT

Anıtmezar. : MOZOLE

Ankara keçisinin kılı. : MOHER

Ankara ve yöresine özgü iki kişiyle oynanan ağır ritimli bir halk oyunu.:FİDAYDA

Ankara yöresine özgü bir halk oyunu.:MİSKET

Ankara’daki Hitit Güneşi adlı anıtıyla tanınan,1905-1978 yılları arasında yaşayan heykelcimiz.:NUSRET SUMAN

Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde ulusal park kaps***** alınan orman alanı.:SOĞUKSU

Anket. : SORMACA

Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası.:BEYİT

Anlambilim.: SEMANTİK

Anlaşılmaz bir biçimde yüksek sesle bağırmak.: BÖĞÜRMEK

Anlaşma,uyuşma. : ANTANT

Anlatışta düzgünlük.: FESAHAT

Anlayış. : İZAN: FERASET

Anlayışlı.:FERASETLİ.:ZEYREK

Anlayışsız,ahmak,kalın kafalı.:GABİ

Ansızın gelen bela,sıkıntı. : MUSİBET

Antakya’da,bir çok dinsel yapı bulunan ve tabiatı koruma alanı kaps***** alınan dağ.:HABİBNECCAR

Antalya ilinde antik bir kent. : SİMENA

Antalya körfezinin batı kıyısında bir burun. : GELİDONYA

Antalya Körfezinin batı kıyısında bir koy ve burun.: ADRASAN

Antalya ve Fethiye körfezleri arasında yer alan yarımadanın adı.:TEKE

Antalya yöresine özgü,kaburga kemiği ve pirinçle yapılan bir yemek.:LABA

Antalya’da bir baraj.:ALAKIR

Antalya’da bir mağara. : KARAİN

Antalya’da Kale ve Finike ilçeleri arasında yer alan kıyı gölü.:BEYMELEK

Antalya’da Manavgat çayı üzerinde bir baraj ve hidroelektrik santralı.:OYMAPINAR

Antalya’da tanınmış bir mağara.: DAMLATAŞ

Antalya’nın Elmalı ilçesinde tabiatı koruma alanı kaps***** alınan ve Toros sediri ağaçlarıyla kaplı olan orman alanı. : ÇIĞLIKARA

Antalya’nın eski adı.:ADALYA


Antalya’nın Lara bölgesinde,yaklaşık 150 kuş türünü barındıran bir göl.:YAMANSAZ

Antalya’ya özgü tahinle yapılan bir yiyecek. : HİBEŞ

Antarktika’da etkin bir yanardağ.:EREBUS

Antepfıstığıgillerden,sıcak bölgelerde yetişen,kabuğu hekimlikte,yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç. : SOMAK

Antik çağda daha çok mezar taşı işlevi gören ama adak,anı veya sınır taşı olarak da dikilen taş levha.:STEL

Antik çağlarda Kızılırmak ile Sakarya ırmağı arasındaki bölgeye verilen ad. : GALATYA

Antik çağlarda,Anadolu’nun güneybatısına verilen ad.:LİKYA

Antik Yunan’da,konserler verilen,şiirler okunan,oyunlar oynanan,genellikle dikdörtgen biçiminde,üzeri kapalı yapı.:ODEON

Antiller’de ve bütün tropikal bölgelerde yetiştirilen,kökündeki yumrulardan ararot çıkarılan bir kamış çeşidi.:MARANTA

Antimon’un simgesi. : SB

Antlaşma:. MUAHEDE

Anüsten su vermek yoluyla kalın bağırsağın içini temizleme.Lavman.: TENKİYE

Apandis iltihabı.:APANDİSİT

Aptal. : ALIK: ŞAVALAK

Ara,arasında.:BEYN

Ara. : ANTRAKT

Araba oku.:ARIŞ

Araba okunun ekseni. : İK : İĞ

Araba üzerine gerilerek içine saman veya tahıl doldurulmuş büyük kıl çuval. : GERİ

Araba vapuru. : FERİBOT

Arabacı.:KOÇAŞ

Arabada saman yüklenen taşıma sepeti. : ÇİTEN

Arabistan plakası. : KSA

Arabistan yarımadasında yaşayan bir çok Arap kabilesinin ortak adı. : MAZİN

Arabistan’da çeşitli yerlerde kurulan pazarlar.: SUK

Aracısız,doğrudan. : BİLVASITA

Arap abecesiyle yazılan ve ancak büyüteçle okunan bir yazı biçimi. : GUBARİ

Arap abecesiyle yazılan bir yazı türü. : CELİ : HİLALİ.: TALİK

Arap alfabesinin her hangi bir rakamı karşılayan ve anlamsız sekiz kelimeden oluşan değişik bir düzeni. : EBCET

Arap atlılarının bayramlarda yaptıkları gösteri. : FANTAZMA

Arap atlılarının bayramlarda yaptıkları gösteri.:FANTAZYA

Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse.: ARABİST

Arap erkek giyiminde,kefiyenin kaymaması için başa geçirilen ayarlı çember.Yün çember bağ. : AGEL

Arap harflerinin en çok kullanılan el yazısı biçimi.:RIKA

Arap harfleriyle yazılmış metinlerde kısa ünlüleri göstermek için kullanılan işaret.:HAREKE

Arap reisinin evi. : ZAMALA

Arap yazısının düz ve köşeli çizgilerle yazılan eski bir biçimi.:KUFİ

Arapça çok karanlık gece.:LEYLA

Arapça da ben. : ENE

Arapça dilbilgisinde fiil çekim örneklerini içeren kitap.: EMSİLE

Arapça el yazısı biçimi. : RIKA

Arapça kuş.:TAYR

Arapça zarf yapan gibi anlamında benzetme öneki.:KE

Arapça’da domuz. : HINZIR

Arapça’da inandık anlamında bir söz.:AMENNA

Arapların başlarındaki serpuş. : KEFİYE

Arapların Recep ayında kestikleri kurban. : ATİRE

Araz. : İLİNEK

Arazi üzerinde serilmiş bir işaret noktasının düşeyini gösteren geometrik biçimli tahta lata. :MİRA

Arazide dikilen işaret çubuğu. : ARDA

Ardıç kozalağı. : EFİN

Argo da adam,herif anlamında söz. : LAVUK

Argo da ahlaksız kimse. : KAYARTO

Argo da esrar. : OT

Argo da hiç emek vermeden ele geçirilen şey. : LÜP

Argo da orta yaşlı erkek. : KIRANTA

Argo’da aptal,sersem.:GEBEŞ

Argo’da çirkin kimseye verilen ad.:KOKOROZ

Argo’da dikizleme.:RONT

Argo’da dolap.:KETENPERE

Argo’da dost,metres anlamında sözcük.:GACO.:ZAMKİNOS

Argo’da fahişe.:KEVAŞE

Argo’da gizli dost.:AŞNAFİŞNE

Argo’da görgüsüz,kaba saba kimseye verilen ad.:ZONTA

Argo’da hamama verilen ad.:TATO

Argo’da hile,düzen,tuzak.: TONGA

Argo’da kağıt para.:PAPEL

Argo’da lira anlamında kullanılan sözcük.:OSKİ

Argo’da metres.:MANTİNOTA

Argo’da rakı.:ANZAROT

Argo’da sersem,budala,ahmak.: HIRT

Argo’da silahla yapılan hırsızlık.: TUFA

Argo’da sövme,sövgü.:KALAY

Argo’da tanışıyormuş gibi yaparak para sızdırma.:MANİTA

Argo’da tavla oyununda kullanılan zar.:KEMİK

Argo’da vurgun anlamında sözcük.: TUFA

Argo’da yolsuzca veya zorla elde edilen mal.:KAPAROZ

Argo’da,şuna bak,hale bak anlamında bir sözcük.:KİTAKSİ

Argoda alay. : SARAKA

Argoda altın lira. : OSKİ

Argoda bit. : MACAR

Argoda cebi delik. : KOKOROZ

Argoda çalmak ,aşırmak. : AŞIRAMENTO

Argoda değersiz,kötü. : KITIPİYOZ : KITIPİYOS

Argoda değersiz,önemsiz,derme çatma. : CAVALACOZ

Argoda genç ve yakışıklı erkeğe verilen ad. : LAÇO

Argoda git defol anlamında sözcük. : NAŞ

Argoda giysi. : FAÇA

Argoda gizli yer. : SOTA

Argoda gösteriş,çalım. : AFİ

Argoda gözetleme. : ERKETE

Argoda güzel giyimli,çok şık. :APİKO

Argoda külhanbeyi tavırlı kimse. : ADADİYOZ

Argoda oynaş. : AFTOS

Argoda uydurma söz,yalan.:KITIR

Arı beyi.:ANAARI

Arı kil. : KAOLİN

Arıların çıkardığı bir tür salgı.. : EĞİR

Arıların kovan deliğini kapatmak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde,balmumu.:KİREBOLU

Aristokrasi.:ZADEGAN

Aristoteles’in şiir anlayışından alınan ve sanat yapıtını birtakım kurallara bağlı olmakla birlikte dünyanın bir taklidi olarak tanımlayan terim. : MİMESİS

Arjantin’in plaka işareti.: RA

Ark.Kıvılcım. : ŞERARE

Arka. : PEŞ : AKAB

Arkadaş,geceleri konuşulup dertleşilen dost.:SEMİR

Arkadaş. : ENİSE

Arkadaş.:YAREN : REFİK

Arkalıksız iskemle. : SEKMEN

Arkalıksız küçük iskemle. : OTURAK

Arkalıksız,alçak,yumuşak,ayakları gözükmeyen oturacak. : PUF

Arkası kabarık,oturak yeri geniş koltuk. : BERJER

Arkası yırtmaçlı resmi ceket. :CEKETATAY

Arkası yırtmaçlı,etekleri uzun,çift sıra düğmeli,resmi erkek ceketi.:REDİNGOT

Arkeolojide antik kentlerin mezarlarına verilen ad. : NEKROPOL

Arkeolojide,genellikle boynuz veya hayvan başı biçiminde içki kabı.: RİTON

Armağan,karşılıksız verilen: PEŞKEŞ

Armut biçiminde ipek telli Vietnam lavtası. : TİBA

Arnavutluk para birimi. : LEK

Arnavutluk’un plakası:AL

Arpa,buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş bölümü. : ELENTİ

Arsenik. : ZIRNIK

Arsız sokak çocuğu,piç. : KOPİL

Arşının sekizde bir uzunluğunda ölçü birimi. : URUP

Arşiv.:BELGELİK

Arta kalan. : BAKİ

Artırma yoluyla yapılan satış.:MEZAT

Artvin ilinde,Sahara yaylası ile birlikte ulusal park kaps***** alınan ve doğal güzelliğiyle tanınan bir göl.: KARAGÖL

Artvin ilinde,ulusal park kaps***** alınan ünlü yayla.:SAHARA

Artvin’in Ardanuç ilçesinde ünlü bir yayla.:BİLBİLAN

Artvin’in eski adı. : LİVANE

Aruz ölçülerinden biri. : REMEL

Aruz ölçüsünde kısa okunması gereken bir heceyi,kalıba uydurmak için uzatma. : İMALE

As.: KAKIM : ERMİN

Asalak bilimi. : PARAZİTOLOJİ

Asalak. : TUFEYLİ : EKTİ

Asbestli çimentodan yapılan bir çatı kaplama gereci.:ETERNİT

Asgari,minimum.: MİNİMAL

Asık suratlı,somurtkan. : ABUS

Asıl hücre ile protoplazma uzantılarından ve bir silindir eksenden oluşmuş sinir hücresi.:NÖRON

Asıl,unsur,hipostaz.: UKNUM

Asilzade,derebeyi.:ALPAGUT

Asit. : HAMIZ

Asker şapkalarına takılan ve rengi uluslara göre değişen işaret. : KOKART

Asker yetiştirilmek üzere Yeniçeri ocağına alınacak çocukları seçip toplama işi.:DEVŞİRME

Asker,ordu. : LEŞKER

Asker,ordu.:CEYŞ

Asker. : SÜ

Asker.:SÜ

Askeri ataşe.. : ATAŞEMİLİTER

Askeri donatımın metal bölümlerini temizlemek için kullanılan üstübeç,alkol ve sabun karışımı madde. : ASTİKA

Askeri mahkeme.:DİVANIHARP

Askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı.:BAŞIBOZUK

Askerlik çağı.:ESNAN

Aslan takımyıldızının Latince adı.: LEO

Asma biti. : FİLOKSİRA

Asma filizinin rengi,açık yeşil renk.:FİLİZİ

Asma kütüğü.: REZ

Asma,kavun,karpuz gibi bitkilerin sürgünü veya dalı.: TEVEK

Asma,yukarı kaldırma. : TALİK

Asmalık.:BAĞ

Aspiratör.:EMMEÇ

Ast. : MADUN

Astarlık bir kumaş türü.: SOF

Astronomi alanındaki buluşları,matematik,doğa bilimleri,coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla ünlü,Orta Çağın en büyük bilginlerinden biri.: BİRUNİ

Astronomi. : FELEKİYE

Asurlular tarafından kurulan ticaret kolonilerine verilen ad.:KARUM

Asya ve Afrika’da yaşayan,güzel ötüşlü küçük bir kuş.:BENGALİ

Asya’da bir göl.:URMİYE

Asya’da bir ırmak. : OBİ : OKA

Asya’da ve Malezya takımadalarında yetişen yelpaze yapraklı büyük boylu palmiye.:KORİFA

Aşağı derece.:DEREKE

Aşağılık kimseler,alçaklar anlamında eski sözcük.: EDANİ

Aşı boyası. : OKR

Aşık ve bilye oyunlarında kullanılan, içi oyulup kurşun akıtılarak ağırlaştırılmış boyalı kemik.: AKAT

Aşık kemiği. : KAP :TALUS

Aşık olmaktan duyulan korku. : AMOROFOBİ

Aşılanmamış zeytin ağacı,yabani ağaç.: DELİCE

Aşırı iştahlı.:EKİL

Aşırı iştahsızlık. : ANOREKSİ

Aşırı kitap okuma tutkusu.:BİBLİYOMANİ

Aşırı sembolist sanatçılara verilen isim.(19. Asır sonlarında görüldü).:DEKADAN

Aşırı şişmanlık. : OBEZİTE

Aşırı ulusçuluk.: ŞOVENİZM

Aşiret. : OYMAK

Aşk ateşi. : OD

Aşk. : SEVİ

Aşkla ilgili,kösnül.:EROTİK

Aşure kazanını karıştırmak için kullanılan uzun saplı,yayvan uçlu kepçe. : MABLAK

At ahırı. : TAVLA

At arabalarının tekerleğine geçirilen demir çember. : ŞINA

At eğitimi ve bu eğitimin yapıldığı yer. : MANEJ

At eğitimi yapılan alan.: MANEJ

At gezdirmeliği. : PADOK

At koşturup karşı takım oyuncularına değnek atarak topluca oynanan eski bir Türk oyunu.:CİRİT

At tüyünün rengi. : DON

At üretilen çiftlik. :HARA

At ve eşek yavrusu.:KULUN

At ve kısrak sürüsüne verilen ad. : ÜREK

At veya araba uşağı. : İSPİR

At yarışlarında kullanılan klasik engele verilen ad. : OKSER

At,eşek gibi tek tırnaklı hayvanların tırnağı. : TOYNAK

At,köpek gibi evcil bir hayvanın soy kütüğü. : PEDİGRİ

Ata bakan,tımar eden kimse,at bakıcısı.:SEYİS

Atardamar bozukluğu. :ARTERİT

Atardamar. : ARTER

Atardamarda kanın pıhtılaşması veya yağ parçacıklarının oluşması sonucunda meydana gelen tıkanma.:AMBOLİ

Atasözlerine dayanan didaktik Çin-Japon şiiri. : Pİ

Ateş anl***** gelen Sanskritçe sözcük.: AGNİ

Ateş böceği. : ARUSEK

Ateş. : KOR : NAR

Ateşe tapanlar,Zerdüşt dinine bağlı olanlar. : MUGAN

Ateşli silah çapı. : KALİBRE

Ateşli silahlarda atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde.:CEPHANE

Ateşperest. : MECUSİ

Ateşte kızartılmış taze buğday veya mısır. : ÜTME

Ateşten fırlayan ve etrafa saçılan kıvılcım.:UÇKUN

Atgillerden soyu tükenmiş olan küçük,çevik bir yaban atı. : TARPAN

Atı yönetmek için ağzına takılan demir araç : GEM

Atıcılık sporunda bir dal.:SKEET.:TRAP.:BALTRAP

Atıcılık. : RİMAYET

Atılmış,eğrilmeye hazırlanmış,top biçiminde yün veya pamuk . : TULUP

Atın ağzına takılan demir araç. : GEM

Atın başındaki süsler. : OYAN

Atın bir koşma biçimi.:RAHVAN

Atın bir tür hızlı yürüyüşü. : EŞKİN

Atın eşkin yürüyüşü. : LİNK : ADETA

Atın kısa adımlarla hızlı yürüyüşü.:TIRIS

Atın kişnemesi. : OKRAMA

Atıştırmalık. : SNACK BAR

Atik,çevik.:ÇALAK

Atilla İlhan’ın lakabı : KAPTAN

Atlara binilerek değneklerle oynanan bir çeşit top oyunu.:POLO

Atların ağzına takılan kantarma türlerinden biri. : PELEM

Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.:KİLİT

Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen hastalık. :ARPALAMA

Atların boynuna takılan muska,değerli taş,hayvan tırnağı gibi şeylere eski Türklerde verilen ad.:MONCUK

Atların taşınması için yapılmış kapalı taşıma aracı.:VAN

Atlas çiçeği.: KAKTÜS

Atlas. : SATEN

Atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin veya giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli,yüksekçe yer.: PODYUM

Atletizmde on ayrı dalda yapılan yarışma.:DEKATLON

Atlı savaşçı. : ŞÖVALYE

Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş.: MUYMUL

Atmaca,doğan.:LAÇIN

Atmosfer içinde oluşan sıcaklık değişmeleri,rüzgar,yıldırım,yağmur,dolu gibi olaylara verilen genel ad.: METEOR

Atmosferin 11 km kalınlığında olan ilk katmanı. : TROPOSFER

Atmosferin,yeryüzünden 80 km yükseklikte başlayan son tabakası.:İYONOSFER

Atom çekirdeğinde her bir (+1) pozitif elektrik yükü taşıyan tanecik.:PROTON

Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı. : NÜKLEON

Atom parçacığı. : PARTİKÜL

Atölye. : İŞLİK

Av köpeğinin gizlendiği yerden avı gözetlemesi. : FERMA

Av köpeğinin gizlendiği yerden avı gözetlemesi.: FERMA

Av vergisi,av resmi. : SAYDİYE

Av. : ŞİKAR

Ava alıştırılamayan bir tür doğan. : ESPERİ

Avcı çantası.:CELBE

Avcı kulübesi Avcı pusu yeri. : AVSİN. : EVSİN

Avcı kulübesi.:GÜME

Avcılar için göl kenarında yapılmış kulübe. : BECENE

Avcıların av beklemek için taş yığınlarından yaptıkları pusu. : ÖNEZE

Avda hiçbir şey öldüremeyen veya tutamayan avcı için kullanılan sözcük.:MAZET

Avı çekmek için dökülen yem.:DADAMIK

Avlamak istediği yaban domuzu tarafından öldürülen,Bybloslu genç Fenike tanrısı.:ADONİS

Avlu.,iki ve daha çok katlı ev,sofa. : HANAY

Avrupa Birliğine üye ülkelerin ortak para birimi.:EURO

Avrupa Futbol Birliği’nin kısaltması.:UEFA

Avrupa uzay ajansı. : ESA

Avrupa uzay araştırmaları örgütü. : ESLO

Avrupa ve Kafkasya’nın yüksek dağlarında yaşayan bir cins dağ keçisi.:ŞAMUA

Avrupa Yayın Birliği. : EBU

Avrupa’da 18. asırda egemen olan İtalyan opera tarzının adı.: NAPOLİTEN

Avrupa’da bir ırmak. : İNN

Avrupa’da yaşayan bol renkli iri bir kelebek türü. : ADELA

Avrupa’nın en büyük gölü. : LADOGA

Avrupalıların Çin devlet memurlarına verdikleri ad. : MANDARİN

Avşa adasına verilen ad.:TÜRKELİ

Avşa adasında yetişen ve iyi bir sofra şarabı elde edilen kırmızı üzüm cinsi. : ADAKARASI

Avukat sayısı beşten az olan yerlerde avukat yetkisini taşıyan meslek ad***** verilen ad : DAVA VEKİLİ

Avukatların meslek örgütü. : BARO

Avustralya tavuğu’da denilen bir kuş. : MELİ

Avustralya’da yaşayan bir cins devekuşu. : EMU

Avustralya’da yaşayan çeşitli otçul keselilerin ortak adı.:VALABİ

Avustralya’da yaşayan keseli ağaççıl memeli hayvan.: KOALA

Avustralya’da yaşayan,ağır gövdeli,kısa bacaklı hayvan.:VOMBAT

Ay ( kamer ) takviminin beşinci ayı,büyük tövbe ayı.: CEMAZİYÜLEVVEL

Ay ağılı,hale. :AYLA

Ay çiçeğine verilen bir başka ad.:GÜNEBAKAN

Ay takviminde on birinci ay. : ZİLKADE

Ay takviminin yedinci ayı.:RECEP

Ayağa kalkmak. : KIYAM

Ayağa vurulan halka,köstek,pranga.:BUKAĞI

Ayağı kayma,sürçme. : ZEL

Ayağı sakat olan.:ÇOLPA

Ayağı sekili at.: ALABACAK

Ayağına çabuk,atik,çevik.:ÇALAK

Ayak : KADEM

Ayak bakımı.:PEDİKÜR

Ayak bastı parası. : KADEMİYE

Ayak bilekliği.. : HALHAL

Ayak takımı.:PARYA

Ayak topu. : FUTBOL

Ayakkabı bağı.:BAĞCIK

Ayakkabı boyama. : LOSTRA

Ayakkabı çekeceği. : KERATA

Ayakkabı kalıbının çapı. : LORTA

Ayakkabı yapıştırıcısı. : ÇİRİŞ

Ayakkabı,çanta yapımında kullanılan parlak deri.: RUGAN

Ayakkabıcılıkta kenar düzeltmek için kullanılan metal alet.:MAKİNETA

Ayakkabıların altına çakılan demir.: NALÇA

Ayakkabının altını kalınlaştırmak için yerleştirilen parça.: FİYAPA

Ayakkabının ön tarafında dikişle ayrılmış burun bölümü. : MASKARATA

Ayakkabının üstünden bacağın alt bölümüne değin sarılan,kumaş yada köseleden yapılmış bir tür tozluk. :.GETR

Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü. : SAYA

Ayaklı,taşınır ocak.:MALTIZ

Ayaklık. : PEDAL

Ayakta duran. : KAİM

Ayarı bozuk (para). : NASARA : NASERE

Aydın ilinde bir baraj.: MADRAN

Aydın yöresinde,kadınların kına gecesi,düğün,bayram gibi özel günlerde başlarına örttükleri geniş örtüye verilen ad. : ULADA

Aydınlatma,ışıklandırma. : TENVİR

Ayın etkisiyle huyunun değiştiği düşünülen kimse.:AYSAR

Ayın on dördü.:BEDİR

Ayırıcı duvar,cidar.:ÇEPİÇ

Ayırmaç.:FARİKA

Ayırtman. : MÜMEYYİZ

Aylandız da denilen ve gölge ağacı olarak dikilen kötü kokulu bir ağaç. : KOKARAĞAÇ

Aymaz. : GAFİL

Aynı adlı karabiberden elde edilen bir tür içki. : KAVA

Aynı adlı keçi türünün ince,yumuşak,parlak yünü.:TİFTİK

Aynı cins. : HETEROJEN

Aynı cinsten şeyler arasındaki ince fark.:NÜANS

Aynı işi yapan esnafın bulunduğu çarşı. : ARASTA

Aynı oranda aynı element oluşumunda ama farklı özellik taşıyan iki bileşikten biri.:İZOMER

Aynı rengin çeşitli tonlarıyla yapılan resim. : KAMAYÖ

Aynı tiyatroda çalışan oyuncular topluluğu.:TRUP

Aynı yere giden taşıt veya yolcu topluluğu.:KONVOY

Ayrıca değerli taşlarla süslü olmayan altın veya gümüşten yapılmış kuyumculuk işleri.: SADEKARİ

Ayrılış,ayrılık. : FİRKAT

Ayrılma. : İNFİRAK

Ayrılmış,dağınık. : MÜTEFERRİK

Ayrıntılar.: MÜFREDAT

Ayvalık ilçesindeki ünlü turistik tepe. : ŞEYTAN SOFRASI

Az aydınlık yerlerde görememe biçiminde beliren göz hastalığı. : TAVUKKARASI

Az bulunan,nadir.:TURFA

Az eğimli arazi.:BAYIR

Az kavrulmuş un ve tavuk eti dövülerek yapılan,pelte kıvamında yöresel bir yemeğe verilen ad. : HERİSE

Az miktarda.:CÜZİ

Az pişmiş et. : TATARİ

Az sözle çok şey anlatma. : İCAZ

Az yada çok kabarık enine fitillerle belirginleşen ipekli bir dokuma. : GROGREN

Azalma. : FİRE

Azap.: EZİNÇ

Azerbaycan’ın başkenti.:BAKÜ

Azerbaycan’ın para birimi.:MANAT

Azerbaycanlı ünlü yazar.:ANAR

Azgın,kızgın hayvan.:AKUR

Azı dişi.:NAB

Azılı atları zaptetmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.: KANTARMA

Azınlık,azlık. : EKALLİYET

Aziz mezarı.: RAVZA

Azman bir midye çeşidi.:PİNES

Azmış yara.:BICILGAN

Azotun bir başka adı. : NİTROJEN
KopiLL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
Alt 01-09-2007, 11:13 PM   #2
Uye Grubu
 
KopiLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Herkes doğar yasar ve ölür.Önemli olan hayatı nasıl yaşadığınızdır
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Nerden: Sinop
Mesajlar: 1.577
Blog Mesajları: 19
Cinsiyet:
Rep Gücü: 52 Rep: 4954
KopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyor
Cevap: A dan Z ye Bulmaca sözlüğü

B

Baba,şeyh,önder. : BAB

Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten,kumaş veya köseleden yapılmış bir tür tozluk : GETR

Bacağın kalçadan dize kadar olan kısmı.:UYLUK

Badem sübyesi.Bademden yapılan şerbet. : SOMATA

Bademli kek. : PRALİN

Bafa gölünün diğer adı. : ÇAMİÇİ

Bağ bekçisi.:BAĞBAN

Bağ budamaya yarayan eğri bıçak.TARA

Bağ çubuğu,çalı çırpı.:ÇEPER

Bağ kütüğü. : OMCA

Bağ ve bahçe sulamak için açılmış su yolu,ark.:KARIK

Bağ,bahçe gibi yerlerin çevresine çalı,kamış,ağaç gibi şeylerden çekilen duvar.:ÇİT

Bağa,tosun. : KELE

Bağan otu’nun zehiri. : AKONİTİN

Bağırsak iltihabı.:ANTERİT

Bağırsak kurdu. : ASKARYAZ

Bağırsak solucanı. : ASKARİS.: ASKARİT

Bağırsak.:MİA

Bağırsaklar. : EMA

Bağırsakları tutan karın içi zarı. : MASARİKA

Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı : TÜMÜR

Bağırsaktan yapılmış ameliyat ipliği.:KATGÜT

Bağış yapma : İRA

Bağlamaya benzer bir Yunan çalgısı. : BUZUKİ

Bağlamayı mızrap yerine parmaklarla çalmak.:ŞELPE

Bağlaşık devletler.(1.Dünya Savaşında İttifak Devletleri). : DÜVELİ MÜTTEFİKA

Bağnazlık.: TAASSUP

Bağsız ayakkabı.Kuzey Amerika Kızılderililerinin giydiği deriden yapılmış,tek parça ayakkabı. : MOKASEN

Baharat satıcısı. : AKTAR

Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden yapılan şiş.:ŞAŞLIK

Baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki.: KARDELEN

Bahardan az önce,ilkin havada,sonra suda ve en sonra toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.:CEMRE

Bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. : AKASMA

Bahçelerde yazın oturmak için yapılan kafes biçiminde kubbeli,üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak. : KAMERİYE

Bahçıvan,bağ bekçisi.:BAĞBAN

Bahreyn’in başkenti. : MANAMA

Bahreyn’in plaka işareti.:BRN

Bakar körlük. : AMOROZ

Bakır kalay karışımı.: TUNÇ:BRONZ

Bakır küçük kova. : BAKRAÇ

Bakır taşı. : MALAKİT

Bakır,nikel ve çinkodan oluşan gümüş görünüşünde bir alaşım. : FAKFON

Bakırcı örsü. : ZAVA

Bakırdan yapılma ve küre biçiminde bir tür davul. : TİMBAL

Bakırdan,çift dilli nefesli çalgı.:SARÜSOFON

Bakışımsızlık. :ASİMETRİ

Bakir : ERDEN

Bakire kız. : AZRA

Bakla,fasulye,bezelye gibi taze sebzelerde,içinde tumların sıralanmış bulunduğu kabuğa verilen ad. : BADIC

Baklagillerden,bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki.:KATIRTIRNAĞI

Baklagillerden,çok yıllık,dikenli bir çalı.:GEVEN

Baklagillerden,hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki.:FİĞ

Baklagillerden,sıcak bölgelerde yetişen,bir çok türü bulunan bir bitki.:SİNAMEKİ

Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı.:SAMSA

Bakmak,beslemek,yetiştirmek. : ESERMEK

Bakmak,beslemek,yetiştirmek.:ESERMEK

Bakraç.:DEBBE

Bal : ASEL

Bal alırken takılan başlık. : GÖZENE

Bal konulan ufak tekne.:ŞAFUL

Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil. : ŞAMA

Bal özelliği,bal niteliği. : ASELİYET

Bal özü. : NEKTAR

Bal peteği. : DALAK

Bal,yağ,yoğurt gibi şeyler koymaya yarar tahta kova.:KÜLEK

Bal,yoğurt koymaya yarayan tahta kova. : KÜLEK

Balçık : ALEKA

Balerin kostümü. : TÜTÜ

Balgam taşı.:ONİKS

Balı alınmış petek. : KAVARA

Balı alınmış petek.:KAVARA

Balık adam.:DALGIÇ

Balık ağlarının alt ve üst yanlarına geçirilen keçi kılından ip. : FARİL

Balık ağlarının alt ve üst yanlarına geçirilen keçi kılından yapılmış ip.:FARİL

Balık salamurası. : LAKERDA

Balık yumurtası ile yapılan meze. : TARAMA

Balık.:MAHİ

Balıkçıların,balıkları çevirmek için kayıklarla denize fırdolayı ağ salmaları. : VOLİ

Balıkesir yöresine özgü bir halk oyunu.:NİNNARE

Balıkesir’de doğal güzelliğiyle ünlü bir şelale. : SÜTÜVEN

Balıkesir’in Sındırgı ve Bigadiç yörelerindeki dağ köylerinde yaşayan Yörüklerin geleneksel el tezgahlarında dokudukları yün halılara verilen ad. : YAĞCIBEDİR

Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı bir belde.:EDİNCİK

Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı,etnografya müzesiyle tanınmış köy. :TAHTAKUŞLAR

Balıkesir’in eski adı.:KARESİ

Balıkesir’in İnegöl ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca. : OYLAT

Balıkesir’in Sındırgı ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca. : EMENDERE

Balıkesir’in Sındırgı ve Bigadiç yörelerindeki dağ köylerinde geleneksel el tezgahlarında dokunan yün halılara verilen ad.:YAĞCIBEDİR

Balıkların iste kurutularak yapılan pastırması. : LİKORİNOZ

Balıkların sürü halinde geçeceği yerlere ağlarla kurulan geniş ve sabit bir tuzak türü.:DALYAN

Balıkların tuzlaması.:ANÇÜEZ (ANÇUVEZ)

Balina.:FALYANOS

Balla hazırlanan bir hamur tatlısı. : ZULUBYA

Bambu saplarından yapılmış.:HEZARAN

Bangladeş para birimi.:TAKA

Bangladeş’in para birimi. : TAKA

Bankacılıkta faizin başlangıç tarihine verilen ad. : VALÖR

Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması.:REPO

Bankalar arasında çeşitli paralar için ön mutabakat ve emaneten satışla sağlanan takas işlemi.:SWAP

Bantlarla süslenmiş bir tür kumaş.: ELİFİ

Banyo temizlik aracı. : KESE

Barınak MELCE

Barındırma. : İBATE

Barış.:HAZAR

Baryum’a benzeyen,radyoaktif alkali toprak metali. : RADYUM

Baryumun simgesi:BA

Basıcı,yayıncı. : EDİTÖR

Basık ve geniş. : YAYVAN

Basım evinde harfleri dizen ve satırları blok durumunda döken dizgi makinesi. : LİNOTİP

Basımcılık. : TABAAT

Basımcılıkta harfler arasında bırakılan boşluk.:ESPAS

Basımcılıkta harflerin büyüklük ve küçüklüklerine göre aldığı ad. : PUNTO

Basımevinde harfleri dizen ve satırları blok durumunda döken dizgi makinesi.: LİNOTİP

Basımevlerinde dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz.:TAKATUKA

Basiret.Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği.: SAĞGÖRÜ

Basketbolde hatalı yürümeye verilen ad.: STEPS

Basketbolde hücum oyuncusu.:PİVOT

Baskın. : DOMİNANT

Basur. : HEMOROİT

Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.:BALTABAŞ

Baş çoban:EKE

Baş dönmesi. : VERTİGO

Baş garson. : METRDOTEL

Baş örtüsü olarak kullanılan bir tür ipekli dokuma. : VALA

Baş örtüsü,yazma.:DOLAK

Baş örtüsü,yün atkı.: LEÇEK

Baş parmak ve serçe parmağı uzaklığı. : KARIŞ

Baş tarafı balta ağzı gibi düz olan gemi.: BALTABURUN

Başa dert açacak karışık durum.:ÇAPANOĞLU

Başak toplama. : LİKAT

Başarı,başarma. : MUVAFFAKİYET

Başarısız. : RATE

Başı pullu,boyu 2 m kadar olan,zehirli ve tehlikeli bir yılan.:OKYILANI

Başı yuvarlak,kıçı aynalı Karadeniz yapısı bir yelkenli. : GAGALI

Başıboş at.:YILKI

Başıboş gezen hayvan sürüsü.:ÖREK

Başıboş hayvan.: YONT

Başın çevresine çember gibi dolanıp bağlanan bağ.:ÇATKI

Başıyla kanat ve kuyruk uçları aynı renkte olan güvercin.: MAĞ

Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan manzume.:NAZİRE

Başka insanların davranışlarını olumlu yada olumsuz biçimde yargılamakta kullanılan ölçütler bütünü. : AHLAK

Başka,fazla. : MAADA

Başka,öteki,diğer.:ÇİR

Başkaları.:AĞYAR

Başkalarının sırtından geçinen,asalak,tufeyli.:EKTİ

Başkalaşım. : METAMORFOZ

Başkanlık. : RİYASET

Başkasının adına gezerek satıcılık yapan kimse. : TABLAKAR

Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren,söz tutan.:ESLEK

Başkasının yaptığı deyim ve davranışları anlamsız olarak yinelemek. : EKOLALİ

Başkasının yaptığı hareket ve davranışları anlamsız olarak tekrarlama,yansıca.:EKOPRAKSİ

Başkırdistan Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti. : UFA

Başkomutan.:MİR

Başlangıç.:MEBDE

Başlıca belirtisi kısa,çabuk,değişken güçte irade dışı hareketler olan bir hastalık.: KORA

Başlıca üyesi Fransız yazar Jules Romains olan ve toplumun ortak bilincini dile getirmeyi amaçlayan edebiyat akımı.:ÜNANİMİZM

Başlık. : SERPUŞ

Baştan ayağa./Baştanbaşa. : SERAPA

Baştan savma,üstünkörü.:YALAPŞAP

Başvurulması gereken kaynak.:REFERANS

Bataklık gazı. : METAN

Bataklık. Küçük su birikintisi,gölcük. : AZMAK

Batı Afrika da bir ırmak. : OTİ

Batı Afrika kıyılarında esen çok kuvvetli fırtına.:TORNADO

Batı Afrika ormanlarında,Gine ile Liberya arasında yaşayan,türleri içinde en iyi konuşan gri papağan.:JAKO

Batı Anadolu’da Lidya bölgesinde eskiçağ kenti. : SART

Batı Hindistan’da eski bir Hindu devleti. : KAÇ

Batı mimarlığı ve dekoratif sanatlarında 18.yy da ortaya çıkan stilize deniz kabuğu,çakıl taşı ve sarmal motiflere verilen ad. : ROKAY

Batı Samoa’nın başkenti. APİA

Batı ülkelerinde Vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.: BARON

Bayat ekmek,yemek. : KERTİ

Bayındırlık işleri. : NAFİA

Bayındırlık.: UMRAN

Bayır.:ŞEV

Baykuşgillerden,Avrupa-Asya ve Kuzey Afrika’da yaşayan bir kuş.:KUKUMAV

Bayraktar.Sancak veya bayrak taşıyan. :ALEMDAR

Bayram.:İD

Bazı ateşli silahlarda namlunun ucunda bulunan küçük çıkıntı.: ARPACIK

Bazı bitkilerin genellikle süt görünümünde olan özsuyu (kauçuk özsuyu). : LATEKS

Bazı böceklerin katı ve sert üst kanadı. : ELİTRA

Bazı canlıların bir takım yiyeceklere,ilaç,koku,toz gibi nesnelere gösterdikleri ters tepkiye verilen ad. : ALERJİ

Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları,yan görüşü çizmeye,hazırlamaya yada denetlemeye yarayan örnek.:GABARİ

Bazı giyeceklere sertlik vermek için kullanılan bir tür kumaş. :TARLATAN

Bazı harfleri kusurlu söyleyen. : PELTEK

Bazı hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan iğne biçiminde billur madde. : RAFAT : RAFİT

Bazı hayvanları karanlıkta ışık,çok aydınlıkta karanlık aramaya iteleyen dürtü.:FOTOKİNEZİ

Bazı işlerde sicim yerine kullanılan,ince ve uzun,esnek deri parçası.: SIRIM

Bazı kağıt oyunlarında üçüncü durumdaki oyuncu söz konusuysa,kendisinden önceki oyuncuda ara kağıt veya kağıtlar bulunduğunu düşünerek büyük kağıt yerine düşük değerde bir kağıt atmak.:EMPAS

Bazı kağıtların dokusunda bulunan ve ancak aydınlığa tutulunca görülen çizgi,resim ve yazı gibi biçimler.: FİLİGRAN

Bazı oltalarda kösteği ağırlaştırmak için kullanılan kurşun parçası.:ZOKA

Bazı telli çalgılarda kullanılan hayvan bağırsağından tel.Çalgı teli. : KİRİŞ

Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür palmiye.:LATANYA

Bazı vakıf kuruluşlarında fakirlerin doyurulması için ayrılan ödenek.: İTAMİYE

Bazı yörelerimizde küçük kar anlamında kullanılan sözcük. : GİLİRİK

Bebeğin başsız olarak doğmasına tıpta verilen ad. : AKEFALİ

Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen ince pamukludan kısa kollu giysi. : ZIBIN

Becerikli,iş bilen. : EVİRGEN

Becerikli,usta.:MAHİR

Beceriksiz,güçsüz.:CÜDAM

Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.:BİDE

Beğenmemek,azımsamak,küçümsemek. : BUNMAK

Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen,güldürücü öykü anlatan kimse.: NEKRE

Bekleyen. : MUNTAZIR

Bel ve kalça arası. : BASEN

Bel,çapa veya sabanın toprakta kaldırdığı iri parça.:KESEK

Bel,orta,ara,aralık. : MİYAN (MEYAN)

Belediye.:URAY

Belgeleme. : TEVSİK

Belgesel.: DOKÜMANTER

Belirli bir tonda yazılmış müzik parçasının niteliği.: TONALİTE

Belirti. : SEMPTOM

Belirtiler.: SENDROM

Belize plakası. : BH

Bellek yitimi. : AMNEZİ

Belli belirsiz hissedilen hafif yel.:ESİNTİ

Belli belirsiz tarih olaylarına ve efsane motiflerine dayanılarak halkın hayal gücüyle meydana gelmiş eser,epope.:DESTAN

Belli bir birim alan içinde yaşayan tüm canlıları,fiziksel çevreleri ve aralarındaki her tür karşılıklı ilişkiyi içeren kavram.:EKOSİSTEM

Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü./ Yeryüzünde ekolojik olarak sınırlanabilir bir yaşam mekanında bulunan bütün canlıları ifade eder.(orman faunası,çayır ve deniz faunası gibi). :FAUNA

Belli bir konuda düzenlenen oturum veya seminer,bilgi şöleni.:SEMPOZYUM

Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse.:KAYYUM

Belli konulara uzun süre odaklanabilme,ayrıntıları algılamada çok başarılı olma ancak insanlarla iletişim kurmakta zorlanma biçiminde kendini gösteren sendrom.:ASPERGER

Belli olmayacak kadar yavaş akan su.:IĞIL

Benekli hayvan.:ÇAPAR

Benim gibi.:BENCİLEYİN

Benin’in eski adı.:DAHOMEY

Benzenden türeyen ve boya sanayiinde kullanılan zehirli bir madde.Organik boya cevherine verilen ad. : ANİLİN

Benzer seslerin bir mısrada veya bir cümlede kulağa hoş gelecek bir ahenkte tekrarlanması.:ALİTERASYON

Benzeşim,örnekseme. : ANALOJİ

Benzeştirme. :ASİMİLE

Benzeti.:TEŞBİH

Beraber asker olanlar. : TERTİP

Berber :PERUKAR

Bereketli.:ARTAĞAN

Bergama ilçesinde Allianoi antik kentini sular altında bırakacak olan baraj.:YORTANLI

Bergama’nın eski adı. : PERGAMON

Bering Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan adalar grubu. :ALEUT

Berkelyumun simgesi : BK

Besinini bağımsız olarak sağlayan bitki,kendi belsek.:OTOTROF

Beş heceli üç dizeden oluşan Japon şiir türü. : HAİKU

Beş yaşından büyük veya damızlık dışı bırakılmış dişi koyun.:MARYA

Beşparmak da denilen ve üzerine dikili çizgiler bulunan pamuklu bir kumaş.:ELİFİ

Beton delme kalemi. Betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu, çelikten yapılmış bir alet. : MURÇ

Beyaz iş işlemekte kullanılan beyaz ve parlak iplik.:SİRESATEN

Beyaz iş işlemekte kullanılan bir çeşit parlak pamuk ipliği.: PAMUKAKİ

Beyaz mermerde bulunan sert kısım. : EMERİL

Beyaz porselen kaplama.:JAKET

Beyaz Rusya’nın başkenti.: MİNSK

Beyaz yada mor çiçekler açan,meyveleri dikenli bir bitki.:TATULA

Beyaz,sarı renkte soğanlı bir süs bitkisi. : NERGİS

Beyaz,yeşil,mavimsi gri renkte billurlaşmış bir tür kalsiyum karbonat.:ARAGONİT

Beyin yangısı. : ANSEFALİT

Beyin dalgalarının ölçülmesi yöntemi.:EEG

Beyin elektrosu. : EEG

Beyin. : DİMAĞ

Beyit. : EV

Beyşehir gölünde bir ada. : MADA

Bez torba.:CAĞ

Bez dokuyan veya satan kimse.:BEZZAZ

Bez parçalarından dokunan basit kilim,yaygı. : PALA

Bez tezgahında ipliği ayarlayan tarak. : GÜCÜ

Bez,beze.:GUDDE

Bezekçi. Yapıların duvar ve tavanlarına süslemeler yapan usta. : NAKKAŞ

Bezekçilikte kullanılan,çok parlak, yeşil ve pembe dalgalı bir çeşit sedefe verilen ad.ARUSEK

Bezeme,süsleme. : TEZYİN

Bezikte bir deyim. : RUBİKON

Bıçak bilemeye yarayan çelikten,çubuk biçiminde araç. : MASAT

Bıçak,kılıç gibi kesici aletlerin kabzanın içinde kalan bölümü.:PIRAZVANA

Bıçkın Rum delikanlısı.: PALİKARYA

Bıkma,usanma.:GINA

Bıldırcın sökünü. : CURNATA

Biberiye,dişbudak. : HASALBAN

Biçimsiz. : AMORF

Bilardo oyununda kullanılan değnek. : İSTEKA

Bilardoda ,oyunculardan birinin topunun öteki toplardan birine değdikten sonra geri dönmesini sağlayacak şekilde yapılan vuruş. : KLEPS

Bilenmiş kesici bir aracın yüzünde kalan ve bileyi taşıyla giderilen metal çapağı, kıl ağı. : ZAĞ

Bileşik. : MÜREKKEP

Bileşikgillerden şekeri çok bir tür yer elması. : BADAT

Bileşikgillerden,kökleri sebze olarak kullanılan otsu bir bitki.: TEKESAKALI

Bileşim,bileştirme. : TERKİP

Bilgi ve düşüncesi alınmak üzere kendisine danışılan kimse,bilgili.:DANİŞMENT

Bilgi,ilim,irfan.:DANİŞ

Bilgi,malumat.: TİLİ

Bilgicilik.: SOFİZM

Bilgileri gösteren simgeler dizesi.:KOD

Bilgili,haberli,uyanık. : AGAH

Bilginin saklanması ve üretilmesini konu alan akademik ve mesleki disiplini. : BİLİŞİM

Bilginler : ARİFAN.

Bilginler,yazarlar,sanatçılar kurulu.:AKADEMİ

Bilgisayar kullanımında çözüme erişmek için işlenebilir duruma getirilmiş bilgi ortamı.: VERİTABANI

Bilgisayarda bir depolama ortamı olarak yararlanılan,belli sığası olan,plastik manyetik araçlara verilen ad. : DİSKET

Bilgisayarda erişilebilir bellek.: RAM

Bilim doktorlarının ve Kardinallerin giydikleri dört köşe külah yada başlık. : BARATA

Bilinç,şuur.: ES

Bilinemezcilik.:LAEDRİYE

Bilinen,adı geçen,sözü edilen. : MAHUT

Bilirkişi.:EHLİHİBRE

Billur.:KRİSTAL

Billurlaşmış doğal kalsiyum karbonat.:KALSİT

Bilyeli tekerlekler ve küçük bir sandıktan oluşan basit taşıma aracı. : TORNET

Bilyeli yatak.:RULMAN

Bin dokuz yüz on iki yılında batan transatlantik. : TİTANİK

Bin metrekarelik bir alan ölçüsü birimi.:DÖNÜM

Binada genel elektrik sigortası. : KOFRA

Binaların önlerinde üstü örtülü önü açık yer. : REVAK

Bir atom yada molekülden ötekine bir yada daha çok elektronun geçişi olayı. : REDONS : REDOKS

Bir borunun ağzına biçim vermek, genişletmek veya pürüzlerini almakta kullanılan aygıt. : RAMBA

Bir çeşit uzun rende. : KUSTERE

Bir geminin alabildiği yük miktarı (.Kuzey Avrupa’da kullanılan 200 kg’a yakın gemi yüklerine ve büyük miktarda ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi). : LASTA

Bir ilacın yerine, o ilaçla aynı koşullarda ve aynı biçimde verilen etkisiz ve zararsız madde. :PLASEBO

Bir matematiksel ifadede aldığı değere göre belirli durumlar kümesini saptayan değişken. : PARAMETRE

Bir sanatçının, bir okulun veya bir dönemin yapıtlarını toplu bir biçimde sunan resim sergisi. : RETROSPEKTİF

Bir sözcüğün yerine başkasını kullanma biçiminde görülen konuşma bozukluğu, söz karışıklığı . : PARAFAZİ

Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir defada söylediği parça. : TİRAT

Bir ülkede olağanüstü dönemlerde devletin ödeme süresi gelmiş borçlarını yasayla ertelemesi. : MORATORYUM

Bir akarsu yatağının az eğimli vadi tabanlarında ve ova düzlüklerinde çizdiği “S” harfine benzer kıvrım.:MENDERES

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı.:ADAPTÖR

Bir Alman denizatlısı tarafından batırılan ve 1915’te ABD’nin 1.Dünya Savaşına girmesine neden olan İngiliz yolcu gemisi. : LUSİTANİA

Bir anason türü.(Çorba,sebze ve balık yemeklerinde kullanılır).:PİMPİNEL

Bir anayasa yapmak veya bir anayasayı değiştirmek için toplanan olağanüstü ve geçici meclis.:KONVANSİYON

Bir arazinin bölünmesi,parsellere ayrılması.:İFRAZ

Bir arazinin çeşitli noktaları arasındaki yükselti farkını ölçmeye yarayan alet,düzeç.:NİVO

Bir aruz vezni. : REMEL

Bir asitle birleşince bir tuz oluşturan madde.:BAZ

Bir at arabası türü.:LANDON

Bir atardamarın bir noktasında oluşan ur biçiminde gevşeme şişkinliği.:ANEVRİZMA

Bir atımlık barut.:KESİ

Bir av köpeği cinsi. : ZAĞAR : SETER

Bir av köpeği cinsi.:TERİYE

Bir av kuşu. : ÜVEYİK

Bir avuç dolusu: APAZ

Bir ayakkabıya ağaç veya metal çivi çakmak için delik açmaya yarayan ayakkabıcı aleti.:KAÇABURUK

Bir bakteri türü.:BASİL

Bir baleyi oluşturan adım,figür ve anlatımların bütünü.:KAREOGRAFİ

Bir balık türü. : İSKORPİT: ZARGANA

Bir balık türü.:DUBAR

Bir baş rahip yada bir baş rahibe tarafından yönetilen manastır.:ABEYİ

Bir başlık türü.:BÖRK

Bir batarya topun birden ateş etmesi.:SAPARTA

Bir bestede kullanılabilecek aynı türden sesler kümesi.:SKALA.:ISKALA

Bir bezik oyunu terimi. : VİDO

Bir bilgiyi gösteren simgeler dizisi.:KOT

Bir binadaki toplantı veya gösterinin yapıldığı yer,/ Tiyatroda dinlenme yeri. : FUAYE

Bir binanın yöre imar dairesinin öngördüğü azami yüksekliği.:GABARİ

Bir borca karşılık hesabı daha sonra görülmek üzere yapılan kısmi ödeme.:AKONT

Bir böbrek üstü hormonu. : KORTİZON

Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi,bitki örtüsü.: FLORA

Bir bölgede yetişen hayvanların tümü.:FAUNA

Bir buçuk dirhem değerinde eski bir ağırlık ölçüsü birimi. : MİSKAL

Bir buharlı lokomotifin hemen arkasına yerleştirilen ve lokomotifin beslenmesi için gerekli yakıt ve suyu taşıyan araç. : TENDER

Bir buluşun ve kullanım hakkının kime ait olduğunu gösteren belge. : BERAT

Bir büyük güç sahibini perde arkasından yöneten kimse.:KAMARİLLA

Bir büyükelçinin temsilci olarak bulunduğu ülke dışına çıkması durumunda veya o ülkeye gelmesinden önce ona vekalet eden diplomat.:MASLAHATGÜZAR

Bir canlıdaki genlerin tümü. : GENOM

Bir caz üslubu (1940’larda ortaya çıktı).:BOP

Bir cins antilop. : KAV

Bir cins av köpeği.: ZAĞAR

Bir cins bamya. : OKRA

Bir cins baykuş. : YAPALAK

Bir cins börülce. : MAŞ

Bir cins doğan. : ZAĞANOS

Bir cins erik. :AYNABAKAR

Bir cins güvercin. : PAL

Bir cins ince,şık dokunmuş patiska. : NANSUK

Bir cins iri yengeç.:PAVURYA

Bir cins kokulu sandal ağacı. Bir cins mısır.:KALEMBEK

Bir cins koyun. : DALABA

Bir cins mimoza:. AMBERAĞACI

Bir cins orkide. : ADA

Bir cins pamuklu kumaş. : KALİKO

Bir cins parlak kumaş. : KARAMANDOLA

Bir cins pasta.:EKLER

Bir cins portakal. : NAVEL

Bir cins reçine. : LAKA

Bir cins sülün. : TURAÇ

Bir cins taze fasulye.:ANAPA

Bir cins tüylü av köpeği: BARAK

Bir cins, sazana benzer tatlı su balığı. : KARAKEÇİ

Bir cismin hareketinin ölçülmesinde temel alınan nicelik. : MOMENTUM

Bir çakıl taşı türü.:BREŞ

Bir çalışmaya yardım sağlamak için,genellikle açık havada yapılan eğlentili toplantı.:KERMES

Bir çeşit balık ağı. : IRIP

Bir çeşit börülce.:MAŞ

Bir çeşit büyük ve zehirli örümcek.:KUNDA

Bir çeşit çevirme ağı.:BARABAT

Bir çeşit erkek şalvarı.:ÇAKŞIR

Bir çeşit hamur yemeği. : PİRUHİ

Bir çeşit ince,çoğu kez çiçekli pamuklu kumaş. : MARKİZET

Bir çeşit ipek kumaş.:KEMHA

Bir çeşit İtalyan peyniri. : PARMİCAN

Bir çeşit kekik. : ZAHTER

Bir çeşit kısa ney.: NISFİYE

Bir çeşit Leh dansı.:MAZURKA

Bir çeşit pamuklu kumaş. : HASA

Bir çeşit papağan.:LORİ

Bir çeşit pelte.: PALUZE

Bir çeşit sertçe,ince yünlü kumaş.:SOF

Bir çeşit testere. : MUŞER

Bir çeşit top mermisi. : HUMBARA

Bir çeşit Venedik altın akçesine verilen ad. : DUKA

Bir çeşit yanardağ kütlesi : BAZALT

Bir çiçek. : PAŞAÇADIRI

Bir çift at tarafından çekilen,üstü kapalı,yaylı ve dört tekerlekli binek arabası.:KARUÇA

Bir çifte kürekli küçük patalya. : DİNGİ

Bir çocuk oyunu. : KUKA

Bir çok Avrupa ordusunda mızraklı süvarilere verilen ad.:UHLAN

Bir çok bedensel özelliğiyle file benzeyen,tavşan iriliğinde memeli bir hayvan.:DAMAN

Bir çok bitkiyle özel bir koku verilmiş,tatlı,bir tür şarap.:VERMUT

Bir çok Ermeni baş patrik ve patriğin adı.: NERSES

Bir çok kıtadan oluşan şarkı gibi söylenmek üzere yazılmış duygusal şiir,şarkı. : LİED

Bir çok kişi tarafından el ele tutuşarak oynanan bir halk oyunu.: HORA

Bir çok kişinin yaptığı işlerde gayret vermek için kullanılan ünlem.:YİSA

Bir çok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu,kolayca alev alır,eter kokusunda bir sıvı.:ASETON

Bir çuval türü.: TELİS

Bir dalda dördü beşi bir arada bulunan meyve kümesi.: ÇATANAK : ÇOTANAK

Bir dalganın genlik,evre ve sıklığının bir yasaya göre zaman içinde farklılaşması.:MODÜLASYON

Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi belge.:İLAM

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye veya iskeleye yanını vererek yanaşması.:ABORDA

Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar.:AVARYA

Bir deste (52’lik) kağıtla oynanan bir iskambil oyunu.:KİNG

Bir devletin topraklarıyla çevrilmiş,başka bir devlete ait arazi. :ANKLAV

Bir devletin yada bir şirketin yönetimini birlikte yürüten üç kişilik topluluk. : TROYKA

Bir dilde yeni sözcükler kullanma. : NEOLOJİ

Bir dileği yerine getirme.:İSAF

Bir dilin söz varlığı. : VOKABÜLER

Bir dizi metal yada bambu dilden oluşan Afrika’ya özgü bir çalgı. : MBİRA

Bir dokunun sertleşmesi.:SKLEROZ

Bir duvardaki taş yada tuğla sırası. : REDE

Bir düğmeyi yada kopçayı tutmaya yarayan halkacık. : BRİT

Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen çizgi. : ORTAY

Bir düzlemin odak denilen durağan iki noktaya uzaklıkları değişmeyen noktaların geometrik yeri olan eğri.:HİPERBOL

Bir ekin hastalığı. : RASTIK

Bir elçinin bir ülkeye atanmasından önce o ülkeden istenen uygun görme yazısı.:AGREMAN

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz.: RESEPTÖR

Bir elektrik devresindeki akımı,başka bir devreden geçen akımdaki değişiklikler aracılığıyla denetleyen aygıt,.değiştirgeç. : RÖLE

Bir elektrofonun veya başka elektro-akustik sistemin yükseltici ve hoparlörleriyle birlikte kullanılmak üzere tasarlanmış güç yükseltici olmayan radyo alıcısı.: TUNER

Bir elektron tüpünde temel işlevi ikincil yayım üretmek olan elektrot. : DİNOT

Bir elma türü. : APİ

Bir erik türü.:AYNABAKAR

Bir eser üzerindeki hak.: TELİF

Bir eserde asıl konu olarak ele alınan olaylardan önce,geçmiş bir takım başka olguları anlatan ilk bölüm,öndeyiş.:PROLOG

Bir fal türü.:CİFİR

Bir fındık çeşidi.:FOŞA

Bir Fransız halk dansı.:GAVOT

Bir gemici düğümü,ızbarço bağı.: ALABORİNA

Bir gemideki malların gösterildiği,boşaltma işlerinin yapılacağı liman idaresine verilecek liste./Bildiri. : MANİFESTO

Bir geminin alabildiği yük miktarı.:LASTA

Bir geminin hangi devlete ait olduğunu gösteren bayrak.:BANDIRA

Bir geminin yüklü su kesimi ile boş su kesimi arasında kalan bölümü.:FAÇA

Bir geyik türü. : ÇOPUR

Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça,giysi.. : ROBA

Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça.:ROBA

Bir görevin yerine getirilmesinde iş ortaklığı. : SİNERJİ

Bir görüntü,bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için simgelerle göz önünde canlandırıp dile getirme. :ALEGORİ

Bir gösteri sırasında perde arasındaki dinlenme zamanı.:ANTRAKT

Bir güreş türü.:KARAKUCAK:DALMA

Bir halk türküsü.:MAYA

Bir hava taşıtının belirli bir noktadan uzaklığını ve yön açısından belirlemeyi ve çevredeki hava taşıtlarına kimi komutları iletmeyi sağlayan radar eşgüdümlü hava trafik denetleme sistemi. : NAVAR

Bir hekimin ustalığı,mahareti. : HAZAKAT

Bir Hıristiyan derneği.:CİZVİT

Bir Hint tanrıçası.:BRAHMA

Bir Hint tanrısı.:BRAHMA

Bir hükümdara vergi veren halk. : RAİYE

Bir ırmağın denize kavuştuğu yerde lığların birikmesiyle oluşan üçgen biçimli ova,delta.:ÇATALAĞIZ

Bir ile üç yaş arasında bulunan burulmuş erkek sığır. : TOSUN

Bir ilin en yüksek maliye görevlisi.:DEFTERDAR

Bir inanışın heyecanı ile coşup kendisinden geçme hali,vecd.:CEZBE

Bir ipe geçirilmiş yada birbirine bağlanmış yaş yemiş yada sebze bağı. : HEVENK

Bir ipe veya çubuğa dizilmiş yada saplarından birbirine bağlanmış yemiş veya sebze bağı.:HEVENK

Bir iskambil oyunu. : FİTİL: OHEL

Bir İspanyol dansı.:BOLERO

Bir İspanyol şiir türü.:ROMANS


Bir iş için,herhangi bir üst makama yazılan yazı.:MÜZEKKERE

Bir işi yapmak,bir aracı onarmak için kullanılan alet takımı.:AVADANLIK

Bir işin sonunu düşünerek ölçülü,tedbirli davranma.: TEMKİN

Bir işletmenin ani batışı. : KRAK

Bir kağıt oyunu. : KANASTA

Bir kalkanın ortasında bulunan,eli korumaya ve oklardan sakınmaya yarayan,genellikle bombeli bölüm.:UMBO

Bir kap içinde sıvı yağ ve fitilden oluşmuş aydınlatma aracı.:KANDİL

Bir kasın tümünü veya bir parçasını kesme ameliyatı.:MİYOTOMİ

Bir keçi yünü türü.:MOHER

Bir kelimedeki harflerin yerini değiştirerek elde edilen kelime.:ANAGRAM

Bir kıyıya yada gemiye göre açık deniz. : ALARGA

Bir kilim türü.:CİCİM

Bir kimse veya bir sorun için halkın olumlu veya olumsuz kanaatinin belirlenmesi amacıyla yapılan oylama. : PLEBİSİT

Bir kimsenin kimlik bilgilerini gösteren kayıt. : KÜNYE

Bir kitabın kısaltılmış biçimi ve özellikle kısa tarih kitabı. : EPİTOME

Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı.:SEMİNER

Bir konuda özet olarak verilen bilgi veya açıklama.:BRİFİNG

Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap,harita kitabı.:ATLAS

Bir koy yada lagünün dar girişi. : İNLET

Bir koyun türü.:DAĞLIÇ

Bir köleyi özgürlüğüne kavuşturma.: İTAK

Bir köpek cinsi. : KANİŞ

Bir köpek cinsi.:KANGAL.:FİNO

Bir köşeden karşı köşeye doğru katlanmış yada kesilmiş olan. : VEREV

Bir kumaş türü.:CANFES.:KREP

Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya dantel dikilerek yapılan işlem.:APLİKASYON

Bir kundak üzerine oturtulan ve zemberekle geçirilen çelik yay. : ARBALET

Bir kurulun,bir topluluğun en önemli üyelerinden her biri. : RÜKÜN

Bir kuruluşa bağlı yolcu gemilerinin en eski kaptanı. : KOMODOR

Bir kuş türü.:BAŞTANKARA.:REA

Bir kuvvetin uygulandığı kütleyi bir eksen etrafında döndürme eğilimi. : TORK

Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi.: KATALİZ

Bir madeni paranın yüzündeki bütün kabartma ve resimlerden daha yüksek bir çıkıntı oluşturan çevre pervazı.:ARSATA

Bir mekanı örten kemerli yapı.. : TONOZ

Bir mersinbalığı türü.: BİZ.:ŞİP

Bir metreküp odun ölçü birimi. : STER

Bir metrenin milyonda biri. : MİKRON

Bir meyve. Tüylü Liçi. : RAMBUTAN

Bir meze türü.: TOPİK

Bir Mezopotamya destanı.:ETANA

Bir Mısır tanrısı.:PTAH

Bir motorda bilyelerin almaşık devinimini dairesel devinime çeviren dingil. : KRANK

Bir motorda bilyelerin almaşık devinimini dairesel devinime çeviren mil.: KRANK

Bir mukavemet yarışını ve bir tüfekle atış yarışını içeren kayak sporu. : BİATLON

Bir mülk kaça satın alınmışsa,o mülke o para ile sahip olma,önalım.:ŞUFA

Bir müzik parçasının dinleyicilerin isteği üzerine bir kez daha çalınması. : BİS

Bir müzik parçasının hangi hızla çalınması gerektiğini gösteren alet.:METRONOM

Bir müzik yapıtında kullanılmaya elverişli tüm seslerin oluşturduğu dizi.: SKALA

Bir oda veya mekana açılan,duvar yada çitle çevrili girinti.:ALKOV

Bir operanın sözlerinin yazılı olduğu kitap. : LİBRETTO

Bir organda,bir atardamarın,doku bozukluğu sonucu kan pıhtısı ile tıkanması.:ENFARKTÜS

Bir organı su vererek yıkayıp temizleme. : LAVAJ

Bir orkestradaki tüm çalgılarla çalınan bölüm.:TUTTİ

Bir orman ağacı. : SEKOYA

Bir orta oyunu tipi.:ZUHURİ

Bir ortaçağ çalgısı.: JİG

Bir Ortadoğu tanrısı.: BAAL

Bir ot ve bu otun öğütülmesiyle elde edilen tozdan yapılan bir çeşit tutkal.:ÇİRİŞ

Bir otomobilin arkasına takılan,insan taşımaya yarayan,tekerlekli,üstü kapalı araç.:KARAVAN

Bir oyuğa,bir yuvaya yerleştirilmiş tesisat.: ANKASTRE

Bir oyunda,bir filmde dinlenme süresi,ara.:ANTRAKT

Bir ölçü biriminin önüne getirildiğinde bu birimi binle bölen önek.:MİLİ

Bir ölüyü toprağa gömme.:DEFİN

Bir örümcek türü.:BÖ

Bir palmiye türü. : DUM

Bir pancar hastalığı. : KARABACAK

Bir papağan türü.:LORİ

Bir parça üzerine paralel çizgiler çizmek için kullanılan alet. : MİHENGİR

Bir parçanın ağır çalınacağını belirten müzik terimi.:LENTO

Bir parçanın ağır ve görkemli çalınacağını veya söyleneceğini anlatan müzik terimi.:LARGO

Bir parçanın canlı,neşeli ve hızlı çalınacağını belirten müzik terimi.:ALLEGRO

Bir parçanın notalarının,ara vermeden birbirine bağlanarak söyleneceğini veya çalınacağını belirten müzik terimi.:LEGATO

Bir Pasifik ülkesi olan Batı Samoa’nın başkenti.: APİA

Bir Pasifik ülkesi olan Batı Samoa’nın para birimi.: TALA

Bir Pasifik ülkesi olan Vanuatu’nun para birimi.:VATU

Bir poliçenin arkasına ciro edildiği kişiye ödenmesi için yazılan havale emri. : ORDİNO

Bir resim,desen yada alçak kabartmada,bazı nesne ve figür boyutlarının,perspektifin etkisiyle kısalması. : RAKURSİ

Bir resmi sulandırılmış renklerle boyamaya yada gölgelemeye verilen ad. : LAVİ

Bir roman veya öyküde ikinci derecede bir olay.:EPİZOT

Bir saç şekli. : ALABROS

Bir salgı bezi dokusunda,o doku aleyhine gelişen tehlikesiz ur.:ADENOM

Bir sanatçının tek müzik aleti eşliğinde verdiği konser. : RESİTAL

Bir seçimde adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması nedeniyle seçimin sonuçsuz kalması. : BALOTAJ

Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti.:BEMOL

Bir sıvının içindeki alkol derecesi. : GRADO

Bir sıvıyı gaz biçiminde püskürten aygıt.:VAPORİZATÖR

Bir sinema filmini televizyonda göstermeye yarayan cihaz.: TELESİNEMA

Bir sinir lifini uyarmak için anında devreye giren bir doğru elektrik akımının sahip olması gereken en düşük şiddet değeri. : REOBAZ

Bir sonuç çıkartma yolu.:ANALOJİ

Bir sorunu ele alış,ona bakış biçimi.:YAKLAŞIM

Bir sözcükteki harflerin yerini değiştirerek elde edilen yeni sözcük.:ANAGRAM

Bir su altı aracı.:BATİSKAF

Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış tarla. : GEN

Bir süs bitkisi. : ŞAKAYIK : KÜPE ÇİÇEĞİ : KATALPA

Bir süs taşı. : AMETİST

Bir şarkının,bir filmin deneme kaydı yada çekimi. : DEMO

Bir şehrin avukatlarının toplandığı meslek kuruluşu.:BARO

Bir şey için uygun durum,fırsat.:PUNT

Bir şey üzerindeki gerekli bilgi,kavram.:NOSYON

Bir şeyden korkmak,ürkmek,çekinmek.: OCUMAK

Bir şeye dayanan. : MÜSTENİT

Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma.HALT

Bir şeyi bir yerden bir yere götürüp getirmeye yarayan halat.: VARAGELE

Bir şeyi unutmamak için parmağa bağlanan iplik. : RETİME

Bir şeyin ayrıntılarına girmeden ana çizgilerini belirten.:KABATASLAK

Bir şeyin balmumu,alçı gibi maddeyle kalıbını çıkarmak için yapılan işlemlerin tümü.:MULAJ

Bir şeyin en güçlü ve sağlam yönü.:RÜKÜN

Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası.:DİN

Bir şeyin içinde var olan. : MÜNDEMİÇ

Bir şeyin içindeki öz,lup.: EVİN:NÜVE

Bir şeyin kenarını koruyan,süsleyen veya sınırını belirleyen çerçeve.:BORDÜR

Bir şeyin özü,aslı.:MAYE

Bir şeyin parçaları arasındaki uygunluk.:LORANT

Bir şeyin yokluğunu hissetme. : ARAMİ

Bir tabanca türü.:PİŞTOV

Bir takoz türü.:BAT

Bir tarım aleti,geminin orta bölümü. : BEL

Bir tarikatın müritlerinin yolculukları sırasında konakladıkları, ibadet ve ayin yaptıkları tekkelere verilen ad. : ZAVİYE

Bir tatlı su balığı: ÇOTİRA. : TARANGA

Bir tatu (döğme) türü. : APAR

Bir tekkenin şeyhi olan kimse.: POSTNİŞİN

Bir televizyon ekranına bağlanan mikrofon yardımıyla,ekrandaki görüntüler eşliğinde şarkı söyleme esasına dayanan oyun.: KARAOKE

Bir tema etrafında oluşan.:TEMATİK

Bir ticaret senedinin yenilenmesinden alınan komisyon.:ACYO

Bir ticari ortaklığın kuruluşu sırasında başlangıç sermayesini oluşturmak üzere ortakların vermeyi yükümlendikleri değerlerin tümü./ Anonim şirketlerde kurucu ortakların veya sermaye artırımına katılanların şirket sermayesine yaptıkları her türlü katkı. : APOR

Bir tiyatro oyuncusunun seyircilerin duyacağı biçimde ama sanki diğer oyuncular duymuyormuş gibi konuşması veya düşünmesi:. APAR

Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir defada söylediği parça : TİRAT

Bir tiyatro oyununda,karşısındakinin sözüne gerekli karşılığı verme.:REPLİK

Bir tiyatro sahnesinin önünde,ışık ve ışıldakların yerleştirildiği,izleyiciye en yakın yer.:RAMP

Bir tiyatroda en üst balkon. : PARADİ

Bir toplantıda bulunma karşılığı alınan para,oturum ücreti.:HAKKIHUZUR

Bir toplumdaki ahlakla ilgili davranış biçimleri. : TÖRE

Bir tuzla ürününün satıldığı bölgeler. : OROS

Bir tür Amerikan kekliği. : İNAMBU

Bir tür antilop. : UREBİ

Bir tür asma,Meryem ana asması.:AKASMA

Bir tür balık ağı. : ABLATYA

Bir tür başlık. : KABALAK

Bir tür baykuş. : KUKUMAV

Bir tür bıçak. : DAĞA

Bir tür cüppe. : BİNİŞ

Bir tür çuha. :.EN

Bir tür dana ve öküz derisi.:TELATİN

Bir tür davul.:TİMBAL

Bir tür delikli balık ağı.:IRIP

Bir tür domino oyunu.: AZNİF

Bir tür et yemeği. : PATE

Bir tür ferace. : ALAVURA

Bir tür filika.:FUTA

Bir tür gemici düğümü.Izbarço bağı. : ALABORİNA

Bir tür hafif ayakkabı. : YEMENİ

Bir tür ince dokunmuş çizgi kumaş.:ÇİTARİ

Bir tür ince ipekli kumaş. : PAPAZİ

Bir tür ince meşin. :VAKETA

Bir tür İngiliz birası.:ALE

Bir tür iplik bükme aracı.:TEŞİ

Bir tür işleme. : KOPANAKİ

Bir tür jelatin. : AGARAGAR

Bir tür kağıt süslemeciliği.:EBRU

Bir tür kalın ve ağır çizme. : TOMAK

Bir tür kalsiyum karbonat.:ARAGONİT

Bir tür keçe çadır. : GEDEME

Bir tür kement.:BOLA

Bir tür kertenkele. : BABAKÖŞ: AGAMA:VARAN

Bir tür keten patiska veya basma. : KRETON

Bir tür keten,patiska veya basma.:KRETON

Bir tür kısa hırka.:LİBADE

Bir tür kömür sobası.: SALAMANDRA

Bir tür kukuletalı asker kaputu,yağmurluk.:AVNİYE

Bir tür kumaş. : DRA: FLANEL

Bir tür kuzu eti yemeği. :KAPAMA

Bir tür kürek.:AYALEMA

Bir tür macun.:BERŞ

Bir tür mezgit balığı. : MERLANOS

Bir tür nişasta helvası.:SABUNİYE

Bir tür org.: LATERNA

Bir tür ökçesiz ayakkabı,yemeni. : KALAVRA

Bir tür palmiye. : AREKA

Bir tür pamuklu kumaş. : PAZEN

Bir tür pelte. : PALUZE

Bir tür perde. : STOR

Bir tür peynir. : EDAM

Bir tür sağlam ve yumuşak dana veya öküz derisi. : TELATİN

Bir tür sert ve fazla kızarmayan domates. : KAVATA

Bir tür ses alma cihazı.: DİKTAFON

Bir tür sıçan. : FARİG

Bir tür sıralaç. : KALAMAZO

Bir tür soğanlı süs bitkisi.:AMARİLİS

Bir tür süs kağıdı.: SERPANTİN

Bir tür süsleme sanatı. 18. yy başında Fransa’da çok geçerli olan,kavisli çizgileri bol,gösterişli bezeme üslubu. : ROKOKO

Bir tür şahin. : LAÇİN

Bir tür şalvar. : ELİFİ

Bir tür şeker hamuru.:NUGA

Bir tür tabanca.:NAGANT

Bir tür takoz.:BAT

Bir tür taşkömürü.:ANTRASİT

Bir tür tozluk.:GETR

Bir tür verimli balçık. : LÖS

Bir tür yağsız ve tuzsuz peynir. : TELEME

Bir tür yapay mermer. : BREŞ

Bir tür yelkenli ve motorlu yarış teknesi.:REGATA

Bir tür yün örgüsü. : HARAŞO

Bir tür yünlü kumaş. : KAŞE

Bir tür zamk.:KİTRE:LAK

Bir türün,bir olayın karakteristik yönünü veren.:SPESİFİK

Bir ulusun başka bir ulusu siyasi ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi.: EMPERYALİZM
KopiLL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Mesajı Digg'e ekleMesajı del.icio.us'a ekleMesajı Technorati'ye ekleMesajı FURL ekleSpurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-09-2007, 11:13 PM   #3
Uye Grubu
 
KopiLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Herkes doğar yasar ve ölür.Önemli olan hayatı nasıl yaşadığınızdır
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Nerden: Sinop
Mesajlar: 1.577
Blog Mesajları: 19
Cinsiyet:
Rep Gücü: 52 Rep: 4954
KopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyorKopiLL çok gurur duyuyor
Cevap: A dan Z ye Bulmaca sözlüğü

B DEVAM

Bir ülkede yönetime el koyan kimselerden oluşan kurul.: CUNTA

Bir ülkenin iskeleleri arasında gemi işletebilme hakkı. : KABOTAJ

Bir üzüm cinsi. : İRİKARA: PAPAZKARASI

Bir üzüm türü.:KARAGEVREK

Bir varlığın doğası. : NELİK

Bir veya iki çalgı için yazılmış,üç veya dört bölümden oluşan müzik eseri.:SONAT

Bir veya iki milimlik pli. : NERVÜR

Bir yada iki çalgı için yazılmış üç yada dört bölümden oluşan müzik eseri. : SONAT

Bir yağ türü.:BEZİRYAĞI

Bir yapıda dış kapıyla odalar arasındaki giriş bölümü.:DALAN

Bir yapının Belediyece öngörülen yüksekliği. : GABARİ

Bir yapının iç duvar kaplaması. : LAMBRİ

Bir yarış yelkenlisi. : SNİPE

Bir yaşını geçmiş inek yavrusu.:DÜVE

Bir yazı sayfasının altına,metnin herhangi bir noktasıyla ilgili olarak yazılan açıklama.:HAŞİYE

Bir yelkenli türü.:CÖNK

Bir yengeç türü. : UCA

Bir yerde biriken sıvıları dışarıya akıtmakta kullanılan oluk veya boru. : AKAÇ

Bir yere gönderilen eşyanın listesi.:İRSALİYE

Bir yeri kira ile tutabilmek için sahibine veya içindeki kiracıya açıktan verilen para.:HAVAPARASI

Bir yetimin veya akılca zayıf birinin malını yöneten kimse. : VASİ

Bir yılan türü.: PİTON

Bir yıllık kuzu.:TOKLU

Bir yol veya geçide girilmemesi için acele yapılan engel : BARİKAT

Bir yüzeyin eğiklik derecesini anlamaya yarayan araç. Topoğraf aracı. : NİVO

Bir yüzü içbükey,öbür yüzü dışbükey olan mercek. : MENİSK

Bir yüzünde Kurtuluş Savaşı,diğer yüzünde ise Cumhuriyetin ilanı canlandırılan,8 Ağustos 1928’de açılan Taksim Atatürk Anıtının İtalyan heykeltıraşı.:PİETRO CANONİCA

Bir zırhlı gemi türü. : DRETNOT

Bir zinciri oluşturan halkalardan her biri. : BAKLA

Bira yapmak için çimlendirilip kurutularak hazırlanmış arpa veya başka taneler.:MALT

Birbirine bağlı kurşun bölmelere yerleştirilmiş renkli cam parçacıklarından oluşan,saydam pencere süslemesi veya resim. : VİTRAY

Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı.:KIRAN

Birbirine sürtünen cisimlerin karşılıklı etkileşimini inceleyen bilim dalı. : TRİBOLOJİ

Birbirine uygun,karışık. : MÜMTEZİÇ

Birbiriyle geçinemeyen gemi tayfası. : ALABABULA

Birçok onayaklı kabukluda orta sularda yaşayan larva biçimi. : ZOE