RSS Feed  Bak

ISI_mail

Magaranin önünde

Değerlendir
Yazan: , tarih : 10-10-2009 , 10:34 PM (832 bakış)
Hasta oldugunuzda, icinize dönmek istediginizde sigindiginiz bir düs, rüya, deneyiminiz var mi?
Benim böyle bir düsüm var. Gecen gün Cahit Ülkü'nün son hazaryalisini okurken neredeyse benzer bir imgeyi onun da romanina aldigini gördüm. Demek ki yalnizca ben yaralarimi böyle sarmiyormusum.

Ocak ayinda dogdugumdan midir nedir sogukta sicakliga siginmayi severim. Bir de anadolunun bir köyünde dogmusum... sogugun ortaligi kirip gecirdigi zamanda.

Bizim köyün yakinlarinda iki dagin arasinda bir magara vardir. On-oniki yaslarimda dagda firtinaya tutulmustuk. Magaraya saklandik. Disarda firtina eserken magaranin kovugunda ates yakip isinmistik. Her ne kadar daha sonra bu an'i unutmussam da daha sonralari o yer güvendigim, huzur buldugum yer olarak icime islemis. Hastalandigimda, üzüldügümde bu magarayi hayal ederim. Soguk bir günde magaraya cekildigimi, ates yaktigimi, isindigimi...

Eger cok hastaysam, tamamen icime dönmek istersem magaranin agzini kapatirm. Gizlenirim. Yaralarimi sararim. Bazen yalnizlik dayanilmaz oldugunda hayvanlarimin oldugunu düslerim. Karda kista onlarla cikar odun keserim, avlanirim, ihtiyaclarimi karsilar yorgun argin evime/magaraya dönerim. Inime girdigimde atesi yakar ve sicakliga siginirim. (Bu öyküyü bir psikologa anlatsam kimbilir neler cikarir)

Eger yalnizca huzuru ariyorsam magaranin önünde karsi dagi seyrederim. Bazen karsi dagin yamacinda yalniz bir kurt gecer, yavas yavas, yorgun ve yalniz (bu gercekten de olan bir ani). Uzaklarda ufukta bir göl secilir. Kuslar iner kalkar.

Benzer bir öyküyü bir kanada belgesel-fiminde de izlemistim. "Der letzte Trapper" Son avci olarak mi cevirelim... Orada da ayni imgelem vardi. Sogukta güvenli bir yere siginmak. Zorlu kosullarin icinde dogayla icice yasamak...

Isin kötüsü su magara ile Kurt birlesince olay göktürk Asena efsanesine dayandi. Burada benim huzur buldugum kisisel imgelemim ile türkmiliyetciliginin kullandigi sembolik birbirine girdi. Ama aslina bakildiginda orada da bir geri cekilme, kendini bulma ve güclenme imgesi var. Beni rahatsiz eden orada insanlar toplulugu, kahraman, savascilar vs. Ben ise tipik bir sizoyid olarak insanlardan kacan biriyim. Amacim kavga vermek degil, kendimi yenilemek, kendimi bulmak. Nitsche'nin Zerdüsü de magarada yenilenerek kendini bulmus olarak asagi topluma iniyor. Zerdüse daha yakinim yani.

Aslinda magara imgesini bilimsel/edebi olarak yorumladiginda ne kadar önemli bir birikimle karsilasiliyor. Hele hele dini anlamda magara, geri cekilme kendine arama yenilenme... Budadan yahudilige, hiristiyanliga, Muhammedin magarasina kadar uzayip gidiyor...

Belki de herkesin özel bir magarasi var da.... Esime soruyorum onun magarasi var mi diye... hayir onun magarasi yokmus. Belki de bu erkeklere özgü bir seydir.

Neyse bugün magaradan cikip söyle bir etrafimiza bakalim. Dünya ne kadar güzel... simdi agaclarin yapraklari kizarmaya basladi. Yarin cikip parkta insan eliyle yapilmis kücük dagimizin yamacinda ucurtma ucuralim... kis geliyor... icim icime sigmiyor... bir de kar yagarsa degme keyfime...
Etiketler: Yok Ekle / Düzenle Etiketler
Katogoriler
Katogorisiz

Yorum

Yukarı Çık