RSS Feed  Bak

ZAAX

Yaşlılık hastalıkları-1

Değerlendir
Yazan: , tarih : 08-02-2010 , 01:15 PM (568 bakış)
BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ
Dr. Ahmet Toptaş


YAŞLILIK HASTALIKLARI- 1

Yaşlanma doğal bir süreçtir. Yılların akışı içerisinde vücut sürekli olarak değişikliğe uğrar. Kalbin pompalanma gücü azalır, akciğerler gerileyerek daha az oksijenin alınması sonucunu doğurur, böbrekler küçülür ve daha az kanlanır, vücutta oluşan zararlı maddelerin hızlı bir şekilde atılması sağlanamaz. Dokularda ve organlarda su miktarı azalır, böylece esneklikleri azalır, çalışma verimleri düşer. Kas ve kemikler zayıflar, güçleri azalır.

Bu değişimler “normal” sınırlar içerisinde gerçekleşir, şikayete neden olmazsa hiçbir şekilde müdahale edilmemesi gerekir.

Yaşlanma ile birlikte ortaya çıkması beklenen şikayetlere karşı koruyucu, önleyici ve destek amacıyla bitkisel ilaçlar kullanılmaktadır.
Bitkisel ilaçlar istenmeyen etkilerin çok az olması, kolay tahammül edilmesi ve uzun süreli kullanıma uygun olması nedeniyle tercih edilmektedir.

Yaşantı Şekli
Yaşlılıkta en önemli sorun kaynaklarının başında üretken olmama gelmektedir. Her yaşlı kişinin bir şey üretme kabiliyeti vardır, bunlar arasında el işi, müzik ve fotoğraf sayılabilir. Üretken olan kişi hayata bağlı, yaşama gücü ve isteği yüksek ve dinç kalır.
Aile üyeleriyle, akraba ve arkadaş çevresiyle ilişkilerin canlı tutulması kişiyi hayata bağlayan en önemli bağlardan birisidir.
Yeterli derecede hareketli olunmalıdır, böylece vücut normal çalışır, kas ve kemikler güçlü kalır. Yürürken hafif hızlı yürümelidir. Ayakta durma yerine yürüme, oturma yerine uzanma tercih edilmelidir.
Seyahat, kaplıca ve masaj imkanlarından yararlanılmalıdır.

Beslenme
Taze meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeye özel önem verilmelidir. İhtiyaçtan fazla et ve yağ yenmemelidir. Yeterli miktarda su içilmelidir.
Gıdalar arasında çekirdekli siyah kuru üzüm, gün kurusu kayısı, siyah kuru erik ve dut kurusu yer alırsa, vücutta zehir etkisi yapan maddelerin atılması kolaylaştırılmış olur. Ev tipi yoğurt, ev salçası ve elenmemiş undan ekmek yenmelidir.

Omega-3 ve omega-6 yağ asitleri kaynağı olarak çörekotu yenebilir. Her yıl düzenli olarak 6-8 ay süreyle çörekotu yenmesi yüksek tansiyon, yaşlılık şeker hastalığı, yüksek kolesterol, prostat, astım ve diğer kronik hastalıklarda çok önemli destek tedavi imkanı sağlamaktadır. Çörekotunun diğer önemli bir özelliği ise hiçbir tedavi ile uyumsuzluk göstermemesidir, bir tedavi sırasında da çörekotu yemeğe devam edilebilir.

Hazır öğütülmüş olarak satılan çörekotu sadece buhar banyosu (soluma-inhalasyon) şeklinde kullanılabilir, kesinlikle yenmemelidir.

Çörekotu tohumu öğütüldükten sonra bekletilmeden 2 yemek kaşığı çorba ile yenebilir, rendelenmiş elma ile karıştırılarak yenebilir veya tahin, pekmezle karıştırılarak yenebilir, arzu edilirse kakao da ilave edilebilir. Bir haftada; 100 gr çörekotu tohumu öğütülüp 150 gr pekmez ve 150 gr tahinle karıştırılarak yemeklerden yarım saat önce bir tatlı kaşığı yenir. Uygulama her yıl 6-8 ay süreyle tekrarlanır. Çörekotunun etkili olabilmesi için safra salgısının normal olması gerekir, enginar yaprağı çayı bunun için yeterlidir veya hazımsızlık için önerilen bitkiler kullanılabilir.
Yağda çözünen vitaminlerden A, D ve E vitaminleri gereğinden fazla alınmamalıdır.
Diyet uzmanlarının önerileri dikkate alınmalıdır.

Not: Önerilen bitkilerin kullanım ayrıntıları için ilgili yazılara bakılabilir.
Ekli Thumbnails Ekli Resimler
Etiketler: Yok Ekle / Düzenle Etiketler
Katogoriler
Bitkilerle modern tedavi

Yorum

Yukarı Çık