RSS Feed  Bak

ISI_mail

Günce

Değerlendir
Yazan: , tarih : 01-06-2009 , 10:50 PM (548 bakış)
Bugün ne yaptigimi yazayim da tarihe gecsin:
- Bugün Almanlarin Pfingsten bayrami. Yani tatil. Pfingsten'e
"Şavuot" -ibranice- deniyormus. Ben Google Cevirinin yalancisiyim. Hic duymamistim. Bir baska ceviri sayfasi ise sunu öneriyor: küçük paskalya yortusu. Böyle garip cevirilerde hep Steuerwald'in sözlügüne bakmak gerek: Pantkot yortusu. Bir de Vikipediaya bakayim: Burada ise Pentekost olarak aciklaniyor. Bu dini bayramin özelliklerini Vikipediada okuyabilirsiniz. Benim ailem ve cevrem icin bu bayramin ön önemli özelligi calismaya gitmeyisimiz. Su bayramlar olmasa dinciler halki kafalayamazlardi ya, o da onlarin rüsveti. Biz de bugün bu rüsveti alip cebimize koyuyoruz ve icimizden kimin kimi kandirdigi belli degil diyoruz!

Bu tatil gününde iki kez gözümü acip kapiyorum. Dün kahvaltiyi ben yataga getirmistim, simdi de esim yapsin diyorum icimden. Son kez gözümü actigimda esimin mutfak ile balkon arsinda takirdisi geliyordu. Bir ara kalkip onunla balkona cikmayi, balkonun sabah günesinde kahvemi icmeyi planliyorum, ama plan beynimdeki jüri tarafindan reddeliyor: Yat yattigin yerde.
Esim iceri girip kahvemi yataga getiriyor. Himmm, diyorum duyulur duyulmaz. Kahvemi koyup cikarken, bugün ekmek ve sucuklu yumurta var diyor. Tamam... Haa demek anladi, dün ben kahvaltiyi yaptim bugün sira sende ayagini. Iyi yapsin bakalim. Dünkü gazeteyi de bu sabaha sakladigim aklima geliyor. Oh be kahve yaninda pazar gazetesi, birazdan da sucukluyumurtali ekmek.... iste simdi uyaniyorum. Bir de onun ardindan esimle sevissek diye geciririyorum... ama bugünlerde pek keyfi yok. Uzun hafta sonunu sevismeden gecirirsek yazik olacak diye düsünüyorum... Ama nasil yapmali, nasil tavina getirmeli...
Gazete, Kahve ve kahvaltidan sonra sucuklu agizla pek sevisme olmayacagini düsünerek, günü planlarken birseyler yapabilecegimizi geciriyorum. Yoksa sucuklu yumuta bir engel olarak bilerek mi konmustu.... Yanimda yeni kitabini okumaya baslayan esime bakiyorum... ama hic sans yok... Bir de kitabi okurken kikir kikir gülmesi yok mu, sinir ediyor beni.
Elindeki kitap 40-45lerindeki bir kadinin (esimin yasinda yani) babasiyla geziye cikmasini anlatiyor... anlatmiyor kadin(lar) yasli adami tefe koyup onun haline gülüyor(lar). Ben de erkek olarak aliniyorum. Böyle iste, yaslaninca coluk cocugun elinde oyuncak olursun. Neyse sinirlendigimi göstermemek icin havali bir tavir takiniyorum... Yine gülüyor... gülmekten kiriliyor... Hayir bugün bu karida is yok, oglum sen en iyisi planini yap, kendi basinin caresine bak. Kari artik bütün gün yatakta kalip kitabi okur.

Plan: Ilk önce oglumla bisiklet turu. Sonra ben spora giderim, spordan sonra bir daha hanimi yoklarim, belki o zamana kadar olgunlasir.
Planimi acikladigimda, aman böyle tatil günlerinde de hic bir yere cikmiyoruz diyor. Aslinda cikacagi yok da, hani ben diretince o da sorumlulugu bana atarak "I. hic gezmeye cikmiyor olacak" Yutmuyorum tabiki "tamam diyorum, haydi kalk ormana yürüyüse gidiyoruz"... yok ya orman olmasin,... baska bir yer olsun... hic de canim istemiyor.... Gülüyoruz... haydi bakalim deyip oglumu zorla bisiklet turuna cikariyorum.

Oglumla klasik turumuz evden büyük parka, parkin ortasindan derenin kiyisindan masal cesmesine, orada dinlenip geriye eve. Bir saatlik bir tur. Harika. Hava güzel. Millet disarda. Park civil civil. Insanlar acilmislar sacilmislar, mutlu aliler, ciftler, bebekliler, kosanlar, yürüyenler, bisiklete binenler. Harika bir tur. Oglum ve ben. Bu sefer mp3 calari almamisiz, daha iyi diyorum, hic olmazsa sohbet ederiz. Oglumu eve biraktiktan sonra dogru spor stüdyosuna. Bugün programimi tamamen uyguluyorum ve 4 saat sonra kenimden emin, mutlu, güclü, dingin olarak cikiyorum. Bu tatil gününde bizim spor grubundan kimseye rastlamadim, daha cok genc ciftler vardi. Demek ki her saatin kendi grubu var. Ben aslinda ise gitmeden önce erken saatlarde spora giderim. O grubun en genci sayilirim. Yasca en genc. Vucutsal olarak bazi 60liklar benden dinc.

Eve geldigimde esim kitabini bitirmis, yemegi hazirlamis beni bekliyor.
Yemegimizi yiyiyoruz. Bakismalar. Sürtüsmeler... i-ih... yok. Ögle uykusu ayaklarini deniyorum... yok. Yahu kadin dinc, sanuya gitmis, ak-pak bir delikanliyi elinin tersiyle itiyor. Olacak is degil. Ordan burdan konusmalar... ben gittikce soguk davranmaya basliyorum. A-ha simdi fark etti. Bu sefer o biraz sirnasmaya basladi ama, bu sirnasma, bana küsme ama bugün hic heveslenme sirnasmasi. Ben ise onun sevgi ataklarini tak tak geri ceviriyorum. Yorgunum deyip yatak odasina cekilioyrum, simdi ona bir tuzak kurdum. birazdan ardimdan gelip bakar... bekliyorum... bekliyorum.... gelmiyor.... uyuyakalmisim.

Oglum "baba bugün dondurma yemeye gitmeyecek miyiz?" diyor... berbat bir rüya görmüsüm. Ilk ve en kisa süreli sevgillilerimden biri beni bekar evimde ziyaret ediyordu. Tamam diyorum, kalkiyorum. Sahi bugün bir de Cocuk bayrami. Bu dogu Almanlarda 1 haziran cocuk bayrami olarak kut-lan-ir-di. Biz dogu-bati birlessek de bu bayrami hala kutluyoruz. Benim ailenin üc yildir gelenegi bu bayramda Berlin in en büyük dondurmasini yemek. Yüzümü yikarken esim kapidan bakiyor. Hinzir diyorum, icimden. O ise iyi uyudun mu diyor... dur hele diyorum icimden, ben daha bu isin sonunu getirmesini bilirim.... Siritarak iyiyim diyorum. Yaklasiyorum. Öpüsüyoruz. Simdi dondurmaciya gidecegimiz icin, tehlike olmadigi icin bütün disiligini gösteriyor. Yol boyunca bakisiyor, sirnasiyor, hosuma gidecek seyler anlatiyor... bu hinzirin bir bildigi var ama hele hayirlisi. Her sene gittigimiz dondurmaci el degistirmis ve bizim büyük meyveli vesayreli dondurmalar kücülmüs ve meyvesi bol, kaymagi azalmis. Buna ragmen dondurmalarin en büyügünü ismarlayarak -bu da aile gelenegi- oturakaliyoruz.
Eve dönüste sessizlik.
Acaba su anda ne düsünüyor. Belki de yapsam mi yapmasam mi diye düsünüyordur. Cünkü o benim bugün onunla birlikte olmak istedigimi biliyor.
Yagmur yagiyor.
Bu iyiye mi isaret diye düsünüyorum. Romantik falan.
Yoksa kötüye mi isaret, bunalti, bas agrisi falan.
Simdi bircok erkek arkadasimiz sabirsizca, ulan ne kiymik adamsin diyorlardir. Alirsin yatirirsin oldu bitti. Hayir dostlarim. O eskiden inlerde ve dag baslarinda olurdu. Simdi hanimi tavina getirmen gerek. Yoksa elarabasina bin daha iyi.

Neyse eve geldik. Hanim ütü masasini cikardi. Tamam iste simdi kaybettigimizin en önemli belirtisi. Simdi ya son dakika golü gerek ya da bu haftayi böyle bitirecegiz. Ama son dakika golleri önemlidir. Hizli yapmaya gelmez. oldukca sogukkanli hazirlamak ve bütün gücünü konsentrasyonunu toplaman gerek.
Esim ütülerken arkasina yaklasip ben ütülerim diyorum. Esim gülüyor -anladi! Yok canim azbisey iki dakikada yaparim diyor. Ben karpuzu keseyim mi diyorum. Aa evet uzun zamandir duruyordu, bozulmamistir insallah diyor (Alman oldugu icin insallah demiyor da onun gibi bir sey iste). Karpuzu kesiyorum. Yine bisi yok. Oglum yatagina gidiyor, ya simdi ya hic diyorum. Esim yemek programlarini karistiriyor. Ben bikkin oflayip pufluyorum.
Son dakika golü icin hazirliklarimi yapiyorum. Bu bloggu oturma odasinda ona baka baka yaziyorum. Ne yaziyorsun diyor. Iste simdi ona okutuyorum.
...
...
Bu Türkler de hep son dakikada gol atiyorlar....-)

ISI
Etiketler: Yok Ekle / Düzenle Etiketler
Katogoriler
Katogorisiz

Yorum

Yukarı Çık